Saturday, August 14, 2010

Ramazan ayi..

Ramazan ayinda hersey bir baska guzel, bir baska tatli...

Her zaman icilen caylar bir baska guzel..

Her zaman yenilen yemekler bir baska lezzetli..

Kompostolar, hosaflar...

Hurmalar, tatlilar...

Soframizi zenginlestiren harika renkler...

Bu ayda hic birsey kotu gelmiyor...

Alisveris merkezi cikisi ilk durdugunuz isikda yanibasinizda biten cingeneler bile kizdirmiyor, korkutmuyor sizi, neselendirebiliyor hatta:)

Iftar icin gittiginiz restoranin park bolumunden ayrilmayan cocuklarinizin o hali bile agir gelmiyor size, sefkatle bakiyorsunuz onlarin bu haline, demiyorsunuz ki ben actim hemde cok, onlarin o mutlu hali doyuruyor sizi fazlasiyla...

Tanimadiginiz ama yanibasinizdaki masada iftar icin bekleyen insanlara karsi bir sefkat bir muhabbet duyuyorsunuz..Takdir ediyorsunuz, seviniyorsunuz, az once bir AVM'de oruc tutmayan insanlar gormussunuz, sizi uzmus bu durum, keske bilselerdi, ne guzel bir hazdir oruclu olmak, ne guzel ne baska bir buuddur demistiniz, o yuzden ya sevinciniz cok cok fazla restoran dolukca da artiyor, ne guzel ne cok oruc tutan var diyorsunuz, Ramazan bu ya kendinize sevinmek icin bir neden muhakkak buluyorsunuz:)

Her Ramazan ayinda su denklemi bosuna kurmuyorsunuz;

Ramazan ayi=mutluluk ve huzur:))

Monday, July 26, 2010

Digital Kale

Dijital Kale, hic bitmesini istemeyip, ayni zamanda sonunda ne olacak acaba diye heyecan ve endise duydugum bir kitapti. Harika kurgulanmis, ceviri cok cok iyi degil, ama kotude degildi, mesela bilgisayar ekraninda cikan verileri cookie olarak gormeyi, "kurabiye gibi goruyordu "olarak cevirmis cevirmen bey. Ama dedigim gibi guzel, surukleyici, bilgisayar bilginiz varsa az bucuk daha da hos, yoksada muhakkak kendinize birseyler katabileceginiz bir roman diye dusunuyorum. Orginal dilinde, yani ingilizce olarak okumayi cok isterdim. Ingilizce adi"Digital Fortress". Ben gerci yakinlarda bir gelenle Amerika'dan getirtecegim, hatta Da Vinci Code, The Lost Symbol vs'sinden alip okumayi dusunuyorum. Gozu kapali tavsiye ediyorum:)




PS: schedule edilmis bir post

Friday, July 23, 2010

Swimwear

Butun harflerin yerli yerinde oldugu bir keyboardda yazmak gibisi yok. Bu gece isim bu oldu...Kac zamandir birazda sirf keyboarddaki harflerin eksikliginden icimden birsey yazmak gelmiyordu. Ah bizim oglan!Felaket birsey, tam gormesin keyboarddaki harf dizimini, ilk is sokup kosa kosa bana getirecegine eminim.


Bir haftalik tatilimizin 5 gununu Caprice'de gecirmistik, iki hafta sonra yine bir haftalik tatile cikiyoruz insaallah. Bu kez memlekete, ozellikle evin kizi pek mutlu:) bense yazlari koyde geciren anne ve babami, yurtdisindan gelen ve suan onlarin yaninda olan en kucuk abimi gorecegim icin mutluyum. Cok guzel bir "1 hafta"olmasini umuyorum.

Su sira icimi bosaltmak icin yazmak istedigim bir cok mevzu oldu, tatil oncesi en uygunu, bebeklere deniz yada havuza girerken giydirdigimiz swimwear tarzi bezler. Bu hususta blog okuyucusu ne dusunuyor merak ediyorum. Gecenlerde sitenin havuzunda iki hatunla aramizda aynen su diyalog gecti;

-aaaaa bebegi oyle bezle sokmayin, surdaki cocuk havuzuna sokuuuun!!!!
-oglum bak burasi senin icin cok derin, hadi diger havuza gidelim( zaten binbir zahmetle buyuk havuza degilde kucuk havuza girmesine iknaya calisiyordum ve sirf ona o havuzun derin oldugunu ayaklariyla basip icinde yuruyemecegini gostermek icin kol atlarindan tutup bir kere sarkitip cikardim)
-aaa buraya sokmayin bezli cocuguu!(bu diger hanimin yanina gelen ikinci hanim ve ben patlayacagim yavastan)
-hanfendi bu bez degil swimwear olarak dizayn edilmis bir urun.
-biliyorum onun ne oldugunu
-hiimmm
-bakarmisiniz cocugu bezle sokuyorlar buraya(havuz gorevlisine sesleniyor)
-bezle cocuk sokulurmu hic, ayyyy tuvaletini bulastiracak havuza(ortada tuvaletini yapmis bir cocuk yok, zaten bir batirip cikardim cocugu, ama nedense hala soyleniyor)
-hanfendi bu urunler bir cok testten, deneyden gecmis, sonrasinda piyasa surulmus, bir bilgisayar acin, internete girin search yapin biraz..
-aaaa bizde biliyoruz onun ne oldugunu cahil degiliz(!)
-bu urunler, sizma yapmiyor, suda gecirmiyor.
-bizddeee cocuk buyuttuk aaaa biliyoruzzz
-bilemezsiniz cunku siz cocuk buyuturken bu urunlerden yoktu, dedim nokta.

Bir daha bit bit sesleri cikmadi ama bende kucuklerin havuzuna soktum, zira buyuk havuz derince ve kolluk yada can simidi " imkani yok"giymeyen bir oglani o havuza oyle pat diye sokamam.

Monday, July 12, 2010

ufff oldu:(





ters olmus siralama,iki dk icinde boyle oldu, kafadaki sis kocamandi indi cok sukur...

Sunday, July 11, 2010

Bugun kisa bir Cadde alisverisi yaptik, sadece Gap'e girdik. Turkiye'ye dondugumuzden beri ilk defa NY'dakinden daha ucuz bir fiyata bir bluz aldik. Saskinim, hemde Cadde'de olusuna ayrica saskinim, birde hic bir Gap'de bu kadar ilgili calisan gormedim...

Friday, July 09, 2010

Patlicanli Tart

Posted by Picasa
Farkli bisiler yazmak istememe ragmen, ailecek cok begendigimiz bu tartin tarifini unutmak uzere oldugumu anlayinca sayfaya bugun kaydetmeliydim..
Gecenlerde kanallar arasinda zap yaparken Derya Baykal'in programina Ayse Tuter'i gorunce orda kaldim. Sansima patlicanli tart tarifi veriyordu, ama ya sans bu ya, Asaf Ihsan'in mizirtilarindan yeterince konsantre olup dinleyemedim, bende aklimda kaldiginca birazda uydurarakdan bu tarti yaptim.Biz esimle cok begendik, hatta bayildik, ozellikle sicakken bir harika!
Hamuru icin
1 yumurta
1/2 bardak siviyag
1/2 bardak yogurt
tuz, kabartmatozu
aldigi kadar un
yumusacakca bir hamur oluyor
Ic Malzemesi
2 adet kozlenmis kabulari soyulmus kup kup dogranmis patlican
1/2 su bardagi kasar peynir rendesi
tuz, az biraz karabiber
Uzeri icin
1 cay bardagi sivi krema
1 yumurta
Hamuru hazirladikdan sonra cok az bir kismini ustune seritler yapmak icin ayiriyoruz. Kalanini yaglanmis tart kalibina yayiyoruz, ic malzemeyi koyup, uzerine seritle yapiyoruz. Onceden isitilmis firinda uzeri kizarana dek pisiriyoruz.
PS:Itiraf etmek gerekirse hamuru tartla-gevrek pogca hamuru arasi bisi:)

Monday, July 05, 2010

Yaslanmak?


Yas Otuz bir oldu, ustunden 2 gun bile gecti...
Otuza girdigime inanamazken otuz bir oldum bile:)Hala cok kucuk.. kucucugum...Hala anne-babamin sefkatine, ilgisine muhtac ben...Hala abilerimin alakasini bekleyen ben...Evli, iki cocuk annesi ama cocuk ruhu hic kaybolmayan bir ben, otuz bir oldu:)

Tuesday, June 22, 2010

Can...








Ilk kalp atisiyla birlikde sevginizde buyuyor, buyuyor.. hic kuculmeden...




Ilk yillari sabrinizi cok zorluyor, sabri ogretiyor...




Zaman icinde bakiyorsunuz sizi en iyi anlayanlardan biri oluyor...




Hele bazen sasa kaliyorsunuz karsinizda kirk yasinda biri gibi kocaman seyler soylemesine..dumur oluyorsunuz sasmakdan ziyade...




Kiziniz buyuyor, abla oluyor kardesine,arkadas oluyor size...




Kendi kararlari oluyor, ikna edilmiyor bazen..




Sizin fikirlerinize her zaman deger veriyor ama ah yok mu o purple ayakkabilari, eskimis puskumus ama vazgecemedigi, en olmadik yerlerde giymek istedigi...cocuk diyorsunuz nasi istiyorsa oyle yapsin...Ama 30 derece sicakda siyah ayakkabilari degisime gittigi icin siyah, ici tuylu kislik botlarini giymek istemesi, hatirladikca terletiyor sizi...




Bir gun bakiyorsunuz, bu sirineniz, cubbe giymis, kep takmis cikiyor karsiniza, elinizde olmadan hayaller kuruyorsunuz," universite okuyup okumamak kizimin insiyatifinde olacak", dusunceleriniz ucup gidiyor aklinizdan bir beyaz bulut beliyor kafanizin hemen yaninda icinde Harvard'dan mezun bir kizin hayali...




Sonra onu sahnede izliyorsunuz, bayiliyorsunuz yaptigi danslara, arkadaslariyla birlikde harika olan uyumlarina..."Musamere cabasi icinde olan, gorsellige onemseyen anaokullari tercihim degil" dusunceleri palavradan ibaret, goruyorsunuz bunu...Yok boyle bir sey onu izlerken duydugunuz gururun, huznun, sevincin, karmakarisik dusunce ve duygularinizin benzeri yok...




Sizin kucuk kiziniz buyuyor, bugun bilmem kac kisinin onunde harika jimnastiksel hareketler yapiyor, halkoyunlarindan secmeler sunuyor, kafkas dansini profesyonelmiscesine oynuyor, ciddi ciddi bale gosterisi sergiliyor...Hele tam sahneden inerken profesyonelmiscesine o el sallamasi yok mu, sizi sizden aliyor...

Monday, June 14, 2010

Kaza pat diye gelir!!!

Haftasonu bir kac yere gittik, sonrasinda abimlere.. Aslinda hic hesapda yoktu gidecegimiz, ama isimiz bir saat once bitince ve aksam gidecegimiz yere yakinda olunca evleri bir ugrayalim dedik. Iyikide ugramisiz abimin kaza yaptigini ogrendik. Islek sayilan bir caddede normal hizda giderken, tali yoldan hizla gelen araba carpmis sofor mahallinin oldugu tarafa, abimin arabasi savrulmus yolun ortasina...Allah'dan ki arabasi iyi bir araba,kapi tarafindan olan guvenlik kisimlari korumus, baska bir araba olsaydi suan hastanede kolu bacagi kirilmis, yada yogun bakimda olabilirdim diyor.Ne oldugunu anlayamamis, bir 10 dakika arabadan cikmamis zaten, sinirleri bosalmis, eli ayagi titremis...24 yillik sofor, ufakda olsa bir tek kazasi yok..oyle dikkatli oyle titiz davranirki trafikde...Yalniz kazaya sebeb olan oyle sakin bir dangalakmis ki, abim" Ya kardesim ara yolda boyle bir hizla gidilirmi, hadi gidildi, ya insan arabayi gorurde frene basmaz mi?" diyince."Ya ne olacak abi, oldu iste, sen hic kaza yapmadin mi hayatinda " demis, olaya tanik olanlar az daha adami doveceklermis, ne manyak diye!Piskinliginde boylesi diyorum, pes ya! Hele birde olayin trafik polisi kismi varki o daha vahim. Kan cikmadi ya abim ufak bir siyrikla atlatti, boyun olusan agrida nasi olsa gecer bir gun ya, tutanak tutma zahmetinde bulunmamislar, hazir vuran durmus, kabul de etmis sebebiyet verdigini aranizda anlasin demisler!!!!Bu kismi insani bitiriyor. Henuz 15 gun once tatil icin gittigi Amerika'dan dondu. Orda kurallarin nasi isledigine birebir sahit oldu. Geldikden hemen sonra boyle bir olayla karsilasinca iyice sinirleri bozulmus, bana simdilerde diyor" Ya sen okuluda bitirdin tam rahat edecekken neden geldin Turkiye'ye?" Valla su sira bende dusunmeye basladim neden geldigimi... Gecenlerde otoyolda gidiyorum, Orta seritteyim hizim hic de fena degil 80-90 arasi gidiyorum. Esim yanimda zaten surekli"hizli olma, yavas ol, burasi Amerika degil, pat diye bir araba gecer onune pat diye biri durur, insan cikar, vs vs.." diye telkinde bulunup duruyor zaten. Derken bir kendini bilmez tam arkamizda kornaya basiyor, basiyor, sol taraf bos, sag taraf bos, bende onumdeki arabaya takip mesafesi uzakligindayim, zaten esim yanimda diye hizli gidemiyorun:)ama arkadaki gidecek baska yol yokya illa ben hizli olucam, aynadan bir baktim ona, birde elimi kaldirdim ne oluyor git surdan diye:)sonra gecti diger seride:)) madem diger seride gecebiliyorsun, kor degil goruyorsun seritler bos, hizlida gitmek istiyorsun madem, git diger seritten, kornoya basip stresse sokmaya calismanin ne manasi var! Ama tabi burasi Istanbul, yollar sadece ve sadece magandalarin!

Monday, June 07, 2010

Santili Kek


Su sira kaybetmek istemedigim tariflerden biri, o yuzden en guzeli bloga yazmak tarifi diye dusundum...

Kek:

3 Yumurta

1 su bardagi toz seker

1 su bardagi siviyag

1 su bardagi galeta unu

1 su bardagi iri kiyilmis ceviz

5 gr kabartmatozu

1 vanilya

Serbet:

2 su bardagi seker

2 .5 su bardagi su

Muhallebi:

4 yemek kasigi nisasta (dolu dolu olacak kasiklar)

3.5 su bardagi sut

1 su bardagi seker

Vanilya

Ayrica Bir bardak sutle hazirlanmis 2 poset Krem Santi.

Kek malzemeleri yumurta, seker, siviyag, galeta unu, kabartmatozu, vanilya ve en sonda cevizler ilave edilip cirpilir, karistirilir. Yaglanmis firin tepsine konulur. 20 -30 dk arasi 200 derece firinda pisirilir. Bir tarafdan serbeti hazirlanir.

Serbet icinse, oncelikle 2 bardak seker karamelize edilir, yakmamaya dikkat edin. Sivilasmis bir hal alan yani karealize olan sekere 2.5 su bardagi sicak su ilave edilir, puruzsuz serbet goruntusunu alana dek( bu da bir kac dk sadece ) kaynatilir. Sogumaya birakilir.

Muhallebi malzemeleri katip karistirilip hazirlanir. Sogumaya birakilir. Hazirlanan Krem Santi, muhallebiye eklenir, homojen bir hal alana dek karistirilir.

Kek ve Serbet gayet ilik oldugunda, serbet dilimlenmis kekin ustune dokulur. Serbetini ceken kekin uzerine ise muhallebi...Isterseniz hindistancevizi de serpebilirsiniz, ben gerek duymadim, oglumun parmak izi bile duruyor ustunde:)

Asamalari cok ugrastirir, vakit alirmis gibi gozuksede vakit almiyor carcabuk oluyor...




Thursday, June 03, 2010

Yazmak isteyip yazamiyorum...



Herseyde bir sozu olanlari sozsuz gormek...



Insanlarin tek yurek olup uzulmesi, ah-u vah etmesi gereken bir duruma, siyasi bir dusunce yapisiyla bakildigini gormek...


Hele 19 yasinda Israil kursunlariyla hayata gozlerini kapamis, Allah-u alem,sehit oldugunu dusundugum bir genc icin "nasil yikadilar senin beynini de gencecik yasinda olumle tanistin" diyen yazilari gormek...


Icimi acitti, acitiyor, hemde cok...Kac gundur yedigim yemekde ictigim suda bu insanlari onlarla birlikde Filistin'de abluka altina alinan, acliga, susuzluga, caresizlige, olume itilenleri ve olenleri dusunuyorum... agzimin tadi yok, gozumunse yasi cok...Duadan baska ne gelir elden?

Rabbim Kahhar ismiyle kahru pesisan eylesin zalimleri. Zulumleri kendi baslarini yesin! Onlar icin yasasin Cehennem!-demek icimi ferahlatiyor...

Furkan Dogan'in anne ve babasina saygimi anlatamam, nasi bir anne babaymis ki henuz 19 yasindaki bir cocugu boyle duyarli, boyle insan, boyle dini butun yetistirmisler... Allah cocuklarimizi O'nun rizasi istikametinde yetistirmeyi nasip etsin bizlerede...Namaz kilan hayir is yapanlardan hayra onder olanlardan olsunlar insaallah!

Tuesday, May 11, 2010

Veggie Burger


Haftasonu ev halkina hamburger yaptim. Bende kafileden ayri kalmiyim diye kendime biraz bir yerlerden etkilenmeyle ama aslinda nerdeyse tamamina yakin uydurmayla bu burgeri yaptim. Abartmiyorum, Burger King'in bean burgerina benzedi tadi:)
Malzemeler;
-1 Patlican, kup kup dogranmis.
-1kabak, kup kup dogranmis.
-bir tane cok kucuk bir yesil biber, kucuk kucuk dogranmis
-bir corba kasigi Hamburger kofte harci
-1/3 cay bardagi su
-2 silme corba kasigi un.

Hepsini karistirip, birazda yogurup, hamburger koftesi seklinde kocaman kocaman yapip, kizarttim. Acikcasi o kadar guzel birsey olmasini beklemiyordum:) Sansima oldu:)) hemde uydurdugum bir tarifim daha oldu, unutmadan hem not aldim, hem de benim gibi vejeteryanlar icin paylasmis oldum...denerseniz afiyet olsun simdiden...

Tuesday, April 27, 2010

Hic birsey bosuna degil...

Hayatta hic bir yasanmislik, hic bir ogrenmislik bosuna degil,pek tabi gormesini bilene...



Daha oncede muhakkak yazmisimdir, yazmasamda arkadaslarima bahsettigimden eminim...

Unv son siniftayken aldigim son edebiyat dersinin hocasi cok zorlamisti beni oyleki derslere gitmek istemiyordum, O doneme kadar hic bir ingilizce yada edebiyat dersinde zorlandigimi bilmem. Dersde cok fazla yazar ve eser inceledik. Donem odevi gibi arastirma isteyen konular vardi, hemen her ders boyle olurdu. Sanki bilgisayar degilde ingilizce bolumunde okuyordum. Oyle cok yilmistim dersden. En sonunda bir gun hoca yaptigim odevimi begenmedi, derse gec kaldigim icin extra bir arastirma konusumu vermisti, nedendir bilmem cok sinirlendim ve "bakin profesor, ben computer science okuyorum, ve bu sene Turkiye'ye donuyorum, bu dersde ogrendigim hic birseyinde hayatim boyunca karsima cikacagini dusunmuyorum." dedim. Hala nasi dedim bilmiyorum:) hoca biraksa birakirdi, Allah'dan acidi:)hos iyi bir notlada gecmedim ya neyse, son doneme kadar iyi olan GPA'im sayesinde dustu, sanirim bende ancak GPA dusurur baskada birsey yapamaz bana diye oyle sert cikmis olmaliyim. Yalniz hoca benim kadar sert degildi, sadece yapmami ve kendisine calismami vermemi soyledi ve ekledi"hic bir ogrencimin bu dersde ogrendigi birseyin hayatlari boyunca kullanmayacagini dusunmuyorum". Haklida cikti, inanilmaz bisi ben ingilizce okudugum siirlerin hangi saire ait olabilcegini yada sairin hangi sairden etkilenmis olabilecegini, hangi yazarin nasi bir uslubu oldugunu ogrendim o donemin sonunda. Turkiye'ye dondukden sonra kitapcilarda kendime her ingilizce kitap bakisimda aklima son donem edebiyat dersinde ogrendiklerim ve benim hocaya karsi ukalaca soylediklerim geliyor ve utaniyorum. Insan hayatta hic birseyi bosuna ogrenmiyor. Zoraki edinilmis olsa bile bilgi, ihtiyac aninda beynin bir kosesinden pit diye cikip kullanima giriyor:)

Saturday, April 24, 2010

Bu da bir sendrommus!

Dunning-Kruger Sendromu

Televizyon izlerken birilerine bakıp da "Ya bu adam bu sığlıkla nasıl
buralara kadar gelebilmiş" diye düşündüğünüz oldumu hiç?

Ya da işyerinizde sizinle aynı ya da daha üst aşamada bir görevde olan
bazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı?; onlara bakıp "Bu
cahillik, kendini bilmezlik nasıl fark edilmez?" diye iç geçirdiniz
mi?

Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD'li bu hissi çok yaşamış
olacak ki, iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya
attı:

"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."

Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel
alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:

Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.

Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimin-dedir.

· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların
niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.

Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı
niteliksiz insanlar, niteliksizliklerini n farkına varmaya başlarlar.

Bitmedi...

Cornell Üniversitesi' ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve
klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...

Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin "kendilerine
güvenleri" müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt
verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmalarıhalinde
yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.

Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise "en
alçakgönüllü" deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt
verdiklerini düşünüyorlardı.

Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun
metni yazıldı:

"İşinde çok iyi olduğuna" yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve
yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı
işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin
hakkı olduğunu düşünür!

> Ancak bu 'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı mesleki açıdan müthiş
bir itici güç oluşturur.

'Eksiler' kariyer açısından 'artıya' dönüşür.

Sonuçta, 'kifayetsiz muhterisler' her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler.. .

Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında
'fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere
kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini
beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye
çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da 'ihtiras eksikliği' ile
suçlanırlar... "


"Dünyanın sorunu,
akıllılar hep kuşku içindeyken
aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır."

Friday, April 16, 2010

...


Herkes kendi gibi bir Cennet’e girer. Evet, insan, burada ulaştığı iman, marifet ve muhabbet ufkuna göre bir Cennet’e girecektir...


(Herkul'den alintidir)

Saturday, April 10, 2010

Yagdanlikla alakali son posttur kendisi:)(umuyorum:))

Yagdanlik, yagndanlik dedim durdum bir zaman...Buldum sonunda gonlume yakin bir tane, tam gore degil ama yakin, yazdimda zaten uzun uzun hakkinda...

Ama bugun ne oldu begenirsiniz. Ben bir arkadasin daveti uzerine oglunun dis bugdayina katildim, dis bugdayi bardaklarda servis edilmisti ve bardaklardan sadece ikisinde su altin para gorunumunde cikolatalardan vardi. Ilkini ben bulunca hediyeyi secme hakki sunuldu, bende boyle seylerden pek sIkIldigimdan kizima verdim secim hakkini, derken ne cikti hediye paketinden dersiniz?evet bildiniz YAGDANLIK:)))bir sey bu kadar ihlasla istenirmis, keske baska bisielrde isteseymisim:P

Cok tesekkurler arkadasim!

Thursday, April 08, 2010

Kina Gecesi...

Son iki senedir gidiyorum kina gecerlerine...Cok keyif almadigim adetlerden biridir kendisi. Anlayamam anlam veremem gelinin aglamasi icin verilen ugrasa...Kizim cok seviyor bu alaturka adetleri. Sirf onun icin gidiyorum desem:)Kimse kirilir, hatirdir gonuldur gibi kaygilarim yok bu hususda acik ve net kalbim sadece kizimin gonlu hos olsun diye yaptigim bir aktivite benim icin. Bu aksam gittigim kina gecesinde bir tanidik"bizim artik boyle yerlere gelmemiz lazim zira cocuklarimiz var "dedi. Acikcasi bunun bile cocuklar icin ayri bir yatirim oldugunu dusunmemistim hic:) sasirdim hemde cok:) 6 yasinda bir kizin evlenecegi gunu dusunup, yatirim olsun diye kina gecelerine katilmak cok afedersiniz dogmamis cocuga don bicmekle es deger gozumde:P Hasili kelam iki muhabbet ettik yeni tanistigim kafa dengi biriyle, tek eglencesi o oldu bana...

Wednesday, April 07, 2010

Sulu Kofte, Terbiyeli cinsinden:P

Kizim anaokuluna gittikden bir sure sonra sulu kofteyi cok sever oldu, ama sadece okulda yapilmis olani. Bu duruma bozuluyordum acikcasi, her sulu kofte yedigi gun"anne bugun mmmmmiiimmm harikaydi suylu kofte "diyince kendimi biraz yetersiz goruyordum. Sulu kofte "Terbiyeli Sulu Kofte" olarak geciyordu yemek listesinde. Ben zaten yemiyorum etli yemekleri, esimde terbiye kisminda gecen yumurta sulu bir yemege girince sevmedigini aman aman denememi soylerdi her zaman. Biraz da bu nedenle denemedim simdiye kadar, ama kizim sevince akan sular duruyor. Artik evde Sulu Kofte terbiyelisinden olmali diye reform niteliginde bir degisime gittim:P Netten tariflere bakindim durdum ama en cok sunu begendim, uygulandiginda guzel olabilecegini dusundum. Haklida ciktim:) guya yemeklerde gecen yumurtadan hosnutsuzdu esim, anlamadi bile:)A.Ihsan bile ikinci tabagi istedi:)Ben denedim begenildi. Sunu soylemeden gecmiyim, limonu ben salatada bile cok sevmedigimden, bu yemegede bir tane limon suyunun fazla gelecegini dusundugumden yarim kullandim. Kizim limonunu az buldu, siz siz olun bir limonun suyunun hepsini koyun:P

Saturday, April 03, 2010

Ilginc bir gun...

Dun ne acayip bir gundu...

Evi supuruyordum...oglum huysuzlandi, supurgeyi kapattim, biraz onun gonlunu hos ettim. Sonra yine supurge fasli...

Olacak gibi degil baktim, illaki onunla bir sekilde oynamaliyim, sonrada uyumali, en son supurmeliyim evi...Ablasinin odasina gittim, koridorun en sonundaki oda, masasinin cekmecesinden oglum icin uygun tahta puzzlelara bakiniyordum..Bir gurultuyle irkildim, hatta korktum, hemde cok...

Evin icinde biri var ve sanki balyoz ama balyozdan daha az bir ses fakat cekicden de kuvvetli bir sesle, anlatamayacagim turden bir gurultuydu iste, bir seyler oluyor... Hemen kostum baktim, birsey yok gibi gorunuyor, camasir dolabinin onundeki koridordayim hemen yanimda oncesinde fisini cikardigim supurge...ses sanki supurgenin kablosundan geliyormus gibi, ama o da ne, yerdeki fanyanslardan dordu kubbe seklinde kalkti yerden gozlerimin onunde...

Korkumun tarifi yok...sanki bir film izliyorum korku filmi, yada ne biliyim kabus gibi bir sey!Hani filmlerde gerilim olsun diye mezar kubbemsi bir yapi alirda icinden birsey cikarya, yada ne biliyim deprem gibi bir afet olurda yer ikiye bolunurya, onun gibi birsey...ama bu gercek! afalliyorum. Sonra esimi ariyorum, sonra kayinpederi, sonra komsulari, sonra guvenligi, buarada cama falanda kostum deprem oluyorda ben farketmiyormuyum diye...

Sitenin ustasi geliyor bakiyor, bir anlam veremiyor, "sunca senedir insaatciyim ilk defa seramiklerin bu sekilde yerden kalktigini goruyorum, parke olsa anlayacagim da, seramik boyle olmaz"diyor. Seramikler kaldiriliyor, yerden geciyor cunku kalorifer borulari, acaba patlak falan birsey mi var diye bakilsin istiyorum. Zeminde hic bir catlaklik hic birsey yok, sadece aciklamasi guc enteresan bir olay!

Wednesday, March 31, 2010

Sabir?

Bir kac gundur Facebook'da 2.5-3 yasinda bir kiz cocugunun komik video goruntulerini arkadaslar linkliyor bende diger arkadaslara linkliyorum. Video goruntulerinden birinin konusu kucuk kizla babasi arasinda cocuklarin makyaj yapmamasi uzerine yaptiklari bir konusma, daha dogrusu babasinin onu ikna icin ugrasmasi ve en sonunda ikna edebilmesiydi. Bunu linkledigimde arkadaslardan biri "ne kadar sabirli bir babasi var"diye yazmis. Sasirdim dogrusu. Cunku gayet normal ve sirin bir muhabbetin gidisatinda sabirli olunacak bir durum gormedim. Sonradan dusundum, yorumu yapan henuz bekar, anne olmamis biri. Belki bende anne olmasaydim bilmeyecek ogrenmeyecektim sabri bu denli iyi. Kizimla sabri biraz daha iyi ogrendim. Oglumla nerdeyse sabrim zirvelesti. Simdilerde cocuklarin yaptiklari bir cok akla gelemeyen sey normal geliyor. Pek tabi bu normal gormelerin icsel alemde farkli birikimleri olup insan patlayadabiliyor. Normallesiyor dediysek o denlide gulluk gulistanlik olmuyor duygular, hisler, sonucda 25 yil yasadiginiz seylere tepkileriniz farkli olmus, belki cokca asabi olmussunuz, birden iliman iklimlerde takilmak agir yada zor gelebiliyor bunyeye... ama sonra oyle farklilasiyorsunuzki, siz bile inanamiyorsunuz kendinize, mesela gecenin 4'unde buzdolabinda duran eklerleri yataginiza tasiyan 20 aylik veled sizin sinirinizi ziplatmiyor aksine bir daha yapmamasini soyleyip, guluyorsunuz sadece, gun icinde"eklerleri nereye koydun?"sorunuza aldiginiz"yataaa"cevabi sizi mest ediyor. Ne guzel sorumu anladi ve bana dogru cevabi verdi diye guluyorsunuz. Halbuki ekler butun heryeri batirmis, yatakdan sirtinizda bir eklerle kalkmissiniz:) Gun boyu yapilan telefon gorusmelerinde bu olaydan bahsedip, guluyorsunuz bolca. Annelik insana bir cok erdem katiyor sabirda en guzeli. Bir otu bile insan ne zahmetle buyutuyor. Haliyle dunyanin en serefli varliginida yetistirmek oyle kolay olmuyor. Sabir, sebat sIk kullanilanlariniza istemesenizde ekleniyor.

Tuesday, March 30, 2010

Kek yapmak:)


Bilmiyorum benim kizim kadar suprizlere bayilan bir tane daha var midir? Hemen her gun okuldan donunce daha henuz asansordeyken"suprizin var mi"sorusu hazirdir. Bazen, supriz yoklugu sebebiyle yaptigi huysuzlugu sessiz sakin karsilar, bazen kopurur, oylece haftayi bitirir yeni haftaya yine ayni supriz var mi yok mu dusunce ve sorulariyla gireriz. Dun yine suprizsiz bir gundu:)Oyle olunca oyalamak gerekti. Evdeki misir unununda bitmese bile azalmasi lazimdi. Nette aradik bulduk surdaki tarife bayildik. Kizim bir taneyi bitiremedi bir lokma ayirdi ama yinede ona boyle degisik birseyi yedirmek ayrica basariydi. Yemesinde kendisinin yapmasinin etkisi buyuk pek tabi. Kendisini asci beni de yamagi gormesi ona ayrica haz verdi:)

Kizartma yaglari

Dun pazara gittgimizi yazmistim degil mi:)Pazarin girisindeydik henuz, yol ustundeki evlerden birinden kizarmis hamur kokusu yayilmis, bizde butun pazari eve gidince hemen firina ugrayip hamur alip kizartalim dusunce bulutlariyla gezmistik:)

Eve girmeden firina ugrayip hamurumuzu aldik, ben hamuru actim kestim. Esimde kizartti. Tam kizartma isi bitti, bunu dokuyorum demesiyle, benim "hayyiiiiiirrrr"im yankilandi mutfakda. "EEeee napicaz o zaman"dedi." Ben onlari biriktiriyorum " dedim. Bunu duyunca bana komik komik bakti. "Hani gelmislerdi kapiya bilgi vermislerdi, 5 litre olunca telefon edicez alacaklardi"dedim "himmm, nasi istersen dedi".



Bundan yaklasik iki ay once, bir pazar gunu zilimiz caldi. Oncesinde bina icindeki afislerden ve duyurulardan biliyorduk aslinda, Yag Atik Toplama firmasi tarafindan bilgilendirelecegimizi. Atik yaglarin cevreye verdigi zararlardan uzun uzun olmasada bizi bu hususta daha dikkatli olmamiz gerektigine inandiracak kadar bilgiler verildi. Birde brosur tutusturuldu elimize. Toplanan atik yaglar 5 litre kadar oldugunda telefon ettigimiz takdirde alacaklarini soylediler. Bende o gun bugundur biriktiriyorum kizartma yaglarini. Ilgilenenler icin firmanin web adresi bu da telefon numarasi 444 2845.

Monday, March 29, 2010

Bugun pazarda ispanak almak istedim, satici" kurumu yas mi"diye sordu. Su yasima geldim kuru ve yas ispanagi ilk kez duydum. Aradaki farki sordugumda kurunun yikanip kurutulmus oldugunu, digerinin yikanmamis oldugunu soyledi. Kuru daha cok dayanirmis yas dayanmazmis vs vs... Ben bildigimden sasmadim, ama digerinide merak etmedim degil. Siz ispanagi nasil aliyorsunuz? Gerci gecikmis bir soru, ispanak sezonu bitti ama olsun aklimda bulunsun:)

Birde merak ediyorum kizartmadan arta kalan siviyaglar ne yapiliyor. Benim bu hususda bir fikrim bir bilgim var ama daha sonra paylasicam, cunku coook uykum geldi:)

Bununda onyargisi olur mu:)

Bugun esim izin almis ise gitmemisti. Bende kac gundur hasta olup olmamak arasinda gidip geliyordum, bugun ogleden sonra enerji fazlaligimi pazara enginar almaya giderek, eve donusde tulleri yikayarak kullanmak istedim. Balkon ve mutfagin tulleri su mekanizmali olanlardan. Bende kulakdan duyma hurafeler yuzunden tulleri makinede yikamayip kuru temizlemeye vermeyi dusunuyorum kac zamandir. Ama bugun esim evde olunca bir cesaret su cubuklarin dikislerini sokeyim yavastan cikarip makineye atayim sonra esimle birlikde yapar takariz diye dusundum. Tulu cikarmak cok zor ya ben mekanizmayi zorladim yerinden sokmek icin:)birden nasilsa tulun ciktli kismi acildi, aaa dedim cirtliymis bu:)Neyse cikardim tulleri.Tam makasi verdim esime, sokucez demir cubuklarin oldugu kucuk kisimlari birde ne gorelim zaten demir cubuklari cikarmak icin yapilmis yerleri. Simdi diyeceksiniz tulleri yaptirirken hic sormadin mi tulcuye, sordum sormasina, cirt cirtli oluyor, cok kolay cikacak cubuklar dedi ya ben cirt cirtlarin demir cubuklarin oldugu kisimda oldugunu dusundum. Eve takildiginda biz evde olmadigimizda anlamadim nasil oldugunu, telefon acipda sormadim. Dedim ya cok cok zor yikamasi diye anlatildigindan pek cok kereler ben zaten hic elimi surmeden direk kuru temizleme dusundugumden belkide tulcuyu aramak aklima gelmedi:)Simdilerde salonun tullerinide mekanizmali yaptirmadigima pismanim. Cok rahat estetik olarakda daha guzel duracakken onun bunun lafina baktim. Neyse zararin neresinden donulse kar. Yeni tul yaptirmayi dusunenenlerin aklinda bulunsun!

Thursday, March 25, 2010

3 cay:)

Sabah esimle birlikde Asaf Ihsan'in bezini degistirdik. Aslinda soyle ben degistirdim o ellerini tuttu. 3-5 aydir tam bezini aciyorum elleri malum bolgede. Neyse isimizi bitirdik, ben banyoya ellerimi yikamak icin girdim ciktim, caylari doldurdum. Esime kac seker istedigini sordum(sabahlari seker kullaniyor sadece)sonra bardaklari masaya goturdum, bir baktim caylar konulmus zaten.
"Eee neden soylemedin caylari koydugunu?"
"sana supriz olsun dedim"
" tamam da bende cay koydum bos yere, neyse ikiser cayimiz oldu:))"
Esim iki bardagida yanyana koydu, yudumlayama basladi ve genis aileden bir cumle" 3 cay ikisi bana" koptuk sabah sabah gulmekden:))))Ikiser ikiser ictik caylari birde su bardagi ayarinda cay bardaklariyla:))

Wednesday, March 24, 2010

Yagdanlik

Esyanin zaiyatina uzulmek maneviyattin noksanligindan olsa gerek...

Suana kadar oyle cok sey kirildi, dokulduki ama hic birine uzulmedim."Kirilan, dokulen bizden degil"mantigini benimsedigimi soyler oylede dusunurdum ta ki yagdanligim kirilana kadar. Onu taaa evlenmeden once almistim. Biz NY'a gittikden sonra esyalarimiz ne cok ev degistirdi ama o hic bir tasinmada kirilmadan biz evimize yerlesene dek sapasaglam kaldi. Herkes onun tek basina kutusuda olmadan kirilmadan 7 yila inat durmasina sasti. Ben de onu zaten cok severek almisdim. Ucuz da birseydi simdinin parasiyla 3-3.5 lira gibi bir fiyata almistim iyi hatirliyorum 4 lira degildi...hem ucuz hem shIkti..Gecen hafta pat diye kirildi, inanamadim... Canim yagdanligim bir patirdi oldu gitti, yemekleri yapmak koca yag bidonundan yag bosaltmak eziyet oldu. Yagdanlik bakindim bakinmasina ama onun gibisini bulamadim, gonlume gore olmayinca kolay kolay almam birseyi, beklerim bulana dek, sabir mi denir inat mi bilemiyorum. Bugun yine bakindim bakindim, en sonunda bulamayacagim artik sunu alalim da bitsin kendime bir haftadir yaptigim eziyet dedim. Sonra market alisverinde Ravika zeytinyagi sisesini gordum, zeytinyaginin kalitesi nedir ne degildir diye dusunmedim normalde baska bir firmanin zeytinyagini kullanirim. Ama onun sisesi benim kirilan siseme benziyordu sirf o yuzden aldik. Esim otoparka giderken soruyor"nasi begendin mi? icine sindimi zeytinyagi sisesi?" ben"kaybettigime benziyor sadece, ama onun gibi degil hala" esim"ya sanki birini mezara verdin, alti ustu bir sise!!!" dogru sadece bir sise...Ben belki evlilik hazirligi suresinde aldigim icin, belkide bilinc altimdaki bilemedigim baska birsey icin gereginden fazla deger verdim...Yenisi mi? eskisinin yerini tutamasada fenada gozukmuyor tezgahda:)

Monday, March 22, 2010

Cici, bici

Bu sabah okul servisin bozuldugu haberini alinca, okula yurusek mi?araba ile mi gitsek? karar veremedim, yuruduk boyle sonra golgede hava biraz serince diye arabayla gitmenin en iyi secenek oldugunu dusundum.

Taci gecen hafta pazardan 1.5 liraya aldim, bu haftada gidip bakmak istiyorum, umarim gelmistir tokaci, sirf o yuzden pazara gidicem yoksa hic niyetim yok.

Kac zamandir aradigim saat degil elbet, en kotunun iyisi:)esim begenmis, sonra gittik birlikde aldik, ama hala saatin kac oldugunu anlamakda zorlaniyorum, siyah zemin uzerine siyah bir akrep birde yelkovan ne kadar ayrintili bir gorus saglayabilirki zaten?Begenenler icin adres Kervan. Cok guzel tablolar vardi buarada. Fiyatlarda uygundu.

Oyuncak kutusu Ikea'den cok begendim. Aslihan'in NY'dayken hazine sandigi seklinde olandan vardi ama orda kaldi. Burdada aynisini buldum ama bunun rengini daha cok begendim.Cokda kullanisli buldum. Ister yatay ister dikey konumda oyuncak doldurulabiliyor icine.

Tablolar, hediye edileli Mayis'da iki sene olacak ancak asabildik:)

Sunday, March 21, 2010

Camlica'da...

Bugun hizli bir kiyafet alisverisinin ardindan babamizin teklifiyle solugu Camlica'da aldik. Iyiki almisiz. Hem cocuklara hem bize iyi geldi. Kizim 1.5 liralik oyuncagini elinden dusurmedi:) Cok keyifliydi. Birseyler yemek istesekde siralari gozumuz kesmedi, bizde baska bir yerde devam ettik gune. Sonrada kurkcu dukkanina geri donduk. Yorulan cocuklar uyudu, anne-babalari ise cay ve yaninda bir suru aburcuburla yorgunlugunu atti:)

Saturday, March 20, 2010

Komsu olmak yada olmamak?

Bu siteye hatta bu ilceye tasindigimizdan beridir hamdolsun daha ziyade iyi insanlarla karsilastik. Ama iste arada bir onceki postta yazdigim gibi enteresan insanlarda cikti. Birde bunlara alt komsumuz eklendi. Aslinda o kendini enteresan kisiler listesinin basina daha tasinmamizin 15. gununde almisti.Soyleki; bir ctesi gunu guvenlik esime alt komsumuzun bizden rahatsiz olduklarindan ve gorusmek istediklerinden bahsediyor konusmasinin sonunada emniyette mudur diyede ekliyor. Esim her zamanki nezaketiyle alt kata gidiyor, bizimde kendileriyle daha onceden tanismak istedigimizden, nasibin o gune denk geldiginden, cocuklarimizin kucuk olmasi ve yeni ev aldigimiz icin "hayirli olsuna"gelenlerin olabileceginden verdigimiz ve verecegimiz rahatsizlik icin kusura bakmamalarini rica edeceginden bahsediyor. Hanfendi, benim saat 9 bucukda supurge actigimdan ve ebeveyn banyosunun dus sesinin kendilerini rahatsiz ettiginden bahsediyor. Esim bana bunu soylediginde inanin yuzum kizardi birakin karsimda bir bey olmasini bir hanim dahi olsa, sizin ebeveyn banyonuzdan gelen dus sesi beni rahatsiz ediyor demem diyemem. Ben supurge saatlerimi gec bir vakte aldim, bazen oglen bazen ogleden sonrayi buldu. Ama benim icim rahat degildi. Komsumla tanismak istiyordum. Kandil vesilesiyle tanistim, sagolsun beni cokda sicak karsiladi. Artik eskisi gibi ebeveyn banyosundan ses gelmedigini soyledi. Daha sonraki gunlerden birine iadeyi ziyarete geldi, benide davet etti. Ama ben yogunlukdan gidemedim. Herneyse...

Bu aksam, yani bir ctesi aksami, esimin kucuk amcasi ve hanimi hem ev icin hayirli olsun ziyaretine hemde 10 gundur bizimle birlikde olan babaanneyi alip evlerine goturmek icin geldiler. Cocuklar guzel guzel oynadilar bizde muhabbet ettik. Aslihan ve S.Nur'un sesini biz duymadik ama komsumuz duymus ve rahatsiz olmus, guvenlikden tlf numaramizi almis ve bizi ariyor. Iyiki telefona cikana ben degildim esimdi. Cunku bana gore cok daha sakin bir insan nezaketle kapatti telefonu. Misafirlerimiz apartopar kalkdi. Ben bu durumu hazmedemedim. Evde avazim ciktigi kadar bagrinarak kendisine iletmek istedigim butun mesajlarimi ilettim. Biliyorum cok ciglik yaptigim ama sinirlerime hakim olmamin imkani yoktu. Ertesi gun pazar her bir kimsenin tatil gunu olmasada ekseriyaya hitaben bir tatil var ortada ve kendisinin bu noktada anlayisli olmasi saat 11:40 gibi bir vakitte aramasini engellemesi gerekirdi. Ama o gayet piskin arayabiliyor. Tabi esim misafirleri gecirirken ben guvenligi arayip tlf numaramin nasil izinsiz verildigininde hesabini sormadan edemedim. Cok kizginim, sinirliyim, kirginim. Komsuluk hakki gozettigime inaniyorum ama ben buna ihtimam gosterirken neden karsi taraf ozveride bulunamiyor anlamiyorum. Ust komsum tasindigindan beridir her yikayip astigi nevresim nerdeyse bizim balkon kenarina gelecek sekilde oldugu halde sesimi cikarmadim. Hatta topuklu terliklerle dolasiliyor bazen Asaf Ihsan uykuya zor geciyor sirf bu nedenden, ama yinede ben bu durumu hayatimin merkezine olumsuz bir meseleymis gibi koyup tepki vermiyorum, vermemde. Insanlarin baskalarindan beklentilerinin yukseklik derecelerine sasiyorum dogrusu. Acaba diyorum esinin bir emniyet mensubu yada bir amir olmasimi kendisine bu basakalarina mudahil olma ve kendisini hayatin merkezinde gorme hakkini veren? Eger oyleyse yazik hemde cok, bilmiyorki bana o degil butun dunya toplansa bos eger ki ben hakliysam....

Tuesday, March 16, 2010

Isin ehli olmak yada olmamak!

Buraya tasindigimizdan beridir evin kablo yada kablosal donanimsal islerini yapan memur yada emekci kesimini bir turlu isin ehli goremedim, yada bize oyleleri dek geldi bilemiyorum.

Ev telefonu aldigimiz sirket elemani baglantiyi yapmak icin geldigi gun esimi cepden ariyor(cunku verilen iletisim numarasi o) ve eve ulasmak uzere olduklarini soyluyor. Esimde evde degil isyerinde oldugunu, evde benim oldugumu soyluyor. Adam tabiri caizse uc kagitci bir tip, yok siz olmayinca olmaz, imzaniz sart diyor. Esimde beyfendinin yapmasi gereken is icin ona guzellik olsun diye bana telefon talimatiyla bir miktar para bahsis verdiriyor. Parasinda degilim ama adama verdigim zoraki bahsisin hatta rusvet desem daha dogru olur( bunada dilim varmiyor) haksiz kazancina kazanc kattigini dusunup sinir oluyorum. Hos aklima sikayet etmek gelmedi mi? geldi...ama bu kezde evinde onun vesilesiyle gelecek rizka muhtac olan cocuklarini dusunup vazgectim.

Hele intenet baglantisi icin gelen eleman. Kapidan elimize modem kutusunu tutusturdu. Iki imza aldi gitti. Modemi baglamak, baglantisinin nasil yapildigini gostermek yasakmis(!) Allahim Allahim insan Kadir Inanir'i anip kafa atmayi gecirmiyor degil icinden ya neyse...

Gecn hafta kayinvalide ve peder bize tv almislar hediye. Aldiklari firma TV'yi ve receiveri getirdigi halde, sitenin satelite baglantisini yapan memuru her nedense tesrif edemediler ayni gun. Ertesi gun geldiklerinde esim Izmir'e cokdan yolcu olmustu. Neyse sabah geldi yetkili insan ve yardimcisi. Bana kabloyu nasil salona gecireceklerini soyledi ama kablo salkim sacak olmada tavanin kirisinden gececekti ve ben oyle bir goruntu istemiyordum. Kizimin odasindaki kabloya uzanti yapilip salona cekilebilirdi. Neyse bunu kendini onemli bir isin parcasi goren boynundan kablo sarkitarak kendine ucuk kacik, yada bu onemli bir isin tek mahiri susu veren yetkili kisi, bana donerek bunun nasi olacagini sordu. Bende yerdeki esiksel seyin altindan kablonun gectigini yatak odasi kapisinin altindanda oyle gecip salona gidebilecegini soyledim. Kapinin pervazlarinin yanlarindan gecebilecegini hic dusunemedim. Onlarda zaten bu isi hic yapmamis benden fikir aliyorcasina sordular. Neyse dedigim gibi kablo alttan devam etti ama o esiksel sey sokuldu bir daha yerine takilmadi. Bende yaptiklari isi gormeden, ucretlerini verdim. Daha sonra ne goreyim, kablo ice gomulmemis yuzeysel duruyor o esiksel demir seyde oylece kalmis duruyor. Benim tepem atti. 3 gun sonra esim geldiginde onun tepesi daha cok atti. Dun aksam arayip bu aksamda elemanlari getirtti. Tekrar kablo bagltisi yapildi. Illa cirkeflik yapmak lazim isim duzgun olsun diyorsan. Birde insanlara guvenmemek.


Sonuc, bundan sonra isini iyi takip et!

Sunday, March 14, 2010

Ordan burdan surdan...

Yazdigim onca seyi sildim cunku ustunden nerdeyse iki hafta gecti:) Kizim Turkuazoo'ya gitti, cokda eglendi, bende cok memnun oldum bu duruma. Asaf Ihsan'la henuz cocugu olmayan bir arkadasa gitmistik, gecen haftalardan birinde cok zor bir gundu, bundan sonra cocugu olmayanlara gitmemeyi prensip edinebilirim demistim hatta:P

Gecen haftasonu ve bu haftasonu pek bir yogundu. Zaten her haftamiz yogun masaallah, yogunluk dedigim ise bir yerlere gitmek birilerinin gelmesi, ev icin yeni birseylerin gelmesi monte edilmesi vs vs durumlari.

Esim Persembe sabahi cikip Pazar aksam uzeri dondu konferansdan. Esimin babannesi kaldi bizimle. Hala bizimle. Yaslilar cok alem, bazen ciddi ciddi anlattigi bir duruma gulmemek icin kendimi zor tutuyorum. Ornegin; Mutfak balkonun caminin altindan salonun kiris arkadasinda kalan bolumundeki koltugun uzerinde ogle uykusu yapan babaanneye soguk gelip bogazini kotu yapabiliyor, hatta burnu akmadigi halde kendini nezle hissedebiliyor:)cocuk gibi bile diyemiyorum:))Rabbim her yasimizi hayirli etsin, ihtiyarlik, esini kaybetmis olmak zor seyler, insaallah bunlarla imtihan olmayiz. Insan kendine kalinca, kurcalayacak cok sey buluyor, bulamayinca hastalik turetebiliyor:)

Bu aksam esimin askerden arkadasi, esi ve kizi geldi, cok tatli bir aile. Cok keyifliydi dogrusu. ama cocuklar herzamanki gibi merkezindeydi herseyin:)Bugun ay menusunde"Kiymali borek, ispanakli borek(harikaydi), uyduruk tiramisu, truff,etmekli-patlicanli salata vardi. Yaziyorumki bir daha gelislerinde aynisini yapmiyim:)

Thursday, March 04, 2010

Kizim yarin okuluyla Turkuazoo'ya gidecek. Baktik cok hevesli babasiyla gitmesine izin verdik. Dun izin kagidini imzalayip, ucretini ilistirdim cantasina. Yarin gidiyorlar, bende iznimden vazgecmis gibiyim. Esimde ne olacak atla deva degil ya gidip gelecekler diyor..Benimse "ya kaybolursa" ya oyle olursa ya boyle olursa gibi bir suru kuruntular zihnimde. Bende gitmeyi dusundum bu kez Asaf Ihsan bana zorluk cikaracak biliyorum, onu gozetmekden ziyade kardesinin pesinden kosacagim...Annelik ne zor sey!

Bugun kendisi inmek istedi asansorle,servise kendi binecekti"Dila kendisi iniyormus, annesi pencereden bakiyormus". serviste o inene kadar gitmis mi, nasi korkmus, ben nasi panik oldum, penecereden bakarken," nerdesiniz geldinizmi Aslihan'i aldiniz degil mi", diye sorarken.
" Yok biz okula geldik suan, iki kez caldirdik sizi, uyuyya kalmissinizdir diye dusunduk" dediklerinde endisemi anlatamam. Hemen asansore kostum, digeriyle inicem baktim zemini asagida duruyor gecen gunde tamirden gecmisti zaten, binmedim, bizim tarafdakini cagracaktim, baktim geliyor, icinden Aslihan cikti, korkmus, kalbi pit pit atiyordu, yuzunde endiseli bir ifade... Ben goturdum sonra okula...Iste biraz buda etkili oldu endiselerimin artmasinda. Gitsin mi gitmesin mi dusunuyorum hala...

Wednesday, March 03, 2010

Su

Dunden kalan, kahvalti oncesi mikrodalgada isittigim simit ve cay+labne...ben bayiliyorum bu ucluye:)) Keyifli keyifli oturuyorum ama elbet benimde oldu sIkIntim sabah sabah...

Uyandikdan hemen sonra"sular yok anneeee"sesiyle irkildim. Sular kesilmiyor normalde, cunku kontorlu, kartla dolum yapiliyor su saatine, bizim evdeki yedek karti gecenlerde kullandik, esimede soyleniyordum dolduralim karti diye. Neyse hasili kelam sular kesik ben kafa yenik, esimi aradim, her kadin gibi"demistim dimi"sersenisleriyle. Bilmiyorumda nerde satilir, nerden karta dolum yapilir.Allah'dan guvenlik denen birsey var sitede sagolsunlar varolsunlar gittiler aldilar geldiler karti doldurup getirdiler, birde su saatine yuklediler. Bir saat gecikmeyle suya kavustum sukurler olsun, Allah kimseleri susuzlukla imtihan etmesin, tasima suya mahkum etmesin... Dunyamizda hala tasima suyla is goren insanlar oldugunu dusununce ne kadar sukretsek az, iyiki bu imkanlar icindeyiz...

Tuesday, March 02, 2010

MIM

Seyma mimleyeli cok oldu, ama ben bu mimler hususunda oteden beridir pek bir yavasimdir, vaktim olur aklima gelmez, aklima gelir vaktim olmaz..Iitraf ediyorum cantamin icindeki fisleri, attim onlarla birlikde hayli daginikdi cunku, bu en son duzenlenmis hali:PP kagit ve islak mendiller her zaman bulundururum ama bu haftasonunu cocuklar nezle gecirince kalmamis cantamda tek eksik onlar birde Asaf Ihsan'in yedek camasirlari. Hemen her cantamda bir bez poset kutusu olmasa bile bir bez poseti bulunur. Su turunculu pembeli icinden yezil poset fiskiran sey. Birde disposal kagit gibi alt degistirme bezlerinden olur, oda eksikmis simdi gordum:)Araba anahtarida bugun girmisti cantama, her zaman olmuyor. Gozlugu tasiyorumda bir kere cikarmiyorum kabindan, oyle okuyorum kitabimi. Kitap muhakkak tasiyorum ister arabayi kullaniyim ister kullanmayim, dursun belki bir yerde beklerim canim sIkIlmasin:PPsekeri annem vermisti taaa ne zaman kalmis. kizimin tokasi gecen haftalardan kalma.Krem hep tasinirim tasimasamda arabada olur zaten. Hand stenizer her bir yaninimizda var, cantada arabada, evdekileri gecende arabaya tasidim pek kalabalik gozuktu gozume:POralarda duran kucuk bir cantacik var makyaj malzemelerini koydugumuz kucuk seyelrden. Iste onun icinde, ayna, cocuklarin benim nufus cuzdanlari birde koku bulunur, birde tesbih. Tarak benim onceden yanimda tasidigim seylerdendi ama sagoolsun cocuklar birakmiyor. Su yazin muhakkak olur. Evet ya cok sey tasiyorum ondan belkide kas yapiyor kollarim:)))

Edit: Mimlemeyi unutmusum ben:)Sena ve Bera'nin seker anneleri Ozlemcim ve harika esarplarin adresi Victoracim fotograflari bekliyorum:)

Monday, March 01, 2010

dert?

Haftasonu ordan oraya giderken biraz okudum kitabimi, hala arabada, gun icinde bir inip alamadim.Usengeclik,tembellik,simdide uyuyamiyorum...

Gunler su oldu akip gidiyor demistim ya hala devam ediyor po hizda gurul gurul akmaya..

Haftasonu kardesler,anneler,babalar birlikteydik,guzel gecti gecmesine de, Asaf Ihsan yorgunlugumda bir hayli ustumde,ailede halime acimayan yok, herkes kiyisindan kosesinden tutuyor isin ama cooook hareketli,hepimizi en cokda beni yoruyor...Bilemiyorum halimiz ne olacak boyle...

Su siralar evin tullerine taktim, begenmiyorum, aslinda soyle soyliyim yatak odasininkini ozellikle begenmiyorum. tulcuyede uyuz oluyorum. Ucuz ucuz ama guzel guzel tuller gordukce sinirim iyice tepeme firliyor, millet yari paraya ne tuller ne modeller yaptirmis,biz duz duz tullere,puffff neyse...

Bugun temizlikde cok derine inmeyecektim,ama dayanamadim,yine ortaligi kaldirdim,birde ustune baska bir suru is, kucuk kimyon kavanozunu dokulmesi mutfak temizligim,oglanin yikanmasi...hatirlaken yoruluyorum...

Saat bakiyorum,salon icin benim begendiklerimi esim begenmiyor,onunkileri ben,salona aldigimiz saat yatak odasi saati gibi. Begendigim bir tane var netten, onunda fiyati yuksekmis,bana kalsa alicamda....Saatciler carsisi falan yokmu acaba, nerden bulunur,nerden bakilir cesit cesit guzel saatler?

Dunyanin binbir derdi icinde dertlerimi yazarken utaniyorum,ama yazmayyincada rahatlayamiyorum, bu benimterapi yontemim:)

Friday, February 26, 2010

"Üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için:
Bir: Kelimeler.
İki: Aşk.
Üç: Annelik duygusu

Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva''ya kaldı.

Ama aşk çok ağırdı.

İkisinin de, aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. Yarısın......ı Adem sırtlandı, aşkın yarısı Havva''ya kaldı.

Öyle sert düştüler ki dünyaya, bu fenaya, Adem''in dizlerinin bağı çözüldü, ciğerleri yandı. Nutku tutuldu. Üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu. Sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.

Aşk? Daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. Kabına sığmamıştı. Bir yarısı yollarda kayboldu. Getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.

O gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu.

Annelik duygusu?

Havva''nın cennet duygusu.Gönül evinde, kadın bedeninde, tastamam duruyordu.

NAZAN BEKİROĞLU"

*

Bir Kandilin Ardindan...

Aslinda kandil oncesi sorulmasi gereken bir soru geldi aklima"sizin oralarda kandil gunu neler yapillir?" Bazi yerlerde hamur kizartilip dagitilir, bazi yerlerde helva yapilir. Ornegin bizim oralarda irmik helvasi yapilir ve komsulara dagitilir hayir niyetine. NY'daki ilk yillarimizda yasadigimiz binada Turk aile ve ogrenci coktu. Oyle olunca ben yeni evliykende, aileden gordugum bu kandil gelenegini vatandan uzakda gerceklestirebilmistim. Dunde yeni evimizde ilk kandilimizdi. Niyetimde olmasina ragmen cok da enerjim yoktu helva yapip dagitmaya. Hayir islerin muzur manileri olur dusturunca koyuldum ise. Bizim kattaki komsularima ve nezamandir tanismayi dusundugum alt kat komsuma da ikramettim. Onlar memnun ben memnun:)

Bu adetler kucucuk minicik,hatta bazilari icin gereksiz gibi gorulsede, ben bizi biz yapan bu minicik seyleri cok seviyorum. Istiyorumki kizim benden bunlari gorsun ve ileride bunlari uygulasin.Unutulmasin, toz tutmasin bu guzelliklerin ustu.

Kandil hediyesi, esim A.Aslihan'a puzzle almis, oglanada cool bir araba:) bende Aslihan'a kandil niyetine degil ama disi dustugu icin dis hediyesi oyuncak bir gitar aldim. Cocuklar icin harika bir gun oldugunu soylemeliyim. Kandil farkini yasatmis olduk onlara...

Wednesday, February 24, 2010

...

Gecenin bir yarisi uyandim. Ruyamda kurabiyeler ucusuyordu,ben bisiler yiyordum. Dun misafirlerim vardi ve ben butun gun sakin sakin yavas yavas yiyemedim(buarada cok yavas yerim ben,yavas yemezsem doydugumu anlamam) oyle oluncada bol yemeli ruya gordum:P Birde ruyamda zayif kalmanin sirrini veriyordum:P Dun misarfirlerim icin ;mercimek corbasi, kagit kebab,icli kofte-bu tarifi Seyma'dan aldim,bayildim,iki gundur icli kofte yapiyorum:))-pilav,kabakli yogurt salatasi, lahana kavurmasi,salata,firin sutlac ve bir onceki postun tatlisi yaptim. Yarin, aslinda bugun demeliyim komsum oglu icin mevlid okutturacakmis. Oglumla rahat edemeyecegimi bile bilede gitmek istemiyorum ama yarin kandil oldugu icin gidebilirim. Hatta bir kandil klasigi irmik helvasi ve kandil simitide yapabilirim.

Kandiliniz simdiden mubarek olsun!

Sunday, February 21, 2010

Gecen postun tatlisi ve Bean Burger.

Bu tatli tamamen uydurma olmasada, uyduruk bir sey yine:P Sauvyer biskuvileri sutle islatip, en kucuk boy kare yada dikdortgen borcama diziyorum sira sira. Ustune 1 dk cirptigim hazir vanilyali dolgu kremasi. En ustede bir bardakdan iki parmak eksik sivi kremayi kaynatip icine 140 gr kadar cikolata katip(bitter-sutlu, ama tamamen bitter olunca daha guzel oluyor) cikolata sos hazirliyorum ve sonrada boca ediyorum. Buzdolabinda da biraz sogumasini bekleyince harika oluyor. Yapilis suresi max. 10 dk. ama lezzet olarak harika birsey! Esim kolay begenen biri degildir, ama bunu cok seviyor.

Bu haftasonu yine pek hizli gecti. Ilk defa Turkiye'de Burger King'de yedim. NY'daykende sadece Sundae pie'lardan almak icin ugradigimiz bir yerdi. Ordayken hic duymadim ama Turkiye'deki Burger'larda Bean Burger oldugunu duyunca bu haftasonu denemek icin solugu Burger'da aldik. Pek tabi ailedeki tek vejeteryan ben oldugumdan deneyende ben oluyorum. Gercekden guzeldi. Disarida Kasarli Pide, peymacun, firin makarna, Ispanakli Pide seceneklerimin yanina birde Bean Burger eklendi sukur. Buarada bugunden suphesiz en keyif alan kizimdi, biz o yerken esimle bakisip durduk. Disarida yedigimiz her zaman oldugu gibi sasirip kaldik:) Bizim icin Bean Burger bahane kizima disarida yemek keyfini yasatmak sahane oldu:P Onceden aramizda esprisi konusuydu, "Aslihan paketlenmis seyleri yer" olusu:P

Friday, February 19, 2010

Satranc!

Kizimin bir onceki gittigi anaokul da stranc gibi bir aktivite dersi yoktu. Burdada yaklasik 1.5aydir oynuyor. Babasi gecenler,"satranc nasi bir oyun "diye sordugunda;
-Babacim bak, beyaz taslar siyah taslari yeniyor, bazenleride siyah taslar beyaz taslari yeniyor,kimin kazandigi tasi fazlaysa o oyunu kazaniyor!
-Peki sen hic kazandin mi?
-yok,ben cok basarili degilim,ama bir kere Kaan'la oynarken Kaan beni yendi ama sonra ben onu yenmistim.
-himm Kaan bilerek yeniliyor olmasin!
:)))))ben burda koptum,her kiz babasi gibi illla isi muziplige vuracak!
Esimin tarafindan buyuk teyzemiz bize ev hediyesi bu cay makinasini almis. Aslinda onceden biliyordum boyle birsey alacagini. Kayinvalidem soylemisti. "Hic gerek yok anne, ben onlari pek sevmiyorum mutfakda kalabalik"diyecektim ki Allah'dan dememisim:P Bana kalsa almazdim bu harika seyden de mahrum kalabilirdim. Iyiki almis,sagolsun varolsun:) Dusundugumun otesinde pek kullanisli, kesinlikle bir mutfakda olmali!Mutfakdaki her birseylede uyumlu oldu rengi, oyle oluncada daha bi cok sevdim dogrusu:)))

Wednesday, February 17, 2010

Gecen hafta ve bu hafta misafirlerime yapmistim. Ancak bu kadarini goruntuleyebildim, cunku ben misafirim geldikden sonra masayi fotograflamakdan cok cekinir hatta utanirim:)Yanda duran cikolatali sey cok aam cok guzeldi, fakat yaptikdan iki gun sonra dolapda kalan tek dilimi ne esim ne ben yedik, baska bisiler yedik belki ona sira gelmedi bilmiyorum, artik baktim ustu sertlesmeye basliyor yiyimde bitsin dedigim anda fotografinida cekeyim goruntu kotu olsada hic degilse nasi bisi olur fikir olsun diye dusundum.Tariflerin hepsini tek tek yazamasamda insaallah vakit buldugumda cikolatali olani yazacagim, buarada kahvalti masasi misafir masasi degildi:P

Thursday, February 11, 2010

Kalp kutu


Carrefour'dan 3 liraya aldigim kutu:)pek sirincik degil mi?

Elma sen ne guzel seysin:P


Fotograf makinem dun geldi,bende bugun fotograf cekmeye basladim:P Gec bir sabah kahvaltisinin ardindan dun yaptigim tatlidan yiyorum. Pek bir albenisiz, ama pek guzel bir tarif. Tamamen uydurma diyemeyecegim,cunku esinlenme var bir yerlerden ama ben biraz daha hatta birazdan daha fazla farkli yaptim:) Gecen hafta annemler gelirken bir suru meyve getirmisler,bizde evde varolan meyvelere ek bir suru almistik. Oyle olunca evin her yanindan meyveler fiskiriyor:P Bari elmalari azaltiyimdiye dusundum ve bu tatli geldi aklima. Her birseyi goz karari. Elmali kurabiyenin ic malzemesiyle ayni yapilisi. Elmalari rendele,uzerine bolca tozsekeri ve tarcin pisir. Sonrada ceviz ilave et.Olay budur:P Hazirlanan harcin bir kismini, sute batirilip cikarilmak suretiyle islatilmis ve borcama dizilmis petit bourre(boyle mi yaziliyordu?) biskuvilerin uzerine yayiyozu. Ikinci asama ayni ilk asamada oldugu gibi,son kisimda biskuvi asamasi sabit,bu kez hazir dolgu kremasini bir dakika cirpip uzerine koyuyoruz. En son buzdolabinda biraz sogumasini bekliyoruz,sonrada dilimdilim yiyoruz:P Pek hafif pek leziz birsey. Bizde malum elmalar cok olunca elma katmanlari pek bir kalin olmus,siz daha makul daha olculu yaparsiniz,ama biz boylesinide sevdik:)

Monday, February 08, 2010

Haftasonu,alisveris...


Haftasonu Ikea'daydik. Yukaridaki kavanozdan aldim. Uzunlarini seker,un ve pirincle doldurdum.Kisalarida bakliyatlar icin. NY'daykende bunlardan kullanirdim,cok kullanisli oldugu icin yine mutfagi bunlarla doldurdum. Baska kavonozlarimda var ama bunlarin yeri baska:)
Tabi Ikea'ya demisken restoran bolumunude tavsiye etmeden olmaz. Biz cok begeniyoruz,hele yemekden sonra sadece bir fincanina para odeyip sinirsiz cay-kahve icmek gibi keyiflisi yok:P resmen caya doyup oyle kalkiyorum, benim en buyuk sIkIntimdir. Disarida yemek yerim ama cay da icmek isterim,hic bir zaman yemek sonrasi "tamam iste budur" diyip icmedim cayi. Ama Ikea'da sallama caylarin olmasi rahatlik, zaten acik ictigim icin bana avantaj oluyor bu durum. Istedigim dem kivamini yakalayinca cikariyorum cay posetini icinden.
Birde eger ki Anadolu Yakasinda olup gitmediyseniz,Umraniye Carrefourre onerecegim. Suana kadar gittiklerim icinde en kapsamlisi. Ozellikle kirtasiye bolumunu cok sevdim. 5 liraya cok guzel 6 renkde oyun hamuru aldim. Normalde acikda kalsin cok cabuk kururlar,dun aksamdan kalan oyun hamurlarini bu sabah kutularina koydum,nerdeyse hic kurumamisti. Sonra yine kirtasiye bolumunde satilan cok shIk kutular vardi,tanesi 3 lira 5 liraydi. Fotograf makineme henuz kavusamadigimdan fotografi yok. Kalp seklinde olanindan aldik biz, gayet buyukce birsey ve 3 lira sadece.Acikcasi o guzellikde kutularin o fiyata olabilecegine inanamadim, o yuzden sadece bir tane aldim,kasadanda donusum olamadi,malum Pazar gunuydu. Cok amacli kullanilabilecek kutular,isterseniz icine toka,vs ivirti zivirti doldurun,ister dikis kutusu yapin,isterseniz yaptiginiz kurabiye,kek vs..leri doldurup arkadasiniza goturun.Simdi aklimda;eger kaldiysa kutulardan ve oyun hamurlarin almak var.

Friday, February 05, 2010

Friends...

Merak ediyorum "Friends" dizisini sevmeyen varmidir?Yillar oldu biteli ama ben eski bolumlerine takik izliyorum. Bugun youtube'den eski bolumlerin best of larina baktim,koptum resmen. Biri beni bilgisayar karsisinda karnini tuta tuta gulerken gorse kesin deli derdi:P Bir bolumu defalarca izlesemde yine ayni ask ve sevkle izliyor, kahkahalarla gulebiliyorum. Friends'in uzerinede dizi tanimiyorum...Ama pek tabi kendime huzunlenecek birsey buluyorum bittiginde... Yillar yillar onceydi,ben o donemler VA yasiyordum, hazirliktaydim. Ingilizcem hic de iyi degildi,friends i captionla izlerdim:) okuyup anlayip geriden gulerdim:P hey gidi gunler:)

Olmak yada olmamak!

Son zamanlarda aramiz pek hos degildi. Onceden ne cok severdim. Simdilerde sadece mecbur oldugumdan elime aldigim birsey oldu. Cunku Mayis'dan beri aklimda baskasi var ama hala alamadigim. Hal boyleyken ondan baska fotograf makinemde olmayinca mecbur elime aldigim birsey oluyordu ta ki haftasonu onu esimin erkek kardesine gecici bir sure icin verene kadar. Iyi yada kotu ne cok is goruyormus.Meger oda hayatimin onemli bir unsuru olmus:) Ablasi okula giderken,onun asansore binisini, kapidan cikardigi kafasi ve arkaya dogru havaya kalkmis bir bacakla izleyen kardesin goruntusunu alamadim ya icimde kaldi!, bir dahaki karda pencerenin hemen karsinda duran kamelyanin aldigi o guzel hali cekecektim halbuki! ve aksam isiklandirilmis havuzun etrafinda karlardan mutevellit olusan o sirinlikde goruntulenebilmeliydi.Oda baska bir zamana kaldi. Hele dun Aslihan'in okuldan iki kuyruk yapilmis saclarinin ustune kondurulmus Victora'nin hediyesi tokalarla olan o guzelligi gorulmeliydi! yada dun aksam cikolatali keki cirpan kucuk pastaci sirinligi fotograflansa nasi olurdu!

Wednesday, February 03, 2010

Esrap,Victora!

Kac zamandir siparisini vermis bekliyordum. Sagolsun Aysegul nami diger Victora, isini cok iyi yapan bir hatun. Buldugu zaman bile ya dikisini ya ipegini cok begenmedigi icin almadi. Bende sabirli bir insanim, gec olsun guc olmasin, sonunda iyisi olacaksa beklerim, mantigindayim. Oyle olunca yaklasik 1 aydir begendigim esarp icin bekliyordum. Gecen haftasonu blogunu guncelledigini gordum bir de istedigim esarbi. Hemen email atayim diye dusundum ama baktim o benden once davranmis:)Bugunde postadan esarbim geldi, yaninda kizima ve bana extra hediyelerle!Cok ama cok tesekkurler canim.

Benim gibi ipegi nasildir, acaba hos dururmu taktigimda, gibi dusunuyorsaniz, sizi rahatlatiyim, gercekden denildigi gibi kaliteli duran sIk ipek esarplar. O kaliteye o fiyatlarda cok cok uygun. Birde basortuyu taktiginizda onunun duzgun durmasinda hassasaniz tam size gore!(ben degilim, benim esarplarim hep duzgun durur dermisim:P) Tekrar tesekkurler Aysegul! Harikasin,iyiki varsin:)

Monday, February 01, 2010

Bugun bahardan bir gun var Istanbul'da,kac gunlerdir suren kar ve yagmurun ustune harika oldu bugun!

Evin rutin islerinin disina cikip baska isler yaptim:) annemin cevizli boregi,kayinvalidemin gozlemeleri ve sabah cayi esliginde kahvaltimi yapip, Asaf Ihsan'in uyku vakti gelmeden kendimizi disariya atalim dedim.Hos bugun arabayla deneme surusu gunumdu:P Ihsan yavrucumakli basinda bir cocuk olsa hic binermiydi arabaya:PPbugun pek bir hevesli bindi:)Arabayi iki kere stopladim,yilmadim yinede su cevrede tur attim, birde yollari bilsem deli gibi himm suradan soyle yapsam boyle etsem diye diye bir o yoldan bir bu yoldan gide gide evin yolunu buldum:)Arabaya vites takmak kabusum oldu baska ama baktim alistim. Alara Aslihan'a supriz bir ziyaret bile yaptik,ogretmeniyle lafladik ciktik:) donus yolunda elimi arabada bir yere carptimsilecekler calisti,onlari kapatayim derken sanirim sis lambalarini actim:)ay Allahim elimordan oraya gidip bir tarafdan da yola bakiyorum,acayip komikdi halim. Su site girisine kadar hepsini kapatabilsem bari diye gecirdim icimden:) site guvenligi basta olmak uzere,konu komsu beni gorupde gulme komasina girmesin diye:)dusunsenize hava gunluk guneslik silecekler calisiyor birde nasil sanki sakir sakir yagmur yagiyormus gibi hizli:)aklima geldikce kopuyorum:))) Sag selamet evimize ulastik,arabayi park ettim,sonra farlar acik uyarisini gordum, kapattimvs.Asaf Ihsan'i arabadan indirdim sasilacak sey ilk defa tekrar binmek istedi:)cocuk maceraya doymadi:PHasili kelam bu vites isi zor,bir an once otomatige gecmek lazim, Turkiye'de benzin fiyatlari neden bu kadar pahali, duysun sesimi birileri benzin fiyatlari dussun bizde otomatik alalim:)

Thursday, January 28, 2010

Gunun ikinci postu:)

Gecen hafta aldigimiz pantolonlarin paca boyu ayarlamasi bir gun surecekti ve biz gidip alabilecektik. Araya kar-buz girince gidip almak dun aksama kaldi. Evde de misafirler olunca bakamadim posetlere. Bugun pantolonumu posetten cikarirken supriz oldu katalog bana, hos kista bitiyor (her nekadar bitiyor gozukmesede officially sunun surasinda bir ay var). 2009-2010 kis kreasyonunda harika seyler gordum. Nerde mi iste surda. Belki indirime duserde visne curugu rengindeki palto-ceket arasi olan seyi alabilirim:P Ama onunla ne kombinlenir pekde fikrim yok, yada giyebilirmiyim, yoksa dolap mi bekler? Ama kullanabilecekler verdigim linkdeki e-kataloga bir baksinlar. Birde beyaz bir bluz var, keske uzun kollu olsaymis ne hos durmus o tuylu-muylu seyle:P

Bir tatli, alinti:)

Gecen gunlerden birinde su tatliyi yaptim, esimde bende bayildik, hatta hatta sutlu tatlilarla arasi iyi olan A.Aslihan bile yedi bir dilim. Oncesinde buna benzer bir tarifi kullanirdim,ama zaman icinde yapmaya yapmaya unuttum. Eger esim tereyagini seviyor olsaydi, siviyag yerine tereyagi koymak isterdim. Oyle daha lezzetli olacagini dusunuyorum. Deneyin pisman olmayacaksiniz:P

Monday, January 25, 2010

Canim SIkkIN

Bugun canim pek bir sIkkIndi, bilgisayarimda sorunlar var ve benim butun gunumu aldi cozmeye calismak, hala basarabilmis degilim. Ustune A.Aslihan'in okuluda tatildi. Allahim Allahim iki cocuk ve bilgisayar tamiri, bir yandanda evin ivir zivir isleri kafayi siyirmadan gunu tamamliyorum sukur. Icimden bolca "Allahim yasadigim anin guzel yonlerini gorebileyim "diye dua ettim. Su son denedigim seyde bitsin uyuyacagim insaallah!Oldu oldu olmadi sanirim bu laptopi bir guzel dovucem:)bir daha da HP almayacagim. Cunku ayni sorunu yasayan oyle cok kimse varki. Tabi vista kaynakli problemlerde var,aman neyse...uffff, puffff:(

Friday, January 22, 2010

Cakma Etli Ekmek:PPP

Su siralar nezaman disarida bisiler yiyecek olsak Etli Ekmek diye bir yerden esim etlisini bende ispanaklisini yiyoruz. Konya yoresi takiliyoruz su sira:P A. Aslihan bizimle takilmasada, Asaf Ihsan bayilarak yiyor:) Bende bu sabah kahvaltiyi gec yaptim, kahvaltiyada bunu yaptim. Evet gec yapinca ne olursa yiyorum dermisim:P Tadi guzeldi pek tabi disarida yedigimizin birebir aynisi degildi, ama denemeye deger. Pratik ve yapim kolayligina ragmen pek bir lezzetli. Buarada yemek blogu sahiplerinin onunde saygiyla egiliyorum:) pek zorlandim fotograflarken bu ilk vede son:P

Thursday, January 21, 2010

Large olmak yada olmamak:)))

Bugun esime pantolon aldik bir magzadan, ustunede gomlek bakiyorduk. Esimle bir tanesini begendik, bize yardimci olan beye sordu;
-bunun bedenleri vardir degil mi?
-buyuk bedenlere bakmam lazim var mi
-buyuk beden derken, large dimi
-yok Xlarge bakmam lazim
-ben xlarge mi giyiyorum, xlarge mi almam lazim? diye yuzunde saskin mahzun bir ifadeyle sorushu vardiki, aklima geldikce guluyorum, cocuklarin yaptiklari onca afacanliga ragmen aklimda aksamin yorgunlugundan ziyade, esimin yuzunun, buyuk beden oldugunu bilirkisi agzindan duymasinin saskinligiyla aldigi ifade vardi. Gerci o bakindimiz markanin kaliplari gercekden kucuk, fit kesim, oyle olunca esim hakli sasirmakda:)yoksa benim canim large giyiyor, xlarge degil:))Sen cok yasa sempatik, karizmatik insan:)

Wednesday, January 20, 2010

Sag elimin orta parmaginin en ust bogumunda bir cizgi halinde yara olustu. Iki gundur canimi acitiyor. Bir eczaneye gidip antibiyotik krem almadim ya, ne diyim kendime bilemiyorum!Buraya yaziyimda bari beynime iyice yerlessin, yarin krem almayi unutma!

Friday, January 15, 2010

Yeni yeni...

Cocuklugumdan beri kalabaliklari sevdim. Kalabalik bir ailede buyudum, bunun etkisi coktu belki...Etrafimda birileri olmali ben birileriyle gorusmeliyim, halim hatrim sorulmali, ayni zamanda sormaliyim. Birilerine bukadar bagli birlikde yasami cok seven ben, itiraf ediyorum son bir yildir sadece esim ve cocuklarimla olmayi cok ozledim, kendi halimde kendi yasantimda olmayi. Cok sukur 9 Ocak'dan bu yana biz sadece biziz, yeni evimizde, bize yeni bir semtte bize yeni insanlarla devam ediyoruz hayatimiza...Mutluyum hemde cok. Sizin yada esinizin ailesi yada konforunuz nekadar iyi olursa olsun insanin kendi evi gibisi yok! Cok sukur gec oldu guc olmadi, hersey iki gunde yoluna girdi duzenimiz oturdu. Saglik sihhat yerinde. 7 yil once evimizi yerlestirirken duydugum heyecandan fazlasini yeni evimde duydum(k). Aldigimiz bazi seyleri hatirlamazken bazilarina ne guzel seyler begenmisim, yada ne gereksiz birsey almisim diye baktim, sevdim durdum:P

Sunday, December 27, 2009

Yilbasi, AVM'ler, blaa, blaaaa...

Gecen sene bu tarihlerde AVM'lere gidip alisveris yapmamistim, Turkiye'de ilk aylarimizdi esim askerdi. Ne yalan soyliyim yurda donus yaptigimiz ilk zamanlar bana sokaklar, caddeler, AVM'ler pek guven vermiyordu, urkuyordum. Bes yil gelmeyince yurda, sadece gazete ve TV'den haberlerle takip edince olanlari, saniyordum ki her kose basi kapkacci, tinerci... Nasil yani?boyle dusunmek simariklik, gormemislik demeyin. Kimseye yuksek yuksek tepelerden bakmam bakmadim da. Omrumun nerdeyse 10 yili yurtdisinda olmayla, yada gidip gelmeyle gecti, oyle olunca cok da iyi biliyor degilim Turkiye'nin ahvalini...

Asil yazmak istedigim sey bu olmasada, konuyla ileride baglantili bir aciklama oldugunu dusunuyorum:)

Dun bir AVM'ne gittik. Onceden bu kadar cok yapilirmiydi yilbasi alisverisi bilmiyorum. Ben hep bunu yabacilara ait birseymis gibi dusunurdum. Baktim Turkiye'de de ciddi bir sektor olmus, sasirdim...Kotu mu degil bence cunku Boyner'den 4 tane parfumu nerdeyse Macys'den aldigimiz fiyatlara aldik bu indirimle,tamam cok az biraz daha pahali oldu ama, Turkiye sartlarinda o fiyatada zor bulunurdu o parfumler. Aklinizda bulunsun Boyner yada baska bir yer kesinlikle parfumler regular zamanlarda olan astronomik fiyatlarin bir hayli altinda...

Bugunde Istinye Park'daydik, sanirim bir daha asla yilbasi oncesindeki son haftasonu gitmem! Oyle kalabalik, oyle yorucuyduki anlatamam! O kadar yol geldik, bari az da olsa girip cikalim dedik.Gap, Mother care,Mudo, Boyner, C&A girdigimiz ama sadece belli reyonlarina ugradigimiz magzalar ve inanilmaz indirimler var, resmen talan edilmisler. Textilde bir cok urunun size i kalmamis. Mudo'da daha once gordugumu, o zaman "ya simdi nereye koyacaz bunu! nasi olsa burda" diye dusundugumuz deri pufu bulamadik, pek uzgun ve de suzgunum! Ama mutfak ve banyo kisminda cok indirim var ilgilenenlere:)Gerci Esse'ye de bakmayi cok isterdim bana gore Esse fiyatlarda, Mudo'dan daha uygun mutfak arac ve gerecde...

Hasili kelam yilbasi icin hediye dusunuyor yada yilbasi indirimlerinden faydalanmak istiyorsaniz sakin ha yilbasinin hemen oncesindeki haftasonu hic bir AVM'ye gitmeyin derim! Kalin saglicakla:)

Thursday, December 24, 2009

Burun, muhim sey!

Aslihan, bebekken sIk sIk nezle olurdu....hatta ilk nezlesini oldugunda 20 kusur gunluktu...

6-7 aylik oldugu bir gun doktora getirmistik onu. Gripsel bir haldeydi Aslihan. Acildeki doktor cok heyecanli panik bir interndu, ama o zaman cok guzel bir bilgi vermisti...Bebeginizin burnunu temizlerken, spreyi burun deligine sIktiktan sonra 5-10 sn bekleyin, diger deligi yandan baskiyla kapatin, diger burun deliginden burun pompasi (aspiratorumu demiyilim) ile mukusu cekin, sonra diger burun deligine ayni islemi uygulayin, rahat nefes almasina ve uyumasina yardim etmis olursunuz demisdi...Ne zaman cocuklarin burnu tikansa cocuklar musade ettigi olcude uyguladigim bir yontemdir. Bugunde "Doktorum"programini izlerken hemen hemen ayni bilgi paylasilinca burayada yazayim istedim, belki bilmeyen birileri olabilir diye... Birde bugun evde hazirlanabilen bir solusyon soylendi; 1 su bardagi ilik suya 1 cay kasigi tuz ve bir cay kasigi karbonat koyup karisitiriliyor, hepsi bu! dogal solusyonda hazir, birde enjeksiyon oldumu kolaylikla uygulanir...

PS:kac gundur grip nezle havasinda dolanmaktayiz, oglanin burnunu boyle temizliyorum ama yinede o kucuk burun ne kadar kisa surede bir suru mukus uretiyor bunyesinde hayretler icinde kaliyorum!

Tuesday, December 22, 2009

Yemek Pisirici(!)

Gectigimiz hafta esimin yaptigi isi Aslihan'dan ogrenen servis hostemiz ayni zamanda servis soforumuzun esi, bana ilac siparisleri verdi:)Bunun uzerine Aslihan'a babasiyla sorduk,

-baban ne is yapiyor, meslegi ne?
-.....firmasinda calisiyor, ....mud...
-peki annen ne is yapiyor, yada soyle sorayim Aslihan'cim benim meslegim ne?
-sen mi, iiiii, himmm, yemek isi yapiyorsun, yemeklerimizi sen yapiyorsun, senin isin yemek pisirici!
-(!!!!!!)

e kizim ben sana ne diyim, NY'da onca sene bosuna dirsek curutmusum ya!!! ne guzel kisa kisa cumlelerinde ozetledin durumumu:PPP

Tuesday, December 15, 2009

Takinti!

Uzun zaman oldu buraya birseyler yazmayi....bakiyorumda blogun isminide degistireli baya olmus... Hangi bloga ne yazacagimi sasirdim, ne cok blog acmisim. Bugun kac sene once baska bir blog saglayicisinda actigim bir baska bloga baktim, oyle aklima geleni yazdigim bir yer, guzelde seyler yazmisim ama neden onlari buraya tasimamisim bilmiyorum... Alara Aslihan'in gunlugunden hala kopamiyorum, hatta blogspottaki blogu birakip onami yazmaya devam etsem diyorum yada ikisini bir web sayfasinda toplasam. Hayirlisiyla su eve bir tasinalim, bol bol vaktim olacak diye dusunuyorum.... Insaallah hayirlisiyla...Su siralar manevi anlamda kendimi cok bosladigimi dusunuyorum, aklim fikrim evin neresi nasi olsunda, annem dun"kizim kendini topla aaaa bu kadar insan evin icine duser mi, baska sey yok mu dusunecegin, yavrum Allah saglik sihhat versin, birak artik evin orasina burasina ne yaptiracagini dusunmeyi"dedi. BIraz kendime geldim, gecenlerde bir arkadasin face'de kendi fotolarindan birinin altina yazdigi bir yorum geldi aklima, ahiret kapisinda o markaya, bu markaya, yada ona buna odedigim faturalarin cogunlugu bana bir ayricalik saglamayacgi gibi daha cok vebal sahibi yapacak...Allah'im hayirisiyla su ev icin herseyin iyisi olsun takintimdan beni kurtar! daha makul bir insan olayim, su eve alinacak esyalarla alakali takintim gecsin... Buarada buzdolaplari iki kapili olan ama yanyana iki kapili olanlar, memnunmusunuz o modelden?

Thursday, October 08, 2009

Peynir yenmiyor mu?Oyle ise..

Beyaz peyniri cok tuketen hatta cok seven bir aile degiliz. Aslinda ailenin peyniri cok seven uyesi olan, ben bile zaman icerisinde peynire olan bu muhabbetsizlikden irade disi etkilenip kahvalti sofralarinda cokda aramaz oldum. Ama beyaz peynir dolabimizdan hic bir zaman eksik olmadi, kah boregin icinde kah firin makarnada yada muvcerde oldu...Ama hicbirisinde gecen gun yaptigim peynir toplarinda oldugu gibi sevilerek yenilmedi! Yemekteyiz programi vardi TV'de yarismacinin "simdi sirada peynir toplari var"dedigini duydum ama o sirada elzem olan baska mesguliyetimden ne malzeme listesini duyabildim ne de yapilisini gorebildim, ama umidimi kaybetmeyip programin geri kalnini izlerken icindeki malzemeler yumurta haric olcusuz sayildi. Bende o aksam 50-100 gr arasi bir peynire, 2-3 dilim rondodan gecirilmis ekmek,bir kucuk sogan, biraz maydonoz, bir yumurta, cok az tuz, karabiber, kirmizi biberi katip karistirip kucuk kucuk toplar elde ettim, sonrada onlari kizarttim, yagin bol olmasi onemli cunku yuvarlacik olduklarindan bol yagda iyi kizariyorlar. Aslinda peynir severligimden oturu kendim icin yaptigim bu peynir toplarinin yaridan fazlasini labneden baska peynir sevmeyen kizim lupletti"himmm cok guzelmis annecim bu yaaaa!" diyerek hemde:))bir tanede oglum yedi, banada sanirim 4-5 tane kaldi ki kafiydi. Yalniz sunu belitmekde yarar var sogan kuru sogan mi yesil sogan mi bilemedigimden kuru sogan koydum ben, kucuk kucuk dogradigimdan az da olsa agza soganin hafif kitirligi geldi. Eger bundan hoslanmayacak olursaniz sogani rendeleyebilir yada yesil soganlida yapabilirsiniz ama nedense ikinci gun denedigim yesil soganli versiyonunu ben ilk gunku kadar cok begenmedim. Yinede aklinizda bulunsun alternatif olsun belki siz oyle seversiniz...

Wednesday, September 09, 2009

Bir felaketin ardindan...

Dun okumustum bunu;

"Kainatta mukemmel bir ahenk,hassas bir nizam var. Parcalar ve noktalar habire degisir.Isimler ve mekanlar yenilenir. Ettigi her laf, verdigi her zarar insana geri gelir. Halbuki insan bunu bilmez; kendini zora kosmakda mahirdir. Basina gelenlerden hep baskalarini sorumlu tutar. Ayrintilar silinir ve sil bastan cizilir.Ama cember sabit kalir." Elif Safak/Ask

Bugun Istanbul'da yasananlarla ne ilgisi olabilir ki bunun? ne yani Ilahi ceza mi? gibi seyler soylenmek yerine sunlari yazmak isterim;

Daha bir kac ay once selin en cok zarar verdigi bolgelerdeki kacak-gocek yapilanmanin onlenmesi adina yapilan yikimlari dramatize ederek ve belediye yonetiminin gaddarana tutumundan dem vurarak haber yapan TV kanallari ve siyasiler bugun nedense o gunku soylemlerinin aksine"neden dere yatagindaki yapilanmaya izin verildi, neden kacak yapilar onlenmedi, yada yikilmadi "diye cigirtkanlik yapiyor ya ne tuhaf!

Su gun bu felaket olmussa olenlere rahmet dilemekden, ailelerine sabir telkin etmekden, ve Rabbimizin bizleri boyle musibetlerden muhafaza buyurmasini istemekden baska cozum yollarida dusunmek ve bunlari bir kac gun sonra havalar gulluk gulistanlik olduktan sonra ise unutmak degilde uygulamak gerekir.

Ve bunlari uygulayabilmek icinse o bolgedeki insanlar basta olmak uzere toplumun bilgilendirilmesi bilinclendirilmesi gerekir!

Bugun bu sel Paris'de olsaydi nasil olurdu?NY'da nelere yol acardi?'yi tartismakdansa bugun Turkiye ve bu ulkenin gozbebegi olan ve ona boylesi bir felaket yakismayan sehrinde yapici neler olabiliri tartismak konusmak en dogrusu...

Bu konusmalar, cozumler yada yaptirimlar ne kadar etkili olur bilemiyorum. Sel felaketinin ardindan suruklenen fabrika yada tirlardan akip giden zayiati paylasmaya duran, ve kaptigini aldigi gibi evine giden&goturen yada satan ve hak midir? hukuk mudur?, haksizlik midir ?diye dusunmeden bu mallarin ustune yatan, insanin kanini donduranlar kadar bu felaketten kendilerine rant saglamaya calisan siyasetcilerde ayni olcude dibe vurmus insanlar olup toplumsal bir iyilesmenin ne denli icinde bulunabilirler tartisilir.

NY'dayken Amerikali'lardaki; ertesi gunku hava durumuna gore, gunlerini planlama ozelligine hayran kalmisimdir. O gun belki meteoloji tahminleri yalnistir ve yagmurlu bir hava olacagini soylemektedir ve bu insanlar belki toplu tasima araclarina yada arabalarina 20-30 metre uzakta olabilecek sekilde bir yerlere gidecektir ama buna ragmen yanlarinda uzunca semsiyelerini tasimakdan bikkinlik yilginlik duymazlar. Yada o gun disari cikmayin mi deniyor cikmazlar. Disarida gorulebilecek olanlarin ise buyuk bir cogunlugu ya gocmenlerdir ya evsiz diye adlandirilan guruh.

Biz hala "hava durumu gaybtan haberdir itibar edilmez"der durur. Basimiza gelen her bir felakete "biz Turkuz bize bisi olmaz"mantigiyla yaklasir ve icine dalarsak bu manzaralarin bizi uzun yillar birakmayacagi gun gibi asikar.

PS:Selde vefat edenlerin olume giden yoldaki hikayeleri anlatiyor her bir TV kanalinda, ama en cok; gecenin bir vakti, uykularinda ve ailelerinden kilometrelerce uzakda olan tir soforlerinin vefati burkuyor icimi...