Sunday, August 21, 2011

Dun yine bayram alisverisindeydik caddeye gittik bu kez...caddeye hic ugramamis Ramazan ayi...Bende var bir tuhaflik biliyorum ama ben oruc tutmayan insanlari ozelliklede erkekleri gorunce cok uzuluyorum. Hanimlar icin hep var bir husnu zannim, muayen gunudur tutmuyordur, emziriyordur tutmuyordur diye...Bir gune denk 61 gun gibi bir cezayi gerektiren orucu dusunuyorum, namazla alakali yada baska hic bir yukumlulukle alakali boyle bir zorunluluk soz konusu degilken oruca mahsus var bir farklilik, bu ibadetin onemide burda zaten...Gerci inanc olmayan yerde ibadetten bahsetmek yersiz bellkide ama ne bileyim uzuluyorum hemde cok...Keske oruc tutsalar hic de zor birsey olmadigini gorebilseler diyorum, diyorum...

Neyse asil bahsetmek istedigim 5 saat (yollarda gecirdigimiz zaman da dahil) bayram alisverisi icin gezmemiz...Oglanin ustunde pek bir mahmurluk vardi, hatta arabadan inerken kendisi strollara binmek istedi ki uzun zamandir hasret kaldigimiz bir durum. Ama ya ablamiz bu duruma cok sIkIldi. Oncesinde cok uykusu geldiginden(kendisi uyku diye birsey olmasaydi keske gibi bir temmeniye sahip, uykuyla arasi cok da iyi olmayan bir kisidir) strollerda oturmak istediginden dem vurdu, en son "kardesimi strollerdan indirirmisiniz oynamak istiyorruuuum" diye haykirmalar esliginde magzadaki calisan ve musteri olan herkesin en azindan bir kere de olsun bize aciyarak bakmasina sebeb oldu...Surekli"annneee, anneee" dedi durdu. En son"kizim tamam bugun 100 bun kez anne dedin, birak bir sure anne deme"dedim, maga musterisi bir bayan"baba de kizim biraz da"diye takildi. "Baba da diyorum zaten"dedi:)))Kendim icin yaptigim alisveris en hizlisi oldu.Begendigim seyi hemen alip ciktik, bu kez"beeen acikkktiiimm"serzenislerine"evde yersin annecim"diye karsilik verdim"hayyiiiiir ben disardan yemek istiyoruuuum"dediysede duymadim. Eve gelince corba icirip, bir guzelde tatlisini yedi, saglikli mi saglikli beslendi...disaridan doner, lhamcun yada hamburger yemesinden bin kat daha iyidir dimi...Arada cocuklarlla yasadigim olumsuz seyleri burayada yazayim istedim, cunku disaradan bakildigi gibi cok gulluk gulistanlik degil hic birsey:))

Saturday, August 20, 2011

Bir yerlerde yalnis var!

Gecen 3 gun boyunca cocuklara bayramlik baktim. Ilk gun cokca eglendiler, ben tabi large, extra extra large oldum onlar eglenirken, stroller ellerinde birbirlerinin pesinde kosturdular magzada. Ikinci gun yine bayramlik bakmaya gidiyorum, arkadan kizim
-anneee bayramlik almamiza gerek yok bana
-neden? istemiyormusun bayramlik
-benim bir suru kiyafetim var zaten
-anlamadim, bayramda yeni kiyafetlerin olsun, daha suslu ol istemiyormusun?
-yani bilmiyorum, cok kiyafetim var, neyse sen karar ver bayramlik alip almayacagina istersen al!

Ne diyim bilemedim, bize bayramlik alinacan havalara ucardik, bayram gunune kadar zor beklerdik giymemek icin, ama ya simdiki nesil mi boyle, benim kizimda mi var bu durum, cok bir merak pek bir heves yok gibi...yada ne biliyim, cok mu fazla ogrettik tutumlu davranmayi:))

Tuesday, August 16, 2011

Guzel Iftar:)

Aslinda disarida bir yer ayarlamistik iftar icin...son anda evde hazirlik yapmaya karar verip iptal ettik, cocuklarla buyuk bir ihtimal ki rahat edemeyecektik,,,

Iftar menusunu olusturmak ve yapmak cok vaktimi almadi, 10 bucuk gibi girdigim mutfakdan 12 bucuk olmadan ciktim...2 saatten az surdu..Kendimi cok frenledim menuyu eklemeler yapmamak icin...2 saatin sonunda ortaya cikanlar; Patates corbasi, Zeytinyagli enginar, Barbunya Pilaki(icine bir onceki gunden kalma domates sosu ilave etmeseymisim harika pilakilerimden biri olacakmis),sade pilav, Dalyan Kofte(kofteyi o vakitte pisirmemistim pek tabi, dolaba koyup, iftara yakin pisirdim), Salata malzemelerini dograyip ayri kapllarda budolabina koydum..Iftara yakin papates puresi icin patates hasladim, birde corba"ya yetmezse"endisesiyle cora yaptim ki sonradan bosuna yaptigimi anladim:) Bir gun onceden kadayif tatlisi yapmistim, dondurma esliginde cayin yaninda servis ettim. Iftariyeliklerde ise; cekirdekleri cikarillip bademle doldurulmus hurma, cevizli uzum pestili sarmasi ve peynir cesitleri...Disaridan siparis ettigimiz, findik lahmacun ve cig kofte(abimler yurtdisinda yasadigi icin burdaki lezzette bulamayacaklarini dusundugumden menuye ekledim:)

Cok sukur her biri cok begenildi, salata ise tam bir saheserdi:)Domates kabuklarini zeytinyagi ve sarimsak ekleyip rondodan gecirmek ve bunu salatalarda kullanmakla ne iyi etmisim dedirtti:)ama ne varki iftar oncesinde muhabbet hazirlik asamasinda muhabbet derken, fotograf cekmek aklimin ucundan bile gecmedi..Sadece hafizamda cok cok guzel hatirlayacagim sohbetle esliginde iftar ve harika hediyeler kaldi...


Sunday, August 14, 2011

Domates Sos..

Gectigimiz kisin sonlarinda, eltime misafirdik...Yemekleri bir sahaneydi, hele domates kokusu...Annesinin her sene domates sos ve salca yaptigindan, salcasinin bittiginden yemeklerine domates sostan koydugundan bahsetti... O zamandan beri aklimda domates sos yapip kavonozlamak...Kisin domates alan ve domateslerin ne kokusunu nede rengini begenmeyen ben, hem organik olsun hem lezzetli olsun yemeklerim diye karar verdim domates soslar hatta hatta becerebilirsem salca yapmaya...Sansima salca yapiminin bir kismini TV'de bir sefden izledim baktim iki saat boyunca kopukler olustukca kopuklerini almak lazim, basinda durup beklemek lazim, uzun ve sIkIci geldi bana. Yine de belli olmaz deneyebilirimde...kopuklerinin alinma zorunlulugunu duydukdan sonra devamini izlemesemde programin eminim salca yapmaya karar verdigimde google amca yardimci olur bana:)

Hazirda kaynattigim domates sos tencerelerde sogumayi bekliyor...Vakumlayacagim posetlerin uzerine tarihler yazildi, iki tane kavanoz steril edildi. Iki tane daha kavanoz, ne olur ne olmaz belki sos posetlere kavonazlara fazla gelir diye alindi tarafimdan:)Sahurda netlesecek her birsey...

Buarada su, su ve su linkler rehberim oldular:)

Domateslerin arkasina centik atmak, soguk suya tutup, sonra kabuklarini soymak cok pratik bir yontem, domates kabuklarini firinlamakda harika bir oneri gibi gozukuyor, ben birde rondodan gecirip, oyle kavozlamak uzerine bir takim baharatlar eklemek sonra salatalarda ne gibi farklilik yaptigini gormek istiyorum...

Sirada patlican ve kirmizi biber kozlemek, kucuk domatesler alip kurutmak var:)

Saturday, August 13, 2011

Limonata


Ramazan'da cocuklarin cani sIk sIk limonata cekti, sanki oruc tutan onlar biz degiliz gibi:) Yapimi cok basit, bir limonun kabugunu rendenin ince kismindan gecir, bir kaba koy, icine istenilen miktarda seker koy, hep goz karari yapiyorum ben, ayni limonun suyunu sIk, uzerine 1 lt kadar su ekle, ta taaa taaam limonata hazir:)cocuklar bayiliyor, bende uzun suredir eve hazir meyve sularindan almiyorum sukur, ya limonata yapiyorum yada visne kompostosu, umarim umarim sIkIllmazlar ve bu durum boyle devam eder:)
Posted by Picasa

Friday, August 12, 2011

Sevgi

Benim ablasini sevdigimi goren oglum;"anneeeciiim, luffen banada yapaysssiiiin":)))Evde cok asina oldugumuz birsey bu, hangisini seviyorsam yada seviyorsak bir digerinden bunu duyuyoruz:))

Wednesday, August 10, 2011

Guzel Yemek:)

"arzu teyze, siz cok guzel yemekler yapiyorsunuz, sizin yemekleriniz cok lezzetli oluyor" kizimin arkdasi, etli biber dolmasindan yedikden sonra...

Dun de esim, cocukken guzel yemek yedigim yerleri unutmazdim, orda yine yemek isterdim, cocuklar guzel yemek olan evleri unutmaz demisti, ustune cup diye oturdu bu sozler...


Tuesday, August 09, 2011

Bugun markete gittim, oncesinde bana, benimde ona asina oldugum kasiyer, kasanin cikisa yakin kisminda duran ve bana"anne ben bunlari tasiyabilirmiyim"diye soran kizima bakip"aaa o da sizin miiii?"diye sordu...Kizimi mi buyuk gordu, benimi kucuk bilemedim:))

Sunday, July 31, 2011

Ramazan'a bir kala:))

-anneee kaka yapttim!!!! diye kosarak gelirken, lap diye kakasindan bir parca dokulldu yere bu sabah:)) nasil bir "Alllaaaah, duurrrr"dediysem, Aziz yatakdan firladi, kostu geldi yanimiza..Sabah sabah uykulu gozlerim fal tasina dondu. Aziz ise hic ona seslenmeme mahal kalmadan kendiliginden(!)uyandi. Yalniz Ihsan'in bezini degistirirken gulmekden yattik yerlere, nasi olduda kosarkan lap diye kaka yere dustu diye, ama sanirim aksamdan bezini aziz sIkI cirtcirtlamadi:)))


Aksam uzaeri disari cikicaz, bir gundur ortada duran utu masasi ve utulencekleri halletmeye calisiyorum, Ihsan'da surekli" thirtum var mi?"diye soruyor, bende surekli "evet utuluycem sepette tshirtlerin" dedim durdum, Cocuk iki dakikaligina sormayi birakti, tekrar yanima geldi yine ayni soru yine ayni cevap sonrasinda yine uzaklalsti yanimdan ve "fosuuuuurtttt"diye bir ses:))aptallastim bu da nesi diye, sonra koridora dogru kafami uzatmamla, Asaf Ihsan''in ardiye dolabindan kacisini gormem bir oldu:)))Meger aksamdan yikadigimi dusundugu,ama ben utuye baslamadan once aaa ben yumusatici koymamistim aksam, biraz yumusatici programidna calissin dedigim makineyi kapatip, kapagi acmak icin ustune iki dakikada bekleyip o cok sevdigi tshirtunu(aslinda shortunu, tshirt ve shorta ayni seyi diyor, bazen karisiyor ne istedigi, ogrenemedi gitti:)) cikarmak bana verip utuletmek istemis, ama makinenin aldigi butun su koridora yayildi, biz Aziz'le yine yerlerde, kahkahalar icinde tusanimi etkisindeki evi kurtarma pesinde, bizim oglan saskin, kiz tedirgin, bunlar mayadi, kesin bu kez siyirdilar bakislari alltinda, en son elimizde bir sofra bezi, birde bornozla su cektirdigimizi hatirliyorum:)))

Sunday, June 26, 2011

Su roportajdan sonra alinasilar listeme ekledim bu kitabi, calisan anne olmasamda kafa yoran anne olarak isime yarar diye dusunuyorum:)

Sunday, June 19, 2011




Okulun son gunu, kizimin sinif arkadaslarinin anneleriylel bir kafede oturup laflarken, yaz tatilindede gorusme planlari yaptik. Piknik falan duzenleyebilecegimizi konustuk. Bir tanesi Sakli Bahce'yi tavsiye etti. Bugun esimle napsak nereye gitsek, degisik, gitmedigimiz bir mekana gitsek diye konusrken, aklima geldi. Mangal basi keyfi yapmak isteyeneler icin ideal, ama ben pisiremem, baska seylerde olsun diyenler icinde bahcenin baska bir kosesi mevcut. Bizim gibi evde yiyip giden, ama cocuklari evden yemeden cikan aileler icinde alternatif cozumleri var:)Cocuklara yemek geldi, bizede termosda cay ve tatli...Tatli olarak pazar gunleri sadece sutlac servis ediyorlarmis ama bizi kirmayip kunefe yaptilar. Kunefe guzeldi, harika diyemiyorum, cunku kunefeyi harika yapiyor ve yiyorum dedigim tek bir yer var, ama burdakide simdiye dek Istanbul'da yediklerimin en iyisiydi..Giderseniz memnun kalacaginizdan emin oldugum bir yer..

Friday, June 17, 2011

bu ben olmamaliyim:)

P.tesi ev temizle-yemek yap, normal bir gun, alisveris yok zira bu ikiliyi yapabilirligim var)

Sali, oglen oglan icin elzem oldugunu dusundugum alisverise cikmak uzereyken cep telefonunu tam cantaya atmak uzereyken cevapsiz arama gordum, abim aramis duymamisim. Aksama caya gelmek istediklerini soyledi, ben yemek icin israr edip birde neler pisirmemi istedigini sordum, boylece kafamda menu olusturdum. Alisverisime ciktim, donusde tam da eve gelmek uzereyken bizim eve ve babaannesine giden iki yol ayriminda arka koltukdan"burdaaan, burdaan"diye isaret parmakli bir inleme isitince, hadi cocuk babaannesini gorsun diye istikamet degistirdim. Babaannemizde eltime gitmek icin yola cikmis, onu olda yakaladik. Bu kadar olur dedirtti bu durum bana, cunku annemin minibus icin yuruyecegi yol uzun ve tamda yolun basinda onu gorup eltime birakmam tatli bir supriz oldu ona:)iste Allah cok buyuk 3 yasinda bir oglanin sezilerimi soyletti burdan burdan gitcez diye bilinmez. Neyse bina onune kadar gelmisken bir cay icmeden donulmez diyip, cay keyfi yapip. Kostur kostur eve donup, yemekleri hazirladim, aksamada misfirlerimi agirladim.

Carsamba, evi toparlayip, komsumu daha sonra kizimin bir arkadasini alip, okuldan tanidigim bir veliye gittik. Ordada oglanin pesinde iki kat arasinda mekik dokudum, kosturdum durdum.Eve geldim bir gun onceden kalanlari yeni birseyle ekledik menuyu zenginlestirdim:)

Persembe gunu once oyuncakciya, sonra arkadasima gittim, eve gelip kostur kostur yemek yaptim, bir saat sonra, barbunya, pilav, corba, tavuk ve salata hazirdi:)

Cuma, evi temizledim, kahvaltiyi oglen yaptim, komsumu caya davet ettim, makinede yikananlari cikarirken, fosur fosur makineden sular akip her bir yana dagildi, evin icinde dort dondum. Camasirlari cikardim, astim, komsum evine gecti, oglani ona biraktim. Camasir makinesiyle biraz ugratim, sIkIldim, bir tarafdan dus almaliydim, dustan ciktim, telefonuma arkadasdan mesaj geldi, karneler alindi, bu mesajla kurulanip, giyinip, cantami ve fotograf makinemi koluma takip cikmam arasinda sanirim 3 dakika gibi bir zaman vardir. Okula gittim, bir kac fotograf cektim, velilerle bir cafede oturduk, oglan huysuzluk yapinca eve dondum, komsum cay hazirlamisti onunla alafladik, esim geldi, cocuklari ona biraktim, kizima karne hediyesi scooter almauya gittim, benzin aldim, arabayi yikattim, eve dondum, cocuklari hazirladim, kendim hazirlandim kayinvalideme gittim...Gun bitti, hafta bitmedi ama ben hala kendimdeki bu enerjiye sasiyorum. Oncesinde bir yere gitsem ikinci yere gidemezdim, ikinci yere gitsem yemek asla yapamazdim:), temizlik yapsam alisveris yapamazdim..Masaallah bana, Turkiye'nin havasimi suyumu anlayamadim:)

Friday, June 10, 2011

Biraz once e-okul dan kizimin ders notlarina baktik. Sayfanin hemen sol ust kosesine okulda cektirdikleri bir vesikalik fotograf ilistirilmis. Notlari cok iyi Elhamdulillah...Bize su gun bu kolayligi saglayan hukumetede minettariz...Biz cocukken karne alacagimizz gune kadar notlarimizi bilmezdik. Aldigimi sinav notlarini biz aklimizzda tutmaliydik, ortalamasini kendimiz bilmeliydik. Okudugumuz kitaplar sinifin kutuphane dolabinin defterinde kayit altina alinirdi... Ama ya simdi, bir donem boyuna cocugumuz hangi kitaplari okumus ona ozel sayfadan takip edebiliyoruz... Bunlarin yaninda taa donem basinda kitaplarin ucretsiz verilmesi, bizim cocuklugumuzda hayal bile edemeyecegimiz seylerdi...Cocuklar simdi bir guzel yazi defteri, bir matematik defteri, birde kalemkutulariyla gidiyorlar okula, kitaplari sinif kitapliginda duruyor..sadece hafta da bir gun resim defterlerini ektra tasimak zorundalar...Hayaldi gercek olduyu yasadik ya binlerce sukur...

Milli Egitim'den sagliga gecip bir iki seyde bununla alakali soylemek istiyorum. Orneklendirmeyle anlatayim...Dun esimin calistigi hastaneye Ingiliz vatandasi ama Alman uyruklu bir hanim gelmis. Cccugunun eksik asilarini yaptirmak icin.. Aile kucuk bebekleriyle kucuk capli Asya-Avrupa turu yapiyormus. Muhabbet esnasinda baslarina Fethiye'de gelen kucuk bir kazadan bahsetmisler, aslinda kaza sadece kucuk bebegin basina geliyor, ve on disleri yamuluyor. Yakininda bulunanlar 112'yi aramis, ambulans bir kac dakikada gelip, hastanenin acil bolumunden giris yapmislar. Bebegi, genel cerrah, beyin cerrahi ve cocuk doktoru gorup gereken tetkikleri yapmislar. Kadincagiz bu duruma sasirmis ve esime bu durumu anlatirken;"Sizin ulkenizdeki saglik hizmetleri Ingiltere'den cok daha ileride"demis. Esim sasirmis. Kadincagizz devamla"biz Ingilterede acilden 24 saat sonra anca cikardik ve tam anlamiyla islemlerimiz bitmezdi, ama Turkiye 1 saat icinde hersey halloldugu gibi acilden girdigimiz icin hic birseyde odemetik"demis. Hastane kuyruklarina asina, ssk'dan alinan ilaclarin blister tablet olarak verildigi gunleri goren bizler icin bile suan saglik sektorunde olan gelisme hayaldi gercek oldu nevinden!

Bir cok hizmetten bu ikisi disinda aklima gelen bir baska seyse, Bolu'ya yapilan tunel...Hatirliyorum biz o yoldan giderken tirlar yanimizdan gecer ve o daracik yolda bir tirin altinda kalicaz endisesiyle yol alirdik...Hani diyorlar ya yol yapti baska ne yapti diye, benimde boyle soyleyene yol isine gelmiyorsa kullanma git patikalardan diyesim geliyor!

Hasili kelam guzel kardesim, oyunu kullan ama dusunerek kullan, Turkiye dun neydi, bugun ne olduyu dusunerek kullan...

Tuesday, June 07, 2011

Kavala Kurabiyesi!!

Komsu Firin'da satilan bu kurabiyelere bayiliyorum. Bir yerde yedim, ama tarifini sordum oyle araya gitti..bir daha da sormadim, sevmiyorum bir kac kez sorup araya kaynatilinca tarifler...Simdide bu tarifi ariyorum, ama netten denediklerimin hic bir tutmadi, ilk yaptigim tad olarak biraz benzedi ama goruntu fenaydi, bir de cok kirintili oldu ...Bu kurabiyei bilen duyan bana tarifini yazarsa sevincden havalara ucucam:)

Thursday, June 02, 2011

Uc Aylar ve Kandil...

Kandiliz mubarek, uc aylarini bereketli olsun insaallah...

...Elbette açık: Ramazan’a komşu olmalarından.

Güzele komşu olan da güzelleşir. Gül ağacının dibindeki toprak gül kokar. Receb ve Şaban, gül ağacının dibinin toprağına benzerler. Rivayetlerin bütünüyle okunmasından şunu anlıyoruz: Receb’in başlangıcından itibaren Hz. Peygamber nafile oruç ve namazları artırıyordu. Ramazan’a 15 gün kala bu artırma zirveye çıkıyordu.

Tabii ki, Hz. Peygamber’in orucu, bedenin zapt u rabt altına alınıp ruhun daha fazla özgürleşmesini sağlama amacına yönelikti. Bu şekilde akıl, izan, tasavvur, muhayyile daha aktif ve almaya yatkın oluyordu. Çünkü oruç, beden atının sırtına akleden kalbi bindirmekti. Tersi mi? Tersi, akleden kalbin sırtına bedeni bindirmekti ki, bu süvariyi ata değil, atı süvariye bindirmek kadar ters bir işti.

Peki, akleden kalb beden atının süvarisi olursa ne olacaktı? Vahye, vahyin mesajına hazır olacaktı. Onu sözlerin sultanı olarak karşılayacak ve tahtına oturtacaktı. Yani kalbin tahtında vahiy oturacak, emirleri o verecekti. El ayak, dil dudak, göz kulak gibi beden ülkesinin taşrası da bu emirlere itaat edecek, uygulayacaktı. Böylece insanın Allah’a teslimiyeti tamamlanacaktı. İşte halkın “Üç Aylar” adını koyduğu günlerin sırrı buydu...*

*Tam metin

Wednesday, June 01, 2011

Saka gibi:)

Bugun e2'de bir program vardi, talk show tarzi, Ellen neydi iste o kadinin programi, konuguna sorusu;

-Sen hic dislerini fircalamiyormussun???
-evet evet sevmiyorum, cunku cok beyaz dislerim, cok parlak zaten, parlakligi sevmiyorum
-dis ipi ve gargara kullaniyorsun ama firca kullanmiyorsun
-evet dis ipi ve gargara kulaniyorum firca degil
-firca neden peki, beyaz diye dislerin oyle mi?
-evet firca kullaninca dislerimin ustu cok kaygan oluyor, dudaklarim sanki dislerimden kayiyor...

Saka gibi ya!ne diyim bilemedim...

Tuesday, May 31, 2011

Saglikli disler, mutlu gulusler bu kadar zor olmamali!!!

Irili ufakli hepi topu 5 dolguluk bir tedavim var. Lakin ben 4 defadir doktordayim ve hala bitmedi. Bugun sorduk ne kadar daha gelicez Pazar son mudur diye, demezmi 3-4 defa daha gelirsiniz... Her defasinda ilaclar ilaclar ilaclar, agzimda tuhaf tuhaf maddelerin sebeb oldugu camasiryu rahikasinin agzima yayilmis hali ve tamam gecti derken tekrar doktorun dolguyu cikarmasi baska birini yapmasi , iki haftadir mahvetti beni! Gercekden imreniyorum kalitsal olarak saglikli dislere sahip olanlari, hic duzgun fircalamadan bembeyaz dislere sahip olan biri var mesela onu gordukce kotu hissediyorum kendimi...Babamdan miras olan bu sagliksiz dis yapisi ailede sadece bende var, ne sansliyim degil mi! yinede agzimda hic dis olmayabilirdi, turlu dis ve dis eti hastaliklarina ducar olabilirdim diye sukrediyorum...

Monday, May 30, 2011

Tavsiye)

Bugun iki sey tavsiye edecegim birisi su;
Malum evlendikden 15 gun sonra yurtdisina gelin gidince ceyiz icin alinan kucuk ev aletleri grubundan olan seyleri 15 gun kadar kullanip oylece birakmistim. Aradan 6 yil gecip kullanmaya basladigimda ise sirasiyla; tost makinesi, izgara ve uclu set halinde satin aldigim mikser-blendar-rondom bozulmustu...Her birseyde yenilenmesi gerekince, mikser kisminda uzun uzun dusundum. Kichen aid stand mikser almayi cok isterdim, ama Turkiye'deki fiyatlar pek ucuk olunca bir kac ay ertelenecek bir sey olmayip acilde alinmasi gerekince, en uygun fiyatli, hatta blendar aparatli bu urunu almak harika oldu..Kek, pogca yapmasi bir tarafa, sabahlari pancake cirpmak icin cocuklarin birbirlerini yemesini onleyebildigim icin pek cok mutluyum:))

Digeride Melda'nin son iki postundaki iki harika lezzet kremsantili kurabiye ve taze otlu enginar:)Bugun yaptim, bayilarak yedim))

Sunday, May 29, 2011

Dis Sorunsali...

Ilkokula baslamadan baslladi dis problemlerim..lisede zirveye ulasti, bir-2 aylik bir tedaviden sonra 11 tanecik dolgum oldu...Evlenmeden once varolanlara yenisini eklettim...Derken hamileliklerim yine dislerimle olan problemlerim... 3-5 senede bir dolgu yaptiriyorum, cok sukurki varolanlari yeniletiyorum...Bu seneyse degisim gerekenlere 2 si kucuk 3 tane daha eklendi..yani nerdeyse agzimda dolgusuz dis kalmadi...Bugunse on dislerimden sagdakinin hemen yanindaki sararmis olan kisim dolgu yapildi.. Ya Rabbim, Allahim alismadim bir turlu, sanki dolgusu fazla kacmis gibi, sanki diger disimden daha enlice duruyor gibi...Esime gore bir fark yok, bana goreyse iki on dis arasinda fark cok...Hekime goreyse on dislerim kelebek diye tabir ettikleri bir tarzdaymis o yuzden disin yan tarafindan yapilan dolguya gozumun alismasi zaman alirmis...Sali gunu randevumuz var yine, bugun sizlayan disimin bana gore fazla olan dolgusunu nasi yontturucam dusunmekteyim...Dis agrisi kabir azabinin 7'de 1'i derler ya, eger oyleyse vay halimize...

Monday, May 23, 2011


Gectigimiz degilde ondan onceki Pazar kahvaltisina gittigimiz mekandan goruntu...Telefonumun fotograf makinesi ozelliginde bir problem var istedigim gibi bir goruntu olmadi. Fotograf makinem yanimdaydi ama memory cardi olmayinca hic bir ise yaramadi:(Cocuklarin kahvalti sonrasi cok eglendikleri bir park olunca esimle kahvalti faslini uzattikca uzattik harika bir Pazar sabahi oldu. Tek dezavantaji Pazar gunu normalden daha erken kalkmak, hos biz cocuklarla cogu Pazar erken kalkiyoruzz ama 9'da evden cikmak zor geliyor, bir ara vagecmeyi dusunmustum ama esimin israrlariyla gittik, iyikide gitmisiz.

Thursday, May 19, 2011

Istanbul'da deprem..

Ben hissetmedim, ama esim farketmis...tik tik bir ses oldu, bu sesi esimin yaptigini dusundum. Deprem bittikden sonra az once deprem oldugunu hissettigini soyledi. O arada Zilzal ve Fatiha surelerini okumus. Avize sallanmis, saatte oynamis biraz, herhalde o duydugum sesde duvardaki tablonun sesiydi diye dusunuyorum simdi...varla yok arasinda, incecik bir cizgide, sadece Merhameti Sonsuzun bize bahsetmesiyle bir mana ifade edebiliyouz aslinda.... Bir dakika once variz, belki 30 saniye sonra yokuz...Iste hepimizin dunya saltanati bu kadar kisa...ama ya kaygilar, yargilar, umutlar, ozlemler, beklentiler su dunyaya sigmayan tasan boyutta...Rabbim zelzele ve benzeri turlu felaketlerden muhafaza buyursun, asil bizi biz olmakdan uzaklastiran turlu turlu zelzelden beter ic sarsintilardan, fikirlerdeki yikintilardan muhafaza olunalim insaallah...

Thursday, May 05, 2011

kasik bebek:)

Kizimin okulunda olacak bir festival icin cocuklardan oyuncak yapmasini istemis ogretmenleri...Bende su linkde gordugum bebekde karar kildim. Evdeki malzemelerle, hatta hatta mutfakda kulandigim henuz rengi degismemis tahta bir spatulayla yaptik bunu:)

Monday, May 02, 2011

Mutluluk bazen...


en sevdiginiz bir dilim pastada...

alel acele cekilen bir aile fotografinda...



kirmizi pabuclarda...



yada bir kelebek kanadinda:)



gizlidir:)

Monday, April 25, 2011

Piruze

Dun gece baslayip bugun ogleden sonra bitirdigim kitap...Konu guzel kurgu kotu...Son gunlerde Mevlana'dan dem vurmak pek populer, oylede yapmis yazar. Mevlana'dan alinti gecen bolum bana cok alakasiz geldi.. Birde Suriye'deki yasam ve yonetim sekli ise enteresan bir celiskide...Okunasimi pek tabi her kitap gibi cikarilacak dersler var...

Friday, April 22, 2011

Carsamba gunu misafirlerimi iyi agirladigimi dusunuyorum, pek memnun ayrildilar zira;) Ama cok fazla cesit yapip olculerinide abartinca bir dolu birsey artti. Guvenlige gonderdik buyuk bir kismini, yetmedi, ertesi gun eltime gittigimde getirdim diger bir bolumunu, evde kalanlarida bugun gelen komsumun kiziyla yedik ama biraz daha artti:)Nasi bir goz doymamisigiyla yaptiysam artik...Bir sure, uzunca bir sure kek, borek gormek istemiyorum...Gerci Sali gunu bir aksilik cikmazsa insaallah misafirlerim olacak mecbur yapicam birseyler, Carsamba gunude akraba gunumuz var yine...borek pasta olabilirligini dusundukce midem kalkiyor bu kadar doydum..Menuyude yazayim bir dahaki gune ayni seyleri yapmiyim:)) Sehriye salatasi, avci boregi, ispanaki tart, cikoatali kek, kakaolu kek(cikoatali keki cocuklar azaltinca mecbur yaptim:)), cikoatali pasta,patlican salatasi, semiz otu salatasi, yogurtlu sebzeli salata,labne penirli kurabiye, annemin yaptigi gozleme, eltimin yaptigi kandil simiti, yaptigim ama begenmeyip masaya koymadigim icin menuden saymadigim su boregi...

Sali gunune en fazla 5 cesit diye kendime bir sinir koydum, yoksa ver ver ye ye bitmeyen bir cok sey yapiyorum...

Labne penirli kurabiye Lezzet dergisindendi goruntusu ayni fotograftaki guzelliginde oldu ama tadi oylemiydi bilemiyorum, yalniz cok begendigimi soyleyemeyecegim...Sonradan dusundum de, keske tozseker yerine pudra kulansaydim, daha guzel bir lezzet olabilirdi belki...Cikoatali kekde ordan.. cocuklar ve yiyenler bayildi, ama kurabiyeler neden oyle oldu, hala bir fikrim yok...

Monday, April 18, 2011

Bugun esimle pazara gidecektik. Oglum hic olmadik zamanda uyudu. Aslinda onu uyumasini saglayan bendim. Esimin o kadar erken geebilecegini tahmin edemedim:) Kizimda okuldan gelmemisti. Aklima komsumu aramak, kizinin cocuklarla kalip kalamayacagini sormak geldi. Sagolsun kizcagiz hemen geldi. Oglani birakip ciktik, kizimda okuldan geldiginde komsumun kizi karsilamis oldu:) Bizde esimle pazara oradan markete gittik. Deneme yanilma yoluyla tecrube edip urunlerini en cok begendigim tezgahlardan alisveris yapiyorum ben pazarda. Pazar esnafi tanir oldu artik beni:) Bugun esim, ben alirim alinacaklari desede "yok sen bilmiyorsun benim tezgahlarimi"diye takildim pesine:)) Bu hafta misafirlerim olmasa bu kadar istekli olmazdim pazara gitme hususunda...

Marketten Lezzet dergisi aldim bir tane. Bayildim bayildim icindeki her bir tarife...Carsamba'ya denemek istediklerim var...yarin eksik malzemeleri tamamlayip yapmayi dusunuyorum...

Bugun hava pek yagmurlu, yarinda oyle olacak gibiymis, umarim Carsamba'ya gunluk guneslik olur. Gunesli havalarda misafir agirlamakda daha keyifli bence:)

Cok yorgunum, su misafir isini bir atlatayim coook rahatlayacagim insaalllah...

Thursday, April 07, 2011

Tip Merkezi Kabusu...

Dun sabah kizimda erkenden kalkti, babasiyla kahvati ediyorduk, masaya yanimiza geldi. Midesinin bulandigini, basinin agridigini soyledi. Ilik bir cay yaptim. Bir iki yudum aldi sonra cok gecmedi istifra etti. Su icti, meve suyu icti, corba icti, ne ictiyse kustu, ne yediyse cikardi. Reflor verdim, midesi bir duzene girsin diye, ama yok! yine istifra etti...Oglen gibi oglumu eltime birakip, kizimi yakinimizdaki Cekmekoy Tip Merkezine getirdim. Burayi oncesinde cocuk doktorumuz tavsiye etmisti, acil durumlarda getirebilecegimizi doktorlarin ekseriya iyi oldugunu soylemisti. Bizde acil bir durumda, doktorumuzun yada esim calistigi hastaneye degildi buraya getiriyorduk cocuklari. Ama her gidisimizde muhakkak birseyler eksik yada yanlis olmasina, tekrar doktorumuza gitmek zorunda kalmamiza ragmen hic akillanmadik...Dun saat 1 ceyrek-bucuk gibi girdigim tip merkezine. Doktorun bir hastasi vardi, bekledik biraz, beklerken Aslihan 3 kere istigfra etti. Nihayet muayne oldu. Doktor kan, idrar ve gaita tahlili istedi, serum verelim dedi. Zaten serumdan baska bir sey olmayacagini bizde biliyoruz, esim doktor serum vermezse sen soyle muhakkak versinler, cocugun vucudu cok gucsuz dirensiz kaldi demisti. Neyse vezneye gittim, kan tahlili haric diger iki tahlili istemedigimi soyledim, zira cocuk bir sey yemediginden ne kucuk nede buyuk tuvalete cikabilirdi. Doktora bunu soylemistim, olsun evde yaparsada getirip yaptirirsiniz dedi. Bana da cok sacma geldi, zira ekseriya kan degerlerindeki bir enfeksiyon bulgusuna gore gaitaya bakilir ki hele idrar tahlili bu durumda cok gereksiz ben doktor olmadan biliyorum. Odemeyi ona gore yaptim, ama vezenedeki kizin halini hic begenmedim. Siz gaita testi ne biliyormusunuz ki istemiyorsunuz tarzinda birsey soyledi. Ne oldugunu gayet iyi bildigimi, suan kizimin tuvalet ihtiyaci olmadigini cok iyi bildigimi bu testide hesaba dahil ettirmek istemedigimi soyledim. Neyse serum verilecek musahede odasina gectik. Daha ilk gordugumde sinir oldugum hemsire, kizimin sol kolundan iki yada uc yeri delip(bakamadim ikiden sonrasina) damari bulamadi. Sonra diger kolu denedi yine ayni sey, elinin uzerinden deneyin, cok cani acidi dedim. Yvarum ole sabirliki giki cikmiyor, sadece coook aciyor diye mirildaniyor bazen onun bu sabrini hic sevmiyorum. Ben deliriyorum b ir tarafdan, bu arada hemogram tahili yapicaz diye bir tup kan aldilar, anlamiyorum tahlilde en fazla tupun 1/4 ini kullanacaksa onu niye doldurur bir insan! Neyse baska bir hemsire geldi, bir onceki hemsirenin susuzlukdan damarlari cekilmis dedigi cocugumun damarini ilk denemede buldu ve aparati koydu!Serum verilmeye baglandi, 1/3 u bittiginde aparati takabilen yasli hemsireye, kan tahlilinde ne ciktigini bakteriyel yada viral olup olmadigini sordum. Sasirdi, tahlil sonucu gelmedimi size henuz dedi ve cikti. Sonrasinda doktor geldi kanda enfeksiyon bulgusu oldugunu seruma antibiyotik konulacagini soyledi. Rota virusunden suphe ettiginden bakteriyel bir sey olmasi beni rahatlatti. "Antibiyotik receteleyeceksiniz degil mi "dedim. Gaita testi olmadan antibiyotik veremeyecegini, seruma enjekde edilen antibiyotigin kizima o gun icin yetecegini yarin sabaha kadar gaita bulgusuna gore antibiyotik verecegini soyledi! ve cikti...Bu durum bana cok sacma geldi, esimi aradim onada sacma geldi. Doktora gittim tekrar recete durumunu sordum, sadece midesi icin medpamid receteleyebilecegini soyledi ve verdi. Neyse doktormuzu 4 bucuk gibi cikti Aslihan'in atesi saat 5 gibi yukseldi, saat bir bucuk da atesinin dusmesi icin doktor fitil vermisti. Ama iste yine atesi cikti ve cocuk yine cok halsizlesti. O sirada odaya gelen hasta bakicidan hemsireyi cagirmasini rica ettim. Genc hemsire geldi dereceyi koydu gitti...gidis o gidis..Cocugumun bir kolunda serum, digerinde derece...Rahatsiz olmaya, mizmizlanmaya basladi, surekli hemsirenin gelecegini soyleledim durdum bir de baktim ki hemsireyi 10-15 dk kadar bekliyoruz hala gelmemis, kafamin tasi atip acil odasinda arkadasiyla laklak yaparken buldum bu durum beni cileden cikardi. "Dereceyi koydunuz unuttunuz gittiniz" dedim. Yogunduk dedi,iyice sinir oldum. Dereceyi aldi, bakti 38.5 atesi var dedi. Evet zaten cok sicak atesi oldugu herhalinden belli dedim. Seruma ates dusurucu igne yapilip yapilamayacagini, yada surup verilip verilemeyecegini sordum. Birsey demedi, durdu," doktorunuz size recetinizi verdi mi" diye sordu. Verdigini ama bu aksamlik sadece medpamid verdigini, gaitaya gore antibiyotik yazacagini soyledim. Cikti...Ama yine yok ortalarda bu kez biraz daha sabirsizim 6-7 dk gecti. Hemsire hala yok, o sirada odanin kapisini orten vezenede calisan gicik kiza"hemsireyi cagrirmisiniz lutfen"dedim. Donuk donuk gicik gicik bakip"nicin cagricam"dedi ve ben bu noktadan sonra koptum. "ne demek nicin cagricam, cocugumun atesi 38.5 olmus hemsire bunu biliyor odadan cikali nerdeyse 10 dk olmus, ben hemsireyi nicin mi cagriyorum dedim. Atesi var deseymisim nicin demekde hakliymis. Ben oglen 1 bucukdan beri burdaysam ve yaklasik burda 5 saattir duruyorsam bana hemsirei gormek istedigimi soyleyince nicin derseniz boyle bir cevap alirsiniz dedim. Hemsire geldi, agisz hirsiz ev sahibini bastirirmis ya, bana cikiyor. Iste asil kopus noktam bu oldu. O bana doktor recete verdimi diye sormus, o aslinda doktor ates dusurucu surup verdimi yada seruma igne verdimi demek istemis.. vahhh vahhh onun bu sorusundan benim muneccim olup onun ates dusurucumu yada seruma igne mi recetelenip recetelenmedigini sordugunu anlamam lazimmis, o o yuzden sormusmius receteyi. Bende bu sorudan nasil boyle birsey cikarabilecegimi sordum, muneccim olmadigimi soyledim. Doktorunuz cikti, mesaisi bitti,ben nerden bilirim cocugunuza ilac yada igne verilip verilmeyecegini dedi. Ne demek dedim doktorun mesaisi bitince hastaligimizdami bitiyor. Ben nerden doktoru bulup sorayim dedi. Ne demek sizde doktorun telefonu yokmu dedim. Nasi arayim dedi. Nasi nasi ariyim, doktorun burda bir hastasi var atesi 38.5 ben doktoru nasi ariyimmi diyorsunuz dedim, nerde gorulmus boyle bir sacmalik, ben hastaysam siz doktoru araip durumu bildirip napmaniz gerektigini soracaksiniz. Hic ulasamadiniz, ok mu sizin nobetci doktorunuz ona soracaksiniz dedim. Evde olsa napacaktiniz atesi demezmi. Alllahim Allahim, ne demek bu ya dedim, evde olsam napicam cocugu dusa sokucam ates dusurucu vericem, ama ben burdayim, burdada sizden bu hizmeti almak icin gelmisim, bana evde olsadim napacagimi mi soruyorsunuz dedim, sizin suan yapmaniz gereken benim cocugumun atesini dusurmek!Odadan cikti, bana mudurunuzu cagrin dedim arkasindan. Bir yandan esimi diger yandan esimin il saglik muduru kuzenini aradim. Kafayi yemek uzereyim. Bu sirada doktorlar vs hemsireler geldi gitti odaya beni sakinestirmee caisiyorlar guya, nobetci doktor demez mi"Sibel hanim bize hic bir malumat vermedi, bizim bir kusurumuz yok" ne demek dedim, size haber vermemesi sizinle onun aranizda bir mesele, hasta olarak beni hic ilgilendirmiyor. Hemsire doktoru arayip napmasi gerektigini sorsaydi bu noktaya gelmeyecekti hic birsey. Bu kadar sorumsuz olunamaz dedim. Esimin bir hastanede ....... oldugunu prosudurun nasi isledigini gayet iyi bildigimi, bir cocugun atesi ciktiysa seruma bir ates durucu karistirmanin yada iki kasik ates durucu vermenin bu kadar zor birsey olmadigini, bu ciddiyetsizligin beni cileden cikardigini, hasta gelen cocugumun daha hasta olarak cikacagini 5.5 saattir orda oldugumu saydim doktum artik...Bir daha mi Cekmekoy Tip Merkezi mi!!! tovbe!!!Cikista esimin caistigi hastaneye gittik. Cocuk doktoru ve personalin ilgisi harikaydi. Cok sukur simdierde daha iyi. Ha buarada sunuda ogrendik antibiyotik recetelemek icin gaita testine Aslihan'in durumunda ihtiyac yokmus!!!ne guzel uc kurusluk testin klinige kar girdisi olsun diye doktorluk yapa biliyor insanlar!bravo, bravo!!

Tuesday, April 05, 2011

Un Helvasi

Kac ay onceydi bilmiyorum facebook da bir grupda un helavasi tarifi buldum, ama ayni tarife bu aksam rastlyamadim, nette ararken, benzerini buldum buraya linkliyimde unutmayayim:)tarif sudur...yapanlara afiyet olsun, zira ben bu saatten sonra yapamam ama yarin insaallah:)

Saturday, April 02, 2011

Asya-Avrupa:)

Bugun cok sukur Asya'dan Avrupa'ya gectim:)Esim calisinca, bende cocuklarla aksamin gec saatlerine kadar evde kalmaktansa anneme gitmeye karar verdim. Sansima(!) havada yagmurlu, ik kez o kadar yolu tek basima gecicem derken esim gidemeyecegimi dusunmus, yoldan onu aradigimda sasirdi:)Neyse sag selamet vardik sukur. Ama annemin heyecani gorulmeliydi:) Aslihan arabayi park eder etmez ananesine kostu, annem kapi kamerasindan onu gorup beni goremeyince, ben arabadan inip bina kapisina gelene kadar 3 kati inmisdi:)Arabayi park ettim dedim ama bina onunde gormeyince merak etti, garajin oraya park ettigimi soyledim rahatladi:)Cok tatliydi cok:)babamda oyle bir mutlu, bir mutlu:)ayyy cok guldum ya sanki arabayi yeniden icat ettim:)))Bugun sansima annemlerin umre donusu oldugundan komsulardan, akrabalardan gelenler oldu:) Uzun zamandir bir cok kimseyi gordum boylece:)

Wednesday, March 23, 2011

Bugun mezun oldugum lisenin web sayfasina girdim. Ne cok degimis, ne cok sansli yeni nesil...Umarim kiymetini bilirler...Sayisal derslerden matematik haric hepsi eksik, gedik olan bir okuldan sayisaldan mezun olan ben ve o donemi paylastigim arkadaslarim...Dusunuyorumda yeni nesle gore daha idealistmisiz... Sayisal branslardan birinden unv mezunu olup, mezun oldugum lisede sayisal derslere hayrina ogretmenlik yapayim diye hayal kurardim lisedeyken...nasip...Istanbul'un iki ayri yakasindayiz lisemle...Bu yuzden ya hayalden oteye gecemeyecek gibi gozukuyor o donemki dusuncelerim...

Monday, March 21, 2011

Su siralar, herteldenkaralamaca diye bir blog var onun merakindayim:)Burdan invatation istesem duyar mi moderator?
Yakinlarda NamEx diye bir lokanta var. Oyle kucuk bir yer ki restoran diyemiyorum:)Genelde Migros'a gittigimde AVM girisinde actiklari standdan alirdim cig kofteyi. Sonra eve siparis etmeye basladik. Sonra esim AVM'in ust katindaki lokantalarina gidip gelmeye basladi. Derken alisveris donuslerinde ugradigimiz yada eve siparis verdigimiz bir yer oldu. Iddia ediyorum, Istanbul'un en iyi cig kofte yapan yerlerinden biridir. Bu kadar guzel cig kofte yapan birilerinin Cekmokoy'de olmasi bizim icin buyuk sans. Durum arasi cig kofte yemeyi daha cok seviyorum. Esim vejeteryan oldugunu soyluyor, banada et tadi gelmiyor, oyle olunca vejeteryan olmasa da sorun degil:) Esim lahmacununu donerinide cok begeniyor, yemedigim icin bilmiyorum. Ama Cekmekoy tarafina yolunuz duserse kesinlikle ugrayin derim:)

Sunday, March 20, 2011



Asaf Ihsan'in favorisi:) 2010 FIFA Dunya Kupasi Resmi Sarkisi..

Saturday, March 12, 2011

Indirim:)

Bu hafta yanimda cocuklar ve esim olmadan ciktim disari:)Normalde onlarsiz bir yere cikmam, hele esim olmadan alisveris yapmayi hiiic sevmem:)Bugunden sonra farkli olabilir ama:))Yakindaki sosyetik pazara gittim, oyle cok gezmisimki 2.5 saatte eve geldim:)Aslinda cok birseyde almadim, ama nasi o kadar cok durdum anlamadim:)Eve geldigimde bacaklarim sizliyordu...Hemen yemek yapmaya koyuldum. Yemek yedikden sonra, masa falan toparlamadan uzandim, zira cooook yorgundum, biraz dinlendim. Aksam solugu Armine'de aldik:) Ben en cok Altunizade'deki subesinden alisveris yapmayi seviyorum. Calisanlari bir harika:)Buarada 3 tane esarp 105 lira inanamadim soktayim, hemen aldim, hala aklim baska alamadiklarimda:) Cantami bayilarak aldim:)Elbiseler her birsey cok cok ucuzdu. Bir etek almistim sonbaharda etek resmen %75 ucuzluga girmis, bir tanede baska rengini aldim:) Ayni modelin farkli renklerini alma huyum vardir, birseyi giydigimde rahat etmeye goriyim:)Allah agiz tadiyla giymeyi, kullanmayi nasip etsin insaallah...Hemde benim gibi indirimin son gunlerine bu yaziyi okuyanlarda yetissin:P

Wednesday, March 09, 2011

Bugun

Karsi komsuma gittik bugun bebek ziyaretine...47 yasinda anne...yasadigi mutlulugu ve heyecani gormek, bir daha bir daha zamaninda yasadigimiz bu guzel duyguya binlerce kere sukretmek...Bazen ne kadar nankor oldugumu dusunmeden edemiyorum...

Sabah hediye almak icin yakinlarda bir yere gittim, cocuklari yan komsuma biraktim. Allahim bu ne guzel bir mutluluk. Neden bunu cok olmasada yapmiyorum. Neden cocuklarimi birine yada birilerine birakmak bana bu kadar agir geliyor, ama onlar olmadan islerimi daha rahat hallediyorum, hem onlar hem de ben zamanimizi daha kaliteli gecirmis oluyoruz...Sanirim minnet duymak, bu duyguyu cok fazla yasamayi sevmiyorum ben...

Kar da yaginca biraz zorlu, biraz daha keyifli oldu sanki araba kullanmak:)Biraz da karla karisik bir ruzgarda yurumus olmak en guzeliydi..Usudugumu hissetmek istiyorum bazen. Bu da bir nimetmis insan usudugunde anliyor bunu...Bu da farkli bir guzellik, sukredilesi...Sicak gibi sogukda, her sey kararinca olmasi gerektigince hos...ev sicak, araba sicak, ulastigin yer sicak...artik bakiyorumda paltolar oyle cok revacda degil...Kac il once aldigim montu giyiyorum. Gecen yil aldigim kabani sirf eskisin diye giyiyorum, hos nafile ya neyse...

Aksam bu karda kisda alisverise gittik ya ne diyim ben kendime:) Evimize sag selamet donduk sukur ki:)Arabayi park ettikden sonra, esimin kartoplarina maruz kalip, elimde kartopu topuklu botlarla kosusturmalarim pek hostu:)arin hairlica karlar yagsa her an bembeyaz olsa, esim ise, kizim okula gitmese kartopu oynasak bahcede:)

Friday, February 25, 2011

Hastayim, Asabiyim...

Iki gundur bir kiriklik var ustumde,ozelliklebogazim yara gibi garip bir halde...Bugun sinirliyimde ayrica,dun gece gec yatip sabahin nurunda kalkinca boyle oldum. Ustune birde halsizlik tavan yaptirdi sinirlerime...

Sabah arabaya binicem bir baktim lastik yine inik. 2 -3 haftadir durum boyle.. iniyor esim benzin alirken sisirtiyor butun hafta oyle kullaniyoruz. Bugun civi girmis oldugunu ogrendim, en nihayetinde yaptirdim.Saka gibi 10 lira etti:) Esime 10 liraya yaptirdim diyince"zaten oluru o" demezmi:) nediyim bilemiyorum rahatligin boylesi:)iki haftadir lastik sisirmeyle ugrasirmi bir insan 10 paradan sebeb:)erkekleri anlamak cooook guc:)

Wednesday, February 23, 2011

Kabak tadi:)


Hemen her hafta pazara gitmek icin bir sebeb buluyorum:)Bu haftaki sebeblerimden biri de kabak:) Esimle cok sevmemize ragmen, aman da aman her hafta pissin kabak tatlisi yiyelim olmuyoruz...Esim genelde,kayinvalidelere gidince, ben hic kabak tatlisi pisirmiyormusum gibi"aaaa kabak tatlisi varmissss"diyip yumuluyor tabagina:)

Bu haftada iki ince dilim aldim.Dun pisirdim,yarisini komsuma getirdim, yarisi bize kaldi...Ben sunumda muzlu,tahinli, balli,serbetli daha cok seviyorum,uzerinede biraz ceviz ilave ediyorum. Hos bunun serbeti az oldu biraz ama guzeldi:) Her zaman bir dolu artan kabak bu kez cok cok az artti. Cok sukurki onunla ekstra bir tatli uretmek zorunda kalmadim:) Hersey kararinca guzel:)

Sunday, February 20, 2011

Yazmak isteyip yazamamak...ay zihnimi toparlayamadim bir turlu:) umarim yarina:)

Saturday, February 19, 2011

Cep Telefonu


NY'dayken her yil cep telefonu degistirmek adetimizdendi,cunku pek ucuzdu... Turkiye'ye geldigimizden beri cep telefonu almadim(Kayinvalidemin hediyesini cep telefonunu kullanamiyorum diye ona iade ettigimi saymiyorum almistan).Hatta buraya donmeden 1-1.5 yil once kizimin oyuncak sepetinde duran ve unlock olan bir telefonu Turkiye'de havaalanina indigimizde bizimkilerle irtibat sagllayalim diye almistim yanima ve o gun bugun yapisti elime. Oglum biraz daha buyusun iphone alirim dedim,zira o donem icin yaklasik 2000 lira bayilip ellerinde heder olsun istemedim. Fakat oyle cok insanda gordumki,artik boggggg geldi ve ben son gunlerde reklamlarda gordugum, sizinde yukarida gordugunuz telefona bayildim:)Haftaici bir gun almayi planliyorum.Olurki bu postu okuyanlardan kullanicisi olanlar varsa tecrubelerini paylasirlarsa sevinirim...

Sunday, February 13, 2011

Alisveris:)

Kac zamandir magaza magaza gezmiyorum...Ozledim mi?ozledim, ama cocuklarla cok zor,hele kizimin 15 gunluk tatilinde bir magzaya adim attigimi hatirlamiyorum...su siralar, ya Limango'dan yada Face'den uygun fiyata esarplar, elbisler satan bir sayfa var ordan aliyorum alacaklarimi...Tabi hepsini bulabilmis degilim...Farkli bir iki etek,guzel bir kac pantolon birde krem rengi bir triko istiyorum:) cok mu sey istiyorum:) Esarp, ozellikle mavi ve lacivert tonlarinda esarplara doymus durumdayim,iki tane ben aldim,bir tanede dun komsum hediye etti:) yok boyle komsu:)Gecen aksam yeni acilan bir esarp magzasina gitmisti,donusde bana ugrayip esarplarini gosterdi. Ertesi gunde iclerinden en cok begendigimi gelip hediye etmez mi!Kelebek kelebek cok guzel:)dunden beri takiyorum:)

Monday, February 07, 2011

Haftasonundan beri Istanbul'da harika bir hava var...Kizim bugun"anne ilkbahar mi geldi?"diye sordu desem daha aciklayici olur belkide:)

Cocuklari alip semt pazarina,ordanda markete gittim...Kizim pazara gitmeye bayildi:)oglum zaten alisik...Pazara gitmeyi sevmeyyen ben nasi pazar canavari oldum anlayamiyorum,yaslaniyorum,yaslandikca degisiyorum:)

Pazar cikisi, komsularimla karsilastim, iclerinden biri daha 3 aylik bebegini kapip gelmis,hem gunes gorsun hem gezsin hemde alisverisini yapsin istemis:)

Komsum, bebek demisken:) gecen yilin son ayi ve bu senenin ilk aylari nufus patlamasi var...Ne cok dogum yapan oldu...yapacak olan var..En cok da karsi komsumuza sevindim. Ilk tasindigimiz gun bize guzel bir masa kurup davet eden ve sohbetimiz ilerledikce,cocuklarinin aslinda kendi oz cocugu olmadigini ogrendigimiz 50 yaslarinda olan komsumuz...O aksam ne cok dua etmistim O'nun icin:)Esinin ilk esinden olan iki evladini buyutmus...simdide kendi oz evladini buyutuyor...Onunla karsilastikca icim guluyor,oyle guzelki enerjisi,bebegi oldugundan beri bulutlar ustunde sanki ve onu gorunce o havayi soluyorum bende:))...Masaallah,Barekaallah.:)Birde O'nunla her kasilasmamizda gencligimde bana lutfedilmis evladlarim ve annelik duygusunu yasayabildigim icin cok ama cok sukrediyorum...Allah bizlere ve evladlarimiza hayirli omur nasip etsin...

Sunday, February 06, 2011

Senai Demirci'den..

....Eğer gıybetlerimiz alkol kadar sarhoş etseydi, namazlarımızı sallana sallana kılardık. Arkadan çekiştirmelerimiz üstümüzü başımızı açıverseydi eğer, saçlarımız da baldırlarımız da açıkta kalırdı. Saydam bir perdeyi yırtıp yırtmamakla sınanırız her an. Doğruyu söylememizin bile doğru olmadığı, dilimizin ucuna hemen ve kolayca geliveren tiksindirici bir günahla sınanırız. Soyunarak yapılan zinaya benzemez bu günah. Hapse atılmayı göze alarak işlenen cinayete benzemez. Kapıyı kırarak yapılan hırsızlığa benzemez. Her an sınanmadayız. Her an. Ama her an. Yeri gelir, susmak nice zahmetli ve yoğun konuşmalardan koşuşturmalardan daha sahih ve derin bir erdem oluverir. Allah’ın hatırına susmak, Allah’ı hatırlamanın en samimi işaretidir...

Yazinin devami su link de..

Saturday, February 05, 2011

Kereviz...

Gecen hafta abimlere gittigimde tamda yemek saatine denk geldik.Yengem kereviz pisirmisti,tavuklu olunca yemedim pek tabi...Yalniz abimin istahli yemeside gozumden kacmadi:)yengemde yemeginin cok guzel olduguna dair beni ikna etti:) derken bende kerevizin yemegi ile alakali bir dolu sey duydugumdan,biraz on yargili, "kereviz sadece salata olarak "yenir mantigiyla hareket ediyordum...Neyse abimin istahla yemesini goz onunde bulundurup ertesi gun ekseriya Enginar'i pisirdigim yontemle kereviz pisirdim.Bayildik! Su zamana kadar neden yapmadigimi bir anlasam...Tadi da enginara cok benziyor, sadece kokusunda hafif bir keskinlik var,oda belli belirsiz oluyor pisince...Birde surdan baktim, bir doluda faydasi varmis:)Insanin vucudu ne ye ihtiyac duyarsa sanki Ilahi bir sevkle ondan yemek istiyor,su sira sivilcelerim tavan yaptida, canimin kereviz cekmesi tevekkeli bosuna degilmis:) Su sira bana misafir gelen, masada kereviz gorebilir,zira birseyi sevdim mi onun seri imalatina gecisim pek kolay oluyor:)

Friday, February 04, 2011

Thursday, February 03, 2011

...

Bugun siparis ettigimiz bir mobilya geldi, montesi ne uzun surdu,bekle bekle bitmedi,bir sure hayirlisiyla evde usta gormek istemiyorum lutfeeeennnn...Gecen haftada anten kablosu problem olmustu bir dolu usta gelmisti. Zaten oncesinde malum patlayan seramikler...Hafta yok ki eve usta girmesin...simdi geldi aklima hos yarinda usta gelecek mecbur cunku bugun gelenlerin unuttugu bir mobilya var,monte gerektiren...Kabusum oldular... bir sure eve birsey almayi dusunmuyorum...hatta alisverise bile cikmasam cok iyi olacak...

Tatilin bilmem kacinci gunundeyiz,bugun en mutlu olduklari gun sanirim...Kuzenlerini gorduler...yaptiklarinin tarifi afacanlik degil, kudurmusluk:))

Bugun esimin calistigi kuruma gelen ekipden biri NY'dan tanidik cikmis,esimde ortak tanidiklardan bahis acinca,bir tanidigimizin 6 aydir Istanbul'da oldugunu ogrenmis,sonrasinda tlfda gorusmusler.Dunya'nin kucuklugunu bir kez daha gorduk:)


Dunden beri malum olum gundemde...ne cok uzuldum,en cokda '79 lu biri olmasi sarsti beni, zira benimle yasit,olum ne cok yakin bize.Bir varmis bir yokmus...Haberi ilk okudugumda nefes alamadigimi hissettim olumun yakinligini bir kez daha hatirlattigi icin belki de...Allahim kendinden uzaklastirmasin,Riza-i Ilahisine uygun hareket etmeyi nasipetsin...

Wednesday, February 02, 2011

...


Dun sabah kar vardi, sitenin spor sahasinin zemini bembeyazdi...kar azdi,ogleden sonraya kaldi kalmadi...ama biz cocuklarla kahvalti sonrasi hemen kendimizi disari attigimizdan biraz keyif yaptik...Sonrasi evde bana bir dolu is:)
Ozellikle kizim tatilinde guzel vakit gecirsin diye hergun O'na aktivite bulmaya,her gununu bir onceki gunden farkli hissetmesini saglamaya calisiyorum...
Bugunde bir farklilik olsun dedim, ilk defa iki cocukla sinemaya gittim,inanamiyorum bu duruma,keyiflede izledik animasyon cizgi filmi:) Oncesinde animasyon filmleri izlemekden keyif almazdim...Cocuklar insanin hayatinda ne cok seyi degistiriyor...Yapmam dedigini yapiyor,sevmem dedigini seviyor, buluyor insan kendini:)
Buarada okul cocuklar icin elzemmis, hakikaten iki cocugu helede kis gunu aktivitesiz evde zabt etmek coook zor...Ben 4 cocugum olsun istiyordum ya,sanirim ikinin ideal oldugunu dusunmeye basladim:)

Tuesday, February 01, 2011

Sair ruh:)





"Babam cicek gibi.Annem gul gibi.Bense civciv gibi.Yildizlar parliyor.Ailem guluyor. Gunes de parlasin kalbimiz gulsun"(A.Aslihan)...


Kizima bu sair ruh kimden miras bilemiyorum,ama bunu yazip geldi ya soktayim,Masaallah,Barekallah...yalniz Asaf Ihsan icin bir benzetme yok yazisinda:)

Monday, January 31, 2011

Sogan Corbasi



Kac zaman once Cafe Pepela'da gormustum sogan corbasini... Sonra nerde okudum bilmiyorumbeyaz soganla yapildigi...Bugun semt pazarina gidip, beyaz soganlarida gorunce, kafamin icinde bir ampul yandi sanki:) 7 tane orta boyla kucuk boy arasi sogan aldim...Baska bir yerlerede ugrayinca oyle cok yoruldumki, oglani uyutup kizimada ugrasacagi isler bulup bende uyudum, kalktigimda aksam olmustu ve ben nasi olsa dunden yemekler var birsey yapmasam diye dusundum. Icim rahat etmedi, bu sogan corbasi cok zor bir seymi ki bir baksam tarifine dedim. Google amcada searchler yapip, birazda kafadan uydurup, bu harika corbayi yaptim...Olcuyu biraz fazla tutup kizimla komsumada gonderdim:)O da cok begenince tamamdir bu tarifi unutmamali ayni zamanda paylasmali diye dusundum:)

  • 6 tane sogan-ince ince piyazlik dogranmis
  • 1 kasik toz seker
  • 1 kasik un-doluca
  • 4-5 kasik siviyag(eminim tereyagli cok daha guzel olurdu,ama esim sevmiyor)
  • bir tane et bulyon(cok nadir kullanir oldum ama bunda mecbur kaldim zira et suyunu hazirlayip koysam ben icemiyorum sonra)
  • Bir tane cheese burger ekmegi,Bim'den almistim,evde corbanin ustune koyabilecegim en sekilli ekmek o geldi gozume o an.
  • 600 gr su
  • Karabiber,kirmizi biber
  • bir kase kadar rendelenmis kasar

Once soganlari siviyagda 3 dk kadar kavurup, sekeri karamelize ettim. Unu ilave edip kavurduktan sonra et buluyonu,suyu, toz biberleride ekleyip. bir iki tasim kaynattim. Sonra Guvec kaplarina paylastirip uzerlerine orta kalinlikda dilimledigim ekmekden ikiser ucer dilim corba kaselerine paylastirip kasar rendesinide ekleyip firinladim. Ustu kizarana dek pisirdim. Pek havali oldu dogrusu..Deneyenlere afiyet olsun...

Saturday, January 29, 2011

Ocak Ayinin son gunlerindeyiz...Ne de cabuk da geciyor zaman..
Kizim karnesini aldi,hamdolsun cok guzel bir karne getirdi...
Oglum ilk boyama kitabini "kus" diye secti:)
Uzuldugum bir durum oldu...Rabbim yokluklariyla imtihan etmesin...Babamin antibiyotik alerjisi sonrasi hastane macerasi ve bu durumun benden saklanmasi...Bazen bu kadar duygusal ve sulu gozlu olmayi sevmiyorum,soguk kanlida biri degilim sanirim,aslinda zaman icinde oyle olmaya basladigimi dusunsemde hala ben onlarin kucucuk minicik,kirilgan,sulugoz kizlariyim...Allah anne ve babamin omurlerini ziyade etsin ayirmasin onlardan...

Friday, January 28, 2011

Bugun su linkteki yaziyi okudum...Bir insanin vucuduyla barisik olmasi guzel ama ben Allahin bahsettigi genlerime minnatarim...hamdolsun, binlerce kere...

Tuesday, January 18, 2011

Doseme Kabusu...

Gecen yil basimiza gelen sey yine oldu...bu kez mutfagin fayans yer dosemesi kalkti kabardi,kubbemsi bir yapi olusturdu... Allahim nasi sinir bozucu bir durum anlatilmaz yasanir cinsten... Dosemeleri tumuyle degistirelim desek en az 5 gunluk bir is, ve insaat pisligi...Olacak gibi degil...Keske demeyi sevmiyorum... ama bazen aman bosver idare ediverilim gitsin teslimiyet halimi sevmiyorum, o an icin tasinmak geciksede,tasinma arefesinde her bir kurus masraf goze batsa da, yapmali yaptirmali insan gozune batanlari...tecrubeyle sabit...Bu aksam usta geldi, bazi fayanslar sokulurken kirildi, aynisindan bulmakda zor, kirilanlarin yerine yenisi alinmali yarin sabaha kaldi is...Umarim umarim bulunabilir...Birde bu aksam cikan tozda cabasi...temizlige gelen hanim gecen ay ameliyat oldu...baska birini ayarlamaya calistik bakalim bir tanidiga soyledik, insaallah birini ayarlayabilir...Mutfak dolablari toz icinde kaldi yerleri hic sormayin...Alnimdaki sivilceler bugun itibariyle daha beter oldu, dokunulmuyor, felaket aciyor...Insan hic hesaba katmadigi durumlari yasiyor...hamdsolsun diyelim,saglik selamet versin Allah...

Friday, January 14, 2011

...

Hayat hep secenekler sunuyor insana, birini aliyorsun devam ediyorsun yola...Sunu soyle yapsam bunu boyle etsem getirisi goturusu nedir kestirmeye calissada insan ince hesaplar yapsa da,ince eleyip sIk da dokusa gozden kacirdigi,hatta ummadigi dusunmedigi, farkli olacagini sandigi turlu turlu seyler yasiyor...Hayatta hic bir sey hic bir insan icin her zaman gulluk gulistanlik olamiyor...

Oncesinde Turkiye'de yasamayi cok isterdim, Istanbul,dogdugum,buyudugum,ailemin de yasadigi sehir benim yasamayi istedigim tek yerdi... Ama senelere bolunce hayatinin 10 yilini kapsiyorsa bir insanin yurtdisi yasami,maalesef istedigi verimde alisamiyor dogdugu buyudugu sehre...

Ilkgeldigimizde kayinvalidelerin o donemde yasadigi semtte onlarla birlikde yasama durumunda kaldik. O donemde bulundugumuz semtin yada civar semtlerde bir alisveris merkezi,yada marketine gittigimde alisveris arabalarini insanlar uzerime uzerime suruyordu sanki...Hele bir reyondan gecmek icin verdigimiz mucadele evlere senklikdi dogrusu... Insanlar alisveris arabanizi birakin size carpiyorda bir ozru, bir kusura bakmayi ni fazla gorup, birde tip tip nerden ciktin sen yahu bakisi atmiyormu bu durum beni bitiriyordu... Amerika'nin sisteminden sanirim,en uc noktalarda insanlarin bille toplastigi NY 'da markete gittigimde hic yasamadigimseylerdi,adamalar yaninizdan gecerken bile carpma ihtimaline karsi sorry lerini hazir tutarlar.Hele VA gibi yerlerde sorryler tavan yapar. Hele hele otobus duraginda beklerken yaninizdan kosarak gecen kisi 'hi' diyip sizi selamlamayi uzerine bir vazife bilir. Otobuse sizden sonra biri mi bindi kesinlikle hi'yi hazirdir. Burda ozellikle ilk sene bu davranislarin bu selam guzelliginin yanindan gecebilecek guzellikde bir durum, hal goremedigimden ve baska baska sebeblerden,hamilelik suresince sanirim beynime oksijen az gitti ve ben burda Turkiye'deyim dedim durdum.

Nezaket gostermenin bu kadar zor oldugunu dusunmesemde, bunu cok fazla gorememek uzdu dogrusu... Yabancilarda yapay bir nezaket anlayisi var deselerde ben yapayda olsa insanlarin nezaketli olmasindan yanayim...

Birde Turkiye' de giyim,kusam,yeme icmedeki pahalilik...Ilk yil giymek icin dogru duzgun bir sey alamadim,ne cocuklara ne kendimize... Ay ben bu parayi buna veremem, bu o kadar etmez, su marka bile bu markasiz seyin dortte biri fiyatina dedim durdum... Sonra mi naptim,alistim.En cok sasirdigim,NY'da Turk gida urunlerini cok daha ucuza aliyor olusumuzdu,ne tezattir hala anlayabilmis degilim...Sonra sonra buraninda indirimlerinin bindirimlerinin farkina varip, bilincli tuketici oldum:) Turkiye de cok pahali Amerika'da gayet ucuz olan markalari ordaki fiyatina olmasada hicdegilse daha makul sartllarda almak beni mutlu etti...Tek tek alisveris merkezlerini,marketleri kesfettik esimle... Sonra buraya daha bir adapte olduk.Insan dogdugu buyudugu yerede adapte zorlugu yasarmi demeyin(dedim ben zamaninda )hakikaten yasiyormus."Nerde ne var"i net bilmeyince insan alismis oldugu diger duzenini ariyor ister istemez...Birde 5 yil hic gelmemis olmak...

Evimizi aldigimiz semti cok sevmemiz,ozellikle onca yer arasindan burasi olsun istememiz.Tabi butcemize uygun olan en ideal yer olmasi bizi Turkiye'ye daha cok alistirdi.Hamdolsun Allah mahcup etmedi suana dek bir kisi haric hep hayirli ve iyi insanlarla karsilastik...Kizimin arkadasa doymasi, her istediginde bir arkadasina ulasabilmesi benim kac yildir hayalini kurdugum bir seydi,bu yonuyle Turkiye, Amerika'nin onune gecti...

Birde isiniz dustugunde terziniz,kuaforunuz, gunluk yufkalar acan yufkaciniz,vejeteryan cig kofteciniz:) tuhafiyeciniz, bozulan saatinizi 10 liraya tamir ettirebilmeniz, kirilan dolabinizi yaptirabilmeniz, ben oyle degil boyle isterim, su renk olsun mobilyasi bu renk olsun kumasi diye rahat rahat secim yapabilceginiz mobilyacilariniz...

Bunlar hepsi guzel,rahat seyler.Biz yasadigimiz semti cok seviyoruz, genis yesili bol caddeleri bizimen cok hoslandigimiz durum. Muhitin insanlarida ekseriya iyi...Oyleolunca Turkiye bizimicin iyi guzel...

Madalyonun diger bir yuzu varki,iste yurtdisinda yasayanlar bunu cok net kavrayamiyor maalesef...Buraya geldikden sonra akrabu talikatin ne denli mudahil insanlardan olusan bir guruh oldugunu goruyorsunuz.Cocugunuza yada esinize karsi tavriniz en alakasiz bir kisinin agzina bile dusebiliyor,size guya kendince akillar veriyor! Esinizin cocugun bezini degistirmesi bileagizdan agiza dolasark efsanelesiyor...Gezmeniz de goze batiyor evde durmanizda...Yemege gidip mutlu olmanizda,mutsuzlugunuzda... Ev aliyorsunuz bakiyorsunuz ev aldiginiz semtbir kiymetleniyor uzak yakin akraba o semte doluveriyor,mumkun olsa ayni siteden ev alabilseler keske! araba mi kullaniyorsunuz, onlarda kullanmali, mutfaginizi oyle mi yaptirdiniz onunda oyle olmali! aldginiz kiyafetlerde kopyalanmali, giymeyin zaten siz onu:) Cocuklarinizda kiyaslanmali,iste bunu cok uzatamadilar sukur, bir noktada biraktilar,acik ara onde gidince...tobe tobe Ya Rabbim.... neyse iste uzun zamandir Turkiye'ye donemk isteyen bir kac arkadasin bekledigi yazidir kendisi,aklima geldikce eklemeler yapilacaktir....Sacmabir baglama oldu ama uykulu halle anca bu kadarini yapabildim:)

Tuesday, January 11, 2011

Ka-ra-la-ma-ca

Oglum duvar karalamayi cok seviyor,kizim da bu yaslarda ayni seyi yapiyordu... Ama oglum kendini daha cok gelistirdi, kalem bulamasin anahtarla,anahtar bulamasin metal bir seyle duvarlara cizikler attiriyor...Gecen gun tabure elinde koridor duvarlarnda ulasamadigi yerlere uzanarak cizdiriyordu, ayni gun ablasinin yatagina cikip,duvarini karalamisti...Bakiyor duvarlara gecit vermiyorum,kagida karalamalar yaptigi bir ara hooop egilip dosmeleri karaliyor...Surekli aciklamayapmakdan kagit defter gostermekden bir hal oldum...google amcaya sormali varmidir derdime care,sonra evdeki bir kaynaga bakmali ne yapmali diye:)birde bu yaziyi okuyanlara sormali siz ayni seyleri yasadiniz mi neler yaptiniz diye:) Kizimin nerdeyse 4 yasina gelene kadar bu huyu birakmadigini biliyorum, niye 4'de birakti onu hatirlamiyorum:)

Saturday, January 08, 2011

Pirasali Kis


Hamuru icin;
125 gr yumusak margarin yada tereyagi
2 su bardagi un
1/2 cay bardagi beyaz peynir rendesi
1 yumurta
1 cay kasigi kabartma tozu

Ustu icin;
500 gr pirasa ince ince kiyilmis
1 su bardagi beyaz peynir rendesi
1 cay kasigi karabiber
1 cay kasigi pul biber
yeterli miktarda tuz
4 yemek kasigi siviyag

Pismenin son bes dakikasinda uzerine serpmek icin;
1/2 su bardagi kasar peynir rendesi

Olusturulan hamurun 2/3'u, yaglanmis kaliba serilir,hamuru geri kalani kalibin kenarlarina dosenir. Catalla 8-10 yerinden delikler olusturulan hamur 160 derecede 10-15 dakika kadar pisirilir. Diger yandan pirasalar 4 yemek kasigi yagda kavrulur, yuz,karabiber ve pul biber eklenir. Hafif ilindikdan sonra beyaz peynir rendesi eklenir ve hamurun ustune yayilip firina verilir. 20-25 dakika pisen kisin uzerine kasar peynir rendesi serpilip firinlanir...

***Bu tarifi dun Dr. Oetker hamur kabartma tozunun arkasinda okudum ve uyguladim, orjinal tarifde pirasa kavrulmuyordu ama ben kavrulunca daha guzel olacagini dusundum ve oyle yaptim. Kavurmadan yapacaklar icin orjinal tarifdeki yag miktari 2 kasik.

Monday, January 03, 2011

Yilin ilk uc gunu misafirle gecti...

Yarin evde sakin sakin, dingin dingin oturabilmeyi, aylardir elimde surunen kitabi bitiremesemde ciddi miktarda sayfalar okuyabilmeyi umuyorum, diliyorum ve istiyorum...

Buaralar bir guzellik var ustumde:)(evet cok mutevaziyimdir:))) anlayamadim gitti bu durumu:)sivilcilerim artti azalmadi, bu durum bende ters tepki yapti sanirim:)))

Buaralar birde pek cok sey hediye edildi, ama dun aksam hediye gelen esarba bayildim,oyle ahim sahim birsey durmuyor ilk bakisda ama takinca harika gorunuyor, her bir renk mevcut olunca herbirseyede gider turden,ne diyim kuzenim bir harika:)

Saturday, January 01, 2011

Son gun,Ilk gun:)

Senenin son gunu pek kosturmaca gecti...

Iki gun once bekledigimiz mobilyalar dun ogleden sonra geldi... Birde gecen yildan tecrube edindigimiz Boyner parfum indirimi vardi kacirmak istemedigimiz...Yilin son gunlerinde cat kapi degill ama cat telefon misafirlerimiz olunca mecburiyetten evde kalmis bir yere cikamamistik... Yilin son gunu aksamin 7'side olsa cikmaliyiz bu indirimi kacirmamaliyiz dedik ama AVM'nin 8'de kapandigini bilemedik. 7 bucukda orda olup 15 dk'da parfum sectik... Indirimdeki bir cok urun bitmisti... Ilk defa kendime lacoste aldim..Bu yil DKNY apple almak istiyordum ama kalmadigindan mecbur pink aldim. Ninan Ricci'de gecen yila gore pek cok pahaliydi... Umuyorum haftaici bir gun gidebilir aklimda kalan bir kac parfumu uzatmali bir indirimde alabilirim...Yada sevgililer gunu beklerim:)

Bu gun kac zamandir gitmedigim Ulus Pazarina gittim:)Masa ve sandalyelerle pek cok uyumlu masa ortusu ve sehpa ortuleri aldim. Cok ama cok begendim,pek de hesapli oldu dogrusu...Vazodaki gulun yanina aldigim, isminin ne oldugunu bilemedigim beyaz cicekli otsu seyler pek cok yakisti... Yine pazarin indiriminde buldugum yastik kiliflari spor ama bir harikaydi. Bir lira olunca tanesi hic dusunmeden aldim diyebilirim...Ama simdilik sadece bir koltuga goresini denklestirebildim...Lilalardan iki tane daha bulamadim:)Haftaya yine gitmeyi planliyorum insallah...Banyoyada istedigim renkde tulu bulabilseydim haftaya gitmek hususunda bu derece motive olmazdim eminim:)

Bugun bir de misafir agirladim:)Yarin da yine misafirlerimiz olacak:)Yil nasil biterse oyle mi gidermis:)))

Wednesday, December 29, 2010

10:30

Bu sabah kizim yanima gelip"anne saat 10 bucuk" diyince kulaklarima inanamadim:) Kac zamandir bu kadar gec uyandigimi hatirlamiyorum,daha dogrusu tum ev halki bu denli gec uyandigimizi:) hava kapaliydi ama saadetimiz tamdi:))Guzel bir kahvalti, carcabuk gelen okul vakti...sekeri okula hazirla, gonder,sonra apar topar hazirlan cik...Istanbul'da ogle vaktide olsa kopru gecmek trafige takilmak demek...Gidecegimiz yere variyoruz,ilk girdigimiz magzadan begeniyoruz alacaklarimizi.Sonra Vefa'da boza keyfi,leblebisi tarcini...Hayiflaniyorum....neden almadim ki fotograf makinemi...Kac zaman bir saatcide beklemis,hatta eskimis kordonu nasilsa kopacak aynisindan bulmaya calisalim diye koparilmis sadece mekanizmasi kalmis bir saatimin tamirinide bir araya sIkIstirmali diyorum. Cok sukurki usta birini buluyoruz,cok sevdigim kucuk kucuk mavi kristal taslari olan saatime bu kez beyaz kordonlu olarak kavusuyorum...severek kullandigim birseyi heleki hediye birseyse ne yapip edip onu tamir etme, ettirme yolunu secenlerdenim:) guzel bir gun... Annemlerede ugramis olmanin mutlulugu eve dondugumuzde komsuda bizi bekleyen seker kiza kavusmak...

Saturday, December 25, 2010

Uyku kacinca...

Genellikle uykum kacinca buraya birseyler yaziyorum...bu aksamda kacan uykunun pesinden kovalamadim pek fazla:)

Kac gundur hava pek guzel,bugunde guzel sayilirdi...Parka gitmeyi kararlastirdik B'le.Onlari da alip gittik. Iyi guzel oynadi cocuklar,kuma doydular mi bilemiyorum ama ben bir sure doydum kuma...Balikciya ugra balik al,koca beyin cani salmon cekmis.Markete git, taze zencefil al,eve gel,cocuklari kapi girisinde soy dok, birini karga tulumba kuvete sok,yika pakla,giydir, uyut. Ogle uykusu yapmamis bir veledi 6'da uyutmak adetimden degildir ama yapacak birsey yok zira bugun onun mizirtisini kaldiracak bir kafada degildim...Kucuk uyudukdan sonra bende kanepede sizayim istedim ama ne mumkun!Bir ara dalmisim kizimin"anneeee"yle baslayan bir cumlesiyle uyandim. Kafam tam anlamiyla sepet olmustu. Baligi pisirdim.Buruksellahanasi yaptim,ama yerken gordum ki,yikamak yeterli degilmis,haslayip suyunuda suzmeliymis,zira kucuk kucuk bortu bocek cikti icinden, bir sure bruksel lahanasi gormek istemiyorum:((( Aksam cay faslindan sonra kafam yerine geldi...Gecende bir arkadasin Turkiye'de cocuk buyukmenin rahatigindan bahseneden bir sozu vardi Face'de. Katilmiyor katilamiyorum...Zira bende yurtdisindayken Turkiye' de cok daha rahat olacagini dusunurdumher birseyin.Ama davulun sesi uzakdan hos geliyor. Annem karsida yasiyor,kayivalideyide evde bulana ask olsun:) hos birakmis olsam 20 dk sonra oglan cok agliyor diye telefon geliyor:)yani varya cocugun varsa dunyanin her bir yaninda ayni endise yureginde cocugunu emanet edip cikiyorsun. Belki kiz kardesi olanlara Turkiye'de hayat daha kolay, benim olmadigi icin bilemiyorum. Bazen NY'da hayatin daha kolay oldugunu dusunuyorum en azindan babysitterlik yaygin bir durum. Burda oyle birsey ben henuz bulamadim. Zaten yardima bile biri zor bulunuyor. Onlarda doymus paraya:) En son temizlige gelen hanim daha once gittigi evden bahsedip,"Kadin daha cok verdi ama gitmiyorum Ona, beni bir kere tersledi"demisti:) dusunuyorum da biz hic mi terslenmedik, yada esimiz gulluk gulistanlik bir ofis ortaminda mi,kimlerin nelerin kahrini cekiyor insan yeri geliyorda ama dedigim gibi yardima gelen hanimlar burunlarindan kil aldirmiyor yada bana oylesi catiyor bilemiyorum, yada yada cok cok ihtiyac hissetmesem birinden benim icin -ucret karsiliginda olsa dahi -birseyler yaptirmak agir geldiginden mi cokmu yuz buluyorlar...

Thursday, December 23, 2010

Mutluluk aslinda ne kolay sey:))

Fotografi yarin ama...

Okula ilk basladigi gunlerde kizima, okumayi ogrendigi takdirde oyuncak birsey hediye edecegimi soylemistim...Bir aydan fazladir okur yazar cok sukur Allah'a...tabi hal boyle olunca ben bu sozumu unuttum, ta ki haftasonu o bana bu durumu hatirlatana kadar...Eline oyuncak bir camasir makinesi almis, satin alip-alamayacgimizi sordu, bende pek tabi o an icin alamayacagimizi soyledim. O da samar gibi"ammmmaa ammmaaa bana okumayi ogrendigim zaman hediye alacagini soylemistinnnn, bendeeee okuyabiliyorum da yazabiliyorumdaaaa" dedi ama ben yine de almadim,dusunmem lazim dedim:)cok sukur ki Hayir'i HAYIR olarak algilayabilen bir kizim var:) Hasil-i kelam pazar gununden beri pek bir taktim bu duruma. Bugun ev isi vs vs coook yorgundum ama tembellik etmedim:) Oglani kaptim,ilk once kuru temizlemeye,sonra markete,firina ve organik markete ugrayip,oyuncakcinin yolunu tuttum...O haftanin indirimli urunu olan mutfagi kapip geldim. Aman da aman en kocaminda degil ama O'nu cooook mutlu edecek buyuklukde:) Eve geldigimde servisden henuz inmis kapida bizi bekliyordu, Koca paketin kendisi icin oldugunu gorunce gozleri kocaman acildi, hizla acmaya basladi ve bayildi:)))""annneccciiimmm nasi guzel bir hediye almisssiiin,nasi dusundun boyle birsey almayi, nerdennn aklina gelddiiii,cooook coook tesekkur ederim, kesene bereket anneciiiimmm, Allah razi olsun" dedi. Bu aksam nasil mutlu oldum anlatamam:)Mutfagini odasinin bir kosesine kurdu,oynaddiii,oynaddiiii:) Asci sapkasina bu mutfak cok iyi gittii:)Butun gun okulda arkadaslari ve o asci sapkasiyla oynamislar:)Bunuda duymak bir harikaydi zaten:)

Miniklere Asci Sapkasi:)





Fikir,anlatim Pratik Anne'den
Gecenlerde pratik annenin blogunda gezinirken bu sapka yapimini gordum,yaparmiyim, yapamazmiyim diye dusunurken, Ikea'dan metresi en ucuz olan kumasdan kestirip eve geldim.Bir kac gun bekledi,zira mezuram bile yoktu:) Dun market alisverisi sonrasi,terzide pantolon pacasi yapilmasini bekllerken,nasi gecer bu vakit diye dusunurken tuhafiyeye gidip mezura almak geldi aklima. Evdeki yagli kagittan kalip cikardim,acikcasi halada yapabilecegimi dusunmuyordum.Kestim bictim,makinem olmadigi icin her birseyini elimde diktim. Sonra ne mi oldu bana ve kizima gore harika bu sapka oldu:) Oyle cok sevdiki bugun ogretmenine ve arkadaslarina gostermek icin okula goturdu..Tesekkurler Pratik Anne...

Tuesday, December 21, 2010

Bulasik Deterjani...

Tahta kasiklari da herzaman bulasik makinesinde yikardim,ta ki yengem"tahta deterjani emiyor" diyene kadar...Simdilerde elimde yikiyorum. Ama su sira acaba teflonlarda bulasik makinesinde yikaninca deterjan emiyor mu diye dusunuyorum. Cunku ayni yikamadan cikan celik tencerelerde yemek yapmak icin isittigimda bir koku almiyorum,ama teflonlar isindikca sanki deterjan kokusu geliyor..evham yapmadigimdan eminim. Pisince yemekde kokusu olmuyor ama isinirken tava yada benzeri seyden deterjan kokusu aliyorum...Benim gibi dusunen kac kisi var merak ediyorum dogrusu,sadece benim mi basima geliyor bu durum?

Sunday, December 12, 2010

Karisik

Cocuklar hasta yine,ust solunum ollariyla alakali bir durum. Doktora gittik ,yine viral...Bu durumda belli bir kac ilac kullaniyoruz... Allah affetsin, kis mevsimini nerdeyse hic sevmiyorum. Gerci hava gunesli oldugunda sogukda olsa guzel geliyor bana...Hani ekseriyanin bir yagmur fantazisi vardir, ya yagmurda yurumeyi sever,yada yagmuru izlemeyi,yoktur benim boyle heveslerim,yagmur yagsin camdan bakiyim, yagmurda gezeyim vs vs... gerci yaz yagmurunu seviyorum nasil bir tezatsa:Pcabuk bittiginden olsa gerek, hemen ardindan gunesi ve sicagi gormemde cok etkin belkide...

Dun yagmur-kar vardi, birde ustune tesisatla alakali bir seyin yenilenmesinden oturu ustalarin olmasi ve islerinin normalden 3 kat daha uzun bir surede hallolmasi, beni bunaltti...Aksaminda alisverise gittik de stress attim:)))Bugunde ustune bir magzanin outletinden kac zamandir istedigim cay bardaklarindan bulunup ustunede kupa-tabak takimi alinca mutlulugum tavan yapti:))

Tuesday, December 07, 2010

Sivilceler...

Ergenlik doneminde bile yuzumde ayda bir taneden baska sivilce cikmazdi...

20'li yaslarla basladi sivilcelerin tamamen hayatima girmesi...

Stresse bagli olmaksizinda cogaldigi oldu...

Hadi oncesinde okuldiu, cocukdu, evdi stressdi...Okul bitti,stressde buyuk olcude gittii...

Hamdolsun hayatimizda her birsey yolunda herkesde oldugu gibi ufak tefek seyler haricinde sIkInti edebilecegim ciddi bir durumda yok ama sivilcelerim bana gore hala cok...

Kafama gore cilt temizleme urunleri de aldim bir donem, bir hafta duzenli kullandiysam ertesi hafta aksattim...

Ama sivilcelerim hic bir temizleme urunune bagli kalmaksizin artti azaldi,kendince yuzumun T bolgesinde takildi durdu...

Artik yas 31 olunca bu ise bir cozum bulmali diye dusundum sonunda...Doktora gitmeye karar verdim. Iyi bir hastanede, doktorunda iyi olabilecegini dusunerek randevu aldik...Ilk izlenimlerime gore soyleyebilirim ki iyi,ilgili,hos bir hanimdi... Sivicelerimi orta siddetde buldu, ona gore tamanlamiyla orta duzeyde bile degil nerdeyse iyiye yakinmis ve ailede varolup bana miras gelen birseymis,muhtemelende 40 yasina kadar boyle artip azalip gidebilirligi olabilirmis...6 ay kadar tedavi surebilirmis...6 ay ilacla halledilebillecek birseyse ne mutlu...Antibiyotikler, gece-gunduz temizleme losyonlari ve birde cilt temizleyici verdi, doktor. Esime gore dunden bu yana azalma bile varmis:)buna inandigimi soylemeliyim. Ozellikle cene kisminda sanki sivilce lekeleri azaldi:)5 hafta sonra ilaclarim bitiyor.Umarim sivilcesiz bir cilde hayirlisiyla kavusmus olurum...

Friday, November 26, 2010

Mim

Seyhancim,mim icin tesekkurler...samimiyetle yazmami istedigini soylemeseydin bilmiyorum bu kadar cabuk yazabilirmiydim:)

En sevdiginiz kelime; Merhamet

Nefret ettiginiz kelime;" Ben en iyiyim,benimki en guzel,en iyi" yi cagristiran ve devam eden cumle ve sozcukler...

Ne sizi heyecanlandirir?: Yeni baslangiclar,yeni sahip oluslar, yenilikler..

Heyecaninizi ne oldurur?:Talihsizce yapilan kaba saba davranisllar yada sarfedilen sozler..

En sevdiginiz ses: Sevdigim,ozlem duydugum herkesin herseyin sesi,doganin sesi...

Nefret ettiginiz ses: Kaba saba olan tum sesler...

Hangi meslegi yapmak istemezdiniz?: Kasap

Hangi dogal yetenege sahip olmak isterdiniz?: Resime yetenegim cok daha iyi olsun isterdim..

Kendiniz olmasaydiniz kim olmak isterdiniz?:Bir kiyas icinde olmadigimdan,kendimide hata ve kusurlariyla kabullenmis olmamdan oturu bu soruya kimsenin yerinde olmak istemezdim diyorum:)

Nerede yasamak isterdiniz; Aslinda Istanbul'da degilken Istanbul derdim kesinlikle, ama suan emin degilim NY'da diyebilirim,ama NY'da da Manhattan'da 5. caddede yasamak harika olurdu sanirim:)

En onemli kusurunuz; Insanlari cok fazla onemsemek, gereksiz insanlara gereginden fazla nezaket gostermek...

Size en fazla zevk veren kotu huyunuz; aklima oyle bir huyum gelmedi simdi,sanirim bu kritere uygun bir huyum yok:P

Kahramaniniz kim?:Bu sorunun cevabi cok felsefik bende...

En cok kullandiginiz kotu kelime: Catlak!

Suanki ruh haliniz: her an uyumaya hazir,miymiy kisilik

Hayat felsenizihangi slogan ozetler: Kendine yapilmasini istemedigin seyi baskasinada yapma,yasatma...Bir insanin yuzune soyleyemedigin hic bir seyi arkasindan soyleme...

Mutluluk ruyaniz: Insanlarin on yargi ve ard niyetlerinden siyrilmis bir dunya....

Sizce mutsuzlugun tanimi: Menfi olan her dusunce bu duruma kapi aralar..

Nasil olmek isterdiniz: En hayirli bir sekilde,bunun yolunu yontemini bilemedigimden secme sansimda yok:)

Oldugunuz zaman cennete giderseniz Allah'in size ne soylemesini istersiniz?: Bagislananlardan olup selamet icinde cennete girecek olmami...

Sunday, November 07, 2010

Yesil Alanlar...

Pazar gunleri programimizi cocuklarla birlikde Anadolu Yakasi'nin farkli yerlerinde yuruyuse cikip, sonrasinda bir yerde yemek yiyip eve donmek olarak olusturduk...

Ilk hafta Mihtibat Korusu'na gittik...O aksam coook erken bir saatte uyuduk ailecek,temiz hava carpti bizi...

Ikinci hafta Tema Vakfi Vehbi Koc Parki'na...Bu kez hemen eve gelince hemen uyumadik,sanirim bunyemiz temiz havaya alisti:)

Ucuncu hafta yani bu hafta Kucuk Camlica Korusu'na gittik, ama orayi cok kalabalik bulduk...Sonra biraz da Fethi Pasa'da yuruyelim dedik, koruya girdik, yyuruyecegiz,aa baktik bir cafe, restoran kismindan ayri, aslinda niyetimiz restoran kisminda birseyler yemekti. Kizim kafeyi gorup cok aciktigini soyleyince, restoran kisminda degilde kafede birseyler atiriralim dedik. Benim mecburi tercihim Kumpir oldu, Esim ve kizim doner yemek istediler...Kumpir sirasi nisbeten daha cabuk geldi, ama doner sirasi felaketti, Ben kumpirimi bitirp, iki cocugu masada nasil oyalacagimi sasirip, birde ruzgardan dolayi donmaya yuztuttugum bir anda, esimin telefonundan sonra bu eziyete son verip dogru araba gittim, esimde, donerleri alip geldi... Kizimla arabada yediler donerlerini...Bu denli eziyetli bir bekleyisden sonra, ne doner guzeldi,ne de benim yedigim kumpir kumpirdi...Restoran kisminda da her zaman yemegi cok beklemisizdir, birakin yemegi tatlilarimiz bile kac zaman sonra gelmistir ayni mekanda...Neden bu kadar aksak, ne den bu kadar yavas ve bosvermislik var calisanlarda anlayamiyorum...Bir daha gidermiyimhic bilmiyorum ama bugunku dusuncelerim aklimdan ucup gitmezse bir daha orda yemek yyemegi dusunmuyorum...Bogaza nazir Messt'e gitmekden yana olacak tercihim ...

Saturday, November 06, 2010

Cocuklara bayram oncesi hediyelerini alalim diye bir oyuncak magzasina girdik. Kucuk bir kizla babasi yanimizdan gecerken, aralarinda gecen su diyalog pek manidardi;

-Cok guzel bir oyuncak dimi kizim
-oynayabilirmiyim
-evde oynarsin tamam mi?
-hangi evde baba
-..
-babaannemin evindemi?
-evet benim evim de(adam etrafinda bizim olmamizdan oturu biraz mahcup bir edayla)

Su son donemde bosanmalar,ayriliklar pek yaygin...anne ve babalar bu ayriliklardan sonra kendi hayatlarinda, belki cocuklariyla gecirdikleri vakti cok daha kaliteli kullanmaya,kendilerince iyi ve pahali oyuncak, vs..vs..alarak bu durumu zirvede(!)devam ettirmekde...ama istatistikler ayrilan ciftlerin cocuklarinin ileriki yaslarda depresyona meyilli grub oldugunu gostermekde,heleki kiz cocuklari bu durumdan en cok etkilenen gruh olmakda maalesef...Keske,ciftler birbirlerine karsi muamelelerinde biraz daha hosgorulu olabilse,heleki ortada bir cocuk varken...

Wednesday, November 03, 2010

Ispanakli Tart sevmek:)

Su siralar favorim,her hafta koca bir tepside ispanakli tart pisirip onu bir kac gunde tuketmek...gecen hafta kizimin beslenmesine koydugum bir dilimin tamamini olmasada yemesinden oturu evde tek yiyen benim diyemiyorum:) fakat en cok ben yiyorum:)hatta oyleki kilo ile derdi olmayan ben 1 kilo aldim tart yemekden sebeb:)nasi bir goz doymamislligi varsa koca tepsilerle yapiyorum...Fotograf konuyla alakasiz:)

Friday, October 22, 2010

Dusunce..

Bugun kizim okuldan iki sey getirdi..biri odevinin yazili oldugu kagit,birde zarf...

Zarfi verirken icine para koymalisin dedi..

Baktim,icinde bir kagit..cikardim...actim,okudum...

Kardes ulke Pakistan'a yardim kampanyasi baslatilmis Milli EgitimBakanligi'nca..

Gozlerim doldu,o an bir yandan yemek yapiyordum, rahat rahavet icinde kaygisizca yemek hazirliyor olmakdan, gereksiz dunya mesgalelerinin aklimda olmasindan utandim...O insanlari unutmus olmakdan utandim,en son yaptigim gereksiz alisverislerimden...

Hayatta ne cok sukredilesi seye sahibiz...

Sukurle birlikde;" bir-iki oda daha fazla olsa, bir kac metrekare daha genis olsa diye dusundugumuz evimiz",brden saray gibi oluveriyor...Eski buldugumuz esyalarimiz kiymet haiz ediyor.. gerekli gorduklerimiz gereksizlesiyor...Aslinda ne de ufak seylere canimiz sIkIlIyor,kafamiz bunlar icin yoruluyor...Yazik sIkIlan cana,yorulan kafaya,dertlenmek tasalanmaksa maksat bir etrafimiza baksak, bir gorebilsek bizden daha az imkana sahip olanlari,hayat baska bambaska,ben,biz hep baska olucaz aslinda...

Wednesday, October 13, 2010

Farkli Bir Mozaik Pasta..

Posted by Picasa
Bu mozaik pastanin tarifini arkadasimdan almistim, ama oyle uzun zaman olduki yapmayali fotograftakinin malzemelerini biraz akilda ne kaldiysa ve suda yakisir mantigiyla koyup karistirdim dondurucuya attim.Ama sonradan hatirladigim ve bugunde yapinca onayladigim tarif su;
2 paket sivi krema
4 paket (80gr'liklardan) sutlu+bitter cikolata
Bir avuc butun Antep fistigi
1.5 paket iri kirilmis petit beurre biskuvi
uzeri icin;
80 gr cikolata
1/4paket sivi krema
Krema ve kirilmis cikolatalari mikro dalgada 2-2.5 dk cikolatalar eriyene kadar isitiriyorum. Mikrodalgadan cikardigim bu karisimi cikolatalarin iyice eridiginden emin olana kadar tel cirpiciyla karistiriyorum. Antepfistiklarini ilave edip en sonda biskuvileri katip karistiriyorum. En son icine strech film dosenmis cam bir kaba dokup defreeze koyup bir gun sonra cikariyorum. Defreezden ciktikdan sonra eger cok donmussa bir saat kadar oda isisinda tutup uzerine cikolata sosu dokup servis ediyorum. Cikolata sosuda 80 gr'lik cikolata ve 1/4 palet sivi kremanin mikrodalgada 1 dk isitilip eritilmesiyle cok cabuk hazir olabilen birsey.
*2 paket sutlu cikolata 2 paket de bitter cikolata benim gibi bitter yogunlugunu tercih etmeyenler icin gecerli olcu.
**Birde sutlu cikolatalari antepfistikli olanlardan alirsaniz benim gibi extra antep fistigi koymaz "antep fistigi ayikla koy" kismini atlayabilirsiniz:)Cikolatan gelen fistiklar asil tarifteki gibi gorunmesede agizda biraktigi tat idare ettiriyor:)