Edit: Mimlemeyi unutmusum ben:)Sena ve Bera'nin seker anneleri Ozlemcim ve harika esarplarin adresi Victoracim fotograflari bekliyorum:)
Tuesday, March 02, 2010
MIM
Edit: Mimlemeyi unutmusum ben:)Sena ve Bera'nin seker anneleri Ozlemcim ve harika esarplarin adresi Victoracim fotograflari bekliyorum:)
Monday, March 01, 2010
dert?
Haftasonu ordan oraya giderken biraz okudum kitabimi, hala arabada, gun icinde bir inip alamadim.Usengeclik,tembellik,simdide uyuyamiyorum...
Gunler su oldu akip gidiyor demistim ya hala devam ediyor po hizda gurul gurul akmaya..
Haftasonu kardesler,anneler,babalar birlikteydik,guzel gecti gecmesine de, Asaf Ihsan yorgunlugumda bir hayli ustumde,ailede halime acimayan yok, herkes kiyisindan kosesinden tutuyor isin ama cooook hareketli,hepimizi en cokda beni yoruyor...Bilemiyorum halimiz ne olacak boyle...
Su siralar evin tullerine taktim, begenmiyorum, aslinda soyle soyliyim yatak odasininkini ozellikle begenmiyorum. tulcuyede uyuz oluyorum. Ucuz ucuz ama guzel guzel tuller gordukce sinirim iyice tepeme firliyor, millet yari paraya ne tuller ne modeller yaptirmis,biz duz duz tullere,puffff neyse...
Bugun temizlikde cok derine inmeyecektim,ama dayanamadim,yine ortaligi kaldirdim,birde ustune baska bir suru is, kucuk kimyon kavanozunu dokulmesi mutfak temizligim,oglanin yikanmasi...hatirlaken yoruluyorum...
Saat bakiyorum,salon icin benim begendiklerimi esim begenmiyor,onunkileri ben,salona aldigimiz saat yatak odasi saati gibi. Begendigim bir tane var netten, onunda fiyati yuksekmis,bana kalsa alicamda....Saatciler carsisi falan yokmu acaba, nerden bulunur,nerden bakilir cesit cesit guzel saatler?
Dunyanin binbir derdi icinde dertlerimi yazarken utaniyorum,ama yazmayyincada rahatlayamiyorum, bu benimterapi yontemim:)
Gunler su oldu akip gidiyor demistim ya hala devam ediyor po hizda gurul gurul akmaya..
Haftasonu kardesler,anneler,babalar birlikteydik,guzel gecti gecmesine de, Asaf Ihsan yorgunlugumda bir hayli ustumde,ailede halime acimayan yok, herkes kiyisindan kosesinden tutuyor isin ama cooook hareketli,hepimizi en cokda beni yoruyor...Bilemiyorum halimiz ne olacak boyle...
Su siralar evin tullerine taktim, begenmiyorum, aslinda soyle soyliyim yatak odasininkini ozellikle begenmiyorum. tulcuyede uyuz oluyorum. Ucuz ucuz ama guzel guzel tuller gordukce sinirim iyice tepeme firliyor, millet yari paraya ne tuller ne modeller yaptirmis,biz duz duz tullere,puffff neyse...
Bugun temizlikde cok derine inmeyecektim,ama dayanamadim,yine ortaligi kaldirdim,birde ustune baska bir suru is, kucuk kimyon kavanozunu dokulmesi mutfak temizligim,oglanin yikanmasi...hatirlaken yoruluyorum...
Saat bakiyorum,salon icin benim begendiklerimi esim begenmiyor,onunkileri ben,salona aldigimiz saat yatak odasi saati gibi. Begendigim bir tane var netten, onunda fiyati yuksekmis,bana kalsa alicamda....Saatciler carsisi falan yokmu acaba, nerden bulunur,nerden bakilir cesit cesit guzel saatler?
Dunyanin binbir derdi icinde dertlerimi yazarken utaniyorum,ama yazmayyincada rahatlayamiyorum, bu benimterapi yontemim:)
Friday, February 26, 2010
"Üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için:
Bir: Kelimeler.
İki: Aşk.
Üç: Annelik duygusu
Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva''ya kaldı.
Ama aşk çok ağırdı.
İkisinin de, aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. Yarısın......ı Adem sırtlandı, aşkın yarısı Havva''ya kaldı.
Öyle sert düştüler ki dünyaya, bu fenaya, Adem''in dizlerinin bağı çözüldü, ciğerleri yandı. Nutku tutuldu. Üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu. Sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.
Aşk? Daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. Kabına sığmamıştı. Bir yarısı yollarda kayboldu. Getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.
O gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu.
Annelik duygusu?
Havva''nın cennet duygusu.Gönül evinde, kadın bedeninde, tastamam duruyordu.
NAZAN BEKİROĞLU"
*
Bir: Kelimeler.
İki: Aşk.
Üç: Annelik duygusu
Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva''ya kaldı.
Ama aşk çok ağırdı.
İkisinin de, aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. Yarısın......ı Adem sırtlandı, aşkın yarısı Havva''ya kaldı.
Öyle sert düştüler ki dünyaya, bu fenaya, Adem''in dizlerinin bağı çözüldü, ciğerleri yandı. Nutku tutuldu. Üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu. Sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.
Aşk? Daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. Kabına sığmamıştı. Bir yarısı yollarda kayboldu. Getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.
O gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu.
Annelik duygusu?
Havva''nın cennet duygusu.Gönül evinde, kadın bedeninde, tastamam duruyordu.
NAZAN BEKİROĞLU"
*
Bir Kandilin Ardindan...
Aslinda kandil oncesi sorulmasi gereken bir soru geldi aklima"sizin oralarda kandil gunu neler yapillir?" Bazi yerlerde hamur kizartilip dagitilir, bazi yerlerde helva yapilir. Ornegin bizim oralarda irmik helvasi yapilir ve komsulara dagitilir hayir niyetine. NY'daki ilk yillarimizda yasadigimiz binada Turk aile ve ogrenci coktu. Oyle olunca ben yeni evliykende, aileden gordugum bu kandil gelenegini vatandan uzakda gerceklestirebilmistim. Dunde yeni evimizde ilk kandilimizdi. Niyetimde olmasina ragmen cok da enerjim yoktu helva yapip dagitmaya. Hayir islerin muzur manileri olur dusturunca koyuldum ise. Bizim kattaki komsularima ve nezamandir tanismayi dusundugum alt kat komsuma da ikramettim. Onlar memnun ben memnun:)
Bu adetler kucucuk minicik,hatta bazilari icin gereksiz gibi gorulsede, ben bizi biz yapan bu minicik seyleri cok seviyorum. Istiyorumki kizim benden bunlari gorsun ve ileride bunlari uygulasin.Unutulmasin, toz tutmasin bu guzelliklerin ustu.
Kandil hediyesi, esim A.Aslihan'a puzzle almis, oglanada cool bir araba:) bende Aslihan'a kandil niyetine degil ama disi dustugu icin dis hediyesi oyuncak bir gitar aldim. Cocuklar icin harika bir gun oldugunu soylemeliyim. Kandil farkini yasatmis olduk onlara...
Bu adetler kucucuk minicik,hatta bazilari icin gereksiz gibi gorulsede, ben bizi biz yapan bu minicik seyleri cok seviyorum. Istiyorumki kizim benden bunlari gorsun ve ileride bunlari uygulasin.Unutulmasin, toz tutmasin bu guzelliklerin ustu.
Kandil hediyesi, esim A.Aslihan'a puzzle almis, oglanada cool bir araba:) bende Aslihan'a kandil niyetine degil ama disi dustugu icin dis hediyesi oyuncak bir gitar aldim. Cocuklar icin harika bir gun oldugunu soylemeliyim. Kandil farkini yasatmis olduk onlara...
Thursday, February 25, 2010
Wednesday, February 24, 2010
...
Gecenin bir yarisi uyandim. Ruyamda kurabiyeler ucusuyordu,ben bisiler yiyordum. Dun misafirlerim vardi ve ben butun gun sakin sakin yavas yavas yiyemedim(buarada cok yavas yerim ben,yavas yemezsem doydugumu anlamam) oyle oluncada bol yemeli ruya gordum:P Birde ruyamda zayif kalmanin sirrini veriyordum:P Dun misarfirlerim icin ;mercimek corbasi, kagit kebab,icli kofte-bu tarifi Seyma'dan aldim,bayildim,iki gundur icli kofte yapiyorum:))-pilav,kabakli yogurt salatasi, lahana kavurmasi,salata,firin sutlac ve bir onceki postun tatlisi yaptim. Yarin, aslinda bugun demeliyim komsum oglu icin mevlid okutturacakmis. Oglumla rahat edemeyecegimi bile bilede gitmek istemiyorum ama yarin kandil oldugu icin gidebilirim. Hatta bir kandil klasigi irmik helvasi ve kandil simitide yapabilirim.
Kandiliniz simdiden mubarek olsun!
Kandiliniz simdiden mubarek olsun!
Sunday, February 21, 2010
Gecen postun tatlisi ve Bean Burger.
Bu haftasonu yine pek hizli gecti. Ilk defa Turkiye'de Burger King'de yedim. NY'daykende sadece Sundae pie'lardan almak icin ugradigimiz bir yerdi. Ordayken hic duymadim ama Turkiye'deki Burger'larda Bean Burger oldugunu duyunca bu haftasonu denemek icin solugu Burger'da aldik. Pek tabi ailedeki tek vejeteryan ben oldugumdan deneyende ben oluyorum. Gercekden guzeldi. Disarida Kasarli Pide, peymacun, firin makarna, Ispanakli Pide seceneklerimin yanina birde Bean Burger eklendi sukur. Buarada bugunden suphesiz en keyif alan kizimdi, biz o yerken esimle bakisip durduk. Disarida yedigimiz her zaman oldugu gibi sasirip kaldik:) Bizim icin Bean Burger bahane kizima disarida yemek keyfini yasatmak sahane oldu:P Onceden aramizda esprisi konusuydu, "Aslihan paketlenmis seyleri yer" olusu:P
Friday, February 19, 2010
Satranc!
Kizimin bir onceki gittigi anaokul da stranc gibi bir aktivite dersi yoktu. Burdada yaklasik 1.5aydir oynuyor. Babasi gecenler,"satranc nasi bir oyun "diye sordugunda;
-Babacim bak, beyaz taslar siyah taslari yeniyor, bazenleride siyah taslar beyaz taslari yeniyor,kimin kazandigi tasi fazlaysa o oyunu kazaniyor!
-Peki sen hic kazandin mi?
-yok,ben cok basarili degilim,ama bir kere Kaan'la oynarken Kaan beni yendi ama sonra ben onu yenmistim.
-himm Kaan bilerek yeniliyor olmasin!
:)))))ben burda koptum,her kiz babasi gibi illla isi muziplige vuracak!
-Babacim bak, beyaz taslar siyah taslari yeniyor, bazenleride siyah taslar beyaz taslari yeniyor,kimin kazandigi tasi fazlaysa o oyunu kazaniyor!
-Peki sen hic kazandin mi?
-yok,ben cok basarili degilim,ama bir kere Kaan'la oynarken Kaan beni yendi ama sonra ben onu yenmistim.
-himm Kaan bilerek yeniliyor olmasin!
:)))))ben burda koptum,her kiz babasi gibi illla isi muziplige vuracak!
Esimin tarafindan buyuk teyzemiz bize ev hediyesi bu cay makinasini almis. Aslinda onceden biliyordum boyle birsey alacagini. Kayinvalidem soylemisti. "Hic gerek yok anne, ben onlari pek sevmiyorum mutfakda kalabalik"diyecektim ki Allah'dan dememisim:P Bana kalsa almazdim bu harika seyden de mahrum kalabilirdim. Iyiki almis,sagolsun varolsun:) Dusundugumun otesinde pek kullanisli, kesinlikle bir mutfakda olmali!Mutfakdaki her birseylede uyumlu oldu rengi, oyle oluncada daha bi cok sevdim dogrusu:)))
Wednesday, February 17, 2010
Gecen hafta ve bu hafta misafirlerime yapmistim. Ancak bu kadarini goruntuleyebildim, cunku ben misafirim geldikden sonra masayi fotograflamakdan cok cekinir hatta utanirim:)Yanda duran cikolatali sey cok aam cok guzeldi, fakat yaptikdan iki gun sonra dolapda kalan tek dilimi ne esim ne ben yedik, baska bisiler yedik belki ona sira gelmedi bilmiyorum, artik baktim ustu sertlesmeye basliyor yiyimde bitsin dedigim anda fotografinida cekeyim goruntu kotu olsada hic degilse nasi bisi olur fikir olsun diye dusundum.Tariflerin hepsini tek tek yazamasamda insaallah vakit buldugumda cikolatali olani yazacagim, buarada kahvalti masasi misafir masasi degildi:P
Thursday, February 11, 2010
Elma sen ne guzel seysin:P
Fotograf makinem dun geldi,bende bugun fotograf cekmeye basladim:P Gec bir sabah kahvaltisinin ardindan dun yaptigim tatlidan yiyorum. Pek bir albenisiz, ama pek guzel bir tarif. Tamamen uydurma diyemeyecegim,cunku esinlenme var bir yerlerden ama ben biraz daha hatta birazdan daha fazla farkli yaptim:) Gecen hafta annemler gelirken bir suru meyve getirmisler,bizde evde varolan meyvelere ek bir suru almistik. Oyle olunca evin her yanindan meyveler fiskiriyor:P Bari elmalari azaltiyimdiye dusundum ve bu tatli geldi aklima. Her birseyi goz karari. Elmali kurabiyenin ic malzemesiyle ayni yapilisi. Elmalari rendele,uzerine bolca tozsekeri ve tarcin pisir. Sonrada ceviz ilave et.Olay budur:P Hazirlanan harcin bir kismini, sute batirilip cikarilmak suretiyle islatilmis ve borcama dizilmis petit bourre(boyle mi yaziliyordu?) biskuvilerin uzerine yayiyozu. Ikinci asama ayni ilk asamada oldugu gibi,son kisimda biskuvi asamasi sabit,bu kez hazir dolgu kremasini bir dakika cirpip uzerine koyuyoruz. En son buzdolabinda biraz sogumasini bekliyoruz,sonrada dilimdilim yiyoruz:P Pek hafif pek leziz birsey. Bizde malum elmalar cok olunca elma katmanlari pek bir kalin olmus,siz daha makul daha olculu yaparsiniz,ama biz boylesinide sevdik:)
Monday, February 08, 2010
Haftasonu,alisveris...

Haftasonu Ikea'daydik. Yukaridaki kavanozdan aldim. Uzunlarini seker,un ve pirincle doldurdum.Kisalarida bakliyatlar icin. NY'daykende bunlardan kullanirdim,cok kullanisli oldugu icin yine mutfagi bunlarla doldurdum. Baska kavonozlarimda var ama bunlarin yeri baska:)
Tabi Ikea'ya demisken restoran bolumunude tavsiye etmeden olmaz. Biz cok begeniyoruz,hele yemekden sonra sadece bir fincanina para odeyip sinirsiz cay-kahve icmek gibi keyiflisi yok:P resmen caya doyup oyle kalkiyorum, benim en buyuk sIkIntimdir. Disarida yemek yerim ama cay da icmek isterim,hic bir zaman yemek sonrasi "tamam iste budur" diyip icmedim cayi. Ama Ikea'da sallama caylarin olmasi rahatlik, zaten acik ictigim icin bana avantaj oluyor bu durum. Istedigim dem kivamini yakalayinca cikariyorum cay posetini icinden.
Birde eger ki Anadolu Yakasinda olup gitmediyseniz,Umraniye Carrefourre onerecegim. Suana kadar gittiklerim icinde en kapsamlisi. Ozellikle kirtasiye bolumunu cok sevdim. 5 liraya cok guzel 6 renkde oyun hamuru aldim. Normalde acikda kalsin cok cabuk kururlar,dun aksamdan kalan oyun hamurlarini bu sabah kutularina koydum,nerdeyse hic kurumamisti. Sonra yine kirtasiye bolumunde satilan cok shIk kutular vardi,tanesi 3 lira 5 liraydi. Fotograf makineme henuz kavusamadigimdan fotografi yok. Kalp seklinde olanindan aldik biz, gayet buyukce birsey ve 3 lira sadece.Acikcasi o guzellikde kutularin o fiyata olabilecegine inanamadim, o yuzden sadece bir tane aldim,kasadanda donusum olamadi,malum Pazar gunuydu. Cok amacli kullanilabilecek kutular,isterseniz icine toka,vs ivirti zivirti doldurun,ister dikis kutusu yapin,isterseniz yaptiginiz kurabiye,kek vs..leri doldurup arkadasiniza goturun.Simdi aklimda;eger kaldiysa kutulardan ve oyun hamurlarin almak var.
Friday, February 05, 2010
Friends...
Merak ediyorum "Friends" dizisini sevmeyen varmidir?Yillar oldu biteli ama ben eski bolumlerine takik izliyorum. Bugun youtube'den eski bolumlerin best of larina baktim,koptum resmen. Biri beni bilgisayar karsisinda karnini tuta tuta gulerken gorse kesin deli derdi:P Bir bolumu defalarca izlesemde yine ayni ask ve sevkle izliyor, kahkahalarla gulebiliyorum. Friends'in uzerinede dizi tanimiyorum...Ama pek tabi kendime huzunlenecek birsey buluyorum bittiginde... Yillar yillar onceydi,ben o donemler VA yasiyordum, hazirliktaydim. Ingilizcem hic de iyi degildi,friends i captionla izlerdim:) okuyup anlayip geriden gulerdim:P hey gidi gunler:)
Olmak yada olmamak!
Son zamanlarda aramiz pek hos degildi. Onceden ne cok severdim. Simdilerde sadece mecbur oldugumdan elime aldigim birsey oldu. Cunku Mayis'dan beri aklimda baskasi var ama hala alamadigim. Hal boyleyken ondan baska fotograf makinemde olmayinca mecbur elime aldigim birsey oluyordu ta ki haftasonu onu esimin erkek kardesine gecici bir sure icin verene kadar. Iyi yada kotu ne cok is goruyormus.Meger oda hayatimin onemli bir unsuru olmus:) Ablasi okula giderken,onun asansore binisini, kapidan cikardigi kafasi ve arkaya dogru havaya kalkmis bir bacakla izleyen kardesin goruntusunu alamadim ya icimde kaldi!, bir dahaki karda pencerenin hemen karsinda duran kamelyanin aldigi o guzel hali cekecektim halbuki! ve aksam isiklandirilmis havuzun etrafinda karlardan mutevellit olusan o sirinlikde goruntulenebilmeliydi.Oda baska bir zamana kaldi. Hele dun Aslihan'in okuldan iki kuyruk yapilmis saclarinin ustune kondurulmus Victora'nin hediyesi tokalarla olan o guzelligi gorulmeliydi! yada dun aksam cikolatali keki cirpan kucuk pastaci sirinligi fotograflansa nasi olurdu!
Wednesday, February 03, 2010
Esrap,Victora!
Kac zamandir siparisini vermis bekliyordum. Sagolsun Aysegul nami diger Victora, isini cok iyi yapan bir hatun. Buldugu zaman bile ya dikisini ya ipegini cok begenmedigi icin almadi. Bende sabirli bir insanim, gec olsun guc olmasin, sonunda iyisi olacaksa beklerim, mantigindayim. Oyle olunca yaklasik 1 aydir begendigim esarp icin bekliyordum. Gecen haftasonu blogunu guncelledigini gordum bir de istedigim esarbi. Hemen email atayim diye dusundum ama baktim o benden once davranmis:)Bugunde postadan esarbim geldi, yaninda kizima ve bana extra hediyelerle!Cok ama cok tesekkurler canim.
Benim gibi ipegi nasildir, acaba hos dururmu taktigimda, gibi dusunuyorsaniz, sizi rahatlatiyim, gercekden denildigi gibi kaliteli duran sIk ipek esarplar. O kaliteye o fiyatlarda cok cok uygun. Birde basortuyu taktiginizda onunun duzgun durmasinda hassasaniz tam size gore!(ben degilim, benim esarplarim hep duzgun durur dermisim:P) Tekrar tesekkurler Aysegul! Harikasin,iyiki varsin:)
Benim gibi ipegi nasildir, acaba hos dururmu taktigimda, gibi dusunuyorsaniz, sizi rahatlatiyim, gercekden denildigi gibi kaliteli duran sIk ipek esarplar. O kaliteye o fiyatlarda cok cok uygun. Birde basortuyu taktiginizda onunun duzgun durmasinda hassasaniz tam size gore!(ben degilim, benim esarplarim hep duzgun durur dermisim:P) Tekrar tesekkurler Aysegul! Harikasin,iyiki varsin:)
Monday, February 01, 2010
Bugun bahardan bir gun var Istanbul'da,kac gunlerdir suren kar ve yagmurun ustune harika oldu bugun!
Evin rutin islerinin disina cikip baska isler yaptim:) annemin cevizli boregi,kayinvalidemin gozlemeleri ve sabah cayi esliginde kahvaltimi yapip, Asaf Ihsan'in uyku vakti gelmeden kendimizi disariya atalim dedim.Hos bugun arabayla deneme surusu gunumdu:P Ihsan yavrucumakli basinda bir cocuk olsa hic binermiydi arabaya:PPbugun pek bir hevesli bindi:)Arabayi iki kere stopladim,yilmadim yinede su cevrede tur attim, birde yollari bilsem deli gibi himm suradan soyle yapsam boyle etsem diye diye bir o yoldan bir bu yoldan gide gide evin yolunu buldum:)Arabaya vites takmak kabusum oldu baska ama baktim alistim. Alara Aslihan'a supriz bir ziyaret bile yaptik,ogretmeniyle lafladik ciktik:) donus yolunda elimi arabada bir yere carptimsilecekler calisti,onlari kapatayim derken sanirim sis lambalarini actim:)ay Allahim elimordan oraya gidip bir tarafdan da yola bakiyorum,acayip komikdi halim. Su site girisine kadar hepsini kapatabilsem bari diye gecirdim icimden:) site guvenligi basta olmak uzere,konu komsu beni gorupde gulme komasina girmesin diye:)dusunsenize hava gunluk guneslik silecekler calisiyor birde nasil sanki sakir sakir yagmur yagiyormus gibi hizli:)aklima geldikce kopuyorum:))) Sag selamet evimize ulastik,arabayi park ettim,sonra farlar acik uyarisini gordum, kapattimvs.Asaf Ihsan'i arabadan indirdim sasilacak sey ilk defa tekrar binmek istedi:)cocuk maceraya doymadi:PHasili kelam bu vites isi zor,bir an once otomatige gecmek lazim, Turkiye'de benzin fiyatlari neden bu kadar pahali, duysun sesimi birileri benzin fiyatlari dussun bizde otomatik alalim:)
Evin rutin islerinin disina cikip baska isler yaptim:) annemin cevizli boregi,kayinvalidemin gozlemeleri ve sabah cayi esliginde kahvaltimi yapip, Asaf Ihsan'in uyku vakti gelmeden kendimizi disariya atalim dedim.Hos bugun arabayla deneme surusu gunumdu:P Ihsan yavrucumakli basinda bir cocuk olsa hic binermiydi arabaya:PPbugun pek bir hevesli bindi:)Arabayi iki kere stopladim,yilmadim yinede su cevrede tur attim, birde yollari bilsem deli gibi himm suradan soyle yapsam boyle etsem diye diye bir o yoldan bir bu yoldan gide gide evin yolunu buldum:)Arabaya vites takmak kabusum oldu baska ama baktim alistim. Alara Aslihan'a supriz bir ziyaret bile yaptik,ogretmeniyle lafladik ciktik:) donus yolunda elimi arabada bir yere carptimsilecekler calisti,onlari kapatayim derken sanirim sis lambalarini actim:)ay Allahim elimordan oraya gidip bir tarafdan da yola bakiyorum,acayip komikdi halim. Su site girisine kadar hepsini kapatabilsem bari diye gecirdim icimden:) site guvenligi basta olmak uzere,konu komsu beni gorupde gulme komasina girmesin diye:)dusunsenize hava gunluk guneslik silecekler calisiyor birde nasil sanki sakir sakir yagmur yagiyormus gibi hizli:)aklima geldikce kopuyorum:))) Sag selamet evimize ulastik,arabayi park ettim,sonra farlar acik uyarisini gordum, kapattimvs.Asaf Ihsan'i arabadan indirdim sasilacak sey ilk defa tekrar binmek istedi:)cocuk maceraya doymadi:PHasili kelam bu vites isi zor,bir an once otomatige gecmek lazim, Turkiye'de benzin fiyatlari neden bu kadar pahali, duysun sesimi birileri benzin fiyatlari dussun bizde otomatik alalim:)
Thursday, January 28, 2010
Gunun ikinci postu:)
Gecen hafta aldigimiz pantolonlarin paca boyu ayarlamasi bir gun surecekti ve biz gidip alabilecektik. Araya kar-buz girince gidip almak dun aksama kaldi. Evde de misafirler olunca bakamadim posetlere. Bugun pantolonumu posetten cikarirken supriz oldu katalog bana, hos kista bitiyor (her nekadar bitiyor gozukmesede officially sunun surasinda bir ay var). 2009-2010 kis kreasyonunda harika seyler gordum. Nerde mi iste surda. Belki indirime duserde visne curugu rengindeki palto-ceket arasi olan seyi alabilirim:P Ama onunla ne kombinlenir pekde fikrim yok, yada giyebilirmiyim, yoksa dolap mi bekler? Ama kullanabilecekler verdigim linkdeki e-kataloga bir baksinlar. Birde beyaz bir bluz var, keske uzun kollu olsaymis ne hos durmus o tuylu-muylu seyle:P
Bir tatli, alinti:)
Gecen gunlerden birinde su tatliyi yaptim, esimde bende bayildik, hatta hatta sutlu tatlilarla arasi iyi olan A.Aslihan bile yedi bir dilim. Oncesinde buna benzer bir tarifi kullanirdim,ama zaman icinde yapmaya yapmaya unuttum. Eger esim tereyagini seviyor olsaydi, siviyag yerine tereyagi koymak isterdim. Oyle daha lezzetli olacagini dusunuyorum. Deneyin pisman olmayacaksiniz:P
Monday, January 25, 2010
Canim SIkkIN
Bugun canim pek bir sIkkIndi, bilgisayarimda sorunlar var ve benim butun gunumu aldi cozmeye calismak, hala basarabilmis degilim. Ustune A.Aslihan'in okuluda tatildi. Allahim Allahim iki cocuk ve bilgisayar tamiri, bir yandanda evin ivir zivir isleri kafayi siyirmadan gunu tamamliyorum sukur. Icimden bolca "Allahim yasadigim anin guzel yonlerini gorebileyim "diye dua ettim. Su son denedigim seyde bitsin uyuyacagim insaallah!Oldu oldu olmadi sanirim bu laptopi bir guzel dovucem:)bir daha da HP almayacagim. Cunku ayni sorunu yasayan oyle cok kimse varki. Tabi vista kaynakli problemlerde var,aman neyse...uffff, puffff:(
Friday, January 22, 2010
Cakma Etli Ekmek:PPP
Su siralar nezaman disarida bisiler yiyecek olsak Etli Ekmek diye bir yerden esim etlisini bende ispanaklisini yiyoruz. Konya yoresi takiliyoruz su sira:P A. Aslihan bizimle takilmasada, Asaf Ihsan bayilarak yiyor:) Bende bu sabah kahvaltiyi gec yaptim, kahvaltiyada bunu yaptim. Evet gec yapinca ne olursa yiyorum dermisim:P Tadi guzeldi pek tabi disarida yedigimizin birebir aynisi degildi, ama denemeye deger. Pratik ve yapim kolayligina ragmen pek bir lezzetli. Buarada yemek blogu sahiplerinin onunde saygiyla egiliyorum:) pek zorlandim fotograflarken bu ilk vede son:P
Thursday, January 21, 2010
Large olmak yada olmamak:)))
Bugun esime pantolon aldik bir magzadan, ustunede gomlek bakiyorduk. Esimle bir tanesini begendik, bize yardimci olan beye sordu;
-bunun bedenleri vardir degil mi?
-buyuk bedenlere bakmam lazim var mi
-buyuk beden derken, large dimi
-yok Xlarge bakmam lazim
-ben xlarge mi giyiyorum, xlarge mi almam lazim? diye yuzunde saskin mahzun bir ifadeyle sorushu vardiki, aklima geldikce guluyorum, cocuklarin yaptiklari onca afacanliga ragmen aklimda aksamin yorgunlugundan ziyade, esimin yuzunun, buyuk beden oldugunu bilirkisi agzindan duymasinin saskinligiyla aldigi ifade vardi. Gerci o bakindimiz markanin kaliplari gercekden kucuk, fit kesim, oyle olunca esim hakli sasirmakda:)yoksa benim canim large giyiyor, xlarge degil:))Sen cok yasa sempatik, karizmatik insan:)
-bunun bedenleri vardir degil mi?
-buyuk bedenlere bakmam lazim var mi
-buyuk beden derken, large dimi
-yok Xlarge bakmam lazim
-ben xlarge mi giyiyorum, xlarge mi almam lazim? diye yuzunde saskin mahzun bir ifadeyle sorushu vardiki, aklima geldikce guluyorum, cocuklarin yaptiklari onca afacanliga ragmen aklimda aksamin yorgunlugundan ziyade, esimin yuzunun, buyuk beden oldugunu bilirkisi agzindan duymasinin saskinligiyla aldigi ifade vardi. Gerci o bakindimiz markanin kaliplari gercekden kucuk, fit kesim, oyle olunca esim hakli sasirmakda:)yoksa benim canim large giyiyor, xlarge degil:))Sen cok yasa sempatik, karizmatik insan:)
Wednesday, January 20, 2010
Friday, January 15, 2010
Yeni yeni...
Cocuklugumdan beri kalabaliklari sevdim. Kalabalik bir ailede buyudum, bunun etkisi coktu belki...Etrafimda birileri olmali ben birileriyle gorusmeliyim, halim hatrim sorulmali, ayni zamanda sormaliyim. Birilerine bukadar bagli birlikde yasami cok seven ben, itiraf ediyorum son bir yildir sadece esim ve cocuklarimla olmayi cok ozledim, kendi halimde kendi yasantimda olmayi. Cok sukur 9 Ocak'dan bu yana biz sadece biziz, yeni evimizde, bize yeni bir semtte bize yeni insanlarla devam ediyoruz hayatimiza...Mutluyum hemde cok. Sizin yada esinizin ailesi yada konforunuz nekadar iyi olursa olsun insanin kendi evi gibisi yok! Cok sukur gec oldu guc olmadi, hersey iki gunde yoluna girdi duzenimiz oturdu. Saglik sihhat yerinde. 7 yil once evimizi yerlestirirken duydugum heyecandan fazlasini yeni evimde duydum(k). Aldigimiz bazi seyleri hatirlamazken bazilarina ne guzel seyler begenmisim, yada ne gereksiz birsey almisim diye baktim, sevdim durdum:P
Sunday, December 27, 2009
Yilbasi, AVM'ler, blaa, blaaaa...
Gecen sene bu tarihlerde AVM'lere gidip alisveris yapmamistim, Turkiye'de ilk aylarimizdi esim askerdi. Ne yalan soyliyim yurda donus yaptigimiz ilk zamanlar bana sokaklar, caddeler, AVM'ler pek guven vermiyordu, urkuyordum. Bes yil gelmeyince yurda, sadece gazete ve TV'den haberlerle takip edince olanlari, saniyordum ki her kose basi kapkacci, tinerci... Nasil yani?boyle dusunmek simariklik, gormemislik demeyin. Kimseye yuksek yuksek tepelerden bakmam bakmadim da. Omrumun nerdeyse 10 yili yurtdisinda olmayla, yada gidip gelmeyle gecti, oyle olunca cok da iyi biliyor degilim Turkiye'nin ahvalini...
Asil yazmak istedigim sey bu olmasada, konuyla ileride baglantili bir aciklama oldugunu dusunuyorum:)
Dun bir AVM'ne gittik. Onceden bu kadar cok yapilirmiydi yilbasi alisverisi bilmiyorum. Ben hep bunu yabacilara ait birseymis gibi dusunurdum. Baktim Turkiye'de de ciddi bir sektor olmus, sasirdim...Kotu mu degil bence cunku Boyner'den 4 tane parfumu nerdeyse Macys'den aldigimiz fiyatlara aldik bu indirimle,tamam cok az biraz daha pahali oldu ama, Turkiye sartlarinda o fiyatada zor bulunurdu o parfumler. Aklinizda bulunsun Boyner yada baska bir yer kesinlikle parfumler regular zamanlarda olan astronomik fiyatlarin bir hayli altinda...
Bugunde Istinye Park'daydik, sanirim bir daha asla yilbasi oncesindeki son haftasonu gitmem! Oyle kalabalik, oyle yorucuyduki anlatamam! O kadar yol geldik, bari az da olsa girip cikalim dedik.Gap, Mother care,Mudo, Boyner, C&A girdigimiz ama sadece belli reyonlarina ugradigimiz magzalar ve inanilmaz indirimler var, resmen talan edilmisler. Textilde bir cok urunun size i kalmamis. Mudo'da daha once gordugumu, o zaman "ya simdi nereye koyacaz bunu! nasi olsa burda" diye dusundugumuz deri pufu bulamadik, pek uzgun ve de suzgunum! Ama mutfak ve banyo kisminda cok indirim var ilgilenenlere:)Gerci Esse'ye de bakmayi cok isterdim bana gore Esse fiyatlarda, Mudo'dan daha uygun mutfak arac ve gerecde...
Hasili kelam yilbasi icin hediye dusunuyor yada yilbasi indirimlerinden faydalanmak istiyorsaniz sakin ha yilbasinin hemen oncesindeki haftasonu hic bir AVM'ye gitmeyin derim! Kalin saglicakla:)
Asil yazmak istedigim sey bu olmasada, konuyla ileride baglantili bir aciklama oldugunu dusunuyorum:)
Dun bir AVM'ne gittik. Onceden bu kadar cok yapilirmiydi yilbasi alisverisi bilmiyorum. Ben hep bunu yabacilara ait birseymis gibi dusunurdum. Baktim Turkiye'de de ciddi bir sektor olmus, sasirdim...Kotu mu degil bence cunku Boyner'den 4 tane parfumu nerdeyse Macys'den aldigimiz fiyatlara aldik bu indirimle,tamam cok az biraz daha pahali oldu ama, Turkiye sartlarinda o fiyatada zor bulunurdu o parfumler. Aklinizda bulunsun Boyner yada baska bir yer kesinlikle parfumler regular zamanlarda olan astronomik fiyatlarin bir hayli altinda...
Bugunde Istinye Park'daydik, sanirim bir daha asla yilbasi oncesindeki son haftasonu gitmem! Oyle kalabalik, oyle yorucuyduki anlatamam! O kadar yol geldik, bari az da olsa girip cikalim dedik.Gap, Mother care,Mudo, Boyner, C&A girdigimiz ama sadece belli reyonlarina ugradigimiz magzalar ve inanilmaz indirimler var, resmen talan edilmisler. Textilde bir cok urunun size i kalmamis. Mudo'da daha once gordugumu, o zaman "ya simdi nereye koyacaz bunu! nasi olsa burda" diye dusundugumuz deri pufu bulamadik, pek uzgun ve de suzgunum! Ama mutfak ve banyo kisminda cok indirim var ilgilenenlere:)Gerci Esse'ye de bakmayi cok isterdim bana gore Esse fiyatlarda, Mudo'dan daha uygun mutfak arac ve gerecde...
Hasili kelam yilbasi icin hediye dusunuyor yada yilbasi indirimlerinden faydalanmak istiyorsaniz sakin ha yilbasinin hemen oncesindeki haftasonu hic bir AVM'ye gitmeyin derim! Kalin saglicakla:)
Thursday, December 24, 2009
Burun, muhim sey!
Aslihan, bebekken sIk sIk nezle olurdu....hatta ilk nezlesini oldugunda 20 kusur gunluktu...
6-7 aylik oldugu bir gun doktora getirmistik onu. Gripsel bir haldeydi Aslihan. Acildeki doktor cok heyecanli panik bir interndu, ama o zaman cok guzel bir bilgi vermisti...Bebeginizin burnunu temizlerken, spreyi burun deligine sIktiktan sonra 5-10 sn bekleyin, diger deligi yandan baskiyla kapatin, diger burun deliginden burun pompasi (aspiratorumu demiyilim) ile mukusu cekin, sonra diger burun deligine ayni islemi uygulayin, rahat nefes almasina ve uyumasina yardim etmis olursunuz demisdi...Ne zaman cocuklarin burnu tikansa cocuklar musade ettigi olcude uyguladigim bir yontemdir. Bugunde "Doktorum"programini izlerken hemen hemen ayni bilgi paylasilinca burayada yazayim istedim, belki bilmeyen birileri olabilir diye... Birde bugun evde hazirlanabilen bir solusyon soylendi; 1 su bardagi ilik suya 1 cay kasigi tuz ve bir cay kasigi karbonat koyup karisitiriliyor, hepsi bu! dogal solusyonda hazir, birde enjeksiyon oldumu kolaylikla uygulanir...
PS:kac gundur grip nezle havasinda dolanmaktayiz, oglanin burnunu boyle temizliyorum ama yinede o kucuk burun ne kadar kisa surede bir suru mukus uretiyor bunyesinde hayretler icinde kaliyorum!
6-7 aylik oldugu bir gun doktora getirmistik onu. Gripsel bir haldeydi Aslihan. Acildeki doktor cok heyecanli panik bir interndu, ama o zaman cok guzel bir bilgi vermisti...Bebeginizin burnunu temizlerken, spreyi burun deligine sIktiktan sonra 5-10 sn bekleyin, diger deligi yandan baskiyla kapatin, diger burun deliginden burun pompasi (aspiratorumu demiyilim) ile mukusu cekin, sonra diger burun deligine ayni islemi uygulayin, rahat nefes almasina ve uyumasina yardim etmis olursunuz demisdi...Ne zaman cocuklarin burnu tikansa cocuklar musade ettigi olcude uyguladigim bir yontemdir. Bugunde "Doktorum"programini izlerken hemen hemen ayni bilgi paylasilinca burayada yazayim istedim, belki bilmeyen birileri olabilir diye... Birde bugun evde hazirlanabilen bir solusyon soylendi; 1 su bardagi ilik suya 1 cay kasigi tuz ve bir cay kasigi karbonat koyup karisitiriliyor, hepsi bu! dogal solusyonda hazir, birde enjeksiyon oldumu kolaylikla uygulanir...
PS:kac gundur grip nezle havasinda dolanmaktayiz, oglanin burnunu boyle temizliyorum ama yinede o kucuk burun ne kadar kisa surede bir suru mukus uretiyor bunyesinde hayretler icinde kaliyorum!
Tuesday, December 22, 2009
Yemek Pisirici(!)
Gectigimiz hafta esimin yaptigi isi Aslihan'dan ogrenen servis hostemiz ayni zamanda servis soforumuzun esi, bana ilac siparisleri verdi:)Bunun uzerine Aslihan'a babasiyla sorduk,
-baban ne is yapiyor, meslegi ne?
-.....firmasinda calisiyor, ....mud...
-peki annen ne is yapiyor, yada soyle sorayim Aslihan'cim benim meslegim ne?
-sen mi, iiiii, himmm, yemek isi yapiyorsun, yemeklerimizi sen yapiyorsun, senin isin yemek pisirici!
-(!!!!!!)
e kizim ben sana ne diyim, NY'da onca sene bosuna dirsek curutmusum ya!!! ne guzel kisa kisa cumlelerinde ozetledin durumumu:PPP
-baban ne is yapiyor, meslegi ne?
-.....firmasinda calisiyor, ....mud...
-peki annen ne is yapiyor, yada soyle sorayim Aslihan'cim benim meslegim ne?
-sen mi, iiiii, himmm, yemek isi yapiyorsun, yemeklerimizi sen yapiyorsun, senin isin yemek pisirici!
-(!!!!!!)
e kizim ben sana ne diyim, NY'da onca sene bosuna dirsek curutmusum ya!!! ne guzel kisa kisa cumlelerinde ozetledin durumumu:PPP
Tuesday, December 15, 2009
Takinti!
Uzun zaman oldu buraya birseyler yazmayi....bakiyorumda blogun isminide degistireli baya olmus... Hangi bloga ne yazacagimi sasirdim, ne cok blog acmisim. Bugun kac sene once baska bir blog saglayicisinda actigim bir baska bloga baktim, oyle aklima geleni yazdigim bir yer, guzelde seyler yazmisim ama neden onlari buraya tasimamisim bilmiyorum... Alara Aslihan'in gunlugunden hala kopamiyorum, hatta blogspottaki blogu birakip onami yazmaya devam etsem diyorum yada ikisini bir web sayfasinda toplasam. Hayirlisiyla su eve bir tasinalim, bol bol vaktim olacak diye dusunuyorum.... Insaallah hayirlisiyla...Su siralar manevi anlamda kendimi cok bosladigimi dusunuyorum, aklim fikrim evin neresi nasi olsunda, annem dun"kizim kendini topla aaaa bu kadar insan evin icine duser mi, baska sey yok mu dusunecegin, yavrum Allah saglik sihhat versin, birak artik evin orasina burasina ne yaptiracagini dusunmeyi"dedi. BIraz kendime geldim, gecenlerde bir arkadasin face'de kendi fotolarindan birinin altina yazdigi bir yorum geldi aklima, ahiret kapisinda o markaya, bu markaya, yada ona buna odedigim faturalarin cogunlugu bana bir ayricalik saglamayacgi gibi daha cok vebal sahibi yapacak...Allah'im hayirisiyla su ev icin herseyin iyisi olsun takintimdan beni kurtar! daha makul bir insan olayim, su eve alinacak esyalarla alakali takintim gecsin... Buarada buzdolaplari iki kapili olan ama yanyana iki kapili olanlar, memnunmusunuz o modelden?
Thursday, October 08, 2009
Peynir yenmiyor mu?Oyle ise..
Beyaz peyniri cok tuketen hatta cok seven bir aile degiliz. Aslinda ailenin peyniri cok seven uyesi olan, ben bile zaman icerisinde peynire olan bu muhabbetsizlikden irade disi etkilenip kahvalti sofralarinda cokda aramaz oldum. Ama beyaz peynir dolabimizdan hic bir zaman eksik olmadi, kah boregin icinde kah firin makarnada yada muvcerde oldu...Ama hicbirisinde gecen gun yaptigim peynir toplarinda oldugu gibi sevilerek yenilmedi! Yemekteyiz programi vardi TV'de yarismacinin "simdi sirada peynir toplari var"dedigini duydum ama o sirada elzem olan baska mesguliyetimden ne malzeme listesini duyabildim ne de yapilisini gorebildim, ama umidimi kaybetmeyip programin geri kalnini izlerken icindeki malzemeler yumurta haric olcusuz sayildi. Bende o aksam 50-100 gr arasi bir peynire, 2-3 dilim rondodan gecirilmis ekmek,bir kucuk sogan, biraz maydonoz, bir yumurta, cok az tuz, karabiber, kirmizi biberi katip karistirip kucuk kucuk toplar elde ettim, sonrada onlari kizarttim, yagin bol olmasi onemli cunku yuvarlacik olduklarindan bol yagda iyi kizariyorlar. Aslinda peynir severligimden oturu kendim icin yaptigim bu peynir toplarinin yaridan fazlasini labneden baska peynir sevmeyen kizim lupletti"himmm cok guzelmis annecim bu yaaaa!" diyerek hemde:))bir tanede oglum yedi, banada sanirim 4-5 tane kaldi ki kafiydi. Yalniz sunu belitmekde yarar var sogan kuru sogan mi yesil sogan mi bilemedigimden kuru sogan koydum ben, kucuk kucuk dogradigimdan az da olsa agza soganin hafif kitirligi geldi. Eger bundan hoslanmayacak olursaniz sogani rendeleyebilir yada yesil soganlida yapabilirsiniz ama nedense ikinci gun denedigim yesil soganli versiyonunu ben ilk gunku kadar cok begenmedim. Yinede aklinizda bulunsun alternatif olsun belki siz oyle seversiniz...
Wednesday, October 07, 2009
Wednesday, September 09, 2009
Bir felaketin ardindan...
Dun okumustum bunu;
"Kainatta mukemmel bir ahenk,hassas bir nizam var. Parcalar ve noktalar habire degisir.Isimler ve mekanlar yenilenir. Ettigi her laf, verdigi her zarar insana geri gelir. Halbuki insan bunu bilmez; kendini zora kosmakda mahirdir. Basina gelenlerden hep baskalarini sorumlu tutar. Ayrintilar silinir ve sil bastan cizilir.Ama cember sabit kalir." Elif Safak/Ask
Bugun Istanbul'da yasananlarla ne ilgisi olabilir ki bunun? ne yani Ilahi ceza mi? gibi seyler soylenmek yerine sunlari yazmak isterim;
Daha bir kac ay once selin en cok zarar verdigi bolgelerdeki kacak-gocek yapilanmanin onlenmesi adina yapilan yikimlari dramatize ederek ve belediye yonetiminin gaddarana tutumundan dem vurarak haber yapan TV kanallari ve siyasiler bugun nedense o gunku soylemlerinin aksine"neden dere yatagindaki yapilanmaya izin verildi, neden kacak yapilar onlenmedi, yada yikilmadi "diye cigirtkanlik yapiyor ya ne tuhaf!
Su gun bu felaket olmussa olenlere rahmet dilemekden, ailelerine sabir telkin etmekden, ve Rabbimizin bizleri boyle musibetlerden muhafaza buyurmasini istemekden baska cozum yollarida dusunmek ve bunlari bir kac gun sonra havalar gulluk gulistanlik olduktan sonra ise unutmak degilde uygulamak gerekir.
Ve bunlari uygulayabilmek icinse o bolgedeki insanlar basta olmak uzere toplumun bilgilendirilmesi bilinclendirilmesi gerekir!
Bugun bu sel Paris'de olsaydi nasil olurdu?NY'da nelere yol acardi?'yi tartismakdansa bugun Turkiye ve bu ulkenin gozbebegi olan ve ona boylesi bir felaket yakismayan sehrinde yapici neler olabiliri tartismak konusmak en dogrusu...
Bu konusmalar, cozumler yada yaptirimlar ne kadar etkili olur bilemiyorum. Sel felaketinin ardindan suruklenen fabrika yada tirlardan akip giden zayiati paylasmaya duran, ve kaptigini aldigi gibi evine giden&goturen yada satan ve hak midir? hukuk mudur?, haksizlik midir ?diye dusunmeden bu mallarin ustune yatan, insanin kanini donduranlar kadar bu felaketten kendilerine rant saglamaya calisan siyasetcilerde ayni olcude dibe vurmus insanlar olup toplumsal bir iyilesmenin ne denli icinde bulunabilirler tartisilir.
NY'dayken Amerikali'lardaki; ertesi gunku hava durumuna gore, gunlerini planlama ozelligine hayran kalmisimdir. O gun belki meteoloji tahminleri yalnistir ve yagmurlu bir hava olacagini soylemektedir ve bu insanlar belki toplu tasima araclarina yada arabalarina 20-30 metre uzakta olabilecek sekilde bir yerlere gidecektir ama buna ragmen yanlarinda uzunca semsiyelerini tasimakdan bikkinlik yilginlik duymazlar. Yada o gun disari cikmayin mi deniyor cikmazlar. Disarida gorulebilecek olanlarin ise buyuk bir cogunlugu ya gocmenlerdir ya evsiz diye adlandirilan guruh.
Biz hala "hava durumu gaybtan haberdir itibar edilmez"der durur. Basimiza gelen her bir felakete "biz Turkuz bize bisi olmaz"mantigiyla yaklasir ve icine dalarsak bu manzaralarin bizi uzun yillar birakmayacagi gun gibi asikar.
PS:Selde vefat edenlerin olume giden yoldaki hikayeleri anlatiyor her bir TV kanalinda, ama en cok; gecenin bir vakti, uykularinda ve ailelerinden kilometrelerce uzakda olan tir soforlerinin vefati burkuyor icimi...
"Kainatta mukemmel bir ahenk,hassas bir nizam var. Parcalar ve noktalar habire degisir.Isimler ve mekanlar yenilenir. Ettigi her laf, verdigi her zarar insana geri gelir. Halbuki insan bunu bilmez; kendini zora kosmakda mahirdir. Basina gelenlerden hep baskalarini sorumlu tutar. Ayrintilar silinir ve sil bastan cizilir.Ama cember sabit kalir." Elif Safak/Ask
Bugun Istanbul'da yasananlarla ne ilgisi olabilir ki bunun? ne yani Ilahi ceza mi? gibi seyler soylenmek yerine sunlari yazmak isterim;
Daha bir kac ay once selin en cok zarar verdigi bolgelerdeki kacak-gocek yapilanmanin onlenmesi adina yapilan yikimlari dramatize ederek ve belediye yonetiminin gaddarana tutumundan dem vurarak haber yapan TV kanallari ve siyasiler bugun nedense o gunku soylemlerinin aksine"neden dere yatagindaki yapilanmaya izin verildi, neden kacak yapilar onlenmedi, yada yikilmadi "diye cigirtkanlik yapiyor ya ne tuhaf!
Su gun bu felaket olmussa olenlere rahmet dilemekden, ailelerine sabir telkin etmekden, ve Rabbimizin bizleri boyle musibetlerden muhafaza buyurmasini istemekden baska cozum yollarida dusunmek ve bunlari bir kac gun sonra havalar gulluk gulistanlik olduktan sonra ise unutmak degilde uygulamak gerekir.
Ve bunlari uygulayabilmek icinse o bolgedeki insanlar basta olmak uzere toplumun bilgilendirilmesi bilinclendirilmesi gerekir!
Bugun bu sel Paris'de olsaydi nasil olurdu?NY'da nelere yol acardi?'yi tartismakdansa bugun Turkiye ve bu ulkenin gozbebegi olan ve ona boylesi bir felaket yakismayan sehrinde yapici neler olabiliri tartismak konusmak en dogrusu...
Bu konusmalar, cozumler yada yaptirimlar ne kadar etkili olur bilemiyorum. Sel felaketinin ardindan suruklenen fabrika yada tirlardan akip giden zayiati paylasmaya duran, ve kaptigini aldigi gibi evine giden&goturen yada satan ve hak midir? hukuk mudur?, haksizlik midir ?diye dusunmeden bu mallarin ustune yatan, insanin kanini donduranlar kadar bu felaketten kendilerine rant saglamaya calisan siyasetcilerde ayni olcude dibe vurmus insanlar olup toplumsal bir iyilesmenin ne denli icinde bulunabilirler tartisilir.
NY'dayken Amerikali'lardaki; ertesi gunku hava durumuna gore, gunlerini planlama ozelligine hayran kalmisimdir. O gun belki meteoloji tahminleri yalnistir ve yagmurlu bir hava olacagini soylemektedir ve bu insanlar belki toplu tasima araclarina yada arabalarina 20-30 metre uzakta olabilecek sekilde bir yerlere gidecektir ama buna ragmen yanlarinda uzunca semsiyelerini tasimakdan bikkinlik yilginlik duymazlar. Yada o gun disari cikmayin mi deniyor cikmazlar. Disarida gorulebilecek olanlarin ise buyuk bir cogunlugu ya gocmenlerdir ya evsiz diye adlandirilan guruh.
Biz hala "hava durumu gaybtan haberdir itibar edilmez"der durur. Basimiza gelen her bir felakete "biz Turkuz bize bisi olmaz"mantigiyla yaklasir ve icine dalarsak bu manzaralarin bizi uzun yillar birakmayacagi gun gibi asikar.
PS:Selde vefat edenlerin olume giden yoldaki hikayeleri anlatiyor her bir TV kanalinda, ama en cok; gecenin bir vakti, uykularinda ve ailelerinden kilometrelerce uzakda olan tir soforlerinin vefati burkuyor icimi...
Thursday, August 27, 2009
Sultanahmed'de bir Ramazan aksami...
Istanbul'da Ramazan ayi gecer de Sultanahmed'e gidilmez mi?
Gidilir elbet ...
gidilmelide, hele ki kitap fuari da baslamissa mutlaka gidilmeli, uzun uzun bakilmali ,hemen her standin onunde durulmali, almasanda bakmali:)keyif cunku bu baska birseyde duyulmayan degisik bir keyif iste...Gerci cocuklarla birlikde gidilmisse o keyif biraz farkli boyutlarda oluyor, uzun sure kisaliyor ama cocukla birlikte olundugu dusunulurse aslinda cok da az bir sure olmuyor...Heleki cocugunuz icin aldiginiz kitaplari, okuyamasa bile bakmak icin sabirsizlanan yavruyu (siz bir standin onunde baska kitaplara bakinirken) kitaplarindan bir tanesi elinde hemen yakininda buldugu basamaga oturmus kitabin sayfalarini cevirip dikkatlice baktigini gormek ise tarifsiz sirinlikte birsey!
Tabi eve donuldugunde unutulanlar hatirlaniyor hatirlanmasina, aman olsun onuda kitapcidan aliverelim yada bahanesi olsun tekrar gidelim diyip avunabiliyorsunuz:)
Ben bugun neler aldim? aslinda uzun zamandir okumak istedigim Iskender Pala'nin "Babil'de Olum Istanbulda Ask"romanini birde yeni ciktiginda hatirlamadigim bir TV kanalinda hatirlamadigim bir programda soylesini izledigim Elif Safak'in son yazdigi kitap "Ask" i. Baska bisiler daha aldim ama bu ikisi benim icin onemliydi, ozellikle Ask'i, Kuaybe'nin blogunda yazdigi tavsiye niteliginde yazidan sonra kesin alinacaklar listesine yazdigimi soylemeliyim,:)buarada benim ki gri, esimde okusun diye oyle almak istedim:P
Hasili kelam, biz bugun Osmanli macunu lezzetinde, moda dondurmasi serinliginde, pamuk sekeri tatliliginda bir aksam gecirdik:)
Gidilir elbet ...
gidilmelide, hele ki kitap fuari da baslamissa mutlaka gidilmeli, uzun uzun bakilmali ,hemen her standin onunde durulmali, almasanda bakmali:)keyif cunku bu baska birseyde duyulmayan degisik bir keyif iste...Gerci cocuklarla birlikde gidilmisse o keyif biraz farkli boyutlarda oluyor, uzun sure kisaliyor ama cocukla birlikte olundugu dusunulurse aslinda cok da az bir sure olmuyor...Heleki cocugunuz icin aldiginiz kitaplari, okuyamasa bile bakmak icin sabirsizlanan yavruyu (siz bir standin onunde baska kitaplara bakinirken) kitaplarindan bir tanesi elinde hemen yakininda buldugu basamaga oturmus kitabin sayfalarini cevirip dikkatlice baktigini gormek ise tarifsiz sirinlikte birsey!
Tabi eve donuldugunde unutulanlar hatirlaniyor hatirlanmasina, aman olsun onuda kitapcidan aliverelim yada bahanesi olsun tekrar gidelim diyip avunabiliyorsunuz:)
Ben bugun neler aldim? aslinda uzun zamandir okumak istedigim Iskender Pala'nin "Babil'de Olum Istanbulda Ask"romanini birde yeni ciktiginda hatirlamadigim bir TV kanalinda hatirlamadigim bir programda soylesini izledigim Elif Safak'in son yazdigi kitap "Ask" i. Baska bisiler daha aldim ama bu ikisi benim icin onemliydi, ozellikle Ask'i, Kuaybe'nin blogunda yazdigi tavsiye niteliginde yazidan sonra kesin alinacaklar listesine yazdigimi soylemeliyim,:)buarada benim ki gri, esimde okusun diye oyle almak istedim:P
Hasili kelam, biz bugun Osmanli macunu lezzetinde, moda dondurmasi serinliginde, pamuk sekeri tatliliginda bir aksam gecirdik:)
Monday, August 24, 2009
Ne guzel...
73-...Aklınızı iyice kullanasınız diye âyetlerini size gösterir. (Bakara Suresi)
74 – Sonra bunun arkasından kalpleriniz katılaştı, artık onlar taş gibi, hatta ondan da katı!
Çünkü öyle taş var ki içinden ırmaklar fışkırır.
Öylesi var ki çatlar da bağrından su kaynar.
Ve öylesi var ki Allah’a olan tazimi sebebiyle yukarıdan düşüp parçalanır.
Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.(Bakara Suresi)
94 – De ki: Eğer Allah katında âhiret yurdu (cennet) bütün insanlar içinde yalnız size ait ise ve bu iddianızda samimi iseniz haydi ölümü istesenize! (Bakara Suresi)
Bu ayeti kerime meallerinden sonra birseyler yazmak abesle istigalden baska birsey degil!
74 – Sonra bunun arkasından kalpleriniz katılaştı, artık onlar taş gibi, hatta ondan da katı!
Çünkü öyle taş var ki içinden ırmaklar fışkırır.
Öylesi var ki çatlar da bağrından su kaynar.
Ve öylesi var ki Allah’a olan tazimi sebebiyle yukarıdan düşüp parçalanır.
Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.(Bakara Suresi)
94 – De ki: Eğer Allah katında âhiret yurdu (cennet) bütün insanlar içinde yalnız size ait ise ve bu iddianızda samimi iseniz haydi ölümü istesenize! (Bakara Suresi)
Bu ayeti kerime meallerinden sonra birseyler yazmak abesle istigalden baska birsey degil!
Saturday, August 22, 2009
...
Bugun kayinvalidemin bozulan blendirinin yerine baska bir tane almak icin yakinimizdaki alisveris merkezine gittik. Ramazan ayi olmasi hasebiyle cok kalabalik olmayacagini dusunmustum ama yanilmisim:)insalar hem oruc tutup(yada tutmayip) gezebiliyormus gordum...AVM'nin girisinde Ramazan etkinlikleri kapsaminda mehteran ekibi bile vardi ve gosteri yapiyordu , farkli etkinliklerin olacagida soyleniyordu zaten anonslarda... Ramazan en guzel ve ozel ay hakediyor farklilik ve guzelligi icinde bulunduran her bir aktiviteyi...Bugune dair tek uzuldum sey, kafelerde oturup bisiler icen yada atistiran insanlari gormek oldu, icim acidi, keske onlarda farkinda olabilselerdi bu guzel ibadetin dedim, ruhun orucla baskalastigini bilmelerini cok ama cok isterdim...Rabbim selamet versin, insaallah Ramazan ayi tum insanliga hayirlar getirsin...
Friday, August 21, 2009
Ramazan ayi...
Ramazan ayi cocuklugumdan beri yilin en sevdigim zaman dilimidir...
Cocukluk ve Ramazan diyince neyi hatirlarsin deseler, sanirim ilk aklima gelen pide almaya pastaneye gittigim ve pidenin kokusunun olusturdugu mutluluk hissiyle sirada bekledigim bir gun ve dudaklarim susuzluktan kipkirmizi olmus oruclu oldugum baska bir gun olur... Insanlarin iftar vaktine yakin evlerine dogru heyecanli ve telasli kosusturmalarini izlemeyi ayrica cok severdim ben... Bizimkiler hernekadar beni uyandirmamaya gayret etselerde onlari sahur sofrasinda yakalamak ayrica keyifti...
Ramazan aylari ben buyudukce benim icin ihtiva ettigi seylerde buyudugunden, daha dolu gecirmek istedigim zaman dilimleri oldu.
Yalniz vatandan uzakda gecirdigim Ramazan aylari herzamanki havasinda gecmedi bana...
Hep Turkiye'de bir Ramazan gecirme hayalim oldu (hayirlisiyla diyede cok dua ettigimi hatirliyorum) .Cunku hep okulum vardi, cunku esim cogu zaman iftar vakitlerinde evde olamiyordu. Ve ben herkes gibi topluca yapilan iftar programlarina istirak etmeyi cok sevmiyordum,cunku vejeteryandim ve her yemek bana uymuyordu, toplulukla olmak cogu insanda karin toklugu yapsada bende oyle bir durum olamiyordu:)zaten benim iftar vakitlerime muhakkak bir dersim denk geliyordu. Gunduzleri yapilan hanim toplantilarinada hic katilmisligim olamadi maalesef dedigim gibi hep okulum oldu ...iste oyle boyle gecti birazda sanirim benim icinde bulundugum extra durumlar engelledi Ramazanlarin daha guzel gecmesini, bilemiyorum, ama iste sanki Turkiye'de baska olacakti, hersey benim icin normale donecekti. Gecen sene Turkiye'ye dondum donmesinede hayallerimdeki gibi geciremedim ben bu kutlu zaman dilimini....Cunku hem lohusaligim henuz bitmis hemde kac senedir yurtdisinda olmamin etkisiyle vucudumun buranin miktop ve bakterilerine alisma suresi beni butun ay boyunca hasta etmisti. Istedigim gibi iftarlara gidip misafirler agirlayamadigim gibi, istedigim gibi camilere yada kitap fuarlarinada gidemedim, yada yada esimle cok sevdigimiz mekanlara gidip iftarda edemedim...
Bu sene sanirim bunca seneye inad hayirlisiyla cok guzel gecirmek istiyorum Ramazan ayini... Dun mukabeleye gittim hayatimda ilk defa:)Bugun orucumu cok onceki senelerdeki rahatlikla tuttum hamdolsun,ne sIkIntisi nede mesaakati oldu, gun car cabuk doldu, iftarda yaptigim yada yedigim hersey harika oldu. Hele ki iftar vakti kizimin bu ayin bir ayricaliginin farkindaliginda olarak soyledigi" anne parkda bir cocuk Ramazan ekmeginden yiyordu biliyormusun"diyip elindeki pideden "Ramazan ekmegi cok guzelmis annecim "diye isirmasi ya, beni ne cok mutlu etti anlatamam. Tum aile hatta tum bina ayni saatte balkonlarindaki yemek masalarinda catal kasigin tatli sesleri esliginde ezan-i serifin hemen ardindan basladilar ya tabaklarindaki farkli lezzetleri yemeye. Bunu gormek, duymak,hissetmek var mi daha baska saadet!hamdolsun Rabbe su guzel gunleri bize boyle guzel yasattigi icin...
Yazmak istedigim sey cok ama vakit yok:)neyse efendim Ramazan-i Serifiniz hayirli ve berekli olsun!
Cocukluk ve Ramazan diyince neyi hatirlarsin deseler, sanirim ilk aklima gelen pide almaya pastaneye gittigim ve pidenin kokusunun olusturdugu mutluluk hissiyle sirada bekledigim bir gun ve dudaklarim susuzluktan kipkirmizi olmus oruclu oldugum baska bir gun olur... Insanlarin iftar vaktine yakin evlerine dogru heyecanli ve telasli kosusturmalarini izlemeyi ayrica cok severdim ben... Bizimkiler hernekadar beni uyandirmamaya gayret etselerde onlari sahur sofrasinda yakalamak ayrica keyifti...
Ramazan aylari ben buyudukce benim icin ihtiva ettigi seylerde buyudugunden, daha dolu gecirmek istedigim zaman dilimleri oldu.
Yalniz vatandan uzakda gecirdigim Ramazan aylari herzamanki havasinda gecmedi bana...
Hep Turkiye'de bir Ramazan gecirme hayalim oldu (hayirlisiyla diyede cok dua ettigimi hatirliyorum) .Cunku hep okulum vardi, cunku esim cogu zaman iftar vakitlerinde evde olamiyordu. Ve ben herkes gibi topluca yapilan iftar programlarina istirak etmeyi cok sevmiyordum,cunku vejeteryandim ve her yemek bana uymuyordu, toplulukla olmak cogu insanda karin toklugu yapsada bende oyle bir durum olamiyordu:)zaten benim iftar vakitlerime muhakkak bir dersim denk geliyordu. Gunduzleri yapilan hanim toplantilarinada hic katilmisligim olamadi maalesef dedigim gibi hep okulum oldu ...iste oyle boyle gecti birazda sanirim benim icinde bulundugum extra durumlar engelledi Ramazanlarin daha guzel gecmesini, bilemiyorum, ama iste sanki Turkiye'de baska olacakti, hersey benim icin normale donecekti. Gecen sene Turkiye'ye dondum donmesinede hayallerimdeki gibi geciremedim ben bu kutlu zaman dilimini....Cunku hem lohusaligim henuz bitmis hemde kac senedir yurtdisinda olmamin etkisiyle vucudumun buranin miktop ve bakterilerine alisma suresi beni butun ay boyunca hasta etmisti. Istedigim gibi iftarlara gidip misafirler agirlayamadigim gibi, istedigim gibi camilere yada kitap fuarlarinada gidemedim, yada yada esimle cok sevdigimiz mekanlara gidip iftarda edemedim...
Bu sene sanirim bunca seneye inad hayirlisiyla cok guzel gecirmek istiyorum Ramazan ayini... Dun mukabeleye gittim hayatimda ilk defa:)Bugun orucumu cok onceki senelerdeki rahatlikla tuttum hamdolsun,ne sIkIntisi nede mesaakati oldu, gun car cabuk doldu, iftarda yaptigim yada yedigim hersey harika oldu. Hele ki iftar vakti kizimin bu ayin bir ayricaliginin farkindaliginda olarak soyledigi" anne parkda bir cocuk Ramazan ekmeginden yiyordu biliyormusun"diyip elindeki pideden "Ramazan ekmegi cok guzelmis annecim "diye isirmasi ya, beni ne cok mutlu etti anlatamam. Tum aile hatta tum bina ayni saatte balkonlarindaki yemek masalarinda catal kasigin tatli sesleri esliginde ezan-i serifin hemen ardindan basladilar ya tabaklarindaki farkli lezzetleri yemeye. Bunu gormek, duymak,hissetmek var mi daha baska saadet!hamdolsun Rabbe su guzel gunleri bize boyle guzel yasattigi icin...
Yazmak istedigim sey cok ama vakit yok:)neyse efendim Ramazan-i Serifiniz hayirli ve berekli olsun!
Thursday, August 20, 2009
Wednesday, July 29, 2009
Monday, July 20, 2009
Sozun bittigi yer...
C.tesi aksami ogrendik Halit Abi'nin vefat ettigini... Allah gani gani rahmet eylesin,olen kisi boylesine genc olunca insanin huznu iki katina cikiyor...Ne denir ne soylenir bilemiyorum, iki gundur surekli aklimizda, oylesine hayat dolu bir insanin bu ansiz olum haberine inanamadik. 9 ay once evlenmis 9 senedir ailesini gormuyordu vizeyle alakali problemleri yuzunden gidemiyordu Turkiye'ye...Insan kime yanacagini sasiriyor, gencecik vefat edene mi, yada genc yasta evliliginin balayi henuz bitmemis esemi, yoksa onun 8-9 yildir gormeyen, evladinin kokusuna hasret giden anneye babaya mi! Ne mutlu ona ki iyi seyler yapti, hatalari vardir muhakkak her birimizin oldugu gibi, ama insaallah onun yaptigi hayirlar ve olum anindaki caresizligi hata ve kusurlarina kefaret olmustur, Rabbim sehitlerden eylesin, Rahmetiyle muamele etsin insaallah...
Friday, May 01, 2009
Adiyy b. Hâtim radiyallahü anh’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtü vesselam) şöyle buyurmuşlardır:
Bir hurmanın yarısını ikram etmekle bile olsa Cehennem ateşinden sakının. Şayet sizden biriniz buna da muvaffak olamayacaksa, hiç olmazsa bir kardeşine onu memnun edecek güzel bir söz söylesin!
(Buhari, 3/1316)
*
Wednesday, April 29, 2009
Basimiz sagolsun.
9 yigidimizi yitirdik bugun.
Alcaklarin, hainlerin, kahpe pusularina tam 9 can daha verdik.
Havada ucusan kollar, bacaklar.
Yanik et kokusu.
Analarin, babalarin evlatlarini ilk ellerine aldiklari anlari dusunuyorum.
Kosarken dusunce yarasina kosan,
Hastalaninca basinda sabahlayan,
Davulla, zurnayla asker ocagina ugurlayan,
Simdi tek parca olarak bile goremeyecekleri evlatlarina,
Al Bayraga sarili bir tabutla kavusan,
Koklayamadan,
Gozune bakamadan...
Icinde firtinalarda olsa,
Agizlardan cikan tek cumle:
"Vatan sagolsun"
Daha dun kucucuk bir kiz cocugu babasinin tabutunu opuyordu.
Ates dustugu yeri yakar.
Alistirildik herhalde.
Her gun daha kotu bir haber oldugu icin onceki gun unutuluyor.
Haberler gecer.
Namazlar kilinir.
Sehitler olmez diye haykirip,
Doktorlar da hazir tutulur, analar babalar fenalasinca...
Sonra gobek havasi, sarkilar, turkuler.
Yarisma programlarina,
Hah bir de Yaprak Dokumu var bu aksam.
Gencecik fidanlar dokulurken sapir, sapir,
Biz gene kosusturmali hayatamiza ve bozuk ekonomiye doneriz.
"Hayirlisi" der buyuklerimiz.
Oysa:
Allah'in verdigi akli kullanmayana hayir yok!
Agzi terorist demeye varmayan teroristler meclisde oturuyor.
Kin, nefret ve olumle koruklenen guc gogsunun tam ortasina yerlesmis.
Bebek katili bir kahpe icin siyaset ortami hazirlaniyor.
Onun gorevini ustlenen baska bir kahpe guney sinirinda cubugunu yakmis keyifle oturuyor.
Kaya Boztepe
PresidentFederation of Turkish American Associations
*Bu yazi bugun yasanilan buyuk aci karsisinda duyulan uzuntunun ifadesi olarak emaillenmisti, sadece bir kismini buraya kopyaladim. Bugun bende buna benzer bir cok seyi dusundum. Su kisacik dunya hayatininda sonu var elbet, kisiye gore farklilik arzetsede sure, belki simdi belki bir yil belki 3 yil belki 40 yil sonra, ama var iste, ebedi alemde var, hesap gunude var. Haklinin hakkini alacagi gun elbette var. Cennette var Cehennemde!Zalimler icin yasasin Cehennem! demek buna inanmak ve bilmek icimi bir nebze rahatlatiyor.
Alcaklarin, hainlerin, kahpe pusularina tam 9 can daha verdik.
Havada ucusan kollar, bacaklar.
Yanik et kokusu.
Analarin, babalarin evlatlarini ilk ellerine aldiklari anlari dusunuyorum.
Kosarken dusunce yarasina kosan,
Hastalaninca basinda sabahlayan,
Davulla, zurnayla asker ocagina ugurlayan,
Simdi tek parca olarak bile goremeyecekleri evlatlarina,
Al Bayraga sarili bir tabutla kavusan,
Koklayamadan,
Gozune bakamadan...
Icinde firtinalarda olsa,
Agizlardan cikan tek cumle:
"Vatan sagolsun"
Daha dun kucucuk bir kiz cocugu babasinin tabutunu opuyordu.
Ates dustugu yeri yakar.
Alistirildik herhalde.
Her gun daha kotu bir haber oldugu icin onceki gun unutuluyor.
Haberler gecer.
Namazlar kilinir.
Sehitler olmez diye haykirip,
Doktorlar da hazir tutulur, analar babalar fenalasinca...
Sonra gobek havasi, sarkilar, turkuler.
Yarisma programlarina,
Hah bir de Yaprak Dokumu var bu aksam.
Gencecik fidanlar dokulurken sapir, sapir,
Biz gene kosusturmali hayatamiza ve bozuk ekonomiye doneriz.
"Hayirlisi" der buyuklerimiz.
Oysa:
Allah'in verdigi akli kullanmayana hayir yok!
Agzi terorist demeye varmayan teroristler meclisde oturuyor.
Kin, nefret ve olumle koruklenen guc gogsunun tam ortasina yerlesmis.
Bebek katili bir kahpe icin siyaset ortami hazirlaniyor.
Onun gorevini ustlenen baska bir kahpe guney sinirinda cubugunu yakmis keyifle oturuyor.
Kaya Boztepe
PresidentFederation of Turkish American Associations
*Bu yazi bugun yasanilan buyuk aci karsisinda duyulan uzuntunun ifadesi olarak emaillenmisti, sadece bir kismini buraya kopyaladim. Bugun bende buna benzer bir cok seyi dusundum. Su kisacik dunya hayatininda sonu var elbet, kisiye gore farklilik arzetsede sure, belki simdi belki bir yil belki 3 yil belki 40 yil sonra, ama var iste, ebedi alemde var, hesap gunude var. Haklinin hakkini alacagi gun elbette var. Cennette var Cehennemde!Zalimler icin yasasin Cehennem! demek buna inanmak ve bilmek icimi bir nebze rahatlatiyor.
Wednesday, April 22, 2009
Evolution or Religion?
A little girl asked her mother: 'How did the human race appear?' The mother answered, 'God made Adam and Eve; they had children; and so was all mankind made.'Two days later the girl asked her father the same question. The father answered, 'Many years ago there were monkeys from which the human race evolved.'
The confused girl returned to her mother and said, 'Mum, how is it possible that you told me the human race was created by God, and Dad said they developed from monkeys?'
The mother answered, 'Well, Dear, it is very simple. I told you about my side of the family, and your father told you about his.'
:))))
source:FWD email:)
Tuesday, April 21, 2009
Anne bazen boyle birsey:)
Su sira annelik benim icin;
Burnumu yada cenemi isirmaya calisan bir bebege"aaaa, uuuuuu "diye tepki vererek guluslerini bayilmak demek.
4.5 yasindaki bir sekere cicek isimlerini ogretmek! Ogretirken "bana bir ipicu ver anne" yada"annecim sessizce soylermisin"diyisine kahkahalarla gulmemek icin kendini tutmak demek.
Yada herikisine birden sarilmak yerlerde yuvarlanmak demek:))))
Burnumu yada cenemi isirmaya calisan bir bebege"aaaa, uuuuuu "diye tepki vererek guluslerini bayilmak demek.
4.5 yasindaki bir sekere cicek isimlerini ogretmek! Ogretirken "bana bir ipicu ver anne" yada"annecim sessizce soylermisin"diyisine kahkahalarla gulmemek icin kendini tutmak demek.
Yada herikisine birden sarilmak yerlerde yuvarlanmak demek:))))
Saturday, April 04, 2009
...
Yasadigimiz site, sosyal faaliyet ve etkinliklee yonuyle pek aktif bir yer. Kultur Merkezi ve bu merkez bunyesinde bir cok etkinlik mevcut, hatta Ismek'e ait kurslar bile var bu merkezde. Bizimde bugun Kultur Merkezini kesfe cikmamizin sebebi, haftalar oncesinde duydugum cocuk tiyatrosunun olmasiydi. Cuma gunude sitedeki hanimlarla gorustugumuzde bir kez daha bahsedilince artik gitmek sart oldu:) Hersey iyi hostu lakin, gidis yolunda ve tiyatro oyunu sahne almadan once yasadigim bir kac seyi paylasmak istiyorum...
Oncelikle bu sitede 6-7 aylik gecmisim olsada hala pek yeniyim ve pek bir yer bilmiyorum, Kultur Merkezi yasadigimiz binadan gozuksede gidis yolu ve tam yerini kestirmek icin yardim almak istedim. Hemen onumuzde yuruyen yanlarinda uc cocuk olan iki hanima kibar bir sekilde Kultur Merkezi'ni bilip bilmediklerini zira ilk kez gidecegimi soyleyip yerini sordum, bir tanesi tenezzul edip arkasini dondugunde cevap verdi, digeri ondan once dondugu halde cevap bile vermedi,Kultur Merkezine gittiiklerini soyledi. Bunun uzerine cocuk tiyotrosu varmis, ilk defa gidicez dedim, yanlarindaki minikler"yasasin Tiyotro diye"nara attilar ama hanimlarin ikisindende bu sozum uzerine bir tepki cumlesi alamadim. Neyse arkalarindan yuruyordum ki onlar onumden donmek uzereyken kultur merkezini isaret eden levhayi gordum. Binanin onune geldigimde bu hanimlar hizla yan tarafta bulunan bir hayli uzunca merdivenden indiler. Bende binanin giris kapisindaki giris yan taraftandir yazisini okuduktan sonra indim ayni merdivenleri:)Hanimlar oyle hizli indiki ben diger tarafa dogru yoneldigimde yardimseverlik gosterip, girisin gittikleri taraftan oldugunu soylemediler. Bu duruma cok sasirdim.Neyse salona ulastik kizimla, tabi bir baktim tiklim tiklim dolu. Anladimki yol uzerinde karsilastigimiz hanimlar bu tiklim tiklim dolan salona iki kisiden once ulassak kar kardir anlayisiyla kosturdular, bu hususda pes diyorum!baska birsey diyemiyorum!
Ikinci olaysa, biz yer olmadigi icin merdivenlere oturan guruha katilmisken kucuk bir kizin yer gosterip Aslihan'i yanina oturtmamdan sonra oldu. Aslihan oturduktan sonra, sahneyi gorup gormedigini isterse kucagima alip oyle oturabilecegimizi soyledigim halde o yalniz oturmayi tercih ettiki, bu noktada cocuguma saygim sonsuz, cocuklar icin sahnelenen bir oyun ve o koltuklarda oturmak sonuna kadar onlarin hakki! Neyse bir hanim cikti geldi bir yerden, yanima oturmus kucuk kizi kaldirdi, "kizim Bedirhan'in"yanina gitsene sen dedi. O gitmek istemeyip orda oturmayi tercih etti, ama annesi razi olmadi, aldi tuttu onu gitti Aslihan'in yanina oturttu, hani benim kizim oldugunu bilmiyor, tabi izin almamasi normal, peki kizimdan niye boyle bir izin almiyor onu anlayabilmis degilim. Kizima, "guzelim ablada seninle oturabilir mi"dese zaten Aslihan kabul edecek. Ama oyle bir oturttuki baktim Aslihan koltugun kenarina buzustu kaldi birde urkek urkek bakmaya basladi, zaten sonrasindada kalkmak ister bir hal aldi. Bende hanim yalnisini gorsun diye," kizim rahatmisin annecim" diye sordum. Bunun uzerien hanim pek piskin"rahatsiz oldu bizimkinden"dedi yuzunde cok iyi bir is basarmiscasina bir gulumsemeyle . Bende illa icimde birakmayacagim ya"izin alsaydiniz eminim rahatsiz olmayacakti"dedim. O sirada Aslihan koltuktan kalkdi"anne oturmak istemiyorum, cok rahatsiz oldum" dedi. Bende kucagima oturdugu takdirde rahat olup olmayacagini sordum, "tamam"dedi. Bende hala o kucuk kiza karsi kendimi kotu hissetsemde"Canim kalkabilirmisin kizimi kucagima alip oturayim"dedim. Gercekten cok bozuldum bu olaya. Daha dun arkadaslarla mevzumuz olmustu. Efendimiz(sav) iki kisinin arasinda yer dahi olsa onlarin izni olmadan oturmanin kul hakkina girdigini buyurmus olmasi. Bizim durumumuz arayi gecti direct koltuktan atip yer kapmaya donustu:)
Kesinlikle ben Amerika'dayken, yada Amerika'da oyle Turkiye'de boyle demek istemiyorum. Ama illa bir sekilde dedirtiyorlar:) 5 yil hic Turkiye'ye gelmeden NY'da yasamak Turkiye'deki gelismisligii daha iyi gormemi sagladi. Hatta muazzam diyecegim olcude sehirsel yasamda guzellikler gordum. Fakat tek degismeyen seyin, insanlarimizin birbirlerine olan tahammulsuzlugu olduguydu. Mesela ilk Carrefour'a(boyle mi yaziliyordu:)) gittigimde ustume ustume gelen alisveris arabalari, sonra tam donecekken pat diye onume cikan alisveris arabalarina ve bu yalnislara ragmen, "kusura bakmayin"diyen bir insan olmamasina cok sasirmistim. NY gocmenlerin cok oldugu bir kent olmasi hasebiyle Amerika'nin belki en hooottthuuuut insanlarinin doldugu yerdir. Ama orda bir marketde adam size yakin gecse doner"I am sorry"der:) Ben cogunlugu Musluman olan ve cok daha nezaketli olmasi gereken boyle bir toplumda bu nezaket eksikligine hayretler icinde bakiyorum.
Oncelikle bu sitede 6-7 aylik gecmisim olsada hala pek yeniyim ve pek bir yer bilmiyorum, Kultur Merkezi yasadigimiz binadan gozuksede gidis yolu ve tam yerini kestirmek icin yardim almak istedim. Hemen onumuzde yuruyen yanlarinda uc cocuk olan iki hanima kibar bir sekilde Kultur Merkezi'ni bilip bilmediklerini zira ilk kez gidecegimi soyleyip yerini sordum, bir tanesi tenezzul edip arkasini dondugunde cevap verdi, digeri ondan once dondugu halde cevap bile vermedi,Kultur Merkezine gittiiklerini soyledi. Bunun uzerine cocuk tiyotrosu varmis, ilk defa gidicez dedim, yanlarindaki minikler"yasasin Tiyotro diye"nara attilar ama hanimlarin ikisindende bu sozum uzerine bir tepki cumlesi alamadim. Neyse arkalarindan yuruyordum ki onlar onumden donmek uzereyken kultur merkezini isaret eden levhayi gordum. Binanin onune geldigimde bu hanimlar hizla yan tarafta bulunan bir hayli uzunca merdivenden indiler. Bende binanin giris kapisindaki giris yan taraftandir yazisini okuduktan sonra indim ayni merdivenleri:)Hanimlar oyle hizli indiki ben diger tarafa dogru yoneldigimde yardimseverlik gosterip, girisin gittikleri taraftan oldugunu soylemediler. Bu duruma cok sasirdim.Neyse salona ulastik kizimla, tabi bir baktim tiklim tiklim dolu. Anladimki yol uzerinde karsilastigimiz hanimlar bu tiklim tiklim dolan salona iki kisiden once ulassak kar kardir anlayisiyla kosturdular, bu hususda pes diyorum!baska birsey diyemiyorum!
Ikinci olaysa, biz yer olmadigi icin merdivenlere oturan guruha katilmisken kucuk bir kizin yer gosterip Aslihan'i yanina oturtmamdan sonra oldu. Aslihan oturduktan sonra, sahneyi gorup gormedigini isterse kucagima alip oyle oturabilecegimizi soyledigim halde o yalniz oturmayi tercih ettiki, bu noktada cocuguma saygim sonsuz, cocuklar icin sahnelenen bir oyun ve o koltuklarda oturmak sonuna kadar onlarin hakki! Neyse bir hanim cikti geldi bir yerden, yanima oturmus kucuk kizi kaldirdi, "kizim Bedirhan'in"yanina gitsene sen dedi. O gitmek istemeyip orda oturmayi tercih etti, ama annesi razi olmadi, aldi tuttu onu gitti Aslihan'in yanina oturttu, hani benim kizim oldugunu bilmiyor, tabi izin almamasi normal, peki kizimdan niye boyle bir izin almiyor onu anlayabilmis degilim. Kizima, "guzelim ablada seninle oturabilir mi"dese zaten Aslihan kabul edecek. Ama oyle bir oturttuki baktim Aslihan koltugun kenarina buzustu kaldi birde urkek urkek bakmaya basladi, zaten sonrasindada kalkmak ister bir hal aldi. Bende hanim yalnisini gorsun diye," kizim rahatmisin annecim" diye sordum. Bunun uzerien hanim pek piskin"rahatsiz oldu bizimkinden"dedi yuzunde cok iyi bir is basarmiscasina bir gulumsemeyle . Bende illa icimde birakmayacagim ya"izin alsaydiniz eminim rahatsiz olmayacakti"dedim. O sirada Aslihan koltuktan kalkdi"anne oturmak istemiyorum, cok rahatsiz oldum" dedi. Bende kucagima oturdugu takdirde rahat olup olmayacagini sordum, "tamam"dedi. Bende hala o kucuk kiza karsi kendimi kotu hissetsemde"Canim kalkabilirmisin kizimi kucagima alip oturayim"dedim. Gercekten cok bozuldum bu olaya. Daha dun arkadaslarla mevzumuz olmustu. Efendimiz(sav) iki kisinin arasinda yer dahi olsa onlarin izni olmadan oturmanin kul hakkina girdigini buyurmus olmasi. Bizim durumumuz arayi gecti direct koltuktan atip yer kapmaya donustu:)
Kesinlikle ben Amerika'dayken, yada Amerika'da oyle Turkiye'de boyle demek istemiyorum. Ama illa bir sekilde dedirtiyorlar:) 5 yil hic Turkiye'ye gelmeden NY'da yasamak Turkiye'deki gelismisligii daha iyi gormemi sagladi. Hatta muazzam diyecegim olcude sehirsel yasamda guzellikler gordum. Fakat tek degismeyen seyin, insanlarimizin birbirlerine olan tahammulsuzlugu olduguydu. Mesela ilk Carrefour'a(boyle mi yaziliyordu:)) gittigimde ustume ustume gelen alisveris arabalari, sonra tam donecekken pat diye onume cikan alisveris arabalarina ve bu yalnislara ragmen, "kusura bakmayin"diyen bir insan olmamasina cok sasirmistim. NY gocmenlerin cok oldugu bir kent olmasi hasebiyle Amerika'nin belki en hooottthuuuut insanlarinin doldugu yerdir. Ama orda bir marketde adam size yakin gecse doner"I am sorry"der:) Ben cogunlugu Musluman olan ve cok daha nezaketli olmasi gereken boyle bir toplumda bu nezaket eksikligine hayretler icinde bakiyorum.
Thursday, April 02, 2009
Bugun aklima geldi nerden geldiyse, cok guldum bu aklima gelen seye, yazdigimda ne var bunda bukadar gulunecek diyeceksiniz eminim, ama o tipi, o ani yasamak lazimdi:)uzerinden kac yil gecti hala guluyorum...
Sanirim bundan 3 yada 4 yil kadar onceydi. Esimin Manhattan'da zaman zaman ogle yemeklerini yedigi bir pizzaciya gitmistik. Pizzacida bir Turk gorduk:)zaten biz heryerde seklimiz, semalimiz halimizle Turk'uz diye bagiran bir milletiz:) hemen taniniyoruz:)Tabi biz orda calisani nasi tanidiysak oda bizi sip diye tanidi, esimle selamlasip, hal hatir sordular(buda bize ozgu bir davranis, yenide tanissak illa sorariz muhatabin halini hatrini), Siparislarimizi verdik,kasaya odeme yapicaz, bizim Turk abinin sesi isyerini inleten cinsten"pedrrroooo noooo taxxxxxx" Allahim Allahim Amerikalilar bakiyor da bakiyor adam ayni cumleyi ton farki olmadan tekrarliyor, birde havali, birde yaptigi bir iyilik var, oda duyulsun istiyor:) Iste o an dua ettim I.R.S'den birileri olmasin diye:))zira adamin bu cumlesinden isyeri takibe alinabilirdi. Sanirim o Turk abi bu no tax olayini bizde bazi isyerlerinde yapilan "fisini almazsak ne kadara olur" durumuna benzetti. Fakat yaptigi hata oyle ciddiydiki, surekli dolasan irs memurlari Allah'tanki o gun onlarin isyerinde degildi, zira tax almamak cok buyuk bir suc hele onu ciglik cigliga duyurup yapmak daha buyuk bir suc:)Neyse cahillik basa bela diyorum bu mevzuya baska nokta cumlesi bulamadim:)
Sanirim bundan 3 yada 4 yil kadar onceydi. Esimin Manhattan'da zaman zaman ogle yemeklerini yedigi bir pizzaciya gitmistik. Pizzacida bir Turk gorduk:)zaten biz heryerde seklimiz, semalimiz halimizle Turk'uz diye bagiran bir milletiz:) hemen taniniyoruz:)Tabi biz orda calisani nasi tanidiysak oda bizi sip diye tanidi, esimle selamlasip, hal hatir sordular(buda bize ozgu bir davranis, yenide tanissak illa sorariz muhatabin halini hatrini), Siparislarimizi verdik,kasaya odeme yapicaz, bizim Turk abinin sesi isyerini inleten cinsten"pedrrroooo noooo taxxxxxx" Allahim Allahim Amerikalilar bakiyor da bakiyor adam ayni cumleyi ton farki olmadan tekrarliyor, birde havali, birde yaptigi bir iyilik var, oda duyulsun istiyor:) Iste o an dua ettim I.R.S'den birileri olmasin diye:))zira adamin bu cumlesinden isyeri takibe alinabilirdi. Sanirim o Turk abi bu no tax olayini bizde bazi isyerlerinde yapilan "fisini almazsak ne kadara olur" durumuna benzetti. Fakat yaptigi hata oyle ciddiydiki, surekli dolasan irs memurlari Allah'tanki o gun onlarin isyerinde degildi, zira tax almamak cok buyuk bir suc hele onu ciglik cigliga duyurup yapmak daha buyuk bir suc:)Neyse cahillik basa bela diyorum bu mevzuya baska nokta cumlesi bulamadim:)
Saturday, March 28, 2009
Mekani Cennet olsun...
“Şimdi bakın yoldan geldik, yola gideceğiz. Hiç birimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok. Yani, ruh bir saniyeliktir. Küf dedi mi gitti. Bunun da nerede geleceği, nasıl geleceği, ne şekilde yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile hakim değilsiniz. Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur."
Vefatindan bir hafta once yukaridaki satirlari soylemis Muhsin Yazicioglu. Hakikaten bir saniyesine sahip olamadigimiz bu hayat icin bu kadar bagliligimiz niye? Insan nasi yasarsa oyle oluyor yada oldukten sonra yasadigi hayata uygun aniliyor. Iyi, kalbi temiz bir insanmis diye dusunuyorum, vefatindan sonra ardindan Kuran'i Kerim okunup tekbir, salavatlar getirilip dualar edildi, cok kimseye nasip olmayacak seyler. Mekani Cennet olsun, cektigi izdirap ve sIkIntilar hata ve kusurlarina kefaret olsun insaallah!
Vefatindan bir hafta once yukaridaki satirlari soylemis Muhsin Yazicioglu. Hakikaten bir saniyesine sahip olamadigimiz bu hayat icin bu kadar bagliligimiz niye? Insan nasi yasarsa oyle oluyor yada oldukten sonra yasadigi hayata uygun aniliyor. Iyi, kalbi temiz bir insanmis diye dusunuyorum, vefatindan sonra ardindan Kuran'i Kerim okunup tekbir, salavatlar getirilip dualar edildi, cok kimseye nasip olmayacak seyler. Mekani Cennet olsun, cektigi izdirap ve sIkIntilar hata ve kusurlarina kefaret olsun insaallah!
Şems-i Tebrizi
Bir gün Mevlana’ya felsefe ile meşgul olan bir grup insan geldi. İmani konularda soruları vardı. Mevlana, bu felsefecileri Şems-i Tebrizi’ye gönderdi. Felsefeciler Şems’e geldiklerinde, O, talebelerine, bir kerpiç üzerine nasıl teyemmüm edileceğini gösteriyordu. Gelenlerden biri, en çok takıldıkları üç soruyu, peş peşe sıralayıverdi: 1- Allah var dersiniz, ama görünmez, gösteremezsiniz; gösterin de inanalım! 2- Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonrada Cehennem’de ateşle ceza verilecek, dersiniz. Ateşten yaratılmış şeytana, ateş acı verebilir mi? 3- Ahirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının karşılığını görecek, diyorsunuz. Rahat bırakın şu insanları istediklerini yapsınlar… Sorular biter bitmez Şems, elindeki kerpici, soruları soran felsefecinin kafasına vurdu. Felsefeci hemen kadıya gitti ve Şems’ten şikayetçi oldu. “Ben soru sordum, O bana kerpiçle vurdu!” dedi. Şems-i Tebrizi de kendini savundu: “O bana sordu, ben de cevabını verdim.” Kadı bu işi açıklamasını isteyince de şu açıklamayı yaptı: “Efendim, bu adam, ‘Bana Allah-u Teala’yı göster.’ dedi. Ben de elimdeki kerpici başına vurarak sorusunu açıkladım. Şimdi başının ağrıdığını söylüyor. Bana başının ağrısını gösterebilir mi?” Adam şaşırdı ve, “Ağrı gösterilir mi? Ancak hissedilir!” dedi. Şems de taşı gediğine koydu: “İşte, nasıl varolan ağrı gösterilmezse, Allah’da vardır, ama göze gösterilemez demek istedim!” Şems savunmasına şöyle devam etti: “Bu adamın ikinci sorusu, ateşten yaratılmış olan şeytanın ateşle nasıl cezalandırılacağı idi.Ben bunu açıklamak içinde başına topraktan yapılmış bir kerpiçle vurdum. Başı acıdı, ağrıdı. Oysa ki kerpicinde kendisi gibi asıl maddesi topraktır. Nasıl toprak toprağa acı veriyorsa, ateş de ateşten yaratılmış şeytana azap verecektir. Üçüncü sorusu da ‘Bırakın insanları, isteyen istediğini yapsın; niçin ahirette yapılanların karşılığı verilecek, diye korkutuyorsunuz?’ şeklindeydi. Ben de ona canımın istediğini yaptım. Ama bundan hoşlanmadı ve beni size şikayet etti.” Felsefeciler bu açıklamalar karşısında ne söyleyeceklerini bilemediler ve çok mahcup oldular.
Friday, March 20, 2009
Evlât ve mal dünyanın süsü, ziynetidir. Değerlendirilebilirse, ahiretin de zâd-u zahîresidir. Allah (cc), insanların gönüllerini bunlarla sevince, sürura ulaştırır. Bunları göze ziynet, kalbe gıda yapar. İnsan bu ziynetleri gördükçe, pratikte dünya mutluluğunu, ümitlerinde de ötelerin saadetini duyabilir. Ne var ki siz bu ziynetleri eğer bâkîleştiremezseniz, mutlu olamazsınız; olsanız da buruk yaşarsınız.. evet evlâdınız, torununuz, dünyanız sizi rahatsız edebilir. Aksine fâni ve zâil olan bu şeyleri bâkîleştirip kâinatın Yaratıcısı adına bakıp gördüğünüz, O'nun yolunda ve O'nun istediği istikamette kullandığınız ve geliştirdiğiniz zaman, son zannedilen her noktanın bir başlangıç olduğunu göreceksiniz. Dünya hayatının hitâma erip kapanmasıyla biten bütün fâni ve zâil ziynet, debdebe, ihtişam öbür âlemin açılmasıyla en mükemmel şekle bürünerek orada da devam edecektir. Bir millet ve bir toplumun mükemmeliyeti aileden, eşlerin el ele verip kurdukları yuvadan başlar. Bu itibarla terbiye, yuvadan başlamalı ki kalıcı olsun. Yuva terbiye esasları üzerine kurulamamışsa, cemiyetin terbiyeli olması da düşünülemez. Hatta kusursuz bir talim ve terbiye politikası ideal insan yetiştirmede çok önemli olsa da, yuva, verdiği ve vereceği şeyler açısından hep önemini koruyacaktır. Yuvada ve hususiyle de, şuuraltı beslenme döneminde iyi beslenebilmiş dimağlar, ciddî muhalif rüzgârlara maruz kalmazlarsa ileride bazı küçük tembihlerle şuuraltı müktesebatlarının kahramanları olarak karşımıza çıkıp bizi şaşırtabilirler. Evet yuvada başarı, umum hayatta başarının ilk merhalesidir.. ve bu merhale de sağlıklı bir izdivaca bağlıdır. 1-) Evlât ve mal dünyanın süsü, ziynetidir. Ne var ki bu ziynetleri bâkîleştiremezseniz, mutlu olamazsınız; olsanız da buruk yaşarsınız. Evet, evlâdınız, torununuz, dünyanız sizi rahatsız edebilir. 2-) Ahiret, dünyada var oluşun hesabını vermenin mahkemesi, burada bizi insan olarak yaratan ve en mükemmel biçime koyan Allah'a şükredip etmediğimizin hesap mahallidir Çocuklarımıza en güzel armağan ne olmalı? İmâm Zeynu'l-Abidin Risaletü'l-Hukuk adlı eserinde şu tavsiyelerde bulunuyor:'Sa'yinin semeresi çocuğunun senden olduğunu, hayrının ve şerrinin de sana raci olacağını bileceksin.' Efendimiz'e (aleyhissalâtu vesselâm) vefat edeceği hissettirilmişti. Bunun üzerine O, bir gün sahabe topluluğuna, 'Kul, dünya ile ahiret arasında muhayyer bırakıldı da O, ahireti tercih etti.' deyivermişti. Bu işaretle anlatılmak isteneni hemen kavramış olan Hz. Ebu Bekir (ra), 'Anam, babam, sana feda olsun ya Resûlallah!' diyerek hıçkırıklara boğulmuştu. Bundan başka Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) Veda Haccı esnasındaki bir hutbesinde de yine, 'Yakında beni sizden soracaklar, tebliğ vazifemi yaptım mı, nasıl cevap vereceksiniz?' buyurmuşlardı; buyurmuşlardı, zira O, önemli bir vazife yapmıştı ama bunu hakkıyla yapıp yapmamış olmanın endişesi içinde bulunuyordu. Böyle bir endişeye mahal olmadığını icraatı haykırıyordu; oradaki bütün gönüller de hep birden haykırdı, koca meydan onunla yankılandı ve her yanda, 'Sen vazifeni yaptın, risaletini tebliğ ettin, sorumluluğunu hakkıyla yerine getirdin.' itirafları duyuldu. O da parmağını yukarıya doğru kaldırdı ve üç kere, 'Allah'ım şahid ol, Allah'ım şahid ol, Allah'ım şahid ol!' dedi. O, ümmet dairesinde genişliği olan bir sorumluluğu derin bir endişe ile dile getiriyor ve ashabının şehadetini alıyordu. Şimdi acaba bizler de, kendi sorumluluğumuz altında bulunan ve bakıp görmekle mükellef olduğumuz çocuklarımıza karşı, "Yakında beni sizden soracaklar, nasıl cevap verirsiniz?" diyebilecek durumda mıyız? Ya da onlardan, 'vazifenizi yaptınız' cevabını alabileceğimizi ümit edebiliyor muyuz? Değilse vay hâlimize... Onun için büyük İmâm Zeynü'l-Abidin, 'Allah huzurunda sen, onlardan sorguya tabi tutulacaksın.' diyor, sonra da titreyerek, Cenâb-ı Hakk'a yönelerek, 'Allah'ım, çocuklarımın terbiyesi, te'dibi ve onlara iyilik yapmam hususunda bana yardımcı ol!' diyor. Zira bir insanın en mühim, en ciddî meselesi, aile efradını evc-i kemâlât-ı insaniyeye yükselterek onlara ebedî var olmanın hazlarını duyurmaktır. Evet, Resûl-i Ekrem'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yolunu ihya istikametinde bir terbiye, çocuğa sunulmuş en buyuk armagandir. Anne-babanın, evlâtlarını yetiştirip faziletlerle donattıkları nispette onlara "evlâdımız" demeye hakları var ise de, ihmal edilmiş yavruları hakkında böyle bir iddiada bulunmaları kat'iyen muvafık değildir. Bir milletin devam ve bekâsı, iyi yetiştirilmiş nesillerle kaimdir; millî varlığı ve millî ruhu mükemmelleştirilmiş iyi nesillerle... Milletler, geleceklerini emanet etmek üzere mükemmel bir nesil yetiştirememişlerse istikballeri karanlık demektir.
*as usual*fwd edilmis bir emailden alintidir...
Wednesday, February 25, 2009
Can Yücel'den
Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlamaYarım saat erkene kurulsun saatin.Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin...Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin...Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,Bak güzelim kahvaltının keyfine.Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin..Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,Ohhh şöyle bir hafifleBir güzel kahve ısmarla kendine,seni mutlu eden sesi duymak için "alo "de Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çıkYağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa...Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bakÇiçek görürsen kokla ,köpek görürsen okşa ,çocuk görürsen yanağından makas al.Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı? Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen araHatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak.
Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun.. Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..Saklama tabakları, bardakları misafireSizden ala misafir mi var bu dünyadaAilecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil,Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..Gece evinde, dostların olsunSohbetin yemeğin, kahkahan olsun..
Arkadaşım,hayat bu daha ne olsun?Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!
Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun.. Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..Saklama tabakları, bardakları misafireSizden ala misafir mi var bu dünyadaAilecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil,Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..Gece evinde, dostların olsunSohbetin yemeğin, kahkahan olsun..
Arkadaşım,hayat bu daha ne olsun?Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!
Can Yücel
Friday, February 20, 2009
:)))))
burç dediğin böyle yorumlanır:))))
KOÇ Canim benim. Ya ben yerim senin o duygusal , mütevazi, ince, anlayisyumagi dygularini! Sen seçildinde mi gönderildin bu dünyaya. Bir insan bukadar mi düzgün, bu kadar mi programli, bu kadar mi anlayisli olabilir.. Bukoçlar var ya, IQ seviyesi yüksek insanlarin burcudur. Dost insan,güzel insan. Insan gibi insan. Allah seni basimizdan, yanimizdan eksiketmesin. Iyi ki varsin! Allah herkese koç gibi dostlar nasip etsin insallah.Bitanem benim, canim canim...
BOGA Ayy benim güzeller güzelim. Bu bogalar var ya dünya tatlisi, yergök harikasi, seker mi seker insanlardir. Bal bunlar bal. Bunun sohbetinedoyum olmaz.! Iyi sevgili, iyi arkadas, iyi,iyi,iyi, ...... say say bitmezbunlar. Hatta bak yazmayayim dedim, ama dayanamayacagim ve sizinle depaylasacagim bu gerçegi. Biliyor musunuz ki sizler; 'bir boğa bir dünyayabedeldir'... Onlar sanli burç aleminin, yere göge sigmaz, harikulade burçgurubudur.
IKIZLER Halt etmis sana iki yüzlü diyenler. Onlar seni çekemiyorlar.Rahatligin,her ortama uyum saglayisin, pratik zekan... Taaa biii ki kiskanirlarseni sekerim. Kim senin gibi kadar özgüven sahibi olmayi istemez ki. Senhiçbir zaman unutma ikizler, seni hayatin boyunca çekemeyenler olacaktir. Senhiç takma o güzel kafani onlara. Sen burçlarin en sevimlisisin. Adınikizler ama, sen bitanesin.
YENGEÇ Allah seni yaratti, melekleri niye yaratti. Ya kardesim nedir buzerafet, karizma... Sen miknatis misin nesin? Bir insan her girdigi ortamda bukadar ilgi çekmeyi nasil basarir. Hem de hiçbir çaba bile sarf etmeden.Yoksa sen ! mükemmelligin es anlami misin? Kim istemez annesi yengeçburcu olsun,esi bir yengeç burcu olsun. Sen var ya olmazsa olmazsin.Burçlarin bas tacısın.
ASLAN Heyt bee.. gözümüzün senligi, gönlümüzün nuru. Afet-i devran,mükemmel-i cihan. Aslan mi bu aslan . Senin kadar aynalarla barisikolan var mi sudünyada. Sen ki güzelligin simgesi, yer yüzünün günesi. Seninbütün fallarinda nazar çikacaktir. Mümkündür. Baska mümkünati dayoktur. Allah seni kem gözlerden korusun insallah, emi?
BASAK Merhametlim benim. Karincayi bile incitemeyen, hassas , sevgi dolu,güzel basagim benim. Efendiligin simgesi, kibar insan. Seni varya anlatacakkelime bulamiyorum. Nesin sen? Yoksa kanatsiz bir melek mi? Herkesiniyiligini düsünen, verici , vefakar basak. Senin adin basak degil,barisin,temizligin simgesi beyaz güvercin olmaliydi. Neyse canim üzülme.Biz biliyoruz ya yeter. Üzülme tamam mi? Beyaz güvercinim benim.
TERAZIH ay sana dengesiz diyen o dengesizler. Ben onlara ne diyeyim bilmiyorum k i!Yahu sen olmasan varya, su insanoglu soyunda bir eksiklik bir yitimolurdu. Sen dengesin insanlik için. Alem buysa kral sensin. Sen susarsan birneden, konusursan ayri bir neden vardir. Marifetli, kabiliyetli, en artiliburç sensin. Senin üstüne burç taniyan, megalomandir. Söylesene seninüstüne burç mu vardir? Ben ki sahsi fikrim, senden iyisini bilmem, tanimam,görmem.
AKREP Herkes bir akrep olarak dogmayi isterdi inan bana. Güzel gözlerin,gururun, albeninin temel tasi akrep. Senin kadar hayatina hakim, senin kadaryaptigi isin arkasinda durabilen kaç kisi kaldi artik. Allah senin soyunueksik etmesin. Sen ki, bir bakisiyla buzlari eritebilen, insana senin içinFerhat olup daglari delmeyi istettirebilen insan. Kim demisse sana fesat diye,onlarin hepsi....... ........ Neyse, yine açtıracaklar agzımı. Seningüzel gözlerin bile yeter o kiskançlara. Sen görmezden, duymazdan gelo fesatlari.
YAY Kainatin bir burcu olsa , kesin yay olurdu. Sanatkar, vefakar, dogrudürüst insan dedikleri sen olsan gerek. İçinde bir tek yay olmayan birarkadas grubunu, ugruma ölecek olsalar bile tanimam ben. Senin heyecanbudalasi oldugunu sanan bir grup kendini bilmez, senin o insana hayat verenenerjini çekemeyenlerdir. Burçlar aleminin kozmik mucizesisin sen. Senin havanbile yeter güzelim. Çatlasin çekemeyenlerin.
OGLAK Sana inatçi diyorlar diye üzülme. Onlar senin istikrarina giptaylabakip, senin yarin bile edemeyen kisiler. Dürüstlük senin burç genlerindevar. Bütün alimler, bilginler genelde oglaktir. Oglak burcu olmak bile,tek basina bir sereftir. Hatta oglak burcu olarak dogamamis kadersizleriçin, oglak burcunu birinci dereceden akrabasi olmak bile ayri bir sereftir.Sen kivrak zekanla, zaten her zaman bir sifir öndesin.
KOVA Hep çevresindekileri düsünen, insancil duygulari fazla gelismis,sevgi dolu kovalar. Allah sizin iyiliginizi versin emi? Ayol bu ne vericilik, bune genis bir yürek öyle. San! a sabit fikirli diyenler, senin her fikrininbir cevher oldugundan habersiz mi? Esitlik senin için ne kadar önemli. Ahkeske herkes senin çeyregin kadar bile olabilse. Sen çok yasa emi?
BALIK Insanlar öyle duygu yoksunu olmuslar ki, senin bu yaradilisin özüduygusalligini alaya alacak kadar saçmalayabiliyorlar bazen. Senparanoyak degilsin canim, ince fikirlisin. Ama nerdeee, bu ayrimi yapacak kafabazilarinda. Ben senin o yanagina düsen göz yasini seviyorum, ohüzün dolu bakisini seviyorum, o sevgi dolu , gizemli yüregini seviyorum. Sanasıkıcı diyenler bogum bogum sikila insallah. Sen ferah tut kendini. Rahat ol,bosver, takma o çan çan çeneleri kafana
***fwd edilmis bir emailden alintidir...
KOÇ Canim benim. Ya ben yerim senin o duygusal , mütevazi, ince, anlayisyumagi dygularini! Sen seçildinde mi gönderildin bu dünyaya. Bir insan bukadar mi düzgün, bu kadar mi programli, bu kadar mi anlayisli olabilir.. Bukoçlar var ya, IQ seviyesi yüksek insanlarin burcudur. Dost insan,güzel insan. Insan gibi insan. Allah seni basimizdan, yanimizdan eksiketmesin. Iyi ki varsin! Allah herkese koç gibi dostlar nasip etsin insallah.Bitanem benim, canim canim...
BOGA Ayy benim güzeller güzelim. Bu bogalar var ya dünya tatlisi, yergök harikasi, seker mi seker insanlardir. Bal bunlar bal. Bunun sohbetinedoyum olmaz.! Iyi sevgili, iyi arkadas, iyi,iyi,iyi, ...... say say bitmezbunlar. Hatta bak yazmayayim dedim, ama dayanamayacagim ve sizinle depaylasacagim bu gerçegi. Biliyor musunuz ki sizler; 'bir boğa bir dünyayabedeldir'... Onlar sanli burç aleminin, yere göge sigmaz, harikulade burçgurubudur.
IKIZLER Halt etmis sana iki yüzlü diyenler. Onlar seni çekemiyorlar.Rahatligin,her ortama uyum saglayisin, pratik zekan... Taaa biii ki kiskanirlarseni sekerim. Kim senin gibi kadar özgüven sahibi olmayi istemez ki. Senhiçbir zaman unutma ikizler, seni hayatin boyunca çekemeyenler olacaktir. Senhiç takma o güzel kafani onlara. Sen burçlarin en sevimlisisin. Adınikizler ama, sen bitanesin.
YENGEÇ Allah seni yaratti, melekleri niye yaratti. Ya kardesim nedir buzerafet, karizma... Sen miknatis misin nesin? Bir insan her girdigi ortamda bukadar ilgi çekmeyi nasil basarir. Hem de hiçbir çaba bile sarf etmeden.Yoksa sen ! mükemmelligin es anlami misin? Kim istemez annesi yengeçburcu olsun,esi bir yengeç burcu olsun. Sen var ya olmazsa olmazsin.Burçlarin bas tacısın.
ASLAN Heyt bee.. gözümüzün senligi, gönlümüzün nuru. Afet-i devran,mükemmel-i cihan. Aslan mi bu aslan . Senin kadar aynalarla barisikolan var mi sudünyada. Sen ki güzelligin simgesi, yer yüzünün günesi. Seninbütün fallarinda nazar çikacaktir. Mümkündür. Baska mümkünati dayoktur. Allah seni kem gözlerden korusun insallah, emi?
BASAK Merhametlim benim. Karincayi bile incitemeyen, hassas , sevgi dolu,güzel basagim benim. Efendiligin simgesi, kibar insan. Seni varya anlatacakkelime bulamiyorum. Nesin sen? Yoksa kanatsiz bir melek mi? Herkesiniyiligini düsünen, verici , vefakar basak. Senin adin basak degil,barisin,temizligin simgesi beyaz güvercin olmaliydi. Neyse canim üzülme.Biz biliyoruz ya yeter. Üzülme tamam mi? Beyaz güvercinim benim.
TERAZIH ay sana dengesiz diyen o dengesizler. Ben onlara ne diyeyim bilmiyorum k i!Yahu sen olmasan varya, su insanoglu soyunda bir eksiklik bir yitimolurdu. Sen dengesin insanlik için. Alem buysa kral sensin. Sen susarsan birneden, konusursan ayri bir neden vardir. Marifetli, kabiliyetli, en artiliburç sensin. Senin üstüne burç taniyan, megalomandir. Söylesene seninüstüne burç mu vardir? Ben ki sahsi fikrim, senden iyisini bilmem, tanimam,görmem.
AKREP Herkes bir akrep olarak dogmayi isterdi inan bana. Güzel gözlerin,gururun, albeninin temel tasi akrep. Senin kadar hayatina hakim, senin kadaryaptigi isin arkasinda durabilen kaç kisi kaldi artik. Allah senin soyunueksik etmesin. Sen ki, bir bakisiyla buzlari eritebilen, insana senin içinFerhat olup daglari delmeyi istettirebilen insan. Kim demisse sana fesat diye,onlarin hepsi....... ........ Neyse, yine açtıracaklar agzımı. Seningüzel gözlerin bile yeter o kiskançlara. Sen görmezden, duymazdan gelo fesatlari.
YAY Kainatin bir burcu olsa , kesin yay olurdu. Sanatkar, vefakar, dogrudürüst insan dedikleri sen olsan gerek. İçinde bir tek yay olmayan birarkadas grubunu, ugruma ölecek olsalar bile tanimam ben. Senin heyecanbudalasi oldugunu sanan bir grup kendini bilmez, senin o insana hayat verenenerjini çekemeyenlerdir. Burçlar aleminin kozmik mucizesisin sen. Senin havanbile yeter güzelim. Çatlasin çekemeyenlerin.
OGLAK Sana inatçi diyorlar diye üzülme. Onlar senin istikrarina giptaylabakip, senin yarin bile edemeyen kisiler. Dürüstlük senin burç genlerindevar. Bütün alimler, bilginler genelde oglaktir. Oglak burcu olmak bile,tek basina bir sereftir. Hatta oglak burcu olarak dogamamis kadersizleriçin, oglak burcunu birinci dereceden akrabasi olmak bile ayri bir sereftir.Sen kivrak zekanla, zaten her zaman bir sifir öndesin.
KOVA Hep çevresindekileri düsünen, insancil duygulari fazla gelismis,sevgi dolu kovalar. Allah sizin iyiliginizi versin emi? Ayol bu ne vericilik, bune genis bir yürek öyle. San! a sabit fikirli diyenler, senin her fikrininbir cevher oldugundan habersiz mi? Esitlik senin için ne kadar önemli. Ahkeske herkes senin çeyregin kadar bile olabilse. Sen çok yasa emi?
BALIK Insanlar öyle duygu yoksunu olmuslar ki, senin bu yaradilisin özüduygusalligini alaya alacak kadar saçmalayabiliyorlar bazen. Senparanoyak degilsin canim, ince fikirlisin. Ama nerdeee, bu ayrimi yapacak kafabazilarinda. Ben senin o yanagina düsen göz yasini seviyorum, ohüzün dolu bakisini seviyorum, o sevgi dolu , gizemli yüregini seviyorum. Sanasıkıcı diyenler bogum bogum sikila insallah. Sen ferah tut kendini. Rahat ol,bosver, takma o çan çan çeneleri kafana
***fwd edilmis bir emailden alintidir...
Wednesday, February 11, 2009
Su siralar cok televizyon izler oldum. Bunun suan icin kayinvalidemlerde kaliyor olmamin etkisi buyuk:)annemin takip ettigi TV programlari, dizileri bende izlemeye baslayinca baktim bende degisimlerde basladi. Hayatimda elhamdulillah guzel gidiyor bir cok sey, ve ben bunlara ragmen kucuk emrahin filmlerindeki o gereksiz huzunle dolasan tiplemeye benzedim:)
Oncelikle saglikli ruhi bir yapiya sahip olmak isteyenler icin Kucuk Kadinlar dizisini ativerin gitsin!Yahu o buyuk kizin adi neydi bir turlu gulmedi yuzu! o karakterleri canlandiran oyuncular setten sonra ne haldelerdir merak ediyorum:P Ben siziyi ara ara izliyorum hani bilgisayar onumde ouyor arada bakindigim halde o gece icimde bir sIkIntiyla uyuyuorum.
Sonra Yaprak Dokumu, tamam kabul ediyorum gercekten guzel bir romadi Resat Nuri Guntekin'in romani! Gunumuze guzel uyarlanmis dizide. Ama nedir su millerin cektigi izdirap her bolumde. Leyla'nin basina gelenler benim bile psikolojimi bozdu:) yazik valla kayinvalidem her hafta carsamba gunu tarifsiz bir aci yuzunde oyle dolaniyor evde:)
Sonra sonra birde sabahlari Muge Anli'yi nasi atladim bilemiyorum. Ama gercekten gune o programi izlemekle baslamis bir insanin gunu zaten bastan gitti bittiii...
Hazir o program bu program demis dizler hakkinda icimi dokmusken Yemekteyiz icinde yazayim dusuncelerimi:)Itiraf ediyorum bu programa bilmedigim hangi yemekler olabilir menude, degisik birsey denenmismi yada benim yaptigim birseyi farkli nasi yapiyorlar diye bakiyorum, sagolsun bir cok yemek blogu yazari bizlerle cok guzel tarifler cok guzel puf noktalari paylasmis o nedenle nerdeyse yapilanlari biliyorum yada okumustum. Tabi okumadigim, duymadigim bilmedigim tariflerde oluyor arada onlari yakalamakda ayrica hos oluyor, bazen ise hic ilgimi cekmeyen tariflerde gecebiliyor. Masa duzenine ayrica dikkat ediyorum, yeni fikirler edindigim bir gercek, ama bazi masalar hakikaten abartili, evde yapilan bir soz yada nisan merasimine ait olabilecek masalar gibi duruyor:)bu tabi benim fikrim masa duzeni hususu goreceli, herkese gore degisiyor...Herneyse bu program icin asil soylemek istedigim, insanlarin birbirlerini sirf elestirmek icin elestirmis olmasi! Birde bazilari gozgore gore yapmadiklari seyleri yaptik gibi anlatmiyorlar mi orda bitiyorum, hatta bunlarin bazisi ticaret yapan insanlarki bu noktada bence programi izleyen musterileri bu insanlarla ticaretlerini bir daha durup dusunmeliler...Kamera karsisinda bir 10 bin tl icin bukadar maskara olabilrise bir insan daha buyuk meblaglar icin neler yapabilir gibi dusunmeden edemiyorum. Bu kadar mi yozlastik, ne zaman bu kadar siglastik anlamadim! Bazense hic dayanamiyorum bazi yarismacilarin kibir yuklu konusmalarina, hemen zapliyorum. Hatta kizip hic izlemedigim hafta yada gunlerde olabiliyor:P Yalniz belirtmeden gecemeyecegim, bu programin en cok ama en cok Trabzon'da cekile bolumunu begendim hele o ilk yarismacinin evinde oynanan kolbasti(dogru hatirliyorum dimi ismini) oyunu yokmu gercekten harikaydi!
Oncelikle saglikli ruhi bir yapiya sahip olmak isteyenler icin Kucuk Kadinlar dizisini ativerin gitsin!Yahu o buyuk kizin adi neydi bir turlu gulmedi yuzu! o karakterleri canlandiran oyuncular setten sonra ne haldelerdir merak ediyorum:P Ben siziyi ara ara izliyorum hani bilgisayar onumde ouyor arada bakindigim halde o gece icimde bir sIkIntiyla uyuyuorum.
Sonra Yaprak Dokumu, tamam kabul ediyorum gercekten guzel bir romadi Resat Nuri Guntekin'in romani! Gunumuze guzel uyarlanmis dizide. Ama nedir su millerin cektigi izdirap her bolumde. Leyla'nin basina gelenler benim bile psikolojimi bozdu:) yazik valla kayinvalidem her hafta carsamba gunu tarifsiz bir aci yuzunde oyle dolaniyor evde:)
Sonra sonra birde sabahlari Muge Anli'yi nasi atladim bilemiyorum. Ama gercekten gune o programi izlemekle baslamis bir insanin gunu zaten bastan gitti bittiii...
Hazir o program bu program demis dizler hakkinda icimi dokmusken Yemekteyiz icinde yazayim dusuncelerimi:)Itiraf ediyorum bu programa bilmedigim hangi yemekler olabilir menude, degisik birsey denenmismi yada benim yaptigim birseyi farkli nasi yapiyorlar diye bakiyorum, sagolsun bir cok yemek blogu yazari bizlerle cok guzel tarifler cok guzel puf noktalari paylasmis o nedenle nerdeyse yapilanlari biliyorum yada okumustum. Tabi okumadigim, duymadigim bilmedigim tariflerde oluyor arada onlari yakalamakda ayrica hos oluyor, bazen ise hic ilgimi cekmeyen tariflerde gecebiliyor. Masa duzenine ayrica dikkat ediyorum, yeni fikirler edindigim bir gercek, ama bazi masalar hakikaten abartili, evde yapilan bir soz yada nisan merasimine ait olabilecek masalar gibi duruyor:)bu tabi benim fikrim masa duzeni hususu goreceli, herkese gore degisiyor...Herneyse bu program icin asil soylemek istedigim, insanlarin birbirlerini sirf elestirmek icin elestirmis olmasi! Birde bazilari gozgore gore yapmadiklari seyleri yaptik gibi anlatmiyorlar mi orda bitiyorum, hatta bunlarin bazisi ticaret yapan insanlarki bu noktada bence programi izleyen musterileri bu insanlarla ticaretlerini bir daha durup dusunmeliler...Kamera karsisinda bir 10 bin tl icin bukadar maskara olabilrise bir insan daha buyuk meblaglar icin neler yapabilir gibi dusunmeden edemiyorum. Bu kadar mi yozlastik, ne zaman bu kadar siglastik anlamadim! Bazense hic dayanamiyorum bazi yarismacilarin kibir yuklu konusmalarina, hemen zapliyorum. Hatta kizip hic izlemedigim hafta yada gunlerde olabiliyor:P Yalniz belirtmeden gecemeyecegim, bu programin en cok ama en cok Trabzon'da cekile bolumunu begendim hele o ilk yarismacinin evinde oynanan kolbasti(dogru hatirliyorum dimi ismini) oyunu yokmu gercekten harikaydi!
Saturday, February 07, 2009
Alinti...
İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.
İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür.
Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.
O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır.
Rabbi vav gibi mütevazı olsun ister kulları.
Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır.
İbrahim ateşte vavdır, Nemrut bizzat ateşe odun.
Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini.
İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.
Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?
Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür.
Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar.
Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur.
Evvelde eliftir, bir ilahi nefesle ahirde vav olur kainat.
Manayı bilmeyenler vav diyemez vay der.
Buna anlamca vaveyla denir.
Yani vav olamadıkları için feryad edenlerin halidir.
Elif bir ağaç ve insan onun dalıdır.
Azrail budadıkça nefesleri daha gür çıkar sesleri.
Herbiri Dal olur ve o ağaçtan beslenir. Vav olur o ağacın gölgesine sığınır.
Ve Allah insana seslenir, peygamber eliyle ulaşan mesajı hem dal hem vav ol der insana.
“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namaz kılarlar, zekat verirler. Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.”
Başkasının önünde eğilmek ne zordur. Birilerinin emri altına girmek ne ağırdır. Krallara boyun eğmemiş insan görmediği bir varlığa mı itaat edecektir?
İnsan kendinin bile farkında değildir iki lam birbirine sarılıp kainatı ayakta tutan sütunlar gibi durmuştur elifin ardında, kainatın gezegenleri yuvarlanıp son harf misali peşinden giderken, insan yolculukta geri kalmanın acısını ne zaman anlayacaktır. Zordadır sığınacak yeri yoktur. Evrene ve seslere kulak verenler duyar yeniden o kutlu çağrıyı;
“Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O’na döneceklerini umanlar ve Allah’a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir”
Sonra çağırır insanı, belki cennet kokusunu duyurmak içindir bu davet, belki kendi yanına çağırıyordur.
İşte o ayet: “Secde et, yaklaş!”
Eğil ve ben senin başını göklere erdireyim, yıldızları ayağına sereyim, sana gezmekle bitiremeyeceğin cennetler, sayamayacağın nimetler vereyim demektir bu.
Secde et, vav ol, vay dememek için la şey olan insan herşey demek olan Rabbinin önünde…
O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır.
Rabbi vav gibi mütevazı olsun ister kulları.
Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır.
İbrahim ateşte vavdır, Nemrut bizzat ateşe odun.
Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini.
İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.
Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?
Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür.
Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar.
Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur.
Evvelde eliftir, bir ilahi nefesle ahirde vav olur kainat.
Manayı bilmeyenler vav diyemez vay der.
Buna anlamca vaveyla denir.
Yani vav olamadıkları için feryad edenlerin halidir.
Elif bir ağaç ve insan onun dalıdır.
Azrail budadıkça nefesleri daha gür çıkar sesleri.
Herbiri Dal olur ve o ağaçtan beslenir. Vav olur o ağacın gölgesine sığınır.
Ve Allah insana seslenir, peygamber eliyle ulaşan mesajı hem dal hem vav ol der insana.
“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namaz kılarlar, zekat verirler. Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.”
Başkasının önünde eğilmek ne zordur. Birilerinin emri altına girmek ne ağırdır. Krallara boyun eğmemiş insan görmediği bir varlığa mı itaat edecektir?
İnsan kendinin bile farkında değildir iki lam birbirine sarılıp kainatı ayakta tutan sütunlar gibi durmuştur elifin ardında, kainatın gezegenleri yuvarlanıp son harf misali peşinden giderken, insan yolculukta geri kalmanın acısını ne zaman anlayacaktır. Zordadır sığınacak yeri yoktur. Evrene ve seslere kulak verenler duyar yeniden o kutlu çağrıyı;
“Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O’na döneceklerini umanlar ve Allah’a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir”
Sonra çağırır insanı, belki cennet kokusunu duyurmak içindir bu davet, belki kendi yanına çağırıyordur.
İşte o ayet: “Secde et, yaklaş!”
Eğil ve ben senin başını göklere erdireyim, yıldızları ayağına sereyim, sana gezmekle bitiremeyeceğin cennetler, sayamayacağın nimetler vereyim demektir bu.
Secde et, vav ol, vay dememek için la şey olan insan herşey demek olan Rabbinin önünde…
Monday, January 26, 2009
...
*Asagidaki yazilar fwd edilmis bir emailden alintidir.
Dedim ki: 'Çok yalnızım.'
Dedi ki: فَإِنِّي قَرِيبٌ 'Ben ki sana çok yakınım.' Bakara-186
Dedim ki: 'Evet biliyorum, sen bana yakınsın ama ben senden uzağım, keşke ben de sana yakın olabilseydim.
Dedi ki: وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً وَ دُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ 'Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret.' Araf-205
Dedim ki: 'Bu da senin yardımını ister.'
Dedi ki: أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ 'ALLAH'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz?' Nur-22
Dedim ki: 'Tabii ki, beni affetmeni çok isterim.'
Dedi ki: وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ '(Öyleyse) Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Gerçekten benim rabbim, esirgeyendir, sevendir.' Hud-90
Dedim ki: 'Çok günahkârım, bu kadar günahla ben ne yaparım?'
Dedi ki: أَلَمْ يَعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْعِبَادِهِ 'ALLAH'ın, kullarının tövbesini kabul edeceğini ve ALLAH'ın tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi?' Tevbe-104.
Dedim ki: 'Defalarca tövbe edip tövbemi bozdum, artık yüzüm kalmadı.'
Dedi ki: اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِالتَّوْبِِ 'ALLAH aziz ve bilendir, o günahları bağışlayan ve kullarının tövbesini kabul edendir.' Ğafir-2/3.
Dedim ki: 'Bunca günahım var, hangisinin tövbesini yapayım?'
Dedi ki: إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا 'ALLAH bütün günahları bağışlayandır.' Zümer-53.
Dedim ki: 'Yani, yine gelsem, yine beni bağışlar mısın?'
Dedi ki: وَ مَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُ 'ALLAH'tan başka günahları bağışlayacak olan yoktur.' Ali İmran-135.
Dedim ki: 'Ne kadar güzelsin ALLAH'ım! Bilmiyorum bu sözlerin karşısında niçin böylesine içim içime sığmıyor ve erimeye başlıyorum, seni çok seviyorum.'
Dedi ki: إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَ يُحِبُّالْمُتَطَهِّرِينَ 'Şüphesiz ki ALLAH tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.'
Bir de 'İlahım ve Rabbim, benim senden başka kimim var' dedim.
Rabbim de: أَلَيْسَ اللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُ 'ALLAH kuluna yetmez mi?' (Zümer-36) dedi.
Ayrıca; Dedi ki: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًاكَثِير وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا هُوَ الَّذِي يُصَلِّيعَلَيْكُمْ وَمَلَائِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَكَانَبِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا 'Ey iman edenler! ALLAH'ı çokça zikredin. Ve O'nu sabah-akşam tesbih edin. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen O'dur. Melekleri de, size istiğfar eder. ALLAH, müminlere karşı çok merhametlidir.' Ahzap-41/43. Dönüş sanadır ey RABBULALEMİN(Alemlerin RABBİ), bizleri HAKK'ıyla sana dönenlerden eyle.
Dedim ki: 'Çok yalnızım.'
Dedi ki: فَإِنِّي قَرِيبٌ 'Ben ki sana çok yakınım.' Bakara-186
Dedim ki: 'Evet biliyorum, sen bana yakınsın ama ben senden uzağım, keşke ben de sana yakın olabilseydim.
Dedi ki: وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً وَ دُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ 'Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret.' Araf-205
Dedim ki: 'Bu da senin yardımını ister.'
Dedi ki: أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ 'ALLAH'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz?' Nur-22
Dedim ki: 'Tabii ki, beni affetmeni çok isterim.'
Dedi ki: وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ '(Öyleyse) Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Gerçekten benim rabbim, esirgeyendir, sevendir.' Hud-90
Dedim ki: 'Çok günahkârım, bu kadar günahla ben ne yaparım?'
Dedi ki: أَلَمْ يَعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْعِبَادِهِ 'ALLAH'ın, kullarının tövbesini kabul edeceğini ve ALLAH'ın tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi?' Tevbe-104.
Dedim ki: 'Defalarca tövbe edip tövbemi bozdum, artık yüzüm kalmadı.'
Dedi ki: اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِالتَّوْبِِ 'ALLAH aziz ve bilendir, o günahları bağışlayan ve kullarının tövbesini kabul edendir.' Ğafir-2/3.
Dedim ki: 'Bunca günahım var, hangisinin tövbesini yapayım?'
Dedi ki: إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا 'ALLAH bütün günahları bağışlayandır.' Zümer-53.
Dedim ki: 'Yani, yine gelsem, yine beni bağışlar mısın?'
Dedi ki: وَ مَن يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلاَّ اللّهُ 'ALLAH'tan başka günahları bağışlayacak olan yoktur.' Ali İmran-135.
Dedim ki: 'Ne kadar güzelsin ALLAH'ım! Bilmiyorum bu sözlerin karşısında niçin böylesine içim içime sığmıyor ve erimeye başlıyorum, seni çok seviyorum.'
Dedi ki: إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَ يُحِبُّالْمُتَطَهِّرِينَ 'Şüphesiz ki ALLAH tövbe edenleri ve temizlenenleri sever.'
Bir de 'İlahım ve Rabbim, benim senden başka kimim var' dedim.
Rabbim de: أَلَيْسَ اللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُ 'ALLAH kuluna yetmez mi?' (Zümer-36) dedi.
Ayrıca; Dedi ki: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًاكَثِير وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا هُوَ الَّذِي يُصَلِّيعَلَيْكُمْ وَمَلَائِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَكَانَبِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا 'Ey iman edenler! ALLAH'ı çokça zikredin. Ve O'nu sabah-akşam tesbih edin. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen O'dur. Melekleri de, size istiğfar eder. ALLAH, müminlere karşı çok merhametlidir.' Ahzap-41/43. Dönüş sanadır ey RABBULALEMİN(Alemlerin RABBİ), bizleri HAKK'ıyla sana dönenlerden eyle.
Saturday, January 17, 2009
Tasavvufda 4 Kapi
Tasavvufta 4 kapi vardir;
1- Şeriat Kapısı 2- Tarikat Kapısı 3- Marifet Kapısı 4- Hakikat Kapısı
Öğreti olarak bu kapılar birer birer geçilerek Hakikate ulaşılır.
************
Öğrencilerinden biri Mevlana'ya sormuş;
"Efendim, bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum. Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?"
"Şimdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört kişi var ve hepsi rahlelerine eğilmiş. Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at, sonra gel sana anlatayım."
****
Öğrenci gitmiş, birincinin ensesine bir tokat akşetmiş. Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir tokatla Mevlana'nın öğrencisini yere yıkmış. Öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek ama hocasına itaat var.
Yaradana güvenip ikinciye de bir tokat akşetmiş. O da derhal ayağa kalkıp elini kaldırmış. Tam tokadı vuracakken vazgeçip yerine oturmuş.
Öğrenci devam etmiş, üçüncüye de bir tokat atmış. Üçüncü şöyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş.
Dördüncü, tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına devam etmiş.
Öğrenci Mevlana'ya dönmüş, olanları anlatmış.
Mevlana; "İşte sana istediğin örnekler....
- Birinci, şeriat kapısını geçememiş biri idi. Şeriatta kısasa kısas olduğu için, tokadı yiyince kalktı, aynısını sana iade etti.
- İkinci, tarikat kapısındadır. Tokadı yiyince o da kalktı, tam tokadı iade edecekti ki, tarikat öğretisinde verdiği söz aklına geldi. "Sana kötülük yapana bile iyilik yap". Onun için döndü, oturdu.
- Üçüncü, marifet kapısına kadar gelmiştir. İyinin ve kötünün tek Yaradandan geldiğini bilir, inanır. Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye merakından şöyle bir dönüp baktı.
- Dördüncü, hakikat kapısını da geçmiştir. İyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu ve aynı olduğunu bilir. Onun için dönüp bakmadı bile...
Mevlana
*Bu yazi bana gelen fwd bir emailden alintidir, fakat daha oncelerde duydugum bir hikaye olup, en son TRT1'in sabah programinin Cuma gunleri konugu olan ismini suan hatirlayamadigim bir hanim anlatmis ve o gun bunu paylasmaliyim diye dusunmustum ama herzamanki gibi unuttum:)nasip buguneymis
1- Şeriat Kapısı 2- Tarikat Kapısı 3- Marifet Kapısı 4- Hakikat Kapısı
Öğreti olarak bu kapılar birer birer geçilerek Hakikate ulaşılır.
************
Öğrencilerinden biri Mevlana'ya sormuş;
"Efendim, bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum. Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?"
"Şimdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört kişi var ve hepsi rahlelerine eğilmiş. Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at, sonra gel sana anlatayım."
****
Öğrenci gitmiş, birincinin ensesine bir tokat akşetmiş. Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir tokatla Mevlana'nın öğrencisini yere yıkmış. Öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek ama hocasına itaat var.
Yaradana güvenip ikinciye de bir tokat akşetmiş. O da derhal ayağa kalkıp elini kaldırmış. Tam tokadı vuracakken vazgeçip yerine oturmuş.
Öğrenci devam etmiş, üçüncüye de bir tokat atmış. Üçüncü şöyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş.
Dördüncü, tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına devam etmiş.
Öğrenci Mevlana'ya dönmüş, olanları anlatmış.
Mevlana; "İşte sana istediğin örnekler....
- Birinci, şeriat kapısını geçememiş biri idi. Şeriatta kısasa kısas olduğu için, tokadı yiyince kalktı, aynısını sana iade etti.
- İkinci, tarikat kapısındadır. Tokadı yiyince o da kalktı, tam tokadı iade edecekti ki, tarikat öğretisinde verdiği söz aklına geldi. "Sana kötülük yapana bile iyilik yap". Onun için döndü, oturdu.
- Üçüncü, marifet kapısına kadar gelmiştir. İyinin ve kötünün tek Yaradandan geldiğini bilir, inanır. Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye merakından şöyle bir dönüp baktı.
- Dördüncü, hakikat kapısını da geçmiştir. İyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu ve aynı olduğunu bilir. Onun için dönüp bakmadı bile...
Mevlana
*Bu yazi bana gelen fwd bir emailden alintidir, fakat daha oncelerde duydugum bir hikaye olup, en son TRT1'in sabah programinin Cuma gunleri konugu olan ismini suan hatirlayamadigim bir hanim anlatmis ve o gun bunu paylasmaliyim diye dusunmustum ama herzamanki gibi unuttum:)nasip buguneymis
Wednesday, December 31, 2008
2005 Ocak'dan beri blogumda birseyler yaziyorum ilk once Alara Aslihan'nin Gunluguyle basladim yazmaya, sonra baska baska bloglarim oldu ama hic birisine A.A.G'ne yazdigim gibi duzenli yazmadim...Su siralar iki blogum var biri bu, digeri oglum ve kizim icin olusturdugum. Kizim icin oncesinde duzenli olarak 3 yil yazdigim blog hala var arsiv niteliginde, simdiler de kizimin ve oglumun gelisimlerini karsilastiriyorum vede ne guzel yapmisim kizimla alakali bir cok seyi yazmisim diyorum...
Bugun bloglarimin arsivlerine bakindim, acaba dedim biten yilin son gunu yada baslayan yilin ilk gunu birseyler yazmismiyim...Gecen yilin bir degerlendirmesini yapmismiyim yada gelecek yildan beklentilerimi sunmusmuyum...Sadece 2007 yilina girerken yeni bir yil icin iyi dileklerim olmus...Iste bu yil bir degisiklik yapip 2008 yili degerlendirmesi yapayim, ve benim icin guzel olan seyleri yazayim ve 2009'dan beklentilerimide paylasayim istedim...
*2008 yilinda beni en mutlu eden olaylardan birisi suphesiz yeni yila ikinci cocugumuzu kucagimiza alacagiz dusuncesiydi....
*2008'de Universiteden mezun oldum...Hayatimin en mutlu vede heyecanli gunlerinden biriyd, cunku senelerdir bir sekilde universitte egitimim sekteye ugramisti, ama sonunda mezun olmayi basarmistim...
*A.Ihsan'i kucagima aldigim gun yani 15 Temmuz gunu en mutlu oldugum, kucagima aldigimda kendimi bulutlarin ustunde yasadigim bir gunun tekrarini yaklasik 4 yil sonra yasamis olmanin, sukrunu hatirliyorum o gune dair...Cok cok guzeldi, tekrar anne olmak...Rabbim her hanima yasatsin boyle mutluluklar...
*2008 Aralik'inda esimi askere gonderdik, bu mutlu bir gunmuydu benim icin tartisilir, cunku ayriligin huznu vardi muhakkak ama askerligini bitirecek olmasi, onun bu vatani vazifeyi yapacak olmasi ve hayatimizin geri kalan kismini insaallah baska bir engel olmadan devam ettirebilme imkanina kavusturacak olma dusuncesi mutlu kiliyordu...Rabbim sag selamet esime kavusmayi nasip etsin, ve tum asker esleri sag selamet kavussunlar eslerine...
*Anneme ve babama kavusma anim yine 2008'in agustos ayindaydi...
*Yillar sonra denize soktum ayaklarimi ve yurudum deniz kenarinda(okyanus degil:))
*Yillar sonra ozledigim bir cok yemege bir cok tatliyi tekrardan ayni keyifle imkani buldum ya cok sukur Rabbime...
2008 yili 2007'nin guzelliklerini ziyadelestirdi, cabuk gecti, cabucak bitti, ama guzeldi...2009 icinde Rabbimden guzellikler, hayirlar diliyorum hepimiz icin, insanlik icin...2008'in guzellikleri artarak devam etsin bu yilda insaallah!
PS:Bugun kizim rahatsizlandi, acile gittik, cok sukur Rabbime suan cok daha iyi...
Bugun bloglarimin arsivlerine bakindim, acaba dedim biten yilin son gunu yada baslayan yilin ilk gunu birseyler yazmismiyim...Gecen yilin bir degerlendirmesini yapmismiyim yada gelecek yildan beklentilerimi sunmusmuyum...Sadece 2007 yilina girerken yeni bir yil icin iyi dileklerim olmus...Iste bu yil bir degisiklik yapip 2008 yili degerlendirmesi yapayim, ve benim icin guzel olan seyleri yazayim ve 2009'dan beklentilerimide paylasayim istedim...
*2008 yilinda beni en mutlu eden olaylardan birisi suphesiz yeni yila ikinci cocugumuzu kucagimiza alacagiz dusuncesiydi....
*2008'de Universiteden mezun oldum...Hayatimin en mutlu vede heyecanli gunlerinden biriyd, cunku senelerdir bir sekilde universitte egitimim sekteye ugramisti, ama sonunda mezun olmayi basarmistim...
*A.Ihsan'i kucagima aldigim gun yani 15 Temmuz gunu en mutlu oldugum, kucagima aldigimda kendimi bulutlarin ustunde yasadigim bir gunun tekrarini yaklasik 4 yil sonra yasamis olmanin, sukrunu hatirliyorum o gune dair...Cok cok guzeldi, tekrar anne olmak...Rabbim her hanima yasatsin boyle mutluluklar...
*5 yildir okul nedeniyle gelemedigim ulkeme dondugum gun 19 Agustos ve NY'dan ucaga bindigim 18 Agustos gunleri gercekten anlatilamaz duygular yasadim, seneler sonra Turkiye'de olmak cok ama coooook guzeldi...Sokakta insanlari gorup arabada yanimda olanlara"aaa bak Turk'e benziyor"diye heyecanla bagrinip arkadasindan"aayyyy ben Turkiyedeyim zaten"diye sevinc naralari attigim her gun beni yine mutlu ettii...
*2008 Aralik'inda esimi askere gonderdik, bu mutlu bir gunmuydu benim icin tartisilir, cunku ayriligin huznu vardi muhakkak ama askerligini bitirecek olmasi, onun bu vatani vazifeyi yapacak olmasi ve hayatimizin geri kalan kismini insaallah baska bir engel olmadan devam ettirebilme imkanina kavusturacak olma dusuncesi mutlu kiliyordu...Rabbim sag selamet esime kavusmayi nasip etsin, ve tum asker esleri sag selamet kavussunlar eslerine...
*Anneme ve babama kavusma anim yine 2008'in agustos ayindaydi...
*Yillar sonra denize soktum ayaklarimi ve yurudum deniz kenarinda(okyanus degil:))
*Yillar sonra ozledigim bir cok yemege bir cok tatliyi tekrardan ayni keyifle imkani buldum ya cok sukur Rabbime...
2008 yili 2007'nin guzelliklerini ziyadelestirdi, cabuk gecti, cabucak bitti, ama guzeldi...2009 icinde Rabbimden guzellikler, hayirlar diliyorum hepimiz icin, insanlik icin...2008'in guzellikleri artarak devam etsin bu yilda insaallah!
PS:Bugun kizim rahatsizlandi, acile gittik, cok sukur Rabbime suan cok daha iyi...
Tuesday, December 30, 2008
Su siralar TRT'nin sabah programini izler oldum. Gercekten guzel bir program sadece yemek tarifi bolumunden cok yararlanamadim:)bana gore pek enteresan yemekler yapiliyor...herneyse asil anlatmak istedigim bu degil dun konuk olan doktor beyin tavsiyeleri;
*Yataga girmeden once, elinizi, yuzunuzu, ayaklarinizi yikayin, bu sizden kotu enerjinin gitmesini saglar, dedi. Burda benim aklima Islami bir ogreti olan yatmadan once abdest almak ve abdestli olmanin fazileti geldi.
*Sonra kulak arkasina gun icinde yapilacak kisa sureli masajlarda, abdest alirken yaptigimiz kulak arkasi masajimsi mesti hatirlatti.
Muslumanligimizin geregi yaptigimiz islerde illaki maddi bir fayda aramak degil niyetim. Abdestin bizlere olan maddi faydalarininda bir takim hikmetlerle bizlere sunulmus oldugunu bilmenin guzelligini paylasmakdi sadece.
*Yataga girmeden once, elinizi, yuzunuzu, ayaklarinizi yikayin, bu sizden kotu enerjinin gitmesini saglar, dedi. Burda benim aklima Islami bir ogreti olan yatmadan once abdest almak ve abdestli olmanin fazileti geldi.
*Sonra kulak arkasina gun icinde yapilacak kisa sureli masajlarda, abdest alirken yaptigimiz kulak arkasi masajimsi mesti hatirlatti.
Muslumanligimizin geregi yaptigimiz islerde illaki maddi bir fayda aramak degil niyetim. Abdestin bizlere olan maddi faydalarininda bir takim hikmetlerle bizlere sunulmus oldugunu bilmenin guzelligini paylasmakdi sadece.
Monday, December 29, 2008
Tuesday, December 16, 2008
Bir Hadis
Bugun inboximi temizliyordum, bir emaile baktim, su Hadis-i Serif'i okuyunca cok mutlu oldum, insanin hergune bilmedigi birseyi ogrenmesi yada bilip unuttugu bir bilgiyi hatirlayip tekrar etmesi hakikaten cok guzel...
The Prophet Mohammed (peace be upon him) said "Do not talk for long without remembering GOD, for talking much without remembering GOD is hardness of the heart. The most distant among man from GOD is one with a hardened heart."
The Prophet Mohammed (peace be upon him) said "Do not talk for long without remembering GOD, for talking much without remembering GOD is hardness of the heart. The most distant among man from GOD is one with a hardened heart."
Monday, December 01, 2008
Zilhicce Ayi'nin ilk 10 gununun faziletine dair...
ZİLHİCCE
Kamerî aylarin onikincisi olan Zilhicce ayi, Islâm'in bes esasindan olan hac ibadetinin yerine getirildigi aydir. Bu mübarek ayin 1'inden 10'una kadar olan zaman dilimi "leyali-i asere", yani on mübarek gecedir. 10'uncu gün ise Kurban Bayraminin ilk günüdür. Peygamber Efendimiz (sav) bugünlerin önemini söyle ifade ediyor: "Salih amellerin Allah'a en ziyade sevgili oldugu günler bu on gündür! Ondaki her bir günün orucu bir yillik oruca (sevapça) esittir. Ondaki bir gece kiyami (ibadetle ihya edilmesi) Kadir gecesinin kiyamina (ihyasina) esittir. Peygamber Efendimizin zevcesi Hafsa (r.a) diyor ki: "Resulullah (sav) dört seyi terk etmezdi: Asure günü orucu, Zilhicce'nin on günü orucu, her ay üç gün orucu ve sabahin iki rekât sünneti." Ebu'd-Derda (r.a) Zilhicce ayinin önemini söyle anlatiyor: "Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmali, çok sadaka vermeli, çok dua ve istigfar etmelidir. Çünkü Resulullah (sav): "Bu on günün hayir ve bereketinden mahrum kalana yaziklar olsun" buyurdu. Zilhicce'nin ilk dokuz günü oruç tutanin, ömrü bereketli olur, mali çogalir, çocugu belâlardan korunur, günahlari affedilir, iyiliklerine kat kat sevab verilir, ölüm aninda ruhunu kolay teslim eder, kabri aydinlanir, Mizan'da sevabi agir basar ve cennette yüksek derecelere kavusur." (Sir'a) Allah indinde Zilhiccenin ilk on gününde yapilan amellerden daha kiymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi (Sübhanallah), tahmidi (Elhamdülillah), tehlili (La ilahe illallah) ve tekbiri (Allahu ekber) çok söyleyin! (Abd b. Humeyd, Müsned, 1-257) Allahu Teâlâ'nin bereketli kildigi, Kur'ân-i Kerim'de üzerine yemin edilen, Zilhicce'nin ilk on gecesinde yapilan amellere 700 misli sevab verilecegini Peygamber Efendimiz (sav) müjdeliyor. Bugünler bizlere tevbe etme ve kisa zaman dilimlerinde tekrar çok semere elde etme firsatinin verildigi günlerdir. Biz de Peygamber Efendimize tabi olarak, gündüzleri oruçla geçirmeli, sadaka vermeli, Allahu Teâlâyi zikretmeliyiz. Arefe Günü Arefe, Kurban Bayramindan bir önceki gün, hicrî takvime göre Zilhicce ayinin 9. günüdür. Baska güne arefe denmez. Ülkemizde Ramazan Bayraminin bir önceki gününe de arefe denmistir. Resulullahin (sav) bildirdigine göre: "Günlerin en faziletlisi arefe günüdür. Faziletçe cumaya benzer. O, cuma günü disinda yapilan yetmis hacdan faziletlidir. Dualarin en faziletlisi de arefe günü yapilan duadir. Benim ve benden önceki peygamberlerin söyledigi en faziletli söz de: Lailahe illallah vahdehu la serike lehu. (Allah birdir, ondan baska ilah yoktur, O'nun ortagi da yoktur) sözüdür." (Muvatta, Hacc 246) Hazreti Aise (ra) anlatiyor: "Allah, hiçbir günde, arefe günündeki kadar bir kulu atesten çok azat etmez. Allah mahlukata rahmetiyle yaklasir ve onlarla meleklere karsi iftihar eder ve: "Bunlar ne istiyorlar?" der." (Müslim, Hacc 436) Resulullah(sav): "Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allah'in kiymet verdigi bir gündür." diyerek Allahu Teâlâ'nm kiymet verdigi günü hürmet ederek bilinçli bir sekilde yasamaya gayret etmemizi istemistir. Hürmet, verilen nimeti idrak etmekle ve verileni bilmekle, görebilmekle baslar. Arefe gününü günahlara girmeden oruçla, duayla, istigfarla geçirmek kullarini arefe gününde bagislayacagini müjdeleyen Allahu Teâlâ'ya hürmetin ve sükrün bir ifadesidir. (Deylemi) Hazreti Ömer (r. a) ile Yahudi arasinda geçen konusmada arefe gününün önemini göstermektedir: Hazreti Ömer'in halifeligi zamaninda Yahudilerden birisi: "Ey Ömer, siz bir âyet okuyorsunuz ki, o âyet bize inseydi o günü bayram olarak kutlardik." dedi. O âyet, Maide sûresinin üçüncü âyetiydi. Cenab-i Hak söyle buyurmustu: "Bugün, sizin dininizi kemale erdirdim ve size nimetimi tamamladim." Bu âyet, hicri onuncu yilda, Veda Hacci'nda, arefe günü olan cuma günü ikindiden sonra, Peygamber Efendimiz Arafat'ta "Adba" adindaki devesinin üzerinde vakfede iken nazil olmustu. Deve vahyin agirligina dayanamayarak yere çökmüstü. Hz. Ömer'e Yahudiden hangi âyet oldugunu ögrenince söyle dedi: "Biz o günü ve o gün bu âyetin Hz. Peygambere (sav) nail oldugu yeri biliriz. Cuma günü arefede bulunuyordu." demis ve o günün bayramimiz olduguna isaret ederek arefe gününün önemini belirtmistir. Arefe günü, Hazreti Âdem (as) ile Hazreti Havva'nin Arafat'ta bulustuklari gündür. Tevriye, arefe gününden bir önceki güne denir. Peygamber Efendimiz (sav) söyle, buyurmustur: "Tevriye günü oruç tutan ve günah söz söylemeyen Müslüman cennete girer." Bugün tutulan oruç, bin gün nafile oruca bedeldir. Aynca geçmis ve gelecek yilda yapilan tövbelerin kabul olmasina da sebep olur. Arefe günü oruç tutmak da çok sevaptir. Resulullah (sav) söyle buyurmustur: "Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselâmdan, Sûr'a üfürülünceye kadar yasamis bütün insanlarin sayisinin iki kati kadar sevap yazilir." "Arefe günü tutulan oruç, bin günlük nafile oruca bedeldir." "Asure günü orucu bir yillik, arefe günü orucu da, iki yillik nafile oruca bedeldir." Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihâd için verilen iki bin ata bedeldir." "Arefe günü tutulan oruç, biri geçmis, biri de gelecek yilin günahlarina kefaret olur." Arefe günü özellikle bin adet Ihlas okumak büyük zatlar tarafindan tavsiye edilmistir. Hadis-i seriflerde Ihlas sûresini okumanin kul borcu hariç diger günahlarin affedilmesine vesile olacagi söylenmistir. "Arefe günü Besmele ile bin Ihlas okuyanin günahlari affedilir ve duasi kabul olur." "Peygamber (sav) arefe aksami ümmetinin affedilmesi için dua etti. Duasina, 'Muhakkak ki ben zalimden baskasini magfiret ettim.' diye cevap verildi. 'Zalimden ise mazlumun hakkini alirim.' buyruldu. Resul-i Ekrem: 'Ey Rabbim, dilersen mazluma cennette mükafatini verir zalime de magfiret edersin.' diye dua etti ise de Arafat'ta bu duasina Allahu Teâlâ'dan kabul gelmedi. Sabah vakti Müzdelife'de ayni duayi tekrarladi. Bu defa duasi kabul edildi. Resulullah memnuniyetinden ve sevincini belli ederek güldü. Bunun üzerine Ebu Bekir ve Ömer (ra): 'Anam babam size feda olsun, bu saatte siz gülmezdiniz, sizi güldüren nedir?' diye sordu. Resulullah(sav): 'Allah'in düsmani Iblîs, Allahu Teâlâ'nin duami kabul ederek ümmetimi affettigini anlayinca topragi alip basina çalmaya ve vay sana helak oldun diye feryada basladi. Iste Seytan'in görmüs oldugum bu feryadi beni güldürdü, buyurdu." Arefe gününe saygili olmali, o gün hacilar Arafat'ta vakfe yapip dua ederken manen onlarin yaninda oldugumuzu hissederek dualarina istirak edilmelidir. Böyle bir günde bizi günaha sokabilecek her seyden uzak kalmak gerekmektedir. "Günümüzde arefe, bayramin bir önceki günü oldugu için dünyalik telaslarin en yogun oldugu bir gün olarak yasanmaktadir. Oysa ki arefe insana verilen en kiymetli vakitlerden biridir. Bugünler ibadet ve affedilme günleridir. Hacilarin Arafat'ta "Lebbeyk (Buyur Rabbim)" diyerek dil, irk, ten ayirimi yapilmaksizin bir araya geldigi mahser gününü hatirlatan, kullugun Allahu Teâlâ'ya dualarla, telbiyelerle arz edildigi en kiymetli zaman dilimidir. Resulullah (sav) söyle buyurmustur: "Duanin faziletlisi, arefe günü yapilanidir." (Beyheki) "Allahu Teâlâ, arefe günü kullarina nazar eder. Zerre kadar imani olani affeder." Allahu Teâlâ bazi geceler dualarin reddedilmeyecegini Peygamber Efendimize (sav) bildirmistir. Rahmet kapilarinin açildigi dört mübarek gece sunlardir:
1- Fitr (Ramazan) Bayrami gecesi,
2- Kurban Bayrami gecesi,
3- Terviye gecesi (Zilhicce ayinin 8. gecesi),
4- Arefe gecesi, (Isfehani) Arefe gününü ve gecesini ibadetle geçirmek çok faziletlidir. Saadet-i Ebediyye'de arefe gecesini ibadetle geçirenin cehennemden azat olacagi söylenmistir. Arefe günü günahlardan uzak kalanin da bagislanacagi Resulullah (sav) tarafindan müjdelenmistir. "Arefe günü Resulullahin (sav) yaninda bulunan bir genç, kadinlari düsünüyor ve onlara bakiyordu. Resulullah (sav) eliyle birkaç defa gencin yüzünü kadinlardan çevirdi. Genç yine onlari düsünmeye basladi. Resulullah (sav): - Kardesimin oglu, bugün öyle bir gündür ki, bugünde herkesin kulagina, gözüne ve diline sahip olursa günahlari bagislanir, buyurdu." (Müsned) Arefe Günü Yapilmasi Tavsiye Edilenler:
1- Arefe gününün sabah namazinin farzindan sonra tesrik tekbirleri getirilmeye baslanmalidir.
2- Arefe günü oruç tutulmalidir.
3- Arefe gününe hürmet edilmeli, günaha girmemeye dikkat edilmelidir.
4- Arefe günü çok dua ve istigfar edilmelidir.
5- Arefe günü 1000 âdet Ihlas-i serif okunmalidir. kim, bu on günleri değerlendirir ise, Mevlâ Tealâ o kişiye on ikramda bulunur. Şöyle ki:-Ömrü uğurlu ve bereketli olur.-Malında bereket olur, artar.-Allah Celle Celalühu onun çoluk çocuğunu korur.-Günahlarına kefaret olur.-Yaptığı iyiliklere kat kat sevap alır.-Ölüm halini kolay eder.-Kabrindeki karanlık günlerine aydınlık verir.-Mizanında iyilik tarafını ağır bastırır.-Ahirette düşük hallerden, rezil ve zelil olmaktan kurtarır.-Cennetteki derecelerini yükseltir.
Duanizda unutmayiniz...
*Inboxima gelen fwd bir emailden alintidir.
Kamerî aylarin onikincisi olan Zilhicce ayi, Islâm'in bes esasindan olan hac ibadetinin yerine getirildigi aydir. Bu mübarek ayin 1'inden 10'una kadar olan zaman dilimi "leyali-i asere", yani on mübarek gecedir. 10'uncu gün ise Kurban Bayraminin ilk günüdür. Peygamber Efendimiz (sav) bugünlerin önemini söyle ifade ediyor: "Salih amellerin Allah'a en ziyade sevgili oldugu günler bu on gündür! Ondaki her bir günün orucu bir yillik oruca (sevapça) esittir. Ondaki bir gece kiyami (ibadetle ihya edilmesi) Kadir gecesinin kiyamina (ihyasina) esittir. Peygamber Efendimizin zevcesi Hafsa (r.a) diyor ki: "Resulullah (sav) dört seyi terk etmezdi: Asure günü orucu, Zilhicce'nin on günü orucu, her ay üç gün orucu ve sabahin iki rekât sünneti." Ebu'd-Derda (r.a) Zilhicce ayinin önemini söyle anlatiyor: "Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmali, çok sadaka vermeli, çok dua ve istigfar etmelidir. Çünkü Resulullah (sav): "Bu on günün hayir ve bereketinden mahrum kalana yaziklar olsun" buyurdu. Zilhicce'nin ilk dokuz günü oruç tutanin, ömrü bereketli olur, mali çogalir, çocugu belâlardan korunur, günahlari affedilir, iyiliklerine kat kat sevab verilir, ölüm aninda ruhunu kolay teslim eder, kabri aydinlanir, Mizan'da sevabi agir basar ve cennette yüksek derecelere kavusur." (Sir'a) Allah indinde Zilhiccenin ilk on gününde yapilan amellerden daha kiymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi (Sübhanallah), tahmidi (Elhamdülillah), tehlili (La ilahe illallah) ve tekbiri (Allahu ekber) çok söyleyin! (Abd b. Humeyd, Müsned, 1-257) Allahu Teâlâ'nin bereketli kildigi, Kur'ân-i Kerim'de üzerine yemin edilen, Zilhicce'nin ilk on gecesinde yapilan amellere 700 misli sevab verilecegini Peygamber Efendimiz (sav) müjdeliyor. Bugünler bizlere tevbe etme ve kisa zaman dilimlerinde tekrar çok semere elde etme firsatinin verildigi günlerdir. Biz de Peygamber Efendimize tabi olarak, gündüzleri oruçla geçirmeli, sadaka vermeli, Allahu Teâlâyi zikretmeliyiz. Arefe Günü Arefe, Kurban Bayramindan bir önceki gün, hicrî takvime göre Zilhicce ayinin 9. günüdür. Baska güne arefe denmez. Ülkemizde Ramazan Bayraminin bir önceki gününe de arefe denmistir. Resulullahin (sav) bildirdigine göre: "Günlerin en faziletlisi arefe günüdür. Faziletçe cumaya benzer. O, cuma günü disinda yapilan yetmis hacdan faziletlidir. Dualarin en faziletlisi de arefe günü yapilan duadir. Benim ve benden önceki peygamberlerin söyledigi en faziletli söz de: Lailahe illallah vahdehu la serike lehu. (Allah birdir, ondan baska ilah yoktur, O'nun ortagi da yoktur) sözüdür." (Muvatta, Hacc 246) Hazreti Aise (ra) anlatiyor: "Allah, hiçbir günde, arefe günündeki kadar bir kulu atesten çok azat etmez. Allah mahlukata rahmetiyle yaklasir ve onlarla meleklere karsi iftihar eder ve: "Bunlar ne istiyorlar?" der." (Müslim, Hacc 436) Resulullah(sav): "Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allah'in kiymet verdigi bir gündür." diyerek Allahu Teâlâ'nm kiymet verdigi günü hürmet ederek bilinçli bir sekilde yasamaya gayret etmemizi istemistir. Hürmet, verilen nimeti idrak etmekle ve verileni bilmekle, görebilmekle baslar. Arefe gününü günahlara girmeden oruçla, duayla, istigfarla geçirmek kullarini arefe gününde bagislayacagini müjdeleyen Allahu Teâlâ'ya hürmetin ve sükrün bir ifadesidir. (Deylemi) Hazreti Ömer (r. a) ile Yahudi arasinda geçen konusmada arefe gününün önemini göstermektedir: Hazreti Ömer'in halifeligi zamaninda Yahudilerden birisi: "Ey Ömer, siz bir âyet okuyorsunuz ki, o âyet bize inseydi o günü bayram olarak kutlardik." dedi. O âyet, Maide sûresinin üçüncü âyetiydi. Cenab-i Hak söyle buyurmustu: "Bugün, sizin dininizi kemale erdirdim ve size nimetimi tamamladim." Bu âyet, hicri onuncu yilda, Veda Hacci'nda, arefe günü olan cuma günü ikindiden sonra, Peygamber Efendimiz Arafat'ta "Adba" adindaki devesinin üzerinde vakfede iken nazil olmustu. Deve vahyin agirligina dayanamayarak yere çökmüstü. Hz. Ömer'e Yahudiden hangi âyet oldugunu ögrenince söyle dedi: "Biz o günü ve o gün bu âyetin Hz. Peygambere (sav) nail oldugu yeri biliriz. Cuma günü arefede bulunuyordu." demis ve o günün bayramimiz olduguna isaret ederek arefe gününün önemini belirtmistir. Arefe günü, Hazreti Âdem (as) ile Hazreti Havva'nin Arafat'ta bulustuklari gündür. Tevriye, arefe gününden bir önceki güne denir. Peygamber Efendimiz (sav) söyle, buyurmustur: "Tevriye günü oruç tutan ve günah söz söylemeyen Müslüman cennete girer." Bugün tutulan oruç, bin gün nafile oruca bedeldir. Aynca geçmis ve gelecek yilda yapilan tövbelerin kabul olmasina da sebep olur. Arefe günü oruç tutmak da çok sevaptir. Resulullah (sav) söyle buyurmustur: "Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselâmdan, Sûr'a üfürülünceye kadar yasamis bütün insanlarin sayisinin iki kati kadar sevap yazilir." "Arefe günü tutulan oruç, bin günlük nafile oruca bedeldir." "Asure günü orucu bir yillik, arefe günü orucu da, iki yillik nafile oruca bedeldir." Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihâd için verilen iki bin ata bedeldir." "Arefe günü tutulan oruç, biri geçmis, biri de gelecek yilin günahlarina kefaret olur." Arefe günü özellikle bin adet Ihlas okumak büyük zatlar tarafindan tavsiye edilmistir. Hadis-i seriflerde Ihlas sûresini okumanin kul borcu hariç diger günahlarin affedilmesine vesile olacagi söylenmistir. "Arefe günü Besmele ile bin Ihlas okuyanin günahlari affedilir ve duasi kabul olur." "Peygamber (sav) arefe aksami ümmetinin affedilmesi için dua etti. Duasina, 'Muhakkak ki ben zalimden baskasini magfiret ettim.' diye cevap verildi. 'Zalimden ise mazlumun hakkini alirim.' buyruldu. Resul-i Ekrem: 'Ey Rabbim, dilersen mazluma cennette mükafatini verir zalime de magfiret edersin.' diye dua etti ise de Arafat'ta bu duasina Allahu Teâlâ'dan kabul gelmedi. Sabah vakti Müzdelife'de ayni duayi tekrarladi. Bu defa duasi kabul edildi. Resulullah memnuniyetinden ve sevincini belli ederek güldü. Bunun üzerine Ebu Bekir ve Ömer (ra): 'Anam babam size feda olsun, bu saatte siz gülmezdiniz, sizi güldüren nedir?' diye sordu. Resulullah(sav): 'Allah'in düsmani Iblîs, Allahu Teâlâ'nin duami kabul ederek ümmetimi affettigini anlayinca topragi alip basina çalmaya ve vay sana helak oldun diye feryada basladi. Iste Seytan'in görmüs oldugum bu feryadi beni güldürdü, buyurdu." Arefe gününe saygili olmali, o gün hacilar Arafat'ta vakfe yapip dua ederken manen onlarin yaninda oldugumuzu hissederek dualarina istirak edilmelidir. Böyle bir günde bizi günaha sokabilecek her seyden uzak kalmak gerekmektedir. "Günümüzde arefe, bayramin bir önceki günü oldugu için dünyalik telaslarin en yogun oldugu bir gün olarak yasanmaktadir. Oysa ki arefe insana verilen en kiymetli vakitlerden biridir. Bugünler ibadet ve affedilme günleridir. Hacilarin Arafat'ta "Lebbeyk (Buyur Rabbim)" diyerek dil, irk, ten ayirimi yapilmaksizin bir araya geldigi mahser gününü hatirlatan, kullugun Allahu Teâlâ'ya dualarla, telbiyelerle arz edildigi en kiymetli zaman dilimidir. Resulullah (sav) söyle buyurmustur: "Duanin faziletlisi, arefe günü yapilanidir." (Beyheki) "Allahu Teâlâ, arefe günü kullarina nazar eder. Zerre kadar imani olani affeder." Allahu Teâlâ bazi geceler dualarin reddedilmeyecegini Peygamber Efendimize (sav) bildirmistir. Rahmet kapilarinin açildigi dört mübarek gece sunlardir:
1- Fitr (Ramazan) Bayrami gecesi,
2- Kurban Bayrami gecesi,
3- Terviye gecesi (Zilhicce ayinin 8. gecesi),
4- Arefe gecesi, (Isfehani) Arefe gününü ve gecesini ibadetle geçirmek çok faziletlidir. Saadet-i Ebediyye'de arefe gecesini ibadetle geçirenin cehennemden azat olacagi söylenmistir. Arefe günü günahlardan uzak kalanin da bagislanacagi Resulullah (sav) tarafindan müjdelenmistir. "Arefe günü Resulullahin (sav) yaninda bulunan bir genç, kadinlari düsünüyor ve onlara bakiyordu. Resulullah (sav) eliyle birkaç defa gencin yüzünü kadinlardan çevirdi. Genç yine onlari düsünmeye basladi. Resulullah (sav): - Kardesimin oglu, bugün öyle bir gündür ki, bugünde herkesin kulagina, gözüne ve diline sahip olursa günahlari bagislanir, buyurdu." (Müsned) Arefe Günü Yapilmasi Tavsiye Edilenler:
1- Arefe gününün sabah namazinin farzindan sonra tesrik tekbirleri getirilmeye baslanmalidir.
2- Arefe günü oruç tutulmalidir.
3- Arefe gününe hürmet edilmeli, günaha girmemeye dikkat edilmelidir.
4- Arefe günü çok dua ve istigfar edilmelidir.
5- Arefe günü 1000 âdet Ihlas-i serif okunmalidir. kim, bu on günleri değerlendirir ise, Mevlâ Tealâ o kişiye on ikramda bulunur. Şöyle ki:-Ömrü uğurlu ve bereketli olur.-Malında bereket olur, artar.-Allah Celle Celalühu onun çoluk çocuğunu korur.-Günahlarına kefaret olur.-Yaptığı iyiliklere kat kat sevap alır.-Ölüm halini kolay eder.-Kabrindeki karanlık günlerine aydınlık verir.-Mizanında iyilik tarafını ağır bastırır.-Ahirette düşük hallerden, rezil ve zelil olmaktan kurtarır.-Cennetteki derecelerini yükseltir.
Duanizda unutmayiniz...
*Inboxima gelen fwd bir emailden alintidir.
Monday, October 27, 2008
Friday, October 17, 2008
Dun IKEA'ya gittik, kafe bolumunune ciktik bisiler atistirmak icin...Kafenin tam ortasinda cocuklar icin kucukde olsa bir oyun alani yapilmis. Kizim burayi gorunce hemen oraya girmek istedi, ayakkabilarini cikarip pekala girebilecegini soyledim. O oynuyor bende ona bakiyorum bir ara yigenime birakip yemek icin birseyler aldik esimle. Dondugumde oyuna biraz ara verip yemek yiyip istemedigini sordum, gule oynaya bir kac lokma yedi. Iste tam bu birkac lokmanin yendigi esnada ayakta durmustu oyun oynanan kisimdaydi bende amerikan bar tarzi yapilmis yuksek masadaydim ve yemegini yiyordum. Yanina bir cocuk geldi sildir rolllari ayaklariyla itmeye o sekilde oynamaya basladi bunu goren Aslihan yemegi birakip o cocuk gibi sildir rolllara ayaklarini surtmeye ve o sekilde cevirmeye basladi...cocugun annesi bagrindi"ceeeemmmm oyle yapma lutfen...baskasi yaramazlik yapiyor diye sende yaramazlik yapmak zorunda degilsssiiiiinnnnn". Hakikaten enteresan bir tepki! Oncelikle bunlar cocuk, vede orasi cocuklar icin yapilmis oyun alani, cocuk konulan oyuncaksi yapiyi elleriyle degilde ayaklariyle kullanip oynamayi tercih etmis, acikcasi bunda ne mahsur var anlamadim anlayamadim ben. Kizimi uyardim oynamamasi icin ama bu ayagini o seye surterek dondurdugu icin degil dusebilme tehlikesi bulundugu icin, arti kimsenin cocugunuda suclayan bir tavrimda olmadi. Hal boyleyken o hatun kisinin tavri bana nekadar tuhaf geldi anlatamam. Baska bir hanimsa bu oyun alanina cocugunu oynasin diye birakti, cocugu o alanda yere uzaninca "aaarrrrdaaaa cabuk kalk bakiyim yerden"diyip uyardi ve daha sonrada yaptigi her harekete gereksiz mudahale etti. Simdi orasi cocuklar icin bir oyun alaniyken cocuk yerde uzansa kime ne zarari var nitekim her biri alan buldukca uzanip yuvarlanip durdu. Turkiye'de en cok gozlemledigim sey anne ve cocuklar oldu! Anneler Amerikali annelere gore cocuklarina karsi cok daha mudahiller.
Burada baska takildigim bir husussa cocuklarin huysuzluklarina karsi tolerans azligi. Mesela kizim normalde makul bir cocuktur ama zaman zaman huysuz halleri vede durumlari olabiliyor. Iste bu hali misafir teyzeye rastlamissa"sen biliyormusun benim ignem var ben igne yapiyorum" diye bir ifade kullaniliyor ya iste o an ben bir tuhaf oluyorum. Simdi teyzecim kimse senden cocuk icin yardim istemedi, arti ignenin doktor ve hemsireler tarafindan yapildigini bilen bir cocugum var benim. Simdi bu cocuk sana inanmiyor inanmadigi gibi dis mudahale olmadan sakinlesecek cocugun huysuzlugunu ziyadelestiriyor.
Son olarakda "oyle yapma gunah, kardesini opme gunah"gibi ibareler kullananlar. Yahu kizim 4 yasinda bir cocuk gunah kavrani henuz bilmiyor, hos kendince onun bir ceza gerektiren birsey oldugunu cozmus ama henuz tam anlayamamis ne oldugunu:)Herneyse diyecegim o ki gunah yerine yazik kelimesini kullanmak bu kadar zor olmamali...
Burada baska takildigim bir husussa cocuklarin huysuzluklarina karsi tolerans azligi. Mesela kizim normalde makul bir cocuktur ama zaman zaman huysuz halleri vede durumlari olabiliyor. Iste bu hali misafir teyzeye rastlamissa"sen biliyormusun benim ignem var ben igne yapiyorum" diye bir ifade kullaniliyor ya iste o an ben bir tuhaf oluyorum. Simdi teyzecim kimse senden cocuk icin yardim istemedi, arti ignenin doktor ve hemsireler tarafindan yapildigini bilen bir cocugum var benim. Simdi bu cocuk sana inanmiyor inanmadigi gibi dis mudahale olmadan sakinlesecek cocugun huysuzlugunu ziyadelestiriyor.
Son olarakda "oyle yapma gunah, kardesini opme gunah"gibi ibareler kullananlar. Yahu kizim 4 yasinda bir cocuk gunah kavrani henuz bilmiyor, hos kendince onun bir ceza gerektiren birsey oldugunu cozmus ama henuz tam anlayamamis ne oldugunu:)Herneyse diyecegim o ki gunah yerine yazik kelimesini kullanmak bu kadar zor olmamali...
Subscribe to:
Comments (Atom)
