Sunday, December 27, 2009

Yilbasi, AVM'ler, blaa, blaaaa...

Gecen sene bu tarihlerde AVM'lere gidip alisveris yapmamistim, Turkiye'de ilk aylarimizdi esim askerdi. Ne yalan soyliyim yurda donus yaptigimiz ilk zamanlar bana sokaklar, caddeler, AVM'ler pek guven vermiyordu, urkuyordum. Bes yil gelmeyince yurda, sadece gazete ve TV'den haberlerle takip edince olanlari, saniyordum ki her kose basi kapkacci, tinerci... Nasil yani?boyle dusunmek simariklik, gormemislik demeyin. Kimseye yuksek yuksek tepelerden bakmam bakmadim da. Omrumun nerdeyse 10 yili yurtdisinda olmayla, yada gidip gelmeyle gecti, oyle olunca cok da iyi biliyor degilim Turkiye'nin ahvalini...

Asil yazmak istedigim sey bu olmasada, konuyla ileride baglantili bir aciklama oldugunu dusunuyorum:)

Dun bir AVM'ne gittik. Onceden bu kadar cok yapilirmiydi yilbasi alisverisi bilmiyorum. Ben hep bunu yabacilara ait birseymis gibi dusunurdum. Baktim Turkiye'de de ciddi bir sektor olmus, sasirdim...Kotu mu degil bence cunku Boyner'den 4 tane parfumu nerdeyse Macys'den aldigimiz fiyatlara aldik bu indirimle,tamam cok az biraz daha pahali oldu ama, Turkiye sartlarinda o fiyatada zor bulunurdu o parfumler. Aklinizda bulunsun Boyner yada baska bir yer kesinlikle parfumler regular zamanlarda olan astronomik fiyatlarin bir hayli altinda...

Bugunde Istinye Park'daydik, sanirim bir daha asla yilbasi oncesindeki son haftasonu gitmem! Oyle kalabalik, oyle yorucuyduki anlatamam! O kadar yol geldik, bari az da olsa girip cikalim dedik.Gap, Mother care,Mudo, Boyner, C&A girdigimiz ama sadece belli reyonlarina ugradigimiz magzalar ve inanilmaz indirimler var, resmen talan edilmisler. Textilde bir cok urunun size i kalmamis. Mudo'da daha once gordugumu, o zaman "ya simdi nereye koyacaz bunu! nasi olsa burda" diye dusundugumuz deri pufu bulamadik, pek uzgun ve de suzgunum! Ama mutfak ve banyo kisminda cok indirim var ilgilenenlere:)Gerci Esse'ye de bakmayi cok isterdim bana gore Esse fiyatlarda, Mudo'dan daha uygun mutfak arac ve gerecde...

Hasili kelam yilbasi icin hediye dusunuyor yada yilbasi indirimlerinden faydalanmak istiyorsaniz sakin ha yilbasinin hemen oncesindeki haftasonu hic bir AVM'ye gitmeyin derim! Kalin saglicakla:)

Thursday, December 24, 2009

Burun, muhim sey!

Aslihan, bebekken sIk sIk nezle olurdu....hatta ilk nezlesini oldugunda 20 kusur gunluktu...

6-7 aylik oldugu bir gun doktora getirmistik onu. Gripsel bir haldeydi Aslihan. Acildeki doktor cok heyecanli panik bir interndu, ama o zaman cok guzel bir bilgi vermisti...Bebeginizin burnunu temizlerken, spreyi burun deligine sIktiktan sonra 5-10 sn bekleyin, diger deligi yandan baskiyla kapatin, diger burun deliginden burun pompasi (aspiratorumu demiyilim) ile mukusu cekin, sonra diger burun deligine ayni islemi uygulayin, rahat nefes almasina ve uyumasina yardim etmis olursunuz demisdi...Ne zaman cocuklarin burnu tikansa cocuklar musade ettigi olcude uyguladigim bir yontemdir. Bugunde "Doktorum"programini izlerken hemen hemen ayni bilgi paylasilinca burayada yazayim istedim, belki bilmeyen birileri olabilir diye... Birde bugun evde hazirlanabilen bir solusyon soylendi; 1 su bardagi ilik suya 1 cay kasigi tuz ve bir cay kasigi karbonat koyup karisitiriliyor, hepsi bu! dogal solusyonda hazir, birde enjeksiyon oldumu kolaylikla uygulanir...

PS:kac gundur grip nezle havasinda dolanmaktayiz, oglanin burnunu boyle temizliyorum ama yinede o kucuk burun ne kadar kisa surede bir suru mukus uretiyor bunyesinde hayretler icinde kaliyorum!

Tuesday, December 22, 2009

Yemek Pisirici(!)

Gectigimiz hafta esimin yaptigi isi Aslihan'dan ogrenen servis hostemiz ayni zamanda servis soforumuzun esi, bana ilac siparisleri verdi:)Bunun uzerine Aslihan'a babasiyla sorduk,

-baban ne is yapiyor, meslegi ne?
-.....firmasinda calisiyor, ....mud...
-peki annen ne is yapiyor, yada soyle sorayim Aslihan'cim benim meslegim ne?
-sen mi, iiiii, himmm, yemek isi yapiyorsun, yemeklerimizi sen yapiyorsun, senin isin yemek pisirici!
-(!!!!!!)

e kizim ben sana ne diyim, NY'da onca sene bosuna dirsek curutmusum ya!!! ne guzel kisa kisa cumlelerinde ozetledin durumumu:PPP

Tuesday, December 15, 2009

Takinti!

Uzun zaman oldu buraya birseyler yazmayi....bakiyorumda blogun isminide degistireli baya olmus... Hangi bloga ne yazacagimi sasirdim, ne cok blog acmisim. Bugun kac sene once baska bir blog saglayicisinda actigim bir baska bloga baktim, oyle aklima geleni yazdigim bir yer, guzelde seyler yazmisim ama neden onlari buraya tasimamisim bilmiyorum... Alara Aslihan'in gunlugunden hala kopamiyorum, hatta blogspottaki blogu birakip onami yazmaya devam etsem diyorum yada ikisini bir web sayfasinda toplasam. Hayirlisiyla su eve bir tasinalim, bol bol vaktim olacak diye dusunuyorum.... Insaallah hayirlisiyla...Su siralar manevi anlamda kendimi cok bosladigimi dusunuyorum, aklim fikrim evin neresi nasi olsunda, annem dun"kizim kendini topla aaaa bu kadar insan evin icine duser mi, baska sey yok mu dusunecegin, yavrum Allah saglik sihhat versin, birak artik evin orasina burasina ne yaptiracagini dusunmeyi"dedi. BIraz kendime geldim, gecenlerde bir arkadasin face'de kendi fotolarindan birinin altina yazdigi bir yorum geldi aklima, ahiret kapisinda o markaya, bu markaya, yada ona buna odedigim faturalarin cogunlugu bana bir ayricalik saglamayacgi gibi daha cok vebal sahibi yapacak...Allah'im hayirisiyla su ev icin herseyin iyisi olsun takintimdan beni kurtar! daha makul bir insan olayim, su eve alinacak esyalarla alakali takintim gecsin... Buarada buzdolaplari iki kapili olan ama yanyana iki kapili olanlar, memnunmusunuz o modelden?

Thursday, October 08, 2009

Peynir yenmiyor mu?Oyle ise..

Beyaz peyniri cok tuketen hatta cok seven bir aile degiliz. Aslinda ailenin peyniri cok seven uyesi olan, ben bile zaman icerisinde peynire olan bu muhabbetsizlikden irade disi etkilenip kahvalti sofralarinda cokda aramaz oldum. Ama beyaz peynir dolabimizdan hic bir zaman eksik olmadi, kah boregin icinde kah firin makarnada yada muvcerde oldu...Ama hicbirisinde gecen gun yaptigim peynir toplarinda oldugu gibi sevilerek yenilmedi! Yemekteyiz programi vardi TV'de yarismacinin "simdi sirada peynir toplari var"dedigini duydum ama o sirada elzem olan baska mesguliyetimden ne malzeme listesini duyabildim ne de yapilisini gorebildim, ama umidimi kaybetmeyip programin geri kalnini izlerken icindeki malzemeler yumurta haric olcusuz sayildi. Bende o aksam 50-100 gr arasi bir peynire, 2-3 dilim rondodan gecirilmis ekmek,bir kucuk sogan, biraz maydonoz, bir yumurta, cok az tuz, karabiber, kirmizi biberi katip karistirip kucuk kucuk toplar elde ettim, sonrada onlari kizarttim, yagin bol olmasi onemli cunku yuvarlacik olduklarindan bol yagda iyi kizariyorlar. Aslinda peynir severligimden oturu kendim icin yaptigim bu peynir toplarinin yaridan fazlasini labneden baska peynir sevmeyen kizim lupletti"himmm cok guzelmis annecim bu yaaaa!" diyerek hemde:))bir tanede oglum yedi, banada sanirim 4-5 tane kaldi ki kafiydi. Yalniz sunu belitmekde yarar var sogan kuru sogan mi yesil sogan mi bilemedigimden kuru sogan koydum ben, kucuk kucuk dogradigimdan az da olsa agza soganin hafif kitirligi geldi. Eger bundan hoslanmayacak olursaniz sogani rendeleyebilir yada yesil soganlida yapabilirsiniz ama nedense ikinci gun denedigim yesil soganli versiyonunu ben ilk gunku kadar cok begenmedim. Yinede aklinizda bulunsun alternatif olsun belki siz oyle seversiniz...

Wednesday, September 09, 2009

Bir felaketin ardindan...

Dun okumustum bunu;

"Kainatta mukemmel bir ahenk,hassas bir nizam var. Parcalar ve noktalar habire degisir.Isimler ve mekanlar yenilenir. Ettigi her laf, verdigi her zarar insana geri gelir. Halbuki insan bunu bilmez; kendini zora kosmakda mahirdir. Basina gelenlerden hep baskalarini sorumlu tutar. Ayrintilar silinir ve sil bastan cizilir.Ama cember sabit kalir." Elif Safak/Ask

Bugun Istanbul'da yasananlarla ne ilgisi olabilir ki bunun? ne yani Ilahi ceza mi? gibi seyler soylenmek yerine sunlari yazmak isterim;

Daha bir kac ay once selin en cok zarar verdigi bolgelerdeki kacak-gocek yapilanmanin onlenmesi adina yapilan yikimlari dramatize ederek ve belediye yonetiminin gaddarana tutumundan dem vurarak haber yapan TV kanallari ve siyasiler bugun nedense o gunku soylemlerinin aksine"neden dere yatagindaki yapilanmaya izin verildi, neden kacak yapilar onlenmedi, yada yikilmadi "diye cigirtkanlik yapiyor ya ne tuhaf!

Su gun bu felaket olmussa olenlere rahmet dilemekden, ailelerine sabir telkin etmekden, ve Rabbimizin bizleri boyle musibetlerden muhafaza buyurmasini istemekden baska cozum yollarida dusunmek ve bunlari bir kac gun sonra havalar gulluk gulistanlik olduktan sonra ise unutmak degilde uygulamak gerekir.

Ve bunlari uygulayabilmek icinse o bolgedeki insanlar basta olmak uzere toplumun bilgilendirilmesi bilinclendirilmesi gerekir!

Bugun bu sel Paris'de olsaydi nasil olurdu?NY'da nelere yol acardi?'yi tartismakdansa bugun Turkiye ve bu ulkenin gozbebegi olan ve ona boylesi bir felaket yakismayan sehrinde yapici neler olabiliri tartismak konusmak en dogrusu...

Bu konusmalar, cozumler yada yaptirimlar ne kadar etkili olur bilemiyorum. Sel felaketinin ardindan suruklenen fabrika yada tirlardan akip giden zayiati paylasmaya duran, ve kaptigini aldigi gibi evine giden&goturen yada satan ve hak midir? hukuk mudur?, haksizlik midir ?diye dusunmeden bu mallarin ustune yatan, insanin kanini donduranlar kadar bu felaketten kendilerine rant saglamaya calisan siyasetcilerde ayni olcude dibe vurmus insanlar olup toplumsal bir iyilesmenin ne denli icinde bulunabilirler tartisilir.

NY'dayken Amerikali'lardaki; ertesi gunku hava durumuna gore, gunlerini planlama ozelligine hayran kalmisimdir. O gun belki meteoloji tahminleri yalnistir ve yagmurlu bir hava olacagini soylemektedir ve bu insanlar belki toplu tasima araclarina yada arabalarina 20-30 metre uzakta olabilecek sekilde bir yerlere gidecektir ama buna ragmen yanlarinda uzunca semsiyelerini tasimakdan bikkinlik yilginlik duymazlar. Yada o gun disari cikmayin mi deniyor cikmazlar. Disarida gorulebilecek olanlarin ise buyuk bir cogunlugu ya gocmenlerdir ya evsiz diye adlandirilan guruh.

Biz hala "hava durumu gaybtan haberdir itibar edilmez"der durur. Basimiza gelen her bir felakete "biz Turkuz bize bisi olmaz"mantigiyla yaklasir ve icine dalarsak bu manzaralarin bizi uzun yillar birakmayacagi gun gibi asikar.

PS:Selde vefat edenlerin olume giden yoldaki hikayeleri anlatiyor her bir TV kanalinda, ama en cok; gecenin bir vakti, uykularinda ve ailelerinden kilometrelerce uzakda olan tir soforlerinin vefati burkuyor icimi...

Thursday, August 27, 2009

Inbox'ima dusen faydali bisi:)

A Dozen Ways to Start an Incredible School Day!

Sultanahmed'de bir Ramazan aksami...

Istanbul'da Ramazan ayi gecer de Sultanahmed'e gidilmez mi?

Gidilir elbet ...

gidilmelide, hele ki kitap fuari da baslamissa mutlaka gidilmeli, uzun uzun bakilmali ,hemen her standin onunde durulmali, almasanda bakmali:)keyif cunku bu baska birseyde duyulmayan degisik bir keyif iste...Gerci cocuklarla birlikde gidilmisse o keyif biraz farkli boyutlarda oluyor, uzun sure kisaliyor ama cocukla birlikte olundugu dusunulurse aslinda cok da az bir sure olmuyor...Heleki cocugunuz icin aldiginiz kitaplari, okuyamasa bile bakmak icin sabirsizlanan yavruyu (siz bir standin onunde baska kitaplara bakinirken) kitaplarindan bir tanesi elinde hemen yakininda buldugu basamaga oturmus kitabin sayfalarini cevirip dikkatlice baktigini gormek ise tarifsiz sirinlikte birsey!

Tabi eve donuldugunde unutulanlar hatirlaniyor hatirlanmasina, aman olsun onuda kitapcidan aliverelim yada bahanesi olsun tekrar gidelim diyip avunabiliyorsunuz:)

Ben bugun neler aldim? aslinda uzun zamandir okumak istedigim Iskender Pala'nin "Babil'de Olum Istanbulda Ask"romanini birde yeni ciktiginda hatirlamadigim bir TV kanalinda hatirlamadigim bir programda soylesini izledigim Elif Safak'in son yazdigi kitap "Ask" i. Baska bisiler daha aldim ama bu ikisi benim icin onemliydi, ozellikle Ask'i, Kuaybe'nin blogunda yazdigi tavsiye niteliginde yazidan sonra kesin alinacaklar listesine yazdigimi soylemeliyim,:)buarada benim ki gri, esimde okusun diye oyle almak istedim:P

Hasili kelam, biz bugun Osmanli macunu lezzetinde, moda dondurmasi serinliginde, pamuk sekeri tatliliginda bir aksam gecirdik:)

Monday, August 24, 2009

Ne guzel...

73-...Aklınızı iyice kullanasınız diye âyetlerini size gösterir. (Bakara Suresi)
74 – Sonra bunun arkasından kalpleriniz katılaştı, artık onlar taş gibi, hatta ondan da katı!
Çünkü öyle taş var ki içinden ırmaklar fışkırır.
Öylesi var ki çatlar da bağrından su kaynar.
Ve öylesi var ki Allah’a olan tazimi sebebiyle yukarıdan düşüp parçalanır.
Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.(Bakara Suresi)

94 – De ki: Eğer Allah katında âhiret yurdu (cennet) bütün insanlar içinde yalnız size ait ise ve bu iddianızda samimi iseniz haydi ölümü istesenize! (Bakara Suresi)

Bu ayeti kerime meallerinden sonra birseyler yazmak abesle istigalden baska birsey degil!

Saturday, August 22, 2009

...

Bugun kayinvalidemin bozulan blendirinin yerine baska bir tane almak icin yakinimizdaki alisveris merkezine gittik. Ramazan ayi olmasi hasebiyle cok kalabalik olmayacagini dusunmustum ama yanilmisim:)insalar hem oruc tutup(yada tutmayip) gezebiliyormus gordum...AVM'nin girisinde Ramazan etkinlikleri kapsaminda mehteran ekibi bile vardi ve gosteri yapiyordu , farkli etkinliklerin olacagida soyleniyordu zaten anonslarda... Ramazan en guzel ve ozel ay hakediyor farklilik ve guzelligi icinde bulunduran her bir aktiviteyi...Bugune dair tek uzuldum sey, kafelerde oturup bisiler icen yada atistiran insanlari gormek oldu, icim acidi, keske onlarda farkinda olabilselerdi bu guzel ibadetin dedim, ruhun orucla baskalastigini bilmelerini cok ama cok isterdim...Rabbim selamet versin, insaallah Ramazan ayi tum insanliga hayirlar getirsin...

Friday, August 21, 2009

Ramazan ayi...

Ramazan ayi cocuklugumdan beri yilin en sevdigim zaman dilimidir...

Cocukluk ve Ramazan diyince neyi hatirlarsin deseler, sanirim ilk aklima gelen pide almaya pastaneye gittigim ve pidenin kokusunun olusturdugu mutluluk hissiyle sirada bekledigim bir gun ve dudaklarim susuzluktan kipkirmizi olmus oruclu oldugum baska bir gun olur... Insanlarin iftar vaktine yakin evlerine dogru heyecanli ve telasli kosusturmalarini izlemeyi ayrica cok severdim ben... Bizimkiler hernekadar beni uyandirmamaya gayret etselerde onlari sahur sofrasinda yakalamak ayrica keyifti...

Ramazan aylari ben buyudukce benim icin ihtiva ettigi seylerde buyudugunden, daha dolu gecirmek istedigim zaman dilimleri oldu.

Yalniz vatandan uzakda gecirdigim Ramazan aylari herzamanki havasinda gecmedi bana...
Hep Turkiye'de bir Ramazan gecirme hayalim oldu (hayirlisiyla diyede cok dua ettigimi hatirliyorum) .Cunku hep okulum vardi, cunku esim cogu zaman iftar vakitlerinde evde olamiyordu. Ve ben herkes gibi topluca yapilan iftar programlarina istirak etmeyi cok sevmiyordum,cunku vejeteryandim ve her yemek bana uymuyordu, toplulukla olmak cogu insanda karin toklugu yapsada bende oyle bir durum olamiyordu:)zaten benim iftar vakitlerime muhakkak bir dersim denk geliyordu. Gunduzleri yapilan hanim toplantilarinada hic katilmisligim olamadi maalesef dedigim gibi hep okulum oldu ...iste oyle boyle gecti birazda sanirim benim icinde bulundugum extra durumlar engelledi Ramazanlarin daha guzel gecmesini, bilemiyorum, ama iste sanki Turkiye'de baska olacakti, hersey benim icin normale donecekti. Gecen sene Turkiye'ye dondum donmesinede hayallerimdeki gibi geciremedim ben bu kutlu zaman dilimini....Cunku hem lohusaligim henuz bitmis hemde kac senedir yurtdisinda olmamin etkisiyle vucudumun buranin miktop ve bakterilerine alisma suresi beni butun ay boyunca hasta etmisti. Istedigim gibi iftarlara gidip misafirler agirlayamadigim gibi, istedigim gibi camilere yada kitap fuarlarinada gidemedim, yada yada esimle cok sevdigimiz mekanlara gidip iftarda edemedim...

Bu sene sanirim bunca seneye inad hayirlisiyla cok guzel gecirmek istiyorum Ramazan ayini... Dun mukabeleye gittim hayatimda ilk defa:)Bugun orucumu cok onceki senelerdeki rahatlikla tuttum hamdolsun,ne sIkIntisi nede mesaakati oldu, gun car cabuk doldu, iftarda yaptigim yada yedigim hersey harika oldu. Hele ki iftar vakti kizimin bu ayin bir ayricaliginin farkindaliginda olarak soyledigi" anne parkda bir cocuk Ramazan ekmeginden yiyordu biliyormusun"diyip elindeki pideden "Ramazan ekmegi cok guzelmis annecim "diye isirmasi ya, beni ne cok mutlu etti anlatamam. Tum aile hatta tum bina ayni saatte balkonlarindaki yemek masalarinda catal kasigin tatli sesleri esliginde ezan-i serifin hemen ardindan basladilar ya tabaklarindaki farkli lezzetleri yemeye. Bunu gormek, duymak,hissetmek var mi daha baska saadet!hamdolsun Rabbe su guzel gunleri bize boyle guzel yasattigi icin...



Yazmak istedigim sey cok ama vakit yok:)neyse efendim Ramazan-i Serifiniz hayirli ve berekli olsun!

Thursday, August 20, 2009

"Allah kuluna yetmez mi?..."
(Zumer Suresi,36)
"Sen o gün melekleri de Arş’ın etrafını çevrelemiş
Rablerine zikir, tenzih ve hamd eden vaziyette görürsün.
Derken, aralarında adaletle hükmolunur ve “Hamd-ü senalar Rabbülâlemin olan Allah’a mahsustur.” diye bitirilir."
(Zumer Suresi,75)

Wednesday, July 29, 2009

Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz eleştirin, basit bir kimseyi dost edinmek isterseniz övün.
Nelson
*Bugun bir yerde okudum bunu, pek de anlamli buldum:)

Monday, July 20, 2009

Sozun bittigi yer...

C.tesi aksami ogrendik Halit Abi'nin vefat ettigini... Allah gani gani rahmet eylesin,olen kisi boylesine genc olunca insanin huznu iki katina cikiyor...Ne denir ne soylenir bilemiyorum, iki gundur surekli aklimizda, oylesine hayat dolu bir insanin bu ansiz olum haberine inanamadik. 9 ay once evlenmis 9 senedir ailesini gormuyordu vizeyle alakali problemleri yuzunden gidemiyordu Turkiye'ye...Insan kime yanacagini sasiriyor, gencecik vefat edene mi, yada genc yasta evliliginin balayi henuz bitmemis esemi, yoksa onun 8-9 yildir gormeyen, evladinin kokusuna hasret giden anneye babaya mi! Ne mutlu ona ki iyi seyler yapti, hatalari vardir muhakkak her birimizin oldugu gibi, ama insaallah onun yaptigi hayirlar ve olum anindaki caresizligi hata ve kusurlarina kefaret olmustur, Rabbim sehitlerden eylesin, Rahmetiyle muamele etsin insaallah...

Friday, May 01, 2009


Adiyy b. Hâtim radiyallahü anh’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (aleyhissalâtü vesselam) şöyle buyurmuşlardır:
Bir hurmanın yarısını ikram etmekle bile olsa Cehennem ateşinden sakının. Şayet sizden biriniz buna da muvaffak olamayacaksa, hiç olmazsa bir kardeşine onu memnun edecek güzel bir söz söylesin!
(Buhari, 3/1316)

*

Wednesday, April 29, 2009

Basimiz sagolsun.

9 yigidimizi yitirdik bugun.
Alcaklarin, hainlerin, kahpe pusularina tam 9 can daha verdik.
Havada ucusan kollar, bacaklar.
Yanik et kokusu.

Analarin, babalarin evlatlarini ilk ellerine aldiklari anlari dusunuyorum.
Kosarken dusunce yarasina kosan,
Hastalaninca basinda sabahlayan,
Davulla, zurnayla asker ocagina ugurlayan,
Simdi tek parca olarak bile goremeyecekleri evlatlarina,
Al Bayraga sarili bir tabutla kavusan,
Koklayamadan,
Gozune bakamadan...
Icinde firtinalarda olsa,
Agizlardan cikan tek cumle:
"Vatan sagolsun"

Daha dun kucucuk bir kiz cocugu babasinin tabutunu opuyordu.
Ates dustugu yeri yakar.
Alistirildik herhalde.
Her gun daha kotu bir haber oldugu icin onceki gun unutuluyor.

Haberler gecer.
Namazlar kilinir.
Sehitler olmez diye haykirip,
Doktorlar da hazir tutulur, analar babalar fenalasinca...
Sonra gobek havasi, sarkilar, turkuler.
Yarisma programlarina,
Hah bir de Yaprak Dokumu var bu aksam.

Gencecik fidanlar dokulurken sapir, sapir,
Biz gene kosusturmali hayatamiza ve bozuk ekonomiye doneriz.
"Hayirlisi" der buyuklerimiz.

Oysa:
Allah'in verdigi akli kullanmayana hayir yok!
Agzi terorist demeye varmayan teroristler meclisde oturuyor.
Kin, nefret ve olumle koruklenen guc gogsunun tam ortasina yerlesmis.
Bebek katili bir kahpe icin siyaset ortami hazirlaniyor.
Onun gorevini ustlenen baska bir kahpe guney sinirinda cubugunu yakmis keyifle oturuyor.

Kaya Boztepe
PresidentFederation of Turkish American Associations

*Bu yazi bugun yasanilan buyuk aci karsisinda duyulan uzuntunun ifadesi olarak emaillenmisti, sadece bir kismini buraya kopyaladim. Bugun bende buna benzer bir cok seyi dusundum. Su kisacik dunya hayatininda sonu var elbet, kisiye gore farklilik arzetsede sure, belki simdi belki bir yil belki 3 yil belki 40 yil sonra, ama var iste, ebedi alemde var, hesap gunude var. Haklinin hakkini alacagi gun elbette var. Cennette var Cehennemde!Zalimler icin yasasin Cehennem! demek buna inanmak ve bilmek icimi bir nebze rahatlatiyor.

Wednesday, April 22, 2009

Evolution or Religion?

A little girl asked her mother: 'How did the human race appear?' The mother answered, 'God made Adam and Eve; they had children; and so was all mankind made.'

Two days later the girl asked her father the same question. The father answered, 'Many years ago there were monkeys from which the human race evolved.'

The confused girl returned to her mother and said, 'Mum, how is it possible that you told me the human race was created by God, and Dad said they developed from monkeys?'


The mother answered, 'Well, Dear, it is very simple. I told you about my side of the family, and your father told you about his.'

:))))

source:FWD email:)

Tuesday, April 21, 2009

Anne bazen boyle birsey:)

Su sira annelik benim icin;

Burnumu yada cenemi isirmaya calisan bir bebege"aaaa, uuuuuu "diye tepki vererek guluslerini bayilmak demek.

4.5 yasindaki bir sekere cicek isimlerini ogretmek! Ogretirken "bana bir ipicu ver anne" yada"annecim sessizce soylermisin"diyisine kahkahalarla gulmemek icin kendini tutmak demek.

Yada herikisine birden sarilmak yerlerde yuvarlanmak demek:))))

Saturday, April 04, 2009

...

Yasadigimiz site, sosyal faaliyet ve etkinliklee yonuyle pek aktif bir yer. Kultur Merkezi ve bu merkez bunyesinde bir cok etkinlik mevcut, hatta Ismek'e ait kurslar bile var bu merkezde. Bizimde bugun Kultur Merkezini kesfe cikmamizin sebebi, haftalar oncesinde duydugum cocuk tiyatrosunun olmasiydi. Cuma gunude sitedeki hanimlarla gorustugumuzde bir kez daha bahsedilince artik gitmek sart oldu:) Hersey iyi hostu lakin, gidis yolunda ve tiyatro oyunu sahne almadan once yasadigim bir kac seyi paylasmak istiyorum...

Oncelikle bu sitede 6-7 aylik gecmisim olsada hala pek yeniyim ve pek bir yer bilmiyorum, Kultur Merkezi yasadigimiz binadan gozuksede gidis yolu ve tam yerini kestirmek icin yardim almak istedim. Hemen onumuzde yuruyen yanlarinda uc cocuk olan iki hanima kibar bir sekilde Kultur Merkezi'ni bilip bilmediklerini zira ilk kez gidecegimi soyleyip yerini sordum, bir tanesi tenezzul edip arkasini dondugunde cevap verdi, digeri ondan once dondugu halde cevap bile vermedi,Kultur Merkezine gittiiklerini soyledi. Bunun uzerine cocuk tiyotrosu varmis, ilk defa gidicez dedim, yanlarindaki minikler"yasasin Tiyotro diye"nara attilar ama hanimlarin ikisindende bu sozum uzerine bir tepki cumlesi alamadim. Neyse arkalarindan yuruyordum ki onlar onumden donmek uzereyken kultur merkezini isaret eden levhayi gordum. Binanin onune geldigimde bu hanimlar hizla yan tarafta bulunan bir hayli uzunca merdivenden indiler. Bende binanin giris kapisindaki giris yan taraftandir yazisini okuduktan sonra indim ayni merdivenleri:)Hanimlar oyle hizli indiki ben diger tarafa dogru yoneldigimde yardimseverlik gosterip, girisin gittikleri taraftan oldugunu soylemediler. Bu duruma cok sasirdim.Neyse salona ulastik kizimla, tabi bir baktim tiklim tiklim dolu. Anladimki yol uzerinde karsilastigimiz hanimlar bu tiklim tiklim dolan salona iki kisiden once ulassak kar kardir anlayisiyla kosturdular, bu hususda pes diyorum!baska birsey diyemiyorum!

Ikinci olaysa, biz yer olmadigi icin merdivenlere oturan guruha katilmisken kucuk bir kizin yer gosterip Aslihan'i yanina oturtmamdan sonra oldu. Aslihan oturduktan sonra, sahneyi gorup gormedigini isterse kucagima alip oyle oturabilecegimizi soyledigim halde o yalniz oturmayi tercih ettiki, bu noktada cocuguma saygim sonsuz, cocuklar icin sahnelenen bir oyun ve o koltuklarda oturmak sonuna kadar onlarin hakki! Neyse bir hanim cikti geldi bir yerden, yanima oturmus kucuk kizi kaldirdi, "kizim Bedirhan'in"yanina gitsene sen dedi. O gitmek istemeyip orda oturmayi tercih etti, ama annesi razi olmadi, aldi tuttu onu gitti Aslihan'in yanina oturttu, hani benim kizim oldugunu bilmiyor, tabi izin almamasi normal, peki kizimdan niye boyle bir izin almiyor onu anlayabilmis degilim. Kizima, "guzelim ablada seninle oturabilir mi"dese zaten Aslihan kabul edecek. Ama oyle bir oturttuki baktim Aslihan koltugun kenarina buzustu kaldi birde urkek urkek bakmaya basladi, zaten sonrasindada kalkmak ister bir hal aldi. Bende hanim yalnisini gorsun diye," kizim rahatmisin annecim" diye sordum. Bunun uzerien hanim pek piskin"rahatsiz oldu bizimkinden"dedi yuzunde cok iyi bir is basarmiscasina bir gulumsemeyle . Bende illa icimde birakmayacagim ya"izin alsaydiniz eminim rahatsiz olmayacakti"dedim. O sirada Aslihan koltuktan kalkdi"anne oturmak istemiyorum, cok rahatsiz oldum" dedi. Bende kucagima oturdugu takdirde rahat olup olmayacagini sordum, "tamam"dedi. Bende hala o kucuk kiza karsi kendimi kotu hissetsemde"Canim kalkabilirmisin kizimi kucagima alip oturayim"dedim. Gercekten cok bozuldum bu olaya. Daha dun arkadaslarla mevzumuz olmustu. Efendimiz(sav) iki kisinin arasinda yer dahi olsa onlarin izni olmadan oturmanin kul hakkina girdigini buyurmus olmasi. Bizim durumumuz arayi gecti direct koltuktan atip yer kapmaya donustu:)

Kesinlikle ben Amerika'dayken, yada Amerika'da oyle Turkiye'de boyle demek istemiyorum. Ama illa bir sekilde dedirtiyorlar:) 5 yil hic Turkiye'ye gelmeden NY'da yasamak Turkiye'deki gelismisligii daha iyi gormemi sagladi. Hatta muazzam diyecegim olcude sehirsel yasamda guzellikler gordum. Fakat tek degismeyen seyin, insanlarimizin birbirlerine olan tahammulsuzlugu olduguydu. Mesela ilk Carrefour'a(boyle mi yaziliyordu:)) gittigimde ustume ustume gelen alisveris arabalari, sonra tam donecekken pat diye onume cikan alisveris arabalarina ve bu yalnislara ragmen, "kusura bakmayin"diyen bir insan olmamasina cok sasirmistim. NY gocmenlerin cok oldugu bir kent olmasi hasebiyle Amerika'nin belki en hooottthuuuut insanlarinin doldugu yerdir. Ama orda bir marketde adam size yakin gecse doner"I am sorry"der:) Ben cogunlugu Musluman olan ve cok daha nezaketli olmasi gereken boyle bir toplumda bu nezaket eksikligine hayretler icinde bakiyorum.