Yazmak isteyip yazamiyorum...
Herseyde bir sozu olanlari sozsuz gormek...
Insanlarin tek yurek olup uzulmesi, ah-u vah etmesi gereken bir duruma, siyasi bir dusunce yapisiyla bakildigini gormek...
Hele 19 yasinda Israil kursunlariyla hayata gozlerini kapamis, Allah-u alem,sehit oldugunu dusundugum bir genc icin "nasil yikadilar senin beynini de gencecik yasinda olumle tanistin" diyen yazilari gormek...
Icimi acitti, acitiyor, hemde cok...Kac gundur yedigim yemekde ictigim suda bu insanlari onlarla birlikde Filistin'de abluka altina alinan, acliga, susuzluga, caresizlige, olume itilenleri ve olenleri dusunuyorum... agzimin tadi yok, gozumunse yasi cok...Duadan baska ne gelir elden?
Rabbim Kahhar ismiyle kahru pesisan eylesin zalimleri. Zulumleri kendi baslarini yesin! Onlar icin yasasin Cehennem!-demek icimi ferahlatiyor...
Furkan Dogan'in anne ve babasina saygimi anlatamam, nasi bir anne babaymis ki henuz 19 yasindaki bir cocugu boyle duyarli, boyle insan, boyle dini butun yetistirmisler... Allah cocuklarimizi O'nun rizasi istikametinde yetistirmeyi nasip etsin bizlerede...Namaz kilan hayir is yapanlardan hayra onder olanlardan olsunlar insaallah!
Thursday, June 03, 2010
Tuesday, May 11, 2010
Veggie Burger
Haftasonu ev halkina hamburger yaptim. Bende kafileden ayri kalmiyim diye kendime biraz bir yerlerden etkilenmeyle ama aslinda nerdeyse tamamina yakin uydurmayla bu burgeri yaptim. Abartmiyorum, Burger King'in bean burgerina benzedi tadi:)
Malzemeler;
-1 Patlican, kup kup dogranmis.
-1kabak, kup kup dogranmis.
-bir tane cok kucuk bir yesil biber, kucuk kucuk dogranmis
-bir corba kasigi Hamburger kofte harci
-1/3 cay bardagi su
-2 silme corba kasigi un.
Hepsini karistirip, birazda yogurup, hamburger koftesi seklinde kocaman kocaman yapip, kizarttim. Acikcasi o kadar guzel birsey olmasini beklemiyordum:) Sansima oldu:)) hemde uydurdugum bir tarifim daha oldu, unutmadan hem not aldim, hem de benim gibi vejeteryanlar icin paylasmis oldum...denerseniz afiyet olsun simdiden...
Tuesday, April 27, 2010
Hic birsey bosuna degil...
Hayatta hic bir yasanmislik, hic bir ogrenmislik bosuna degil,pek tabi gormesini bilene...
Daha oncede muhakkak yazmisimdir, yazmasamda arkadaslarima bahsettigimden eminim...
Unv son siniftayken aldigim son edebiyat dersinin hocasi cok zorlamisti beni oyleki derslere gitmek istemiyordum, O doneme kadar hic bir ingilizce yada edebiyat dersinde zorlandigimi bilmem. Dersde cok fazla yazar ve eser inceledik. Donem odevi gibi arastirma isteyen konular vardi, hemen her ders boyle olurdu. Sanki bilgisayar degilde ingilizce bolumunde okuyordum. Oyle cok yilmistim dersden. En sonunda bir gun hoca yaptigim odevimi begenmedi, derse gec kaldigim icin extra bir arastirma konusumu vermisti, nedendir bilmem cok sinirlendim ve "bakin profesor, ben computer science okuyorum, ve bu sene Turkiye'ye donuyorum, bu dersde ogrendigim hic birseyinde hayatim boyunca karsima cikacagini dusunmuyorum." dedim. Hala nasi dedim bilmiyorum:) hoca biraksa birakirdi, Allah'dan acidi:)hos iyi bir notlada gecmedim ya neyse, son doneme kadar iyi olan GPA'im sayesinde dustu, sanirim bende ancak GPA dusurur baskada birsey yapamaz bana diye oyle sert cikmis olmaliyim. Yalniz hoca benim kadar sert degildi, sadece yapmami ve kendisine calismami vermemi soyledi ve ekledi"hic bir ogrencimin bu dersde ogrendigi birseyin hayatlari boyunca kullanmayacagini dusunmuyorum". Haklida cikti, inanilmaz bisi ben ingilizce okudugum siirlerin hangi saire ait olabilcegini yada sairin hangi sairden etkilenmis olabilecegini, hangi yazarin nasi bir uslubu oldugunu ogrendim o donemin sonunda. Turkiye'ye dondukden sonra kitapcilarda kendime her ingilizce kitap bakisimda aklima son donem edebiyat dersinde ogrendiklerim ve benim hocaya karsi ukalaca soylediklerim geliyor ve utaniyorum. Insan hayatta hic birseyi bosuna ogrenmiyor. Zoraki edinilmis olsa bile bilgi, ihtiyac aninda beynin bir kosesinden pit diye cikip kullanima giriyor:)
Daha oncede muhakkak yazmisimdir, yazmasamda arkadaslarima bahsettigimden eminim...
Unv son siniftayken aldigim son edebiyat dersinin hocasi cok zorlamisti beni oyleki derslere gitmek istemiyordum, O doneme kadar hic bir ingilizce yada edebiyat dersinde zorlandigimi bilmem. Dersde cok fazla yazar ve eser inceledik. Donem odevi gibi arastirma isteyen konular vardi, hemen her ders boyle olurdu. Sanki bilgisayar degilde ingilizce bolumunde okuyordum. Oyle cok yilmistim dersden. En sonunda bir gun hoca yaptigim odevimi begenmedi, derse gec kaldigim icin extra bir arastirma konusumu vermisti, nedendir bilmem cok sinirlendim ve "bakin profesor, ben computer science okuyorum, ve bu sene Turkiye'ye donuyorum, bu dersde ogrendigim hic birseyinde hayatim boyunca karsima cikacagini dusunmuyorum." dedim. Hala nasi dedim bilmiyorum:) hoca biraksa birakirdi, Allah'dan acidi:)hos iyi bir notlada gecmedim ya neyse, son doneme kadar iyi olan GPA'im sayesinde dustu, sanirim bende ancak GPA dusurur baskada birsey yapamaz bana diye oyle sert cikmis olmaliyim. Yalniz hoca benim kadar sert degildi, sadece yapmami ve kendisine calismami vermemi soyledi ve ekledi"hic bir ogrencimin bu dersde ogrendigi birseyin hayatlari boyunca kullanmayacagini dusunmuyorum". Haklida cikti, inanilmaz bisi ben ingilizce okudugum siirlerin hangi saire ait olabilcegini yada sairin hangi sairden etkilenmis olabilecegini, hangi yazarin nasi bir uslubu oldugunu ogrendim o donemin sonunda. Turkiye'ye dondukden sonra kitapcilarda kendime her ingilizce kitap bakisimda aklima son donem edebiyat dersinde ogrendiklerim ve benim hocaya karsi ukalaca soylediklerim geliyor ve utaniyorum. Insan hayatta hic birseyi bosuna ogrenmiyor. Zoraki edinilmis olsa bile bilgi, ihtiyac aninda beynin bir kosesinden pit diye cikip kullanima giriyor:)
Saturday, April 24, 2010
Bu da bir sendrommus!
Dunning-Kruger Sendromu
Televizyon izlerken birilerine bakıp da "Ya bu adam bu sığlıkla nasıl
buralara kadar gelebilmiş" diye düşündüğünüz oldumu hiç?
Ya da işyerinizde sizinle aynı ya da daha üst aşamada bir görevde olan
bazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı?; onlara bakıp "Bu
cahillik, kendini bilmezlik nasıl fark edilmez?" diye iç geçirdiniz
mi?
Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD'li bu hissi çok yaşamış
olacak ki, iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya
attı:
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel
alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimin-dedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların
niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı
niteliksiz insanlar, niteliksizliklerini n farkına varmaya başlarlar.
Bitmedi...
Cornell Üniversitesi' ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve
klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin "kendilerine
güvenleri" müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt
verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmalarıhalinde
yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise "en
alçakgönüllü" deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt
verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun
metni yazıldı:
"İşinde çok iyi olduğuna" yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve
yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı
işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin
hakkı olduğunu düşünür!
> Ancak bu 'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı mesleki açıdan müthiş
bir itici güç oluşturur.
'Eksiler' kariyer açısından 'artıya' dönüşür.
Sonuçta, 'kifayetsiz muhterisler' her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler.. .
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında
'fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere
kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini
beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye
çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da 'ihtiras eksikliği' ile
suçlanırlar... "
"Dünyanın sorunu,
akıllılar hep kuşku içindeyken
aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır."
Televizyon izlerken birilerine bakıp da "Ya bu adam bu sığlıkla nasıl
buralara kadar gelebilmiş" diye düşündüğünüz oldumu hiç?
Ya da işyerinizde sizinle aynı ya da daha üst aşamada bir görevde olan
bazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı?; onlara bakıp "Bu
cahillik, kendini bilmezlik nasıl fark edilmez?" diye iç geçirdiniz
mi?
Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD'li bu hissi çok yaşamış
olacak ki, iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya
attı:
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel
alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimin-dedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların
niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı
niteliksiz insanlar, niteliksizliklerini n farkına varmaya başlarlar.
Bitmedi...
Cornell Üniversitesi' ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve
klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin "kendilerine
güvenleri" müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt
verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmalarıhalinde
yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise "en
alçakgönüllü" deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt
verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun
metni yazıldı:
"İşinde çok iyi olduğuna" yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve
yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı
işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin
hakkı olduğunu düşünür!
> Ancak bu 'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı mesleki açıdan müthiş
bir itici güç oluşturur.
'Eksiler' kariyer açısından 'artıya' dönüşür.
Sonuçta, 'kifayetsiz muhterisler' her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler.. .
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında
'fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere
kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini
beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye
çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da 'ihtiras eksikliği' ile
suçlanırlar... "
"Dünyanın sorunu,
akıllılar hep kuşku içindeyken
aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır."
Friday, April 16, 2010
...
Saturday, April 10, 2010
Yagdanlikla alakali son posttur kendisi:)(umuyorum:))
Yagdanlik, yagndanlik dedim durdum bir zaman...Buldum sonunda gonlume yakin bir tane, tam gore degil ama yakin, yazdimda zaten uzun uzun hakkinda...
Ama bugun ne oldu begenirsiniz. Ben bir arkadasin daveti uzerine oglunun dis bugdayina katildim, dis bugdayi bardaklarda servis edilmisti ve bardaklardan sadece ikisinde su altin para gorunumunde cikolatalardan vardi. Ilkini ben bulunca hediyeyi secme hakki sunuldu, bende boyle seylerden pek sIkIldigimdan kizima verdim secim hakkini, derken ne cikti hediye paketinden dersiniz?evet bildiniz YAGDANLIK:)))bir sey bu kadar ihlasla istenirmis, keske baska bisielrde isteseymisim:P
Cok tesekkurler arkadasim!
Ama bugun ne oldu begenirsiniz. Ben bir arkadasin daveti uzerine oglunun dis bugdayina katildim, dis bugdayi bardaklarda servis edilmisti ve bardaklardan sadece ikisinde su altin para gorunumunde cikolatalardan vardi. Ilkini ben bulunca hediyeyi secme hakki sunuldu, bende boyle seylerden pek sIkIldigimdan kizima verdim secim hakkini, derken ne cikti hediye paketinden dersiniz?evet bildiniz YAGDANLIK:)))bir sey bu kadar ihlasla istenirmis, keske baska bisielrde isteseymisim:P
Cok tesekkurler arkadasim!
Thursday, April 08, 2010
Kina Gecesi...
Son iki senedir gidiyorum kina gecerlerine...Cok keyif almadigim adetlerden biridir kendisi. Anlayamam anlam veremem gelinin aglamasi icin verilen ugrasa...Kizim cok seviyor bu alaturka adetleri. Sirf onun icin gidiyorum desem:)Kimse kirilir, hatirdir gonuldur gibi kaygilarim yok bu hususda acik ve net kalbim sadece kizimin gonlu hos olsun diye yaptigim bir aktivite benim icin. Bu aksam gittigim kina gecesinde bir tanidik"bizim artik boyle yerlere gelmemiz lazim zira cocuklarimiz var "dedi. Acikcasi bunun bile cocuklar icin ayri bir yatirim oldugunu dusunmemistim hic:) sasirdim hemde cok:) 6 yasinda bir kizin evlenecegi gunu dusunup, yatirim olsun diye kina gecelerine katilmak cok afedersiniz dogmamis cocuga don bicmekle es deger gozumde:P Hasili kelam iki muhabbet ettik yeni tanistigim kafa dengi biriyle, tek eglencesi o oldu bana...
Wednesday, April 07, 2010
Sulu Kofte, Terbiyeli cinsinden:P
Kizim anaokuluna gittikden bir sure sonra sulu kofteyi cok sever oldu, ama sadece okulda yapilmis olani. Bu duruma bozuluyordum acikcasi, her sulu kofte yedigi gun"anne bugun mmmmmiiimmm harikaydi suylu kofte "diyince kendimi biraz yetersiz goruyordum. Sulu kofte "Terbiyeli Sulu Kofte" olarak geciyordu yemek listesinde. Ben zaten yemiyorum etli yemekleri, esimde terbiye kisminda gecen yumurta sulu bir yemege girince sevmedigini aman aman denememi soylerdi her zaman. Biraz da bu nedenle denemedim simdiye kadar, ama kizim sevince akan sular duruyor. Artik evde Sulu Kofte terbiyelisinden olmali diye reform niteliginde bir degisime gittim:P Netten tariflere bakindim durdum ama en cok sunu begendim, uygulandiginda guzel olabilecegini dusundum. Haklida ciktim:) guya yemeklerde gecen yumurtadan hosnutsuzdu esim, anlamadi bile:)A.Ihsan bile ikinci tabagi istedi:)Ben denedim begenildi. Sunu soylemeden gecmiyim, limonu ben salatada bile cok sevmedigimden, bu yemegede bir tane limon suyunun fazla gelecegini dusundugumden yarim kullandim. Kizim limonunu az buldu, siz siz olun bir limonun suyunun hepsini koyun:P
Saturday, April 03, 2010
Ilginc bir gun...
Dun ne acayip bir gundu...
Evi supuruyordum...oglum huysuzlandi, supurgeyi kapattim, biraz onun gonlunu hos ettim. Sonra yine supurge fasli...
Olacak gibi degil baktim, illaki onunla bir sekilde oynamaliyim, sonrada uyumali, en son supurmeliyim evi...Ablasinin odasina gittim, koridorun en sonundaki oda, masasinin cekmecesinden oglum icin uygun tahta puzzlelara bakiniyordum..Bir gurultuyle irkildim, hatta korktum, hemde cok...
Evin icinde biri var ve sanki balyoz ama balyozdan daha az bir ses fakat cekicden de kuvvetli bir sesle, anlatamayacagim turden bir gurultuydu iste, bir seyler oluyor... Hemen kostum baktim, birsey yok gibi gorunuyor, camasir dolabinin onundeki koridordayim hemen yanimda oncesinde fisini cikardigim supurge...ses sanki supurgenin kablosundan geliyormus gibi, ama o da ne, yerdeki fanyanslardan dordu kubbe seklinde kalkti yerden gozlerimin onunde...
Korkumun tarifi yok...sanki bir film izliyorum korku filmi, yada ne biliyim kabus gibi bir sey!Hani filmlerde gerilim olsun diye mezar kubbemsi bir yapi alirda icinden birsey cikarya, yada ne biliyim deprem gibi bir afet olurda yer ikiye bolunurya, onun gibi birsey...ama bu gercek! afalliyorum. Sonra esimi ariyorum, sonra kayinpederi, sonra komsulari, sonra guvenligi, buarada cama falanda kostum deprem oluyorda ben farketmiyormuyum diye...
Sitenin ustasi geliyor bakiyor, bir anlam veremiyor, "sunca senedir insaatciyim ilk defa seramiklerin bu sekilde yerden kalktigini goruyorum, parke olsa anlayacagim da, seramik boyle olmaz"diyor. Seramikler kaldiriliyor, yerden geciyor cunku kalorifer borulari, acaba patlak falan birsey mi var diye bakilsin istiyorum. Zeminde hic bir catlaklik hic birsey yok, sadece aciklamasi guc enteresan bir olay!
Evi supuruyordum...oglum huysuzlandi, supurgeyi kapattim, biraz onun gonlunu hos ettim. Sonra yine supurge fasli...
Olacak gibi degil baktim, illaki onunla bir sekilde oynamaliyim, sonrada uyumali, en son supurmeliyim evi...Ablasinin odasina gittim, koridorun en sonundaki oda, masasinin cekmecesinden oglum icin uygun tahta puzzlelara bakiniyordum..Bir gurultuyle irkildim, hatta korktum, hemde cok...
Evin icinde biri var ve sanki balyoz ama balyozdan daha az bir ses fakat cekicden de kuvvetli bir sesle, anlatamayacagim turden bir gurultuydu iste, bir seyler oluyor... Hemen kostum baktim, birsey yok gibi gorunuyor, camasir dolabinin onundeki koridordayim hemen yanimda oncesinde fisini cikardigim supurge...ses sanki supurgenin kablosundan geliyormus gibi, ama o da ne, yerdeki fanyanslardan dordu kubbe seklinde kalkti yerden gozlerimin onunde...
Korkumun tarifi yok...sanki bir film izliyorum korku filmi, yada ne biliyim kabus gibi bir sey!Hani filmlerde gerilim olsun diye mezar kubbemsi bir yapi alirda icinden birsey cikarya, yada ne biliyim deprem gibi bir afet olurda yer ikiye bolunurya, onun gibi birsey...ama bu gercek! afalliyorum. Sonra esimi ariyorum, sonra kayinpederi, sonra komsulari, sonra guvenligi, buarada cama falanda kostum deprem oluyorda ben farketmiyormuyum diye...
Sitenin ustasi geliyor bakiyor, bir anlam veremiyor, "sunca senedir insaatciyim ilk defa seramiklerin bu sekilde yerden kalktigini goruyorum, parke olsa anlayacagim da, seramik boyle olmaz"diyor. Seramikler kaldiriliyor, yerden geciyor cunku kalorifer borulari, acaba patlak falan birsey mi var diye bakilsin istiyorum. Zeminde hic bir catlaklik hic birsey yok, sadece aciklamasi guc enteresan bir olay!
Wednesday, March 31, 2010
Sabir?
Bir kac gundur Facebook'da 2.5-3 yasinda bir kiz cocugunun komik video goruntulerini arkadaslar linkliyor bende diger arkadaslara linkliyorum. Video goruntulerinden birinin konusu kucuk kizla babasi arasinda cocuklarin makyaj yapmamasi uzerine yaptiklari bir konusma, daha dogrusu babasinin onu ikna icin ugrasmasi ve en sonunda ikna edebilmesiydi. Bunu linkledigimde arkadaslardan biri "ne kadar sabirli bir babasi var"diye yazmis. Sasirdim dogrusu. Cunku gayet normal ve sirin bir muhabbetin gidisatinda sabirli olunacak bir durum gormedim. Sonradan dusundum, yorumu yapan henuz bekar, anne olmamis biri. Belki bende anne olmasaydim bilmeyecek ogrenmeyecektim sabri bu denli iyi. Kizimla sabri biraz daha iyi ogrendim. Oglumla nerdeyse sabrim zirvelesti. Simdilerde cocuklarin yaptiklari bir cok akla gelemeyen sey normal geliyor. Pek tabi bu normal gormelerin icsel alemde farkli birikimleri olup insan patlayadabiliyor. Normallesiyor dediysek o denlide gulluk gulistanlik olmuyor duygular, hisler, sonucda 25 yil yasadiginiz seylere tepkileriniz farkli olmus, belki cokca asabi olmussunuz, birden iliman iklimlerde takilmak agir yada zor gelebiliyor bunyeye... ama sonra oyle farklilasiyorsunuzki, siz bile inanamiyorsunuz kendinize, mesela gecenin 4'unde buzdolabinda duran eklerleri yataginiza tasiyan 20 aylik veled sizin sinirinizi ziplatmiyor aksine bir daha yapmamasini soyleyip, guluyorsunuz sadece, gun icinde"eklerleri nereye koydun?"sorunuza aldiginiz"yataaa"cevabi sizi mest ediyor. Ne guzel sorumu anladi ve bana dogru cevabi verdi diye guluyorsunuz. Halbuki ekler butun heryeri batirmis, yatakdan sirtinizda bir eklerle kalkmissiniz:) Gun boyu yapilan telefon gorusmelerinde bu olaydan bahsedip, guluyorsunuz bolca. Annelik insana bir cok erdem katiyor sabirda en guzeli. Bir otu bile insan ne zahmetle buyutuyor. Haliyle dunyanin en serefli varliginida yetistirmek oyle kolay olmuyor. Sabir, sebat sIk kullanilanlariniza istemesenizde ekleniyor.
Tuesday, March 30, 2010
Kek yapmak:)

Bilmiyorum benim kizim kadar suprizlere bayilan bir tane daha var midir? Hemen her gun okuldan donunce daha henuz asansordeyken"suprizin var mi"sorusu hazirdir. Bazen, supriz yoklugu sebebiyle yaptigi huysuzlugu sessiz sakin karsilar, bazen kopurur, oylece haftayi bitirir yeni haftaya yine ayni supriz var mi yok mu dusunce ve sorulariyla gireriz. Dun yine suprizsiz bir gundu:)Oyle olunca oyalamak gerekti. Evdeki misir unununda bitmese bile azalmasi lazimdi. Nette aradik bulduk surdaki tarife bayildik. Kizim bir taneyi bitiremedi bir lokma ayirdi ama yinede ona boyle degisik birseyi yedirmek ayrica basariydi. Yemesinde kendisinin yapmasinin etkisi buyuk pek tabi. Kendisini asci beni de yamagi gormesi ona ayrica haz verdi:)
Kizartma yaglari
Dun pazara gittgimizi yazmistim degil mi:)Pazarin girisindeydik henuz, yol ustundeki evlerden birinden kizarmis hamur kokusu yayilmis, bizde butun pazari eve gidince hemen firina ugrayip hamur alip kizartalim dusunce bulutlariyla gezmistik:)
Eve girmeden firina ugrayip hamurumuzu aldik, ben hamuru actim kestim. Esimde kizartti. Tam kizartma isi bitti, bunu dokuyorum demesiyle, benim "hayyiiiiiirrrr"im yankilandi mutfakda. "EEeee napicaz o zaman"dedi." Ben onlari biriktiriyorum " dedim. Bunu duyunca bana komik komik bakti. "Hani gelmislerdi kapiya bilgi vermislerdi, 5 litre olunca telefon edicez alacaklardi"dedim "himmm, nasi istersen dedi".

Bundan yaklasik iki ay once, bir pazar gunu zilimiz caldi. Oncesinde bina icindeki afislerden ve duyurulardan biliyorduk aslinda, Yag Atik Toplama firmasi tarafindan bilgilendirelecegimizi. Atik yaglarin cevreye verdigi zararlardan uzun uzun olmasada bizi bu hususta daha dikkatli olmamiz gerektigine inandiracak kadar bilgiler verildi. Birde brosur tutusturuldu elimize. Toplanan atik yaglar 5 litre kadar oldugunda telefon ettigimiz takdirde alacaklarini soylediler. Bende o gun bugundur biriktiriyorum kizartma yaglarini. Ilgilenenler icin firmanin web adresi bu da telefon numarasi 444 2845.
Eve girmeden firina ugrayip hamurumuzu aldik, ben hamuru actim kestim. Esimde kizartti. Tam kizartma isi bitti, bunu dokuyorum demesiyle, benim "hayyiiiiiirrrr"im yankilandi mutfakda. "EEeee napicaz o zaman"dedi." Ben onlari biriktiriyorum " dedim. Bunu duyunca bana komik komik bakti. "Hani gelmislerdi kapiya bilgi vermislerdi, 5 litre olunca telefon edicez alacaklardi"dedim "himmm, nasi istersen dedi".

Bundan yaklasik iki ay once, bir pazar gunu zilimiz caldi. Oncesinde bina icindeki afislerden ve duyurulardan biliyorduk aslinda, Yag Atik Toplama firmasi tarafindan bilgilendirelecegimizi. Atik yaglarin cevreye verdigi zararlardan uzun uzun olmasada bizi bu hususta daha dikkatli olmamiz gerektigine inandiracak kadar bilgiler verildi. Birde brosur tutusturuldu elimize. Toplanan atik yaglar 5 litre kadar oldugunda telefon ettigimiz takdirde alacaklarini soylediler. Bende o gun bugundur biriktiriyorum kizartma yaglarini. Ilgilenenler icin firmanin web adresi bu da telefon numarasi 444 2845.
Monday, March 29, 2010
Bugun pazarda ispanak almak istedim, satici" kurumu yas mi"diye sordu. Su yasima geldim kuru ve yas ispanagi ilk kez duydum. Aradaki farki sordugumda kurunun yikanip kurutulmus oldugunu, digerinin yikanmamis oldugunu soyledi. Kuru daha cok dayanirmis yas dayanmazmis vs vs... Ben bildigimden sasmadim, ama digerinide merak etmedim degil. Siz ispanagi nasil aliyorsunuz? Gerci gecikmis bir soru, ispanak sezonu bitti ama olsun aklimda bulunsun:)
Birde merak ediyorum kizartmadan arta kalan siviyaglar ne yapiliyor. Benim bu hususda bir fikrim bir bilgim var ama daha sonra paylasicam, cunku coook uykum geldi:)
Birde merak ediyorum kizartmadan arta kalan siviyaglar ne yapiliyor. Benim bu hususda bir fikrim bir bilgim var ama daha sonra paylasicam, cunku coook uykum geldi:)
Bununda onyargisi olur mu:)
Bugun esim izin almis ise gitmemisti. Bende kac gundur hasta olup olmamak arasinda gidip geliyordum, bugun ogleden sonra enerji fazlaligimi pazara enginar almaya giderek, eve donusde tulleri yikayarak kullanmak istedim. Balkon ve mutfagin tulleri su mekanizmali olanlardan. Bende kulakdan duyma hurafeler yuzunden tulleri makinede yikamayip kuru temizlemeye vermeyi dusunuyorum kac zamandir. Ama bugun esim evde olunca bir cesaret su cubuklarin dikislerini sokeyim yavastan cikarip makineye atayim sonra esimle birlikde yapar takariz diye dusundum. Tulu cikarmak cok zor ya ben mekanizmayi zorladim yerinden sokmek icin:)birden nasilsa tulun ciktli kismi acildi, aaa dedim cirtliymis bu:)Neyse cikardim tulleri.Tam makasi verdim esime, sokucez demir cubuklarin oldugu kucuk kisimlari birde ne gorelim zaten demir cubuklari cikarmak icin yapilmis yerleri. Simdi diyeceksiniz tulleri yaptirirken hic sormadin mi tulcuye, sordum sormasina, cirt cirtli oluyor, cok kolay cikacak cubuklar dedi ya ben cirt cirtlarin demir cubuklarin oldugu kisimda oldugunu dusundum. Eve takildiginda biz evde olmadigimizda anlamadim nasil oldugunu, telefon acipda sormadim. Dedim ya cok cok zor yikamasi diye anlatildigindan pek cok kereler ben zaten hic elimi surmeden direk kuru temizleme dusundugumden belkide tulcuyu aramak aklima gelmedi:)Simdilerde salonun tullerinide mekanizmali yaptirmadigima pismanim. Cok rahat estetik olarakda daha guzel duracakken onun bunun lafina baktim. Neyse zararin neresinden donulse kar. Yeni tul yaptirmayi dusunenenlerin aklinda bulunsun!
Thursday, March 25, 2010
3 cay:)
Sabah esimle birlikde Asaf Ihsan'in bezini degistirdik. Aslinda soyle ben degistirdim o ellerini tuttu. 3-5 aydir tam bezini aciyorum elleri malum bolgede. Neyse isimizi bitirdik, ben banyoya ellerimi yikamak icin girdim ciktim, caylari doldurdum. Esime kac seker istedigini sordum(sabahlari seker kullaniyor sadece)sonra bardaklari masaya goturdum, bir baktim caylar konulmus zaten.
"Eee neden soylemedin caylari koydugunu?"
"sana supriz olsun dedim"
" tamam da bende cay koydum bos yere, neyse ikiser cayimiz oldu:))"
Esim iki bardagida yanyana koydu, yudumlayama basladi ve genis aileden bir cumle" 3 cay ikisi bana" koptuk sabah sabah gulmekden:))))Ikiser ikiser ictik caylari birde su bardagi ayarinda cay bardaklariyla:))
"Eee neden soylemedin caylari koydugunu?"
"sana supriz olsun dedim"
" tamam da bende cay koydum bos yere, neyse ikiser cayimiz oldu:))"
Esim iki bardagida yanyana koydu, yudumlayama basladi ve genis aileden bir cumle" 3 cay ikisi bana" koptuk sabah sabah gulmekden:))))Ikiser ikiser ictik caylari birde su bardagi ayarinda cay bardaklariyla:))
Wednesday, March 24, 2010
Yagdanlik
Esyanin zaiyatina uzulmek maneviyattin noksanligindan olsa gerek...
Suana kadar oyle cok sey kirildi, dokulduki ama hic birine uzulmedim."Kirilan, dokulen bizden degil"mantigini benimsedigimi soyler oylede dusunurdum ta ki yagdanligim kirilana kadar. Onu taaa evlenmeden once almistim. Biz NY'a gittikden sonra esyalarimiz ne cok ev degistirdi ama o hic bir tasinmada kirilmadan biz evimize yerlesene dek sapasaglam kaldi. Herkes onun tek basina kutusuda olmadan kirilmadan 7 yila inat durmasina sasti. Ben de onu zaten cok severek almisdim. Ucuz da birseydi simdinin parasiyla 3-3.5 lira gibi bir fiyata almistim iyi hatirliyorum 4 lira degildi...hem ucuz hem shIkti..Gecen hafta pat diye kirildi, inanamadim... Canim yagdanligim bir patirdi oldu gitti, yemekleri yapmak koca yag bidonundan yag bosaltmak eziyet oldu. Yagdanlik bakindim bakinmasina ama onun gibisini bulamadim, gonlume gore olmayinca kolay kolay almam birseyi, beklerim bulana dek, sabir mi denir inat mi bilemiyorum. Bugun yine bakindim bakindim, en sonunda bulamayacagim artik sunu alalim da bitsin kendime bir haftadir yaptigim eziyet dedim. Sonra market alisverinde Ravika zeytinyagi sisesini gordum, zeytinyaginin kalitesi nedir ne degildir diye dusunmedim normalde baska bir firmanin zeytinyagini kullanirim. Ama onun sisesi benim kirilan siseme benziyordu sirf o yuzden aldik. Esim otoparka giderken soruyor"nasi begendin mi? icine sindimi zeytinyagi sisesi?" ben"kaybettigime benziyor sadece, ama onun gibi degil hala" esim"ya sanki birini mezara verdin, alti ustu bir sise!!!" dogru sadece bir sise...Ben belki evlilik hazirligi suresinde aldigim icin, belkide bilinc altimdaki bilemedigim baska birsey icin gereginden fazla deger verdim...Yenisi mi? eskisinin yerini tutamasada fenada gozukmuyor tezgahda:)
Suana kadar oyle cok sey kirildi, dokulduki ama hic birine uzulmedim."Kirilan, dokulen bizden degil"mantigini benimsedigimi soyler oylede dusunurdum ta ki yagdanligim kirilana kadar. Onu taaa evlenmeden once almistim. Biz NY'a gittikden sonra esyalarimiz ne cok ev degistirdi ama o hic bir tasinmada kirilmadan biz evimize yerlesene dek sapasaglam kaldi. Herkes onun tek basina kutusuda olmadan kirilmadan 7 yila inat durmasina sasti. Ben de onu zaten cok severek almisdim. Ucuz da birseydi simdinin parasiyla 3-3.5 lira gibi bir fiyata almistim iyi hatirliyorum 4 lira degildi...hem ucuz hem shIkti..Gecen hafta pat diye kirildi, inanamadim... Canim yagdanligim bir patirdi oldu gitti, yemekleri yapmak koca yag bidonundan yag bosaltmak eziyet oldu. Yagdanlik bakindim bakinmasina ama onun gibisini bulamadim, gonlume gore olmayinca kolay kolay almam birseyi, beklerim bulana dek, sabir mi denir inat mi bilemiyorum. Bugun yine bakindim bakindim, en sonunda bulamayacagim artik sunu alalim da bitsin kendime bir haftadir yaptigim eziyet dedim. Sonra market alisverinde Ravika zeytinyagi sisesini gordum, zeytinyaginin kalitesi nedir ne degildir diye dusunmedim normalde baska bir firmanin zeytinyagini kullanirim. Ama onun sisesi benim kirilan siseme benziyordu sirf o yuzden aldik. Esim otoparka giderken soruyor"nasi begendin mi? icine sindimi zeytinyagi sisesi?" ben"kaybettigime benziyor sadece, ama onun gibi degil hala" esim"ya sanki birini mezara verdin, alti ustu bir sise!!!" dogru sadece bir sise...Ben belki evlilik hazirligi suresinde aldigim icin, belkide bilinc altimdaki bilemedigim baska birsey icin gereginden fazla deger verdim...Yenisi mi? eskisinin yerini tutamasada fenada gozukmuyor tezgahda:)
Monday, March 22, 2010
Cici, bici
Bu sabah okul servisin bozuldugu haberini alinca, okula yurusek mi?araba ile mi gitsek? karar veremedim, yuruduk boyle sonra golgede hava biraz serince diye arabayla gitmenin en iyi secenek oldugunu dusundum.Taci gecen hafta pazardan 1.5 liraya aldim, bu haftada gidip bakmak istiyorum, umarim gelmistir tokaci, sirf o yuzden pazara gidicem yoksa hic niyetim yok.
Kac zamandir aradigim saat degil elbet, en kotunun iyisi:)esim begenmis, sonra gittik birlikde aldik, ama hala saatin kac oldugunu anlamakda zorlaniyorum, siyah zemin uzerine siyah bir akrep birde yelkovan ne kadar ayrintili bir gorus saglayabilirki zaten?Begenenler icin adres Kervan. Cok guzel tablolar vardi buarada. Fiyatlarda uygundu.
Oyuncak kutusu Ikea'den cok begendim. Aslihan'in NY'dayken hazine sandigi seklinde olandan vardi ama orda kaldi. Burdada aynisini buldum ama bunun rengini daha cok begendim.Cokda kullanisli buldum. Ister yatay ister dikey konumda oyuncak doldurulabiliyor icine.
Tablolar, hediye edileli Mayis'da iki sene olacak ancak asabildik:)
Sunday, March 21, 2010
Camlica'da...
Saturday, March 20, 2010
Komsu olmak yada olmamak?
Bu siteye hatta bu ilceye tasindigimizdan beridir hamdolsun daha ziyade iyi insanlarla karsilastik. Ama iste arada bir onceki postta yazdigim gibi enteresan insanlarda cikti. Birde bunlara alt komsumuz eklendi. Aslinda o kendini enteresan kisiler listesinin basina daha tasinmamizin 15. gununde almisti.Soyleki; bir ctesi gunu guvenlik esime alt komsumuzun bizden rahatsiz olduklarindan ve gorusmek istediklerinden bahsediyor konusmasinin sonunada emniyette mudur diyede ekliyor. Esim her zamanki nezaketiyle alt kata gidiyor, bizimde kendileriyle daha onceden tanismak istedigimizden, nasibin o gune denk geldiginden, cocuklarimizin kucuk olmasi ve yeni ev aldigimiz icin "hayirli olsuna"gelenlerin olabileceginden verdigimiz ve verecegimiz rahatsizlik icin kusura bakmamalarini rica edeceginden bahsediyor. Hanfendi, benim saat 9 bucukda supurge actigimdan ve ebeveyn banyosunun dus sesinin kendilerini rahatsiz ettiginden bahsediyor. Esim bana bunu soylediginde inanin yuzum kizardi birakin karsimda bir bey olmasini bir hanim dahi olsa, sizin ebeveyn banyonuzdan gelen dus sesi beni rahatsiz ediyor demem diyemem. Ben supurge saatlerimi gec bir vakte aldim, bazen oglen bazen ogleden sonrayi buldu. Ama benim icim rahat degildi. Komsumla tanismak istiyordum. Kandil vesilesiyle tanistim, sagolsun beni cokda sicak karsiladi. Artik eskisi gibi ebeveyn banyosundan ses gelmedigini soyledi. Daha sonraki gunlerden birine iadeyi ziyarete geldi, benide davet etti. Ama ben yogunlukdan gidemedim. Herneyse...
Bu aksam, yani bir ctesi aksami, esimin kucuk amcasi ve hanimi hem ev icin hayirli olsun ziyaretine hemde 10 gundur bizimle birlikde olan babaanneyi alip evlerine goturmek icin geldiler. Cocuklar guzel guzel oynadilar bizde muhabbet ettik. Aslihan ve S.Nur'un sesini biz duymadik ama komsumuz duymus ve rahatsiz olmus, guvenlikden tlf numaramizi almis ve bizi ariyor. Iyiki telefona cikana ben degildim esimdi. Cunku bana gore cok daha sakin bir insan nezaketle kapatti telefonu. Misafirlerimiz apartopar kalkdi. Ben bu durumu hazmedemedim. Evde avazim ciktigi kadar bagrinarak kendisine iletmek istedigim butun mesajlarimi ilettim. Biliyorum cok ciglik yaptigim ama sinirlerime hakim olmamin imkani yoktu. Ertesi gun pazar her bir kimsenin tatil gunu olmasada ekseriyaya hitaben bir tatil var ortada ve kendisinin bu noktada anlayisli olmasi saat 11:40 gibi bir vakitte aramasini engellemesi gerekirdi. Ama o gayet piskin arayabiliyor. Tabi esim misafirleri gecirirken ben guvenligi arayip tlf numaramin nasil izinsiz verildigininde hesabini sormadan edemedim. Cok kizginim, sinirliyim, kirginim. Komsuluk hakki gozettigime inaniyorum ama ben buna ihtimam gosterirken neden karsi taraf ozveride bulunamiyor anlamiyorum. Ust komsum tasindigindan beridir her yikayip astigi nevresim nerdeyse bizim balkon kenarina gelecek sekilde oldugu halde sesimi cikarmadim. Hatta topuklu terliklerle dolasiliyor bazen Asaf Ihsan uykuya zor geciyor sirf bu nedenden, ama yinede ben bu durumu hayatimin merkezine olumsuz bir meseleymis gibi koyup tepki vermiyorum, vermemde. Insanlarin baskalarindan beklentilerinin yukseklik derecelerine sasiyorum dogrusu. Acaba diyorum esinin bir emniyet mensubu yada bir amir olmasimi kendisine bu basakalarina mudahil olma ve kendisini hayatin merkezinde gorme hakkini veren? Eger oyleyse yazik hemde cok, bilmiyorki bana o degil butun dunya toplansa bos eger ki ben hakliysam....
Bu aksam, yani bir ctesi aksami, esimin kucuk amcasi ve hanimi hem ev icin hayirli olsun ziyaretine hemde 10 gundur bizimle birlikde olan babaanneyi alip evlerine goturmek icin geldiler. Cocuklar guzel guzel oynadilar bizde muhabbet ettik. Aslihan ve S.Nur'un sesini biz duymadik ama komsumuz duymus ve rahatsiz olmus, guvenlikden tlf numaramizi almis ve bizi ariyor. Iyiki telefona cikana ben degildim esimdi. Cunku bana gore cok daha sakin bir insan nezaketle kapatti telefonu. Misafirlerimiz apartopar kalkdi. Ben bu durumu hazmedemedim. Evde avazim ciktigi kadar bagrinarak kendisine iletmek istedigim butun mesajlarimi ilettim. Biliyorum cok ciglik yaptigim ama sinirlerime hakim olmamin imkani yoktu. Ertesi gun pazar her bir kimsenin tatil gunu olmasada ekseriyaya hitaben bir tatil var ortada ve kendisinin bu noktada anlayisli olmasi saat 11:40 gibi bir vakitte aramasini engellemesi gerekirdi. Ama o gayet piskin arayabiliyor. Tabi esim misafirleri gecirirken ben guvenligi arayip tlf numaramin nasil izinsiz verildigininde hesabini sormadan edemedim. Cok kizginim, sinirliyim, kirginim. Komsuluk hakki gozettigime inaniyorum ama ben buna ihtimam gosterirken neden karsi taraf ozveride bulunamiyor anlamiyorum. Ust komsum tasindigindan beridir her yikayip astigi nevresim nerdeyse bizim balkon kenarina gelecek sekilde oldugu halde sesimi cikarmadim. Hatta topuklu terliklerle dolasiliyor bazen Asaf Ihsan uykuya zor geciyor sirf bu nedenden, ama yinede ben bu durumu hayatimin merkezine olumsuz bir meseleymis gibi koyup tepki vermiyorum, vermemde. Insanlarin baskalarindan beklentilerinin yukseklik derecelerine sasiyorum dogrusu. Acaba diyorum esinin bir emniyet mensubu yada bir amir olmasimi kendisine bu basakalarina mudahil olma ve kendisini hayatin merkezinde gorme hakkini veren? Eger oyleyse yazik hemde cok, bilmiyorki bana o degil butun dunya toplansa bos eger ki ben hakliysam....
Tuesday, March 16, 2010
Isin ehli olmak yada olmamak!
Buraya tasindigimizdan beridir evin kablo yada kablosal donanimsal islerini yapan memur yada emekci kesimini bir turlu isin ehli goremedim, yada bize oyleleri dek geldi bilemiyorum.
Ev telefonu aldigimiz sirket elemani baglantiyi yapmak icin geldigi gun esimi cepden ariyor(cunku verilen iletisim numarasi o) ve eve ulasmak uzere olduklarini soyluyor. Esimde evde degil isyerinde oldugunu, evde benim oldugumu soyluyor. Adam tabiri caizse uc kagitci bir tip, yok siz olmayinca olmaz, imzaniz sart diyor. Esimde beyfendinin yapmasi gereken is icin ona guzellik olsun diye bana telefon talimatiyla bir miktar para bahsis verdiriyor. Parasinda degilim ama adama verdigim zoraki bahsisin hatta rusvet desem daha dogru olur( bunada dilim varmiyor) haksiz kazancina kazanc kattigini dusunup sinir oluyorum. Hos aklima sikayet etmek gelmedi mi? geldi...ama bu kezde evinde onun vesilesiyle gelecek rizka muhtac olan cocuklarini dusunup vazgectim.
Hele intenet baglantisi icin gelen eleman. Kapidan elimize modem kutusunu tutusturdu. Iki imza aldi gitti. Modemi baglamak, baglantisinin nasil yapildigini gostermek yasakmis(!) Allahim Allahim insan Kadir Inanir'i anip kafa atmayi gecirmiyor degil icinden ya neyse...
Gecn hafta kayinvalide ve peder bize tv almislar hediye. Aldiklari firma TV'yi ve receiveri getirdigi halde, sitenin satelite baglantisini yapan memuru her nedense tesrif edemediler ayni gun. Ertesi gun geldiklerinde esim Izmir'e cokdan yolcu olmustu. Neyse sabah geldi yetkili insan ve yardimcisi. Bana kabloyu nasil salona gecireceklerini soyledi ama kablo salkim sacak olmada tavanin kirisinden gececekti ve ben oyle bir goruntu istemiyordum. Kizimin odasindaki kabloya uzanti yapilip salona cekilebilirdi. Neyse bunu kendini onemli bir isin parcasi goren boynundan kablo sarkitarak kendine ucuk kacik, yada bu onemli bir isin tek mahiri susu veren yetkili kisi, bana donerek bunun nasi olacagini sordu. Bende yerdeki esiksel seyin altindan kablonun gectigini yatak odasi kapisinin altindanda oyle gecip salona gidebilecegini soyledim. Kapinin pervazlarinin yanlarindan gecebilecegini hic dusunemedim. Onlarda zaten bu isi hic yapmamis benden fikir aliyorcasina sordular. Neyse dedigim gibi kablo alttan devam etti ama o esiksel sey sokuldu bir daha yerine takilmadi. Bende yaptiklari isi gormeden, ucretlerini verdim. Daha sonra ne goreyim, kablo ice gomulmemis yuzeysel duruyor o esiksel demir seyde oylece kalmis duruyor. Benim tepem atti. 3 gun sonra esim geldiginde onun tepesi daha cok atti. Dun aksam arayip bu aksamda elemanlari getirtti. Tekrar kablo bagltisi yapildi. Illa cirkeflik yapmak lazim isim duzgun olsun diyorsan. Birde insanlara guvenmemek.
Sonuc, bundan sonra isini iyi takip et!
Ev telefonu aldigimiz sirket elemani baglantiyi yapmak icin geldigi gun esimi cepden ariyor(cunku verilen iletisim numarasi o) ve eve ulasmak uzere olduklarini soyluyor. Esimde evde degil isyerinde oldugunu, evde benim oldugumu soyluyor. Adam tabiri caizse uc kagitci bir tip, yok siz olmayinca olmaz, imzaniz sart diyor. Esimde beyfendinin yapmasi gereken is icin ona guzellik olsun diye bana telefon talimatiyla bir miktar para bahsis verdiriyor. Parasinda degilim ama adama verdigim zoraki bahsisin hatta rusvet desem daha dogru olur( bunada dilim varmiyor) haksiz kazancina kazanc kattigini dusunup sinir oluyorum. Hos aklima sikayet etmek gelmedi mi? geldi...ama bu kezde evinde onun vesilesiyle gelecek rizka muhtac olan cocuklarini dusunup vazgectim.
Hele intenet baglantisi icin gelen eleman. Kapidan elimize modem kutusunu tutusturdu. Iki imza aldi gitti. Modemi baglamak, baglantisinin nasil yapildigini gostermek yasakmis(!) Allahim Allahim insan Kadir Inanir'i anip kafa atmayi gecirmiyor degil icinden ya neyse...
Gecn hafta kayinvalide ve peder bize tv almislar hediye. Aldiklari firma TV'yi ve receiveri getirdigi halde, sitenin satelite baglantisini yapan memuru her nedense tesrif edemediler ayni gun. Ertesi gun geldiklerinde esim Izmir'e cokdan yolcu olmustu. Neyse sabah geldi yetkili insan ve yardimcisi. Bana kabloyu nasil salona gecireceklerini soyledi ama kablo salkim sacak olmada tavanin kirisinden gececekti ve ben oyle bir goruntu istemiyordum. Kizimin odasindaki kabloya uzanti yapilip salona cekilebilirdi. Neyse bunu kendini onemli bir isin parcasi goren boynundan kablo sarkitarak kendine ucuk kacik, yada bu onemli bir isin tek mahiri susu veren yetkili kisi, bana donerek bunun nasi olacagini sordu. Bende yerdeki esiksel seyin altindan kablonun gectigini yatak odasi kapisinin altindanda oyle gecip salona gidebilecegini soyledim. Kapinin pervazlarinin yanlarindan gecebilecegini hic dusunemedim. Onlarda zaten bu isi hic yapmamis benden fikir aliyorcasina sordular. Neyse dedigim gibi kablo alttan devam etti ama o esiksel sey sokuldu bir daha yerine takilmadi. Bende yaptiklari isi gormeden, ucretlerini verdim. Daha sonra ne goreyim, kablo ice gomulmemis yuzeysel duruyor o esiksel demir seyde oylece kalmis duruyor. Benim tepem atti. 3 gun sonra esim geldiginde onun tepesi daha cok atti. Dun aksam arayip bu aksamda elemanlari getirtti. Tekrar kablo bagltisi yapildi. Illa cirkeflik yapmak lazim isim duzgun olsun diyorsan. Birde insanlara guvenmemek.
Sonuc, bundan sonra isini iyi takip et!
Sunday, March 14, 2010
Ordan burdan surdan...
Yazdigim onca seyi sildim cunku ustunden nerdeyse iki hafta gecti:) Kizim Turkuazoo'ya gitti, cokda eglendi, bende cok memnun oldum bu duruma. Asaf Ihsan'la henuz cocugu olmayan bir arkadasa gitmistik, gecen haftalardan birinde cok zor bir gundu, bundan sonra cocugu olmayanlara gitmemeyi prensip edinebilirim demistim hatta:P
Gecen haftasonu ve bu haftasonu pek bir yogundu. Zaten her haftamiz yogun masaallah, yogunluk dedigim ise bir yerlere gitmek birilerinin gelmesi, ev icin yeni birseylerin gelmesi monte edilmesi vs vs durumlari.
Esim Persembe sabahi cikip Pazar aksam uzeri dondu konferansdan. Esimin babannesi kaldi bizimle. Hala bizimle. Yaslilar cok alem, bazen ciddi ciddi anlattigi bir duruma gulmemek icin kendimi zor tutuyorum. Ornegin; Mutfak balkonun caminin altindan salonun kiris arkadasinda kalan bolumundeki koltugun uzerinde ogle uykusu yapan babaanneye soguk gelip bogazini kotu yapabiliyor, hatta burnu akmadigi halde kendini nezle hissedebiliyor:)cocuk gibi bile diyemiyorum:))Rabbim her yasimizi hayirli etsin, ihtiyarlik, esini kaybetmis olmak zor seyler, insaallah bunlarla imtihan olmayiz. Insan kendine kalinca, kurcalayacak cok sey buluyor, bulamayinca hastalik turetebiliyor:)
Bu aksam esimin askerden arkadasi, esi ve kizi geldi, cok tatli bir aile. Cok keyifliydi dogrusu. ama cocuklar herzamanki gibi merkezindeydi herseyin:)Bugun ay menusunde"Kiymali borek, ispanakli borek(harikaydi), uyduruk tiramisu, truff,etmekli-patlicanli salata vardi. Yaziyorumki bir daha gelislerinde aynisini yapmiyim:)
Gecen haftasonu ve bu haftasonu pek bir yogundu. Zaten her haftamiz yogun masaallah, yogunluk dedigim ise bir yerlere gitmek birilerinin gelmesi, ev icin yeni birseylerin gelmesi monte edilmesi vs vs durumlari.
Esim Persembe sabahi cikip Pazar aksam uzeri dondu konferansdan. Esimin babannesi kaldi bizimle. Hala bizimle. Yaslilar cok alem, bazen ciddi ciddi anlattigi bir duruma gulmemek icin kendimi zor tutuyorum. Ornegin; Mutfak balkonun caminin altindan salonun kiris arkadasinda kalan bolumundeki koltugun uzerinde ogle uykusu yapan babaanneye soguk gelip bogazini kotu yapabiliyor, hatta burnu akmadigi halde kendini nezle hissedebiliyor:)cocuk gibi bile diyemiyorum:))Rabbim her yasimizi hayirli etsin, ihtiyarlik, esini kaybetmis olmak zor seyler, insaallah bunlarla imtihan olmayiz. Insan kendine kalinca, kurcalayacak cok sey buluyor, bulamayinca hastalik turetebiliyor:)
Bu aksam esimin askerden arkadasi, esi ve kizi geldi, cok tatli bir aile. Cok keyifliydi dogrusu. ama cocuklar herzamanki gibi merkezindeydi herseyin:)Bugun ay menusunde"Kiymali borek, ispanakli borek(harikaydi), uyduruk tiramisu, truff,etmekli-patlicanli salata vardi. Yaziyorumki bir daha gelislerinde aynisini yapmiyim:)
Thursday, March 04, 2010
Kizim yarin okuluyla Turkuazoo'ya gidecek. Baktik cok hevesli babasiyla gitmesine izin verdik. Dun izin kagidini imzalayip, ucretini ilistirdim cantasina. Yarin gidiyorlar, bende iznimden vazgecmis gibiyim. Esimde ne olacak atla deva degil ya gidip gelecekler diyor..Benimse "ya kaybolursa" ya oyle olursa ya boyle olursa gibi bir suru kuruntular zihnimde. Bende gitmeyi dusundum bu kez Asaf Ihsan bana zorluk cikaracak biliyorum, onu gozetmekden ziyade kardesinin pesinden kosacagim...Annelik ne zor sey!
Bugun kendisi inmek istedi asansorle,servise kendi binecekti"Dila kendisi iniyormus, annesi pencereden bakiyormus". serviste o inene kadar gitmis mi, nasi korkmus, ben nasi panik oldum, penecereden bakarken," nerdesiniz geldinizmi Aslihan'i aldiniz degil mi", diye sorarken.
" Yok biz okula geldik suan, iki kez caldirdik sizi, uyuyya kalmissinizdir diye dusunduk" dediklerinde endisemi anlatamam. Hemen asansore kostum, digeriyle inicem baktim zemini asagida duruyor gecen gunde tamirden gecmisti zaten, binmedim, bizim tarafdakini cagracaktim, baktim geliyor, icinden Aslihan cikti, korkmus, kalbi pit pit atiyordu, yuzunde endiseli bir ifade... Ben goturdum sonra okula...Iste biraz buda etkili oldu endiselerimin artmasinda. Gitsin mi gitmesin mi dusunuyorum hala...
Bugun kendisi inmek istedi asansorle,servise kendi binecekti"Dila kendisi iniyormus, annesi pencereden bakiyormus". serviste o inene kadar gitmis mi, nasi korkmus, ben nasi panik oldum, penecereden bakarken," nerdesiniz geldinizmi Aslihan'i aldiniz degil mi", diye sorarken.
" Yok biz okula geldik suan, iki kez caldirdik sizi, uyuyya kalmissinizdir diye dusunduk" dediklerinde endisemi anlatamam. Hemen asansore kostum, digeriyle inicem baktim zemini asagida duruyor gecen gunde tamirden gecmisti zaten, binmedim, bizim tarafdakini cagracaktim, baktim geliyor, icinden Aslihan cikti, korkmus, kalbi pit pit atiyordu, yuzunde endiseli bir ifade... Ben goturdum sonra okula...Iste biraz buda etkili oldu endiselerimin artmasinda. Gitsin mi gitmesin mi dusunuyorum hala...
Wednesday, March 03, 2010
Su
Dunden kalan, kahvalti oncesi mikrodalgada isittigim simit ve cay+labne...ben bayiliyorum bu ucluye:)) Keyifli keyifli oturuyorum ama elbet benimde oldu sIkIntim sabah sabah...
Uyandikdan hemen sonra"sular yok anneeee"sesiyle irkildim. Sular kesilmiyor normalde, cunku kontorlu, kartla dolum yapiliyor su saatine, bizim evdeki yedek karti gecenlerde kullandik, esimede soyleniyordum dolduralim karti diye. Neyse hasili kelam sular kesik ben kafa yenik, esimi aradim, her kadin gibi"demistim dimi"sersenisleriyle. Bilmiyorumda nerde satilir, nerden karta dolum yapilir.Allah'dan guvenlik denen birsey var sitede sagolsunlar varolsunlar gittiler aldilar geldiler karti doldurup getirdiler, birde su saatine yuklediler. Bir saat gecikmeyle suya kavustum sukurler olsun, Allah kimseleri susuzlukla imtihan etmesin, tasima suya mahkum etmesin... Dunyamizda hala tasima suyla is goren insanlar oldugunu dusununce ne kadar sukretsek az, iyiki bu imkanlar icindeyiz...
Uyandikdan hemen sonra"sular yok anneeee"sesiyle irkildim. Sular kesilmiyor normalde, cunku kontorlu, kartla dolum yapiliyor su saatine, bizim evdeki yedek karti gecenlerde kullandik, esimede soyleniyordum dolduralim karti diye. Neyse hasili kelam sular kesik ben kafa yenik, esimi aradim, her kadin gibi"demistim dimi"sersenisleriyle. Bilmiyorumda nerde satilir, nerden karta dolum yapilir.Allah'dan guvenlik denen birsey var sitede sagolsunlar varolsunlar gittiler aldilar geldiler karti doldurup getirdiler, birde su saatine yuklediler. Bir saat gecikmeyle suya kavustum sukurler olsun, Allah kimseleri susuzlukla imtihan etmesin, tasima suya mahkum etmesin... Dunyamizda hala tasima suyla is goren insanlar oldugunu dusununce ne kadar sukretsek az, iyiki bu imkanlar icindeyiz...
Tuesday, March 02, 2010
MIM
Edit: Mimlemeyi unutmusum ben:)Sena ve Bera'nin seker anneleri Ozlemcim ve harika esarplarin adresi Victoracim fotograflari bekliyorum:)
Monday, March 01, 2010
dert?
Haftasonu ordan oraya giderken biraz okudum kitabimi, hala arabada, gun icinde bir inip alamadim.Usengeclik,tembellik,simdide uyuyamiyorum...
Gunler su oldu akip gidiyor demistim ya hala devam ediyor po hizda gurul gurul akmaya..
Haftasonu kardesler,anneler,babalar birlikteydik,guzel gecti gecmesine de, Asaf Ihsan yorgunlugumda bir hayli ustumde,ailede halime acimayan yok, herkes kiyisindan kosesinden tutuyor isin ama cooook hareketli,hepimizi en cokda beni yoruyor...Bilemiyorum halimiz ne olacak boyle...
Su siralar evin tullerine taktim, begenmiyorum, aslinda soyle soyliyim yatak odasininkini ozellikle begenmiyorum. tulcuyede uyuz oluyorum. Ucuz ucuz ama guzel guzel tuller gordukce sinirim iyice tepeme firliyor, millet yari paraya ne tuller ne modeller yaptirmis,biz duz duz tullere,puffff neyse...
Bugun temizlikde cok derine inmeyecektim,ama dayanamadim,yine ortaligi kaldirdim,birde ustune baska bir suru is, kucuk kimyon kavanozunu dokulmesi mutfak temizligim,oglanin yikanmasi...hatirlaken yoruluyorum...
Saat bakiyorum,salon icin benim begendiklerimi esim begenmiyor,onunkileri ben,salona aldigimiz saat yatak odasi saati gibi. Begendigim bir tane var netten, onunda fiyati yuksekmis,bana kalsa alicamda....Saatciler carsisi falan yokmu acaba, nerden bulunur,nerden bakilir cesit cesit guzel saatler?
Dunyanin binbir derdi icinde dertlerimi yazarken utaniyorum,ama yazmayyincada rahatlayamiyorum, bu benimterapi yontemim:)
Gunler su oldu akip gidiyor demistim ya hala devam ediyor po hizda gurul gurul akmaya..
Haftasonu kardesler,anneler,babalar birlikteydik,guzel gecti gecmesine de, Asaf Ihsan yorgunlugumda bir hayli ustumde,ailede halime acimayan yok, herkes kiyisindan kosesinden tutuyor isin ama cooook hareketli,hepimizi en cokda beni yoruyor...Bilemiyorum halimiz ne olacak boyle...
Su siralar evin tullerine taktim, begenmiyorum, aslinda soyle soyliyim yatak odasininkini ozellikle begenmiyorum. tulcuyede uyuz oluyorum. Ucuz ucuz ama guzel guzel tuller gordukce sinirim iyice tepeme firliyor, millet yari paraya ne tuller ne modeller yaptirmis,biz duz duz tullere,puffff neyse...
Bugun temizlikde cok derine inmeyecektim,ama dayanamadim,yine ortaligi kaldirdim,birde ustune baska bir suru is, kucuk kimyon kavanozunu dokulmesi mutfak temizligim,oglanin yikanmasi...hatirlaken yoruluyorum...
Saat bakiyorum,salon icin benim begendiklerimi esim begenmiyor,onunkileri ben,salona aldigimiz saat yatak odasi saati gibi. Begendigim bir tane var netten, onunda fiyati yuksekmis,bana kalsa alicamda....Saatciler carsisi falan yokmu acaba, nerden bulunur,nerden bakilir cesit cesit guzel saatler?
Dunyanin binbir derdi icinde dertlerimi yazarken utaniyorum,ama yazmayyincada rahatlayamiyorum, bu benimterapi yontemim:)
Friday, February 26, 2010
"Üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için:
Bir: Kelimeler.
İki: Aşk.
Üç: Annelik duygusu
Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva''ya kaldı.
Ama aşk çok ağırdı.
İkisinin de, aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. Yarısın......ı Adem sırtlandı, aşkın yarısı Havva''ya kaldı.
Öyle sert düştüler ki dünyaya, bu fenaya, Adem''in dizlerinin bağı çözüldü, ciğerleri yandı. Nutku tutuldu. Üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu. Sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.
Aşk? Daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. Kabına sığmamıştı. Bir yarısı yollarda kayboldu. Getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.
O gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu.
Annelik duygusu?
Havva''nın cennet duygusu.Gönül evinde, kadın bedeninde, tastamam duruyordu.
NAZAN BEKİROĞLU"
*
Bir: Kelimeler.
İki: Aşk.
Üç: Annelik duygusu
Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva''ya kaldı.
Ama aşk çok ağırdı.
İkisinin de, aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. Yarısın......ı Adem sırtlandı, aşkın yarısı Havva''ya kaldı.
Öyle sert düştüler ki dünyaya, bu fenaya, Adem''in dizlerinin bağı çözüldü, ciğerleri yandı. Nutku tutuldu. Üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu. Sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.
Aşk? Daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. Kabına sığmamıştı. Bir yarısı yollarda kayboldu. Getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.
O gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu.
Annelik duygusu?
Havva''nın cennet duygusu.Gönül evinde, kadın bedeninde, tastamam duruyordu.
NAZAN BEKİROĞLU"
*
Bir Kandilin Ardindan...
Aslinda kandil oncesi sorulmasi gereken bir soru geldi aklima"sizin oralarda kandil gunu neler yapillir?" Bazi yerlerde hamur kizartilip dagitilir, bazi yerlerde helva yapilir. Ornegin bizim oralarda irmik helvasi yapilir ve komsulara dagitilir hayir niyetine. NY'daki ilk yillarimizda yasadigimiz binada Turk aile ve ogrenci coktu. Oyle olunca ben yeni evliykende, aileden gordugum bu kandil gelenegini vatandan uzakda gerceklestirebilmistim. Dunde yeni evimizde ilk kandilimizdi. Niyetimde olmasina ragmen cok da enerjim yoktu helva yapip dagitmaya. Hayir islerin muzur manileri olur dusturunca koyuldum ise. Bizim kattaki komsularima ve nezamandir tanismayi dusundugum alt kat komsuma da ikramettim. Onlar memnun ben memnun:)
Bu adetler kucucuk minicik,hatta bazilari icin gereksiz gibi gorulsede, ben bizi biz yapan bu minicik seyleri cok seviyorum. Istiyorumki kizim benden bunlari gorsun ve ileride bunlari uygulasin.Unutulmasin, toz tutmasin bu guzelliklerin ustu.
Kandil hediyesi, esim A.Aslihan'a puzzle almis, oglanada cool bir araba:) bende Aslihan'a kandil niyetine degil ama disi dustugu icin dis hediyesi oyuncak bir gitar aldim. Cocuklar icin harika bir gun oldugunu soylemeliyim. Kandil farkini yasatmis olduk onlara...
Bu adetler kucucuk minicik,hatta bazilari icin gereksiz gibi gorulsede, ben bizi biz yapan bu minicik seyleri cok seviyorum. Istiyorumki kizim benden bunlari gorsun ve ileride bunlari uygulasin.Unutulmasin, toz tutmasin bu guzelliklerin ustu.
Kandil hediyesi, esim A.Aslihan'a puzzle almis, oglanada cool bir araba:) bende Aslihan'a kandil niyetine degil ama disi dustugu icin dis hediyesi oyuncak bir gitar aldim. Cocuklar icin harika bir gun oldugunu soylemeliyim. Kandil farkini yasatmis olduk onlara...
Thursday, February 25, 2010
Wednesday, February 24, 2010
...
Gecenin bir yarisi uyandim. Ruyamda kurabiyeler ucusuyordu,ben bisiler yiyordum. Dun misafirlerim vardi ve ben butun gun sakin sakin yavas yavas yiyemedim(buarada cok yavas yerim ben,yavas yemezsem doydugumu anlamam) oyle oluncada bol yemeli ruya gordum:P Birde ruyamda zayif kalmanin sirrini veriyordum:P Dun misarfirlerim icin ;mercimek corbasi, kagit kebab,icli kofte-bu tarifi Seyma'dan aldim,bayildim,iki gundur icli kofte yapiyorum:))-pilav,kabakli yogurt salatasi, lahana kavurmasi,salata,firin sutlac ve bir onceki postun tatlisi yaptim. Yarin, aslinda bugun demeliyim komsum oglu icin mevlid okutturacakmis. Oglumla rahat edemeyecegimi bile bilede gitmek istemiyorum ama yarin kandil oldugu icin gidebilirim. Hatta bir kandil klasigi irmik helvasi ve kandil simitide yapabilirim.
Kandiliniz simdiden mubarek olsun!
Kandiliniz simdiden mubarek olsun!
Sunday, February 21, 2010
Gecen postun tatlisi ve Bean Burger.
Bu haftasonu yine pek hizli gecti. Ilk defa Turkiye'de Burger King'de yedim. NY'daykende sadece Sundae pie'lardan almak icin ugradigimiz bir yerdi. Ordayken hic duymadim ama Turkiye'deki Burger'larda Bean Burger oldugunu duyunca bu haftasonu denemek icin solugu Burger'da aldik. Pek tabi ailedeki tek vejeteryan ben oldugumdan deneyende ben oluyorum. Gercekden guzeldi. Disarida Kasarli Pide, peymacun, firin makarna, Ispanakli Pide seceneklerimin yanina birde Bean Burger eklendi sukur. Buarada bugunden suphesiz en keyif alan kizimdi, biz o yerken esimle bakisip durduk. Disarida yedigimiz her zaman oldugu gibi sasirip kaldik:) Bizim icin Bean Burger bahane kizima disarida yemek keyfini yasatmak sahane oldu:P Onceden aramizda esprisi konusuydu, "Aslihan paketlenmis seyleri yer" olusu:P
Friday, February 19, 2010
Satranc!
Kizimin bir onceki gittigi anaokul da stranc gibi bir aktivite dersi yoktu. Burdada yaklasik 1.5aydir oynuyor. Babasi gecenler,"satranc nasi bir oyun "diye sordugunda;
-Babacim bak, beyaz taslar siyah taslari yeniyor, bazenleride siyah taslar beyaz taslari yeniyor,kimin kazandigi tasi fazlaysa o oyunu kazaniyor!
-Peki sen hic kazandin mi?
-yok,ben cok basarili degilim,ama bir kere Kaan'la oynarken Kaan beni yendi ama sonra ben onu yenmistim.
-himm Kaan bilerek yeniliyor olmasin!
:)))))ben burda koptum,her kiz babasi gibi illla isi muziplige vuracak!
-Babacim bak, beyaz taslar siyah taslari yeniyor, bazenleride siyah taslar beyaz taslari yeniyor,kimin kazandigi tasi fazlaysa o oyunu kazaniyor!
-Peki sen hic kazandin mi?
-yok,ben cok basarili degilim,ama bir kere Kaan'la oynarken Kaan beni yendi ama sonra ben onu yenmistim.
-himm Kaan bilerek yeniliyor olmasin!
:)))))ben burda koptum,her kiz babasi gibi illla isi muziplige vuracak!
Esimin tarafindan buyuk teyzemiz bize ev hediyesi bu cay makinasini almis. Aslinda onceden biliyordum boyle birsey alacagini. Kayinvalidem soylemisti. "Hic gerek yok anne, ben onlari pek sevmiyorum mutfakda kalabalik"diyecektim ki Allah'dan dememisim:P Bana kalsa almazdim bu harika seyden de mahrum kalabilirdim. Iyiki almis,sagolsun varolsun:) Dusundugumun otesinde pek kullanisli, kesinlikle bir mutfakda olmali!Mutfakdaki her birseylede uyumlu oldu rengi, oyle oluncada daha bi cok sevdim dogrusu:)))
Wednesday, February 17, 2010
Gecen hafta ve bu hafta misafirlerime yapmistim. Ancak bu kadarini goruntuleyebildim, cunku ben misafirim geldikden sonra masayi fotograflamakdan cok cekinir hatta utanirim:)Yanda duran cikolatali sey cok aam cok guzeldi, fakat yaptikdan iki gun sonra dolapda kalan tek dilimi ne esim ne ben yedik, baska bisiler yedik belki ona sira gelmedi bilmiyorum, artik baktim ustu sertlesmeye basliyor yiyimde bitsin dedigim anda fotografinida cekeyim goruntu kotu olsada hic degilse nasi bisi olur fikir olsun diye dusundum.Tariflerin hepsini tek tek yazamasamda insaallah vakit buldugumda cikolatali olani yazacagim, buarada kahvalti masasi misafir masasi degildi:P
Thursday, February 11, 2010
Elma sen ne guzel seysin:P
Fotograf makinem dun geldi,bende bugun fotograf cekmeye basladim:P Gec bir sabah kahvaltisinin ardindan dun yaptigim tatlidan yiyorum. Pek bir albenisiz, ama pek guzel bir tarif. Tamamen uydurma diyemeyecegim,cunku esinlenme var bir yerlerden ama ben biraz daha hatta birazdan daha fazla farkli yaptim:) Gecen hafta annemler gelirken bir suru meyve getirmisler,bizde evde varolan meyvelere ek bir suru almistik. Oyle olunca evin her yanindan meyveler fiskiriyor:P Bari elmalari azaltiyimdiye dusundum ve bu tatli geldi aklima. Her birseyi goz karari. Elmali kurabiyenin ic malzemesiyle ayni yapilisi. Elmalari rendele,uzerine bolca tozsekeri ve tarcin pisir. Sonrada ceviz ilave et.Olay budur:P Hazirlanan harcin bir kismini, sute batirilip cikarilmak suretiyle islatilmis ve borcama dizilmis petit bourre(boyle mi yaziliyordu?) biskuvilerin uzerine yayiyozu. Ikinci asama ayni ilk asamada oldugu gibi,son kisimda biskuvi asamasi sabit,bu kez hazir dolgu kremasini bir dakika cirpip uzerine koyuyoruz. En son buzdolabinda biraz sogumasini bekliyoruz,sonrada dilimdilim yiyoruz:P Pek hafif pek leziz birsey. Bizde malum elmalar cok olunca elma katmanlari pek bir kalin olmus,siz daha makul daha olculu yaparsiniz,ama biz boylesinide sevdik:)
Monday, February 08, 2010
Haftasonu,alisveris...

Haftasonu Ikea'daydik. Yukaridaki kavanozdan aldim. Uzunlarini seker,un ve pirincle doldurdum.Kisalarida bakliyatlar icin. NY'daykende bunlardan kullanirdim,cok kullanisli oldugu icin yine mutfagi bunlarla doldurdum. Baska kavonozlarimda var ama bunlarin yeri baska:)
Tabi Ikea'ya demisken restoran bolumunude tavsiye etmeden olmaz. Biz cok begeniyoruz,hele yemekden sonra sadece bir fincanina para odeyip sinirsiz cay-kahve icmek gibi keyiflisi yok:P resmen caya doyup oyle kalkiyorum, benim en buyuk sIkIntimdir. Disarida yemek yerim ama cay da icmek isterim,hic bir zaman yemek sonrasi "tamam iste budur" diyip icmedim cayi. Ama Ikea'da sallama caylarin olmasi rahatlik, zaten acik ictigim icin bana avantaj oluyor bu durum. Istedigim dem kivamini yakalayinca cikariyorum cay posetini icinden.
Birde eger ki Anadolu Yakasinda olup gitmediyseniz,Umraniye Carrefourre onerecegim. Suana kadar gittiklerim icinde en kapsamlisi. Ozellikle kirtasiye bolumunu cok sevdim. 5 liraya cok guzel 6 renkde oyun hamuru aldim. Normalde acikda kalsin cok cabuk kururlar,dun aksamdan kalan oyun hamurlarini bu sabah kutularina koydum,nerdeyse hic kurumamisti. Sonra yine kirtasiye bolumunde satilan cok shIk kutular vardi,tanesi 3 lira 5 liraydi. Fotograf makineme henuz kavusamadigimdan fotografi yok. Kalp seklinde olanindan aldik biz, gayet buyukce birsey ve 3 lira sadece.Acikcasi o guzellikde kutularin o fiyata olabilecegine inanamadim, o yuzden sadece bir tane aldim,kasadanda donusum olamadi,malum Pazar gunuydu. Cok amacli kullanilabilecek kutular,isterseniz icine toka,vs ivirti zivirti doldurun,ister dikis kutusu yapin,isterseniz yaptiginiz kurabiye,kek vs..leri doldurup arkadasiniza goturun.Simdi aklimda;eger kaldiysa kutulardan ve oyun hamurlarin almak var.
Friday, February 05, 2010
Friends...
Merak ediyorum "Friends" dizisini sevmeyen varmidir?Yillar oldu biteli ama ben eski bolumlerine takik izliyorum. Bugun youtube'den eski bolumlerin best of larina baktim,koptum resmen. Biri beni bilgisayar karsisinda karnini tuta tuta gulerken gorse kesin deli derdi:P Bir bolumu defalarca izlesemde yine ayni ask ve sevkle izliyor, kahkahalarla gulebiliyorum. Friends'in uzerinede dizi tanimiyorum...Ama pek tabi kendime huzunlenecek birsey buluyorum bittiginde... Yillar yillar onceydi,ben o donemler VA yasiyordum, hazirliktaydim. Ingilizcem hic de iyi degildi,friends i captionla izlerdim:) okuyup anlayip geriden gulerdim:P hey gidi gunler:)
Olmak yada olmamak!
Son zamanlarda aramiz pek hos degildi. Onceden ne cok severdim. Simdilerde sadece mecbur oldugumdan elime aldigim birsey oldu. Cunku Mayis'dan beri aklimda baskasi var ama hala alamadigim. Hal boyleyken ondan baska fotograf makinemde olmayinca mecbur elime aldigim birsey oluyordu ta ki haftasonu onu esimin erkek kardesine gecici bir sure icin verene kadar. Iyi yada kotu ne cok is goruyormus.Meger oda hayatimin onemli bir unsuru olmus:) Ablasi okula giderken,onun asansore binisini, kapidan cikardigi kafasi ve arkaya dogru havaya kalkmis bir bacakla izleyen kardesin goruntusunu alamadim ya icimde kaldi!, bir dahaki karda pencerenin hemen karsinda duran kamelyanin aldigi o guzel hali cekecektim halbuki! ve aksam isiklandirilmis havuzun etrafinda karlardan mutevellit olusan o sirinlikde goruntulenebilmeliydi.Oda baska bir zamana kaldi. Hele dun Aslihan'in okuldan iki kuyruk yapilmis saclarinin ustune kondurulmus Victora'nin hediyesi tokalarla olan o guzelligi gorulmeliydi! yada dun aksam cikolatali keki cirpan kucuk pastaci sirinligi fotograflansa nasi olurdu!
Wednesday, February 03, 2010
Esrap,Victora!
Kac zamandir siparisini vermis bekliyordum. Sagolsun Aysegul nami diger Victora, isini cok iyi yapan bir hatun. Buldugu zaman bile ya dikisini ya ipegini cok begenmedigi icin almadi. Bende sabirli bir insanim, gec olsun guc olmasin, sonunda iyisi olacaksa beklerim, mantigindayim. Oyle olunca yaklasik 1 aydir begendigim esarp icin bekliyordum. Gecen haftasonu blogunu guncelledigini gordum bir de istedigim esarbi. Hemen email atayim diye dusundum ama baktim o benden once davranmis:)Bugunde postadan esarbim geldi, yaninda kizima ve bana extra hediyelerle!Cok ama cok tesekkurler canim.
Benim gibi ipegi nasildir, acaba hos dururmu taktigimda, gibi dusunuyorsaniz, sizi rahatlatiyim, gercekden denildigi gibi kaliteli duran sIk ipek esarplar. O kaliteye o fiyatlarda cok cok uygun. Birde basortuyu taktiginizda onunun duzgun durmasinda hassasaniz tam size gore!(ben degilim, benim esarplarim hep duzgun durur dermisim:P) Tekrar tesekkurler Aysegul! Harikasin,iyiki varsin:)
Benim gibi ipegi nasildir, acaba hos dururmu taktigimda, gibi dusunuyorsaniz, sizi rahatlatiyim, gercekden denildigi gibi kaliteli duran sIk ipek esarplar. O kaliteye o fiyatlarda cok cok uygun. Birde basortuyu taktiginizda onunun duzgun durmasinda hassasaniz tam size gore!(ben degilim, benim esarplarim hep duzgun durur dermisim:P) Tekrar tesekkurler Aysegul! Harikasin,iyiki varsin:)
Monday, February 01, 2010
Bugun bahardan bir gun var Istanbul'da,kac gunlerdir suren kar ve yagmurun ustune harika oldu bugun!
Evin rutin islerinin disina cikip baska isler yaptim:) annemin cevizli boregi,kayinvalidemin gozlemeleri ve sabah cayi esliginde kahvaltimi yapip, Asaf Ihsan'in uyku vakti gelmeden kendimizi disariya atalim dedim.Hos bugun arabayla deneme surusu gunumdu:P Ihsan yavrucumakli basinda bir cocuk olsa hic binermiydi arabaya:PPbugun pek bir hevesli bindi:)Arabayi iki kere stopladim,yilmadim yinede su cevrede tur attim, birde yollari bilsem deli gibi himm suradan soyle yapsam boyle etsem diye diye bir o yoldan bir bu yoldan gide gide evin yolunu buldum:)Arabaya vites takmak kabusum oldu baska ama baktim alistim. Alara Aslihan'a supriz bir ziyaret bile yaptik,ogretmeniyle lafladik ciktik:) donus yolunda elimi arabada bir yere carptimsilecekler calisti,onlari kapatayim derken sanirim sis lambalarini actim:)ay Allahim elimordan oraya gidip bir tarafdan da yola bakiyorum,acayip komikdi halim. Su site girisine kadar hepsini kapatabilsem bari diye gecirdim icimden:) site guvenligi basta olmak uzere,konu komsu beni gorupde gulme komasina girmesin diye:)dusunsenize hava gunluk guneslik silecekler calisiyor birde nasil sanki sakir sakir yagmur yagiyormus gibi hizli:)aklima geldikce kopuyorum:))) Sag selamet evimize ulastik,arabayi park ettim,sonra farlar acik uyarisini gordum, kapattimvs.Asaf Ihsan'i arabadan indirdim sasilacak sey ilk defa tekrar binmek istedi:)cocuk maceraya doymadi:PHasili kelam bu vites isi zor,bir an once otomatige gecmek lazim, Turkiye'de benzin fiyatlari neden bu kadar pahali, duysun sesimi birileri benzin fiyatlari dussun bizde otomatik alalim:)
Evin rutin islerinin disina cikip baska isler yaptim:) annemin cevizli boregi,kayinvalidemin gozlemeleri ve sabah cayi esliginde kahvaltimi yapip, Asaf Ihsan'in uyku vakti gelmeden kendimizi disariya atalim dedim.Hos bugun arabayla deneme surusu gunumdu:P Ihsan yavrucumakli basinda bir cocuk olsa hic binermiydi arabaya:PPbugun pek bir hevesli bindi:)Arabayi iki kere stopladim,yilmadim yinede su cevrede tur attim, birde yollari bilsem deli gibi himm suradan soyle yapsam boyle etsem diye diye bir o yoldan bir bu yoldan gide gide evin yolunu buldum:)Arabaya vites takmak kabusum oldu baska ama baktim alistim. Alara Aslihan'a supriz bir ziyaret bile yaptik,ogretmeniyle lafladik ciktik:) donus yolunda elimi arabada bir yere carptimsilecekler calisti,onlari kapatayim derken sanirim sis lambalarini actim:)ay Allahim elimordan oraya gidip bir tarafdan da yola bakiyorum,acayip komikdi halim. Su site girisine kadar hepsini kapatabilsem bari diye gecirdim icimden:) site guvenligi basta olmak uzere,konu komsu beni gorupde gulme komasina girmesin diye:)dusunsenize hava gunluk guneslik silecekler calisiyor birde nasil sanki sakir sakir yagmur yagiyormus gibi hizli:)aklima geldikce kopuyorum:))) Sag selamet evimize ulastik,arabayi park ettim,sonra farlar acik uyarisini gordum, kapattimvs.Asaf Ihsan'i arabadan indirdim sasilacak sey ilk defa tekrar binmek istedi:)cocuk maceraya doymadi:PHasili kelam bu vites isi zor,bir an once otomatige gecmek lazim, Turkiye'de benzin fiyatlari neden bu kadar pahali, duysun sesimi birileri benzin fiyatlari dussun bizde otomatik alalim:)
Thursday, January 28, 2010
Gunun ikinci postu:)
Gecen hafta aldigimiz pantolonlarin paca boyu ayarlamasi bir gun surecekti ve biz gidip alabilecektik. Araya kar-buz girince gidip almak dun aksama kaldi. Evde de misafirler olunca bakamadim posetlere. Bugun pantolonumu posetten cikarirken supriz oldu katalog bana, hos kista bitiyor (her nekadar bitiyor gozukmesede officially sunun surasinda bir ay var). 2009-2010 kis kreasyonunda harika seyler gordum. Nerde mi iste surda. Belki indirime duserde visne curugu rengindeki palto-ceket arasi olan seyi alabilirim:P Ama onunla ne kombinlenir pekde fikrim yok, yada giyebilirmiyim, yoksa dolap mi bekler? Ama kullanabilecekler verdigim linkdeki e-kataloga bir baksinlar. Birde beyaz bir bluz var, keske uzun kollu olsaymis ne hos durmus o tuylu-muylu seyle:P
Bir tatli, alinti:)
Gecen gunlerden birinde su tatliyi yaptim, esimde bende bayildik, hatta hatta sutlu tatlilarla arasi iyi olan A.Aslihan bile yedi bir dilim. Oncesinde buna benzer bir tarifi kullanirdim,ama zaman icinde yapmaya yapmaya unuttum. Eger esim tereyagini seviyor olsaydi, siviyag yerine tereyagi koymak isterdim. Oyle daha lezzetli olacagini dusunuyorum. Deneyin pisman olmayacaksiniz:P
Monday, January 25, 2010
Canim SIkkIN
Bugun canim pek bir sIkkIndi, bilgisayarimda sorunlar var ve benim butun gunumu aldi cozmeye calismak, hala basarabilmis degilim. Ustune A.Aslihan'in okuluda tatildi. Allahim Allahim iki cocuk ve bilgisayar tamiri, bir yandanda evin ivir zivir isleri kafayi siyirmadan gunu tamamliyorum sukur. Icimden bolca "Allahim yasadigim anin guzel yonlerini gorebileyim "diye dua ettim. Su son denedigim seyde bitsin uyuyacagim insaallah!Oldu oldu olmadi sanirim bu laptopi bir guzel dovucem:)bir daha da HP almayacagim. Cunku ayni sorunu yasayan oyle cok kimse varki. Tabi vista kaynakli problemlerde var,aman neyse...uffff, puffff:(
Friday, January 22, 2010
Cakma Etli Ekmek:PPP
Su siralar nezaman disarida bisiler yiyecek olsak Etli Ekmek diye bir yerden esim etlisini bende ispanaklisini yiyoruz. Konya yoresi takiliyoruz su sira:P A. Aslihan bizimle takilmasada, Asaf Ihsan bayilarak yiyor:) Bende bu sabah kahvaltiyi gec yaptim, kahvaltiyada bunu yaptim. Evet gec yapinca ne olursa yiyorum dermisim:P Tadi guzeldi pek tabi disarida yedigimizin birebir aynisi degildi, ama denemeye deger. Pratik ve yapim kolayligina ragmen pek bir lezzetli. Buarada yemek blogu sahiplerinin onunde saygiyla egiliyorum:) pek zorlandim fotograflarken bu ilk vede son:P
Thursday, January 21, 2010
Large olmak yada olmamak:)))
Bugun esime pantolon aldik bir magzadan, ustunede gomlek bakiyorduk. Esimle bir tanesini begendik, bize yardimci olan beye sordu;
-bunun bedenleri vardir degil mi?
-buyuk bedenlere bakmam lazim var mi
-buyuk beden derken, large dimi
-yok Xlarge bakmam lazim
-ben xlarge mi giyiyorum, xlarge mi almam lazim? diye yuzunde saskin mahzun bir ifadeyle sorushu vardiki, aklima geldikce guluyorum, cocuklarin yaptiklari onca afacanliga ragmen aklimda aksamin yorgunlugundan ziyade, esimin yuzunun, buyuk beden oldugunu bilirkisi agzindan duymasinin saskinligiyla aldigi ifade vardi. Gerci o bakindimiz markanin kaliplari gercekden kucuk, fit kesim, oyle olunca esim hakli sasirmakda:)yoksa benim canim large giyiyor, xlarge degil:))Sen cok yasa sempatik, karizmatik insan:)
-bunun bedenleri vardir degil mi?
-buyuk bedenlere bakmam lazim var mi
-buyuk beden derken, large dimi
-yok Xlarge bakmam lazim
-ben xlarge mi giyiyorum, xlarge mi almam lazim? diye yuzunde saskin mahzun bir ifadeyle sorushu vardiki, aklima geldikce guluyorum, cocuklarin yaptiklari onca afacanliga ragmen aklimda aksamin yorgunlugundan ziyade, esimin yuzunun, buyuk beden oldugunu bilirkisi agzindan duymasinin saskinligiyla aldigi ifade vardi. Gerci o bakindimiz markanin kaliplari gercekden kucuk, fit kesim, oyle olunca esim hakli sasirmakda:)yoksa benim canim large giyiyor, xlarge degil:))Sen cok yasa sempatik, karizmatik insan:)
Wednesday, January 20, 2010
Friday, January 15, 2010
Yeni yeni...
Cocuklugumdan beri kalabaliklari sevdim. Kalabalik bir ailede buyudum, bunun etkisi coktu belki...Etrafimda birileri olmali ben birileriyle gorusmeliyim, halim hatrim sorulmali, ayni zamanda sormaliyim. Birilerine bukadar bagli birlikde yasami cok seven ben, itiraf ediyorum son bir yildir sadece esim ve cocuklarimla olmayi cok ozledim, kendi halimde kendi yasantimda olmayi. Cok sukur 9 Ocak'dan bu yana biz sadece biziz, yeni evimizde, bize yeni bir semtte bize yeni insanlarla devam ediyoruz hayatimiza...Mutluyum hemde cok. Sizin yada esinizin ailesi yada konforunuz nekadar iyi olursa olsun insanin kendi evi gibisi yok! Cok sukur gec oldu guc olmadi, hersey iki gunde yoluna girdi duzenimiz oturdu. Saglik sihhat yerinde. 7 yil once evimizi yerlestirirken duydugum heyecandan fazlasini yeni evimde duydum(k). Aldigimiz bazi seyleri hatirlamazken bazilarina ne guzel seyler begenmisim, yada ne gereksiz birsey almisim diye baktim, sevdim durdum:P
Sunday, December 27, 2009
Yilbasi, AVM'ler, blaa, blaaaa...
Gecen sene bu tarihlerde AVM'lere gidip alisveris yapmamistim, Turkiye'de ilk aylarimizdi esim askerdi. Ne yalan soyliyim yurda donus yaptigimiz ilk zamanlar bana sokaklar, caddeler, AVM'ler pek guven vermiyordu, urkuyordum. Bes yil gelmeyince yurda, sadece gazete ve TV'den haberlerle takip edince olanlari, saniyordum ki her kose basi kapkacci, tinerci... Nasil yani?boyle dusunmek simariklik, gormemislik demeyin. Kimseye yuksek yuksek tepelerden bakmam bakmadim da. Omrumun nerdeyse 10 yili yurtdisinda olmayla, yada gidip gelmeyle gecti, oyle olunca cok da iyi biliyor degilim Turkiye'nin ahvalini...
Asil yazmak istedigim sey bu olmasada, konuyla ileride baglantili bir aciklama oldugunu dusunuyorum:)
Dun bir AVM'ne gittik. Onceden bu kadar cok yapilirmiydi yilbasi alisverisi bilmiyorum. Ben hep bunu yabacilara ait birseymis gibi dusunurdum. Baktim Turkiye'de de ciddi bir sektor olmus, sasirdim...Kotu mu degil bence cunku Boyner'den 4 tane parfumu nerdeyse Macys'den aldigimiz fiyatlara aldik bu indirimle,tamam cok az biraz daha pahali oldu ama, Turkiye sartlarinda o fiyatada zor bulunurdu o parfumler. Aklinizda bulunsun Boyner yada baska bir yer kesinlikle parfumler regular zamanlarda olan astronomik fiyatlarin bir hayli altinda...
Bugunde Istinye Park'daydik, sanirim bir daha asla yilbasi oncesindeki son haftasonu gitmem! Oyle kalabalik, oyle yorucuyduki anlatamam! O kadar yol geldik, bari az da olsa girip cikalim dedik.Gap, Mother care,Mudo, Boyner, C&A girdigimiz ama sadece belli reyonlarina ugradigimiz magzalar ve inanilmaz indirimler var, resmen talan edilmisler. Textilde bir cok urunun size i kalmamis. Mudo'da daha once gordugumu, o zaman "ya simdi nereye koyacaz bunu! nasi olsa burda" diye dusundugumuz deri pufu bulamadik, pek uzgun ve de suzgunum! Ama mutfak ve banyo kisminda cok indirim var ilgilenenlere:)Gerci Esse'ye de bakmayi cok isterdim bana gore Esse fiyatlarda, Mudo'dan daha uygun mutfak arac ve gerecde...
Hasili kelam yilbasi icin hediye dusunuyor yada yilbasi indirimlerinden faydalanmak istiyorsaniz sakin ha yilbasinin hemen oncesindeki haftasonu hic bir AVM'ye gitmeyin derim! Kalin saglicakla:)
Asil yazmak istedigim sey bu olmasada, konuyla ileride baglantili bir aciklama oldugunu dusunuyorum:)
Dun bir AVM'ne gittik. Onceden bu kadar cok yapilirmiydi yilbasi alisverisi bilmiyorum. Ben hep bunu yabacilara ait birseymis gibi dusunurdum. Baktim Turkiye'de de ciddi bir sektor olmus, sasirdim...Kotu mu degil bence cunku Boyner'den 4 tane parfumu nerdeyse Macys'den aldigimiz fiyatlara aldik bu indirimle,tamam cok az biraz daha pahali oldu ama, Turkiye sartlarinda o fiyatada zor bulunurdu o parfumler. Aklinizda bulunsun Boyner yada baska bir yer kesinlikle parfumler regular zamanlarda olan astronomik fiyatlarin bir hayli altinda...
Bugunde Istinye Park'daydik, sanirim bir daha asla yilbasi oncesindeki son haftasonu gitmem! Oyle kalabalik, oyle yorucuyduki anlatamam! O kadar yol geldik, bari az da olsa girip cikalim dedik.Gap, Mother care,Mudo, Boyner, C&A girdigimiz ama sadece belli reyonlarina ugradigimiz magzalar ve inanilmaz indirimler var, resmen talan edilmisler. Textilde bir cok urunun size i kalmamis. Mudo'da daha once gordugumu, o zaman "ya simdi nereye koyacaz bunu! nasi olsa burda" diye dusundugumuz deri pufu bulamadik, pek uzgun ve de suzgunum! Ama mutfak ve banyo kisminda cok indirim var ilgilenenlere:)Gerci Esse'ye de bakmayi cok isterdim bana gore Esse fiyatlarda, Mudo'dan daha uygun mutfak arac ve gerecde...
Hasili kelam yilbasi icin hediye dusunuyor yada yilbasi indirimlerinden faydalanmak istiyorsaniz sakin ha yilbasinin hemen oncesindeki haftasonu hic bir AVM'ye gitmeyin derim! Kalin saglicakla:)
Thursday, December 24, 2009
Burun, muhim sey!
Aslihan, bebekken sIk sIk nezle olurdu....hatta ilk nezlesini oldugunda 20 kusur gunluktu...
6-7 aylik oldugu bir gun doktora getirmistik onu. Gripsel bir haldeydi Aslihan. Acildeki doktor cok heyecanli panik bir interndu, ama o zaman cok guzel bir bilgi vermisti...Bebeginizin burnunu temizlerken, spreyi burun deligine sIktiktan sonra 5-10 sn bekleyin, diger deligi yandan baskiyla kapatin, diger burun deliginden burun pompasi (aspiratorumu demiyilim) ile mukusu cekin, sonra diger burun deligine ayni islemi uygulayin, rahat nefes almasina ve uyumasina yardim etmis olursunuz demisdi...Ne zaman cocuklarin burnu tikansa cocuklar musade ettigi olcude uyguladigim bir yontemdir. Bugunde "Doktorum"programini izlerken hemen hemen ayni bilgi paylasilinca burayada yazayim istedim, belki bilmeyen birileri olabilir diye... Birde bugun evde hazirlanabilen bir solusyon soylendi; 1 su bardagi ilik suya 1 cay kasigi tuz ve bir cay kasigi karbonat koyup karisitiriliyor, hepsi bu! dogal solusyonda hazir, birde enjeksiyon oldumu kolaylikla uygulanir...
PS:kac gundur grip nezle havasinda dolanmaktayiz, oglanin burnunu boyle temizliyorum ama yinede o kucuk burun ne kadar kisa surede bir suru mukus uretiyor bunyesinde hayretler icinde kaliyorum!
6-7 aylik oldugu bir gun doktora getirmistik onu. Gripsel bir haldeydi Aslihan. Acildeki doktor cok heyecanli panik bir interndu, ama o zaman cok guzel bir bilgi vermisti...Bebeginizin burnunu temizlerken, spreyi burun deligine sIktiktan sonra 5-10 sn bekleyin, diger deligi yandan baskiyla kapatin, diger burun deliginden burun pompasi (aspiratorumu demiyilim) ile mukusu cekin, sonra diger burun deligine ayni islemi uygulayin, rahat nefes almasina ve uyumasina yardim etmis olursunuz demisdi...Ne zaman cocuklarin burnu tikansa cocuklar musade ettigi olcude uyguladigim bir yontemdir. Bugunde "Doktorum"programini izlerken hemen hemen ayni bilgi paylasilinca burayada yazayim istedim, belki bilmeyen birileri olabilir diye... Birde bugun evde hazirlanabilen bir solusyon soylendi; 1 su bardagi ilik suya 1 cay kasigi tuz ve bir cay kasigi karbonat koyup karisitiriliyor, hepsi bu! dogal solusyonda hazir, birde enjeksiyon oldumu kolaylikla uygulanir...
PS:kac gundur grip nezle havasinda dolanmaktayiz, oglanin burnunu boyle temizliyorum ama yinede o kucuk burun ne kadar kisa surede bir suru mukus uretiyor bunyesinde hayretler icinde kaliyorum!
Tuesday, December 22, 2009
Yemek Pisirici(!)
Gectigimiz hafta esimin yaptigi isi Aslihan'dan ogrenen servis hostemiz ayni zamanda servis soforumuzun esi, bana ilac siparisleri verdi:)Bunun uzerine Aslihan'a babasiyla sorduk,
-baban ne is yapiyor, meslegi ne?
-.....firmasinda calisiyor, ....mud...
-peki annen ne is yapiyor, yada soyle sorayim Aslihan'cim benim meslegim ne?
-sen mi, iiiii, himmm, yemek isi yapiyorsun, yemeklerimizi sen yapiyorsun, senin isin yemek pisirici!
-(!!!!!!)
e kizim ben sana ne diyim, NY'da onca sene bosuna dirsek curutmusum ya!!! ne guzel kisa kisa cumlelerinde ozetledin durumumu:PPP
-baban ne is yapiyor, meslegi ne?
-.....firmasinda calisiyor, ....mud...
-peki annen ne is yapiyor, yada soyle sorayim Aslihan'cim benim meslegim ne?
-sen mi, iiiii, himmm, yemek isi yapiyorsun, yemeklerimizi sen yapiyorsun, senin isin yemek pisirici!
-(!!!!!!)
e kizim ben sana ne diyim, NY'da onca sene bosuna dirsek curutmusum ya!!! ne guzel kisa kisa cumlelerinde ozetledin durumumu:PPP
Tuesday, December 15, 2009
Takinti!
Uzun zaman oldu buraya birseyler yazmayi....bakiyorumda blogun isminide degistireli baya olmus... Hangi bloga ne yazacagimi sasirdim, ne cok blog acmisim. Bugun kac sene once baska bir blog saglayicisinda actigim bir baska bloga baktim, oyle aklima geleni yazdigim bir yer, guzelde seyler yazmisim ama neden onlari buraya tasimamisim bilmiyorum... Alara Aslihan'in gunlugunden hala kopamiyorum, hatta blogspottaki blogu birakip onami yazmaya devam etsem diyorum yada ikisini bir web sayfasinda toplasam. Hayirlisiyla su eve bir tasinalim, bol bol vaktim olacak diye dusunuyorum.... Insaallah hayirlisiyla...Su siralar manevi anlamda kendimi cok bosladigimi dusunuyorum, aklim fikrim evin neresi nasi olsunda, annem dun"kizim kendini topla aaaa bu kadar insan evin icine duser mi, baska sey yok mu dusunecegin, yavrum Allah saglik sihhat versin, birak artik evin orasina burasina ne yaptiracagini dusunmeyi"dedi. BIraz kendime geldim, gecenlerde bir arkadasin face'de kendi fotolarindan birinin altina yazdigi bir yorum geldi aklima, ahiret kapisinda o markaya, bu markaya, yada ona buna odedigim faturalarin cogunlugu bana bir ayricalik saglamayacgi gibi daha cok vebal sahibi yapacak...Allah'im hayirisiyla su ev icin herseyin iyisi olsun takintimdan beni kurtar! daha makul bir insan olayim, su eve alinacak esyalarla alakali takintim gecsin... Buarada buzdolaplari iki kapili olan ama yanyana iki kapili olanlar, memnunmusunuz o modelden?
Thursday, October 08, 2009
Peynir yenmiyor mu?Oyle ise..
Beyaz peyniri cok tuketen hatta cok seven bir aile degiliz. Aslinda ailenin peyniri cok seven uyesi olan, ben bile zaman icerisinde peynire olan bu muhabbetsizlikden irade disi etkilenip kahvalti sofralarinda cokda aramaz oldum. Ama beyaz peynir dolabimizdan hic bir zaman eksik olmadi, kah boregin icinde kah firin makarnada yada muvcerde oldu...Ama hicbirisinde gecen gun yaptigim peynir toplarinda oldugu gibi sevilerek yenilmedi! Yemekteyiz programi vardi TV'de yarismacinin "simdi sirada peynir toplari var"dedigini duydum ama o sirada elzem olan baska mesguliyetimden ne malzeme listesini duyabildim ne de yapilisini gorebildim, ama umidimi kaybetmeyip programin geri kalnini izlerken icindeki malzemeler yumurta haric olcusuz sayildi. Bende o aksam 50-100 gr arasi bir peynire, 2-3 dilim rondodan gecirilmis ekmek,bir kucuk sogan, biraz maydonoz, bir yumurta, cok az tuz, karabiber, kirmizi biberi katip karistirip kucuk kucuk toplar elde ettim, sonrada onlari kizarttim, yagin bol olmasi onemli cunku yuvarlacik olduklarindan bol yagda iyi kizariyorlar. Aslinda peynir severligimden oturu kendim icin yaptigim bu peynir toplarinin yaridan fazlasini labneden baska peynir sevmeyen kizim lupletti"himmm cok guzelmis annecim bu yaaaa!" diyerek hemde:))bir tanede oglum yedi, banada sanirim 4-5 tane kaldi ki kafiydi. Yalniz sunu belitmekde yarar var sogan kuru sogan mi yesil sogan mi bilemedigimden kuru sogan koydum ben, kucuk kucuk dogradigimdan az da olsa agza soganin hafif kitirligi geldi. Eger bundan hoslanmayacak olursaniz sogani rendeleyebilir yada yesil soganlida yapabilirsiniz ama nedense ikinci gun denedigim yesil soganli versiyonunu ben ilk gunku kadar cok begenmedim. Yinede aklinizda bulunsun alternatif olsun belki siz oyle seversiniz...
Wednesday, October 07, 2009
Wednesday, September 09, 2009
Bir felaketin ardindan...
Dun okumustum bunu;
"Kainatta mukemmel bir ahenk,hassas bir nizam var. Parcalar ve noktalar habire degisir.Isimler ve mekanlar yenilenir. Ettigi her laf, verdigi her zarar insana geri gelir. Halbuki insan bunu bilmez; kendini zora kosmakda mahirdir. Basina gelenlerden hep baskalarini sorumlu tutar. Ayrintilar silinir ve sil bastan cizilir.Ama cember sabit kalir." Elif Safak/Ask
Bugun Istanbul'da yasananlarla ne ilgisi olabilir ki bunun? ne yani Ilahi ceza mi? gibi seyler soylenmek yerine sunlari yazmak isterim;
Daha bir kac ay once selin en cok zarar verdigi bolgelerdeki kacak-gocek yapilanmanin onlenmesi adina yapilan yikimlari dramatize ederek ve belediye yonetiminin gaddarana tutumundan dem vurarak haber yapan TV kanallari ve siyasiler bugun nedense o gunku soylemlerinin aksine"neden dere yatagindaki yapilanmaya izin verildi, neden kacak yapilar onlenmedi, yada yikilmadi "diye cigirtkanlik yapiyor ya ne tuhaf!
Su gun bu felaket olmussa olenlere rahmet dilemekden, ailelerine sabir telkin etmekden, ve Rabbimizin bizleri boyle musibetlerden muhafaza buyurmasini istemekden baska cozum yollarida dusunmek ve bunlari bir kac gun sonra havalar gulluk gulistanlik olduktan sonra ise unutmak degilde uygulamak gerekir.
Ve bunlari uygulayabilmek icinse o bolgedeki insanlar basta olmak uzere toplumun bilgilendirilmesi bilinclendirilmesi gerekir!
Bugun bu sel Paris'de olsaydi nasil olurdu?NY'da nelere yol acardi?'yi tartismakdansa bugun Turkiye ve bu ulkenin gozbebegi olan ve ona boylesi bir felaket yakismayan sehrinde yapici neler olabiliri tartismak konusmak en dogrusu...
Bu konusmalar, cozumler yada yaptirimlar ne kadar etkili olur bilemiyorum. Sel felaketinin ardindan suruklenen fabrika yada tirlardan akip giden zayiati paylasmaya duran, ve kaptigini aldigi gibi evine giden&goturen yada satan ve hak midir? hukuk mudur?, haksizlik midir ?diye dusunmeden bu mallarin ustune yatan, insanin kanini donduranlar kadar bu felaketten kendilerine rant saglamaya calisan siyasetcilerde ayni olcude dibe vurmus insanlar olup toplumsal bir iyilesmenin ne denli icinde bulunabilirler tartisilir.
NY'dayken Amerikali'lardaki; ertesi gunku hava durumuna gore, gunlerini planlama ozelligine hayran kalmisimdir. O gun belki meteoloji tahminleri yalnistir ve yagmurlu bir hava olacagini soylemektedir ve bu insanlar belki toplu tasima araclarina yada arabalarina 20-30 metre uzakta olabilecek sekilde bir yerlere gidecektir ama buna ragmen yanlarinda uzunca semsiyelerini tasimakdan bikkinlik yilginlik duymazlar. Yada o gun disari cikmayin mi deniyor cikmazlar. Disarida gorulebilecek olanlarin ise buyuk bir cogunlugu ya gocmenlerdir ya evsiz diye adlandirilan guruh.
Biz hala "hava durumu gaybtan haberdir itibar edilmez"der durur. Basimiza gelen her bir felakete "biz Turkuz bize bisi olmaz"mantigiyla yaklasir ve icine dalarsak bu manzaralarin bizi uzun yillar birakmayacagi gun gibi asikar.
PS:Selde vefat edenlerin olume giden yoldaki hikayeleri anlatiyor her bir TV kanalinda, ama en cok; gecenin bir vakti, uykularinda ve ailelerinden kilometrelerce uzakda olan tir soforlerinin vefati burkuyor icimi...
"Kainatta mukemmel bir ahenk,hassas bir nizam var. Parcalar ve noktalar habire degisir.Isimler ve mekanlar yenilenir. Ettigi her laf, verdigi her zarar insana geri gelir. Halbuki insan bunu bilmez; kendini zora kosmakda mahirdir. Basina gelenlerden hep baskalarini sorumlu tutar. Ayrintilar silinir ve sil bastan cizilir.Ama cember sabit kalir." Elif Safak/Ask
Bugun Istanbul'da yasananlarla ne ilgisi olabilir ki bunun? ne yani Ilahi ceza mi? gibi seyler soylenmek yerine sunlari yazmak isterim;
Daha bir kac ay once selin en cok zarar verdigi bolgelerdeki kacak-gocek yapilanmanin onlenmesi adina yapilan yikimlari dramatize ederek ve belediye yonetiminin gaddarana tutumundan dem vurarak haber yapan TV kanallari ve siyasiler bugun nedense o gunku soylemlerinin aksine"neden dere yatagindaki yapilanmaya izin verildi, neden kacak yapilar onlenmedi, yada yikilmadi "diye cigirtkanlik yapiyor ya ne tuhaf!
Su gun bu felaket olmussa olenlere rahmet dilemekden, ailelerine sabir telkin etmekden, ve Rabbimizin bizleri boyle musibetlerden muhafaza buyurmasini istemekden baska cozum yollarida dusunmek ve bunlari bir kac gun sonra havalar gulluk gulistanlik olduktan sonra ise unutmak degilde uygulamak gerekir.
Ve bunlari uygulayabilmek icinse o bolgedeki insanlar basta olmak uzere toplumun bilgilendirilmesi bilinclendirilmesi gerekir!
Bugun bu sel Paris'de olsaydi nasil olurdu?NY'da nelere yol acardi?'yi tartismakdansa bugun Turkiye ve bu ulkenin gozbebegi olan ve ona boylesi bir felaket yakismayan sehrinde yapici neler olabiliri tartismak konusmak en dogrusu...
Bu konusmalar, cozumler yada yaptirimlar ne kadar etkili olur bilemiyorum. Sel felaketinin ardindan suruklenen fabrika yada tirlardan akip giden zayiati paylasmaya duran, ve kaptigini aldigi gibi evine giden&goturen yada satan ve hak midir? hukuk mudur?, haksizlik midir ?diye dusunmeden bu mallarin ustune yatan, insanin kanini donduranlar kadar bu felaketten kendilerine rant saglamaya calisan siyasetcilerde ayni olcude dibe vurmus insanlar olup toplumsal bir iyilesmenin ne denli icinde bulunabilirler tartisilir.
NY'dayken Amerikali'lardaki; ertesi gunku hava durumuna gore, gunlerini planlama ozelligine hayran kalmisimdir. O gun belki meteoloji tahminleri yalnistir ve yagmurlu bir hava olacagini soylemektedir ve bu insanlar belki toplu tasima araclarina yada arabalarina 20-30 metre uzakta olabilecek sekilde bir yerlere gidecektir ama buna ragmen yanlarinda uzunca semsiyelerini tasimakdan bikkinlik yilginlik duymazlar. Yada o gun disari cikmayin mi deniyor cikmazlar. Disarida gorulebilecek olanlarin ise buyuk bir cogunlugu ya gocmenlerdir ya evsiz diye adlandirilan guruh.
Biz hala "hava durumu gaybtan haberdir itibar edilmez"der durur. Basimiza gelen her bir felakete "biz Turkuz bize bisi olmaz"mantigiyla yaklasir ve icine dalarsak bu manzaralarin bizi uzun yillar birakmayacagi gun gibi asikar.
PS:Selde vefat edenlerin olume giden yoldaki hikayeleri anlatiyor her bir TV kanalinda, ama en cok; gecenin bir vakti, uykularinda ve ailelerinden kilometrelerce uzakda olan tir soforlerinin vefati burkuyor icimi...
Thursday, August 27, 2009
Sultanahmed'de bir Ramazan aksami...
Istanbul'da Ramazan ayi gecer de Sultanahmed'e gidilmez mi?
Gidilir elbet ...
gidilmelide, hele ki kitap fuari da baslamissa mutlaka gidilmeli, uzun uzun bakilmali ,hemen her standin onunde durulmali, almasanda bakmali:)keyif cunku bu baska birseyde duyulmayan degisik bir keyif iste...Gerci cocuklarla birlikde gidilmisse o keyif biraz farkli boyutlarda oluyor, uzun sure kisaliyor ama cocukla birlikte olundugu dusunulurse aslinda cok da az bir sure olmuyor...Heleki cocugunuz icin aldiginiz kitaplari, okuyamasa bile bakmak icin sabirsizlanan yavruyu (siz bir standin onunde baska kitaplara bakinirken) kitaplarindan bir tanesi elinde hemen yakininda buldugu basamaga oturmus kitabin sayfalarini cevirip dikkatlice baktigini gormek ise tarifsiz sirinlikte birsey!
Tabi eve donuldugunde unutulanlar hatirlaniyor hatirlanmasina, aman olsun onuda kitapcidan aliverelim yada bahanesi olsun tekrar gidelim diyip avunabiliyorsunuz:)
Ben bugun neler aldim? aslinda uzun zamandir okumak istedigim Iskender Pala'nin "Babil'de Olum Istanbulda Ask"romanini birde yeni ciktiginda hatirlamadigim bir TV kanalinda hatirlamadigim bir programda soylesini izledigim Elif Safak'in son yazdigi kitap "Ask" i. Baska bisiler daha aldim ama bu ikisi benim icin onemliydi, ozellikle Ask'i, Kuaybe'nin blogunda yazdigi tavsiye niteliginde yazidan sonra kesin alinacaklar listesine yazdigimi soylemeliyim,:)buarada benim ki gri, esimde okusun diye oyle almak istedim:P
Hasili kelam, biz bugun Osmanli macunu lezzetinde, moda dondurmasi serinliginde, pamuk sekeri tatliliginda bir aksam gecirdik:)
Gidilir elbet ...
gidilmelide, hele ki kitap fuari da baslamissa mutlaka gidilmeli, uzun uzun bakilmali ,hemen her standin onunde durulmali, almasanda bakmali:)keyif cunku bu baska birseyde duyulmayan degisik bir keyif iste...Gerci cocuklarla birlikde gidilmisse o keyif biraz farkli boyutlarda oluyor, uzun sure kisaliyor ama cocukla birlikte olundugu dusunulurse aslinda cok da az bir sure olmuyor...Heleki cocugunuz icin aldiginiz kitaplari, okuyamasa bile bakmak icin sabirsizlanan yavruyu (siz bir standin onunde baska kitaplara bakinirken) kitaplarindan bir tanesi elinde hemen yakininda buldugu basamaga oturmus kitabin sayfalarini cevirip dikkatlice baktigini gormek ise tarifsiz sirinlikte birsey!
Tabi eve donuldugunde unutulanlar hatirlaniyor hatirlanmasina, aman olsun onuda kitapcidan aliverelim yada bahanesi olsun tekrar gidelim diyip avunabiliyorsunuz:)
Ben bugun neler aldim? aslinda uzun zamandir okumak istedigim Iskender Pala'nin "Babil'de Olum Istanbulda Ask"romanini birde yeni ciktiginda hatirlamadigim bir TV kanalinda hatirlamadigim bir programda soylesini izledigim Elif Safak'in son yazdigi kitap "Ask" i. Baska bisiler daha aldim ama bu ikisi benim icin onemliydi, ozellikle Ask'i, Kuaybe'nin blogunda yazdigi tavsiye niteliginde yazidan sonra kesin alinacaklar listesine yazdigimi soylemeliyim,:)buarada benim ki gri, esimde okusun diye oyle almak istedim:P
Hasili kelam, biz bugun Osmanli macunu lezzetinde, moda dondurmasi serinliginde, pamuk sekeri tatliliginda bir aksam gecirdik:)
Monday, August 24, 2009
Ne guzel...
73-...Aklınızı iyice kullanasınız diye âyetlerini size gösterir. (Bakara Suresi)
74 – Sonra bunun arkasından kalpleriniz katılaştı, artık onlar taş gibi, hatta ondan da katı!
Çünkü öyle taş var ki içinden ırmaklar fışkırır.
Öylesi var ki çatlar da bağrından su kaynar.
Ve öylesi var ki Allah’a olan tazimi sebebiyle yukarıdan düşüp parçalanır.
Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.(Bakara Suresi)
94 – De ki: Eğer Allah katında âhiret yurdu (cennet) bütün insanlar içinde yalnız size ait ise ve bu iddianızda samimi iseniz haydi ölümü istesenize! (Bakara Suresi)
Bu ayeti kerime meallerinden sonra birseyler yazmak abesle istigalden baska birsey degil!
74 – Sonra bunun arkasından kalpleriniz katılaştı, artık onlar taş gibi, hatta ondan da katı!
Çünkü öyle taş var ki içinden ırmaklar fışkırır.
Öylesi var ki çatlar da bağrından su kaynar.
Ve öylesi var ki Allah’a olan tazimi sebebiyle yukarıdan düşüp parçalanır.
Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.(Bakara Suresi)
94 – De ki: Eğer Allah katında âhiret yurdu (cennet) bütün insanlar içinde yalnız size ait ise ve bu iddianızda samimi iseniz haydi ölümü istesenize! (Bakara Suresi)
Bu ayeti kerime meallerinden sonra birseyler yazmak abesle istigalden baska birsey degil!
Saturday, August 22, 2009
...
Bugun kayinvalidemin bozulan blendirinin yerine baska bir tane almak icin yakinimizdaki alisveris merkezine gittik. Ramazan ayi olmasi hasebiyle cok kalabalik olmayacagini dusunmustum ama yanilmisim:)insalar hem oruc tutup(yada tutmayip) gezebiliyormus gordum...AVM'nin girisinde Ramazan etkinlikleri kapsaminda mehteran ekibi bile vardi ve gosteri yapiyordu , farkli etkinliklerin olacagida soyleniyordu zaten anonslarda... Ramazan en guzel ve ozel ay hakediyor farklilik ve guzelligi icinde bulunduran her bir aktiviteyi...Bugune dair tek uzuldum sey, kafelerde oturup bisiler icen yada atistiran insanlari gormek oldu, icim acidi, keske onlarda farkinda olabilselerdi bu guzel ibadetin dedim, ruhun orucla baskalastigini bilmelerini cok ama cok isterdim...Rabbim selamet versin, insaallah Ramazan ayi tum insanliga hayirlar getirsin...
Friday, August 21, 2009
Ramazan ayi...
Ramazan ayi cocuklugumdan beri yilin en sevdigim zaman dilimidir...
Cocukluk ve Ramazan diyince neyi hatirlarsin deseler, sanirim ilk aklima gelen pide almaya pastaneye gittigim ve pidenin kokusunun olusturdugu mutluluk hissiyle sirada bekledigim bir gun ve dudaklarim susuzluktan kipkirmizi olmus oruclu oldugum baska bir gun olur... Insanlarin iftar vaktine yakin evlerine dogru heyecanli ve telasli kosusturmalarini izlemeyi ayrica cok severdim ben... Bizimkiler hernekadar beni uyandirmamaya gayret etselerde onlari sahur sofrasinda yakalamak ayrica keyifti...
Ramazan aylari ben buyudukce benim icin ihtiva ettigi seylerde buyudugunden, daha dolu gecirmek istedigim zaman dilimleri oldu.
Yalniz vatandan uzakda gecirdigim Ramazan aylari herzamanki havasinda gecmedi bana...
Hep Turkiye'de bir Ramazan gecirme hayalim oldu (hayirlisiyla diyede cok dua ettigimi hatirliyorum) .Cunku hep okulum vardi, cunku esim cogu zaman iftar vakitlerinde evde olamiyordu. Ve ben herkes gibi topluca yapilan iftar programlarina istirak etmeyi cok sevmiyordum,cunku vejeteryandim ve her yemek bana uymuyordu, toplulukla olmak cogu insanda karin toklugu yapsada bende oyle bir durum olamiyordu:)zaten benim iftar vakitlerime muhakkak bir dersim denk geliyordu. Gunduzleri yapilan hanim toplantilarinada hic katilmisligim olamadi maalesef dedigim gibi hep okulum oldu ...iste oyle boyle gecti birazda sanirim benim icinde bulundugum extra durumlar engelledi Ramazanlarin daha guzel gecmesini, bilemiyorum, ama iste sanki Turkiye'de baska olacakti, hersey benim icin normale donecekti. Gecen sene Turkiye'ye dondum donmesinede hayallerimdeki gibi geciremedim ben bu kutlu zaman dilimini....Cunku hem lohusaligim henuz bitmis hemde kac senedir yurtdisinda olmamin etkisiyle vucudumun buranin miktop ve bakterilerine alisma suresi beni butun ay boyunca hasta etmisti. Istedigim gibi iftarlara gidip misafirler agirlayamadigim gibi, istedigim gibi camilere yada kitap fuarlarinada gidemedim, yada yada esimle cok sevdigimiz mekanlara gidip iftarda edemedim...
Bu sene sanirim bunca seneye inad hayirlisiyla cok guzel gecirmek istiyorum Ramazan ayini... Dun mukabeleye gittim hayatimda ilk defa:)Bugun orucumu cok onceki senelerdeki rahatlikla tuttum hamdolsun,ne sIkIntisi nede mesaakati oldu, gun car cabuk doldu, iftarda yaptigim yada yedigim hersey harika oldu. Hele ki iftar vakti kizimin bu ayin bir ayricaliginin farkindaliginda olarak soyledigi" anne parkda bir cocuk Ramazan ekmeginden yiyordu biliyormusun"diyip elindeki pideden "Ramazan ekmegi cok guzelmis annecim "diye isirmasi ya, beni ne cok mutlu etti anlatamam. Tum aile hatta tum bina ayni saatte balkonlarindaki yemek masalarinda catal kasigin tatli sesleri esliginde ezan-i serifin hemen ardindan basladilar ya tabaklarindaki farkli lezzetleri yemeye. Bunu gormek, duymak,hissetmek var mi daha baska saadet!hamdolsun Rabbe su guzel gunleri bize boyle guzel yasattigi icin...
Yazmak istedigim sey cok ama vakit yok:)neyse efendim Ramazan-i Serifiniz hayirli ve berekli olsun!
Cocukluk ve Ramazan diyince neyi hatirlarsin deseler, sanirim ilk aklima gelen pide almaya pastaneye gittigim ve pidenin kokusunun olusturdugu mutluluk hissiyle sirada bekledigim bir gun ve dudaklarim susuzluktan kipkirmizi olmus oruclu oldugum baska bir gun olur... Insanlarin iftar vaktine yakin evlerine dogru heyecanli ve telasli kosusturmalarini izlemeyi ayrica cok severdim ben... Bizimkiler hernekadar beni uyandirmamaya gayret etselerde onlari sahur sofrasinda yakalamak ayrica keyifti...
Ramazan aylari ben buyudukce benim icin ihtiva ettigi seylerde buyudugunden, daha dolu gecirmek istedigim zaman dilimleri oldu.
Yalniz vatandan uzakda gecirdigim Ramazan aylari herzamanki havasinda gecmedi bana...
Hep Turkiye'de bir Ramazan gecirme hayalim oldu (hayirlisiyla diyede cok dua ettigimi hatirliyorum) .Cunku hep okulum vardi, cunku esim cogu zaman iftar vakitlerinde evde olamiyordu. Ve ben herkes gibi topluca yapilan iftar programlarina istirak etmeyi cok sevmiyordum,cunku vejeteryandim ve her yemek bana uymuyordu, toplulukla olmak cogu insanda karin toklugu yapsada bende oyle bir durum olamiyordu:)zaten benim iftar vakitlerime muhakkak bir dersim denk geliyordu. Gunduzleri yapilan hanim toplantilarinada hic katilmisligim olamadi maalesef dedigim gibi hep okulum oldu ...iste oyle boyle gecti birazda sanirim benim icinde bulundugum extra durumlar engelledi Ramazanlarin daha guzel gecmesini, bilemiyorum, ama iste sanki Turkiye'de baska olacakti, hersey benim icin normale donecekti. Gecen sene Turkiye'ye dondum donmesinede hayallerimdeki gibi geciremedim ben bu kutlu zaman dilimini....Cunku hem lohusaligim henuz bitmis hemde kac senedir yurtdisinda olmamin etkisiyle vucudumun buranin miktop ve bakterilerine alisma suresi beni butun ay boyunca hasta etmisti. Istedigim gibi iftarlara gidip misafirler agirlayamadigim gibi, istedigim gibi camilere yada kitap fuarlarinada gidemedim, yada yada esimle cok sevdigimiz mekanlara gidip iftarda edemedim...
Bu sene sanirim bunca seneye inad hayirlisiyla cok guzel gecirmek istiyorum Ramazan ayini... Dun mukabeleye gittim hayatimda ilk defa:)Bugun orucumu cok onceki senelerdeki rahatlikla tuttum hamdolsun,ne sIkIntisi nede mesaakati oldu, gun car cabuk doldu, iftarda yaptigim yada yedigim hersey harika oldu. Hele ki iftar vakti kizimin bu ayin bir ayricaliginin farkindaliginda olarak soyledigi" anne parkda bir cocuk Ramazan ekmeginden yiyordu biliyormusun"diyip elindeki pideden "Ramazan ekmegi cok guzelmis annecim "diye isirmasi ya, beni ne cok mutlu etti anlatamam. Tum aile hatta tum bina ayni saatte balkonlarindaki yemek masalarinda catal kasigin tatli sesleri esliginde ezan-i serifin hemen ardindan basladilar ya tabaklarindaki farkli lezzetleri yemeye. Bunu gormek, duymak,hissetmek var mi daha baska saadet!hamdolsun Rabbe su guzel gunleri bize boyle guzel yasattigi icin...
Yazmak istedigim sey cok ama vakit yok:)neyse efendim Ramazan-i Serifiniz hayirli ve berekli olsun!
Thursday, August 20, 2009
Wednesday, July 29, 2009
Monday, July 20, 2009
Sozun bittigi yer...
C.tesi aksami ogrendik Halit Abi'nin vefat ettigini... Allah gani gani rahmet eylesin,olen kisi boylesine genc olunca insanin huznu iki katina cikiyor...Ne denir ne soylenir bilemiyorum, iki gundur surekli aklimizda, oylesine hayat dolu bir insanin bu ansiz olum haberine inanamadik. 9 ay once evlenmis 9 senedir ailesini gormuyordu vizeyle alakali problemleri yuzunden gidemiyordu Turkiye'ye...Insan kime yanacagini sasiriyor, gencecik vefat edene mi, yada genc yasta evliliginin balayi henuz bitmemis esemi, yoksa onun 8-9 yildir gormeyen, evladinin kokusuna hasret giden anneye babaya mi! Ne mutlu ona ki iyi seyler yapti, hatalari vardir muhakkak her birimizin oldugu gibi, ama insaallah onun yaptigi hayirlar ve olum anindaki caresizligi hata ve kusurlarina kefaret olmustur, Rabbim sehitlerden eylesin, Rahmetiyle muamele etsin insaallah...
Friday, May 01, 2009
Adiyy b. Hâtim radiyallahü anh’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtü vesselam) şöyle buyurmuşlardır:
Bir hurmanın yarısını ikram etmekle bile olsa Cehennem ateşinden sakının. Şayet sizden biriniz buna da muvaffak olamayacaksa, hiç olmazsa bir kardeşine onu memnun edecek güzel bir söz söylesin!
(Buhari, 3/1316)
*
Wednesday, April 29, 2009
Basimiz sagolsun.
9 yigidimizi yitirdik bugun.
Alcaklarin, hainlerin, kahpe pusularina tam 9 can daha verdik.
Havada ucusan kollar, bacaklar.
Yanik et kokusu.
Analarin, babalarin evlatlarini ilk ellerine aldiklari anlari dusunuyorum.
Kosarken dusunce yarasina kosan,
Hastalaninca basinda sabahlayan,
Davulla, zurnayla asker ocagina ugurlayan,
Simdi tek parca olarak bile goremeyecekleri evlatlarina,
Al Bayraga sarili bir tabutla kavusan,
Koklayamadan,
Gozune bakamadan...
Icinde firtinalarda olsa,
Agizlardan cikan tek cumle:
"Vatan sagolsun"
Daha dun kucucuk bir kiz cocugu babasinin tabutunu opuyordu.
Ates dustugu yeri yakar.
Alistirildik herhalde.
Her gun daha kotu bir haber oldugu icin onceki gun unutuluyor.
Haberler gecer.
Namazlar kilinir.
Sehitler olmez diye haykirip,
Doktorlar da hazir tutulur, analar babalar fenalasinca...
Sonra gobek havasi, sarkilar, turkuler.
Yarisma programlarina,
Hah bir de Yaprak Dokumu var bu aksam.
Gencecik fidanlar dokulurken sapir, sapir,
Biz gene kosusturmali hayatamiza ve bozuk ekonomiye doneriz.
"Hayirlisi" der buyuklerimiz.
Oysa:
Allah'in verdigi akli kullanmayana hayir yok!
Agzi terorist demeye varmayan teroristler meclisde oturuyor.
Kin, nefret ve olumle koruklenen guc gogsunun tam ortasina yerlesmis.
Bebek katili bir kahpe icin siyaset ortami hazirlaniyor.
Onun gorevini ustlenen baska bir kahpe guney sinirinda cubugunu yakmis keyifle oturuyor.
Kaya Boztepe
PresidentFederation of Turkish American Associations
*Bu yazi bugun yasanilan buyuk aci karsisinda duyulan uzuntunun ifadesi olarak emaillenmisti, sadece bir kismini buraya kopyaladim. Bugun bende buna benzer bir cok seyi dusundum. Su kisacik dunya hayatininda sonu var elbet, kisiye gore farklilik arzetsede sure, belki simdi belki bir yil belki 3 yil belki 40 yil sonra, ama var iste, ebedi alemde var, hesap gunude var. Haklinin hakkini alacagi gun elbette var. Cennette var Cehennemde!Zalimler icin yasasin Cehennem! demek buna inanmak ve bilmek icimi bir nebze rahatlatiyor.
Alcaklarin, hainlerin, kahpe pusularina tam 9 can daha verdik.
Havada ucusan kollar, bacaklar.
Yanik et kokusu.
Analarin, babalarin evlatlarini ilk ellerine aldiklari anlari dusunuyorum.
Kosarken dusunce yarasina kosan,
Hastalaninca basinda sabahlayan,
Davulla, zurnayla asker ocagina ugurlayan,
Simdi tek parca olarak bile goremeyecekleri evlatlarina,
Al Bayraga sarili bir tabutla kavusan,
Koklayamadan,
Gozune bakamadan...
Icinde firtinalarda olsa,
Agizlardan cikan tek cumle:
"Vatan sagolsun"
Daha dun kucucuk bir kiz cocugu babasinin tabutunu opuyordu.
Ates dustugu yeri yakar.
Alistirildik herhalde.
Her gun daha kotu bir haber oldugu icin onceki gun unutuluyor.
Haberler gecer.
Namazlar kilinir.
Sehitler olmez diye haykirip,
Doktorlar da hazir tutulur, analar babalar fenalasinca...
Sonra gobek havasi, sarkilar, turkuler.
Yarisma programlarina,
Hah bir de Yaprak Dokumu var bu aksam.
Gencecik fidanlar dokulurken sapir, sapir,
Biz gene kosusturmali hayatamiza ve bozuk ekonomiye doneriz.
"Hayirlisi" der buyuklerimiz.
Oysa:
Allah'in verdigi akli kullanmayana hayir yok!
Agzi terorist demeye varmayan teroristler meclisde oturuyor.
Kin, nefret ve olumle koruklenen guc gogsunun tam ortasina yerlesmis.
Bebek katili bir kahpe icin siyaset ortami hazirlaniyor.
Onun gorevini ustlenen baska bir kahpe guney sinirinda cubugunu yakmis keyifle oturuyor.
Kaya Boztepe
PresidentFederation of Turkish American Associations
*Bu yazi bugun yasanilan buyuk aci karsisinda duyulan uzuntunun ifadesi olarak emaillenmisti, sadece bir kismini buraya kopyaladim. Bugun bende buna benzer bir cok seyi dusundum. Su kisacik dunya hayatininda sonu var elbet, kisiye gore farklilik arzetsede sure, belki simdi belki bir yil belki 3 yil belki 40 yil sonra, ama var iste, ebedi alemde var, hesap gunude var. Haklinin hakkini alacagi gun elbette var. Cennette var Cehennemde!Zalimler icin yasasin Cehennem! demek buna inanmak ve bilmek icimi bir nebze rahatlatiyor.
Wednesday, April 22, 2009
Evolution or Religion?
A little girl asked her mother: 'How did the human race appear?' The mother answered, 'God made Adam and Eve; they had children; and so was all mankind made.'Two days later the girl asked her father the same question. The father answered, 'Many years ago there were monkeys from which the human race evolved.'
The confused girl returned to her mother and said, 'Mum, how is it possible that you told me the human race was created by God, and Dad said they developed from monkeys?'
The mother answered, 'Well, Dear, it is very simple. I told you about my side of the family, and your father told you about his.'
:))))
source:FWD email:)
Tuesday, April 21, 2009
Anne bazen boyle birsey:)
Su sira annelik benim icin;
Burnumu yada cenemi isirmaya calisan bir bebege"aaaa, uuuuuu "diye tepki vererek guluslerini bayilmak demek.
4.5 yasindaki bir sekere cicek isimlerini ogretmek! Ogretirken "bana bir ipicu ver anne" yada"annecim sessizce soylermisin"diyisine kahkahalarla gulmemek icin kendini tutmak demek.
Yada herikisine birden sarilmak yerlerde yuvarlanmak demek:))))
Burnumu yada cenemi isirmaya calisan bir bebege"aaaa, uuuuuu "diye tepki vererek guluslerini bayilmak demek.
4.5 yasindaki bir sekere cicek isimlerini ogretmek! Ogretirken "bana bir ipicu ver anne" yada"annecim sessizce soylermisin"diyisine kahkahalarla gulmemek icin kendini tutmak demek.
Yada herikisine birden sarilmak yerlerde yuvarlanmak demek:))))
Saturday, April 04, 2009
...
Yasadigimiz site, sosyal faaliyet ve etkinliklee yonuyle pek aktif bir yer. Kultur Merkezi ve bu merkez bunyesinde bir cok etkinlik mevcut, hatta Ismek'e ait kurslar bile var bu merkezde. Bizimde bugun Kultur Merkezini kesfe cikmamizin sebebi, haftalar oncesinde duydugum cocuk tiyatrosunun olmasiydi. Cuma gunude sitedeki hanimlarla gorustugumuzde bir kez daha bahsedilince artik gitmek sart oldu:) Hersey iyi hostu lakin, gidis yolunda ve tiyatro oyunu sahne almadan once yasadigim bir kac seyi paylasmak istiyorum...
Oncelikle bu sitede 6-7 aylik gecmisim olsada hala pek yeniyim ve pek bir yer bilmiyorum, Kultur Merkezi yasadigimiz binadan gozuksede gidis yolu ve tam yerini kestirmek icin yardim almak istedim. Hemen onumuzde yuruyen yanlarinda uc cocuk olan iki hanima kibar bir sekilde Kultur Merkezi'ni bilip bilmediklerini zira ilk kez gidecegimi soyleyip yerini sordum, bir tanesi tenezzul edip arkasini dondugunde cevap verdi, digeri ondan once dondugu halde cevap bile vermedi,Kultur Merkezine gittiiklerini soyledi. Bunun uzerine cocuk tiyotrosu varmis, ilk defa gidicez dedim, yanlarindaki minikler"yasasin Tiyotro diye"nara attilar ama hanimlarin ikisindende bu sozum uzerine bir tepki cumlesi alamadim. Neyse arkalarindan yuruyordum ki onlar onumden donmek uzereyken kultur merkezini isaret eden levhayi gordum. Binanin onune geldigimde bu hanimlar hizla yan tarafta bulunan bir hayli uzunca merdivenden indiler. Bende binanin giris kapisindaki giris yan taraftandir yazisini okuduktan sonra indim ayni merdivenleri:)Hanimlar oyle hizli indiki ben diger tarafa dogru yoneldigimde yardimseverlik gosterip, girisin gittikleri taraftan oldugunu soylemediler. Bu duruma cok sasirdim.Neyse salona ulastik kizimla, tabi bir baktim tiklim tiklim dolu. Anladimki yol uzerinde karsilastigimiz hanimlar bu tiklim tiklim dolan salona iki kisiden once ulassak kar kardir anlayisiyla kosturdular, bu hususda pes diyorum!baska birsey diyemiyorum!
Ikinci olaysa, biz yer olmadigi icin merdivenlere oturan guruha katilmisken kucuk bir kizin yer gosterip Aslihan'i yanina oturtmamdan sonra oldu. Aslihan oturduktan sonra, sahneyi gorup gormedigini isterse kucagima alip oyle oturabilecegimizi soyledigim halde o yalniz oturmayi tercih ettiki, bu noktada cocuguma saygim sonsuz, cocuklar icin sahnelenen bir oyun ve o koltuklarda oturmak sonuna kadar onlarin hakki! Neyse bir hanim cikti geldi bir yerden, yanima oturmus kucuk kizi kaldirdi, "kizim Bedirhan'in"yanina gitsene sen dedi. O gitmek istemeyip orda oturmayi tercih etti, ama annesi razi olmadi, aldi tuttu onu gitti Aslihan'in yanina oturttu, hani benim kizim oldugunu bilmiyor, tabi izin almamasi normal, peki kizimdan niye boyle bir izin almiyor onu anlayabilmis degilim. Kizima, "guzelim ablada seninle oturabilir mi"dese zaten Aslihan kabul edecek. Ama oyle bir oturttuki baktim Aslihan koltugun kenarina buzustu kaldi birde urkek urkek bakmaya basladi, zaten sonrasindada kalkmak ister bir hal aldi. Bende hanim yalnisini gorsun diye," kizim rahatmisin annecim" diye sordum. Bunun uzerien hanim pek piskin"rahatsiz oldu bizimkinden"dedi yuzunde cok iyi bir is basarmiscasina bir gulumsemeyle . Bende illa icimde birakmayacagim ya"izin alsaydiniz eminim rahatsiz olmayacakti"dedim. O sirada Aslihan koltuktan kalkdi"anne oturmak istemiyorum, cok rahatsiz oldum" dedi. Bende kucagima oturdugu takdirde rahat olup olmayacagini sordum, "tamam"dedi. Bende hala o kucuk kiza karsi kendimi kotu hissetsemde"Canim kalkabilirmisin kizimi kucagima alip oturayim"dedim. Gercekten cok bozuldum bu olaya. Daha dun arkadaslarla mevzumuz olmustu. Efendimiz(sav) iki kisinin arasinda yer dahi olsa onlarin izni olmadan oturmanin kul hakkina girdigini buyurmus olmasi. Bizim durumumuz arayi gecti direct koltuktan atip yer kapmaya donustu:)
Kesinlikle ben Amerika'dayken, yada Amerika'da oyle Turkiye'de boyle demek istemiyorum. Ama illa bir sekilde dedirtiyorlar:) 5 yil hic Turkiye'ye gelmeden NY'da yasamak Turkiye'deki gelismisligii daha iyi gormemi sagladi. Hatta muazzam diyecegim olcude sehirsel yasamda guzellikler gordum. Fakat tek degismeyen seyin, insanlarimizin birbirlerine olan tahammulsuzlugu olduguydu. Mesela ilk Carrefour'a(boyle mi yaziliyordu:)) gittigimde ustume ustume gelen alisveris arabalari, sonra tam donecekken pat diye onume cikan alisveris arabalarina ve bu yalnislara ragmen, "kusura bakmayin"diyen bir insan olmamasina cok sasirmistim. NY gocmenlerin cok oldugu bir kent olmasi hasebiyle Amerika'nin belki en hooottthuuuut insanlarinin doldugu yerdir. Ama orda bir marketde adam size yakin gecse doner"I am sorry"der:) Ben cogunlugu Musluman olan ve cok daha nezaketli olmasi gereken boyle bir toplumda bu nezaket eksikligine hayretler icinde bakiyorum.
Oncelikle bu sitede 6-7 aylik gecmisim olsada hala pek yeniyim ve pek bir yer bilmiyorum, Kultur Merkezi yasadigimiz binadan gozuksede gidis yolu ve tam yerini kestirmek icin yardim almak istedim. Hemen onumuzde yuruyen yanlarinda uc cocuk olan iki hanima kibar bir sekilde Kultur Merkezi'ni bilip bilmediklerini zira ilk kez gidecegimi soyleyip yerini sordum, bir tanesi tenezzul edip arkasini dondugunde cevap verdi, digeri ondan once dondugu halde cevap bile vermedi,Kultur Merkezine gittiiklerini soyledi. Bunun uzerine cocuk tiyotrosu varmis, ilk defa gidicez dedim, yanlarindaki minikler"yasasin Tiyotro diye"nara attilar ama hanimlarin ikisindende bu sozum uzerine bir tepki cumlesi alamadim. Neyse arkalarindan yuruyordum ki onlar onumden donmek uzereyken kultur merkezini isaret eden levhayi gordum. Binanin onune geldigimde bu hanimlar hizla yan tarafta bulunan bir hayli uzunca merdivenden indiler. Bende binanin giris kapisindaki giris yan taraftandir yazisini okuduktan sonra indim ayni merdivenleri:)Hanimlar oyle hizli indiki ben diger tarafa dogru yoneldigimde yardimseverlik gosterip, girisin gittikleri taraftan oldugunu soylemediler. Bu duruma cok sasirdim.Neyse salona ulastik kizimla, tabi bir baktim tiklim tiklim dolu. Anladimki yol uzerinde karsilastigimiz hanimlar bu tiklim tiklim dolan salona iki kisiden once ulassak kar kardir anlayisiyla kosturdular, bu hususda pes diyorum!baska birsey diyemiyorum!
Ikinci olaysa, biz yer olmadigi icin merdivenlere oturan guruha katilmisken kucuk bir kizin yer gosterip Aslihan'i yanina oturtmamdan sonra oldu. Aslihan oturduktan sonra, sahneyi gorup gormedigini isterse kucagima alip oyle oturabilecegimizi soyledigim halde o yalniz oturmayi tercih ettiki, bu noktada cocuguma saygim sonsuz, cocuklar icin sahnelenen bir oyun ve o koltuklarda oturmak sonuna kadar onlarin hakki! Neyse bir hanim cikti geldi bir yerden, yanima oturmus kucuk kizi kaldirdi, "kizim Bedirhan'in"yanina gitsene sen dedi. O gitmek istemeyip orda oturmayi tercih etti, ama annesi razi olmadi, aldi tuttu onu gitti Aslihan'in yanina oturttu, hani benim kizim oldugunu bilmiyor, tabi izin almamasi normal, peki kizimdan niye boyle bir izin almiyor onu anlayabilmis degilim. Kizima, "guzelim ablada seninle oturabilir mi"dese zaten Aslihan kabul edecek. Ama oyle bir oturttuki baktim Aslihan koltugun kenarina buzustu kaldi birde urkek urkek bakmaya basladi, zaten sonrasindada kalkmak ister bir hal aldi. Bende hanim yalnisini gorsun diye," kizim rahatmisin annecim" diye sordum. Bunun uzerien hanim pek piskin"rahatsiz oldu bizimkinden"dedi yuzunde cok iyi bir is basarmiscasina bir gulumsemeyle . Bende illa icimde birakmayacagim ya"izin alsaydiniz eminim rahatsiz olmayacakti"dedim. O sirada Aslihan koltuktan kalkdi"anne oturmak istemiyorum, cok rahatsiz oldum" dedi. Bende kucagima oturdugu takdirde rahat olup olmayacagini sordum, "tamam"dedi. Bende hala o kucuk kiza karsi kendimi kotu hissetsemde"Canim kalkabilirmisin kizimi kucagima alip oturayim"dedim. Gercekten cok bozuldum bu olaya. Daha dun arkadaslarla mevzumuz olmustu. Efendimiz(sav) iki kisinin arasinda yer dahi olsa onlarin izni olmadan oturmanin kul hakkina girdigini buyurmus olmasi. Bizim durumumuz arayi gecti direct koltuktan atip yer kapmaya donustu:)
Kesinlikle ben Amerika'dayken, yada Amerika'da oyle Turkiye'de boyle demek istemiyorum. Ama illa bir sekilde dedirtiyorlar:) 5 yil hic Turkiye'ye gelmeden NY'da yasamak Turkiye'deki gelismisligii daha iyi gormemi sagladi. Hatta muazzam diyecegim olcude sehirsel yasamda guzellikler gordum. Fakat tek degismeyen seyin, insanlarimizin birbirlerine olan tahammulsuzlugu olduguydu. Mesela ilk Carrefour'a(boyle mi yaziliyordu:)) gittigimde ustume ustume gelen alisveris arabalari, sonra tam donecekken pat diye onume cikan alisveris arabalarina ve bu yalnislara ragmen, "kusura bakmayin"diyen bir insan olmamasina cok sasirmistim. NY gocmenlerin cok oldugu bir kent olmasi hasebiyle Amerika'nin belki en hooottthuuuut insanlarinin doldugu yerdir. Ama orda bir marketde adam size yakin gecse doner"I am sorry"der:) Ben cogunlugu Musluman olan ve cok daha nezaketli olmasi gereken boyle bir toplumda bu nezaket eksikligine hayretler icinde bakiyorum.
Thursday, April 02, 2009
Bugun aklima geldi nerden geldiyse, cok guldum bu aklima gelen seye, yazdigimda ne var bunda bukadar gulunecek diyeceksiniz eminim, ama o tipi, o ani yasamak lazimdi:)uzerinden kac yil gecti hala guluyorum...
Sanirim bundan 3 yada 4 yil kadar onceydi. Esimin Manhattan'da zaman zaman ogle yemeklerini yedigi bir pizzaciya gitmistik. Pizzacida bir Turk gorduk:)zaten biz heryerde seklimiz, semalimiz halimizle Turk'uz diye bagiran bir milletiz:) hemen taniniyoruz:)Tabi biz orda calisani nasi tanidiysak oda bizi sip diye tanidi, esimle selamlasip, hal hatir sordular(buda bize ozgu bir davranis, yenide tanissak illa sorariz muhatabin halini hatrini), Siparislarimizi verdik,kasaya odeme yapicaz, bizim Turk abinin sesi isyerini inleten cinsten"pedrrroooo noooo taxxxxxx" Allahim Allahim Amerikalilar bakiyor da bakiyor adam ayni cumleyi ton farki olmadan tekrarliyor, birde havali, birde yaptigi bir iyilik var, oda duyulsun istiyor:) Iste o an dua ettim I.R.S'den birileri olmasin diye:))zira adamin bu cumlesinden isyeri takibe alinabilirdi. Sanirim o Turk abi bu no tax olayini bizde bazi isyerlerinde yapilan "fisini almazsak ne kadara olur" durumuna benzetti. Fakat yaptigi hata oyle ciddiydiki, surekli dolasan irs memurlari Allah'tanki o gun onlarin isyerinde degildi, zira tax almamak cok buyuk bir suc hele onu ciglik cigliga duyurup yapmak daha buyuk bir suc:)Neyse cahillik basa bela diyorum bu mevzuya baska nokta cumlesi bulamadim:)
Sanirim bundan 3 yada 4 yil kadar onceydi. Esimin Manhattan'da zaman zaman ogle yemeklerini yedigi bir pizzaciya gitmistik. Pizzacida bir Turk gorduk:)zaten biz heryerde seklimiz, semalimiz halimizle Turk'uz diye bagiran bir milletiz:) hemen taniniyoruz:)Tabi biz orda calisani nasi tanidiysak oda bizi sip diye tanidi, esimle selamlasip, hal hatir sordular(buda bize ozgu bir davranis, yenide tanissak illa sorariz muhatabin halini hatrini), Siparislarimizi verdik,kasaya odeme yapicaz, bizim Turk abinin sesi isyerini inleten cinsten"pedrrroooo noooo taxxxxxx" Allahim Allahim Amerikalilar bakiyor da bakiyor adam ayni cumleyi ton farki olmadan tekrarliyor, birde havali, birde yaptigi bir iyilik var, oda duyulsun istiyor:) Iste o an dua ettim I.R.S'den birileri olmasin diye:))zira adamin bu cumlesinden isyeri takibe alinabilirdi. Sanirim o Turk abi bu no tax olayini bizde bazi isyerlerinde yapilan "fisini almazsak ne kadara olur" durumuna benzetti. Fakat yaptigi hata oyle ciddiydiki, surekli dolasan irs memurlari Allah'tanki o gun onlarin isyerinde degildi, zira tax almamak cok buyuk bir suc hele onu ciglik cigliga duyurup yapmak daha buyuk bir suc:)Neyse cahillik basa bela diyorum bu mevzuya baska nokta cumlesi bulamadim:)
Saturday, March 28, 2009
Mekani Cennet olsun...
“Şimdi bakın yoldan geldik, yola gideceğiz. Hiç birimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok. Yani, ruh bir saniyeliktir. Küf dedi mi gitti. Bunun da nerede geleceği, nasıl geleceği, ne şekilde yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile hakim değilsiniz. Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur."
Vefatindan bir hafta once yukaridaki satirlari soylemis Muhsin Yazicioglu. Hakikaten bir saniyesine sahip olamadigimiz bu hayat icin bu kadar bagliligimiz niye? Insan nasi yasarsa oyle oluyor yada oldukten sonra yasadigi hayata uygun aniliyor. Iyi, kalbi temiz bir insanmis diye dusunuyorum, vefatindan sonra ardindan Kuran'i Kerim okunup tekbir, salavatlar getirilip dualar edildi, cok kimseye nasip olmayacak seyler. Mekani Cennet olsun, cektigi izdirap ve sIkIntilar hata ve kusurlarina kefaret olsun insaallah!
Vefatindan bir hafta once yukaridaki satirlari soylemis Muhsin Yazicioglu. Hakikaten bir saniyesine sahip olamadigimiz bu hayat icin bu kadar bagliligimiz niye? Insan nasi yasarsa oyle oluyor yada oldukten sonra yasadigi hayata uygun aniliyor. Iyi, kalbi temiz bir insanmis diye dusunuyorum, vefatindan sonra ardindan Kuran'i Kerim okunup tekbir, salavatlar getirilip dualar edildi, cok kimseye nasip olmayacak seyler. Mekani Cennet olsun, cektigi izdirap ve sIkIntilar hata ve kusurlarina kefaret olsun insaallah!
Şems-i Tebrizi
Bir gün Mevlana’ya felsefe ile meşgul olan bir grup insan geldi. İmani konularda soruları vardı. Mevlana, bu felsefecileri Şems-i Tebrizi’ye gönderdi. Felsefeciler Şems’e geldiklerinde, O, talebelerine, bir kerpiç üzerine nasıl teyemmüm edileceğini gösteriyordu. Gelenlerden biri, en çok takıldıkları üç soruyu, peş peşe sıralayıverdi: 1- Allah var dersiniz, ama görünmez, gösteremezsiniz; gösterin de inanalım! 2- Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz, sonrada Cehennem’de ateşle ceza verilecek, dersiniz. Ateşten yaratılmış şeytana, ateş acı verebilir mi? 3- Ahirette herkes hakkını alacak, yaptıklarının karşılığını görecek, diyorsunuz. Rahat bırakın şu insanları istediklerini yapsınlar… Sorular biter bitmez Şems, elindeki kerpici, soruları soran felsefecinin kafasına vurdu. Felsefeci hemen kadıya gitti ve Şems’ten şikayetçi oldu. “Ben soru sordum, O bana kerpiçle vurdu!” dedi. Şems-i Tebrizi de kendini savundu: “O bana sordu, ben de cevabını verdim.” Kadı bu işi açıklamasını isteyince de şu açıklamayı yaptı: “Efendim, bu adam, ‘Bana Allah-u Teala’yı göster.’ dedi. Ben de elimdeki kerpici başına vurarak sorusunu açıkladım. Şimdi başının ağrıdığını söylüyor. Bana başının ağrısını gösterebilir mi?” Adam şaşırdı ve, “Ağrı gösterilir mi? Ancak hissedilir!” dedi. Şems de taşı gediğine koydu: “İşte, nasıl varolan ağrı gösterilmezse, Allah’da vardır, ama göze gösterilemez demek istedim!” Şems savunmasına şöyle devam etti: “Bu adamın ikinci sorusu, ateşten yaratılmış olan şeytanın ateşle nasıl cezalandırılacağı idi.Ben bunu açıklamak içinde başına topraktan yapılmış bir kerpiçle vurdum. Başı acıdı, ağrıdı. Oysa ki kerpicinde kendisi gibi asıl maddesi topraktır. Nasıl toprak toprağa acı veriyorsa, ateş de ateşten yaratılmış şeytana azap verecektir. Üçüncü sorusu da ‘Bırakın insanları, isteyen istediğini yapsın; niçin ahirette yapılanların karşılığı verilecek, diye korkutuyorsunuz?’ şeklindeydi. Ben de ona canımın istediğini yaptım. Ama bundan hoşlanmadı ve beni size şikayet etti.” Felsefeciler bu açıklamalar karşısında ne söyleyeceklerini bilemediler ve çok mahcup oldular.
Friday, March 20, 2009
Evlât ve mal dünyanın süsü, ziynetidir. Değerlendirilebilirse, ahiretin de zâd-u zahîresidir. Allah (cc), insanların gönüllerini bunlarla sevince, sürura ulaştırır. Bunları göze ziynet, kalbe gıda yapar. İnsan bu ziynetleri gördükçe, pratikte dünya mutluluğunu, ümitlerinde de ötelerin saadetini duyabilir. Ne var ki siz bu ziynetleri eğer bâkîleştiremezseniz, mutlu olamazsınız; olsanız da buruk yaşarsınız.. evet evlâdınız, torununuz, dünyanız sizi rahatsız edebilir. Aksine fâni ve zâil olan bu şeyleri bâkîleştirip kâinatın Yaratıcısı adına bakıp gördüğünüz, O'nun yolunda ve O'nun istediği istikamette kullandığınız ve geliştirdiğiniz zaman, son zannedilen her noktanın bir başlangıç olduğunu göreceksiniz. Dünya hayatının hitâma erip kapanmasıyla biten bütün fâni ve zâil ziynet, debdebe, ihtişam öbür âlemin açılmasıyla en mükemmel şekle bürünerek orada da devam edecektir. Bir millet ve bir toplumun mükemmeliyeti aileden, eşlerin el ele verip kurdukları yuvadan başlar. Bu itibarla terbiye, yuvadan başlamalı ki kalıcı olsun. Yuva terbiye esasları üzerine kurulamamışsa, cemiyetin terbiyeli olması da düşünülemez. Hatta kusursuz bir talim ve terbiye politikası ideal insan yetiştirmede çok önemli olsa da, yuva, verdiği ve vereceği şeyler açısından hep önemini koruyacaktır. Yuvada ve hususiyle de, şuuraltı beslenme döneminde iyi beslenebilmiş dimağlar, ciddî muhalif rüzgârlara maruz kalmazlarsa ileride bazı küçük tembihlerle şuuraltı müktesebatlarının kahramanları olarak karşımıza çıkıp bizi şaşırtabilirler. Evet yuvada başarı, umum hayatta başarının ilk merhalesidir.. ve bu merhale de sağlıklı bir izdivaca bağlıdır. 1-) Evlât ve mal dünyanın süsü, ziynetidir. Ne var ki bu ziynetleri bâkîleştiremezseniz, mutlu olamazsınız; olsanız da buruk yaşarsınız. Evet, evlâdınız, torununuz, dünyanız sizi rahatsız edebilir. 2-) Ahiret, dünyada var oluşun hesabını vermenin mahkemesi, burada bizi insan olarak yaratan ve en mükemmel biçime koyan Allah'a şükredip etmediğimizin hesap mahallidir Çocuklarımıza en güzel armağan ne olmalı? İmâm Zeynu'l-Abidin Risaletü'l-Hukuk adlı eserinde şu tavsiyelerde bulunuyor:'Sa'yinin semeresi çocuğunun senden olduğunu, hayrının ve şerrinin de sana raci olacağını bileceksin.' Efendimiz'e (aleyhissalâtu vesselâm) vefat edeceği hissettirilmişti. Bunun üzerine O, bir gün sahabe topluluğuna, 'Kul, dünya ile ahiret arasında muhayyer bırakıldı da O, ahireti tercih etti.' deyivermişti. Bu işaretle anlatılmak isteneni hemen kavramış olan Hz. Ebu Bekir (ra), 'Anam, babam, sana feda olsun ya Resûlallah!' diyerek hıçkırıklara boğulmuştu. Bundan başka Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) Veda Haccı esnasındaki bir hutbesinde de yine, 'Yakında beni sizden soracaklar, tebliğ vazifemi yaptım mı, nasıl cevap vereceksiniz?' buyurmuşlardı; buyurmuşlardı, zira O, önemli bir vazife yapmıştı ama bunu hakkıyla yapıp yapmamış olmanın endişesi içinde bulunuyordu. Böyle bir endişeye mahal olmadığını icraatı haykırıyordu; oradaki bütün gönüller de hep birden haykırdı, koca meydan onunla yankılandı ve her yanda, 'Sen vazifeni yaptın, risaletini tebliğ ettin, sorumluluğunu hakkıyla yerine getirdin.' itirafları duyuldu. O da parmağını yukarıya doğru kaldırdı ve üç kere, 'Allah'ım şahid ol, Allah'ım şahid ol, Allah'ım şahid ol!' dedi. O, ümmet dairesinde genişliği olan bir sorumluluğu derin bir endişe ile dile getiriyor ve ashabının şehadetini alıyordu. Şimdi acaba bizler de, kendi sorumluluğumuz altında bulunan ve bakıp görmekle mükellef olduğumuz çocuklarımıza karşı, "Yakında beni sizden soracaklar, nasıl cevap verirsiniz?" diyebilecek durumda mıyız? Ya da onlardan, 'vazifenizi yaptınız' cevabını alabileceğimizi ümit edebiliyor muyuz? Değilse vay hâlimize... Onun için büyük İmâm Zeynü'l-Abidin, 'Allah huzurunda sen, onlardan sorguya tabi tutulacaksın.' diyor, sonra da titreyerek, Cenâb-ı Hakk'a yönelerek, 'Allah'ım, çocuklarımın terbiyesi, te'dibi ve onlara iyilik yapmam hususunda bana yardımcı ol!' diyor. Zira bir insanın en mühim, en ciddî meselesi, aile efradını evc-i kemâlât-ı insaniyeye yükselterek onlara ebedî var olmanın hazlarını duyurmaktır. Evet, Resûl-i Ekrem'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yolunu ihya istikametinde bir terbiye, çocuğa sunulmuş en buyuk armagandir. Anne-babanın, evlâtlarını yetiştirip faziletlerle donattıkları nispette onlara "evlâdımız" demeye hakları var ise de, ihmal edilmiş yavruları hakkında böyle bir iddiada bulunmaları kat'iyen muvafık değildir. Bir milletin devam ve bekâsı, iyi yetiştirilmiş nesillerle kaimdir; millî varlığı ve millî ruhu mükemmelleştirilmiş iyi nesillerle... Milletler, geleceklerini emanet etmek üzere mükemmel bir nesil yetiştirememişlerse istikballeri karanlık demektir.
*as usual*fwd edilmis bir emailden alintidir...
Subscribe to:
Posts (Atom)

