Tuesday, September 04, 2007

C.tesi gunu bir arkadasi ve onda misafir kalan bir yakinini davet etmistim caya, hamdolsun guzel gecti, aksamada esim arkadasini davet etmisti, pazar gunude ansizin oglen vakti yarim saatligine misafirlerim oldu, derken bir gun onceki yaptigim kurabiyeler tatlilar borekler bitti gitti, elhamdlillah:) Pazar gunu Manhattan'a gidelim dedik, madison ave'e bakindik magzalara, esarp almakti niyetim yine:) ama ilk once uzun etek bulurum umidiyle talbots'a gittim, fakat yoktu, ama cok gzel baharlikbir triko kazak aldik, cok begendim, cok icime sindi:) ilk duragimiz aslinda crate and barrel oldu:) yag sisesi aldik yine kirmizi bir tane bu sefer, birde esim artik duymaktan usandigi hemen her zaman aldigim ve hurma tabaklari dige adlandirdigim kucuk dip sos tabaklarndan birde olive picks den, cok seviyorum cok sirin gorunuyorlar masada:)su diyarda bir seker tutacagi bulamadim, turkiyeden getirmeyi unutmustum, her defasida annemler kayinvaldiemlerde getirmeyi unuttu:)ama ben en sonunda buldum, bi tane fork tong diyor ama ben onu seker tutacagi olarak kullaniyorum, cok degisik vede sempatik bisi:) sonra coach un magzasina ugradik, maksat web syfasinda uygun fiyata gorulen scarf lerden almakti ama, kucucuktu, sizelari buyuk olanlarsa pembe tonlarindaydi, sonra baska baska magzalara girdik ciktik, her yerde ipek esarp sorduk, taktim bu esarp olayina su sira, her yazimda bi esarp gectigimin farkindayim:)en son DKNY' da calisan biri ismimi vs'mi alip geldiginde haberdar edecegini soyledi:) sonra eve donduk, ama cok actik, salata yiyebiliyoruz sadece disarida, madisonda da oncesinde salata yemistik, ama o zaman ogle vaktiydi, bu kez aksam uzeri hatta aksam luna ck acikmis bir halde, brooklyne donduk, sonra Istanbulumuzu yad ettik, cadde'ki en islek yerlerden biridir, bir suru guvenilir yerler vardir yiyip icmek icin, namaz kilmak icin cami herhalukarda yakin bir yerlerde bulunur, hakikaten Turkiyem gibisi varmi!brooklynden bi tuk lokanasindan bisiler alik, yedik elhamdulillah kendimize geldik! Rabbim kimseyi aclikla imtihan etmesin, Rabbim bizlere merhametiyle muamele etsin insaallah...Pazar gunuyse babamiz kendisine bisiler aldi, bende bir ay kadar once guess in suna benzerbir cantasini gormustum,esim kendisine bisiler alirken banada o nu aldi sagolsun:)) simdi ise esim, ne renk oldugu belli olmayan cantanla birlikte su kadar cantan var diye rapor tutuyor:)renginin mavi oldugu yazsada kesinlikle maviden ziyade fume, yada murdum erigi rengi gibi duran acayip bisi ama ben sevdim:)Rabbim hayirli gunlerde, hayirlisiyla kullanmayi nasip etsin insaallah, bazen dusunuyorumda ne kadar doymaz bir yapim var, halbuki bir metre var yok genisligi olan bir yere konulacagiz ve dunya hayatimizin son duragi olacak olan o yere aldigimiz, ettigimiz birseyi getiremezken, bazen yaptigim bu alisverisleri gereksiz buluyor,ama hemen her hafta kendimi alisverisin bir ucundan tutmus goruyorum...Rabbim kalplerimizi hidayetinde sabit kilsin, basta iman selameti olmak uzere sihhat ve afiyetten ayirmasin insaallah...Buarada yarin okulum basliyor, ve aslihana hala bir baby sitter bulamadik, bir kac turk web sitesine baktim, ama kendilerini oyle cok methetmiski baby sitterlik isi arayanlar, acikcasi onlar icin business olsada benim icin merhametli, sefkatli, sevgi dlu olmasi cok onemli, esime soyledim seninle yapalim mulakatlari diye, cunku ben hakikaten iyi degilim bu hususta!Gecen donem esimin arkadasinin yakini baby sitter lik yapmisti aslihana, ama ben acikcasi hic bir sey soyleyemedim, her nekadar hosuma gitmesede bazi seyler, yani o yuzden yakin cevreden biri olsun istemiyorum, bekar biri olsun hic istemiyorum, iyi biri olunabilir ama cocuk bakmak hakikaten farkli bir kabiliyet, sadece iyi niyetli olmak iyi bir insan olmak yetmiyor!cocugun ihtiyaclarini bilmek ona gore muamele etmek cok farkli, tecrubeli biri olsun istiyoruz, insaallah gonlumuze gore birini bulabiliriz! Rabbim bize bizden daha merhametli,hernekadar sure daralmista olsa bu hususta en guzel sekilde birini bulabilirz diye umut ediyorum!

Thursday, August 30, 2007

Anne&Baba olmak!

Anne&baba olma arzu tasiyanlarin yahut anne&baba olanlarin su yaziya bir goz atmalarini tavsiye ediyorum!

Tuesday, August 28, 2007

Oncelikle herkesin gecmis beraat kandilini tebrik ederim, her zaman stiyorumki kandil gunu bir tebrik mesaji yazayim ama olmuyor bir turlu!gecen haftadan beri babamiz ise ve okula trenle gidiyor oyle oluncada arabada kizimla ikimize kaldi! Carsambadan beri geziyoruz, alisverise gidiyoruz, buarada daha cok para harciyoruz:P, bugun evden cikmisken yine bir kac yere gittik, hamdolsun park sorunu ysamayinca cok guzel alisveris:)Haftasonu century'ye gittik, Turk hanimlarla karsilastik, hanimlardan birini taniyorum iyi,60 yaslarinda bir teyze:)digeri ise buraya tatile gelmis Turkiye'de taninmis bir spor giyim firmasinin sahibinin hanimi, esarplar aliyordu century'den, dedim ne gerek var Turkiye'de bir aker bir vakko bir pierre cardin harika esarplar uretiyor:) oda Turkiye'de herkesin onlardan taktigni insanin degisiklik istedigini burda maximum 80 dolara satilan esarplarin Turkiye'de 450 milyon oldugunu soyleyince inanamadim, hatta H.Teyzeyle baktik gulustuk, ay goruyormusun arzu biz bilmeden ne markalar takiyoruz dedi:))sorma dedim bilmeden klass takiliyoruz:P, yani esarp markalarinin tanimisligini biliyorumda, hani desenlerini acikcasi cok guzel bulmuyorum, bir iki cikiyor seker seker renklerde ve tonlarda hepsi o, baya bir takip etmek lazim yani o seker esraplarada sahip olmak icin:)Mesela o bahsettigim hanim vakkonun bir esarbini takmisti hakikaten ordaki esarplarin hepsinden guzeldi:P, varmi Turkiye'de uretilen gibisi...bugun 3 yil once Turkiye'den annemlerin gonderdigi bir takimi giymistim, hani alisverise cikiyoruya iste alel ade bisi giydim guya:) 3 senedir nezaman giysem iltifat alirim, hemen her goren amerikali nerden aldigimi sorar:)bugunde yine arabaya binerken bir hanim iltifat etti bir suru, sonra nerden aldigimi sordu kiyafetimi:)Turkiye'den diyince guldu, bir elbise almak icin cok uzun bir yol dedi:))) ah ah bir gorseler Turkiye'deki o harika uretilen seyleri!Buarada kizim artik kupelendi, haftasonu Claire'se gittik, oncesinde gormustum ear piercing yapiliyor diyordu, ama magzada oyle bi section gormemitim ki sordugumuzda ear piercing yaptiklarni soylediler, kizimla oturduk yuksece bir saldalyeye:) defalarca sormama ragmen bak igne gibi bisi batiracaklar canin biraz aciyabilr yinede istiyormusun kupe taktirmak diye, hepsinde evet istiyorum diyince, artik mecbur kalaraktan yaptirdik:)hamdolsun, hic bir sorun yasamadik, kupleri kulaginda gordugunde kendine bayildi:))hergun bir ay boyunca gunde iki kere alkollu suyla temizlemek lazim hepsi bu, ama hamdolsun kolay alistik:)Allah kimseyi imandan,saglik sihhat ve afiyetten ayirmasin insaallah...

Tuesday, August 21, 2007

Pazar gunu baslayan yagmur hala devam ediyor, arada dindigi olmustu kisa surelegine, fakat bugun gozumu actim sabahin bir nur vaktiydi, yagiyordu, simdi ise ogleden sonra hala yagiyor, ve sanirim geceye kadar yagacak, yarin gunesli olacakmis tahminlere gore, ama gecesi yine yagmurlu olabilirmis....yani hava bir hayli ic bayiltici, hatta sicaklik 18-19 civari ve gece daha da dusecek! bugun bir ara isiticiyi acmayi bile dusundum:P sonra pencereli kapamayi akil ettim:)yagmur yagiyor ruzgar var ama pencere acik bende bir hosum:))Bugun yeni gelen birine hosgeldin&bebek ziyareti olacakti, arabada bendeydi bugun ama bu yagmurda acikcasi evden cikmak istemedim, arabaya kadar sIrIl sIklam olacagimdan, birde hediye yada cicek bisi almak icin malle yada cicekciye ugramam gereceginden bir suru islanacagimdan vazgectim, zaten evde bir tane semsiye kalmamis, hepsi arabada!! arabaya gidene kadar ustum basim yagmur suyuyla yikanmis olacagindan, extra kiyafetler almam gereceginden yanima, en iyisimi hic cikmayayim evden dedim:) A.Aslihanin uyumasi icin gozlerinin icine baktim butun gun:))en sonunda uyudu benimse uykum kacik bi halde bunlari yaziyorum:)dun aksam A.Aslihancigima webten begendigi ayakkabiyi aldik, haftasonu gittigimiz childrens place magzasinda yoktu, ama web'te gorundugu kadar tatli degildi rengi, hatta baska bir ayakkabi mi acaba baktigimiz dedirtecek kadar farkliydi rengi:) A.Aslihan yinede en cok onu begendigi icin onu aldik:)Bende gecen gun aldigim parfumu degistirip, yerine ise sunu aldik ve kesinle daha once aldigim ayni serinin su parfumunden cok daha kalici!

Sunday, August 19, 2007

Gecen hafada alisveris yapmis, alisveris yaptigimiz cadde uzerindeki turk bakkalinin onunde haslanmis misirlari gormus, Turkiye'yi hatirlatmis olmasi hasebiyle sevinmis birer tane almis ve de afiyetle yemistik:) ve sonrasinda yuruyuse cikmis okyanus havasi almistik , ama bunlar beni rahatlatmamisti ki herzaman cok mutlu bir sekilde donerdim eve...bu haftada gecen hafta childrens placesin web sayfsinda gordugum ve aslihanla cok begendigim, ama bizim ordaki magzasina henuz gelmemis olan kabana bir de yakindan bakalim o bayildigimiz ayakkabilari da gitmisken alalim diye long islanddaki mall'e gittik, sanirim hic bu kadar uzun kalmamistik alisveriste dile kolay yaklasik 6-7 saat disaridaydik, sanirim alisveris arasi yedigimiz subway sandwichler bize enerji vermis olmaliki, genelde 3 saat suren alisverimiz bir hayli uzamisti ki eve geldigimizde sasirdik bu kadar sure alisveriste kalisimiza:)sanirim bi cok magzaya girip ciktik, ilk durak childrens placeti haliyle, onceleri bu magzaya her girisimde "Allahim kizim ne zaman buyuyecek ve ben sizelari buyuklere gore olan o daha cici elbiselerden alip giydirebilcegim" diye dusunurken, simdiler de bir yas oncesi bebekler icin ne kadar da tatli ve cici seyler uretiyorlar diye dusunmekten kendimi alamiyorum! hatta bugun 6.5 aylik yigenime sirinmi sirin bir elbise aldim, yazlik ama olsun aldim yinede cok sekerdi!renkleri olsun elbisenin kendisi olsun bayldim yahu:) Turkiye'nin su sicak havalarina cok da guzel gider insallah! Bugun neseliyim nedeni turkiye'dekilerle gorusmem, buyuk abimin nesesi sakalari, baya bir gulduk esimle:)hele kayinvalide&peder tam forumlarindaydi:)))aklima geldikce guluyorum:) Neyse daha sonra nineweste baktik, nedense ordaki bir cok sey bana dandirik gelir, bazen arada gonlume gore bulurum:)bugun mesela iki tane canta vardi ben cokbegendim, esim evrak cantasi mahiyetinde bisi olarak gordu, hala aklim o cantada!keske alsaydim, mezun olacagim insaallah ya bi gun masal gibi inanmasi zor ama olcak insaallah iste o gunun hemen ardindan gelen gunlerden birinde bir ise baslayacagim ya iste o gun kullanirdim:P sonra macys'e gittik parfumlerden bakindim, aslinda gonlume gore bi tane almadim aman iste bunuda denememis olmayim diye aldim gibi bisi oldu, hatta arabada bana acayip agir koktu elime serpistirilen sample'in kokusu, halihazirda karsimda duruyor kendileri, keske ralph lauren'e devam mi etseydim, ucuyordu gidiyordu hemen kokusu, ama beni bayiltmiyordu en azindan:) neyse VS gittik webten daha ucuz buldum desem ama nedense indirim yazmiyor urunlerin ustunde kasaya gidince sasiriyorsunuz fiyatin azligina, himmmm bu store'dan almak daha karliymis diyorsunuz katalogtan secmektense:)en sonda yine macys ten bir gunes gozlugu alayim dedim(yalniz benim aldigim Steve Maden'nin linktekine benzer modeliydi, yaklasik linktekinin yari fiyatina:), sezonun son indirimleri bunlar yoksa kalmayacak cunku kaldirilacaklar yakinda reyondan:), cunku hava sicakligi sonbahari animsatiyor, gecen hafta aldigim ceketi ancak 1-1.5 ay sonra giyebilirim diyordum ama dun ve bugun giymek nasip oldu:)Rabbim hayirli zamand hayirli gunlerde hayirlisiyla kullanmayi nasip etsin aldiklarimizi vede her gunumuu hayirlietsin insaallah...

Saturday, August 18, 2007

...

Su gectigimiz bir hafta hayatimin en uzun gecen bir haftalarindan biriydi, yengemin rahatsizliginin soku,Turkiye'ye gidip gelme dusuncelerim arasinda yasadigim gelgitler,yeni donem icin kayit islemlerini halletmeye calismam, Turkiye'ye gidis icin okuldan izin almam, buarada baska bir eyalete sirf moral depolamak icin gunu birlik yapilan yolculuk, ertesi gune yapilan baska bir program,o bu derken yine p.tesiye sarkacak islemler en erken haftaya c.tesiye uygun fiyata bulunan bilet ve sadece eger ki tabi vize alabilirsem-onunda stresi ayri buarada-15 gun kalibilecegim bir Turkiye'ye gidisi dusunup tanisip durduk, 4 yilin 3 yili okul+ev+annelik ucgeninde bir haylide stressli gecmisken,vize bir riskken,napacagimizi sasirmis durumdayiz, gunler o yuzden sanirim cok uzun geldi, cok uyku seven ben geceleri uyuyamaz sabahlarida erken kalkar oldum...sirf vize stressi yasamayalim diye ekimde 4 yili tamamlayacagimiz bir NY yasamimiz var ki, en cok ailemin yaninda olmak istedigim donemde sirf vize islemlerini dusundugum icin gidememek beni cok uzuyor...Okulun son yilindayim, hani sebebler dairesinde bir sey sorun olacakmis gibi gozukmesede arkadaslarin yasadigi vize sIkIntilari bizi fazlasiyla urkuttugu icin hala kararsiz bir haldeyiz...Su sira en cok ihtiyacim, ihtiyacimiz olan sey ise dua...

Saturday, August 11, 2007

Hani su yazinin mevzuuydu ya dunya nimetlerinin kisiye ozel kemal noktasi ve ardindan gelen imtihanlar!iste bir haftanin sonunda aile bireylerinin agzindan kacirdigi bi kac cumle benim ortaya bilirmiscesine soyledigim ve ucundan kosesinde ogrenmeye calistigim gercegin bu boyutta bana elem verecegini dusunmemis bu boyutta ciddi bir rahatsizlik oldugunu aklimin ucundan kosesinden gecirmemistim, ama aci ki ogrendim kanserdi, hemde agzima onun icin hic yakistiramadigim gogus kanseri, tek avuntum erken teshis, mart ayindan bu zamana kadar gorulen kemoterapinin buyuk olcude faydasi oldugu...suan icin ilerleme kaydedilemeyen kucuk bir kitlenin kalmasi onunda ameliyatla alinacak olma ihtimalinin olacagini ogrendim, son tetkiklere bakilarak karar verilecekmis...Rabbim Safi'sin!Rabbim Sensin Sifa istenecek tek mercii,Sensin bizden hastaliklari uzak eden, ne olur Allahim Safi isminin tecellisi olan hayirli ve kusursuz sifayi nasip et ona ve tum sifa bekleyen hastalara!

Friday, August 10, 2007

Gecikmis bir Tebrik ve Komik bir soru:)))

Bugun sabahtan aksamin gec saatlerine kadar bir yogunlugumuz vardi, o yuzden ya bir kandil tebrik mesaji gecemedim burdan, yinede herkesin gecmis kandilini tebrik ederim! Sabah komsumuzla birlikte burda yasayan hanimlardan birine gidecektik , baskalarida vardi arabada, bende en arka koltukta halid ve aslihanla yanyana oturdugum icin, halid beni kendine sohbet arkadasi yapti:)) Henuz sekiz yasinda, kendi yasinin kucuklugunden olsa gerek benimkini merak etti, soyle suzer bakislarla sordu
-abla siz kac yasindasiniz?
-sence?
-20 immmm
-28
-evet tahmin ettim
-:))))))
donus yolundaysa Halid bana, Istanbul'u Fatih Sultan Mehmet fethettiginden bahsedip;
-abla siz Istanbulun fethedildigi savasi gordunuzmu ,Fatih Sultan Mehmeti biliyormusunuz? dedi
-:)))))))bense gulumsemekten zor cevap verdim ama onu rencide etmemek icinde, yok halidcim gormedim, cooook once olmus o savas dedim:))))))

on koluktaki hanimlara Halid'in bana sordugu soruyu anlattim, arabadaki hanimlardan biri(benden yasca buyuk )
-Arzu sana Fatih Sultan Mehmeti sorduysa bizede Sahabe Efendilerimizi sorar artik Halid:))))))))) dedi

Esime iyi bir malzeme oldu, himmm demek seni o kadar yasli gordu diyip latife olsun diye halidin sorusunu yoneltti bir cok kereler:))))Avrupa yakasinin bolumlerinden birinde Selinin Tahsin amcaya" Osmanli zamaninda Ramazanlar nasildi anlatin Tahsin amca"dedigi aklimiza gelip daha da cok gulduk:))))cocuklar dunyanin en komedi varliklari, iyiki varlar, ne diyim, bugun aklima geldikce,yuzumden tebessum eksik olmadi:)))))Hay cok yasa sen Halid!

Wednesday, August 08, 2007

Bugun yine bir bebek ziyareti yaptik, minik prenses oyle sekerdiki masaallah, barekallah!bana kizimin bebekligini animsatti, yine ozlem duydum evde minik bir bebegin varligina!Ne kadar dogru bir tesbit tartisilir ama benim suan hissettigim sekliyle,ilk cocuktan sonra dusunulen kardesler ilk cocugun bebekligine olan ozlemden kaynaklaniyor! Allah evlad gibi guzel ve de cok ozen isteyen bu hos mucizeyi yasatsin insallah herkese! Aslinda yazmayi dusundugum sey farkliydi! Bugun evine ziyaretine gittigimiz hanimin evi pek guzel, her biseyde pek bir ozenle secilmis ince bir zevkin yansimasiydi! Donus yolundaki biz uc kisinin mevzuu evin guzelligiydi haliyle:) Yalniz benim bu hususlardaki dusuncem hayatimizdaki herseyin mukemmel olmamasi yonunde! cunku ne zaman etrafimdaki insanlarin yasantilarina baksam ve dunyalik adina istedikleri refah seviyesine ulastiktan hemen sonra sahit oldugum sey baslarina saglik sihhhatle yada yakinlarindan birini kaybetmekle yada yada evladlariyla ilgili bir imtihan geliyor, hatta hayatta bi cok seyin mukemmel olmasi insanlarin nazarini celbedebiliyor ve bisiler ters gidebiliyor! Allah herseyin hayirlisini nasip etsin!O'na kurbiyetimizi arttiracak olcude nasip etsin nimetlerini bizlere, yoksa Allah'a yakinlik kesbetmeyen hersey fani vede bos bu dunyada!

Tuesday, August 07, 2007

P.tesi aksam ustu hem alisveris hem gezi oldu bize,bi suredir begendigim bisiyi hediye olarak verilmesi dusunulen vakitten once sahip olmus oldum, Rabbim hayirli gunlerde hayirli zamanlarda kullanmayi nasip etsin insaallah! donus yolunda tamda eve ulasmak uzereyden arkadas aradi ve yarin bebek ziyareti yapalim diyor arkadaslar dedi:) himmm okey dedim ama canimda sIkIldi keske daha once haberim olsaydi gidileceginden gittigimiz mall'den alirdim bir hediye diye, neyse bu sabah erken kalktik, esimle hediyemizi aldik, gidecegimiz yere babiesrus yakindi o yuzden ya ordan aldik, sonrasinda arkadasa gittik kizimla:)Allhim ne kalablikti gidilecegini duyan gelmis duyan gelmis:))butun brrooklyndeki turkler ordamiydi acaba, yada buyuk bolumunu teskil eden kisim ordaydi sanirim:))evin AC'si var ama bana misin demiyor kalabaliktan artik sirayla nobetlese oturuluyor koltuklara sandalyelere resmen:))))artik en sonunda aslihanla attik kendimizi disariya:))atmasaydik buhar olup ucacaktik yoksa:))arkadasin oglu henuz bir yasina girecek kizi ise dogali iki hafta kadar oldu, ama hala kendini toparlayamamis sezeryan oldu tabi mecburen, iki dogumda cok yakin olunca haliyle cok yipratici olmus!Allah' tan kayinvalidesi yaninda, ama yinede zor, minik bir oglan, daha dokunmaya kiyilamayacak kadar ufak bir prenses!! sundan hic suphem yoktu zaten, bu da bir misal oldu yine bana, Allah kimseye kaldiramayacagi yuku vermiyor! o arkadasin yerine kendimi koymak bile istemiyorum, hakikaten cok mesakkatli! ben ki kizim sabahin bir nur vakti kalktigi icin uyuyamadim diye asabi ve uykulu bir hatunken, arkadasin halini gorup sukrettim!Rabbim en hayirli zamanda nasip etsin evlad sahibi olmayi! ve sahip oldugumuz nimetlerin kiymetini bilmeyi insaallah!cok nankor oldugumu dusunuyorum zaman zaman bugun oldugum gibi, cok soylendim ufladim pufladim, neden sabah namazina anne babayla kalkarda uyumaz gecenin 12'sinde yatmis bir cocuk diye! bu sitem onun ruh ve beden sagligi icinde aslinda!ama yine de diyorum oflayip puflayacagima bir sukur noktasi bulabilmeliydim, sabah namazindan sonra beni kerahat vaktinde uyutmayan bir kizim var diye! yada benim beni uyandiracak uykusuz birakacak bi evladim var diye! yada yada Allah'u Teala bize bu tatli emaneti nasip etti diye! Bir arkadasim vardi, 3 yil kadar tedavi gormustu evlad sahibi olmak icin! Birgun otobuste giderken cocugunu pencerenin ruzgarina karsi oturtan bir hanim gormus hanimda cocuguna oyle ilgisizmiski! arkadasim soyle dua ettigini soyluyor," Rabbim sen ki emanet ettigin bu guzel varligi ona iyi davranmayan birine bile veriyorsun, ne olur banada nasip et evlad sahibi olmayi!!"Rabbim verdigi bu guzel evlad nimetiyle kimseyi ve bizi imtihan etmesin, Onu hakkimizda hayirli etsin"(amin)

Sunday, August 05, 2007

Kac gunler bunaltici bir sicak var buralarda...Bugun biraz esinti var Allah'tan!Dun aksamustu serinligi vardi biraz, babamiz da erken gelince alisverise ciktik biz:)iki tane daha esarp aldim, birini esim benim icin, digerinide ben kendim icin cok begendim, ve cok guzel indirimler vardi:)biri italyan bir markaninki hakikaten o fiyat bedava gibiydi, digeride kotlarla iyi gidecek bisi:)buraya her gelen muhakkak Century21'a ugruyor esarp icin, cunku unlu markalarin esarplari satiliyor, gerci cok bilindik olmayalarda oluyor, ama daha ziyade populeritesi fazla olan markalar var. Acikcasi bende sasiriyorum Turkiye'den gelen turist milletine:)cunku Turkiyede tesetturlu bayanlar icin bir aker olsun, bir pierre cardin olsun, bir vakko olsun harika desenler cikariyor, ben ki aliskanliklarindan kolay vazgecemeyen biri olarak, senede bir iki Turkiye'den esarp getirtiyorum, Yerli mali kazansin efendim:)))aradada boyle iste ihtiyac duydugum renkte italyan esarplarindan aliyorum:))) Rabbim hayirli zamanda hayirli gunlerde kullanmayi nasip etsin insaallah...Dun birde disaridan yedik yemegimizi, falafel durum optioni varmis benim gibi vejeteryanlar icin, aferin dedim su turk girisimcisine, cunku sadece iki yerdim ya kasarli pide , yada appetizerlardan...dun ilk defa bana has ve degisik bisi falafel durum yedim:) su vejeteryan restaurantlarin sayisi artsa bun paralel ickili vegi tabaklari azalsa, ah ah ne guzel olacak!!!bu vejeteryanlik zor is kurtulmak istiyorum ama olmuyor, gercekten deniyorum deniyorum yiyemiyorum eti...herneyse....

Tuesday, July 31, 2007

Bu sabah kahvaltida nerden aklima geldi bilemiyorum, ilkokul yillarima gittim:)4.sinifa kadar ogretmenim degismedi, ama besinci sinifta baska bir ogretmenimiz oldu, cunku 4 yil suresince ogretmenligimizi yapan Leman Hanim Almanya'ya yerlesti. Bu hanim cok disiplinli hatta gorunusu bile sert biriydi! hepimiz ondan cekinir ama cok da severdik. Din derslerimizde sureler dualar ezberlerdik, muhakkak ezberlenirdi, eger ezberlenmesin bir cezasi yada kirik notu olurdu. Fenni derslere verdigi ehemmiyet kadar din dersimizede ehemmiyet verirdi, onu gereksiz bir ders gormezdi Rifki Bey gibi. Rifki Bey bizim 5. sinif hocamizdi, Leman Hanimin yerine gelen ogretmendi, dine uzak biriydi, Ramazanda benim ve benim gibi kucucuk olan ama Ramazan orucunu tutmaya hevisli ogrencilerinin yaninda bile simitini yer cayinida cekinmeden icerdi, oruc tutmamasina sebeb ulseriydi, ama yilbasinda kadeh kadeh ickileri nasi huplettiginide anlatmadan geri durmazdi. Onun bizimle oldugu sene din derslerini bos gecirdik, cunku din dersinin ehemmiyetli bisi oldugunu dusunmuyordu, hatta soyle demisti siz akliniza gelen sorulari sorun oylece gecirelim bu dersi, sene sonunda hepimize bes verecekti zaten! Ben de, hani aileden gelen dindarliktan yada abimin hemen hersene karne hediyesi olarak aldigi cocuk kitaplarindan yada annemden, yada yada yazlari gittigim camiden mi ogrendim bilemiyorum,ama muhtemelen annem cunku Peygamber hayatlarini hikaye gibi anlatirdi, ilk insanin Hz. Adem oldugunu ogrenmistim, biliyordum, birde insanlarin ve cinlerin Allah'a kulluk icin varoluslarini. Bir gun sinifta-hani hocada dedi ya soru sorun oylece gecelim din derslerini, diye-baktim kimse birsey sormuyor, derslerde oylece kaynayip gidiyor, ama benim zihnimde sorular var aydinlanmasi gereken, derken parmak kaldirdim ve soyle sordum "Ogretmenim ilk insan Hz. Adem mi once yasamistir, yoksa ilk insan diye kitapta gosterilenler mi?, tahmin edersiniz ki cevap"tabiki kitabimizda gecen ilk insanlar dedi. Ama bu beni tatmin etmedi, daha cok aklimi karistirdi, cunku annem Hz. Ademin ilk insan oldugunu soyluyor ama bu adamsa ilk inanin kitaplardaki gibi vahsi, saci basi birbirine girmis yaratik gibi bisi oldugundan bahsediyordu... daha sonra o ders olup olmadigindan emin degilim ,ben yine Rifki Bey'e sordum, Cinler varmidir? bana soyle sertce bi bakis atti, sen neden dedi boyle sorular soruyorsun bakiyim??????!!!!! yok oyle seyler! ben bir daha soru sormadan mezun oldum ilkokuldan!

Ben esime bunu anlattigimda, oda bana ilkokuldaki bir mudurunden bahsetti. Mudur bey imanli biriymis, her bos dersi olan sinifa gider Allah'i anlatir, Evrim safsatasini onlarin beyinlerinden guzel orneklerle silmeye calisirmis. Esim hic unutmadigini soyluyor onun anlattiklarini. Allah'in insani serefli bir varlik olarak yarattigini, maymun gibi bir hayvandan gelemeyecegni anlatip, Allah'in varligini ispat eden ornekler verir. Onlarin o kucucuk beyinlerine asilanmak istenen dinsizlik, Allah'a imansizlik, inancsizlk olgusunu silmeye calisirmis, simdilerde belki 70 kusur yasinda bir beydir, yasiyorsa Rabbim omrunu ziyade etsin, hayirli ve de Riza'sina uygun amellerini arttirsin, hakikat yurduna gitmissede Rabbim mekanini Cennet etsin, amel defterini acik olanlardan hayir hasenati surekli devam edenlerden eylesin(Amin)
Bugun mutluyum:)gerci hemen hergun kendime mutlu olacak bir sebeb bulurum, bulmaya calisirim, depresif oldugum zamanlardada bu boyledir hamdolsun, ya birine anlatirim sIkIntimi yadahem anlatir hem aglarim:)) ama acilirim, yine mutlu olurum:) seviyorum bu huyumu:)Bugunse gecen hafta bed bath&beyond'in web sayfasindan bi urun begenmis, hele indirimde oldugunu gorunce, haftasonunu zor etmis, onca yagmura yinede magzasina gitmistik:))ama magzadaki gorevliler bulamadilar bahsettigimiz urunu, derken store manager geldi, web sayfasindan urunu check etti, isterseniz order yapalim dedi ve bize bi guzellik yaparak shipping'ide wave etti:))oyle olunca istedigimiz urune cok da iyi bi fiyata almis olduk, iki gun sonrada elimize ulasmasi cok daha guzel oldu,hem cabuk gelmesi hemde web sayfasinda gordugumden cok daha guzel bisi olmasi beni mutlu etti:)urun ne mi, iste su:)

Friday, July 27, 2007

Tebessum:))

Bugun kultur merkezinde cocuklarin hazirladigi programa davetliydik, giriste Gonca dergileri siralanmisti, bir tanesini aldim elime, eve gittigimde Aslihan'a okurum bir kac hikaye diye:)eve geldikten sonra yogunlugumuzu uykuyla attik kizimla, cunku o butun binayi dolasan bense arkadasindan kosan anne insani oldugumdan ancak uyku iyi gelebilirdi bu yorgunluga:)derken aksam olmak uzereyken uyandik!babamizla manavda bulusup manav alisverisimizi yaptik eve geldik, eve geldikten sonra bende gonca dergisine bakinmaya basladim,yemek icin disari cikacagimizdan babamizin hazirlanmasini bekliyorduk, hatta bir hikaye bile okudum aslihana, derken ben dergiyi karistiriyordum, birden orta sayfalarda bir yerde, derginin en renkli sayalarindan olan bu kosede Kuaybe Basturk ismini gorunce, yuzumde kocaman bir gulumseme olustu:) esime seslendim, aaaa biliyormusun, taniyorum ben bu sayfanin yazarini, aaaaaaa hadii gel gel cabuk bak azizzzzz!!!!Kuaybecim Gonca'ya yazdigini soylemistin ama ben senin yazdiklarini takip edemeyecegim diye acikcasi uzulmustum, cunku senin guzel bir kose hazirlayacagini biliyordum, ve dergide yazdiginida unutmus bir haldeydim bugun,belki beynimin cok dolu olmasindan! fakat isminin birden karsima cikmasi beni cok mutlu etti:)esim nerden taniyorsun diyince, blogtan, hani sana gostermistim ya fotografini bir Yusufcuk vardi iste onun annesi:))dedim:)bloglardan tanidigim yuzyuze gorusmesekte,arkadasim dedigim o yakinlikta gordugum bir cok insan var, bu da blog dunyasinin en guzel nimeti olsa gerek:)tekrar basarilar sana Kuaybecim!

Thursday, July 26, 2007

basliksiz..

Turkiye'den uzak olunca tabi daha ziyade gunluk gelen Turk gazetesinden yada internetten takip ediyorum haberleri, ve resmen soklar yasadim, hakikaten bu kadarmi seviyesizlesebilir siyasiler dedim, dedirttiler, guzel yurdumun guzel insani kendilerine oy vermedigi icin ne aptalliklari kaldi, nede dunyada gordukleri o kadar millet icinde en kisiliksiz oluslari, sensin kisiliksiz diye bagirmak isterdim o secilemeyen vekil adayina! yada secmene aptal diyene, sana oy verip meclise getiren seni dokunulmazlik zirhina sokan bu yurdun insani degilmi, senden aptali olurmu, secilipte milletime nasil hizmet ederim dusuncesi yerine hakaret edip kendini bisi sanan ukala, densiz!bi de hanim olacaksin! Sevgi ,Saygi erdemleri kalbinden sanki cerrahi mudahaleyle alinmis seviyesiz!, bu kadar igrenmedim siyasetten nerde kaybettginde hatayi kendinde arayacak erdem! su yaziya bir bakin derim"Seçmene aptal diyen aptallara..." diye basliyor...
birde su yaziya goz atin derim Tugce Baran

Sunday, July 22, 2007

Canim Ulkem!

Aleyhte olusturulmaya calisilan kamuoyu terst tepki yapti ve daha da cok oy alarak AKP iktidar oldu, hamdolsun halkimiz hizmet edenle etmeyeni ayirt eder oldu, ne denebilirki Allah hakkimizda hayirli etsin, Allah hizmetlerini mubarek kilsin! Adaletten duruslukten ayirmasin, Rabbim izzet versin, milletimizi zelil etmesin! Elhamdulillah!

Monday, July 16, 2007

Tefekkur!

23 – MÜ’MİNûN SÛRESİ 118 âyet olup Mekke döneminin sonunda nazil olmuştur. Hac sûresi, müminlerin dünya ve âhirette felaha ereceğini bildirmişti. Peşinden gelen bu sûre, bu felahın, hangi şartlara ve vasıflara bağlı olduğunu bildirir. Daha sonraki uzun bölümde (23-73 âyetler) bu şartları haiz olan nebîlerin fazilet mücadeleleri örnek verilir. Sonra âhiret hayatına geçilir. Öldükten sonra dirilmeyi akıllarına sığdıramayan kâfirlere Allah’ın muazzam kudretinin delilleri zikredilir. Müteakiben iman ve inkâr ehlinin âhiretteki âkıbetleri bildirilir.
Hz. Ömer (r.a) şöyle demiştir: “Resulullah (a.s.) a vahiy indiğinde biz yanında arı vızıltısı gibi bir ses işitirdik. Bir gün üzerine vahiy indi, bir süre bekledik. Derken üzerindeki bu hal açıldı, hemen kıbleye dönüp ellerini kaldırdı: “Ya Rabbî, bizi çoğalt, eksiltme. Değerimizi artır, bizi hakir kılma. Bize ver, mahrum etme. Bizi tercih et, başkalarını bizim üzerimize tercih etme. Bizden razı ol ve bizi razı eyle” diye dua etti. Sonra da: “Bana on âyet indirildi ki kim bunları yerine getirirse cennete girer”
Bismillâhirrahmânirrahîm.
1 – Muhakkak ki müminler, mutluluk ve başarıya erdiler.
2 – Onlar namazlarında tam bir saygı ve tevazu içindedirler.
3 – Onlar boş şeylerden uzak dururlar. [25,72]
4 – Onlar zekâtı ifa ederler. [91,9-10; 41,6-7]
5-7 – Onlar mahrem yerlerini günahlardan korurlar. Yalnız eşleri ve cariyeleri ile ilişki kurarlar. Çünkü bunu yapanlar ayıplanamazlar. Ama bu sınırın ötesine geçmek peşinde olanlar, işte onlardır haddi aşanlar.
8 – O müminler üzerlerindeki emanetleri gözetirler, verdikleri sözleri tam tamına tutarlar.
Ahitler: Gerek kendi aralarındaki akitler, gerekse Allah Teâlaya karşı verdikleri ahitlerdir.
9 – Onlar namazlarını vaktinde eda edip zayi etmekten korurlar.
Namazlarını vakti vaktine, huşû içinde devam ettirirler.
10 – İşte vâris olanlar onlardır. [19,63; 43,72]
11 – Ebedî kalacakları Firdevs cennetine vâris olanlar onlardır.

12 – Şu bir gerçektir ki Biz insanı süzme çamurdan yaratırız. [30,20; 6,2; 32,8]

İnsanın süzme çamurdan, yani balçığın özünden yaratıldığını bildiren âyetler, insan bedeninin toprakta yetişen ya da toprağın bileşiminde bulunan çeşitli organik veya inorganik maddelerden oluştuğuna, toprakta yetişen besinlerin özümlenmesi yoluyla bu unsurların sürekli olarak canlı hücrelere dönüştüğüne
işaret etmektedir. Böylesi bir vücuda bunca imkânları ve sistemleri lütfeden Allah’a şükretme gereğini hatırlatmaktadır. 12-14. âyetlerde geçen mazi sigaları, bu yaratılış başından kıyamete kadar devam ettiğinden, muzari (geniş zaman) anlamı taşımaktadırlar.

13 – Sonra onu nutfe (sperm) halinde sağlam bir yere yerleştiririz.
14 – Sonra nutfeyi alakaya (yapışkan döllenmiş hücreye), alakayı mudgaya, yani bir çiğnem et görünümündeki varlığa, mudgayı kemiklere dönüştürür, sonra da kemiklere et giydirip, derken yeni bir yaratılışa mazhar ederiz. İşte bak da Allahın ne mükemmel yaratan olduğunu bir düşün!
[22,5]
15 – Ve bütün bunlardan sonra, siz ey insanlar, ölürsünüz. [21,35]
16 – Sonra büyük duruşma (kıyamet) günü diriltilirsiniz.
17 – Yine şu da bir gerçektir ki Biz sizin üstünüzde yedi tabaka yarattık. Biz yaratmadan da, yarattıklarımızdan da habersiz değiliz. [2, 29; 40,57; 32,4-12; 17,44; 71,15; 65,12]

“Tarâik” tarîkanın çoğuludur. Bu, göklerin, Allah katında inen emirlerin geçtiği yer olması itibariyledir (Talak,12). Müfessirlerin çoğu burayı yedi gök diye açıklarlar. Elmalılı M. H. Yazır ise “İnsanın yedi idrâk yolu, yani görme, işitme, tatma, koklama ve dokunmanın yanında akıl ve vahiy yolları” olduğunu düşünür.

18 – Biz gökten belirlediğimiz bir ölçüye göre su indirir ve onu yerde dinlendiririz. Ama dilersek onu yerden gidermeye de kadiriz.

Âyette geçen “eskennâhu” yağmur sularının durgunlaştırılmasını ve yerde dinlendirilmesini ifade eder. Yağmur suları toprak tarafından yavaş yavaş emilerek dibe iner. Eğer böyle olmayıp birden inseydi veya sel halinde akıp gitseydi hem büyük zararlara sebep olur, hem de canlılar, yağmurun hayat veren faydalarından mahrum kalırlardı.
Diğer taraftan Zümer, 21 âyetinin beyan buyurduğu üzere Allah, gökten indirdiği yağmur sularını yerde süzdürüp menbalara yerleştirmekte, oralarda dinlendirmekte, sonra o depolardan yeryüzüne çıkartıp canlıların istifadesine vermektedir. Dikkat etmeli ki yağmur, bütün kâinat içinde, milyonlarca yıldız arasında yalnız dünyada mevcuttur. Bu su olmasaydı, hayat düşünülemezdi. Bu büyük nimet elbette tesadüfî değildir.

19 – O su ile sizin için hurma ve üzüm bağları yetiştirdik ki onlarda size çok faydalar vardır, onlardan yersiniz de. [16,11; 36,34-35]

Hurma ve üzüm Araplarca en marûf meyveler olduğundan, misal olarak yalnız bunlar zikredilmiştir.

20 – Sina Dağından çıkan bir nebat da yetiştirdik ki o ağaç hem yağ, hem de yiyenlere bir katık çıkarır.

Bu ağaç zeytin ağacıdır.

21 – Evcil hayvanlarda da sizin için ibretler vardır.
Onların içinden çıkan sütle sizi besleriz.
Daha onlarda sizin için nice faydalar bulunur.
Onların etinden de yersiniz. [16,5-7; 36,71-73]
22 – Onlara da gemilere de binersiniz. [17,70]

*

Sunday, July 15, 2007

Bugun ayakalrim agriyor:)oyle cok gezdikki:))hic ummadigim kadar ucuz vede kaliteli seyler aldim, aldik:))bi tek kizim mahrum kaldi bu alisveristen:P, macsy'e bu sene bii oldu:)hakikaten turkiyede bile bu kadar ucuz olamaz deidgim fiyata etekler aldim, bugunde yine iki etek aldim, ayni model farkli renk ama gercekten haria bir fiyat:)gectigmiz cuma gunu bir arkadasta gordugum ve NY company'de indirime dusen gomlektende size ima gore bulunca onuda alip eteklerimden biriyle cok seker bir takim yapmis oldum:))Elhmdulillah, Rabbim hayirli gunlerde hayirli zamanlarda hayirlisiyla kullanmayi nasip etsin, esimde kendine pantolonlar aldi:))diyorum kayinpederim gorse kesin esimin iki kati kadar alirdi, buraya geldiklerinde fiyatlar turkiyeden daha uygun geliyor onlara:))Yazin ders almadigim icin keyfim daha bi yerinde:)stajim ilkbahara kalacak ama olsun diyorm, cunku esim haftaici 4 gun okula gidiyor benimle hem saatleri cakisackti hemde aslihanla cok zor olacakti, gec olsun guc olmasin, hayirlisiya bitsin insaallah:)Dun lise arkadasimla butun gun msn'deydim aralarda aslihani yedirdim, uyttum vs...kendimi lise yillarinda gibi hissettim, hakikaten butun gun konusurduk ve konusacak seyde bulurduk, dun en son webcam'den aldighimiz kiyafetleri birbirimize gostermemiz, tam bir liselilikti:)))biz hep boyleydik, birimiz bisi alsin digerine muhakkak goseterir, begenenin elinde kalirdi:)geneldede o el benimki olurdu:)))cunku derya cok guzel seyler bulurdu, ozellikle benim amerikada oldugum yillar turkiye donuste onun esyalarina bakar begendiklerime el koyar yada aynisndan sipari ederdim:)mesela bana aldigi mavi jeans'ten bir pantolon vardi, abartmiyorum bes yil giydim:)))artik baya eskidide duruyor bi tarafta:)))atmaya kiyamadim ayni modelden diktirim belki diye:))ipli mipli bisidi:)) iste boyle yaz cok guzel ele turkiyede olsak daha bi guzel olabilirdi, ama Rabbim en hayirli zamanda donmeyi vede guzel yazlar gecireyi nasip etsin insaallah:)

Thursday, July 12, 2007

Can sIkIcI

Bugun nerdeyse bir ay once aciklanmasi gereken sinavimin notu belli olmus! gcici bir C vermisti hoca bir odevim eksik diye!neyse tamamladim ettim, hani ben bekliyorum bir A verir diye, cunku butun sinavlarim iyi gecmisti, biri haric, neye bugun baktim dersimin ortalamasi B+ olarak gecmis kayitlara, neyse dedim su eksik sinmavin sonucuna da bi bakiyim 95 almisim!not ortalamam 88.5 geliyor, hocada sagolsun 2.5 puandan sebeb B+ veriyor,hani hamdediyorum bulmusta bunamis degilim ama iste A bekliyordum! bazen cok gicik oluyor bu hocalar ya!ne can sIkIcI sey!

Friday, July 06, 2007

Kac gundur yazmak istiyorum bir hadise ve bana dusundurdukleri hakkinda ama bir turlu olamadi. Yalanci Yarim dizisini cok severdik, ara sira bazi bolumlerini cok cocuksu bulsakta, her persembe yada c.tesi you tube'a yuklenmesini sabirsizlikla beklerdik, ta ki gecen haftaya kadar...Hakikaten soke olduk esimle, hani hic beklenen bir sey degildi basroldeki oyuncunun boyle ansizin olan kazasi ve ardindan gelen olumu...Inna lillahi ve ileyhi raciun dedik! Hepimiz olecegimizi biliyoruz, ama genclikten ileri gelen birsey sanirim ki olumu ekseriya biraz daha gec yaslara yakisan birsey goruyoruz!yalniz henuz ceyrek asri yeni doldurmusken bu yeryuzu misafirhanesinde, birden ebed alemine acilmis olabiliyor kapilar! Acikcasi bu duydugum en uzucu olum haberlerinden biriydi, belki benimle yasit olmasi, belki 28. yas gunumun hemen oncesinde olmasi cok etkiledi beni...resmen benimde basima bisi gelirmi diye dusunmedim urkmedim degil, olumu cok yakin hissettigim zaman dilimlerinden birini yasadim...Hayatta Allah'tan ve O'na ve Rasulu'nun getirdiklerine imandan baska hersey bos bunu birkez daha anladim....Hakikaten ev, evlad, es, hepsi dunya hayatinin zineti, susu, hersey emanet hic birsey baki degil, sadece Rabbin rizasi gozetilenler haric...Baris Akarsu'nun annesine kalben oyle uzuldumki, yerinde olmayi hic istemezdim, Rabbim imtihan etmesin, ama annesine masaallah da dedim, hakikaten Rabbim veriyorsa bir imtihan sabrini da veriyor buna bir kez daha inandim gonulden, annesinin soyle dedigi yaziyordu okudugum bir haberde"Rabbim onu cok sevdi yanina aldi", evlad iste Rabbimizin en guzel emanetlerinden, veren O, alacak kudrete sahip olan da O. Bunu bilmek meseleyi bu suurla kavramak ne buyuk bahtiyarlik, ama sabrida cok guc iste...Rabbim bize hayirli imtihanlar versin, kaldirmayacagimiz seylerle bizi imtihan etmesin, imtihan oldugumuz seylerde kaybedenlerden degilde kazananlardan olalim insaallah!Olum her an gudnemde nezaman nerde ve ne hal uzere gelecegi belli olmayan birsy o yuzden ya Agizlarin tadni kaciran olumu cokca zikredin diyor Allah Rasulu(sav) hatirlayalimki olumu sIkca ebedi kalacagimiz yurda olan bagimiz, istiyakimiz, vede o olcude amellerimizin guzelligi, ihlasi artsin insaAllah....

Monday, July 02, 2007

3 Temmuza dair...



Annem'e sormustuk bir gun,"yaslaninca nasi oluyor 40 yil 50 yil nasi hatirlaniyor, nasi bisi o kadar yili gecirmek diye", annnemde bize, sadece onemli gunleri hatiriyorsun,mesela benim onem verdigim, mesela dugunumu, cocuklarimin dogdugu gunleri, sevdigim birinin vefatini demistide,nasi bir duygu olmali ki bu demistim! dunya hayatimin 28. yilindayim bugun:)annemin dedigi sekilde hatirliyorum gecmisi:) 18'lerdeyken 28 yas ne cok gelirdi, simdi ne de genc bir yas aslinda diyorum...ozellikle 19'dan sonra ne de cabuk tukendi bu 20 li yaslar! Dogum gunumu ilk kez bir gun oncesinden kutlayan Turkiye'den bir arkadasim oldu! esim napacak en cok onu merak ediyorum:)Aslinda yaslandigim icin aglamak istiyorum, ben acaba cok mu pardon garip bir duygusalmiyim:)Rabbim hayir ve hasenatla dolu bir omur nasip etsin dilerim...

Friday, June 29, 2007

En son yagmur dedim, yine yagmur diyecegim herhalde, ama o sicak 3 gunu unutamiyorum, sali, carsamba ve persembe.Ozellikle sali gunu buhar olup uzmak uzereydim butun gun evde AC'ler calisti ama yinede evin isisi 9o'dan 95'den asagiya dusmedi, sanirim 33 C ediyo, simdi Turkiye'deki 45'leri 50'leri dusununce cok hamd ettim. Sal ve Carsambayi evde gecirdik, ama Persembe gunu bir mevlide gittik, annesini kaybetmis bir hanima, Cuma gunu hanimlarla toplandik, yarinda misafirim vardi iptal oldu, ama yine isim var bi suru, Pazar gunu kultur merkzinin acilisi var ve yogun bir gun olacak yine, p.tesi okul basliyor, sonra esimin okulu basliyor, sonra burda yazin tertip edilen programlara katilimim olacak edecek derken, onumuzdeki 1.5-2 ay bir hayli yogun gececek gibi...Allah zamanimizi hayirli islerle gecirenlerden eylesin, hep hayatimizda guzel hayirli yogunluklarimiz olsun...Rabbim Onun rizasi dahilinde isler yaptirsin...

Monday, June 25, 2007

Yagmur

Bugun kayinvlidemle gorustum, Istanbul'un kavurucu sicagindan bahsetti, ben ise NY'unbir turlu gelmeyen yazindan:)hakikaten bu sene cok ilginc NY iklimi, yaklasik 4 yildir burdayim ve ben sunu gozlemledim, burda yagmur yagarsa butun gun yagar ertesi gune acar hava, ama bu sene ilginctir, yagmur bir basliyor sakir sakir yagmaya, ama belki 15 dakika sonra duruyor ve hava gunluk guneslik oluyor, bir kac saat sonra yine basliyor, ve oylece gunler devam etti bu sene, hic bilmiyorum ki haziran ayinda bu kadar yagmur yagsin burda...gerci bundan Allah muhafaza sekva olarak degilde iklimlerin nekadar degistiginin bir ispati olarak bahsediyorum...Yoksa hamdolsun Yagmuru Veren'e..Bugun esimle bahsederken yagmurdan aklimiza K.Kerimde mealen "Biz isteseydik katimizdan suyu sadece tuzlu da indirebilirdik" ayeti kerimesi geldi. Ne kadar sukretsek azdir Rabbimize, nekadar merhameti buyuk bize, biz ki kullugunda, insani vasiflarnda bircok eksigi olmasina ragmen, O yine katindan bize nimetlerini gonderen...Ihtiyacimizi en iyi bilen, havadaki gazlarin oranini ince bir hesap uzerinde tutan, her aldigimiz nefes dahi ayri bir sukru gerektirdigi halde, O'nun azametini, yucelegini kavrayamadigimiz, kavramak icin dua dua yalvardigimiz...3 yasinda bebek kivaminda bir cocugun asiligine sabredmeyen bizlere, onca kusurumuza, hatamiza, gunahimiza ragmen merhamet eden, bize sabreden, tovbe etmemiz icin muhlet veren, deniz kopugu kadar olmus gunahlarimizi affeden, Affetmek Saninin Yuceliginden Olan Rabbimiz, bizi senden ayirma,senin hosnut olacagin isler yapmayi nasip et!

Tuesday, June 19, 2007



Pier1'da gormustum bunu, pek bi begendim, ama nasi kullanirim ki diye dusundum, dekor olaraktan koyacak bir yerimde yok dedim, ama simdi dusunuyorumda, altina tek celik rengi siyah caydanliklardan alip ustune bu porselen hadise kondurulursa harika bir takim olabilirmis:)

Saturday, June 16, 2007

Bugun kizimla babasina hediye aldik, keyiflide sayilabilecek bir alisverisimiz oldu hamdolsun, birileriyle karsilastik yeni birileriyle tanistik, guzel vakit gecirdik oglene kadar hamdolsun:) tek sorun benim ayaklarimin agriyor olmasi:)Allah im sen guc kuvvet ver, hakikaten artik yazmaktan utaniyorum, ama gercekten cok cabuk yoruluyorum:)

Friday, June 15, 2007

Bugun turk okulunun graduationi vardi, bende guya fotograf cektim cektirdim hani hatira diye dusunerek, sonra ne ldu eve geldim, aslihan bize minik dualardan bi parca soyluyrdu, sildim formatladim daha cok space olsu diye, azicik usenmeyip kamerayi alabilirdim hemde alt kattaydi, sonucta fotolari yalnislikla sildim, vede goruntude guzel olmadi...ama iste oldu bitttiii....Bugun kucuk capta bi kermeste vardi, iki tane Vakko esarp aldim, hakikaten cok ucuzdu, biri mavili tonlarda filan, bir digeride uzun zamandir istedigim siyah beyaz, ikinci banhsettigimi cok begendim, ama eve geldikten sonra akerin web sayfasina baktim ve esarplarin hemen hepsinde aklim kaldi:( Turkiye'ye donuste sanirim kendime her hafta hadi abartmiyim ama her iki haftada bir esarp alicam insaallah, burada gonlume gore esarp bulamadim gitti, webten begenip aldirdiklarimda gelince cok begenmedim vs... Bi kac kisiyle tanistim, bu yonuylede guzeldi seviyorum degisik yuzleri:) kac gundur evden cikmiyordum ya bugun bana coook iyi geldi, birde tmizlik yaptim ya aslinda bence o cok daha iyi geldi:P ,hadi kollarim agriyor diye yapmiyorum yapmayincada evde kendimi pek bir bos hissediyorum:) Birde cuma gunlerini pek severim ben, bu cuma ya da bi cok sey yetistirdim ya daha bi cok sevdim:)

Thursday, June 14, 2007

:)

Bugun aksam ustu disari cikti, hani ayakkabi bakacaktim, ama bizim burda nine west magazasi pekte erken kapaniyormus, bilmiyorduk, neyse tam caddey gececegiz, bide ne gorelim, yeni turkish grocery acilmis, hani oyle boyle basit bi yer degil, gayet guzel vede sIk olmus:) birde acayip ucuz, sanirim turkiyede bukadar ucuz degildir urunler:) sonra tam cikista ne gorelim, akliniza gelebilecek her bir cesit meze, kurabiyelerde var bi suru:)ve en guzeli ne aslinda bu olayin, yerinin okulma iki street uzaklikta olmasi:) bundan sonra dunkin'a zor ugrarim, yasasin kombo tabaklarim:P, sanirim su yaz ve de kis donemi iyi kilo alirim, okulun son yilinda oldu bu rahatlik ama olsun, bari son donemlerimde iki lokma bisiyi agiz tadiyla yiyim, gulluogluda cok yakin gerci ama yne 5-6 street yurunuyo birde avenue gozum pek kesmiyordu, kesincde iki ders arasinda gidiyor ikincisine muhakkak gec kaliyordum:P, birde bugun sok edici bi sonuc ogrendim, bi dersim ki sinavlarim gayet iyiyken C gormiyimmi notmu, soka girdim resmen, hmen hocaya email yazdim tai nasil olur bu diye, ceaben bi class workun eksik, o da neymis, labratuvarlari yapiyorum bide onlari quiz olarak koyuyor onlari yapmamisim ama oyle bunal;dimki o dersten sadece zaten cisco 'nun sayfasindan haftada iki quizini yapiyorum birde labratuvar odevlerini mi gecicem blackboard accounta diye salladim resmen, hani dedimki merak ederse verirm lab manual'i:P, sanki hocanin cok ihtiyaci varya yapmama:P neyse cok sukur onlari yaparsam degistirecekmis, haftaya kadar sure verdi!
Bu hafta hava hep kapali ve yagmurlu, bi disari cikmaya birine gitmeye cesaret edemedim!dun doktora gittik bayada serince geldi hava, hayret ki ne hayret haziranda boyle olsun hava! Lise arkadasimla msn den gorustuk bu sure boyunca:) simdi turkiyede olup onunla asliverislere cikmak vardi! lisedeyken her haftasonu kendimize esraptir etektir bisiler almak icin muhakkak cikardik:)illa her haftasonu bisi yiyecektik disarda:) bi ara nedenni bilmedigimiz bi sekilde kirildik birbirimize gorusmedik, ama sonra ortada bisi olmadan anlamsiz bi sekilde kirildgimiz farkettik! neymis efendim Elbisenin yenisi Dostun eskisi makbulmus:), ins Istanbula donuste yakin semtlerde yasayacagimzi icin gorusme sansimizda cok olacak, buarada ikimizde avrupa yakasindan anadolu yakasina gelin gittik:)tabi ben anadoludan amerikaya mecburi bir transfer donemi yasasamda Istanbula donecek olmak bunu dusunmek kadar guzeli yok!Buarada ins vize isleri hallolursa yigenim gelecek kisa bi sure sonra, ins ins da hallolur, eger gelirse benden mutlusu olurmu bilmem:)esimle simdiden enes gelince nerelere gideriz planlar yaptik, hem onu hem kendimizi gezdiricez:)

Wednesday, June 13, 2007

...

İbadet-ü tâatla elde edilmeyen öyle şeyler vardır ki, onlar sadece edeple elde edilebilirler.

Tuesday, June 12, 2007

Takintilar:)

Eminecim sobelemis bende cevapliyorum efendim:)

-Ellerimi cok yikarim, hatta iki dakika binanin kapisinin oraya kadar inip cikmis bile olsam bu boyledir:) zaten gun icinde bi cok kereler yikarim:)evde en cok biten sey sabundur:)

-Kesinlikle okulda, hastanede, ord burda surda kapilaa ellerimle dokunamam, bis ekilde kolumla filn acmaya calisirim:)musluklari da keza oyle, tutamam:)

-Pecete, wipes cok kullanirim, suan A.Aslihan'da alisti cok sukur oda aynen ogretildigi gibi habire silinir, bi kasik corba icer ama hemen silinir:)

-Emine gibi bende tablolar ve tullerin duzgun durmasi hususunda hasassasim rahatsiz eder, bulundugum yerde bile bi sekilde duzetmeye calisirim:)

-Meyuve suyu, sut yad ketchap vs gibi kutulu ve kavanozlu seyleri muhakkak sudan gecirir ondan sonra yerlestiririm yerlerine, onlari yerlkestirenlerin kirli eldivenlerive ellerini yikamadiklarini gozonunde bulundurup bunu yapmazsam raht edemem, yikanmadan konmussa muhakkak cikarir kondugu kismi siler, yikar koyarim:)

-Handstenizer cok kullanirim:)cantamda bulunmali muhakkak bi tane:)

-Esim evden cikarken muhakkak Ayetel Kursi okurum, onada okumasini her sabah tembih ederim:)okunmazsa olmaz, bisi olacak gibi hissederim, yani muhakkak okunmali:)

-Aslihan bisi yedirirken bismillah cektim mi diye dusunur tekrar tekrar cekerim:)

sanirim hepsi bu takintilarimin:) cok da makul seylermis canim:P, Eminecim tesekkurler sekerim,...

Kirpikteki Gozyasi, Ahimsacim ve Yaban Erigi'ni sobeliyorum:)

Monday, June 11, 2007

Mevlânâ hazretleri, Mesnevi’de kötü huyun insanýn
nefsine ve çevresine nasýl bir eziyet yaptýðý
hakkýnda þöyle bir hikaye anlatýr: Huysuz
adamýn biri bir gün herkesin gelip geçtiði yol üzerine
dikenli çalýlar diker. Yoldan geçenler her ne kadar
“Bunlarý buradan sök at” dese de o bunlarýn hiçbirine
kulak asmaz. Yine kendi bildiðini okur. O dikenli çalýlar
büyür yoldan geçen halkýn ayaðýna takýlýr, onlara
eziyet eder. O yoldan geçenler periþan olur. Bu durum
valiye kadar intikal edince vali onu yanýna çaðýrýr. Dikenleri
sökmesi için emreder. O da sökerim diye söz
verir; ama bugün yarýn diye ertelemeye devam eder.
Ne sökmem der ne de sökmeye teþebbüs eder. Bir gün
vali onu yanýna çaðýrýr; “Verdiði sözde durmayan
adam, emrimi uygula!” diye sýký sýký tembihler. Aðýr
ikazlarda bulunur. Çalýlarý diken huysuz adam da þöyle
der: “Önümde hayli günler var. Merak etme nasýl olsa
günün birinde sökerim.” Vali ise çabuk olmasýný
söyler ve onu uyarmaya devam eder. Ama adam sözden
anlamaz. Dikenler de kök salýp büyümeye devam
eder. Mevlânâ, hikayenin bu kýsmýnda bir iþi yarýna ertelerken
zamanýn su gibi akýp gittiðini söylüyor ve;
“Her gün sen yarýn bu iþi görürüm diyorsun ama
günler geçip gittikçe o dikenler daha da kuvvetleniyor.
Onu sökecek olan da ihtiyarlýyor, kuvvetten düþüyor.
Sen de her bir kötü huyunu bir diken bil. O dikenler
kaç keredir senin ayaklarýna battý. Kaç kere oldu
seni kötü huyun yaraladý. Sen kendi tabiatýndan
hastalandýn da duygusuzluðun yüzünden habersizsin.
Çirkin huyunun da baþkalarýný rahatsýz ettiðini
bilmiyorsun. Sen þu dikeni gül fidaný haline getir. Gül
fidaný ile onu aþýla. Böylece sendeki dikenler gül fidaný
haline gelsin. Eðer sen de þerri gidermek istiyorsan,
ateþin gönlüne hakkýn rahmet suyunu dök.”
Mevlânâ, burada nefsinin kötü arzularýna düþmeyi
dert edinmeye dikkat çekiyor ve diyor ki:
“Nefsinin ateþi söndüren sonra, gönül bahçesine
dikersen biter. Laleler, ak güller, güzel kokulu çiçekler
yetiþir. Sözün kýsasý; iþini yarýna býrakma. Çabuk tövbe
et de istiðfarý yarýna býrakma. Yýl geçti ekin vakti geldiðinde
sende yüz karalýðýndan baþka bir þey kalmaz.
Beden aðacýnýn köküne kurt düþtü.
Onu söküp ateþe atmak, kulluk yaparak iyi iþlerle
onu öldürmek gerek.”

Temizlik!!

Hakikaten varmi mis kokulu bir evde yasamak gibisi:))"Temilik imandandir" dusturu insani daha bi ferahlatiyor bu noktada:) kac makine camasir yikandi saymadim bile, baya bi coktu:)e iki hafta dile kolay dogru durus camasir yikanmadi:(hele tuller Allahim o ne parlakliktir:)resmen renklerini buldular tekrardan:) penreleri islak silme isi benim, kurulma iside esimin oldu:)aksaminda br nur vakti, saat 10 gibi, gelen gecen civar komsularimiz bakip bakip durdular, muhtemelen kafalarini egdiklerindede gulduler halimize:)ama olsun yilmadik :)hemen tullerimizi astik, takim ruhu icerisinde cabucakta bitirdik, aslinda benim yardimciya degilde, esimin daha cok yardim etmesine ihtiyacim var sanki:)

Sunday, June 10, 2007

Bu pazar yine alisveris yorgunlugu+misafirle bitti, guzeldi hamdolsun,... ama yine istedigim gibi bir ayakkabi bulamadim bulduklariminda size'i yoktu, zaten manhattandaki macys'te acayip cesit oluyor vede ilgilenen cok, burda bi tane calisan eleman bulana kadar caim cikti:(sanirim carsamba persembe gunu gibi aslihanla gozum kesip gidicem manhattana:)babamiza babalar gunu hediyesi almak lazim, kendimize ayakkabi, kizima sandaleeet...sanrim okul olmayina en cok sevdigim sey alisveris:)michael korsun ir ayakkbisini godum, cok begendim, ama iki tommy ayakkabi alsam ustune parada artiyor:)en iyisimi tommyden vazgecmemek:) ama nine westtede guzel modeller gordum, ama ben aaradigi ayakkabiyi bulana kadar bekleycek yapidayim hic sevmiyorum acele ve uyduruk seyleri:)bugun mesela sirf u yuzden kirmizi bir cantayi biraktim, simdi alsam kirmzi cantam olurdu diyoru, bi tane vardi takmiyorum diye hediye ettim:) macysten yine uzun etek buldumya, bu sene uzun etekte baya bi ihlas gosterdim sanirim:)yada bu yazin modasimi uzun etek:)))yarin kizlari davet ettim, belli degil gelecekleri ama ben yinede bisiler planladim aklimdan hani gelirlerse carcabuk hazirliyim:)bu sira aklimda zeytinyagli sarma var, okul biti ya kendime yapacak zaman alici isler ariyorum, yarin kitap okumaya baslayaagim daha dogrusu basladigim iki kitap var, biri ingilizce biri turkce, ingilizce olanin turkcesini bi blogda tavsiye edilir gormustum, ama ben cok sIkIldim okurken psikolojik bir kitap cunku, digeride aglayarak okuyorum resmen:)o yuzden ya evde kendi basima okumam en iyisi, yoksa millet deli filan diyecek, ama konusu canakkale olunca insan ister istemez agliyor, ne kahramanliklar olmus... bi kac arkadas ziyretide yapayim diyorum su tatilde cunku baya bi davet eden var birinden baslamak lazim gitmeye ve sonmrasinda sirasiyla davet etmek lazim...esim su sira yardimci edinmem mevzuunda israrli ama ben hakiketen yipranicam diye urkuyorum, cunku yanimizda calisan birine rica da bulnmak bana zor geliyor, babamin iyerine gittigimde calisan elemanlara bana icecek bisi soylemesini soylesin abim yada babm, acayip utanirdim, koca koca adamlar hizmet ediyor diye, ben boyleyim napayim, bi arkdasim, eve yardimci tutmak isyeten babasina demiski, baba ben emin ol gelen teyzeye bi is yaptirmam kendim daha cok yaparim, onada cay verir oturturum, sunlar sunlar yapilacak edilecek diyemem...ama lazimda en azindan kollarimin agrisinin hafilemes acisindan, belki esimde benimle birlkte olur yardimci olarak dusundugum hanimla gorusmemde...

Thursday, June 07, 2007


Mutlumuyum, Mutluyum cok mu cok, neden mi?cunku sinavlarimin hepsi bittiiiiiiiiiiiiii, dha var mi var ama gelecek semetreda:) mutluyum, huzurluyum, keyifliyim, Allahin izniyle kim tutar beni:))

Wednesday, June 06, 2007

Bu hafta hic bitmiyor, gunler uzadikca uzuyor, her gun bir sinav, zor sorular, kafayi yemek uzere olan bir ben bunaliyorum, ekimde 4 yil olacak turkiyeye gitmeyeli, babamida gormeyeli, bugun bi arkadas turkiyeye tatile gidiyormus ve bana veda etmek icin tlf acti, nasi icim gitti anlatamam, dersler agir ben sinavdan sinava kosmaktan yorulmus bir halde, zaten kollarim agriyor, hele sali gunku sinavdan sonra sg kolumdada bir agri, dile kolay 3 saat yaz yaz bitmedi, bugunde yin bir uc saat habire yaz soru cevapla, 27+25+63+10=125 sorumu eder, iste o kadar soru cozdum, kafayi yedimmi yok ama yemek uzereydim, bi sure sonra kafam durdu zaten, karnim ac, yorgun bir bee, zaten sabahtan aksama kadar ders calismaktan boynu ve sirti agridan bir hal olmusum...neyse bu gecenin de sonuna geldik, yarin son sinavim var, icimden hiiiiiccccc clismak gelmiyor, biktim yahu nedir bu!!!!ben turkiyeye gitmek istiyorum biraz dinlenmek istiyorum, kisa kadar nasi sabrederim bilmiyorum, su sira yine aldigim iki kiloyu verdim, tartilmadim, ama ben zayifladigim zamani biliyorum, cunku kemiklerim daha cok agriyor, yuzum daha cok soluk bi hal aliyor...dua edin arkadaslar, su yarinida bi atlatiyim hayirlisiyla....

Tuesday, June 05, 2007

Bugun sinavim vardi, evi temizlemem lazimdi, tabi ben ilk once ev temizlemeyi terci ettim, sinav calismam icin sanirim sadece 20 dakikam kalmisti, karnimda acikmisti, ama namaz kildim, esim geldi beni okula getirmeye bende cikarken evden bi snapple kaptim dolaptan okula giderken hem onu ictim hem ders calistim biraz daha, ama hala actim, derse girince kendime bu sefer bi sprite bide cikolata aldim, synphony en sevdigim, neyse o da iyi gelmedi ac karna, onceden yani ben gencken cikolata doyururdu beni sanirim yaslaninca doyurmuyor mideyi:) sinav bitti biraz yatissada acligim hala actim eve geldim kostu kostur, canim kisir yemek istedi, msn'de de liseden bir arkadasimla chatlesiyorduk, ay ben kisir yapayim ,canim kisir istyor dedim:) neyse aksam ders cikisi, kisir, pogca cay bide dunden kalan kekle gecistirilir dedim:)hadi ben dolaptaki makarnadan bi dilim isttim, yukari bilgisayar basina gectim, arakadasima makarna yedigimden kisiri aksama biraktigimdan bahsettim, oda bana ozledigi bisiyden, yillar yillar once o bize geldiginde, seviyor diye hergelisinde, alman pastasi yapardim, bazen yengem yapardi, ama hepsi guzel olurdu, bide ben o zaman yedigim seylerin lezzetini daha bi cok alirdm, cunku tam kafa arkadaslarim, yengelerim yanimdaydi, simdi esim en iyi arkadasim ama oyle ayriki yemek hususunda secimlerimiz, bi kere ben et sevmem o ise sut, peynir, kaymak ve onalrin cicine girdigi hersey! onun sevmedikleri benim en sevdigim, benim sevmediklerim onun en sevdigi, iste bazen arada bulsuyoruz ama sagolsun o yapiyor fedakarligi:)neyse asil anlatmak istedigim baskaydi...o alman pastasinin tarifi elime gecene kadar hep disardan alinip yenen birseydi!hele o benim cocuklugumun vazgecilmez tadiydi, hemen her gun pastaneye yigende yaninama alinip gidilir yenirdi, bazen pakette eve getirilir evde yenirdi...Eneside ben alistirmistim ona, aslinda benden yedi yas kucuklugunu dusunursek belki aslihancim kadar bisiydi, ama ben onu cok severdim, o benim yigenim degil kardesimdi, oyle hissederdim, halada oyle, degismiyor bu duygu, o uzulsun ben daha cok uzuluyorum, abime bir laf soyletmiyorum, ilk ya iste bide yas farki az ya, bide istedigim kucuk kardes ya iste o yuzden cok seviyorum...bugun alman pastasi hem o coculugumdaki guzel gunleri, hem enesin o guzel bebekligini getirdi aklima...cok uzun yilar oldu o pastaneye gitmeyeli acaba hala ordamidir?yine o alman pastalari varmidir?ve acaba yine ayni eski kadar guzel ve lezzetlimidir?

Friday, June 01, 2007

Gecen hafta ne cok gezmistik, bu haftaysa sadece bir gun aslihan kresteyken alisveris icin disari ciktim, oda ders calismaktan bunaldigimdan...finallerle dolu bir hafta cuma gunu itibariyle basladi, ve geriye 4 tane kaldi, pazar gunude sinavim var, p.tesi gunu ders, carsambada o dersin sinavi, sonra persembe aksami bir sinav daha sonra bu donemde bitiyor ins...sali ve persembe derslerimin hocasi masteri dusunup dusunmedigimi sordu, iste computer'de bir master programi var okulun neden basvurmayi dusnmuyorsun dedi, yok dedim cok yoruldum, diplomami alayim yeter, yine bi kac kez sordu, bak ptesi gunu master programiyla alakali bilgilendirme niteligindekonferans tanisma tarzi bi program var ona katilmayi dusunmezmisin filan dedi, yok ben almiyim dedim, hakikaten turkiyede 1.5 yil zaten biyoloji okudum, burda yaklasik iki yil ingilizce hazilirk, simdi okudugum bolum, aradada iki yillik bi bosluk var, sonra bir yilda hamilelikten oturu olusan gidememe, ben yilmayimda kim yilsin diye dusunuyorum bazen...bazense bu okul bitince baya bi bosluga dusecegim diyorum:)cunku hayatim 7 yasindan beri okullarda gecti, oyle cok okul, oyle cok unv degistirdimki....bu sanirim 4. uiniversitem:) bunda baya sebat gosterdim ins sonu gelir...SIkILiyorum bunaliyorum, su kollarimda disagrisina benzer agri icin bile doktora gidecek zaman bulamiyorum, cunku evle, kizimla alakali eksikliklri tamamlamayla geciyor o bosluklarimda, yada biraz rahatliyim diye disari cikmalarla...dusunuyoumda uzun zamandir sIk gorustugum arkadaslarimla gorusuyorum, daha ziyade onlar ariyor kimseyi aradigim yok, gecende alisverise gitmistik, arkadas beni uzaktan gormus tanimis kostur kostur yanima geldi, ben oyle dalginim vede kafamda kac bin tane sey varsa o ta yani basimda olana kadar farketmedim onu, utandim birazda bu farkedememislikten...yine gecen gun VA'dan tanidigim bir abla aradi, hal hatir icin, onuda baya uzun zamandir aramiyordum, yine utandim o arayinca...aslinda ziyaretlerine gitmem gereken, davet etmem gerekenler var bi turlu olmuyor, kendimi bazen coook yorgun hissedeiyorum, bazen az kaldi cogu zaman oyleyim, sadee dusunuyorumda ferahlamak icin 10-15 dakika yazmanin bisiler okumanin disinda kendim icin pekte bisi yapmiyorum, surekli kendime evle, kizimla, derslerimle alakali bi suru ugras bulup, gunu geciriyor vede oylece bitiriyorum...Gezen gu kizimin odasinin duvarlarina cicekler cizdim, kelebek ve ugurbocegide, bu beni acayip keyiflendirdi, onceden tezhip motif ve desenlerini calisirkende ayni huzuru hissederdim...eger haftasonlari tezhip kursu gibi bi sansi olsa ne guzel olurdu, Istanbul'u ozluyorum...Istanbul'da nekadar cok soylesi, fuar, konferans tarzi seyler bulurduk, gittigimiz mekanlar nekadar hostu, bir kere namazi nerde kilacagim sIkIntisi olmadan bir camide namaz kilabilmenin huzuru... simdilerde dua ediyorum portatif seccade hediye eden gazeteye, iyiki vermis boyle bisi, her bir yerde isime yariyor hamdolsun, alisveris merkezlerindemagazalarda soyunma odalarinda namaz kiliyoruz cogu zaman:)komik ama oyle:))hakikaten camiler ne guzel nimet, burda bi kere alisverise gidip sonrasinda namaz kildigimiz bir cami oldu, Fatih Camii, burda bir grup turk yaptirmis, Allah razi olsun yaptiran, yapan vede maddi manevi emegi gecenlerden o gun alisveris sonrasi camiye gidip namaz kilmak amerikadaki en buyuk luxlerimizden biriydi Tukiyeyi hatirlatan...Su sira saglik sorunariyla mesguluz ailecek, hani buuk capta degil hamdolsun ufak tefek denilebileck seyler ama iste insa nasilda anliyor kiymetini bilmedigini bu guzel nimetin, varmi saglik gibisi, Allah kimsenin agzinin tadini bozmasin afiyetten ayirmasin...

Wednesday, May 30, 2007

Turkiye'deki ilgincliklerden secmeler kosesi!

Fatih’in türbesindeki kilit
Ali Ulvi Kurucu merhum hatıralarında Fatih’in türbesini ziyaret edemeyişini anlatıyor: “Ertesi günü de İstanbul’u gezerek geçirdik. Fatih’e gittik. Fatih’in türbesini ziyaret etmek istedik. Türbe, tozlu, bakımsız, kapısı kapalı ve kapı zincir vurulup üzerine kilit asılmış hâlde idi... Pederin o manzara karşısında o günkü ağlayışını unutamam: “Yahu, zincir suçlulara, canilere vurulur. Acaba Fatih’in suçu nedir? İstanbul gibi bir beldeyi alıp, evlâdına, ahfadına, çocuklarına, torunlarına hediye eden zâtın türbesi neden kapanır? Neden kapısına zincir vurulur? Neden ziyaret olunması yasaklanır! Acaba böyle bir felâket hangi milletin başına gelmiştir?” O günün ve babamın o hâlinin bendeki izleri senelerce devam etmiştir. Daha sonra yazdığım “Fâtih’in Türbesinde” ve “Ağlayan Ayasofya” gibi şiirler hep o günün hatıralarını terennüm eder.
(Kaynak: Ali Ulvi Kurucu, Hatıralar. 1. cild. shf: 247. Kaynak Yay.)

*Hamdolsun biz o kilitli donemi gormedik, ne ilginc degimi, Istanbul'u fetheden sanli padisahin kabrini ziyaret bile yasak br donem yasandi su ulkede, yanilmiyorsam Turgut Ozal(Allah gani gani rahmet eylesin ins,razi oldugu kullarindan olsun)doneminde bu zincirler kilitler kaldirilmis, bunun kiymetini bilmek lazim, ozellikle Istanbulda yasayanlar kesinlikle arkadaslar tavsiyem ziyaret edin bu mubarek vede kahraman zatlari, Ruhlarina bir Fatiha'yi esirgemeyelim ins ve kabrlerini ziyarette bile olusturduklari o manevi atmosferi yasayin derim nacizane...

Bundan 9-10 yil once daha lise talebesi oldugumuz donemde abilerim ve kuzenimle gitmistik bir Ramazan aksaminda Yavuz Sultan Selimin kabrini ziyarete, kabristanin hizmetiyle gorevli olan bir abi belkide bir cogumuzun bildigi yasanmis bir hikayeyi anlatti...Abdulhamid Han zamaninda, Yavuz Sultan Selimin kabristaninin Turbedari o donemin en dusuk memur maasini alirmis, hanimi hamileymis, bir sabah evden cikarken esinden aksama bisi isteyip istemedigini sormus, hanimida(ki esinin getiremiyecegini tahmin etmekle birlikte) "canim kiraz cekiyor bey, bir kilo kiraz alirmisin"demis, bey ise"insaallah hanim "diye cikmis evden, kabristana gelmis, sabah ilk isi supumekmis ortaligi, derken birden aklina esinin kiraz istedigi gelmis, onu almamaktan dolayi buyuk bir caresizlik hissetmis ve o anlik reflex bir harekle supurgeyi kabrin bas kismina gelen tarafna vurmus"Sen nasi bir padisahsin, kac senedir kabristaninin hizmetindeyim, hanimima bir kilo kiraz alacak kadar bir param yok". Derken gun oylece dusunmekle ve uzuntuyle birmis tabi aksam kiraz alamamanin caresizligiyle evine donmus, sabah oldugunda, Padisahin huzuruna cagrildigi haberi gelmis..Abdlhamid in huzuruna cikmis, hosbesten sonra Abdulhamit Han sormus sen dun kabristanda ne yaptin diye, nomal temizlik ve bakim islerindn bahsetis, ama bu cevap Adulhamit han hazretlerini tatmin etmemis, yok yok sen ne yapin diye sormus tekrar iyice dusunmesini soylemis,derken Turbedar dusunmus tasinmis ve sonunda aklina gelmis, supurgeyle kabre vurdugu, ve cekinrek soylemis bunu, Abdulhaid han da "iste o senin kullandigin o supurgeyle dedem Yavuz Sultan Selim butun gece kafama vurdu, sen nasil bir padisahsin, benim kabristanimin hizmetini yapan turbedara, karisina bir kilo kiraz almaya yetcek kadar bile bir maas vermezsin"dye, sonra bu turbedara o donemin en yuksek memur maasi baglanir..Allah mekanlarini Cennet eylesin ins..

Fatih’i “fatih” yapan âlim: Molla Gürani


Fatih’i “fatih” yapan âlim: Molla Gürani
Molla Gürani Hazretleri engin tevazuu ve heybetiyle devrinin en kıymetli alimleri arasındaydı. Genç şehzadeden cevval bir Fatih çıkaran eğitimdeki en büyük pay onundur.
Molla Gürani Hazretleri, Molla Yegan Hazretleri’nin Osmanlı’yla tanıştırdığı kıymetli bir âlim ve velidir. Molla Yegan, 1440’lı yıllarda hacca gittiğinde ilim meclislerinden istifade etmek ve kıymetli insanlarla tanışmak amacıyla Kahire’ye de uğrar. İşte, Molla Gürani ile burada tanışır ve onu Osmanlı’nın payitahtına gelmeye ikna eder. 2. Murad’la tanıştırır. Asıl adı Ahmed bin İsmail olan Molla Gürani Hazretleri önce Hüdavendigar Medresesi sonra da Yıldırım Medresesi’nde hizmet verir. Çok kıymetli âlimler yetiştirir. Ele avuca sığmayan ve çok zeki olan şehzade Mehmed’in eğitimi de sonunda ona verilir. Genç şehzade, derslerini öğrenmekte zorlanmamakta ama hiç çalışmak istememektedir. Çok hocada okur; ama tamamını yıldırır! Zaman zaman öğretmenlerini zor duruma sokar. Hatta bir keresinde hocasını durdurur: “Aman efendim, ne yapıyorsunuz? Mermere basıyorsunuz! Meryem Validemiz İsa Aleyhisselam’ı taş üstünde getirmedi mi dünyaya. Öyleyse mermere hürmet gerek!” der. Başka hocaları takılsa da bir hocası onu şu mantıkla susturur: “Ya... Öyleyse çıkar bakayım yün çorabını. Bilmiyor musun aynı Meryem validemiz. İsa Aleyhisselam’ın beşiğini de yün ile örttü. Öyleyse örgüye hürmet gerek!”
Sultan 2. Murad, genç şehzadesinin eğitimi için Molla Yegân, Molla Fenâri ve Molla Ayas gibi muhteşem âlimleri düşünmektedir. Ancak bu haşarı şehzadeyle uğraşmak on medrese yönetmekten zor olacağından, “Acaba onu kim yola getirebilir?” diye düşünmektedir. Sonunda Molla Gürani’nin siması belirir gözünde. Padişah, Molla Gürani Hazretler’ini oğlunun eğitimi için yollarken “Eti de senin” der, “kemiği de. O bundan böyle senin oğlun. Var bildiğin gibi işle!” Mübarek Manisa’ya vardığı saatte şehzadeyi derse çağırır. Uşaklara bile itibar eder, ama geleceğin sultanını görmezden gelir! Talebesine sıradan biri gibi davranır ve “Otur!” der, “Hayır oraya değil, şuraya!” O güne kadar emretmeye alışan şehzade şaşakalır. Belki de hayatında ilk kez diz çöker. Molla emsileyi açar ve emreder: “Darabe (Dövmek) fiilini çek bakayım!” Fatih fiili kafasına göre çeker. Molla Gürani’nin kaşları yıkılır, kafasını “olmadı” gibilerden sallar, bakışlarıyla azarlar. Sonra üstüne basa basa fiili çeker ve sesini yükselterek, “Döverim, seni döverim, seni öyle bir döverim ki!...” Fatih ağlamaklıdır.
Şehzade artık geceleri ödev yapmaya başlar ve ezberlerini aksatmaz. Daha doğrusu aksatamaz. Ama gün gelir ilmin tadını alır. Eski haşarılıklarından uzaklaşır. Çok değil üç beş ay sonra bambaşka biridir o. Molla Gürani Hazretleri “Arabi ve Farisi bilmek yetmez.” der, “Düşmanlarının da lisanını öğrenmelisin!” Latince, Sırpça ve Rumca öğretilir. Hem konuşup hem de yazmaktadır. Ardından şehzadeyi İtalyan asıllı Anconal Giriaco’nun önüne oturtur, Avrupa tarihini okutturur. Dahası aritmetiğe, geometriye, astronomiye zorlar. Ufkunu açar. İnanç ve ideal aşılar. Bir ara Manisa’ya gelen Sultan Murat, oğlunu tanıyamaz. Fatih görünüşte çocuktur, ama çok olgundur.
***
HOCA HASRETİ
2. Mehmed padişah olduğunda Molla Gürani yine Kahire’ye dönmüştür. Ancak padişahı hocasının hasreti yakmaktadır. Ona öyle çok ihtiyacı vardır ki. Hemen Sultan Kayıtbay’a bir mektup yazar, hocasını ister. Kayıtbay Molla Gürani Hazretleri’ne hem haberi iletir, hem de “Gitmeyin hocam!” der, “Size ne vâad ediyorsa, fazlasını vereyim!” Molla Gürani, “Sizin veremiyeceğinizi vâad ediyor!” der, “Evlatlık!” Ardından, “ Müsaade edin gideyim. Benim yüzümden aranıza husumet girmesin.” der ve yola çıkar. Genç padişah hocasını görünce çocuklar gibi sevinir. İstediği imkanları önüne serer ve ardından Şeyh-ülislamlık makamına getirir.
***
MEZARIMA AYAKLARIMDAN ÇEKEREK GÖTÜRÜN
Molla Gürani Hazretleri dünya makamlarına rağbet etmez, ancak gençleri yükselmeye teşvik eder. Nitekim gün gelir müderrisliği de bırakır ve mütevazı dergahında bildiği usullerle talebe yetiştirir. Özellikle kıraat (Kur’an-ı Kerim’i doğru okuma) üzerinde çok durur. Büyük Veli gecelerini ibadetle geçirir ve gündüzleri daima oruçludur. Döner dolaşır ölümü anlatır ve ona hazırlanır. Nitekim bir gün talebelerini toplar. “Şimdi!” der, “üzerinizde olan hakkımı ödeme zamanıdır. Açın bakayım Yasin-i Şerifı!” Genç mollalar onun son yolculuğa çıkacağını anlar ve çok ağlarlar. Molla Gürani her zamanki gibi sakin ve mütebessimdir; ama bir başka heybet belirir yüzünde. “Beyazıd’a söyleyin âdalet üzere olsun, insanları himaye, beldeleri muhafaza etsin!” buyurur. “Namazımı bizzat o kıldırsın ve borçlarımı (aslında borcu yoktur) sahiplensin. Size vasiyetim şudur ki: Beni garipler gibi defnedin. Mezarıma ayaklarımdan çeke çeke sürükleyin!” Beyazıd Han hem vasiyyete, hem de edebe riayet etmek ister. Onu yine çeke çeke sürüklerler, ama zarif bir hasır üstünde.
***
Gönlü gibi kabri de insanlarla iç içe
Molla Gürani Hazretleri’nin kabri, İstanbul suriçinde Millet Caddesi üzerinde. Fındıkzade otobüs duraklarının hemen arkasındaki Karamani Piri Mehmed Paşa Camii’yle karşı karşıya. Her gün önünden binlerce otobüs ve tramvay geçiyor. Milyonlarca insanla her gün iç içe. Gelin onu ve diğer fethin manevi sahiplerini unutmayalım. Bizler ev sahibi değil, kıymetli ecdadımızın misafirleriyiz. Fatihalarla ruhlarını ihya edelim. *

Tuesday, May 29, 2007

oylesine....

Komik!10 gun kadar once dunkin'a gitttim, cunku hava soguk olmasina ragmen okulda AC acikti ve donmak uzere oldugum icin bi cay alayim dedim...Dunkin'a gidecegim yolda astfalt calismasi vardi bir haftadir, derken yeni asfalt dokmus calisanlar dinleniyordu, bazisi kahve almis bazisi yiyecek bisi, kalben acidim hakikaten aksamin bir vakti ilkbahari animsatmayan bi serinlikte calisiyorlardi, derken dunkin'a girdim, iceride sonradan yol calismasinda olanlardan biri oldugunu farkettigim sakalli bi amcacikta kahve aliyordu, ben iceri girdigimde birden sicaklik vurunca yuzume it's so cold today dedim, amcam gulerek bakti ve bana'you are so young to feel cold" dedi:)bende guldum, babami animsatti bu sozu bana cunku nezaman babama soylesek hani hava soguk olupta cok soguk usuduk bugun desek, babam hemen genc insan usurmuymus derdi:))kulturler nekadar farkli ama yaslaninca olusan mantalite ayni sanirim, genc insan usumez:))gerci amcam beni genc gordugu icinde sevindim tabi bugune bugune temmuzda 28 yasina girecek olan biri olunca young grubunda olmak freahlatiyor insani:)))herneyse o aksam cay aldigim hatun bana nereli oldugumu sormustu, bugun yine cay aldim, ve bugun yine nereli oldugumu sordu:)))cok komik herhalde tanimadi beni, yada taniyorda ingilizcesi cok iyi olmadigi icin illada benimle muhabbet olsun diye mi yapiyor bilmiyorum:))komikti iste!bugun bank account actim yine, kac aylardir erteliyorum aslinda acmamda lazim yen bi tane, hani islem uzun surecek diye gitmiyordum toplamda beklemelerde dahil 10 dakika kadar bir surede bitti....neymis hic bir isi gozunde buyutmeymis, simdi bu gazla yarin doktorada gitmem lazim, cunku neden? kolum da agri yayilmaya basladi resmen, korkuyorum insaallah cerrahi bir mudahaleye gerek kalmadan haplarla bisilerle tedavi olur...

Sunday, May 27, 2007

Hz. Eyüp Sultan’ın getirdiği bayrak dalgalanıyor

Hz. Eyüp Sultan’ın getirdiği bayrak dalgalanıyor

NECDET DERVİŞOĞLU
Müslüman Arapların İstanbul’u kuşatması sırasında şehit düşen Efendimiz’in (sas) mihmandarı Hz. Halid bin Zeyd Ebu Eyyüb el-Ensari’nin İstanbul’un fethinde çok büyük yeri vardır. O Efendimiz’in işareti gereği iki kez İstanbul’un fethi için Arabistan’dan İstanbul’a kadar gelmiştir.
Vefat edince de yine Efendimiz’in bir başka mucizevi işareti gereği naaşının Bizans surlarının en yakın yerine kadar taşınmasını, Müslüman askerlerinin ayaklarının altına defnedilmesini arzu etmiştir. Bu yerine getirilince Bizanslı komutan, “Ne kadar akılsızca bir iş yapıyorsunuz. Yarın siz kuşatmayı kaldırıp gittiğinizde büyüğünüzü köpeklere yem yapacağız!” deme cür’etinde bulunmuştu. Buna verilen cevapta “Arap yarımadasındaki Hıristiyanlar ve kiliselerin “akıbetinin” düşünülmesi gerektiği ihtar edilince Bizanslıların yelkenleri suya ermişti! Bu tehdide rağmen Bizanslılar Eyyüb Sultan hazretleri’nin kabrine zarar vermek bir yana kıtlık ve darlık zamanlarında himmetinden istifade için gelip mum yakmışlardır.

Hz. Halid’in (ra) mezarının yeri fetih sırasında Akşemsettin Hazretleri tarafından tayin edilince Fatih Sultan Mehmed, mezarı üzerine bir türbe yapılmasını emretti. Türbenin inşaatına 1453 yılında ve İstanbul kuşatmasının ilk günlerinde başlandı. Fatih’in yaptırdığı türbe daha sonraki dönemlerde çeşitli ilavelerle değişime uğramış; ancak esas türbe mekanı orijinal yerinde durmuştur. Fetihten sonra Hz. Halid’in kabri etrafında ilk olarak fetih şehitleri gömüldüler. Daha sonra başta devlet adamları olmak üzere Eyüp Sultan Hazretleri’ne yakın olmak isteyen milyonlarca İstanbullu buraya defnedildi. Padişahların kılıç kuşanma merasimleri burada, onun manevi huzurunda yerine getirildi. Ancak fetihten 554 sene sonra ne yazık ki, mezarlığın bulunduğu tepeye Eyüp Sultan Tepesi adı verilemiyor. Pier Loti adlı bir Fransız’ın adı tercih edilebiliyor. Oranın kabristana dönmesi merhum mihmandar-ı Nebi (sas) sayesinde gerçekleşmiş. 400 sene sonra birisi orada çay içti diye isim değişebiliyor. Bu da çok garip tabii ki. Eyyüb Sultan hazretleri’ne “alemdar-ı Resul (sas)” de deniyor. Ancak, onun hakkında mükemmel bir çalışmaya imza atmış bulunan merhum Hacı Cemal Öğüt, bu bilginin yanlış olduğunu kaynaklara dayanarak yazıyor. Hz. Halid, sadece “mihmandar” yani “ev sahibi, yol gösterici” idi diyor. Alemdarlığı ise diğer sahabelerle birlikte şu vesileyle olacak. Ve zaten milyonlarca İstanbulluyu onun etrafında toplayan sır da burada gizli: “Hz. Halid Ebu Eyyüb, yarın ahirette, aziz vatanımızın ruhu mesabesinde olan İstanbul’da ve bu diyarın civarında medfun bulunan ne kadar ehl-i tevhid varsa hepsinin alemdarı olacağı şüphesizdir. Efendimiz (sas) buyurmuşlardır ki: Benim ashabımdan bir kimse, herhangi bir memlekette vefat ederse, şüphe edilmez ki, o memleket halkından ne kadar ehl-i iman olarak vefat eden kimseler varsa yarın kıyamet gününde o halkın önünde, nuruyla ortalığı aydınlatarak ve onların önlerine düşerek yedecek ve hepsini biiznillah, Cennât-i aliyata şefaatiyle idhal edecektir.” (Eyyûb Sultan, H. C. Öğüt, shf: 130. Timaş, 1998)*

Thursday, May 24, 2007

from zuhalyalcin hide details May 1


g>
>
>Bu ankete aninda yanit veren AKP yandaslari, Abdullah GUL'un adayligini
>desteklediklerine iliskin oy oranini % 61 e yukseltmisler. Haberiniz olsun.
> Sonucta, sanki Turkiyenin % 61 i destekliyormus gibi anlasilabilir. Haydi
>gayret dostlar. Linki tiklayiverin lutfen. Sonra da bu adresi kendi e-posta
>adreslerinize iletmekten kacinmayiniz. Tesekkurler.
(bu kiimda gecen linki vermiyorum, olaki yanlislikla hayir oyu vermis olunur diye)
>

Bu Zuhalhanimdan kizim adina actigim email accountuna gelen emaildir...Hakikaten coook sasirdim, hani politika yapmak degil niyetim, ve Allah biliyor politikyida sevmiyorum, ama ben yurtdisinda yasadigim halde, sadece ulkemi yoneten politikaclarin onulu politikalariyla ulkemin nasil itibarla anildigina sahitken, sanatci duyarliligina sahip birinin boyle bir emaili gonderen kisi olduguna inanamiyorum, inanmakta istemiyorum...

Efendim lutfen cikarin at gozluklerinizi, yahu bu ulkeye bu insanlar hizmetten baska ne yapti, yeseler icseler gunlerini gun edip, akraba-i talukat,butun yakin es dost, cardakcilarini zengin etseler belkide, hatta hatta belkide degil cok sevilirlerdi...Biz Osmanli torunuyuz efendim, suan dunyada bir itibarimiz varsa buda Osmanli'dan geliyor, bizim dedelerimiz dini butun insanlardi, simdi bugun bu politika yapanlar ayrica namaz kliyor, esleri ortulu diye ne degisiyor anlamiyorum!!!!yahu ben ortulu olunca size ne zararim dokunuyor!!!!yillardir nedir bu onyargi, nedir paylasilamayan, hepimiz ulkemiz icin var degilmiyiz, her yaptigimiz iste ulkemizi iyi temsil edelim dusuncesini tasiyor degilmiyiz?lutfen artik kirin su onyargilari, siz insansaniz biz baska bir varlik degiliz basortusu taktigimiz icin, uyanin efendim uyanin artik!!!Allah izan,s elamet versin hepimize!!!!
Dun elektrik carpiyordu, daha dogrusu carpti, sanirim burda elektriklerin voltaji dusuk oldugu icin elidme yanma ve sarsilma vede sizlama olarak hissettim sadece:)iste dikkatsizlik ve acelecilik bir de bir hata ve gunaha kefaret diyelim ins...sac kurutma makinesi herzaman prize taktigimda onunla butunlesir bir hal alir, bu seferde aynisi oldu, cabuk cabuk cikaricam ya illa ordan oraya kosturma haliyle, cektim prizden baktim gelmiyor, soyle alttan tutayim dedim, bir akim hisettmemle Allah nidasiyla elimi cekmem bir oldu:)resmen elimin ustunde tam ordada toplandi kisa surelide olsa aldigim akim ve yanma hissi oldu, bi sure kizarik kaldi ama bugun gecmisti hamdolsun...Sonra kolumda tam bilegin ele bitistigi noktada bir sertlik farkettim gecn gun, googleladim, sanirim kemikler arasindaki sivinin iltihap kapip kistlesmis halde derinin altnda kemiklerin ve damarlarin arasinda sertlesmesinden mutesekkil bisi.. zaten iki sene once bileklerimde bi agri sozkonusu olmus, dokto kas gevsetici vermis, anneminde uc ay bizimle kalmasi ve benim ev islerinden uzak kalmam ve sonraki donemide genis insan moidunda gecirmm sifaye vesile olmus yasadigim agri hafflemis ve bi sure sonra iyilesmisti, ama su bir-iki ayi oyle yogun yasiyorumki, dersler yogun ben yogun, ev yogun hersey yogun gidiyor, evde zaten oturdugum dakikalar sinirli en cok oturdugum zaman dilimi aksam esimle bir saatlik bilemedin bir bucuk saatlik film izlerken oluyor,usengec kari-koca olaraktan dolduruyoruz termosa cayi ve oyle iciyoruz, tatli tuzlu cay yaninda gidecek her bisiyimizide onumuze diziyoruz hani kalkmayalim bir daha...simdi suan cumleleri yazarken ne buyuk nimet icindeyiz dusuncesi gecti aklimdan...hamdolsun Rabbim verdigin her turlu nimet icin halbuki oylede nankor olabiliyoruzki zaman zaman, insan zaten nedense maddi anlamda hep kendinden daha iyi konumdakilere bakip daha fazlasini istemekte,manevi anlamda kendinden daha yetersiz bulduklarina bakip teselli etmekte, bende sanirim biraz oyleyim, bazen dusunuyorum, uzuluyorum , mesela bugun bir arkadasima gittim taksi cagirmistim, taksici yaslica bir adam belki 70 kusur yasinda, belkide daha genc ama belliki sigara kullanan bir tip, belki o onu biraz daha cokmus gosterdi, oyle cok uzuldumki, bir omur gecmis oyle beyhude iman sahibide degil buyuk ihitmal cunku rus asilliydi, kalben oyle muteessir oldumki anlatamam, sonra gittimiz cadde uzerinde banklar kondurulmus agaclik golgesinde yerler var, burdada ihtiyar muhtemelende yahudi olan amcalar stranc gibi bisi oynuyor, onlarada icim burkularak baktim...Allahim dedim ne guzel bir nimet iman, bizim musluman yaslilarimiz ne guzel, ne guzeldir ibadetleri, ne guzldir namaz sonrasi muhabbetleri, ne guzeldir vakitlerini gecirme adina yaptiklari ibadetleri, kendimide teselli ettim anlayacaginiz, Rabbim ins istikametinde sabit kilsin, kildigimiz namazim bile ne buyuk nimet geldi bana, belki gunde bir saatimi anca alan bir ibadet ama ne guzel bir huzur verdi icime, ins hic degilse gunumde bos gecirmedigim bir zaman dilimi vermis Allahim, iyiki nasip etmis bu nimeti,Rabbim biz Sensiz birakma, bize dertszi hastaliklar verme Rabbim, verdigin hastalkiginda Sifasii verecek ancak Sensin, Sen onu bizden almadikc o bizden uzaklasacak degildir, Sen verdigin hastalgiida bize hayirli kil, Sana daha cok yaklasmamiza vesile kils, Bizi Sensiz, Sevginsiz, Merhametinden uzak birakma Allahim...

Tuesday, May 22, 2007

Cok uzgunum....Ankara'da o bombayi patlatan yada patlatanlar insan olamaz...ete kemige burunmus caniler...olen 6 kisi densede acisi binlerin, milyonlarin yureginde fakat hani bizler unutucaz belki bi sure sonra ama ailelerin yureklerinde yillarca hic atesi bitmeyen bir kor olarak kalacak...Rabim sabr-i cemil ver ailelerine, bizlerede selamet...

Bir ayeti Kudsiydi yanilmiyorsam

"Allah bu dunyaya bir sinegin kanadi kadar deger vermis olsaydi icinde hic bir kafiri barindirmazdi"

Imtihan dunyasi, olenler ins Rablerine kavustu ins Cennetler, ya bunu yapn ada yapanlar,iste onlar icin yasasin Cehennem diyorum!!!!!

Hani moda ya!

Hani modaya her agzi olanin ulkenin suan icinde bulundugu durum vede konumla ilgili yada ilgisiz laflar etmesi:)bende katilayim yahu bu kervana iki tane ozlu olabilecek nitelikte cumle dizisiyle:)Ailem dergisinden alintidir:)

"Bir devlet; zeki, kuvvetli, inancli ve dinamik fertlerle temsil edildigi olcude guclu ve istikrarli, dolayisiyla da talihl sayilir."

"Bir toplumun dirlik ve duzeni, yani Ilahi tevfikin onlarla beraber olmasi, ancak ve ancak o toplum fert ve hiziplerinin anlasip uzlasmalarina, hic olmazsa birbirleriyle sulh olup ihtilafa dusmemelerine baglidir."

Wednesday, May 16, 2007

dusunce

P.tesi gunu okul cikisi Manhattan'dan donuyorduk. Aksamlari nasi guzel vede isiltili duruyor manhattan:) esimle nekadar hos gorundugunden dem vurup hatta manhattandami yasasak acaba, kiralar nekadar ucuktur muhabbeti yaptik:)cok surmedi bu muhabbetimiz daha sonra ,butun burdaki binalar bizim olsa olum gercegini engelleyemiyecegimizi dusuncesine kaydi:)...hayat iste oyle birsey! belki insan istedigi herseye sahip oluyor ama hep baska baska sorunlar oluyor,arti bu dunyada edindigi maddi seyleride beraberinde getiremiyor obur aleme, belki bekledigi istedigi gibi sefasinida suremiyor bu varligin dunyada...ama halbuki hani dunyalik edinme azmi ulvi bir amac icin olsa, hani bu edinilen seyler Allah icin O'nun razi oldugu sekilde harcansa ne baki lezzetler verecek emanetci olan icin kimbilir.Cogu zaman kendimize bir esya daha fazla alma kaygisiyla ve senede bir kez verdigimiz cimri zekati 40'da birle iktifa ediyoruz. Bazen anca gecimimizi saglayacak, kendi luxlerimizi karsilayacak kadar var diyip belki hayir hasenattan elimizi etegimizi cekiyoruz.Halbuki varlikli olanin hani Allah icin harcamasinda bir engelin olamadigini dusunsekte, Allah icin vermedeki sirrin, varligi olan herzaman verir, maslahat yokkende, yada az varkende verebilmektir!oldugunu dusunmuyoruz!Sonsuz zenginlik hazinelerinin sahibi, bizi insanlara muhtac etme bize katindan hayirli ve bereketli kazanclar ihsan eyle(amin)

Sunday, May 13, 2007

Ana başa taç imiş,
Her derde ilâç imiş,
Bir evlât pîr olsa da,
Anaya muhtaç imiş.


Tum annelerin, anne adaylarinin ve anne kadar yuregi engin ve derin olanlarin gunu kutlu olsun!
Dun American Cultural History dersim vardi, hocanin sahsiyetinin kalitesizligini daha onceki derslerde siniftaki ozellikle ukraynali ve romanyali kizlara yaptigi asagilik espirilerden biliyordum ama bu kadarda seviyesiz olacagini tahmin etmezdim...Dun ders arasi verdi, cunku bayilacaktik artik, o kadar sIkIciydiki...herneyse ben sinifta kalip esimle telefon gorusmesi yaptim, hocada siniftaydi, ben konusrken surekli bi sekilde beni izledi, anlamadim, neden boyle yaptigini ilginc bi sekilde bakiyor, neyse telefon gorusmesini bitirdim, dedim dersmi basladi, yoksa konustugum dilimi anlamaya calisiyorsunuz! cevap aynen soyle goruntu cok tuhaf geldi, hemen bi onumdeki sandalyede oturan romanyali arkadasimla bakakaldik birbirimize, dedim ne demek istedigini anladinmi, bosver takma dedi, ama ben takmazmiyim? takarim!!!pardon ne demek istediniz anlayamadim dedim, sustu, tekrar sordum, ne demek istediginiz anlayamadim, tekrar edermisiniz dedim!bunun uzerine sadece benim yuzyillar oncesine ait olan bir seyi yani basortusunu takip tekonolojik bir gelismenin urunu olan cep telefonuyla gorusmem cok ilginc gelmis, pardon anlayamadim bu mantigi dedim, cunku yuzyillar oncesine ait oldugunu soylediginiz sey dini bir inanctan dolayi taktigim basortusudur dedim, hemen ozur dileyip aaa sakin bunu sahsina bi hakaret kabul etme, yoksa ben israilde iste bilmem ne city'de yasayan cok dindar yahudileride iste dindarliklarin sembolu kiyafetlerinin icinde cep telefonuyla gorusurken gordugumde de ayni seyi hissediyorum(ki eminim ki hissetmiyor!!!) dedim yaklasiminiz cok tuhaf bence, yoksa giydigim yada kullandigim seyin bir tuhafligi yok, oyle cok asabim bolzudki anlatamam, ama bu seviyesiz birde capli bir yahudi olup, o capiyle benim basortume laf edebildi ya, hemen ustte son yazdigim cumlesinin ardindan, Turkiye'deki laik ve anti laik tartismasini ve Turkiyede universitelere basortulu girilememesini, ve suan Turkiyede olaylarin temelinin Ataturkle basladigini soyledi ya!!!!!!bunu bana kesinlikle kasitli yapti dedirtti!!!dedim ne karistiriyorsunuz Ataturku bu ise, Ataturk degil media ve bazi insanlar yapiyor laik- laik degil tartismasini, yada universitelere basortulu girilemez tartismasini ve uygulamasini...ve hemen ardindan dalga gecer gibi, bana dedi cok gulunc geliyor, bir cumhurbaskani adayanin esi basortusu takiyormu dindar bir muslumanmis diye bu kadar firtina koparilmasi!!!! ne denilebilirki! bu seviyesiz yahudinin diline dusurenler utansin ulkemi!!!!ulkemin icsel sorunlarini ki soru olamayacak seyleri bile kocaman sorunmus gibi gosterip sokaklara dokulen bunu da dunya kamuoyuna haber diye sunanlara yaziklar olsun ne denilebilirki, o kadarda birlik beraberlik halinde olmamiz gereken bir dondeyken, bize bizden baska dostumuz yokken, neden birbirimize karsi bu kadar hosgorusuz ve saygisiz oldgumuzu, neden degerlermize sahip cikamadigimizi anlayamiyorum!!!!!Allah sonumuzu hayretsin, guzel yurdumun guzel ve saf kalpli insanina izan ve selamet versin!!!!

Monday, May 07, 2007

"Günah nifakla aynı cinsten olduğu için kalbinde nifak kırıntıları bulunanlar günahlardan rahatsız olmazlar; masiyetin gönülde burkuntu hasıl etmesi mü’minlik alâmetidir."

"Rabbim! Bilinen bir insan olmayı değil, bilinmesem de Sen’i çok iyi bilen bir insan olmayı arzu ediyorum. "

"Yalanin zerresiyle dine hizmet edilmez"*

Thursday, May 03, 2007

Dua

Yuce Allah(cc) bir hadis-i kudside soyle buyuruyor

"Kulumun bana en sevimli gelen ibadeti, Beni anlatmasi ve benim namimla nasihat etmesidir"


bu hadis-i kudsiyi okudugumda aklima Tesekkur Ederim Allah'im CD'sinde sanirim CD'nin ismini tasiyan parcada konusma niteliginde gecen bir cumleyi hatirlatti

"Dedem dediki, biz Allah'i nekadar cok seversek ,isimlerini ogrenir ve anlatirsak, Allah'da bizi sever ve insanlara sevdirir"

Rabbim seni bilmeyi, seni bilmeyenlere bildirmeyi nasip et bizlere, bizi sensiz birakma Rabbim!Bize haram duyurma, harama el surdurme, harama gidirme ve haram isletme.(amin ins)



Bugun bir tanidigim TV'de gordugu bir hadiseden bahsetti, goruntu Filistinden, ve daha 14-15 yasinda bir cocuk, gozleri baglanmis, silahlarla itile kakila askeri bir arabaya binerken onu o arada belki son kez opup koklaymaya calisan bir anneye ait!!!!Zalim dunyanin gozunun icine soka soka zulmunu yapiyor!Rabbim islah eyle, islah olmazlarsa kahru perisan et!!!!Bugun bu sahneyi gormedigm halde aklimdan cikmiyor!!!lutfen bu yaziyi okuyan herkes bende dahi unutmayalim zalimin zulmu altinda ezilen musluman kardeslerimizi dualarimizda!!!

Tuesday, May 01, 2007

Ebe-Sobe

Eminecim oncelikle tesekkur ederim, dun aksam bahsettigin uzre uc gunu gecirmemek icin bi firsat bulup yazayim istedim:)


Ilk tarifim beni taniyanlar tarafinda artik ozlestirildigim pastalardan bir tane:)hep pandispanya yapip degisik kremalar kullaniyorum cok ayrintiya girmiyorum ve bu pastayida Ahimsa'ya gonderiyorum:)ve Gecikmelide olsa gecmis olsun diyorum:(






Ikinci tarifim tabiki turkish tea olmayacak hemen yaninda duran kalpli kurabiyeler, yillardir yapip hic bir zaman hayal kirikigna ugramadigim bir lezzet olculeri tartilan edien cinsten bununda cok ayrintisina girmeden sadece ikram faslina gecip, Sekercik Dilaranur'un annesi Ceyda'ya gidiyor:) KUAYBECIM! gecikmeden dolayi ozur dilerim, okul dersler anca bir firsat buldum, Kurabiyenin asil olcleri sunlar;350 gr. tereyagi yada margarin, 200 gr pudra sekeri, 170 gr tumurta beyazi, 500 gr. un, 70 gr.nisasta, 100gr herhangi bir mamelar, 100 gr'da cikolata. Bu olculerle yapildiginda sIkma tobasindan sIkilacak kivamda oluyor, ama ben bu olculeri yaklasik yariya indirim, birde olcum degerleri yakin olacak adte vede sayiya dusurdum, cunku surekli bisileri tartmaktan hoslanmiyorum:))benim kullandigim olculer su, 2 stick terayagi(1 tanesi 113gr, ikisi 226 gr.ediyor:))iki yumurta aki, bir su bardagi pudrasekeri, bir cay pardagindan biraz az nisasta, ve yaklasik 3 bardak kadar un, birde ben tariften farkli olarak cok az olsada kabartmatozu ve brde vanilya katiyorum:) yumusak bir hamur oluyor(buarada asil tarifi cikartabilene ask olsun, kendimce olculer tutturup yeni bir tarif cikarmis kadar oldum:) ama asil tarifinden esinlenerek bu cikti ortaya vede lezzetler cok benzer:))), ben bu hamuru tezgahimin ustunde acip sekiller veriyorum, yagli kgit serili tepsi dememe gerek varmi bilmiyorum ama diyorum:)iste oyle bir tepsiye koyup 175 derece de pisiriyorum( emin degilim dereceden cunku 350 F sanirim 175 dereceye tekabul ediyor)cok kizarmiyor beyaz kaliyor, firindan cikan vede soguyan kurabiyelerin arasina marmelat surup yapistiroyorum, 100 gr cikolata eritilip sos hazirlaniyor ama ben 100 gr cikolatayi 100 gr, heavy cream'i kaynatip cikolatalarin sutune dokup eritip daha sonra dolapta bekletiyorum ve oylece olusan cikolata sosa batirip daha sonrada bademdir, cevizdi, hindistancevizidir ne varsa ona batirip servis tabagina diziyorum, sonrada afiyetle yiyorum vede yiyouz:)))bast kuaybecim sana vde yapanlara afiyet olsun:)










Kayinvalidemin degisik versiyonlarini yaptigi bana ogrettigi ve daha ziyade patatesli ve sosisli versiyonlarini bolca yaptigm cok lezzetli muska boreginide Sevgili Ayse'ye gonderiyorum:))






Herzamankinden farkli olarak bu ikramlari ardinda bir murat var efendim o da bu ebe-sobe isine devam etmektir:))yani ikramlari alan arkadaslar soz sizde diyorum:)Buarada tarfileri isterseniz daha sonra gecerim arkadaslar:)
-Daha once yasadiginiz uc sehir?
Istanbul, cok kisa bir sure Canakkale, Sonrasinda Virginia eyaletinin iki yakin sehrinde, suan da NY'da:)
-Tatil icin gittiginiz uc yer?
Tatil icin dusununce aslinda Turkiyede ve de Amerikada bi cok yere gitmisim:)) Bunlardan sadece bir kaci,memleketimiz Kastamonu-catalzeytine cok giderdik her yaz, sonra civar sehirlere:)Canakkale'de gittigim yerler var mesela bi tanesi Ayazmaga'ydi yanilmiyorsam ismi hos guzel bi yerdi.Virginia Norfolk, yine VA'da bi cok yer vardir gidilecek piknik vede hiking icin ornegin gidilebilecek bir yer mesela Greate Falls,tarihi eser denilebilecek degerde bisi olmadigi icin bu ulkede, uyduuktan muzeleri ve tarihi yerleri var:) Chicago-Wisconsin, Madison, baska bi cok yere gitmisim amerika icinde ama sehirse turlardi, bazilari cokda gezmeye gormeye degecek yerler degildi, mesela Atlanta'ya gittigimizde bir CNN binasini gormustum, birde olimpiyatlarin oldugu stadi baska cok da kaydadeger bisi yoktu, baska bi kac eyalet dahavar oyle gordugum:)ama saydiklarim guzel olanlardan bi kisimdi,ama neresini tavsiye edebilirim bilmiyorum:)aslinda dunya gezilip gorulmeli yahu:)
-Yasamak Istediginiz uc sehir?
Istanbul'u coook seviyorum, hayatsal bir cok bagim orda. Zaman zaman aileden uzak yasamanin zorluklarini ceksekte burda yani NY yasamida seviyorum, ama sanirim bir avrupa ulkesindede yasamak isterim, ama neresi bilmiyorum:)
-Suanki meleginiz?
Ogrenciyim computer science bolumu son sinifta!vede en onemlisi anneyim:)
-Dunya'ya yeniden gelseydiniz hangi meslegi secerdiniz?
Oncesinde Biyoloji okudum ama mezun olmadim, yarim biyalog sayilirim seviyordum aslinda, suan Computer Science son siniftayim, ama Ekonomi okumak isterdim, her nasilsa bu bolume kaydim, halada anlamis degilim!!!kimbilir belki ekonomide okurum:)
-Kesinlikle yapamam dediginiz meslek?
Doktor olamazdim sanirim, cunku kan fena yapiyor beni, birde sanirim kaptan , rallici gibi bisi olamazdim, derin sular korkutur,arabayida hizli kullanmam, hizli kullanilmasindan da rahatsiz olurum!
-Yasam felsefenizi olusturan sozlerden biri?
Kendin icin istemedigini baskasi icinde istememe!
Mu'min elinden, dilinden emin olunan kimsedir!
-Bir kitaptan alinma cok sevdiginiz cumle yada bolum?
Gecenin bir nur vaktinde aklima gelmiyor ama gelince yazarim ins:)
-Cok sevdiginiz bir siirin parcasi?
Olum guzel sey, budur perde ardindan haber
Hic guzel olmasaydi olurmuydu Peygamber!
_______________________________
Su iner yokuslardan hep basamak basamak
Benimse alin yazim yokuslarda susamak...
bu misralar Necip Fazil'in farkli iki siirinden geldi aklima aslinda siirleri cok severim, siir defterleri tutmuslugum siirler yazmisligim vardir zamaninda:)simdi yaslandik hafiza zayifladi oyle oluncada her begendigim yada sevdigi siiri hatiryamiyorum:)zaman zaman beyin doluluguda diyebiliriz buna:)