Thursday, December 23, 2010

Miniklere Asci Sapkasi:)





Fikir,anlatim Pratik Anne'den
Gecenlerde pratik annenin blogunda gezinirken bu sapka yapimini gordum,yaparmiyim, yapamazmiyim diye dusunurken, Ikea'dan metresi en ucuz olan kumasdan kestirip eve geldim.Bir kac gun bekledi,zira mezuram bile yoktu:) Dun market alisverisi sonrasi,terzide pantolon pacasi yapilmasini bekllerken,nasi gecer bu vakit diye dusunurken tuhafiyeye gidip mezura almak geldi aklima. Evdeki yagli kagittan kalip cikardim,acikcasi halada yapabilecegimi dusunmuyordum.Kestim bictim,makinem olmadigi icin her birseyini elimde diktim. Sonra ne mi oldu bana ve kizima gore harika bu sapka oldu:) Oyle cok sevdiki bugun ogretmenine ve arkadaslarina gostermek icin okula goturdu..Tesekkurler Pratik Anne...

Tuesday, December 21, 2010

Bulasik Deterjani...

Tahta kasiklari da herzaman bulasik makinesinde yikardim,ta ki yengem"tahta deterjani emiyor" diyene kadar...Simdilerde elimde yikiyorum. Ama su sira acaba teflonlarda bulasik makinesinde yikaninca deterjan emiyor mu diye dusunuyorum. Cunku ayni yikamadan cikan celik tencerelerde yemek yapmak icin isittigimda bir koku almiyorum,ama teflonlar isindikca sanki deterjan kokusu geliyor..evham yapmadigimdan eminim. Pisince yemekde kokusu olmuyor ama isinirken tava yada benzeri seyden deterjan kokusu aliyorum...Benim gibi dusunen kac kisi var merak ediyorum dogrusu,sadece benim mi basima geliyor bu durum?

Sunday, December 12, 2010

Karisik

Cocuklar hasta yine,ust solunum ollariyla alakali bir durum. Doktora gittik ,yine viral...Bu durumda belli bir kac ilac kullaniyoruz... Allah affetsin, kis mevsimini nerdeyse hic sevmiyorum. Gerci hava gunesli oldugunda sogukda olsa guzel geliyor bana...Hani ekseriyanin bir yagmur fantazisi vardir, ya yagmurda yurumeyi sever,yada yagmuru izlemeyi,yoktur benim boyle heveslerim,yagmur yagsin camdan bakiyim, yagmurda gezeyim vs vs... gerci yaz yagmurunu seviyorum nasil bir tezatsa:Pcabuk bittiginden olsa gerek, hemen ardindan gunesi ve sicagi gormemde cok etkin belkide...

Dun yagmur-kar vardi, birde ustune tesisatla alakali bir seyin yenilenmesinden oturu ustalarin olmasi ve islerinin normalden 3 kat daha uzun bir surede hallolmasi, beni bunaltti...Aksaminda alisverise gittik de stress attim:)))Bugunde ustune bir magzanin outletinden kac zamandir istedigim cay bardaklarindan bulunup ustunede kupa-tabak takimi alinca mutlulugum tavan yapti:))

Tuesday, December 07, 2010

Sivilceler...

Ergenlik doneminde bile yuzumde ayda bir taneden baska sivilce cikmazdi...

20'li yaslarla basladi sivilcelerin tamamen hayatima girmesi...

Stresse bagli olmaksizinda cogaldigi oldu...

Hadi oncesinde okuldiu, cocukdu, evdi stressdi...Okul bitti,stressde buyuk olcude gittii...

Hamdolsun hayatimizda her birsey yolunda herkesde oldugu gibi ufak tefek seyler haricinde sIkInti edebilecegim ciddi bir durumda yok ama sivilcelerim bana gore hala cok...

Kafama gore cilt temizleme urunleri de aldim bir donem, bir hafta duzenli kullandiysam ertesi hafta aksattim...

Ama sivilcelerim hic bir temizleme urunune bagli kalmaksizin artti azaldi,kendince yuzumun T bolgesinde takildi durdu...

Artik yas 31 olunca bu ise bir cozum bulmali diye dusundum sonunda...Doktora gitmeye karar verdim. Iyi bir hastanede, doktorunda iyi olabilecegini dusunerek randevu aldik...Ilk izlenimlerime gore soyleyebilirim ki iyi,ilgili,hos bir hanimdi... Sivicelerimi orta siddetde buldu, ona gore tamanlamiyla orta duzeyde bile degil nerdeyse iyiye yakinmis ve ailede varolup bana miras gelen birseymis,muhtemelende 40 yasina kadar boyle artip azalip gidebilirligi olabilirmis...6 ay kadar tedavi surebilirmis...6 ay ilacla halledilebillecek birseyse ne mutlu...Antibiyotikler, gece-gunduz temizleme losyonlari ve birde cilt temizleyici verdi, doktor. Esime gore dunden bu yana azalma bile varmis:)buna inandigimi soylemeliyim. Ozellikle cene kisminda sanki sivilce lekeleri azaldi:)5 hafta sonra ilaclarim bitiyor.Umarim sivilcesiz bir cilde hayirlisiyla kavusmus olurum...

Friday, November 26, 2010

Mim

Seyhancim,mim icin tesekkurler...samimiyetle yazmami istedigini soylemeseydin bilmiyorum bu kadar cabuk yazabilirmiydim:)

En sevdiginiz kelime; Merhamet

Nefret ettiginiz kelime;" Ben en iyiyim,benimki en guzel,en iyi" yi cagristiran ve devam eden cumle ve sozcukler...

Ne sizi heyecanlandirir?: Yeni baslangiclar,yeni sahip oluslar, yenilikler..

Heyecaninizi ne oldurur?:Talihsizce yapilan kaba saba davranisllar yada sarfedilen sozler..

En sevdiginiz ses: Sevdigim,ozlem duydugum herkesin herseyin sesi,doganin sesi...

Nefret ettiginiz ses: Kaba saba olan tum sesler...

Hangi meslegi yapmak istemezdiniz?: Kasap

Hangi dogal yetenege sahip olmak isterdiniz?: Resime yetenegim cok daha iyi olsun isterdim..

Kendiniz olmasaydiniz kim olmak isterdiniz?:Bir kiyas icinde olmadigimdan,kendimide hata ve kusurlariyla kabullenmis olmamdan oturu bu soruya kimsenin yerinde olmak istemezdim diyorum:)

Nerede yasamak isterdiniz; Aslinda Istanbul'da degilken Istanbul derdim kesinlikle, ama suan emin degilim NY'da diyebilirim,ama NY'da da Manhattan'da 5. caddede yasamak harika olurdu sanirim:)

En onemli kusurunuz; Insanlari cok fazla onemsemek, gereksiz insanlara gereginden fazla nezaket gostermek...

Size en fazla zevk veren kotu huyunuz; aklima oyle bir huyum gelmedi simdi,sanirim bu kritere uygun bir huyum yok:P

Kahramaniniz kim?:Bu sorunun cevabi cok felsefik bende...

En cok kullandiginiz kotu kelime: Catlak!

Suanki ruh haliniz: her an uyumaya hazir,miymiy kisilik

Hayat felsenizihangi slogan ozetler: Kendine yapilmasini istemedigin seyi baskasinada yapma,yasatma...Bir insanin yuzune soyleyemedigin hic bir seyi arkasindan soyleme...

Mutluluk ruyaniz: Insanlarin on yargi ve ard niyetlerinden siyrilmis bir dunya....

Sizce mutsuzlugun tanimi: Menfi olan her dusunce bu duruma kapi aralar..

Nasil olmek isterdiniz: En hayirli bir sekilde,bunun yolunu yontemini bilemedigimden secme sansimda yok:)

Oldugunuz zaman cennete giderseniz Allah'in size ne soylemesini istersiniz?: Bagislananlardan olup selamet icinde cennete girecek olmami...

Sunday, November 07, 2010

Yesil Alanlar...

Pazar gunleri programimizi cocuklarla birlikde Anadolu Yakasi'nin farkli yerlerinde yuruyuse cikip, sonrasinda bir yerde yemek yiyip eve donmek olarak olusturduk...

Ilk hafta Mihtibat Korusu'na gittik...O aksam coook erken bir saatte uyuduk ailecek,temiz hava carpti bizi...

Ikinci hafta Tema Vakfi Vehbi Koc Parki'na...Bu kez hemen eve gelince hemen uyumadik,sanirim bunyemiz temiz havaya alisti:)

Ucuncu hafta yani bu hafta Kucuk Camlica Korusu'na gittik, ama orayi cok kalabalik bulduk...Sonra biraz da Fethi Pasa'da yuruyelim dedik, koruya girdik, yyuruyecegiz,aa baktik bir cafe, restoran kismindan ayri, aslinda niyetimiz restoran kisminda birseyler yemekti. Kizim kafeyi gorup cok aciktigini soyleyince, restoran kisminda degilde kafede birseyler atiriralim dedik. Benim mecburi tercihim Kumpir oldu, Esim ve kizim doner yemek istediler...Kumpir sirasi nisbeten daha cabuk geldi, ama doner sirasi felaketti, Ben kumpirimi bitirp, iki cocugu masada nasil oyalacagimi sasirip, birde ruzgardan dolayi donmaya yuztuttugum bir anda, esimin telefonundan sonra bu eziyete son verip dogru araba gittim, esimde, donerleri alip geldi... Kizimla arabada yediler donerlerini...Bu denli eziyetli bir bekleyisden sonra, ne doner guzeldi,ne de benim yedigim kumpir kumpirdi...Restoran kisminda da her zaman yemegi cok beklemisizdir, birakin yemegi tatlilarimiz bile kac zaman sonra gelmistir ayni mekanda...Neden bu kadar aksak, ne den bu kadar yavas ve bosvermislik var calisanlarda anlayamiyorum...Bir daha gidermiyimhic bilmiyorum ama bugunku dusuncelerim aklimdan ucup gitmezse bir daha orda yemek yyemegi dusunmuyorum...Bogaza nazir Messt'e gitmekden yana olacak tercihim ...

Saturday, November 06, 2010

Cocuklara bayram oncesi hediyelerini alalim diye bir oyuncak magzasina girdik. Kucuk bir kizla babasi yanimizdan gecerken, aralarinda gecen su diyalog pek manidardi;

-Cok guzel bir oyuncak dimi kizim
-oynayabilirmiyim
-evde oynarsin tamam mi?
-hangi evde baba
-..
-babaannemin evindemi?
-evet benim evim de(adam etrafinda bizim olmamizdan oturu biraz mahcup bir edayla)

Su son donemde bosanmalar,ayriliklar pek yaygin...anne ve babalar bu ayriliklardan sonra kendi hayatlarinda, belki cocuklariyla gecirdikleri vakti cok daha kaliteli kullanmaya,kendilerince iyi ve pahali oyuncak, vs..vs..alarak bu durumu zirvede(!)devam ettirmekde...ama istatistikler ayrilan ciftlerin cocuklarinin ileriki yaslarda depresyona meyilli grub oldugunu gostermekde,heleki kiz cocuklari bu durumdan en cok etkilenen gruh olmakda maalesef...Keske,ciftler birbirlerine karsi muamelelerinde biraz daha hosgorulu olabilse,heleki ortada bir cocuk varken...

Wednesday, November 03, 2010

Ispanakli Tart sevmek:)

Su siralar favorim,her hafta koca bir tepside ispanakli tart pisirip onu bir kac gunde tuketmek...gecen hafta kizimin beslenmesine koydugum bir dilimin tamamini olmasada yemesinden oturu evde tek yiyen benim diyemiyorum:) fakat en cok ben yiyorum:)hatta oyleki kilo ile derdi olmayan ben 1 kilo aldim tart yemekden sebeb:)nasi bir goz doymamislligi varsa koca tepsilerle yapiyorum...Fotograf konuyla alakasiz:)

Friday, October 22, 2010

Dusunce..

Bugun kizim okuldan iki sey getirdi..biri odevinin yazili oldugu kagit,birde zarf...

Zarfi verirken icine para koymalisin dedi..

Baktim,icinde bir kagit..cikardim...actim,okudum...

Kardes ulke Pakistan'a yardim kampanyasi baslatilmis Milli EgitimBakanligi'nca..

Gozlerim doldu,o an bir yandan yemek yapiyordum, rahat rahavet icinde kaygisizca yemek hazirliyor olmakdan, gereksiz dunya mesgalelerinin aklimda olmasindan utandim...O insanlari unutmus olmakdan utandim,en son yaptigim gereksiz alisverislerimden...

Hayatta ne cok sukredilesi seye sahibiz...

Sukurle birlikde;" bir-iki oda daha fazla olsa, bir kac metrekare daha genis olsa diye dusundugumuz evimiz",brden saray gibi oluveriyor...Eski buldugumuz esyalarimiz kiymet haiz ediyor.. gerekli gorduklerimiz gereksizlesiyor...Aslinda ne de ufak seylere canimiz sIkIlIyor,kafamiz bunlar icin yoruluyor...Yazik sIkIlan cana,yorulan kafaya,dertlenmek tasalanmaksa maksat bir etrafimiza baksak, bir gorebilsek bizden daha az imkana sahip olanlari,hayat baska bambaska,ben,biz hep baska olucaz aslinda...

Wednesday, October 13, 2010

Farkli Bir Mozaik Pasta..

Posted by Picasa
Bu mozaik pastanin tarifini arkadasimdan almistim, ama oyle uzun zaman olduki yapmayali fotograftakinin malzemelerini biraz akilda ne kaldiysa ve suda yakisir mantigiyla koyup karistirdim dondurucuya attim.Ama sonradan hatirladigim ve bugunde yapinca onayladigim tarif su;
2 paket sivi krema
4 paket (80gr'liklardan) sutlu+bitter cikolata
Bir avuc butun Antep fistigi
1.5 paket iri kirilmis petit beurre biskuvi
uzeri icin;
80 gr cikolata
1/4paket sivi krema
Krema ve kirilmis cikolatalari mikro dalgada 2-2.5 dk cikolatalar eriyene kadar isitiriyorum. Mikrodalgadan cikardigim bu karisimi cikolatalarin iyice eridiginden emin olana kadar tel cirpiciyla karistiriyorum. Antepfistiklarini ilave edip en sonda biskuvileri katip karistiriyorum. En son icine strech film dosenmis cam bir kaba dokup defreeze koyup bir gun sonra cikariyorum. Defreezden ciktikdan sonra eger cok donmussa bir saat kadar oda isisinda tutup uzerine cikolata sosu dokup servis ediyorum. Cikolata sosuda 80 gr'lik cikolata ve 1/4 palet sivi kremanin mikrodalgada 1 dk isitilip eritilmesiyle cok cabuk hazir olabilen birsey.
*2 paket sutlu cikolata 2 paket de bitter cikolata benim gibi bitter yogunlugunu tercih etmeyenler icin gecerli olcu.
**Birde sutlu cikolatalari antepfistikli olanlardan alirsaniz benim gibi extra antep fistigi koymaz "antep fistigi ayikla koy" kismini atlayabilirsiniz:)Cikolatan gelen fistiklar asil tarifteki gibi gorunmesede agizda biraktigi tat idare ettiriyor:)

Wednesday, September 29, 2010

Facebook sen nelere kadirsin:PP

Dun evlilik yildonumumuz olunca esim cicekciye ugramis sagolsun. Orda montunu unutmus, ama o farkinda degil bu durumun:) Bu sabah inboxinda facebook araciligiyla gelmis bir mesaj goruyor. Mesaj cicekciden, sagolsunlar usenmemisler,erinmemisler, esimin cebinde unuttugu sirkete ait manyetik kartin ustundeki ismini faceleyip ona ulasmislar:)Montun kendilerinde oldugundan haberdar etmisler...Ne diyim esimin dedigi gibi"akilli insanlarla calismak baska birsey":)))

Wednesday, September 15, 2010

Para yutmak!

Bugun kizim okula daha bir aliskindi...kardesde benimle okulda ablasini bekledi...Cok ama cok yoruldum onunla, mahvoldum kelimesi benim o halim icin varolmusdu sanki...Bir de etrafin"cooook tatli amaaa cok hareketli, Allah kolaylik versin" serzenis mi? dua mi? anlayamadigim temennileri...Eve gelmistik sukur...hizli bir banyo, o kadar yerlede surundu siralarda gezindi, merdivenlerde oturdu, kalkti yatti bu dus ona iyi gelmeli hemen uyumaliydi, cok yoruldu zira..Ben hemen yastigi aldim elime, sutunu hazirladim, kendimede bir fincan cay koydum ki onu ayagimda sallarken rahat rahat icebileyim...Rahatlik denen sey yok bence, o sadece bizim inanmak istedigimiz kendi kendimize uydurdugumuz bir yargi, bir kelime...Bozuk para gordum elinde, bana uzatti hemen, "hadi cantami getir"dedim. Her zaman boyle yapiyorum"paralar cantaya konur"u ogretmeye calisiyorum. Sakin davraniyorumki reaksiyon olusturmasin...Evet cuzdanimi getirdi, ama elinde baska iki bozuk parada var. biraz once yere indirdigi koltuk miderlerinin ustune oturdu, elindede paralar."Hadi koy bakalim paralari buraya"diyorum cuzdanin fermuarli kismini acip gosteriyorum, bir yandanda guluyorum(evet hataymis anladim)benim gulumsememle oda kahkaha atmasin mi, agzina aldigi para bogazina kacmasin mi!!!!Allahim Allahim koca 50 kurusdu o, yok yok 25 kurus olmali, oyle inanmlaliyim, yuttumu? yok yok firlamis olmali... ben gormedim kesin, takilmadi bogazina yuttu yuttu, ben vurdum sirtina...yok ben yanlis gordum para yoktu agzinda...dedim durdum, ama anladim yuttu o parayi, bir dolu telefon trafigi, doktorunu aradim, en yakin tip merkezine goturmemi onerdi. Binbir zahmetle rontgen cekildi ve evet o 50 kurus mideye cokdan inmisti sukur...Benim sinirlerim bosalmis bir halde aglamalarim rongen ciktisini gorene kadar surdu...Ferahladim sonrasinda...Rabbim korudu, acizligimize acidi, merhametiyle muamelede bulundu bize sukurler olsun, binlerce kere...Verilmis sadakamiz, edilmis duamiz varmis...ve coook ama coook vermemiz gereken sadakalar...

Tuesday, September 14, 2010

Okullu olmak...

Annemde benim kadar heyecanlimiydi acaba ben ilkokula basladigimda...Ben dun gece uyuyamadim heyecandan...Sabah uyandik erkenden, vakit gecmek bilmedi yine...Allahim ne zormus ilkokula baslatmak bir cocugu...O duygusal olarak hazirda ben degilmisim meger...Gozlerim dolu doluydu..ekseriya cocuklar agliyordu, annelerden de bir tek benim gozlerim dolu doluydu herhalde...Gozlerimi surekli kacirdim ondan, daha evdeyken o kahvalti masasindayken ona baktikca doldu gozlerim, arada sildim gozyaslarimi...Milyonlarca kez sukrettim belkide...Allahim bize bugunleride yasatti sukurler olsun...Besmeleyle basladik gune, Kevser suresini okudu arabaya bindiginde tek hatrinda kalan dua o:) hangi ise baslarsa okuyor masaallah...Rabbim egitim-ogretim hayatinda ona basarilar versin, iyi bir ogrenci, ornek bir insan olsun insaallah...tum ogrencilere zihin acikligi ve umduklarindan da guzel bir sene nasip etsin..



Saturday, September 11, 2010

Referandum

Sagduyulu davranip, o parti bu parti icin degilde kendiniz icin,evladiniz icin,ulkemiz icin bir iyilik yapin ve bu anayasa degisikligine sizde EVET diyin...

Wednesday, September 08, 2010

Bayram...

Turkiye'de kendi evimizde ilk bayramamiz olmasi bu bayrami biraz daha farkli kilsada bize, anne ve babalarimizin memlekette olmasi hatta hatta halihazirda Istanbul'da yasayan 3 abimden 2'sininde aileleriyle ve anne-babamla birlikde bayrami memlekette geciriyor olmasi biraz buruk yapsada icimi yine de farkli bana...

Kac gunlerdir bayram temizligi var evimizde...

Ben annem gibi baklavalar, yufkalar acmadim, aldim ama...:)

Arefe gunu kabir ziyareti yaptik esimle, tipki annemle babam gibi...

Gumus sekerlige cikolatalari da koydum...

Cocuklarin bayramliklarinida utuledim...

Aslihan'a bayram hediyesini alamadim bu sene, ama yarin bir bayram ziyareti oncesi bir araya dereceye sIkIstirmayi dusunuyorum, oncesinde begendigi oyuncak ekmek kizartma makinesini...Bayramin ikinci gunu dogum gunu ayrica...

Yarin kahvaltiya cekirdek aile olarak bizbize olucaz insaallah, ikinci gunku kahvaltiya misafirlerimiz var...

Bizimki boyle telefon telleri uzerinden gecek bir bayram gibi olsada, elimizi opecek kadar buyumus, bayrami gunlerdir bekleyen, heyecanlanan miniklerimizin olmasi bayram keyfini yasatacak eminim:)

Sizlerde bayrami keyifle yasayin insaallah! Bayraminiz mubarek olsun!

Saturday, September 04, 2010

Bir C.tesi gunu...

NY'dayken nerdeyse hic gitmedim Zara'ya (belki bir kere girip ciktim:)), ama Turkiye'ye gelince ve ozelliklede oglumun o tombis ayaklarina gore ayakkabilar bulabildigim sayili yerlerden biri olunca en cok ugradigim magzalardan biri oldu. Bugun caddedeki magzasina gittik, diger yerlere gore cok daha fazla cesit oldugunu soylemeliyim. Arti diger magzalarinda nerdeyse hemen herzaman combine edecegim urunlerin sizelarini bir turlu tutturamiyordum,birinden biri kalmamis oluyordu cogunlukla...Birde fiyatlar arasinda farkliliklar gordum, olmamasi lazim diye dusunuyorsunuz eminim. Ama vardi bir kac urundede olsa dikkatimi cekti bu durum...mesela bir ayakkabiyi 3 gun once diger bir magzasinda Caddedeki magzasindan 20 lira daha fazla bir fiyata gordum. Bu durumuda anlayabilmis degilim...

Evimize donmeden gecen haftaki pazara ugramazsak olmazdi, iftara cok cok az kaldigindan bir girip ciktik. Bugun pazar, cok daha fazla cesit ve marka barindiriyordu ama ne yazikki vakit az olunca ayrintili bakma imkanimizda olmadi...Kisa alisverisin kari Bershka ve Zara(orginal) marka iki tshirte 15 lira vermek oldu:) Seviyorum boyle alisverisleri. Ucuza kaliteli aldigim her birseyi daha cok seviyorum:P

Friday, September 03, 2010

Burada su linki vermeliyim kaybetmemek icin..Ingilizce bilenler icin faydali bir sayfa...

Thursday, September 02, 2010

Hasta!

Yazin son, sonbaharinda ilk gunlerini hasta geciriyor kizim...Ilk 3 gun cok sarsmadi onu, ama bugun cok halsiz uyandi, istifra etmek istedi, bende kaptigim gibi doktora goturdum. Cok sukur daha iyice...Antibiyotik basladik maalesef, nefret ediyorum bu durumdan! Dusunuyorumda NY'da virus cok, Istanbul'da da bakteri...Benim kadar el temizligine onem veren varmidir baska bilemiyorum, cocuklarada (2 yasindakide dahil) bu durumu asiladigimi dusunuyorum, ama olacaksa hastaligin onune gecilemiyor maalesef...Su an yedigi iki meybuzu ve bakteri barindirma ihtimalinin buna sebeb oldugunu dusunmeden edemiyorum...

Wednesday, September 01, 2010

Bilim aski...

Bizim kizimiz deneyler yapmayi yada birseyler olusturmayi pek sever..

Ozelliklede derin doruncuda...

Bir gun bakarsiniz,renkli bir su buza donusmeye baslamistir...

Bir gun bakarsiniz, kup kup buzlari almis onlarin erimesini seyrediyordur..

Bir gun bakarsiniz islak mendiller kat kat katlanmis nasi bir buz kutlesi olusacagi incelenmektedir...

Bir gun de bakarsiniz (dun oldugu gibi )iki maden suyu sisesini buzluga koyar ve suyun dondugunda hacminin artmasindan oturu kapali olan siselerde olusan basincla nasi kapaklarini firlatmis,nasi tuz buz oldugunu gorursunuz...

Ona suyun bu durumundan bahsettik,onceleri bardaklarda dondurdugu icin ve bardagin agzi kapali olmadigi icin boyle bir durum olusmadigindan,bir daha agzi kapali bir suyu dondurmamasi gerektiginden bir suru cam kirigini buzlukdan temizlemenin zorluklarindan bahsettik...Bunlari dinlerken oyle saskin oyle masum bakiyorduki, iyiki denemis yoksa bu guzelligi nasi yasardik diye dusunmeden edemedim...

Tuesday, August 31, 2010

Saturday, August 28, 2010

Pazar

Yanilmiyorsam Haziran ayindan bu yana Ulus pazari var bulundugumuz ilcede. Kac zamandir gitmek istiyordum nasip buguneymis:) Bir cok sey aldik, cok da begendik aldiklarimizi, daha ziyade evde giyelim diye kapriler tshirler vs'ler aldik. Ama aklim 5 liraya satilan samdanlarda kaldi, o sirada bir baska hanim benden once davranip fiyatini sorunca onun alip almama hususundaki kararini bekleyemeyip baska tezgahlara dogru yol almistik cunku...Hasili kelam pazarlara arada derede de olsa gitmekde fayda var:)

Friday, August 27, 2010

Guzel Iftar...


Kirmiz Biberli Patlican sarma surdan..harikaydi tadi,kesinlikle denenmesi gereken bir tarif, Ramazan ayi sonrasi caylarda yapmayi dusunuyorum...


Kac sene aradan sonra Kaya amcamiz geldi(Aslihan'in amcasi, daha dogrusu esimin liseden arkadasi) Dun evimizdeki iftar hazirligi onun icindi...Masa tamamiyla hazir olmadan goruntuledim,baska turlu elimde hic fotograf olmuyor:)Menu'de; Mercimek corbasi,Kagit Kebabi,Pilav, Karniyarik, Kabak graten, kiymali ve peynirli borekler,komsumun yaptigi sarmalar,salata.Tatli olarakda Cikolata soslu yalanci tavuk gogsu, cayin yaninada uyduruk ama guzel bir pasta vardi. Tavuk gogsune cikolata sosunu itiraf ediyorum,evdeki madlen cikolatalari bitirmek icin yaptim.Pasta ise hazir padispanya kek kulanarak ve Portakal agacindaki biskremli pastadan etkilenip evde halihazirda acilmis iki ayri paket rondo biskuvileri degerlendirmek amaciyla hazirladigim kremayla super bisi oldu:) Ust kremasini yarim olcu yapip,krem santi cirpip karistirmak yerine sivi krema ilave ettim(neden bilmiyorum Turkiye'de sivi kremalar buzdolabinda muhafaza edildigind, cirpilmis da dolaba konmus koyu bir kivam aliyorlar, hos guzel bir durum bu:)) Evimizdeki 4. davetti, hos gelen bir kiside olsa davet olma durumu degismiyor, en cok kahkahalar esliginde sohbet ettigimiz aksamdi ayrica:) Ozlemisiz hepimiz Kaya'yi. Mubalaga etmiyorum Aslihan oz amcalarindan daha cok seviyordur Kaya amcasini, Kaya'da kendi yegenlerinden cok seviyordur O'nu... NY yillarinda 3'lu ,Aslihan dogdukdan sonra 4'lu olarak cok birlikde zaman gecirmisligimiz var. Oyle olunca dun aksam bizim icinde farkli bir iftar oldu, ozellikle esimin keyfine diyecek yoktu, yine benim fransiz kaldigim ve anlamaya calistigim bir dolu kahkahalari oldu bu ikilinin:))

Wednesday, August 25, 2010

Harika bir blog..

Bugun Facebook'da bir arkadasimin paylastigi bir posttan su harika bloga ulastim. Cocuklarimin bebekliginin cokdaaan bitmis olmasi nedeniyle ben bunlari uygulayamasamda bebekleri olacaklar icin guzel fikirler vereceginden eminim. Ama belki ya, Asaf Ihsan'in su konseptte bir fotografi olmasi icin hala gec degildir:)

Sunday, August 22, 2010

Yorgunluk, Mutluluk..

Haftasonu iftar davetleriyle gecti...Ilkini biz ayarladik, ikincisi ise arkadaslarin bize gelme istegiyle olustu, hatta son anda bir aile daha ekleniyordu...

C.tesi icin iftar hazirliklari surerken, Pazar'a da iftar durumu olunca, cok zor gelecegini dusunmedim bu durumun. Cunku C.tesi iftar hazirliklarini yapip kuafore gidip yaklasik 1.5 saati orda gecirip iftar vaktinden cok once evde olup misafirlerimizi de agirlamistim. Ama C.tesi gece sahura kalkamayinca Pazar gunu alisveris yapma isegim tavan yapinca aliveris+iftar hazirliklari+iftar sonrasi kosturma yordu bir hayli, ama guzel bir yorgunluk oldu:) Insanin yaptigi yemeklerin begenilmesi butun yorgunlugunu aliyor dogrusu...

Ilk gun menude;Domates corbasi, Rulo kofte,Pilav,Guvec'de turlu,Barbunya, Ispanakli borek,salata, firin sutlac ve cayin yanina abimlerin getirdikleri pasta vardi. Yalniz gecen yil boyle menuleri not almistim kendimce ama bir baksaydim, gecen yilda bu yilda iftarda abimler geldiginde firin sutlac yaptigimi gorur degistirebilirdim tatliyi:)

Ikinci gun menude;Mantar corbasi, Sebzeli biftek, Pilav, Tavuk sote, bir onceki gunden Barbunya, Pastirmali kasarli borek, salata ve tatli olarak kadayif vardi. Son yillarda yaptigim kadayif tatlilarini begensemde, her yapisimda bir oncekinden daha guzel oldugunu dusunuyorum. Bunda kadayifin tazeliginin en buyuk etken oldugunu saniyorum. Yani dunku kadayif zirveydi:)


Cok sukur Allah'a bize boyle yogun ve guzel Ramazan'lar yasattigi icin diyip bugunu uzatmali postumu bitiriyorum:)

Thursday, August 19, 2010

Wednesday, August 18, 2010

Top

Gecen hafta Aslihan bir arkadasinin yere cop nevinden birsey attigini gormus. Eve gelip durumu bana anlatisina cok guldum, aklima geldikcede yuzumde bir tebbesum:))

"Annecim biliyormusun ben ....'nin(arkadasi) yere cop attigini gordum, Dunyamizi kirletti ya inanamiyorum buna"

sen cok yasa Aslihan:)

Ama her zaman boyle makul mantikli bir kiz olamiyor maalesef:(

Gecen hafta Asaf Ihsan'la hizli bir market alisverisi yaparken sepetlerden birinde o haftanin indirimli urunu olan toplar dikkatimi cekti, zaten evde varolan bir tane topu kaybetmisti, alayim dedim aldim. Ama iste buyuk bir hata yapmisim, topla nerdeyse hic arasi olmayan Aslihan'a acayip kiymetlendi bu top, herzaman yapmadigindan gun icinde bir top alayim yada alalim fikri canli kalmadi zihnimde, ta ki bugune kadar. Bugun Aslihan'a da aynisindan alip gelmis babasi. Bu kez neden pembe degil maviymis top diye parazit yapti. Babasida ikisi aynisi olsun aralarinda kavga cikmasin diye yapmis ama gel anlat. Hasili kelam bir top icin bu kadar zihnimi yoracagim aklima gelmezdi:)Asaf Ihsan'da hic bir oyuncagin yuzune bakmiyor varsa yoksa topu. Hatta uyurken bile ona sariliyor, o olmayinca ogle uykularina gecmiyor:) Her aksam iftar oncesi babasiyle top oynuyor, goller atiyor:)

Cok dagildi zihnim, neyse sonra devam ederim...

Saturday, August 14, 2010

Ramazan ayi..

Ramazan ayinda hersey bir baska guzel, bir baska tatli...

Her zaman icilen caylar bir baska guzel..

Her zaman yenilen yemekler bir baska lezzetli..

Kompostolar, hosaflar...

Hurmalar, tatlilar...

Soframizi zenginlestiren harika renkler...

Bu ayda hic birsey kotu gelmiyor...

Alisveris merkezi cikisi ilk durdugunuz isikda yanibasinizda biten cingeneler bile kizdirmiyor, korkutmuyor sizi, neselendirebiliyor hatta:)

Iftar icin gittiginiz restoranin park bolumunden ayrilmayan cocuklarinizin o hali bile agir gelmiyor size, sefkatle bakiyorsunuz onlarin bu haline, demiyorsunuz ki ben actim hemde cok, onlarin o mutlu hali doyuruyor sizi fazlasiyla...

Tanimadiginiz ama yanibasinizdaki masada iftar icin bekleyen insanlara karsi bir sefkat bir muhabbet duyuyorsunuz..Takdir ediyorsunuz, seviniyorsunuz, az once bir AVM'de oruc tutmayan insanlar gormussunuz, sizi uzmus bu durum, keske bilselerdi, ne guzel bir hazdir oruclu olmak, ne guzel ne baska bir buuddur demistiniz, o yuzden ya sevinciniz cok cok fazla restoran dolukca da artiyor, ne guzel ne cok oruc tutan var diyorsunuz, Ramazan bu ya kendinize sevinmek icin bir neden muhakkak buluyorsunuz:)

Her Ramazan ayinda su denklemi bosuna kurmuyorsunuz;

Ramazan ayi=mutluluk ve huzur:))

Monday, July 26, 2010

Digital Kale

Dijital Kale, hic bitmesini istemeyip, ayni zamanda sonunda ne olacak acaba diye heyecan ve endise duydugum bir kitapti. Harika kurgulanmis, ceviri cok cok iyi degil, ama kotude degildi, mesela bilgisayar ekraninda cikan verileri cookie olarak gormeyi, "kurabiye gibi goruyordu "olarak cevirmis cevirmen bey. Ama dedigim gibi guzel, surukleyici, bilgisayar bilginiz varsa az bucuk daha da hos, yoksada muhakkak kendinize birseyler katabileceginiz bir roman diye dusunuyorum. Orginal dilinde, yani ingilizce olarak okumayi cok isterdim. Ingilizce adi"Digital Fortress". Ben gerci yakinlarda bir gelenle Amerika'dan getirtecegim, hatta Da Vinci Code, The Lost Symbol vs'sinden alip okumayi dusunuyorum. Gozu kapali tavsiye ediyorum:)




PS: schedule edilmis bir post

Friday, July 23, 2010

Swimwear

Butun harflerin yerli yerinde oldugu bir keyboardda yazmak gibisi yok. Bu gece isim bu oldu...Kac zamandir birazda sirf keyboarddaki harflerin eksikliginden icimden birsey yazmak gelmiyordu. Ah bizim oglan!Felaket birsey, tam gormesin keyboarddaki harf dizimini, ilk is sokup kosa kosa bana getirecegine eminim.


Bir haftalik tatilimizin 5 gununu Caprice'de gecirmistik, iki hafta sonra yine bir haftalik tatile cikiyoruz insaallah. Bu kez memlekete, ozellikle evin kizi pek mutlu:) bense yazlari koyde geciren anne ve babami, yurtdisindan gelen ve suan onlarin yaninda olan en kucuk abimi gorecegim icin mutluyum. Cok guzel bir "1 hafta"olmasini umuyorum.

Su sira icimi bosaltmak icin yazmak istedigim bir cok mevzu oldu, tatil oncesi en uygunu, bebeklere deniz yada havuza girerken giydirdigimiz swimwear tarzi bezler. Bu hususta blog okuyucusu ne dusunuyor merak ediyorum. Gecenlerde sitenin havuzunda iki hatunla aramizda aynen su diyalog gecti;

-aaaaa bebegi oyle bezle sokmayin, surdaki cocuk havuzuna sokuuuun!!!!
-oglum bak burasi senin icin cok derin, hadi diger havuza gidelim( zaten binbir zahmetle buyuk havuza degilde kucuk havuza girmesine iknaya calisiyordum ve sirf ona o havuzun derin oldugunu ayaklariyla basip icinde yuruyemecegini gostermek icin kol atlarindan tutup bir kere sarkitip cikardim)
-aaa buraya sokmayin bezli cocuguu!(bu diger hanimin yanina gelen ikinci hanim ve ben patlayacagim yavastan)
-hanfendi bu bez degil swimwear olarak dizayn edilmis bir urun.
-biliyorum onun ne oldugunu
-hiimmm
-bakarmisiniz cocugu bezle sokuyorlar buraya(havuz gorevlisine sesleniyor)
-bezle cocuk sokulurmu hic, ayyyy tuvaletini bulastiracak havuza(ortada tuvaletini yapmis bir cocuk yok, zaten bir batirip cikardim cocugu, ama nedense hala soyleniyor)
-hanfendi bu urunler bir cok testten, deneyden gecmis, sonrasinda piyasa surulmus, bir bilgisayar acin, internete girin search yapin biraz..
-aaaa bizde biliyoruz onun ne oldugunu cahil degiliz(!)
-bu urunler, sizma yapmiyor, suda gecirmiyor.
-bizddeee cocuk buyuttuk aaaa biliyoruzzz
-bilemezsiniz cunku siz cocuk buyuturken bu urunlerden yoktu, dedim nokta.

Bir daha bit bit sesleri cikmadi ama bende kucuklerin havuzuna soktum, zira buyuk havuz derince ve kolluk yada can simidi " imkani yok"giymeyen bir oglani o havuza oyle pat diye sokamam.

Monday, July 12, 2010

ufff oldu:(





ters olmus siralama,iki dk icinde boyle oldu, kafadaki sis kocamandi indi cok sukur...

Sunday, July 11, 2010

Bugun kisa bir Cadde alisverisi yaptik, sadece Gap'e girdik. Turkiye'ye dondugumuzden beri ilk defa NY'dakinden daha ucuz bir fiyata bir bluz aldik. Saskinim, hemde Cadde'de olusuna ayrica saskinim, birde hic bir Gap'de bu kadar ilgili calisan gormedim...

Friday, July 09, 2010

Patlicanli Tart

Posted by Picasa
Farkli bisiler yazmak istememe ragmen, ailecek cok begendigimiz bu tartin tarifini unutmak uzere oldugumu anlayinca sayfaya bugun kaydetmeliydim..
Gecenlerde kanallar arasinda zap yaparken Derya Baykal'in programina Ayse Tuter'i gorunce orda kaldim. Sansima patlicanli tart tarifi veriyordu, ama ya sans bu ya, Asaf Ihsan'in mizirtilarindan yeterince konsantre olup dinleyemedim, bende aklimda kaldiginca birazda uydurarakdan bu tarti yaptim.Biz esimle cok begendik, hatta bayildik, ozellikle sicakken bir harika!
Hamuru icin
1 yumurta
1/2 bardak siviyag
1/2 bardak yogurt
tuz, kabartmatozu
aldigi kadar un
yumusacakca bir hamur oluyor
Ic Malzemesi
2 adet kozlenmis kabulari soyulmus kup kup dogranmis patlican
1/2 su bardagi kasar peynir rendesi
tuz, az biraz karabiber
Uzeri icin
1 cay bardagi sivi krema
1 yumurta
Hamuru hazirladikdan sonra cok az bir kismini ustune seritler yapmak icin ayiriyoruz. Kalanini yaglanmis tart kalibina yayiyoruz, ic malzemeyi koyup, uzerine seritle yapiyoruz. Onceden isitilmis firinda uzeri kizarana dek pisiriyoruz.
PS:Itiraf etmek gerekirse hamuru tartla-gevrek pogca hamuru arasi bisi:)

Monday, July 05, 2010

Yaslanmak?


Yas Otuz bir oldu, ustunden 2 gun bile gecti...
Otuza girdigime inanamazken otuz bir oldum bile:)Hala cok kucuk.. kucucugum...Hala anne-babamin sefkatine, ilgisine muhtac ben...Hala abilerimin alakasini bekleyen ben...Evli, iki cocuk annesi ama cocuk ruhu hic kaybolmayan bir ben, otuz bir oldu:)

Tuesday, June 22, 2010

Can...








Ilk kalp atisiyla birlikde sevginizde buyuyor, buyuyor.. hic kuculmeden...




Ilk yillari sabrinizi cok zorluyor, sabri ogretiyor...




Zaman icinde bakiyorsunuz sizi en iyi anlayanlardan biri oluyor...




Hele bazen sasa kaliyorsunuz karsinizda kirk yasinda biri gibi kocaman seyler soylemesine..dumur oluyorsunuz sasmakdan ziyade...




Kiziniz buyuyor, abla oluyor kardesine,arkadas oluyor size...




Kendi kararlari oluyor, ikna edilmiyor bazen..




Sizin fikirlerinize her zaman deger veriyor ama ah yok mu o purple ayakkabilari, eskimis puskumus ama vazgecemedigi, en olmadik yerlerde giymek istedigi...cocuk diyorsunuz nasi istiyorsa oyle yapsin...Ama 30 derece sicakda siyah ayakkabilari degisime gittigi icin siyah, ici tuylu kislik botlarini giymek istemesi, hatirladikca terletiyor sizi...




Bir gun bakiyorsunuz, bu sirineniz, cubbe giymis, kep takmis cikiyor karsiniza, elinizde olmadan hayaller kuruyorsunuz," universite okuyup okumamak kizimin insiyatifinde olacak", dusunceleriniz ucup gidiyor aklinizdan bir beyaz bulut beliyor kafanizin hemen yaninda icinde Harvard'dan mezun bir kizin hayali...




Sonra onu sahnede izliyorsunuz, bayiliyorsunuz yaptigi danslara, arkadaslariyla birlikde harika olan uyumlarina..."Musamere cabasi icinde olan, gorsellige onemseyen anaokullari tercihim degil" dusunceleri palavradan ibaret, goruyorsunuz bunu...Yok boyle bir sey onu izlerken duydugunuz gururun, huznun, sevincin, karmakarisik dusunce ve duygularinizin benzeri yok...




Sizin kucuk kiziniz buyuyor, bugun bilmem kac kisinin onunde harika jimnastiksel hareketler yapiyor, halkoyunlarindan secmeler sunuyor, kafkas dansini profesyonelmiscesine oynuyor, ciddi ciddi bale gosterisi sergiliyor...Hele tam sahneden inerken profesyonelmiscesine o el sallamasi yok mu, sizi sizden aliyor...

Monday, June 14, 2010

Kaza pat diye gelir!!!

Haftasonu bir kac yere gittik, sonrasinda abimlere.. Aslinda hic hesapda yoktu gidecegimiz, ama isimiz bir saat once bitince ve aksam gidecegimiz yere yakinda olunca evleri bir ugrayalim dedik. Iyikide ugramisiz abimin kaza yaptigini ogrendik. Islek sayilan bir caddede normal hizda giderken, tali yoldan hizla gelen araba carpmis sofor mahallinin oldugu tarafa, abimin arabasi savrulmus yolun ortasina...Allah'dan ki arabasi iyi bir araba,kapi tarafindan olan guvenlik kisimlari korumus, baska bir araba olsaydi suan hastanede kolu bacagi kirilmis, yada yogun bakimda olabilirdim diyor.Ne oldugunu anlayamamis, bir 10 dakika arabadan cikmamis zaten, sinirleri bosalmis, eli ayagi titremis...24 yillik sofor, ufakda olsa bir tek kazasi yok..oyle dikkatli oyle titiz davranirki trafikde...Yalniz kazaya sebeb olan oyle sakin bir dangalakmis ki, abim" Ya kardesim ara yolda boyle bir hizla gidilirmi, hadi gidildi, ya insan arabayi gorurde frene basmaz mi?" diyince."Ya ne olacak abi, oldu iste, sen hic kaza yapmadin mi hayatinda " demis, olaya tanik olanlar az daha adami doveceklermis, ne manyak diye!Piskinliginde boylesi diyorum, pes ya! Hele birde olayin trafik polisi kismi varki o daha vahim. Kan cikmadi ya abim ufak bir siyrikla atlatti, boyun olusan agrida nasi olsa gecer bir gun ya, tutanak tutma zahmetinde bulunmamislar, hazir vuran durmus, kabul de etmis sebebiyet verdigini aranizda anlasin demisler!!!!Bu kismi insani bitiriyor. Henuz 15 gun once tatil icin gittigi Amerika'dan dondu. Orda kurallarin nasi isledigine birebir sahit oldu. Geldikden hemen sonra boyle bir olayla karsilasinca iyice sinirleri bozulmus, bana simdilerde diyor" Ya sen okuluda bitirdin tam rahat edecekken neden geldin Turkiye'ye?" Valla su sira bende dusunmeye basladim neden geldigimi... Gecenlerde otoyolda gidiyorum, Orta seritteyim hizim hic de fena degil 80-90 arasi gidiyorum. Esim yanimda zaten surekli"hizli olma, yavas ol, burasi Amerika degil, pat diye bir araba gecer onune pat diye biri durur, insan cikar, vs vs.." diye telkinde bulunup duruyor zaten. Derken bir kendini bilmez tam arkamizda kornaya basiyor, basiyor, sol taraf bos, sag taraf bos, bende onumdeki arabaya takip mesafesi uzakligindayim, zaten esim yanimda diye hizli gidemiyorun:)ama arkadaki gidecek baska yol yokya illa ben hizli olucam, aynadan bir baktim ona, birde elimi kaldirdim ne oluyor git surdan diye:)sonra gecti diger seride:)) madem diger seride gecebiliyorsun, kor degil goruyorsun seritler bos, hizlida gitmek istiyorsun madem, git diger seritten, kornoya basip stresse sokmaya calismanin ne manasi var! Ama tabi burasi Istanbul, yollar sadece ve sadece magandalarin!

Monday, June 07, 2010

Santili Kek


Su sira kaybetmek istemedigim tariflerden biri, o yuzden en guzeli bloga yazmak tarifi diye dusundum...

Kek:

3 Yumurta

1 su bardagi toz seker

1 su bardagi siviyag

1 su bardagi galeta unu

1 su bardagi iri kiyilmis ceviz

5 gr kabartmatozu

1 vanilya

Serbet:

2 su bardagi seker

2 .5 su bardagi su

Muhallebi:

4 yemek kasigi nisasta (dolu dolu olacak kasiklar)

3.5 su bardagi sut

1 su bardagi seker

Vanilya

Ayrica Bir bardak sutle hazirlanmis 2 poset Krem Santi.

Kek malzemeleri yumurta, seker, siviyag, galeta unu, kabartmatozu, vanilya ve en sonda cevizler ilave edilip cirpilir, karistirilir. Yaglanmis firin tepsine konulur. 20 -30 dk arasi 200 derece firinda pisirilir. Bir tarafdan serbeti hazirlanir.

Serbet icinse, oncelikle 2 bardak seker karamelize edilir, yakmamaya dikkat edin. Sivilasmis bir hal alan yani karealize olan sekere 2.5 su bardagi sicak su ilave edilir, puruzsuz serbet goruntusunu alana dek( bu da bir kac dk sadece ) kaynatilir. Sogumaya birakilir.

Muhallebi malzemeleri katip karistirilip hazirlanir. Sogumaya birakilir. Hazirlanan Krem Santi, muhallebiye eklenir, homojen bir hal alana dek karistirilir.

Kek ve Serbet gayet ilik oldugunda, serbet dilimlenmis kekin ustune dokulur. Serbetini ceken kekin uzerine ise muhallebi...Isterseniz hindistancevizi de serpebilirsiniz, ben gerek duymadim, oglumun parmak izi bile duruyor ustunde:)

Asamalari cok ugrastirir, vakit alirmis gibi gozuksede vakit almiyor carcabuk oluyor...




Thursday, June 03, 2010

Yazmak isteyip yazamiyorum...



Herseyde bir sozu olanlari sozsuz gormek...



Insanlarin tek yurek olup uzulmesi, ah-u vah etmesi gereken bir duruma, siyasi bir dusunce yapisiyla bakildigini gormek...


Hele 19 yasinda Israil kursunlariyla hayata gozlerini kapamis, Allah-u alem,sehit oldugunu dusundugum bir genc icin "nasil yikadilar senin beynini de gencecik yasinda olumle tanistin" diyen yazilari gormek...


Icimi acitti, acitiyor, hemde cok...Kac gundur yedigim yemekde ictigim suda bu insanlari onlarla birlikde Filistin'de abluka altina alinan, acliga, susuzluga, caresizlige, olume itilenleri ve olenleri dusunuyorum... agzimin tadi yok, gozumunse yasi cok...Duadan baska ne gelir elden?

Rabbim Kahhar ismiyle kahru pesisan eylesin zalimleri. Zulumleri kendi baslarini yesin! Onlar icin yasasin Cehennem!-demek icimi ferahlatiyor...

Furkan Dogan'in anne ve babasina saygimi anlatamam, nasi bir anne babaymis ki henuz 19 yasindaki bir cocugu boyle duyarli, boyle insan, boyle dini butun yetistirmisler... Allah cocuklarimizi O'nun rizasi istikametinde yetistirmeyi nasip etsin bizlerede...Namaz kilan hayir is yapanlardan hayra onder olanlardan olsunlar insaallah!

Tuesday, May 11, 2010

Veggie Burger


Haftasonu ev halkina hamburger yaptim. Bende kafileden ayri kalmiyim diye kendime biraz bir yerlerden etkilenmeyle ama aslinda nerdeyse tamamina yakin uydurmayla bu burgeri yaptim. Abartmiyorum, Burger King'in bean burgerina benzedi tadi:)
Malzemeler;
-1 Patlican, kup kup dogranmis.
-1kabak, kup kup dogranmis.
-bir tane cok kucuk bir yesil biber, kucuk kucuk dogranmis
-bir corba kasigi Hamburger kofte harci
-1/3 cay bardagi su
-2 silme corba kasigi un.

Hepsini karistirip, birazda yogurup, hamburger koftesi seklinde kocaman kocaman yapip, kizarttim. Acikcasi o kadar guzel birsey olmasini beklemiyordum:) Sansima oldu:)) hemde uydurdugum bir tarifim daha oldu, unutmadan hem not aldim, hem de benim gibi vejeteryanlar icin paylasmis oldum...denerseniz afiyet olsun simdiden...

Tuesday, April 27, 2010

Hic birsey bosuna degil...

Hayatta hic bir yasanmislik, hic bir ogrenmislik bosuna degil,pek tabi gormesini bilene...



Daha oncede muhakkak yazmisimdir, yazmasamda arkadaslarima bahsettigimden eminim...

Unv son siniftayken aldigim son edebiyat dersinin hocasi cok zorlamisti beni oyleki derslere gitmek istemiyordum, O doneme kadar hic bir ingilizce yada edebiyat dersinde zorlandigimi bilmem. Dersde cok fazla yazar ve eser inceledik. Donem odevi gibi arastirma isteyen konular vardi, hemen her ders boyle olurdu. Sanki bilgisayar degilde ingilizce bolumunde okuyordum. Oyle cok yilmistim dersden. En sonunda bir gun hoca yaptigim odevimi begenmedi, derse gec kaldigim icin extra bir arastirma konusumu vermisti, nedendir bilmem cok sinirlendim ve "bakin profesor, ben computer science okuyorum, ve bu sene Turkiye'ye donuyorum, bu dersde ogrendigim hic birseyinde hayatim boyunca karsima cikacagini dusunmuyorum." dedim. Hala nasi dedim bilmiyorum:) hoca biraksa birakirdi, Allah'dan acidi:)hos iyi bir notlada gecmedim ya neyse, son doneme kadar iyi olan GPA'im sayesinde dustu, sanirim bende ancak GPA dusurur baskada birsey yapamaz bana diye oyle sert cikmis olmaliyim. Yalniz hoca benim kadar sert degildi, sadece yapmami ve kendisine calismami vermemi soyledi ve ekledi"hic bir ogrencimin bu dersde ogrendigi birseyin hayatlari boyunca kullanmayacagini dusunmuyorum". Haklida cikti, inanilmaz bisi ben ingilizce okudugum siirlerin hangi saire ait olabilcegini yada sairin hangi sairden etkilenmis olabilecegini, hangi yazarin nasi bir uslubu oldugunu ogrendim o donemin sonunda. Turkiye'ye dondukden sonra kitapcilarda kendime her ingilizce kitap bakisimda aklima son donem edebiyat dersinde ogrendiklerim ve benim hocaya karsi ukalaca soylediklerim geliyor ve utaniyorum. Insan hayatta hic birseyi bosuna ogrenmiyor. Zoraki edinilmis olsa bile bilgi, ihtiyac aninda beynin bir kosesinden pit diye cikip kullanima giriyor:)

Saturday, April 24, 2010

Bu da bir sendrommus!

Dunning-Kruger Sendromu

Televizyon izlerken birilerine bakıp da "Ya bu adam bu sığlıkla nasıl
buralara kadar gelebilmiş" diye düşündüğünüz oldumu hiç?

Ya da işyerinizde sizinle aynı ya da daha üst aşamada bir görevde olan
bazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı?; onlara bakıp "Bu
cahillik, kendini bilmezlik nasıl fark edilmez?" diye iç geçirdiniz
mi?

Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD'li bu hissi çok yaşamış
olacak ki, iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya
attı:

"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."

Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel
alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:

Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.

Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimin-dedir.

· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların
niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.

Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı
niteliksiz insanlar, niteliksizliklerini n farkına varmaya başlarlar.

Bitmedi...

Cornell Üniversitesi' ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve
klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...

Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin "kendilerine
güvenleri" müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt
verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmalarıhalinde
yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.

Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayan-lar ise "en
alçakgönüllü" deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt
verdiklerini düşünüyorlardı.

Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun
metni yazıldı:

"İşinde çok iyi olduğuna" yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve
yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı
işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin
hakkı olduğunu düşünür!

> Ancak bu 'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı mesleki açıdan müthiş
bir itici güç oluşturur.

'Eksiler' kariyer açısından 'artıya' dönüşür.

Sonuçta, 'kifayetsiz muhterisler' her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler.. .

Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında
'fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere
kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini
beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye
çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da 'ihtiras eksikliği' ile
suçlanırlar... "


"Dünyanın sorunu,
akıllılar hep kuşku içindeyken
aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır."

Friday, April 16, 2010

...


Herkes kendi gibi bir Cennet’e girer. Evet, insan, burada ulaştığı iman, marifet ve muhabbet ufkuna göre bir Cennet’e girecektir...


(Herkul'den alintidir)

Saturday, April 10, 2010

Yagdanlikla alakali son posttur kendisi:)(umuyorum:))

Yagdanlik, yagndanlik dedim durdum bir zaman...Buldum sonunda gonlume yakin bir tane, tam gore degil ama yakin, yazdimda zaten uzun uzun hakkinda...

Ama bugun ne oldu begenirsiniz. Ben bir arkadasin daveti uzerine oglunun dis bugdayina katildim, dis bugdayi bardaklarda servis edilmisti ve bardaklardan sadece ikisinde su altin para gorunumunde cikolatalardan vardi. Ilkini ben bulunca hediyeyi secme hakki sunuldu, bende boyle seylerden pek sIkIldigimdan kizima verdim secim hakkini, derken ne cikti hediye paketinden dersiniz?evet bildiniz YAGDANLIK:)))bir sey bu kadar ihlasla istenirmis, keske baska bisielrde isteseymisim:P

Cok tesekkurler arkadasim!

Thursday, April 08, 2010

Kina Gecesi...

Son iki senedir gidiyorum kina gecerlerine...Cok keyif almadigim adetlerden biridir kendisi. Anlayamam anlam veremem gelinin aglamasi icin verilen ugrasa...Kizim cok seviyor bu alaturka adetleri. Sirf onun icin gidiyorum desem:)Kimse kirilir, hatirdir gonuldur gibi kaygilarim yok bu hususda acik ve net kalbim sadece kizimin gonlu hos olsun diye yaptigim bir aktivite benim icin. Bu aksam gittigim kina gecesinde bir tanidik"bizim artik boyle yerlere gelmemiz lazim zira cocuklarimiz var "dedi. Acikcasi bunun bile cocuklar icin ayri bir yatirim oldugunu dusunmemistim hic:) sasirdim hemde cok:) 6 yasinda bir kizin evlenecegi gunu dusunup, yatirim olsun diye kina gecelerine katilmak cok afedersiniz dogmamis cocuga don bicmekle es deger gozumde:P Hasili kelam iki muhabbet ettik yeni tanistigim kafa dengi biriyle, tek eglencesi o oldu bana...

Wednesday, April 07, 2010

Sulu Kofte, Terbiyeli cinsinden:P

Kizim anaokuluna gittikden bir sure sonra sulu kofteyi cok sever oldu, ama sadece okulda yapilmis olani. Bu duruma bozuluyordum acikcasi, her sulu kofte yedigi gun"anne bugun mmmmmiiimmm harikaydi suylu kofte "diyince kendimi biraz yetersiz goruyordum. Sulu kofte "Terbiyeli Sulu Kofte" olarak geciyordu yemek listesinde. Ben zaten yemiyorum etli yemekleri, esimde terbiye kisminda gecen yumurta sulu bir yemege girince sevmedigini aman aman denememi soylerdi her zaman. Biraz da bu nedenle denemedim simdiye kadar, ama kizim sevince akan sular duruyor. Artik evde Sulu Kofte terbiyelisinden olmali diye reform niteliginde bir degisime gittim:P Netten tariflere bakindim durdum ama en cok sunu begendim, uygulandiginda guzel olabilecegini dusundum. Haklida ciktim:) guya yemeklerde gecen yumurtadan hosnutsuzdu esim, anlamadi bile:)A.Ihsan bile ikinci tabagi istedi:)Ben denedim begenildi. Sunu soylemeden gecmiyim, limonu ben salatada bile cok sevmedigimden, bu yemegede bir tane limon suyunun fazla gelecegini dusundugumden yarim kullandim. Kizim limonunu az buldu, siz siz olun bir limonun suyunun hepsini koyun:P

Saturday, April 03, 2010

Ilginc bir gun...

Dun ne acayip bir gundu...

Evi supuruyordum...oglum huysuzlandi, supurgeyi kapattim, biraz onun gonlunu hos ettim. Sonra yine supurge fasli...

Olacak gibi degil baktim, illaki onunla bir sekilde oynamaliyim, sonrada uyumali, en son supurmeliyim evi...Ablasinin odasina gittim, koridorun en sonundaki oda, masasinin cekmecesinden oglum icin uygun tahta puzzlelara bakiniyordum..Bir gurultuyle irkildim, hatta korktum, hemde cok...

Evin icinde biri var ve sanki balyoz ama balyozdan daha az bir ses fakat cekicden de kuvvetli bir sesle, anlatamayacagim turden bir gurultuydu iste, bir seyler oluyor... Hemen kostum baktim, birsey yok gibi gorunuyor, camasir dolabinin onundeki koridordayim hemen yanimda oncesinde fisini cikardigim supurge...ses sanki supurgenin kablosundan geliyormus gibi, ama o da ne, yerdeki fanyanslardan dordu kubbe seklinde kalkti yerden gozlerimin onunde...

Korkumun tarifi yok...sanki bir film izliyorum korku filmi, yada ne biliyim kabus gibi bir sey!Hani filmlerde gerilim olsun diye mezar kubbemsi bir yapi alirda icinden birsey cikarya, yada ne biliyim deprem gibi bir afet olurda yer ikiye bolunurya, onun gibi birsey...ama bu gercek! afalliyorum. Sonra esimi ariyorum, sonra kayinpederi, sonra komsulari, sonra guvenligi, buarada cama falanda kostum deprem oluyorda ben farketmiyormuyum diye...

Sitenin ustasi geliyor bakiyor, bir anlam veremiyor, "sunca senedir insaatciyim ilk defa seramiklerin bu sekilde yerden kalktigini goruyorum, parke olsa anlayacagim da, seramik boyle olmaz"diyor. Seramikler kaldiriliyor, yerden geciyor cunku kalorifer borulari, acaba patlak falan birsey mi var diye bakilsin istiyorum. Zeminde hic bir catlaklik hic birsey yok, sadece aciklamasi guc enteresan bir olay!

Wednesday, March 31, 2010

Sabir?

Bir kac gundur Facebook'da 2.5-3 yasinda bir kiz cocugunun komik video goruntulerini arkadaslar linkliyor bende diger arkadaslara linkliyorum. Video goruntulerinden birinin konusu kucuk kizla babasi arasinda cocuklarin makyaj yapmamasi uzerine yaptiklari bir konusma, daha dogrusu babasinin onu ikna icin ugrasmasi ve en sonunda ikna edebilmesiydi. Bunu linkledigimde arkadaslardan biri "ne kadar sabirli bir babasi var"diye yazmis. Sasirdim dogrusu. Cunku gayet normal ve sirin bir muhabbetin gidisatinda sabirli olunacak bir durum gormedim. Sonradan dusundum, yorumu yapan henuz bekar, anne olmamis biri. Belki bende anne olmasaydim bilmeyecek ogrenmeyecektim sabri bu denli iyi. Kizimla sabri biraz daha iyi ogrendim. Oglumla nerdeyse sabrim zirvelesti. Simdilerde cocuklarin yaptiklari bir cok akla gelemeyen sey normal geliyor. Pek tabi bu normal gormelerin icsel alemde farkli birikimleri olup insan patlayadabiliyor. Normallesiyor dediysek o denlide gulluk gulistanlik olmuyor duygular, hisler, sonucda 25 yil yasadiginiz seylere tepkileriniz farkli olmus, belki cokca asabi olmussunuz, birden iliman iklimlerde takilmak agir yada zor gelebiliyor bunyeye... ama sonra oyle farklilasiyorsunuzki, siz bile inanamiyorsunuz kendinize, mesela gecenin 4'unde buzdolabinda duran eklerleri yataginiza tasiyan 20 aylik veled sizin sinirinizi ziplatmiyor aksine bir daha yapmamasini soyleyip, guluyorsunuz sadece, gun icinde"eklerleri nereye koydun?"sorunuza aldiginiz"yataaa"cevabi sizi mest ediyor. Ne guzel sorumu anladi ve bana dogru cevabi verdi diye guluyorsunuz. Halbuki ekler butun heryeri batirmis, yatakdan sirtinizda bir eklerle kalkmissiniz:) Gun boyu yapilan telefon gorusmelerinde bu olaydan bahsedip, guluyorsunuz bolca. Annelik insana bir cok erdem katiyor sabirda en guzeli. Bir otu bile insan ne zahmetle buyutuyor. Haliyle dunyanin en serefli varliginida yetistirmek oyle kolay olmuyor. Sabir, sebat sIk kullanilanlariniza istemesenizde ekleniyor.

Tuesday, March 30, 2010

Kek yapmak:)


Bilmiyorum benim kizim kadar suprizlere bayilan bir tane daha var midir? Hemen her gun okuldan donunce daha henuz asansordeyken"suprizin var mi"sorusu hazirdir. Bazen, supriz yoklugu sebebiyle yaptigi huysuzlugu sessiz sakin karsilar, bazen kopurur, oylece haftayi bitirir yeni haftaya yine ayni supriz var mi yok mu dusunce ve sorulariyla gireriz. Dun yine suprizsiz bir gundu:)Oyle olunca oyalamak gerekti. Evdeki misir unununda bitmese bile azalmasi lazimdi. Nette aradik bulduk surdaki tarife bayildik. Kizim bir taneyi bitiremedi bir lokma ayirdi ama yinede ona boyle degisik birseyi yedirmek ayrica basariydi. Yemesinde kendisinin yapmasinin etkisi buyuk pek tabi. Kendisini asci beni de yamagi gormesi ona ayrica haz verdi:)

Kizartma yaglari

Dun pazara gittgimizi yazmistim degil mi:)Pazarin girisindeydik henuz, yol ustundeki evlerden birinden kizarmis hamur kokusu yayilmis, bizde butun pazari eve gidince hemen firina ugrayip hamur alip kizartalim dusunce bulutlariyla gezmistik:)

Eve girmeden firina ugrayip hamurumuzu aldik, ben hamuru actim kestim. Esimde kizartti. Tam kizartma isi bitti, bunu dokuyorum demesiyle, benim "hayyiiiiiirrrr"im yankilandi mutfakda. "EEeee napicaz o zaman"dedi." Ben onlari biriktiriyorum " dedim. Bunu duyunca bana komik komik bakti. "Hani gelmislerdi kapiya bilgi vermislerdi, 5 litre olunca telefon edicez alacaklardi"dedim "himmm, nasi istersen dedi".



Bundan yaklasik iki ay once, bir pazar gunu zilimiz caldi. Oncesinde bina icindeki afislerden ve duyurulardan biliyorduk aslinda, Yag Atik Toplama firmasi tarafindan bilgilendirelecegimizi. Atik yaglarin cevreye verdigi zararlardan uzun uzun olmasada bizi bu hususta daha dikkatli olmamiz gerektigine inandiracak kadar bilgiler verildi. Birde brosur tutusturuldu elimize. Toplanan atik yaglar 5 litre kadar oldugunda telefon ettigimiz takdirde alacaklarini soylediler. Bende o gun bugundur biriktiriyorum kizartma yaglarini. Ilgilenenler icin firmanin web adresi bu da telefon numarasi 444 2845.

Monday, March 29, 2010

Bugun pazarda ispanak almak istedim, satici" kurumu yas mi"diye sordu. Su yasima geldim kuru ve yas ispanagi ilk kez duydum. Aradaki farki sordugumda kurunun yikanip kurutulmus oldugunu, digerinin yikanmamis oldugunu soyledi. Kuru daha cok dayanirmis yas dayanmazmis vs vs... Ben bildigimden sasmadim, ama digerinide merak etmedim degil. Siz ispanagi nasil aliyorsunuz? Gerci gecikmis bir soru, ispanak sezonu bitti ama olsun aklimda bulunsun:)

Birde merak ediyorum kizartmadan arta kalan siviyaglar ne yapiliyor. Benim bu hususda bir fikrim bir bilgim var ama daha sonra paylasicam, cunku coook uykum geldi:)

Bununda onyargisi olur mu:)

Bugun esim izin almis ise gitmemisti. Bende kac gundur hasta olup olmamak arasinda gidip geliyordum, bugun ogleden sonra enerji fazlaligimi pazara enginar almaya giderek, eve donusde tulleri yikayarak kullanmak istedim. Balkon ve mutfagin tulleri su mekanizmali olanlardan. Bende kulakdan duyma hurafeler yuzunden tulleri makinede yikamayip kuru temizlemeye vermeyi dusunuyorum kac zamandir. Ama bugun esim evde olunca bir cesaret su cubuklarin dikislerini sokeyim yavastan cikarip makineye atayim sonra esimle birlikde yapar takariz diye dusundum. Tulu cikarmak cok zor ya ben mekanizmayi zorladim yerinden sokmek icin:)birden nasilsa tulun ciktli kismi acildi, aaa dedim cirtliymis bu:)Neyse cikardim tulleri.Tam makasi verdim esime, sokucez demir cubuklarin oldugu kucuk kisimlari birde ne gorelim zaten demir cubuklari cikarmak icin yapilmis yerleri. Simdi diyeceksiniz tulleri yaptirirken hic sormadin mi tulcuye, sordum sormasina, cirt cirtli oluyor, cok kolay cikacak cubuklar dedi ya ben cirt cirtlarin demir cubuklarin oldugu kisimda oldugunu dusundum. Eve takildiginda biz evde olmadigimizda anlamadim nasil oldugunu, telefon acipda sormadim. Dedim ya cok cok zor yikamasi diye anlatildigindan pek cok kereler ben zaten hic elimi surmeden direk kuru temizleme dusundugumden belkide tulcuyu aramak aklima gelmedi:)Simdilerde salonun tullerinide mekanizmali yaptirmadigima pismanim. Cok rahat estetik olarakda daha guzel duracakken onun bunun lafina baktim. Neyse zararin neresinden donulse kar. Yeni tul yaptirmayi dusunenenlerin aklinda bulunsun!

Thursday, March 25, 2010

3 cay:)

Sabah esimle birlikde Asaf Ihsan'in bezini degistirdik. Aslinda soyle ben degistirdim o ellerini tuttu. 3-5 aydir tam bezini aciyorum elleri malum bolgede. Neyse isimizi bitirdik, ben banyoya ellerimi yikamak icin girdim ciktim, caylari doldurdum. Esime kac seker istedigini sordum(sabahlari seker kullaniyor sadece)sonra bardaklari masaya goturdum, bir baktim caylar konulmus zaten.
"Eee neden soylemedin caylari koydugunu?"
"sana supriz olsun dedim"
" tamam da bende cay koydum bos yere, neyse ikiser cayimiz oldu:))"
Esim iki bardagida yanyana koydu, yudumlayama basladi ve genis aileden bir cumle" 3 cay ikisi bana" koptuk sabah sabah gulmekden:))))Ikiser ikiser ictik caylari birde su bardagi ayarinda cay bardaklariyla:))

Wednesday, March 24, 2010

Yagdanlik

Esyanin zaiyatina uzulmek maneviyattin noksanligindan olsa gerek...

Suana kadar oyle cok sey kirildi, dokulduki ama hic birine uzulmedim."Kirilan, dokulen bizden degil"mantigini benimsedigimi soyler oylede dusunurdum ta ki yagdanligim kirilana kadar. Onu taaa evlenmeden once almistim. Biz NY'a gittikden sonra esyalarimiz ne cok ev degistirdi ama o hic bir tasinmada kirilmadan biz evimize yerlesene dek sapasaglam kaldi. Herkes onun tek basina kutusuda olmadan kirilmadan 7 yila inat durmasina sasti. Ben de onu zaten cok severek almisdim. Ucuz da birseydi simdinin parasiyla 3-3.5 lira gibi bir fiyata almistim iyi hatirliyorum 4 lira degildi...hem ucuz hem shIkti..Gecen hafta pat diye kirildi, inanamadim... Canim yagdanligim bir patirdi oldu gitti, yemekleri yapmak koca yag bidonundan yag bosaltmak eziyet oldu. Yagdanlik bakindim bakinmasina ama onun gibisini bulamadim, gonlume gore olmayinca kolay kolay almam birseyi, beklerim bulana dek, sabir mi denir inat mi bilemiyorum. Bugun yine bakindim bakindim, en sonunda bulamayacagim artik sunu alalim da bitsin kendime bir haftadir yaptigim eziyet dedim. Sonra market alisverinde Ravika zeytinyagi sisesini gordum, zeytinyaginin kalitesi nedir ne degildir diye dusunmedim normalde baska bir firmanin zeytinyagini kullanirim. Ama onun sisesi benim kirilan siseme benziyordu sirf o yuzden aldik. Esim otoparka giderken soruyor"nasi begendin mi? icine sindimi zeytinyagi sisesi?" ben"kaybettigime benziyor sadece, ama onun gibi degil hala" esim"ya sanki birini mezara verdin, alti ustu bir sise!!!" dogru sadece bir sise...Ben belki evlilik hazirligi suresinde aldigim icin, belkide bilinc altimdaki bilemedigim baska birsey icin gereginden fazla deger verdim...Yenisi mi? eskisinin yerini tutamasada fenada gozukmuyor tezgahda:)

Monday, March 22, 2010

Cici, bici

Bu sabah okul servisin bozuldugu haberini alinca, okula yurusek mi?araba ile mi gitsek? karar veremedim, yuruduk boyle sonra golgede hava biraz serince diye arabayla gitmenin en iyi secenek oldugunu dusundum.

Taci gecen hafta pazardan 1.5 liraya aldim, bu haftada gidip bakmak istiyorum, umarim gelmistir tokaci, sirf o yuzden pazara gidicem yoksa hic niyetim yok.

Kac zamandir aradigim saat degil elbet, en kotunun iyisi:)esim begenmis, sonra gittik birlikde aldik, ama hala saatin kac oldugunu anlamakda zorlaniyorum, siyah zemin uzerine siyah bir akrep birde yelkovan ne kadar ayrintili bir gorus saglayabilirki zaten?Begenenler icin adres Kervan. Cok guzel tablolar vardi buarada. Fiyatlarda uygundu.

Oyuncak kutusu Ikea'den cok begendim. Aslihan'in NY'dayken hazine sandigi seklinde olandan vardi ama orda kaldi. Burdada aynisini buldum ama bunun rengini daha cok begendim.Cokda kullanisli buldum. Ister yatay ister dikey konumda oyuncak doldurulabiliyor icine.

Tablolar, hediye edileli Mayis'da iki sene olacak ancak asabildik:)

Sunday, March 21, 2010

Camlica'da...

Bugun hizli bir kiyafet alisverisinin ardindan babamizin teklifiyle solugu Camlica'da aldik. Iyiki almisiz. Hem cocuklara hem bize iyi geldi. Kizim 1.5 liralik oyuncagini elinden dusurmedi:) Cok keyifliydi. Birseyler yemek istesekde siralari gozumuz kesmedi, bizde baska bir yerde devam ettik gune. Sonrada kurkcu dukkanina geri donduk. Yorulan cocuklar uyudu, anne-babalari ise cay ve yaninda bir suru aburcuburla yorgunlugunu atti:)

Saturday, March 20, 2010

Komsu olmak yada olmamak?

Bu siteye hatta bu ilceye tasindigimizdan beridir hamdolsun daha ziyade iyi insanlarla karsilastik. Ama iste arada bir onceki postta yazdigim gibi enteresan insanlarda cikti. Birde bunlara alt komsumuz eklendi. Aslinda o kendini enteresan kisiler listesinin basina daha tasinmamizin 15. gununde almisti.Soyleki; bir ctesi gunu guvenlik esime alt komsumuzun bizden rahatsiz olduklarindan ve gorusmek istediklerinden bahsediyor konusmasinin sonunada emniyette mudur diyede ekliyor. Esim her zamanki nezaketiyle alt kata gidiyor, bizimde kendileriyle daha onceden tanismak istedigimizden, nasibin o gune denk geldiginden, cocuklarimizin kucuk olmasi ve yeni ev aldigimiz icin "hayirli olsuna"gelenlerin olabileceginden verdigimiz ve verecegimiz rahatsizlik icin kusura bakmamalarini rica edeceginden bahsediyor. Hanfendi, benim saat 9 bucukda supurge actigimdan ve ebeveyn banyosunun dus sesinin kendilerini rahatsiz ettiginden bahsediyor. Esim bana bunu soylediginde inanin yuzum kizardi birakin karsimda bir bey olmasini bir hanim dahi olsa, sizin ebeveyn banyonuzdan gelen dus sesi beni rahatsiz ediyor demem diyemem. Ben supurge saatlerimi gec bir vakte aldim, bazen oglen bazen ogleden sonrayi buldu. Ama benim icim rahat degildi. Komsumla tanismak istiyordum. Kandil vesilesiyle tanistim, sagolsun beni cokda sicak karsiladi. Artik eskisi gibi ebeveyn banyosundan ses gelmedigini soyledi. Daha sonraki gunlerden birine iadeyi ziyarete geldi, benide davet etti. Ama ben yogunlukdan gidemedim. Herneyse...

Bu aksam, yani bir ctesi aksami, esimin kucuk amcasi ve hanimi hem ev icin hayirli olsun ziyaretine hemde 10 gundur bizimle birlikde olan babaanneyi alip evlerine goturmek icin geldiler. Cocuklar guzel guzel oynadilar bizde muhabbet ettik. Aslihan ve S.Nur'un sesini biz duymadik ama komsumuz duymus ve rahatsiz olmus, guvenlikden tlf numaramizi almis ve bizi ariyor. Iyiki telefona cikana ben degildim esimdi. Cunku bana gore cok daha sakin bir insan nezaketle kapatti telefonu. Misafirlerimiz apartopar kalkdi. Ben bu durumu hazmedemedim. Evde avazim ciktigi kadar bagrinarak kendisine iletmek istedigim butun mesajlarimi ilettim. Biliyorum cok ciglik yaptigim ama sinirlerime hakim olmamin imkani yoktu. Ertesi gun pazar her bir kimsenin tatil gunu olmasada ekseriyaya hitaben bir tatil var ortada ve kendisinin bu noktada anlayisli olmasi saat 11:40 gibi bir vakitte aramasini engellemesi gerekirdi. Ama o gayet piskin arayabiliyor. Tabi esim misafirleri gecirirken ben guvenligi arayip tlf numaramin nasil izinsiz verildigininde hesabini sormadan edemedim. Cok kizginim, sinirliyim, kirginim. Komsuluk hakki gozettigime inaniyorum ama ben buna ihtimam gosterirken neden karsi taraf ozveride bulunamiyor anlamiyorum. Ust komsum tasindigindan beridir her yikayip astigi nevresim nerdeyse bizim balkon kenarina gelecek sekilde oldugu halde sesimi cikarmadim. Hatta topuklu terliklerle dolasiliyor bazen Asaf Ihsan uykuya zor geciyor sirf bu nedenden, ama yinede ben bu durumu hayatimin merkezine olumsuz bir meseleymis gibi koyup tepki vermiyorum, vermemde. Insanlarin baskalarindan beklentilerinin yukseklik derecelerine sasiyorum dogrusu. Acaba diyorum esinin bir emniyet mensubu yada bir amir olmasimi kendisine bu basakalarina mudahil olma ve kendisini hayatin merkezinde gorme hakkini veren? Eger oyleyse yazik hemde cok, bilmiyorki bana o degil butun dunya toplansa bos eger ki ben hakliysam....

Tuesday, March 16, 2010

Isin ehli olmak yada olmamak!

Buraya tasindigimizdan beridir evin kablo yada kablosal donanimsal islerini yapan memur yada emekci kesimini bir turlu isin ehli goremedim, yada bize oyleleri dek geldi bilemiyorum.

Ev telefonu aldigimiz sirket elemani baglantiyi yapmak icin geldigi gun esimi cepden ariyor(cunku verilen iletisim numarasi o) ve eve ulasmak uzere olduklarini soyluyor. Esimde evde degil isyerinde oldugunu, evde benim oldugumu soyluyor. Adam tabiri caizse uc kagitci bir tip, yok siz olmayinca olmaz, imzaniz sart diyor. Esimde beyfendinin yapmasi gereken is icin ona guzellik olsun diye bana telefon talimatiyla bir miktar para bahsis verdiriyor. Parasinda degilim ama adama verdigim zoraki bahsisin hatta rusvet desem daha dogru olur( bunada dilim varmiyor) haksiz kazancina kazanc kattigini dusunup sinir oluyorum. Hos aklima sikayet etmek gelmedi mi? geldi...ama bu kezde evinde onun vesilesiyle gelecek rizka muhtac olan cocuklarini dusunup vazgectim.

Hele intenet baglantisi icin gelen eleman. Kapidan elimize modem kutusunu tutusturdu. Iki imza aldi gitti. Modemi baglamak, baglantisinin nasil yapildigini gostermek yasakmis(!) Allahim Allahim insan Kadir Inanir'i anip kafa atmayi gecirmiyor degil icinden ya neyse...

Gecn hafta kayinvalide ve peder bize tv almislar hediye. Aldiklari firma TV'yi ve receiveri getirdigi halde, sitenin satelite baglantisini yapan memuru her nedense tesrif edemediler ayni gun. Ertesi gun geldiklerinde esim Izmir'e cokdan yolcu olmustu. Neyse sabah geldi yetkili insan ve yardimcisi. Bana kabloyu nasil salona gecireceklerini soyledi ama kablo salkim sacak olmada tavanin kirisinden gececekti ve ben oyle bir goruntu istemiyordum. Kizimin odasindaki kabloya uzanti yapilip salona cekilebilirdi. Neyse bunu kendini onemli bir isin parcasi goren boynundan kablo sarkitarak kendine ucuk kacik, yada bu onemli bir isin tek mahiri susu veren yetkili kisi, bana donerek bunun nasi olacagini sordu. Bende yerdeki esiksel seyin altindan kablonun gectigini yatak odasi kapisinin altindanda oyle gecip salona gidebilecegini soyledim. Kapinin pervazlarinin yanlarindan gecebilecegini hic dusunemedim. Onlarda zaten bu isi hic yapmamis benden fikir aliyorcasina sordular. Neyse dedigim gibi kablo alttan devam etti ama o esiksel sey sokuldu bir daha yerine takilmadi. Bende yaptiklari isi gormeden, ucretlerini verdim. Daha sonra ne goreyim, kablo ice gomulmemis yuzeysel duruyor o esiksel demir seyde oylece kalmis duruyor. Benim tepem atti. 3 gun sonra esim geldiginde onun tepesi daha cok atti. Dun aksam arayip bu aksamda elemanlari getirtti. Tekrar kablo bagltisi yapildi. Illa cirkeflik yapmak lazim isim duzgun olsun diyorsan. Birde insanlara guvenmemek.


Sonuc, bundan sonra isini iyi takip et!

Sunday, March 14, 2010

Ordan burdan surdan...

Yazdigim onca seyi sildim cunku ustunden nerdeyse iki hafta gecti:) Kizim Turkuazoo'ya gitti, cokda eglendi, bende cok memnun oldum bu duruma. Asaf Ihsan'la henuz cocugu olmayan bir arkadasa gitmistik, gecen haftalardan birinde cok zor bir gundu, bundan sonra cocugu olmayanlara gitmemeyi prensip edinebilirim demistim hatta:P

Gecen haftasonu ve bu haftasonu pek bir yogundu. Zaten her haftamiz yogun masaallah, yogunluk dedigim ise bir yerlere gitmek birilerinin gelmesi, ev icin yeni birseylerin gelmesi monte edilmesi vs vs durumlari.

Esim Persembe sabahi cikip Pazar aksam uzeri dondu konferansdan. Esimin babannesi kaldi bizimle. Hala bizimle. Yaslilar cok alem, bazen ciddi ciddi anlattigi bir duruma gulmemek icin kendimi zor tutuyorum. Ornegin; Mutfak balkonun caminin altindan salonun kiris arkadasinda kalan bolumundeki koltugun uzerinde ogle uykusu yapan babaanneye soguk gelip bogazini kotu yapabiliyor, hatta burnu akmadigi halde kendini nezle hissedebiliyor:)cocuk gibi bile diyemiyorum:))Rabbim her yasimizi hayirli etsin, ihtiyarlik, esini kaybetmis olmak zor seyler, insaallah bunlarla imtihan olmayiz. Insan kendine kalinca, kurcalayacak cok sey buluyor, bulamayinca hastalik turetebiliyor:)

Bu aksam esimin askerden arkadasi, esi ve kizi geldi, cok tatli bir aile. Cok keyifliydi dogrusu. ama cocuklar herzamanki gibi merkezindeydi herseyin:)Bugun ay menusunde"Kiymali borek, ispanakli borek(harikaydi), uyduruk tiramisu, truff,etmekli-patlicanli salata vardi. Yaziyorumki bir daha gelislerinde aynisini yapmiyim:)

Thursday, March 04, 2010

Kizim yarin okuluyla Turkuazoo'ya gidecek. Baktik cok hevesli babasiyla gitmesine izin verdik. Dun izin kagidini imzalayip, ucretini ilistirdim cantasina. Yarin gidiyorlar, bende iznimden vazgecmis gibiyim. Esimde ne olacak atla deva degil ya gidip gelecekler diyor..Benimse "ya kaybolursa" ya oyle olursa ya boyle olursa gibi bir suru kuruntular zihnimde. Bende gitmeyi dusundum bu kez Asaf Ihsan bana zorluk cikaracak biliyorum, onu gozetmekden ziyade kardesinin pesinden kosacagim...Annelik ne zor sey!

Bugun kendisi inmek istedi asansorle,servise kendi binecekti"Dila kendisi iniyormus, annesi pencereden bakiyormus". serviste o inene kadar gitmis mi, nasi korkmus, ben nasi panik oldum, penecereden bakarken," nerdesiniz geldinizmi Aslihan'i aldiniz degil mi", diye sorarken.
" Yok biz okula geldik suan, iki kez caldirdik sizi, uyuyya kalmissinizdir diye dusunduk" dediklerinde endisemi anlatamam. Hemen asansore kostum, digeriyle inicem baktim zemini asagida duruyor gecen gunde tamirden gecmisti zaten, binmedim, bizim tarafdakini cagracaktim, baktim geliyor, icinden Aslihan cikti, korkmus, kalbi pit pit atiyordu, yuzunde endiseli bir ifade... Ben goturdum sonra okula...Iste biraz buda etkili oldu endiselerimin artmasinda. Gitsin mi gitmesin mi dusunuyorum hala...

Wednesday, March 03, 2010

Su

Dunden kalan, kahvalti oncesi mikrodalgada isittigim simit ve cay+labne...ben bayiliyorum bu ucluye:)) Keyifli keyifli oturuyorum ama elbet benimde oldu sIkIntim sabah sabah...

Uyandikdan hemen sonra"sular yok anneeee"sesiyle irkildim. Sular kesilmiyor normalde, cunku kontorlu, kartla dolum yapiliyor su saatine, bizim evdeki yedek karti gecenlerde kullandik, esimede soyleniyordum dolduralim karti diye. Neyse hasili kelam sular kesik ben kafa yenik, esimi aradim, her kadin gibi"demistim dimi"sersenisleriyle. Bilmiyorumda nerde satilir, nerden karta dolum yapilir.Allah'dan guvenlik denen birsey var sitede sagolsunlar varolsunlar gittiler aldilar geldiler karti doldurup getirdiler, birde su saatine yuklediler. Bir saat gecikmeyle suya kavustum sukurler olsun, Allah kimseleri susuzlukla imtihan etmesin, tasima suya mahkum etmesin... Dunyamizda hala tasima suyla is goren insanlar oldugunu dusununce ne kadar sukretsek az, iyiki bu imkanlar icindeyiz...

Tuesday, March 02, 2010

MIM

Seyma mimleyeli cok oldu, ama ben bu mimler hususunda oteden beridir pek bir yavasimdir, vaktim olur aklima gelmez, aklima gelir vaktim olmaz..Iitraf ediyorum cantamin icindeki fisleri, attim onlarla birlikde hayli daginikdi cunku, bu en son duzenlenmis hali:PP kagit ve islak mendiller her zaman bulundururum ama bu haftasonunu cocuklar nezle gecirince kalmamis cantamda tek eksik onlar birde Asaf Ihsan'in yedek camasirlari. Hemen her cantamda bir bez poset kutusu olmasa bile bir bez poseti bulunur. Su turunculu pembeli icinden yezil poset fiskiran sey. Birde disposal kagit gibi alt degistirme bezlerinden olur, oda eksikmis simdi gordum:)Araba anahtarida bugun girmisti cantama, her zaman olmuyor. Gozlugu tasiyorumda bir kere cikarmiyorum kabindan, oyle okuyorum kitabimi. Kitap muhakkak tasiyorum ister arabayi kullaniyim ister kullanmayim, dursun belki bir yerde beklerim canim sIkIlmasin:PPsekeri annem vermisti taaa ne zaman kalmis. kizimin tokasi gecen haftalardan kalma.Krem hep tasinirim tasimasamda arabada olur zaten. Hand stenizer her bir yaninimizda var, cantada arabada, evdekileri gecende arabaya tasidim pek kalabalik gozuktu gozume:POralarda duran kucuk bir cantacik var makyaj malzemelerini koydugumuz kucuk seyelrden. Iste onun icinde, ayna, cocuklarin benim nufus cuzdanlari birde koku bulunur, birde tesbih. Tarak benim onceden yanimda tasidigim seylerdendi ama sagoolsun cocuklar birakmiyor. Su yazin muhakkak olur. Evet ya cok sey tasiyorum ondan belkide kas yapiyor kollarim:)))

Edit: Mimlemeyi unutmusum ben:)Sena ve Bera'nin seker anneleri Ozlemcim ve harika esarplarin adresi Victoracim fotograflari bekliyorum:)

Monday, March 01, 2010

dert?

Haftasonu ordan oraya giderken biraz okudum kitabimi, hala arabada, gun icinde bir inip alamadim.Usengeclik,tembellik,simdide uyuyamiyorum...

Gunler su oldu akip gidiyor demistim ya hala devam ediyor po hizda gurul gurul akmaya..

Haftasonu kardesler,anneler,babalar birlikteydik,guzel gecti gecmesine de, Asaf Ihsan yorgunlugumda bir hayli ustumde,ailede halime acimayan yok, herkes kiyisindan kosesinden tutuyor isin ama cooook hareketli,hepimizi en cokda beni yoruyor...Bilemiyorum halimiz ne olacak boyle...

Su siralar evin tullerine taktim, begenmiyorum, aslinda soyle soyliyim yatak odasininkini ozellikle begenmiyorum. tulcuyede uyuz oluyorum. Ucuz ucuz ama guzel guzel tuller gordukce sinirim iyice tepeme firliyor, millet yari paraya ne tuller ne modeller yaptirmis,biz duz duz tullere,puffff neyse...

Bugun temizlikde cok derine inmeyecektim,ama dayanamadim,yine ortaligi kaldirdim,birde ustune baska bir suru is, kucuk kimyon kavanozunu dokulmesi mutfak temizligim,oglanin yikanmasi...hatirlaken yoruluyorum...

Saat bakiyorum,salon icin benim begendiklerimi esim begenmiyor,onunkileri ben,salona aldigimiz saat yatak odasi saati gibi. Begendigim bir tane var netten, onunda fiyati yuksekmis,bana kalsa alicamda....Saatciler carsisi falan yokmu acaba, nerden bulunur,nerden bakilir cesit cesit guzel saatler?

Dunyanin binbir derdi icinde dertlerimi yazarken utaniyorum,ama yazmayyincada rahatlayamiyorum, bu benimterapi yontemim:)