Tuesday, August 31, 2010

Saturday, August 28, 2010

Pazar

Yanilmiyorsam Haziran ayindan bu yana Ulus pazari var bulundugumuz ilcede. Kac zamandir gitmek istiyordum nasip buguneymis:) Bir cok sey aldik, cok da begendik aldiklarimizi, daha ziyade evde giyelim diye kapriler tshirler vs'ler aldik. Ama aklim 5 liraya satilan samdanlarda kaldi, o sirada bir baska hanim benden once davranip fiyatini sorunca onun alip almama hususundaki kararini bekleyemeyip baska tezgahlara dogru yol almistik cunku...Hasili kelam pazarlara arada derede de olsa gitmekde fayda var:)

Friday, August 27, 2010

Guzel Iftar...


Kirmiz Biberli Patlican sarma surdan..harikaydi tadi,kesinlikle denenmesi gereken bir tarif, Ramazan ayi sonrasi caylarda yapmayi dusunuyorum...


Kac sene aradan sonra Kaya amcamiz geldi(Aslihan'in amcasi, daha dogrusu esimin liseden arkadasi) Dun evimizdeki iftar hazirligi onun icindi...Masa tamamiyla hazir olmadan goruntuledim,baska turlu elimde hic fotograf olmuyor:)Menu'de; Mercimek corbasi,Kagit Kebabi,Pilav, Karniyarik, Kabak graten, kiymali ve peynirli borekler,komsumun yaptigi sarmalar,salata.Tatli olarakda Cikolata soslu yalanci tavuk gogsu, cayin yaninada uyduruk ama guzel bir pasta vardi. Tavuk gogsune cikolata sosunu itiraf ediyorum,evdeki madlen cikolatalari bitirmek icin yaptim.Pasta ise hazir padispanya kek kulanarak ve Portakal agacindaki biskremli pastadan etkilenip evde halihazirda acilmis iki ayri paket rondo biskuvileri degerlendirmek amaciyla hazirladigim kremayla super bisi oldu:) Ust kremasini yarim olcu yapip,krem santi cirpip karistirmak yerine sivi krema ilave ettim(neden bilmiyorum Turkiye'de sivi kremalar buzdolabinda muhafaza edildigind, cirpilmis da dolaba konmus koyu bir kivam aliyorlar, hos guzel bir durum bu:)) Evimizdeki 4. davetti, hos gelen bir kiside olsa davet olma durumu degismiyor, en cok kahkahalar esliginde sohbet ettigimiz aksamdi ayrica:) Ozlemisiz hepimiz Kaya'yi. Mubalaga etmiyorum Aslihan oz amcalarindan daha cok seviyordur Kaya amcasini, Kaya'da kendi yegenlerinden cok seviyordur O'nu... NY yillarinda 3'lu ,Aslihan dogdukdan sonra 4'lu olarak cok birlikde zaman gecirmisligimiz var. Oyle olunca dun aksam bizim icinde farkli bir iftar oldu, ozellikle esimin keyfine diyecek yoktu, yine benim fransiz kaldigim ve anlamaya calistigim bir dolu kahkahalari oldu bu ikilinin:))

Wednesday, August 25, 2010

Harika bir blog..

Bugun Facebook'da bir arkadasimin paylastigi bir posttan su harika bloga ulastim. Cocuklarimin bebekliginin cokdaaan bitmis olmasi nedeniyle ben bunlari uygulayamasamda bebekleri olacaklar icin guzel fikirler vereceginden eminim. Ama belki ya, Asaf Ihsan'in su konseptte bir fotografi olmasi icin hala gec degildir:)

Sunday, August 22, 2010

Yorgunluk, Mutluluk..

Haftasonu iftar davetleriyle gecti...Ilkini biz ayarladik, ikincisi ise arkadaslarin bize gelme istegiyle olustu, hatta son anda bir aile daha ekleniyordu...

C.tesi icin iftar hazirliklari surerken, Pazar'a da iftar durumu olunca, cok zor gelecegini dusunmedim bu durumun. Cunku C.tesi iftar hazirliklarini yapip kuafore gidip yaklasik 1.5 saati orda gecirip iftar vaktinden cok once evde olup misafirlerimizi de agirlamistim. Ama C.tesi gece sahura kalkamayinca Pazar gunu alisveris yapma isegim tavan yapinca aliveris+iftar hazirliklari+iftar sonrasi kosturma yordu bir hayli, ama guzel bir yorgunluk oldu:) Insanin yaptigi yemeklerin begenilmesi butun yorgunlugunu aliyor dogrusu...

Ilk gun menude;Domates corbasi, Rulo kofte,Pilav,Guvec'de turlu,Barbunya, Ispanakli borek,salata, firin sutlac ve cayin yanina abimlerin getirdikleri pasta vardi. Yalniz gecen yil boyle menuleri not almistim kendimce ama bir baksaydim, gecen yilda bu yilda iftarda abimler geldiginde firin sutlac yaptigimi gorur degistirebilirdim tatliyi:)

Ikinci gun menude;Mantar corbasi, Sebzeli biftek, Pilav, Tavuk sote, bir onceki gunden Barbunya, Pastirmali kasarli borek, salata ve tatli olarak kadayif vardi. Son yillarda yaptigim kadayif tatlilarini begensemde, her yapisimda bir oncekinden daha guzel oldugunu dusunuyorum. Bunda kadayifin tazeliginin en buyuk etken oldugunu saniyorum. Yani dunku kadayif zirveydi:)


Cok sukur Allah'a bize boyle yogun ve guzel Ramazan'lar yasattigi icin diyip bugunu uzatmali postumu bitiriyorum:)

Thursday, August 19, 2010

Wednesday, August 18, 2010

Top

Gecen hafta Aslihan bir arkadasinin yere cop nevinden birsey attigini gormus. Eve gelip durumu bana anlatisina cok guldum, aklima geldikcede yuzumde bir tebbesum:))

"Annecim biliyormusun ben ....'nin(arkadasi) yere cop attigini gordum, Dunyamizi kirletti ya inanamiyorum buna"

sen cok yasa Aslihan:)

Ama her zaman boyle makul mantikli bir kiz olamiyor maalesef:(

Gecen hafta Asaf Ihsan'la hizli bir market alisverisi yaparken sepetlerden birinde o haftanin indirimli urunu olan toplar dikkatimi cekti, zaten evde varolan bir tane topu kaybetmisti, alayim dedim aldim. Ama iste buyuk bir hata yapmisim, topla nerdeyse hic arasi olmayan Aslihan'a acayip kiymetlendi bu top, herzaman yapmadigindan gun icinde bir top alayim yada alalim fikri canli kalmadi zihnimde, ta ki bugune kadar. Bugun Aslihan'a da aynisindan alip gelmis babasi. Bu kez neden pembe degil maviymis top diye parazit yapti. Babasida ikisi aynisi olsun aralarinda kavga cikmasin diye yapmis ama gel anlat. Hasili kelam bir top icin bu kadar zihnimi yoracagim aklima gelmezdi:)Asaf Ihsan'da hic bir oyuncagin yuzune bakmiyor varsa yoksa topu. Hatta uyurken bile ona sariliyor, o olmayinca ogle uykularina gecmiyor:) Her aksam iftar oncesi babasiyle top oynuyor, goller atiyor:)

Cok dagildi zihnim, neyse sonra devam ederim...

Saturday, August 14, 2010

Ramazan ayi..

Ramazan ayinda hersey bir baska guzel, bir baska tatli...

Her zaman icilen caylar bir baska guzel..

Her zaman yenilen yemekler bir baska lezzetli..

Kompostolar, hosaflar...

Hurmalar, tatlilar...

Soframizi zenginlestiren harika renkler...

Bu ayda hic birsey kotu gelmiyor...

Alisveris merkezi cikisi ilk durdugunuz isikda yanibasinizda biten cingeneler bile kizdirmiyor, korkutmuyor sizi, neselendirebiliyor hatta:)

Iftar icin gittiginiz restoranin park bolumunden ayrilmayan cocuklarinizin o hali bile agir gelmiyor size, sefkatle bakiyorsunuz onlarin bu haline, demiyorsunuz ki ben actim hemde cok, onlarin o mutlu hali doyuruyor sizi fazlasiyla...

Tanimadiginiz ama yanibasinizdaki masada iftar icin bekleyen insanlara karsi bir sefkat bir muhabbet duyuyorsunuz..Takdir ediyorsunuz, seviniyorsunuz, az once bir AVM'de oruc tutmayan insanlar gormussunuz, sizi uzmus bu durum, keske bilselerdi, ne guzel bir hazdir oruclu olmak, ne guzel ne baska bir buuddur demistiniz, o yuzden ya sevinciniz cok cok fazla restoran dolukca da artiyor, ne guzel ne cok oruc tutan var diyorsunuz, Ramazan bu ya kendinize sevinmek icin bir neden muhakkak buluyorsunuz:)

Her Ramazan ayinda su denklemi bosuna kurmuyorsunuz;

Ramazan ayi=mutluluk ve huzur:))

Monday, July 26, 2010

Digital Kale

Dijital Kale, hic bitmesini istemeyip, ayni zamanda sonunda ne olacak acaba diye heyecan ve endise duydugum bir kitapti. Harika kurgulanmis, ceviri cok cok iyi degil, ama kotude degildi, mesela bilgisayar ekraninda cikan verileri cookie olarak gormeyi, "kurabiye gibi goruyordu "olarak cevirmis cevirmen bey. Ama dedigim gibi guzel, surukleyici, bilgisayar bilginiz varsa az bucuk daha da hos, yoksada muhakkak kendinize birseyler katabileceginiz bir roman diye dusunuyorum. Orginal dilinde, yani ingilizce olarak okumayi cok isterdim. Ingilizce adi"Digital Fortress". Ben gerci yakinlarda bir gelenle Amerika'dan getirtecegim, hatta Da Vinci Code, The Lost Symbol vs'sinden alip okumayi dusunuyorum. Gozu kapali tavsiye ediyorum:)




PS: schedule edilmis bir post

Friday, July 23, 2010

Swimwear

Butun harflerin yerli yerinde oldugu bir keyboardda yazmak gibisi yok. Bu gece isim bu oldu...Kac zamandir birazda sirf keyboarddaki harflerin eksikliginden icimden birsey yazmak gelmiyordu. Ah bizim oglan!Felaket birsey, tam gormesin keyboarddaki harf dizimini, ilk is sokup kosa kosa bana getirecegine eminim.


Bir haftalik tatilimizin 5 gununu Caprice'de gecirmistik, iki hafta sonra yine bir haftalik tatile cikiyoruz insaallah. Bu kez memlekete, ozellikle evin kizi pek mutlu:) bense yazlari koyde geciren anne ve babami, yurtdisindan gelen ve suan onlarin yaninda olan en kucuk abimi gorecegim icin mutluyum. Cok guzel bir "1 hafta"olmasini umuyorum.

Su sira icimi bosaltmak icin yazmak istedigim bir cok mevzu oldu, tatil oncesi en uygunu, bebeklere deniz yada havuza girerken giydirdigimiz swimwear tarzi bezler. Bu hususta blog okuyucusu ne dusunuyor merak ediyorum. Gecenlerde sitenin havuzunda iki hatunla aramizda aynen su diyalog gecti;

-aaaaa bebegi oyle bezle sokmayin, surdaki cocuk havuzuna sokuuuun!!!!
-oglum bak burasi senin icin cok derin, hadi diger havuza gidelim( zaten binbir zahmetle buyuk havuza degilde kucuk havuza girmesine iknaya calisiyordum ve sirf ona o havuzun derin oldugunu ayaklariyla basip icinde yuruyemecegini gostermek icin kol atlarindan tutup bir kere sarkitip cikardim)
-aaa buraya sokmayin bezli cocuguu!(bu diger hanimin yanina gelen ikinci hanim ve ben patlayacagim yavastan)
-hanfendi bu bez degil swimwear olarak dizayn edilmis bir urun.
-biliyorum onun ne oldugunu
-hiimmm
-bakarmisiniz cocugu bezle sokuyorlar buraya(havuz gorevlisine sesleniyor)
-bezle cocuk sokulurmu hic, ayyyy tuvaletini bulastiracak havuza(ortada tuvaletini yapmis bir cocuk yok, zaten bir batirip cikardim cocugu, ama nedense hala soyleniyor)
-hanfendi bu urunler bir cok testten, deneyden gecmis, sonrasinda piyasa surulmus, bir bilgisayar acin, internete girin search yapin biraz..
-aaaa bizde biliyoruz onun ne oldugunu cahil degiliz(!)
-bu urunler, sizma yapmiyor, suda gecirmiyor.
-bizddeee cocuk buyuttuk aaaa biliyoruzzz
-bilemezsiniz cunku siz cocuk buyuturken bu urunlerden yoktu, dedim nokta.

Bir daha bit bit sesleri cikmadi ama bende kucuklerin havuzuna soktum, zira buyuk havuz derince ve kolluk yada can simidi " imkani yok"giymeyen bir oglani o havuza oyle pat diye sokamam.

Monday, July 12, 2010

ufff oldu:(





ters olmus siralama,iki dk icinde boyle oldu, kafadaki sis kocamandi indi cok sukur...

Sunday, July 11, 2010

Bugun kisa bir Cadde alisverisi yaptik, sadece Gap'e girdik. Turkiye'ye dondugumuzden beri ilk defa NY'dakinden daha ucuz bir fiyata bir bluz aldik. Saskinim, hemde Cadde'de olusuna ayrica saskinim, birde hic bir Gap'de bu kadar ilgili calisan gormedim...

Friday, July 09, 2010

Patlicanli Tart

Posted by Picasa
Farkli bisiler yazmak istememe ragmen, ailecek cok begendigimiz bu tartin tarifini unutmak uzere oldugumu anlayinca sayfaya bugun kaydetmeliydim..
Gecenlerde kanallar arasinda zap yaparken Derya Baykal'in programina Ayse Tuter'i gorunce orda kaldim. Sansima patlicanli tart tarifi veriyordu, ama ya sans bu ya, Asaf Ihsan'in mizirtilarindan yeterince konsantre olup dinleyemedim, bende aklimda kaldiginca birazda uydurarakdan bu tarti yaptim.Biz esimle cok begendik, hatta bayildik, ozellikle sicakken bir harika!
Hamuru icin
1 yumurta
1/2 bardak siviyag
1/2 bardak yogurt
tuz, kabartmatozu
aldigi kadar un
yumusacakca bir hamur oluyor
Ic Malzemesi
2 adet kozlenmis kabulari soyulmus kup kup dogranmis patlican
1/2 su bardagi kasar peynir rendesi
tuz, az biraz karabiber
Uzeri icin
1 cay bardagi sivi krema
1 yumurta
Hamuru hazirladikdan sonra cok az bir kismini ustune seritler yapmak icin ayiriyoruz. Kalanini yaglanmis tart kalibina yayiyoruz, ic malzemeyi koyup, uzerine seritle yapiyoruz. Onceden isitilmis firinda uzeri kizarana dek pisiriyoruz.
PS:Itiraf etmek gerekirse hamuru tartla-gevrek pogca hamuru arasi bisi:)

Monday, July 05, 2010

Yaslanmak?


Yas Otuz bir oldu, ustunden 2 gun bile gecti...
Otuza girdigime inanamazken otuz bir oldum bile:)Hala cok kucuk.. kucucugum...Hala anne-babamin sefkatine, ilgisine muhtac ben...Hala abilerimin alakasini bekleyen ben...Evli, iki cocuk annesi ama cocuk ruhu hic kaybolmayan bir ben, otuz bir oldu:)

Tuesday, June 22, 2010

Can...








Ilk kalp atisiyla birlikde sevginizde buyuyor, buyuyor.. hic kuculmeden...




Ilk yillari sabrinizi cok zorluyor, sabri ogretiyor...




Zaman icinde bakiyorsunuz sizi en iyi anlayanlardan biri oluyor...




Hele bazen sasa kaliyorsunuz karsinizda kirk yasinda biri gibi kocaman seyler soylemesine..dumur oluyorsunuz sasmakdan ziyade...




Kiziniz buyuyor, abla oluyor kardesine,arkadas oluyor size...




Kendi kararlari oluyor, ikna edilmiyor bazen..




Sizin fikirlerinize her zaman deger veriyor ama ah yok mu o purple ayakkabilari, eskimis puskumus ama vazgecemedigi, en olmadik yerlerde giymek istedigi...cocuk diyorsunuz nasi istiyorsa oyle yapsin...Ama 30 derece sicakda siyah ayakkabilari degisime gittigi icin siyah, ici tuylu kislik botlarini giymek istemesi, hatirladikca terletiyor sizi...




Bir gun bakiyorsunuz, bu sirineniz, cubbe giymis, kep takmis cikiyor karsiniza, elinizde olmadan hayaller kuruyorsunuz," universite okuyup okumamak kizimin insiyatifinde olacak", dusunceleriniz ucup gidiyor aklinizdan bir beyaz bulut beliyor kafanizin hemen yaninda icinde Harvard'dan mezun bir kizin hayali...




Sonra onu sahnede izliyorsunuz, bayiliyorsunuz yaptigi danslara, arkadaslariyla birlikde harika olan uyumlarina..."Musamere cabasi icinde olan, gorsellige onemseyen anaokullari tercihim degil" dusunceleri palavradan ibaret, goruyorsunuz bunu...Yok boyle bir sey onu izlerken duydugunuz gururun, huznun, sevincin, karmakarisik dusunce ve duygularinizin benzeri yok...




Sizin kucuk kiziniz buyuyor, bugun bilmem kac kisinin onunde harika jimnastiksel hareketler yapiyor, halkoyunlarindan secmeler sunuyor, kafkas dansini profesyonelmiscesine oynuyor, ciddi ciddi bale gosterisi sergiliyor...Hele tam sahneden inerken profesyonelmiscesine o el sallamasi yok mu, sizi sizden aliyor...

Monday, June 14, 2010

Kaza pat diye gelir!!!

Haftasonu bir kac yere gittik, sonrasinda abimlere.. Aslinda hic hesapda yoktu gidecegimiz, ama isimiz bir saat once bitince ve aksam gidecegimiz yere yakinda olunca evleri bir ugrayalim dedik. Iyikide ugramisiz abimin kaza yaptigini ogrendik. Islek sayilan bir caddede normal hizda giderken, tali yoldan hizla gelen araba carpmis sofor mahallinin oldugu tarafa, abimin arabasi savrulmus yolun ortasina...Allah'dan ki arabasi iyi bir araba,kapi tarafindan olan guvenlik kisimlari korumus, baska bir araba olsaydi suan hastanede kolu bacagi kirilmis, yada yogun bakimda olabilirdim diyor.Ne oldugunu anlayamamis, bir 10 dakika arabadan cikmamis zaten, sinirleri bosalmis, eli ayagi titremis...24 yillik sofor, ufakda olsa bir tek kazasi yok..oyle dikkatli oyle titiz davranirki trafikde...Yalniz kazaya sebeb olan oyle sakin bir dangalakmis ki, abim" Ya kardesim ara yolda boyle bir hizla gidilirmi, hadi gidildi, ya insan arabayi gorurde frene basmaz mi?" diyince."Ya ne olacak abi, oldu iste, sen hic kaza yapmadin mi hayatinda " demis, olaya tanik olanlar az daha adami doveceklermis, ne manyak diye!Piskinliginde boylesi diyorum, pes ya! Hele birde olayin trafik polisi kismi varki o daha vahim. Kan cikmadi ya abim ufak bir siyrikla atlatti, boyun olusan agrida nasi olsa gecer bir gun ya, tutanak tutma zahmetinde bulunmamislar, hazir vuran durmus, kabul de etmis sebebiyet verdigini aranizda anlasin demisler!!!!Bu kismi insani bitiriyor. Henuz 15 gun once tatil icin gittigi Amerika'dan dondu. Orda kurallarin nasi isledigine birebir sahit oldu. Geldikden hemen sonra boyle bir olayla karsilasinca iyice sinirleri bozulmus, bana simdilerde diyor" Ya sen okuluda bitirdin tam rahat edecekken neden geldin Turkiye'ye?" Valla su sira bende dusunmeye basladim neden geldigimi... Gecenlerde otoyolda gidiyorum, Orta seritteyim hizim hic de fena degil 80-90 arasi gidiyorum. Esim yanimda zaten surekli"hizli olma, yavas ol, burasi Amerika degil, pat diye bir araba gecer onune pat diye biri durur, insan cikar, vs vs.." diye telkinde bulunup duruyor zaten. Derken bir kendini bilmez tam arkamizda kornaya basiyor, basiyor, sol taraf bos, sag taraf bos, bende onumdeki arabaya takip mesafesi uzakligindayim, zaten esim yanimda diye hizli gidemiyorun:)ama arkadaki gidecek baska yol yokya illa ben hizli olucam, aynadan bir baktim ona, birde elimi kaldirdim ne oluyor git surdan diye:)sonra gecti diger seride:)) madem diger seride gecebiliyorsun, kor degil goruyorsun seritler bos, hizlida gitmek istiyorsun madem, git diger seritten, kornoya basip stresse sokmaya calismanin ne manasi var! Ama tabi burasi Istanbul, yollar sadece ve sadece magandalarin!

Monday, June 07, 2010

Santili Kek


Su sira kaybetmek istemedigim tariflerden biri, o yuzden en guzeli bloga yazmak tarifi diye dusundum...

Kek:

3 Yumurta

1 su bardagi toz seker

1 su bardagi siviyag

1 su bardagi galeta unu

1 su bardagi iri kiyilmis ceviz

5 gr kabartmatozu

1 vanilya

Serbet:

2 su bardagi seker

2 .5 su bardagi su

Muhallebi:

4 yemek kasigi nisasta (dolu dolu olacak kasiklar)

3.5 su bardagi sut

1 su bardagi seker

Vanilya

Ayrica Bir bardak sutle hazirlanmis 2 poset Krem Santi.

Kek malzemeleri yumurta, seker, siviyag, galeta unu, kabartmatozu, vanilya ve en sonda cevizler ilave edilip cirpilir, karistirilir. Yaglanmis firin tepsine konulur. 20 -30 dk arasi 200 derece firinda pisirilir. Bir tarafdan serbeti hazirlanir.

Serbet icinse, oncelikle 2 bardak seker karamelize edilir, yakmamaya dikkat edin. Sivilasmis bir hal alan yani karealize olan sekere 2.5 su bardagi sicak su ilave edilir, puruzsuz serbet goruntusunu alana dek( bu da bir kac dk sadece ) kaynatilir. Sogumaya birakilir.

Muhallebi malzemeleri katip karistirilip hazirlanir. Sogumaya birakilir. Hazirlanan Krem Santi, muhallebiye eklenir, homojen bir hal alana dek karistirilir.

Kek ve Serbet gayet ilik oldugunda, serbet dilimlenmis kekin ustune dokulur. Serbetini ceken kekin uzerine ise muhallebi...Isterseniz hindistancevizi de serpebilirsiniz, ben gerek duymadim, oglumun parmak izi bile duruyor ustunde:)

Asamalari cok ugrastirir, vakit alirmis gibi gozuksede vakit almiyor carcabuk oluyor...