Saturday, July 17, 2010
Monday, July 12, 2010
Sunday, July 11, 2010
Friday, July 09, 2010
Patlicanli Tart
Monday, July 05, 2010
Yaslanmak?
Tuesday, June 22, 2010
Can...
Monday, June 14, 2010
Kaza pat diye gelir!!!
Sunday, June 13, 2010
Monday, June 07, 2010
Santili Kek
Su sira kaybetmek istemedigim tariflerden biri, o yuzden en guzeli bloga yazmak tarifi diye dusundum...
Kek:
3 Yumurta
1 su bardagi toz seker
1 su bardagi siviyag
1 su bardagi galeta unu
1 su bardagi iri kiyilmis ceviz
5 gr kabartmatozu
1 vanilya
Serbet:
2 su bardagi seker
2 .5 su bardagi su
Muhallebi:
4 yemek kasigi nisasta (dolu dolu olacak kasiklar)
3.5 su bardagi sut
1 su bardagi seker
Vanilya
Ayrica Bir bardak sutle hazirlanmis 2 poset Krem Santi.
Kek malzemeleri yumurta, seker, siviyag, galeta unu, kabartmatozu, vanilya ve en sonda cevizler ilave edilip cirpilir, karistirilir. Yaglanmis firin tepsine konulur. 20 -30 dk arasi 200 derece firinda pisirilir. Bir tarafdan serbeti hazirlanir.
Serbet icinse, oncelikle 2 bardak seker karamelize edilir, yakmamaya dikkat edin. Sivilasmis bir hal alan yani karealize olan sekere 2.5 su bardagi sicak su ilave edilir, puruzsuz serbet goruntusunu alana dek( bu da bir kac dk sadece ) kaynatilir. Sogumaya birakilir.
Muhallebi malzemeleri katip karistirilip hazirlanir. Sogumaya birakilir. Hazirlanan Krem Santi, muhallebiye eklenir, homojen bir hal alana dek karistirilir.
Kek ve Serbet gayet ilik oldugunda, serbet dilimlenmis kekin ustune dokulur. Serbetini ceken kekin uzerine ise muhallebi...Isterseniz hindistancevizi de serpebilirsiniz, ben gerek duymadim, oglumun parmak izi bile duruyor ustunde:)
Asamalari cok ugrastirir, vakit alirmis gibi gozuksede vakit almiyor carcabuk oluyor...
Thursday, June 03, 2010
Herseyde bir sozu olanlari sozsuz gormek...
Insanlarin tek yurek olup uzulmesi, ah-u vah etmesi gereken bir duruma, siyasi bir dusunce yapisiyla bakildigini gormek...
Hele 19 yasinda Israil kursunlariyla hayata gozlerini kapamis, Allah-u alem,sehit oldugunu dusundugum bir genc icin "nasil yikadilar senin beynini de gencecik yasinda olumle tanistin" diyen yazilari gormek...
Icimi acitti, acitiyor, hemde cok...Kac gundur yedigim yemekde ictigim suda bu insanlari onlarla birlikde Filistin'de abluka altina alinan, acliga, susuzluga, caresizlige, olume itilenleri ve olenleri dusunuyorum... agzimin tadi yok, gozumunse yasi cok...Duadan baska ne gelir elden?
Rabbim Kahhar ismiyle kahru pesisan eylesin zalimleri. Zulumleri kendi baslarini yesin! Onlar icin yasasin Cehennem!-demek icimi ferahlatiyor...
Furkan Dogan'in anne ve babasina saygimi anlatamam, nasi bir anne babaymis ki henuz 19 yasindaki bir cocugu boyle duyarli, boyle insan, boyle dini butun yetistirmisler... Allah cocuklarimizi O'nun rizasi istikametinde yetistirmeyi nasip etsin bizlerede...Namaz kilan hayir is yapanlardan hayra onder olanlardan olsunlar insaallah!
Tuesday, May 11, 2010
Veggie Burger
Haftasonu ev halkina hamburger yaptim. Bende kafileden ayri kalmiyim diye kendime biraz bir yerlerden etkilenmeyle ama aslinda nerdeyse tamamina yakin uydurmayla bu burgeri yaptim. Abartmiyorum, Burger King'in bean burgerina benzedi tadi:)
Malzemeler;
-1 Patlican, kup kup dogranmis.
-1kabak, kup kup dogranmis.
-bir tane cok kucuk bir yesil biber, kucuk kucuk dogranmis
-bir corba kasigi Hamburger kofte harci
-1/3 cay bardagi su
-2 silme corba kasigi un.
Hepsini karistirip, birazda yogurup, hamburger koftesi seklinde kocaman kocaman yapip, kizarttim. Acikcasi o kadar guzel birsey olmasini beklemiyordum:) Sansima oldu:)) hemde uydurdugum bir tarifim daha oldu, unutmadan hem not aldim, hem de benim gibi vejeteryanlar icin paylasmis oldum...denerseniz afiyet olsun simdiden...
Tuesday, April 27, 2010
Hic birsey bosuna degil...
Daha oncede muhakkak yazmisimdir, yazmasamda arkadaslarima bahsettigimden eminim...
Unv son siniftayken aldigim son edebiyat dersinin hocasi cok zorlamisti beni oyleki derslere gitmek istemiyordum, O doneme kadar hic bir ingilizce yada edebiyat dersinde zorlandigimi bilmem. Dersde cok fazla yazar ve eser inceledik. Donem odevi gibi arastirma isteyen konular vardi, hemen her ders boyle olurdu. Sanki bilgisayar degilde ingilizce bolumunde okuyordum. Oyle cok yilmistim dersden. En sonunda bir gun hoca yaptigim odevimi begenmedi, derse gec kaldigim icin extra bir arastirma konusumu vermisti, nedendir bilmem cok sinirlendim ve "bakin profesor, ben computer science okuyorum, ve bu sene Turkiye'ye donuyorum, bu dersde ogrendigim hic birseyinde hayatim boyunca karsima cikacagini dusunmuyorum." dedim. Hala nasi dedim bilmiyorum:) hoca biraksa birakirdi, Allah'dan acidi:)hos iyi bir notlada gecmedim ya neyse, son doneme kadar iyi olan GPA'im sayesinde dustu, sanirim bende ancak GPA dusurur baskada birsey yapamaz bana diye oyle sert cikmis olmaliyim. Yalniz hoca benim kadar sert degildi, sadece yapmami ve kendisine calismami vermemi soyledi ve ekledi"hic bir ogrencimin bu dersde ogrendigi birseyin hayatlari boyunca kullanmayacagini dusunmuyorum". Haklida cikti, inanilmaz bisi ben ingilizce okudugum siirlerin hangi saire ait olabilcegini yada sairin hangi sairden etkilenmis olabilecegini, hangi yazarin nasi bir uslubu oldugunu ogrendim o donemin sonunda. Turkiye'ye dondukden sonra kitapcilarda kendime her ingilizce kitap bakisimda aklima son donem edebiyat dersinde ogrendiklerim ve benim hocaya karsi ukalaca soylediklerim geliyor ve utaniyorum. Insan hayatta hic birseyi bosuna ogrenmiyor. Zoraki edinilmis olsa bile bilgi, ihtiyac aninda beynin bir kosesinden pit diye cikip kullanima giriyor:)
Saturday, April 24, 2010
Bu da bir sendrommus!
Televizyon izlerken birilerine bakıp da "Ya bu adam bu sığlıkla nasıl
buralara kadar gelebilmiş" diye düşündüğünüz oldumu hiç?
Ya da işyerinizde sizinle aynı ya da daha üst aşamada bir görevde olan
bazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı?; onlara bakıp "Bu
cahillik, kendini bilmezlik nasıl fark edilmez?" diye iç geçirdiniz
mi?
Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD'li bu hissi çok yaşamış
olacak ki, iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya
attı:
"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."
Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel
alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:
Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimin-dedir.
· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların
niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı
niteliksiz insanlar, niteliksizliklerini n farkına varmaya başlarlar.
Bitmedi...
Cornell Üniversitesi' ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve
klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...
Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin "kendilerine
güvenleri" müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt
verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmalarıhalinde
yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.
Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise "en
alçakgönüllü" deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt
verdiklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun
metni yazıldı:
"İşinde çok iyi olduğuna" yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve
yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı
işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin
hakkı olduğunu düşünür!
> Ancak bu 'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı mesleki açıdan müthiş
bir itici güç oluşturur.
'Eksiler' kariyer açısından 'artıya' dönüşür.
Sonuçta, 'kifayetsiz muhterisler' her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler.. .
Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında
'fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere
kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini
beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye
çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da 'ihtiras eksikliği' ile
suçlanırlar... "
"Dünyanın sorunu,
akıllılar hep kuşku içindeyken
aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır."
Friday, April 16, 2010
...
Saturday, April 10, 2010
Yagdanlikla alakali son posttur kendisi:)(umuyorum:))
Ama bugun ne oldu begenirsiniz. Ben bir arkadasin daveti uzerine oglunun dis bugdayina katildim, dis bugdayi bardaklarda servis edilmisti ve bardaklardan sadece ikisinde su altin para gorunumunde cikolatalardan vardi. Ilkini ben bulunca hediyeyi secme hakki sunuldu, bende boyle seylerden pek sIkIldigimdan kizima verdim secim hakkini, derken ne cikti hediye paketinden dersiniz?evet bildiniz YAGDANLIK:)))bir sey bu kadar ihlasla istenirmis, keske baska bisielrde isteseymisim:P
Cok tesekkurler arkadasim!
Thursday, April 08, 2010
Kina Gecesi...
Wednesday, April 07, 2010
Sulu Kofte, Terbiyeli cinsinden:P
Saturday, April 03, 2010
Ilginc bir gun...
Evi supuruyordum...oglum huysuzlandi, supurgeyi kapattim, biraz onun gonlunu hos ettim. Sonra yine supurge fasli...
Olacak gibi degil baktim, illaki onunla bir sekilde oynamaliyim, sonrada uyumali, en son supurmeliyim evi...Ablasinin odasina gittim, koridorun en sonundaki oda, masasinin cekmecesinden oglum icin uygun tahta puzzlelara bakiniyordum..Bir gurultuyle irkildim, hatta korktum, hemde cok...
Evin icinde biri var ve sanki balyoz ama balyozdan daha az bir ses fakat cekicden de kuvvetli bir sesle, anlatamayacagim turden bir gurultuydu iste, bir seyler oluyor... Hemen kostum baktim, birsey yok gibi gorunuyor, camasir dolabinin onundeki koridordayim hemen yanimda oncesinde fisini cikardigim supurge...ses sanki supurgenin kablosundan geliyormus gibi, ama o da ne, yerdeki fanyanslardan dordu kubbe seklinde kalkti yerden gozlerimin onunde...
Korkumun tarifi yok...sanki bir film izliyorum korku filmi, yada ne biliyim kabus gibi bir sey!Hani filmlerde gerilim olsun diye mezar kubbemsi bir yapi alirda icinden birsey cikarya, yada ne biliyim deprem gibi bir afet olurda yer ikiye bolunurya, onun gibi birsey...ama bu gercek! afalliyorum. Sonra esimi ariyorum, sonra kayinpederi, sonra komsulari, sonra guvenligi, buarada cama falanda kostum deprem oluyorda ben farketmiyormuyum diye...
Sitenin ustasi geliyor bakiyor, bir anlam veremiyor, "sunca senedir insaatciyim ilk defa seramiklerin bu sekilde yerden kalktigini goruyorum, parke olsa anlayacagim da, seramik boyle olmaz"diyor. Seramikler kaldiriliyor, yerden geciyor cunku kalorifer borulari, acaba patlak falan birsey mi var diye bakilsin istiyorum. Zeminde hic bir catlaklik hic birsey yok, sadece aciklamasi guc enteresan bir olay!
Wednesday, March 31, 2010
Sabir?
Tuesday, March 30, 2010
Kek yapmak:)

Kizartma yaglari
Eve girmeden firina ugrayip hamurumuzu aldik, ben hamuru actim kestim. Esimde kizartti. Tam kizartma isi bitti, bunu dokuyorum demesiyle, benim "hayyiiiiiirrrr"im yankilandi mutfakda. "EEeee napicaz o zaman"dedi." Ben onlari biriktiriyorum " dedim. Bunu duyunca bana komik komik bakti. "Hani gelmislerdi kapiya bilgi vermislerdi, 5 litre olunca telefon edicez alacaklardi"dedim "himmm, nasi istersen dedi".

Bundan yaklasik iki ay once, bir pazar gunu zilimiz caldi. Oncesinde bina icindeki afislerden ve duyurulardan biliyorduk aslinda, Yag Atik Toplama firmasi tarafindan bilgilendirelecegimizi. Atik yaglarin cevreye verdigi zararlardan uzun uzun olmasada bizi bu hususta daha dikkatli olmamiz gerektigine inandiracak kadar bilgiler verildi. Birde brosur tutusturuldu elimize. Toplanan atik yaglar 5 litre kadar oldugunda telefon ettigimiz takdirde alacaklarini soylediler. Bende o gun bugundur biriktiriyorum kizartma yaglarini. Ilgilenenler icin firmanin web adresi bu da telefon numarasi 444 2845.
Monday, March 29, 2010
Birde merak ediyorum kizartmadan arta kalan siviyaglar ne yapiliyor. Benim bu hususda bir fikrim bir bilgim var ama daha sonra paylasicam, cunku coook uykum geldi:)
Bununda onyargisi olur mu:)
Thursday, March 25, 2010
3 cay:)
"Eee neden soylemedin caylari koydugunu?"
"sana supriz olsun dedim"
" tamam da bende cay koydum bos yere, neyse ikiser cayimiz oldu:))"
Esim iki bardagida yanyana koydu, yudumlayama basladi ve genis aileden bir cumle" 3 cay ikisi bana" koptuk sabah sabah gulmekden:))))Ikiser ikiser ictik caylari birde su bardagi ayarinda cay bardaklariyla:))
Wednesday, March 24, 2010
Yagdanlik
Suana kadar oyle cok sey kirildi, dokulduki ama hic birine uzulmedim."Kirilan, dokulen bizden degil"mantigini benimsedigimi soyler oylede dusunurdum ta ki yagdanligim kirilana kadar. Onu taaa evlenmeden once almistim. Biz NY'a gittikden sonra esyalarimiz ne cok ev degistirdi ama o hic bir tasinmada kirilmadan biz evimize yerlesene dek sapasaglam kaldi. Herkes onun tek basina kutusuda olmadan kirilmadan 7 yila inat durmasina sasti. Ben de onu zaten cok severek almisdim. Ucuz da birseydi simdinin parasiyla 3-3.5 lira gibi bir fiyata almistim iyi hatirliyorum 4 lira degildi...hem ucuz hem shIkti..Gecen hafta pat diye kirildi, inanamadim... Canim yagdanligim bir patirdi oldu gitti, yemekleri yapmak koca yag bidonundan yag bosaltmak eziyet oldu. Yagdanlik bakindim bakinmasina ama onun gibisini bulamadim, gonlume gore olmayinca kolay kolay almam birseyi, beklerim bulana dek, sabir mi denir inat mi bilemiyorum. Bugun yine bakindim bakindim, en sonunda bulamayacagim artik sunu alalim da bitsin kendime bir haftadir yaptigim eziyet dedim. Sonra market alisverinde Ravika zeytinyagi sisesini gordum, zeytinyaginin kalitesi nedir ne degildir diye dusunmedim normalde baska bir firmanin zeytinyagini kullanirim. Ama onun sisesi benim kirilan siseme benziyordu sirf o yuzden aldik. Esim otoparka giderken soruyor"nasi begendin mi? icine sindimi zeytinyagi sisesi?" ben"kaybettigime benziyor sadece, ama onun gibi degil hala" esim"ya sanki birini mezara verdin, alti ustu bir sise!!!" dogru sadece bir sise...Ben belki evlilik hazirligi suresinde aldigim icin, belkide bilinc altimdaki bilemedigim baska birsey icin gereginden fazla deger verdim...Yenisi mi? eskisinin yerini tutamasada fenada gozukmuyor tezgahda:)
Monday, March 22, 2010
Cici, bici
Bu sabah okul servisin bozuldugu haberini alinca, okula yurusek mi?araba ile mi gitsek? karar veremedim, yuruduk boyle sonra golgede hava biraz serince diye arabayla gitmenin en iyi secenek oldugunu dusundum.Taci gecen hafta pazardan 1.5 liraya aldim, bu haftada gidip bakmak istiyorum, umarim gelmistir tokaci, sirf o yuzden pazara gidicem yoksa hic niyetim yok.
Kac zamandir aradigim saat degil elbet, en kotunun iyisi:)esim begenmis, sonra gittik birlikde aldik, ama hala saatin kac oldugunu anlamakda zorlaniyorum, siyah zemin uzerine siyah bir akrep birde yelkovan ne kadar ayrintili bir gorus saglayabilirki zaten?Begenenler icin adres Kervan. Cok guzel tablolar vardi buarada. Fiyatlarda uygundu.
Oyuncak kutusu Ikea'den cok begendim. Aslihan'in NY'dayken hazine sandigi seklinde olandan vardi ama orda kaldi. Burdada aynisini buldum ama bunun rengini daha cok begendim.Cokda kullanisli buldum. Ister yatay ister dikey konumda oyuncak doldurulabiliyor icine.
Tablolar, hediye edileli Mayis'da iki sene olacak ancak asabildik:)
Sunday, March 21, 2010
Camlica'da...
Saturday, March 20, 2010
Komsu olmak yada olmamak?
Bu aksam, yani bir ctesi aksami, esimin kucuk amcasi ve hanimi hem ev icin hayirli olsun ziyaretine hemde 10 gundur bizimle birlikde olan babaanneyi alip evlerine goturmek icin geldiler. Cocuklar guzel guzel oynadilar bizde muhabbet ettik. Aslihan ve S.Nur'un sesini biz duymadik ama komsumuz duymus ve rahatsiz olmus, guvenlikden tlf numaramizi almis ve bizi ariyor. Iyiki telefona cikana ben degildim esimdi. Cunku bana gore cok daha sakin bir insan nezaketle kapatti telefonu. Misafirlerimiz apartopar kalkdi. Ben bu durumu hazmedemedim. Evde avazim ciktigi kadar bagrinarak kendisine iletmek istedigim butun mesajlarimi ilettim. Biliyorum cok ciglik yaptigim ama sinirlerime hakim olmamin imkani yoktu. Ertesi gun pazar her bir kimsenin tatil gunu olmasada ekseriyaya hitaben bir tatil var ortada ve kendisinin bu noktada anlayisli olmasi saat 11:40 gibi bir vakitte aramasini engellemesi gerekirdi. Ama o gayet piskin arayabiliyor. Tabi esim misafirleri gecirirken ben guvenligi arayip tlf numaramin nasil izinsiz verildigininde hesabini sormadan edemedim. Cok kizginim, sinirliyim, kirginim. Komsuluk hakki gozettigime inaniyorum ama ben buna ihtimam gosterirken neden karsi taraf ozveride bulunamiyor anlamiyorum. Ust komsum tasindigindan beridir her yikayip astigi nevresim nerdeyse bizim balkon kenarina gelecek sekilde oldugu halde sesimi cikarmadim. Hatta topuklu terliklerle dolasiliyor bazen Asaf Ihsan uykuya zor geciyor sirf bu nedenden, ama yinede ben bu durumu hayatimin merkezine olumsuz bir meseleymis gibi koyup tepki vermiyorum, vermemde. Insanlarin baskalarindan beklentilerinin yukseklik derecelerine sasiyorum dogrusu. Acaba diyorum esinin bir emniyet mensubu yada bir amir olmasimi kendisine bu basakalarina mudahil olma ve kendisini hayatin merkezinde gorme hakkini veren? Eger oyleyse yazik hemde cok, bilmiyorki bana o degil butun dunya toplansa bos eger ki ben hakliysam....
Tuesday, March 16, 2010
Isin ehli olmak yada olmamak!
Ev telefonu aldigimiz sirket elemani baglantiyi yapmak icin geldigi gun esimi cepden ariyor(cunku verilen iletisim numarasi o) ve eve ulasmak uzere olduklarini soyluyor. Esimde evde degil isyerinde oldugunu, evde benim oldugumu soyluyor. Adam tabiri caizse uc kagitci bir tip, yok siz olmayinca olmaz, imzaniz sart diyor. Esimde beyfendinin yapmasi gereken is icin ona guzellik olsun diye bana telefon talimatiyla bir miktar para bahsis verdiriyor. Parasinda degilim ama adama verdigim zoraki bahsisin hatta rusvet desem daha dogru olur( bunada dilim varmiyor) haksiz kazancina kazanc kattigini dusunup sinir oluyorum. Hos aklima sikayet etmek gelmedi mi? geldi...ama bu kezde evinde onun vesilesiyle gelecek rizka muhtac olan cocuklarini dusunup vazgectim.
Hele intenet baglantisi icin gelen eleman. Kapidan elimize modem kutusunu tutusturdu. Iki imza aldi gitti. Modemi baglamak, baglantisinin nasil yapildigini gostermek yasakmis(!) Allahim Allahim insan Kadir Inanir'i anip kafa atmayi gecirmiyor degil icinden ya neyse...
Gecn hafta kayinvalide ve peder bize tv almislar hediye. Aldiklari firma TV'yi ve receiveri getirdigi halde, sitenin satelite baglantisini yapan memuru her nedense tesrif edemediler ayni gun. Ertesi gun geldiklerinde esim Izmir'e cokdan yolcu olmustu. Neyse sabah geldi yetkili insan ve yardimcisi. Bana kabloyu nasil salona gecireceklerini soyledi ama kablo salkim sacak olmada tavanin kirisinden gececekti ve ben oyle bir goruntu istemiyordum. Kizimin odasindaki kabloya uzanti yapilip salona cekilebilirdi. Neyse bunu kendini onemli bir isin parcasi goren boynundan kablo sarkitarak kendine ucuk kacik, yada bu onemli bir isin tek mahiri susu veren yetkili kisi, bana donerek bunun nasi olacagini sordu. Bende yerdeki esiksel seyin altindan kablonun gectigini yatak odasi kapisinin altindanda oyle gecip salona gidebilecegini soyledim. Kapinin pervazlarinin yanlarindan gecebilecegini hic dusunemedim. Onlarda zaten bu isi hic yapmamis benden fikir aliyorcasina sordular. Neyse dedigim gibi kablo alttan devam etti ama o esiksel sey sokuldu bir daha yerine takilmadi. Bende yaptiklari isi gormeden, ucretlerini verdim. Daha sonra ne goreyim, kablo ice gomulmemis yuzeysel duruyor o esiksel demir seyde oylece kalmis duruyor. Benim tepem atti. 3 gun sonra esim geldiginde onun tepesi daha cok atti. Dun aksam arayip bu aksamda elemanlari getirtti. Tekrar kablo bagltisi yapildi. Illa cirkeflik yapmak lazim isim duzgun olsun diyorsan. Birde insanlara guvenmemek.
Sonuc, bundan sonra isini iyi takip et!
Sunday, March 14, 2010
Ordan burdan surdan...
Gecen haftasonu ve bu haftasonu pek bir yogundu. Zaten her haftamiz yogun masaallah, yogunluk dedigim ise bir yerlere gitmek birilerinin gelmesi, ev icin yeni birseylerin gelmesi monte edilmesi vs vs durumlari.
Esim Persembe sabahi cikip Pazar aksam uzeri dondu konferansdan. Esimin babannesi kaldi bizimle. Hala bizimle. Yaslilar cok alem, bazen ciddi ciddi anlattigi bir duruma gulmemek icin kendimi zor tutuyorum. Ornegin; Mutfak balkonun caminin altindan salonun kiris arkadasinda kalan bolumundeki koltugun uzerinde ogle uykusu yapan babaanneye soguk gelip bogazini kotu yapabiliyor, hatta burnu akmadigi halde kendini nezle hissedebiliyor:)cocuk gibi bile diyemiyorum:))Rabbim her yasimizi hayirli etsin, ihtiyarlik, esini kaybetmis olmak zor seyler, insaallah bunlarla imtihan olmayiz. Insan kendine kalinca, kurcalayacak cok sey buluyor, bulamayinca hastalik turetebiliyor:)
Bu aksam esimin askerden arkadasi, esi ve kizi geldi, cok tatli bir aile. Cok keyifliydi dogrusu. ama cocuklar herzamanki gibi merkezindeydi herseyin:)Bugun ay menusunde"Kiymali borek, ispanakli borek(harikaydi), uyduruk tiramisu, truff,etmekli-patlicanli salata vardi. Yaziyorumki bir daha gelislerinde aynisini yapmiyim:)
Thursday, March 04, 2010
Bugun kendisi inmek istedi asansorle,servise kendi binecekti"Dila kendisi iniyormus, annesi pencereden bakiyormus". serviste o inene kadar gitmis mi, nasi korkmus, ben nasi panik oldum, penecereden bakarken," nerdesiniz geldinizmi Aslihan'i aldiniz degil mi", diye sorarken.
" Yok biz okula geldik suan, iki kez caldirdik sizi, uyuyya kalmissinizdir diye dusunduk" dediklerinde endisemi anlatamam. Hemen asansore kostum, digeriyle inicem baktim zemini asagida duruyor gecen gunde tamirden gecmisti zaten, binmedim, bizim tarafdakini cagracaktim, baktim geliyor, icinden Aslihan cikti, korkmus, kalbi pit pit atiyordu, yuzunde endiseli bir ifade... Ben goturdum sonra okula...Iste biraz buda etkili oldu endiselerimin artmasinda. Gitsin mi gitmesin mi dusunuyorum hala...
Wednesday, March 03, 2010
Su
Uyandikdan hemen sonra"sular yok anneeee"sesiyle irkildim. Sular kesilmiyor normalde, cunku kontorlu, kartla dolum yapiliyor su saatine, bizim evdeki yedek karti gecenlerde kullandik, esimede soyleniyordum dolduralim karti diye. Neyse hasili kelam sular kesik ben kafa yenik, esimi aradim, her kadin gibi"demistim dimi"sersenisleriyle. Bilmiyorumda nerde satilir, nerden karta dolum yapilir.Allah'dan guvenlik denen birsey var sitede sagolsunlar varolsunlar gittiler aldilar geldiler karti doldurup getirdiler, birde su saatine yuklediler. Bir saat gecikmeyle suya kavustum sukurler olsun, Allah kimseleri susuzlukla imtihan etmesin, tasima suya mahkum etmesin... Dunyamizda hala tasima suyla is goren insanlar oldugunu dusununce ne kadar sukretsek az, iyiki bu imkanlar icindeyiz...
Tuesday, March 02, 2010
MIM
Edit: Mimlemeyi unutmusum ben:)Sena ve Bera'nin seker anneleri Ozlemcim ve harika esarplarin adresi Victoracim fotograflari bekliyorum:)
Monday, March 01, 2010
dert?
Gunler su oldu akip gidiyor demistim ya hala devam ediyor po hizda gurul gurul akmaya..
Haftasonu kardesler,anneler,babalar birlikteydik,guzel gecti gecmesine de, Asaf Ihsan yorgunlugumda bir hayli ustumde,ailede halime acimayan yok, herkes kiyisindan kosesinden tutuyor isin ama cooook hareketli,hepimizi en cokda beni yoruyor...Bilemiyorum halimiz ne olacak boyle...
Su siralar evin tullerine taktim, begenmiyorum, aslinda soyle soyliyim yatak odasininkini ozellikle begenmiyorum. tulcuyede uyuz oluyorum. Ucuz ucuz ama guzel guzel tuller gordukce sinirim iyice tepeme firliyor, millet yari paraya ne tuller ne modeller yaptirmis,biz duz duz tullere,puffff neyse...
Bugun temizlikde cok derine inmeyecektim,ama dayanamadim,yine ortaligi kaldirdim,birde ustune baska bir suru is, kucuk kimyon kavanozunu dokulmesi mutfak temizligim,oglanin yikanmasi...hatirlaken yoruluyorum...
Saat bakiyorum,salon icin benim begendiklerimi esim begenmiyor,onunkileri ben,salona aldigimiz saat yatak odasi saati gibi. Begendigim bir tane var netten, onunda fiyati yuksekmis,bana kalsa alicamda....Saatciler carsisi falan yokmu acaba, nerden bulunur,nerden bakilir cesit cesit guzel saatler?
Dunyanin binbir derdi icinde dertlerimi yazarken utaniyorum,ama yazmayyincada rahatlayamiyorum, bu benimterapi yontemim:)
Friday, February 26, 2010
Bir: Kelimeler.
İki: Aşk.
Üç: Annelik duygusu
Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva''ya kaldı.
Ama aşk çok ağırdı.
İkisinin de, aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. Yarısın......ı Adem sırtlandı, aşkın yarısı Havva''ya kaldı.
Öyle sert düştüler ki dünyaya, bu fenaya, Adem''in dizlerinin bağı çözüldü, ciğerleri yandı. Nutku tutuldu. Üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu. Sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.
Aşk? Daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. Kabına sığmamıştı. Bir yarısı yollarda kayboldu. Getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.
O gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu.
Annelik duygusu?
Havva''nın cennet duygusu.Gönül evinde, kadın bedeninde, tastamam duruyordu.
NAZAN BEKİROĞLU"
*
Bir Kandilin Ardindan...
Bu adetler kucucuk minicik,hatta bazilari icin gereksiz gibi gorulsede, ben bizi biz yapan bu minicik seyleri cok seviyorum. Istiyorumki kizim benden bunlari gorsun ve ileride bunlari uygulasin.Unutulmasin, toz tutmasin bu guzelliklerin ustu.
Kandil hediyesi, esim A.Aslihan'a puzzle almis, oglanada cool bir araba:) bende Aslihan'a kandil niyetine degil ama disi dustugu icin dis hediyesi oyuncak bir gitar aldim. Cocuklar icin harika bir gun oldugunu soylemeliyim. Kandil farkini yasatmis olduk onlara...
Thursday, February 25, 2010
Wednesday, February 24, 2010
...
Kandiliniz simdiden mubarek olsun!
Sunday, February 21, 2010
Gecen postun tatlisi ve Bean Burger.
Bu haftasonu yine pek hizli gecti. Ilk defa Turkiye'de Burger King'de yedim. NY'daykende sadece Sundae pie'lardan almak icin ugradigimiz bir yerdi. Ordayken hic duymadim ama Turkiye'deki Burger'larda Bean Burger oldugunu duyunca bu haftasonu denemek icin solugu Burger'da aldik. Pek tabi ailedeki tek vejeteryan ben oldugumdan deneyende ben oluyorum. Gercekden guzeldi. Disarida Kasarli Pide, peymacun, firin makarna, Ispanakli Pide seceneklerimin yanina birde Bean Burger eklendi sukur. Buarada bugunden suphesiz en keyif alan kizimdi, biz o yerken esimle bakisip durduk. Disarida yedigimiz her zaman oldugu gibi sasirip kaldik:) Bizim icin Bean Burger bahane kizima disarida yemek keyfini yasatmak sahane oldu:P Onceden aramizda esprisi konusuydu, "Aslihan paketlenmis seyleri yer" olusu:P
Friday, February 19, 2010
Satranc!
-Babacim bak, beyaz taslar siyah taslari yeniyor, bazenleride siyah taslar beyaz taslari yeniyor,kimin kazandigi tasi fazlaysa o oyunu kazaniyor!
-Peki sen hic kazandin mi?
-yok,ben cok basarili degilim,ama bir kere Kaan'la oynarken Kaan beni yendi ama sonra ben onu yenmistim.
-himm Kaan bilerek yeniliyor olmasin!
:)))))ben burda koptum,her kiz babasi gibi illla isi muziplige vuracak!
Esimin tarafindan buyuk teyzemiz bize ev hediyesi bu cay makinasini almis. Aslinda onceden biliyordum boyle birsey alacagini. Kayinvalidem soylemisti. "Hic gerek yok anne, ben onlari pek sevmiyorum mutfakda kalabalik"diyecektim ki Allah'dan dememisim:P Bana kalsa almazdim bu harika seyden de mahrum kalabilirdim. Iyiki almis,sagolsun varolsun:) Dusundugumun otesinde pek kullanisli, kesinlikle bir mutfakda olmali!Mutfakdaki her birseylede uyumlu oldu rengi, oyle oluncada daha bi cok sevdim dogrusu:)))
Wednesday, February 17, 2010
Gecen hafta ve bu hafta misafirlerime yapmistim. Ancak bu kadarini goruntuleyebildim, cunku ben misafirim geldikden sonra masayi fotograflamakdan cok cekinir hatta utanirim:)Yanda duran cikolatali sey cok aam cok guzeldi, fakat yaptikdan iki gun sonra dolapda kalan tek dilimi ne esim ne ben yedik, baska bisiler yedik belki ona sira gelmedi bilmiyorum, artik baktim ustu sertlesmeye basliyor yiyimde bitsin dedigim anda fotografinida cekeyim goruntu kotu olsada hic degilse nasi bisi olur fikir olsun diye dusundum.Tariflerin hepsini tek tek yazamasamda insaallah vakit buldugumda cikolatali olani yazacagim, buarada kahvalti masasi misafir masasi degildi:P
Thursday, February 11, 2010
Elma sen ne guzel seysin:P
Fotograf makinem dun geldi,bende bugun fotograf cekmeye basladim:P Gec bir sabah kahvaltisinin ardindan dun yaptigim tatlidan yiyorum. Pek bir albenisiz, ama pek guzel bir tarif. Tamamen uydurma diyemeyecegim,cunku esinlenme var bir yerlerden ama ben biraz daha hatta birazdan daha fazla farkli yaptim:) Gecen hafta annemler gelirken bir suru meyve getirmisler,bizde evde varolan meyvelere ek bir suru almistik. Oyle olunca evin her yanindan meyveler fiskiriyor:P Bari elmalari azaltiyimdiye dusundum ve bu tatli geldi aklima. Her birseyi goz karari. Elmali kurabiyenin ic malzemesiyle ayni yapilisi. Elmalari rendele,uzerine bolca tozsekeri ve tarcin pisir. Sonrada ceviz ilave et.Olay budur:P Hazirlanan harcin bir kismini, sute batirilip cikarilmak suretiyle islatilmis ve borcama dizilmis petit bourre(boyle mi yaziliyordu?) biskuvilerin uzerine yayiyozu. Ikinci asama ayni ilk asamada oldugu gibi,son kisimda biskuvi asamasi sabit,bu kez hazir dolgu kremasini bir dakika cirpip uzerine koyuyoruz. En son buzdolabinda biraz sogumasini bekliyoruz,sonrada dilimdilim yiyoruz:P Pek hafif pek leziz birsey. Bizde malum elmalar cok olunca elma katmanlari pek bir kalin olmus,siz daha makul daha olculu yaparsiniz,ama biz boylesinide sevdik:)
Monday, February 08, 2010
Haftasonu,alisveris...

Friday, February 05, 2010
Friends...
Olmak yada olmamak!
Wednesday, February 03, 2010
Esrap,Victora!
Benim gibi ipegi nasildir, acaba hos dururmu taktigimda, gibi dusunuyorsaniz, sizi rahatlatiyim, gercekden denildigi gibi kaliteli duran sIk ipek esarplar. O kaliteye o fiyatlarda cok cok uygun. Birde basortuyu taktiginizda onunun duzgun durmasinda hassasaniz tam size gore!(ben degilim, benim esarplarim hep duzgun durur dermisim:P) Tekrar tesekkurler Aysegul! Harikasin,iyiki varsin:)
Monday, February 01, 2010
Evin rutin islerinin disina cikip baska isler yaptim:) annemin cevizli boregi,kayinvalidemin gozlemeleri ve sabah cayi esliginde kahvaltimi yapip, Asaf Ihsan'in uyku vakti gelmeden kendimizi disariya atalim dedim.Hos bugun arabayla deneme surusu gunumdu:P Ihsan yavrucumakli basinda bir cocuk olsa hic binermiydi arabaya:PPbugun pek bir hevesli bindi:)Arabayi iki kere stopladim,yilmadim yinede su cevrede tur attim, birde yollari bilsem deli gibi himm suradan soyle yapsam boyle etsem diye diye bir o yoldan bir bu yoldan gide gide evin yolunu buldum:)Arabaya vites takmak kabusum oldu baska ama baktim alistim. Alara Aslihan'a supriz bir ziyaret bile yaptik,ogretmeniyle lafladik ciktik:) donus yolunda elimi arabada bir yere carptimsilecekler calisti,onlari kapatayim derken sanirim sis lambalarini actim:)ay Allahim elimordan oraya gidip bir tarafdan da yola bakiyorum,acayip komikdi halim. Su site girisine kadar hepsini kapatabilsem bari diye gecirdim icimden:) site guvenligi basta olmak uzere,konu komsu beni gorupde gulme komasina girmesin diye:)dusunsenize hava gunluk guneslik silecekler calisiyor birde nasil sanki sakir sakir yagmur yagiyormus gibi hizli:)aklima geldikce kopuyorum:))) Sag selamet evimize ulastik,arabayi park ettim,sonra farlar acik uyarisini gordum, kapattimvs.Asaf Ihsan'i arabadan indirdim sasilacak sey ilk defa tekrar binmek istedi:)cocuk maceraya doymadi:PHasili kelam bu vites isi zor,bir an once otomatige gecmek lazim, Turkiye'de benzin fiyatlari neden bu kadar pahali, duysun sesimi birileri benzin fiyatlari dussun bizde otomatik alalim:)
Thursday, January 28, 2010
Gunun ikinci postu:)
Bir tatli, alinti:)
Monday, January 25, 2010
Canim SIkkIN
Friday, January 22, 2010
Cakma Etli Ekmek:PPP
Su siralar nezaman disarida bisiler yiyecek olsak Etli Ekmek diye bir yerden esim etlisini bende ispanaklisini yiyoruz. Konya yoresi takiliyoruz su sira:P A. Aslihan bizimle takilmasada, Asaf Ihsan bayilarak yiyor:) Bende bu sabah kahvaltiyi gec yaptim, kahvaltiyada bunu yaptim. Evet gec yapinca ne olursa yiyorum dermisim:P Tadi guzeldi pek tabi disarida yedigimizin birebir aynisi degildi, ama denemeye deger. Pratik ve yapim kolayligina ragmen pek bir lezzetli. Buarada yemek blogu sahiplerinin onunde saygiyla egiliyorum:) pek zorlandim fotograflarken bu ilk vede son:P
Thursday, January 21, 2010
Large olmak yada olmamak:)))
-bunun bedenleri vardir degil mi?
-buyuk bedenlere bakmam lazim var mi
-buyuk beden derken, large dimi
-yok Xlarge bakmam lazim
-ben xlarge mi giyiyorum, xlarge mi almam lazim? diye yuzunde saskin mahzun bir ifadeyle sorushu vardiki, aklima geldikce guluyorum, cocuklarin yaptiklari onca afacanliga ragmen aklimda aksamin yorgunlugundan ziyade, esimin yuzunun, buyuk beden oldugunu bilirkisi agzindan duymasinin saskinligiyla aldigi ifade vardi. Gerci o bakindimiz markanin kaliplari gercekden kucuk, fit kesim, oyle olunca esim hakli sasirmakda:)yoksa benim canim large giyiyor, xlarge degil:))Sen cok yasa sempatik, karizmatik insan:)
Wednesday, January 20, 2010
Friday, January 15, 2010
Yeni yeni...
Sunday, December 27, 2009
Yilbasi, AVM'ler, blaa, blaaaa...
Asil yazmak istedigim sey bu olmasada, konuyla ileride baglantili bir aciklama oldugunu dusunuyorum:)
Dun bir AVM'ne gittik. Onceden bu kadar cok yapilirmiydi yilbasi alisverisi bilmiyorum. Ben hep bunu yabacilara ait birseymis gibi dusunurdum. Baktim Turkiye'de de ciddi bir sektor olmus, sasirdim...Kotu mu degil bence cunku Boyner'den 4 tane parfumu nerdeyse Macys'den aldigimiz fiyatlara aldik bu indirimle,tamam cok az biraz daha pahali oldu ama, Turkiye sartlarinda o fiyatada zor bulunurdu o parfumler. Aklinizda bulunsun Boyner yada baska bir yer kesinlikle parfumler regular zamanlarda olan astronomik fiyatlarin bir hayli altinda...
Bugunde Istinye Park'daydik, sanirim bir daha asla yilbasi oncesindeki son haftasonu gitmem! Oyle kalabalik, oyle yorucuyduki anlatamam! O kadar yol geldik, bari az da olsa girip cikalim dedik.Gap, Mother care,Mudo, Boyner, C&A girdigimiz ama sadece belli reyonlarina ugradigimiz magzalar ve inanilmaz indirimler var, resmen talan edilmisler. Textilde bir cok urunun size i kalmamis. Mudo'da daha once gordugumu, o zaman "ya simdi nereye koyacaz bunu! nasi olsa burda" diye dusundugumuz deri pufu bulamadik, pek uzgun ve de suzgunum! Ama mutfak ve banyo kisminda cok indirim var ilgilenenlere:)Gerci Esse'ye de bakmayi cok isterdim bana gore Esse fiyatlarda, Mudo'dan daha uygun mutfak arac ve gerecde...
Hasili kelam yilbasi icin hediye dusunuyor yada yilbasi indirimlerinden faydalanmak istiyorsaniz sakin ha yilbasinin hemen oncesindeki haftasonu hic bir AVM'ye gitmeyin derim! Kalin saglicakla:)
Thursday, December 24, 2009
Burun, muhim sey!
6-7 aylik oldugu bir gun doktora getirmistik onu. Gripsel bir haldeydi Aslihan. Acildeki doktor cok heyecanli panik bir interndu, ama o zaman cok guzel bir bilgi vermisti...Bebeginizin burnunu temizlerken, spreyi burun deligine sIktiktan sonra 5-10 sn bekleyin, diger deligi yandan baskiyla kapatin, diger burun deliginden burun pompasi (aspiratorumu demiyilim) ile mukusu cekin, sonra diger burun deligine ayni islemi uygulayin, rahat nefes almasina ve uyumasina yardim etmis olursunuz demisdi...Ne zaman cocuklarin burnu tikansa cocuklar musade ettigi olcude uyguladigim bir yontemdir. Bugunde "Doktorum"programini izlerken hemen hemen ayni bilgi paylasilinca burayada yazayim istedim, belki bilmeyen birileri olabilir diye... Birde bugun evde hazirlanabilen bir solusyon soylendi; 1 su bardagi ilik suya 1 cay kasigi tuz ve bir cay kasigi karbonat koyup karisitiriliyor, hepsi bu! dogal solusyonda hazir, birde enjeksiyon oldumu kolaylikla uygulanir...
PS:kac gundur grip nezle havasinda dolanmaktayiz, oglanin burnunu boyle temizliyorum ama yinede o kucuk burun ne kadar kisa surede bir suru mukus uretiyor bunyesinde hayretler icinde kaliyorum!
Tuesday, December 22, 2009
Yemek Pisirici(!)
-baban ne is yapiyor, meslegi ne?
-.....firmasinda calisiyor, ....mud...
-peki annen ne is yapiyor, yada soyle sorayim Aslihan'cim benim meslegim ne?
-sen mi, iiiii, himmm, yemek isi yapiyorsun, yemeklerimizi sen yapiyorsun, senin isin yemek pisirici!
-(!!!!!!)
e kizim ben sana ne diyim, NY'da onca sene bosuna dirsek curutmusum ya!!! ne guzel kisa kisa cumlelerinde ozetledin durumumu:PPP
Tuesday, December 15, 2009
Takinti!
Thursday, October 08, 2009
Peynir yenmiyor mu?Oyle ise..
Wednesday, October 07, 2009
Wednesday, September 09, 2009
Bir felaketin ardindan...
"Kainatta mukemmel bir ahenk,hassas bir nizam var. Parcalar ve noktalar habire degisir.Isimler ve mekanlar yenilenir. Ettigi her laf, verdigi her zarar insana geri gelir. Halbuki insan bunu bilmez; kendini zora kosmakda mahirdir. Basina gelenlerden hep baskalarini sorumlu tutar. Ayrintilar silinir ve sil bastan cizilir.Ama cember sabit kalir." Elif Safak/Ask
Bugun Istanbul'da yasananlarla ne ilgisi olabilir ki bunun? ne yani Ilahi ceza mi? gibi seyler soylenmek yerine sunlari yazmak isterim;
Daha bir kac ay once selin en cok zarar verdigi bolgelerdeki kacak-gocek yapilanmanin onlenmesi adina yapilan yikimlari dramatize ederek ve belediye yonetiminin gaddarana tutumundan dem vurarak haber yapan TV kanallari ve siyasiler bugun nedense o gunku soylemlerinin aksine"neden dere yatagindaki yapilanmaya izin verildi, neden kacak yapilar onlenmedi, yada yikilmadi "diye cigirtkanlik yapiyor ya ne tuhaf!
Su gun bu felaket olmussa olenlere rahmet dilemekden, ailelerine sabir telkin etmekden, ve Rabbimizin bizleri boyle musibetlerden muhafaza buyurmasini istemekden baska cozum yollarida dusunmek ve bunlari bir kac gun sonra havalar gulluk gulistanlik olduktan sonra ise unutmak degilde uygulamak gerekir.
Ve bunlari uygulayabilmek icinse o bolgedeki insanlar basta olmak uzere toplumun bilgilendirilmesi bilinclendirilmesi gerekir!
Bugun bu sel Paris'de olsaydi nasil olurdu?NY'da nelere yol acardi?'yi tartismakdansa bugun Turkiye ve bu ulkenin gozbebegi olan ve ona boylesi bir felaket yakismayan sehrinde yapici neler olabiliri tartismak konusmak en dogrusu...
Bu konusmalar, cozumler yada yaptirimlar ne kadar etkili olur bilemiyorum. Sel felaketinin ardindan suruklenen fabrika yada tirlardan akip giden zayiati paylasmaya duran, ve kaptigini aldigi gibi evine giden&goturen yada satan ve hak midir? hukuk mudur?, haksizlik midir ?diye dusunmeden bu mallarin ustune yatan, insanin kanini donduranlar kadar bu felaketten kendilerine rant saglamaya calisan siyasetcilerde ayni olcude dibe vurmus insanlar olup toplumsal bir iyilesmenin ne denli icinde bulunabilirler tartisilir.
NY'dayken Amerikali'lardaki; ertesi gunku hava durumuna gore, gunlerini planlama ozelligine hayran kalmisimdir. O gun belki meteoloji tahminleri yalnistir ve yagmurlu bir hava olacagini soylemektedir ve bu insanlar belki toplu tasima araclarina yada arabalarina 20-30 metre uzakta olabilecek sekilde bir yerlere gidecektir ama buna ragmen yanlarinda uzunca semsiyelerini tasimakdan bikkinlik yilginlik duymazlar. Yada o gun disari cikmayin mi deniyor cikmazlar. Disarida gorulebilecek olanlarin ise buyuk bir cogunlugu ya gocmenlerdir ya evsiz diye adlandirilan guruh.
Biz hala "hava durumu gaybtan haberdir itibar edilmez"der durur. Basimiza gelen her bir felakete "biz Turkuz bize bisi olmaz"mantigiyla yaklasir ve icine dalarsak bu manzaralarin bizi uzun yillar birakmayacagi gun gibi asikar.
PS:Selde vefat edenlerin olume giden yoldaki hikayeleri anlatiyor her bir TV kanalinda, ama en cok; gecenin bir vakti, uykularinda ve ailelerinden kilometrelerce uzakda olan tir soforlerinin vefati burkuyor icimi...
Thursday, August 27, 2009
Sultanahmed'de bir Ramazan aksami...
Gidilir elbet ...
gidilmelide, hele ki kitap fuari da baslamissa mutlaka gidilmeli, uzun uzun bakilmali ,hemen her standin onunde durulmali, almasanda bakmali:)keyif cunku bu baska birseyde duyulmayan degisik bir keyif iste...Gerci cocuklarla birlikde gidilmisse o keyif biraz farkli boyutlarda oluyor, uzun sure kisaliyor ama cocukla birlikte olundugu dusunulurse aslinda cok da az bir sure olmuyor...Heleki cocugunuz icin aldiginiz kitaplari, okuyamasa bile bakmak icin sabirsizlanan yavruyu (siz bir standin onunde baska kitaplara bakinirken) kitaplarindan bir tanesi elinde hemen yakininda buldugu basamaga oturmus kitabin sayfalarini cevirip dikkatlice baktigini gormek ise tarifsiz sirinlikte birsey!
Tabi eve donuldugunde unutulanlar hatirlaniyor hatirlanmasina, aman olsun onuda kitapcidan aliverelim yada bahanesi olsun tekrar gidelim diyip avunabiliyorsunuz:)
Ben bugun neler aldim? aslinda uzun zamandir okumak istedigim Iskender Pala'nin "Babil'de Olum Istanbulda Ask"romanini birde yeni ciktiginda hatirlamadigim bir TV kanalinda hatirlamadigim bir programda soylesini izledigim Elif Safak'in son yazdigi kitap "Ask" i. Baska bisiler daha aldim ama bu ikisi benim icin onemliydi, ozellikle Ask'i, Kuaybe'nin blogunda yazdigi tavsiye niteliginde yazidan sonra kesin alinacaklar listesine yazdigimi soylemeliyim,:)buarada benim ki gri, esimde okusun diye oyle almak istedim:P
Hasili kelam, biz bugun Osmanli macunu lezzetinde, moda dondurmasi serinliginde, pamuk sekeri tatliliginda bir aksam gecirdik:)
Monday, August 24, 2009
Ne guzel...
74 – Sonra bunun arkasından kalpleriniz katılaştı, artık onlar taş gibi, hatta ondan da katı!
Çünkü öyle taş var ki içinden ırmaklar fışkırır.
Öylesi var ki çatlar da bağrından su kaynar.
Ve öylesi var ki Allah’a olan tazimi sebebiyle yukarıdan düşüp parçalanır.
Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.(Bakara Suresi)
94 – De ki: Eğer Allah katında âhiret yurdu (cennet) bütün insanlar içinde yalnız size ait ise ve bu iddianızda samimi iseniz haydi ölümü istesenize! (Bakara Suresi)
Bu ayeti kerime meallerinden sonra birseyler yazmak abesle istigalden baska birsey degil!
Saturday, August 22, 2009
...
Friday, August 21, 2009
Ramazan ayi...
Cocukluk ve Ramazan diyince neyi hatirlarsin deseler, sanirim ilk aklima gelen pide almaya pastaneye gittigim ve pidenin kokusunun olusturdugu mutluluk hissiyle sirada bekledigim bir gun ve dudaklarim susuzluktan kipkirmizi olmus oruclu oldugum baska bir gun olur... Insanlarin iftar vaktine yakin evlerine dogru heyecanli ve telasli kosusturmalarini izlemeyi ayrica cok severdim ben... Bizimkiler hernekadar beni uyandirmamaya gayret etselerde onlari sahur sofrasinda yakalamak ayrica keyifti...
Ramazan aylari ben buyudukce benim icin ihtiva ettigi seylerde buyudugunden, daha dolu gecirmek istedigim zaman dilimleri oldu.
Yalniz vatandan uzakda gecirdigim Ramazan aylari herzamanki havasinda gecmedi bana...
Hep Turkiye'de bir Ramazan gecirme hayalim oldu (hayirlisiyla diyede cok dua ettigimi hatirliyorum) .Cunku hep okulum vardi, cunku esim cogu zaman iftar vakitlerinde evde olamiyordu. Ve ben herkes gibi topluca yapilan iftar programlarina istirak etmeyi cok sevmiyordum,cunku vejeteryandim ve her yemek bana uymuyordu, toplulukla olmak cogu insanda karin toklugu yapsada bende oyle bir durum olamiyordu:)zaten benim iftar vakitlerime muhakkak bir dersim denk geliyordu. Gunduzleri yapilan hanim toplantilarinada hic katilmisligim olamadi maalesef dedigim gibi hep okulum oldu ...iste oyle boyle gecti birazda sanirim benim icinde bulundugum extra durumlar engelledi Ramazanlarin daha guzel gecmesini, bilemiyorum, ama iste sanki Turkiye'de baska olacakti, hersey benim icin normale donecekti. Gecen sene Turkiye'ye dondum donmesinede hayallerimdeki gibi geciremedim ben bu kutlu zaman dilimini....Cunku hem lohusaligim henuz bitmis hemde kac senedir yurtdisinda olmamin etkisiyle vucudumun buranin miktop ve bakterilerine alisma suresi beni butun ay boyunca hasta etmisti. Istedigim gibi iftarlara gidip misafirler agirlayamadigim gibi, istedigim gibi camilere yada kitap fuarlarinada gidemedim, yada yada esimle cok sevdigimiz mekanlara gidip iftarda edemedim...
Bu sene sanirim bunca seneye inad hayirlisiyla cok guzel gecirmek istiyorum Ramazan ayini... Dun mukabeleye gittim hayatimda ilk defa:)Bugun orucumu cok onceki senelerdeki rahatlikla tuttum hamdolsun,ne sIkIntisi nede mesaakati oldu, gun car cabuk doldu, iftarda yaptigim yada yedigim hersey harika oldu. Hele ki iftar vakti kizimin bu ayin bir ayricaliginin farkindaliginda olarak soyledigi" anne parkda bir cocuk Ramazan ekmeginden yiyordu biliyormusun"diyip elindeki pideden "Ramazan ekmegi cok guzelmis annecim "diye isirmasi ya, beni ne cok mutlu etti anlatamam. Tum aile hatta tum bina ayni saatte balkonlarindaki yemek masalarinda catal kasigin tatli sesleri esliginde ezan-i serifin hemen ardindan basladilar ya tabaklarindaki farkli lezzetleri yemeye. Bunu gormek, duymak,hissetmek var mi daha baska saadet!hamdolsun Rabbe su guzel gunleri bize boyle guzel yasattigi icin...
Yazmak istedigim sey cok ama vakit yok:)neyse efendim Ramazan-i Serifiniz hayirli ve berekli olsun!


