Sunday, June 26, 2011

Su roportajdan sonra alinasilar listeme ekledim bu kitabi, calisan anne olmasamda kafa yoran anne olarak isime yarar diye dusunuyorum:)

Sunday, June 19, 2011




Okulun son gunu, kizimin sinif arkadaslarinin anneleriylel bir kafede oturup laflarken, yaz tatilindede gorusme planlari yaptik. Piknik falan duzenleyebilecegimizi konustuk. Bir tanesi Sakli Bahce'yi tavsiye etti. Bugun esimle napsak nereye gitsek, degisik, gitmedigimiz bir mekana gitsek diye konusrken, aklima geldi. Mangal basi keyfi yapmak isteyeneler icin ideal, ama ben pisiremem, baska seylerde olsun diyenler icinde bahcenin baska bir kosesi mevcut. Bizim gibi evde yiyip giden, ama cocuklari evden yemeden cikan aileler icinde alternatif cozumleri var:)Cocuklara yemek geldi, bizede termosda cay ve tatli...Tatli olarak pazar gunleri sadece sutlac servis ediyorlarmis ama bizi kirmayip kunefe yaptilar. Kunefe guzeldi, harika diyemiyorum, cunku kunefeyi harika yapiyor ve yiyorum dedigim tek bir yer var, ama burdakide simdiye dek Istanbul'da yediklerimin en iyisiydi..Giderseniz memnun kalacaginizdan emin oldugum bir yer..

Friday, June 17, 2011

bu ben olmamaliyim:)

P.tesi ev temizle-yemek yap, normal bir gun, alisveris yok zira bu ikiliyi yapabilirligim var)

Sali, oglen oglan icin elzem oldugunu dusundugum alisverise cikmak uzereyken cep telefonunu tam cantaya atmak uzereyken cevapsiz arama gordum, abim aramis duymamisim. Aksama caya gelmek istediklerini soyledi, ben yemek icin israr edip birde neler pisirmemi istedigini sordum, boylece kafamda menu olusturdum. Alisverisime ciktim, donusde tam da eve gelmek uzereyken bizim eve ve babaannesine giden iki yol ayriminda arka koltukdan"burdaaan, burdaan"diye isaret parmakli bir inleme isitince, hadi cocuk babaannesini gorsun diye istikamet degistirdim. Babaannemizde eltime gitmek icin yola cikmis, onu olda yakaladik. Bu kadar olur dedirtti bu durum bana, cunku annemin minibus icin yuruyecegi yol uzun ve tamda yolun basinda onu gorup eltime birakmam tatli bir supriz oldu ona:)iste Allah cok buyuk 3 yasinda bir oglanin sezilerimi soyletti burdan burdan gitcez diye bilinmez. Neyse bina onune kadar gelmisken bir cay icmeden donulmez diyip, cay keyfi yapip. Kostur kostur eve donup, yemekleri hazirladim, aksamada misfirlerimi agirladim.

Carsamba, evi toparlayip, komsumu daha sonra kizimin bir arkadasini alip, okuldan tanidigim bir veliye gittik. Ordada oglanin pesinde iki kat arasinda mekik dokudum, kosturdum durdum.Eve geldim bir gun onceden kalanlari yeni birseyle ekledik menuyu zenginlestirdim:)

Persembe gunu once oyuncakciya, sonra arkadasima gittim, eve gelip kostur kostur yemek yaptim, bir saat sonra, barbunya, pilav, corba, tavuk ve salata hazirdi:)

Cuma, evi temizledim, kahvaltiyi oglen yaptim, komsumu caya davet ettim, makinede yikananlari cikarirken, fosur fosur makineden sular akip her bir yana dagildi, evin icinde dort dondum. Camasirlari cikardim, astim, komsum evine gecti, oglani ona biraktim. Camasir makinesiyle biraz ugratim, sIkIldim, bir tarafdan dus almaliydim, dustan ciktim, telefonuma arkadasdan mesaj geldi, karneler alindi, bu mesajla kurulanip, giyinip, cantami ve fotograf makinemi koluma takip cikmam arasinda sanirim 3 dakika gibi bir zaman vardir. Okula gittim, bir kac fotograf cektim, velilerle bir cafede oturduk, oglan huysuzluk yapinca eve dondum, komsum cay hazirlamisti onunla alafladik, esim geldi, cocuklari ona biraktim, kizima karne hediyesi scooter almauya gittim, benzin aldim, arabayi yikattim, eve dondum, cocuklari hazirladim, kendim hazirlandim kayinvalideme gittim...Gun bitti, hafta bitmedi ama ben hala kendimdeki bu enerjiye sasiyorum. Oncesinde bir yere gitsem ikinci yere gidemezdim, ikinci yere gitsem yemek asla yapamazdim:), temizlik yapsam alisveris yapamazdim..Masaallah bana, Turkiye'nin havasimi suyumu anlayamadim:)

Friday, June 10, 2011

Biraz once e-okul dan kizimin ders notlarina baktik. Sayfanin hemen sol ust kosesine okulda cektirdikleri bir vesikalik fotograf ilistirilmis. Notlari cok iyi Elhamdulillah...Bize su gun bu kolayligi saglayan hukumetede minettariz...Biz cocukken karne alacagimizz gune kadar notlarimizi bilmezdik. Aldigimi sinav notlarini biz aklimizzda tutmaliydik, ortalamasini kendimiz bilmeliydik. Okudugumuz kitaplar sinifin kutuphane dolabinin defterinde kayit altina alinirdi... Ama ya simdi, bir donem boyuna cocugumuz hangi kitaplari okumus ona ozel sayfadan takip edebiliyoruz... Bunlarin yaninda taa donem basinda kitaplarin ucretsiz verilmesi, bizim cocuklugumuzda hayal bile edemeyecegimiz seylerdi...Cocuklar simdi bir guzel yazi defteri, bir matematik defteri, birde kalemkutulariyla gidiyorlar okula, kitaplari sinif kitapliginda duruyor..sadece hafta da bir gun resim defterlerini ektra tasimak zorundalar...Hayaldi gercek olduyu yasadik ya binlerce sukur...

Milli Egitim'den sagliga gecip bir iki seyde bununla alakali soylemek istiyorum. Orneklendirmeyle anlatayim...Dun esimin calistigi hastaneye Ingiliz vatandasi ama Alman uyruklu bir hanim gelmis. Cccugunun eksik asilarini yaptirmak icin.. Aile kucuk bebekleriyle kucuk capli Asya-Avrupa turu yapiyormus. Muhabbet esnasinda baslarina Fethiye'de gelen kucuk bir kazadan bahsetmisler, aslinda kaza sadece kucuk bebegin basina geliyor, ve on disleri yamuluyor. Yakininda bulunanlar 112'yi aramis, ambulans bir kac dakikada gelip, hastanenin acil bolumunden giris yapmislar. Bebegi, genel cerrah, beyin cerrahi ve cocuk doktoru gorup gereken tetkikleri yapmislar. Kadincagiz bu duruma sasirmis ve esime bu durumu anlatirken;"Sizin ulkenizdeki saglik hizmetleri Ingiltere'den cok daha ileride"demis. Esim sasirmis. Kadincagizz devamla"biz Ingilterede acilden 24 saat sonra anca cikardik ve tam anlamiyla islemlerimiz bitmezdi, ama Turkiye 1 saat icinde hersey halloldugu gibi acilden girdigimiz icin hic birseyde odemetik"demis. Hastane kuyruklarina asina, ssk'dan alinan ilaclarin blister tablet olarak verildigi gunleri goren bizler icin bile suan saglik sektorunde olan gelisme hayaldi gercek oldu nevinden!

Bir cok hizmetten bu ikisi disinda aklima gelen bir baska seyse, Bolu'ya yapilan tunel...Hatirliyorum biz o yoldan giderken tirlar yanimizdan gecer ve o daracik yolda bir tirin altinda kalicaz endisesiyle yol alirdik...Hani diyorlar ya yol yapti baska ne yapti diye, benimde boyle soyleyene yol isine gelmiyorsa kullanma git patikalardan diyesim geliyor!

Hasili kelam guzel kardesim, oyunu kullan ama dusunerek kullan, Turkiye dun neydi, bugun ne olduyu dusunerek kullan...

Tuesday, June 07, 2011

Kavala Kurabiyesi!!

Komsu Firin'da satilan bu kurabiyelere bayiliyorum. Bir yerde yedim, ama tarifini sordum oyle araya gitti..bir daha da sormadim, sevmiyorum bir kac kez sorup araya kaynatilinca tarifler...Simdide bu tarifi ariyorum, ama netten denediklerimin hic bir tutmadi, ilk yaptigim tad olarak biraz benzedi ama goruntu fenaydi, bir de cok kirintili oldu ...Bu kurabiyei bilen duyan bana tarifini yazarsa sevincden havalara ucucam:)

Thursday, June 02, 2011

Uc Aylar ve Kandil...

Kandiliz mubarek, uc aylarini bereketli olsun insaallah...

...Elbette açık: Ramazan’a komşu olmalarından.

Güzele komşu olan da güzelleşir. Gül ağacının dibindeki toprak gül kokar. Receb ve Şaban, gül ağacının dibinin toprağına benzerler. Rivayetlerin bütünüyle okunmasından şunu anlıyoruz: Receb’in başlangıcından itibaren Hz. Peygamber nafile oruç ve namazları artırıyordu. Ramazan’a 15 gün kala bu artırma zirveye çıkıyordu.

Tabii ki, Hz. Peygamber’in orucu, bedenin zapt u rabt altına alınıp ruhun daha fazla özgürleşmesini sağlama amacına yönelikti. Bu şekilde akıl, izan, tasavvur, muhayyile daha aktif ve almaya yatkın oluyordu. Çünkü oruç, beden atının sırtına akleden kalbi bindirmekti. Tersi mi? Tersi, akleden kalbin sırtına bedeni bindirmekti ki, bu süvariyi ata değil, atı süvariye bindirmek kadar ters bir işti.

Peki, akleden kalb beden atının süvarisi olursa ne olacaktı? Vahye, vahyin mesajına hazır olacaktı. Onu sözlerin sultanı olarak karşılayacak ve tahtına oturtacaktı. Yani kalbin tahtında vahiy oturacak, emirleri o verecekti. El ayak, dil dudak, göz kulak gibi beden ülkesinin taşrası da bu emirlere itaat edecek, uygulayacaktı. Böylece insanın Allah’a teslimiyeti tamamlanacaktı. İşte halkın “Üç Aylar” adını koyduğu günlerin sırrı buydu...*

*Tam metin

Wednesday, June 01, 2011

Saka gibi:)

Bugun e2'de bir program vardi, talk show tarzi, Ellen neydi iste o kadinin programi, konuguna sorusu;

-Sen hic dislerini fircalamiyormussun???
-evet evet sevmiyorum, cunku cok beyaz dislerim, cok parlak zaten, parlakligi sevmiyorum
-dis ipi ve gargara kullaniyorsun ama firca kullanmiyorsun
-evet dis ipi ve gargara kulaniyorum firca degil
-firca neden peki, beyaz diye dislerin oyle mi?
-evet firca kullaninca dislerimin ustu cok kaygan oluyor, dudaklarim sanki dislerimden kayiyor...

Saka gibi ya!ne diyim bilemedim...

Tuesday, May 31, 2011

Saglikli disler, mutlu gulusler bu kadar zor olmamali!!!

Irili ufakli hepi topu 5 dolguluk bir tedavim var. Lakin ben 4 defadir doktordayim ve hala bitmedi. Bugun sorduk ne kadar daha gelicez Pazar son mudur diye, demezmi 3-4 defa daha gelirsiniz... Her defasinda ilaclar ilaclar ilaclar, agzimda tuhaf tuhaf maddelerin sebeb oldugu camasiryu rahikasinin agzima yayilmis hali ve tamam gecti derken tekrar doktorun dolguyu cikarmasi baska birini yapmasi , iki haftadir mahvetti beni! Gercekden imreniyorum kalitsal olarak saglikli dislere sahip olanlari, hic duzgun fircalamadan bembeyaz dislere sahip olan biri var mesela onu gordukce kotu hissediyorum kendimi...Babamdan miras olan bu sagliksiz dis yapisi ailede sadece bende var, ne sansliyim degil mi! yinede agzimda hic dis olmayabilirdi, turlu dis ve dis eti hastaliklarina ducar olabilirdim diye sukrediyorum...

Monday, May 30, 2011

Tavsiye)

Bugun iki sey tavsiye edecegim birisi su;
Malum evlendikden 15 gun sonra yurtdisina gelin gidince ceyiz icin alinan kucuk ev aletleri grubundan olan seyleri 15 gun kadar kullanip oylece birakmistim. Aradan 6 yil gecip kullanmaya basladigimda ise sirasiyla; tost makinesi, izgara ve uclu set halinde satin aldigim mikser-blendar-rondom bozulmustu...Her birseyde yenilenmesi gerekince, mikser kisminda uzun uzun dusundum. Kichen aid stand mikser almayi cok isterdim, ama Turkiye'deki fiyatlar pek ucuk olunca bir kac ay ertelenecek bir sey olmayip acilde alinmasi gerekince, en uygun fiyatli, hatta blendar aparatli bu urunu almak harika oldu..Kek, pogca yapmasi bir tarafa, sabahlari pancake cirpmak icin cocuklarin birbirlerini yemesini onleyebildigim icin pek cok mutluyum:))

Digeride Melda'nin son iki postundaki iki harika lezzet kremsantili kurabiye ve taze otlu enginar:)Bugun yaptim, bayilarak yedim))

Sunday, May 29, 2011

Dis Sorunsali...

Ilkokula baslamadan baslladi dis problemlerim..lisede zirveye ulasti, bir-2 aylik bir tedaviden sonra 11 tanecik dolgum oldu...Evlenmeden once varolanlara yenisini eklettim...Derken hamileliklerim yine dislerimle olan problemlerim... 3-5 senede bir dolgu yaptiriyorum, cok sukurki varolanlari yeniletiyorum...Bu seneyse degisim gerekenlere 2 si kucuk 3 tane daha eklendi..yani nerdeyse agzimda dolgusuz dis kalmadi...Bugunse on dislerimden sagdakinin hemen yanindaki sararmis olan kisim dolgu yapildi.. Ya Rabbim, Allahim alismadim bir turlu, sanki dolgusu fazla kacmis gibi, sanki diger disimden daha enlice duruyor gibi...Esime gore bir fark yok, bana goreyse iki on dis arasinda fark cok...Hekime goreyse on dislerim kelebek diye tabir ettikleri bir tarzdaymis o yuzden disin yan tarafindan yapilan dolguya gozumun alismasi zaman alirmis...Sali gunu randevumuz var yine, bugun sizlayan disimin bana gore fazla olan dolgusunu nasi yontturucam dusunmekteyim...Dis agrisi kabir azabinin 7'de 1'i derler ya, eger oyleyse vay halimize...

Monday, May 23, 2011


Gectigimiz degilde ondan onceki Pazar kahvaltisina gittigimiz mekandan goruntu...Telefonumun fotograf makinesi ozelliginde bir problem var istedigim gibi bir goruntu olmadi. Fotograf makinem yanimdaydi ama memory cardi olmayinca hic bir ise yaramadi:(Cocuklarin kahvalti sonrasi cok eglendikleri bir park olunca esimle kahvalti faslini uzattikca uzattik harika bir Pazar sabahi oldu. Tek dezavantaji Pazar gunu normalden daha erken kalkmak, hos biz cocuklarla cogu Pazar erken kalkiyoruzz ama 9'da evden cikmak zor geliyor, bir ara vagecmeyi dusunmustum ama esimin israrlariyla gittik, iyikide gitmisiz.

Thursday, May 19, 2011

Istanbul'da deprem..

Ben hissetmedim, ama esim farketmis...tik tik bir ses oldu, bu sesi esimin yaptigini dusundum. Deprem bittikden sonra az once deprem oldugunu hissettigini soyledi. O arada Zilzal ve Fatiha surelerini okumus. Avize sallanmis, saatte oynamis biraz, herhalde o duydugum sesde duvardaki tablonun sesiydi diye dusunuyorum simdi...varla yok arasinda, incecik bir cizgide, sadece Merhameti Sonsuzun bize bahsetmesiyle bir mana ifade edebiliyouz aslinda.... Bir dakika once variz, belki 30 saniye sonra yokuz...Iste hepimizin dunya saltanati bu kadar kisa...ama ya kaygilar, yargilar, umutlar, ozlemler, beklentiler su dunyaya sigmayan tasan boyutta...Rabbim zelzele ve benzeri turlu felaketlerden muhafaza buyursun, asil bizi biz olmakdan uzaklastiran turlu turlu zelzelden beter ic sarsintilardan, fikirlerdeki yikintilardan muhafaza olunalim insaallah...

Thursday, May 05, 2011

kasik bebek:)

Kizimin okulunda olacak bir festival icin cocuklardan oyuncak yapmasini istemis ogretmenleri...Bende su linkde gordugum bebekde karar kildim. Evdeki malzemelerle, hatta hatta mutfakda kulandigim henuz rengi degismemis tahta bir spatulayla yaptik bunu:)

Monday, May 02, 2011

Mutluluk bazen...


en sevdiginiz bir dilim pastada...

alel acele cekilen bir aile fotografinda...



kirmizi pabuclarda...



yada bir kelebek kanadinda:)



gizlidir:)

Monday, April 25, 2011

Piruze

Dun gece baslayip bugun ogleden sonra bitirdigim kitap...Konu guzel kurgu kotu...Son gunlerde Mevlana'dan dem vurmak pek populer, oylede yapmis yazar. Mevlana'dan alinti gecen bolum bana cok alakasiz geldi.. Birde Suriye'deki yasam ve yonetim sekli ise enteresan bir celiskide...Okunasimi pek tabi her kitap gibi cikarilacak dersler var...

Friday, April 22, 2011

Carsamba gunu misafirlerimi iyi agirladigimi dusunuyorum, pek memnun ayrildilar zira;) Ama cok fazla cesit yapip olculerinide abartinca bir dolu birsey artti. Guvenlige gonderdik buyuk bir kismini, yetmedi, ertesi gun eltime gittigimde getirdim diger bir bolumunu, evde kalanlarida bugun gelen komsumun kiziyla yedik ama biraz daha artti:)Nasi bir goz doymamisigiyla yaptiysam artik...Bir sure, uzunca bir sure kek, borek gormek istemiyorum...Gerci Sali gunu bir aksilik cikmazsa insaallah misafirlerim olacak mecbur yapicam birseyler, Carsamba gunude akraba gunumuz var yine...borek pasta olabilirligini dusundukce midem kalkiyor bu kadar doydum..Menuyude yazayim bir dahaki gune ayni seyleri yapmiyim:)) Sehriye salatasi, avci boregi, ispanaki tart, cikoatali kek, kakaolu kek(cikoatali keki cocuklar azaltinca mecbur yaptim:)), cikoatali pasta,patlican salatasi, semiz otu salatasi, yogurtlu sebzeli salata,labne penirli kurabiye, annemin yaptigi gozleme, eltimin yaptigi kandil simiti, yaptigim ama begenmeyip masaya koymadigim icin menuden saymadigim su boregi...

Sali gunune en fazla 5 cesit diye kendime bir sinir koydum, yoksa ver ver ye ye bitmeyen bir cok sey yapiyorum...

Labne penirli kurabiye Lezzet dergisindendi goruntusu ayni fotograftaki guzelliginde oldu ama tadi oylemiydi bilemiyorum, yalniz cok begendigimi soyleyemeyecegim...Sonradan dusundum de, keske tozseker yerine pudra kulansaydim, daha guzel bir lezzet olabilirdi belki...Cikoatali kekde ordan.. cocuklar ve yiyenler bayildi, ama kurabiyeler neden oyle oldu, hala bir fikrim yok...

Monday, April 18, 2011

Bugun esimle pazara gidecektik. Oglum hic olmadik zamanda uyudu. Aslinda onu uyumasini saglayan bendim. Esimin o kadar erken geebilecegini tahmin edemedim:) Kizimda okuldan gelmemisti. Aklima komsumu aramak, kizinin cocuklarla kalip kalamayacagini sormak geldi. Sagolsun kizcagiz hemen geldi. Oglani birakip ciktik, kizimda okuldan geldiginde komsumun kizi karsilamis oldu:) Bizde esimle pazara oradan markete gittik. Deneme yanilma yoluyla tecrube edip urunlerini en cok begendigim tezgahlardan alisveris yapiyorum ben pazarda. Pazar esnafi tanir oldu artik beni:) Bugun esim, ben alirim alinacaklari desede "yok sen bilmiyorsun benim tezgahlarimi"diye takildim pesine:)) Bu hafta misafirlerim olmasa bu kadar istekli olmazdim pazara gitme hususunda...

Marketten Lezzet dergisi aldim bir tane. Bayildim bayildim icindeki her bir tarife...Carsamba'ya denemek istediklerim var...yarin eksik malzemeleri tamamlayip yapmayi dusunuyorum...

Bugun hava pek yagmurlu, yarinda oyle olacak gibiymis, umarim Carsamba'ya gunluk guneslik olur. Gunesli havalarda misafir agirlamakda daha keyifli bence:)

Cok yorgunum, su misafir isini bir atlatayim coook rahatlayacagim insaalllah...

Thursday, April 07, 2011

Tip Merkezi Kabusu...

Dun sabah kizimda erkenden kalkti, babasiyla kahvati ediyorduk, masaya yanimiza geldi. Midesinin bulandigini, basinin agridigini soyledi. Ilik bir cay yaptim. Bir iki yudum aldi sonra cok gecmedi istifra etti. Su icti, meve suyu icti, corba icti, ne ictiyse kustu, ne yediyse cikardi. Reflor verdim, midesi bir duzene girsin diye, ama yok! yine istifra etti...Oglen gibi oglumu eltime birakip, kizimi yakinimizdaki Cekmekoy Tip Merkezine getirdim. Burayi oncesinde cocuk doktorumuz tavsiye etmisti, acil durumlarda getirebilecegimizi doktorlarin ekseriya iyi oldugunu soylemisti. Bizde acil bir durumda, doktorumuzun yada esim calistigi hastaneye degildi buraya getiriyorduk cocuklari. Ama her gidisimizde muhakkak birseyler eksik yada yanlis olmasina, tekrar doktorumuza gitmek zorunda kalmamiza ragmen hic akillanmadik...Dun saat 1 ceyrek-bucuk gibi girdigim tip merkezine. Doktorun bir hastasi vardi, bekledik biraz, beklerken Aslihan 3 kere istigfra etti. Nihayet muayne oldu. Doktor kan, idrar ve gaita tahlili istedi, serum verelim dedi. Zaten serumdan baska bir sey olmayacagini bizde biliyoruz, esim doktor serum vermezse sen soyle muhakkak versinler, cocugun vucudu cok gucsuz dirensiz kaldi demisti. Neyse vezneye gittim, kan tahlili haric diger iki tahlili istemedigimi soyledim, zira cocuk bir sey yemediginden ne kucuk nede buyuk tuvalete cikabilirdi. Doktora bunu soylemistim, olsun evde yaparsada getirip yaptirirsiniz dedi. Bana da cok sacma geldi, zira ekseriya kan degerlerindeki bir enfeksiyon bulgusuna gore gaitaya bakilir ki hele idrar tahlili bu durumda cok gereksiz ben doktor olmadan biliyorum. Odemeyi ona gore yaptim, ama vezenedeki kizin halini hic begenmedim. Siz gaita testi ne biliyormusunuz ki istemiyorsunuz tarzinda birsey soyledi. Ne oldugunu gayet iyi bildigimi, suan kizimin tuvalet ihtiyaci olmadigini cok iyi bildigimi bu testide hesaba dahil ettirmek istemedigimi soyledim. Neyse serum verilecek musahede odasina gectik. Daha ilk gordugumde sinir oldugum hemsire, kizimin sol kolundan iki yada uc yeri delip(bakamadim ikiden sonrasina) damari bulamadi. Sonra diger kolu denedi yine ayni sey, elinin uzerinden deneyin, cok cani acidi dedim. Yvarum ole sabirliki giki cikmiyor, sadece coook aciyor diye mirildaniyor bazen onun bu sabrini hic sevmiyorum. Ben deliriyorum b ir tarafdan, bu arada hemogram tahili yapicaz diye bir tup kan aldilar, anlamiyorum tahlilde en fazla tupun 1/4 ini kullanacaksa onu niye doldurur bir insan! Neyse baska bir hemsire geldi, bir onceki hemsirenin susuzlukdan damarlari cekilmis dedigi cocugumun damarini ilk denemede buldu ve aparati koydu!Serum verilmeye baglandi, 1/3 u bittiginde aparati takabilen yasli hemsireye, kan tahlilinde ne ciktigini bakteriyel yada viral olup olmadigini sordum. Sasirdi, tahlil sonucu gelmedimi size henuz dedi ve cikti. Sonrasinda doktor geldi kanda enfeksiyon bulgusu oldugunu seruma antibiyotik konulacagini soyledi. Rota virusunden suphe ettiginden bakteriyel bir sey olmasi beni rahatlatti. "Antibiyotik receteleyeceksiniz degil mi "dedim. Gaita testi olmadan antibiyotik veremeyecegini, seruma enjekde edilen antibiyotigin kizima o gun icin yetecegini yarin sabaha kadar gaita bulgusuna gore antibiyotik verecegini soyledi! ve cikti...Bu durum bana cok sacma geldi, esimi aradim onada sacma geldi. Doktora gittim tekrar recete durumunu sordum, sadece midesi icin medpamid receteleyebilecegini soyledi ve verdi. Neyse doktormuzu 4 bucuk gibi cikti Aslihan'in atesi saat 5 gibi yukseldi, saat bir bucuk da atesinin dusmesi icin doktor fitil vermisti. Ama iste yine atesi cikti ve cocuk yine cok halsizlesti. O sirada odaya gelen hasta bakicidan hemsireyi cagirmasini rica ettim. Genc hemsire geldi dereceyi koydu gitti...gidis o gidis..Cocugumun bir kolunda serum, digerinde derece...Rahatsiz olmaya, mizmizlanmaya basladi, surekli hemsirenin gelecegini soyleledim durdum bir de baktim ki hemsireyi 10-15 dk kadar bekliyoruz hala gelmemis, kafamin tasi atip acil odasinda arkadasiyla laklak yaparken buldum bu durum beni cileden cikardi. "Dereceyi koydunuz unuttunuz gittiniz" dedim. Yogunduk dedi,iyice sinir oldum. Dereceyi aldi, bakti 38.5 atesi var dedi. Evet zaten cok sicak atesi oldugu herhalinden belli dedim. Seruma ates dusurucu igne yapilip yapilamayacagini, yada surup verilip verilemeyecegini sordum. Birsey demedi, durdu," doktorunuz size recetinizi verdi mi" diye sordu. Verdigini ama bu aksamlik sadece medpamid verdigini, gaitaya gore antibiyotik yazacagini soyledim. Cikti...Ama yine yok ortalarda bu kez biraz daha sabirsizim 6-7 dk gecti. Hemsire hala yok, o sirada odanin kapisini orten vezenede calisan gicik kiza"hemsireyi cagrirmisiniz lutfen"dedim. Donuk donuk gicik gicik bakip"nicin cagricam"dedi ve ben bu noktadan sonra koptum. "ne demek nicin cagricam, cocugumun atesi 38.5 olmus hemsire bunu biliyor odadan cikali nerdeyse 10 dk olmus, ben hemsireyi nicin mi cagriyorum dedim. Atesi var deseymisim nicin demekde hakliymis. Ben oglen 1 bucukdan beri burdaysam ve yaklasik burda 5 saattir duruyorsam bana hemsirei gormek istedigimi soyleyince nicin derseniz boyle bir cevap alirsiniz dedim. Hemsire geldi, agisz hirsiz ev sahibini bastirirmis ya, bana cikiyor. Iste asil kopus noktam bu oldu. O bana doktor recete verdimi diye sormus, o aslinda doktor ates dusurucu surup verdimi yada seruma igne verdimi demek istemis.. vahhh vahhh onun bu sorusundan benim muneccim olup onun ates dusurucumu yada seruma igne mi recetelenip recetelenmedigini sordugunu anlamam lazimmis, o o yuzden sormusmius receteyi. Bende bu sorudan nasil boyle birsey cikarabilecegimi sordum, muneccim olmadigimi soyledim. Doktorunuz cikti, mesaisi bitti,ben nerden bilirim cocugunuza ilac yada igne verilip verilmeyecegini dedi. Ne demek dedim doktorun mesaisi bitince hastaligimizdami bitiyor. Ben nerden doktoru bulup sorayim dedi. Ne demek sizde doktorun telefonu yokmu dedim. Nasi arayim dedi. Nasi nasi ariyim, doktorun burda bir hastasi var atesi 38.5 ben doktoru nasi ariyimmi diyorsunuz dedim, nerde gorulmus boyle bir sacmalik, ben hastaysam siz doktoru araip durumu bildirip napmaniz gerektigini soracaksiniz. Hic ulasamadiniz, ok mu sizin nobetci doktorunuz ona soracaksiniz dedim. Evde olsa napacaktiniz atesi demezmi. Alllahim Allahim, ne demek bu ya dedim, evde olsam napicam cocugu dusa sokucam ates dusurucu vericem, ama ben burdayim, burdada sizden bu hizmeti almak icin gelmisim, bana evde olsadim napacagimi mi soruyorsunuz dedim, sizin suan yapmaniz gereken benim cocugumun atesini dusurmek!Odadan cikti, bana mudurunuzu cagrin dedim arkasindan. Bir yandan esimi diger yandan esimin il saglik muduru kuzenini aradim. Kafayi yemek uzereyim. Bu sirada doktorlar vs hemsireler geldi gitti odaya beni sakinestirmee caisiyorlar guya, nobetci doktor demez mi"Sibel hanim bize hic bir malumat vermedi, bizim bir kusurumuz yok" ne demek dedim, size haber vermemesi sizinle onun aranizda bir mesele, hasta olarak beni hic ilgilendirmiyor. Hemsire doktoru arayip napmasi gerektigini sorsaydi bu noktaya gelmeyecekti hic birsey. Bu kadar sorumsuz olunamaz dedim. Esimin bir hastanede ....... oldugunu prosudurun nasi isledigini gayet iyi bildigimi, bir cocugun atesi ciktiysa seruma bir ates durucu karistirmanin yada iki kasik ates durucu vermenin bu kadar zor birsey olmadigini, bu ciddiyetsizligin beni cileden cikardigini, hasta gelen cocugumun daha hasta olarak cikacagini 5.5 saattir orda oldugumu saydim doktum artik...Bir daha mi Cekmekoy Tip Merkezi mi!!! tovbe!!!Cikista esimin caistigi hastaneye gittik. Cocuk doktoru ve personalin ilgisi harikaydi. Cok sukur simdierde daha iyi. Ha buarada sunuda ogrendik antibiyotik recetelemek icin gaita testine Aslihan'in durumunda ihtiyac yokmus!!!ne guzel uc kurusluk testin klinige kar girdisi olsun diye doktorluk yapa biliyor insanlar!bravo, bravo!!

Tuesday, April 05, 2011

Un Helvasi

Kac ay onceydi bilmiyorum facebook da bir grupda un helavasi tarifi buldum, ama ayni tarife bu aksam rastlyamadim, nette ararken, benzerini buldum buraya linkliyimde unutmayayim:)tarif sudur...yapanlara afiyet olsun, zira ben bu saatten sonra yapamam ama yarin insaallah:)

Saturday, April 02, 2011

Asya-Avrupa:)

Bugun cok sukur Asya'dan Avrupa'ya gectim:)Esim calisinca, bende cocuklarla aksamin gec saatlerine kadar evde kalmaktansa anneme gitmeye karar verdim. Sansima(!) havada yagmurlu, ik kez o kadar yolu tek basima gecicem derken esim gidemeyecegimi dusunmus, yoldan onu aradigimda sasirdi:)Neyse sag selamet vardik sukur. Ama annemin heyecani gorulmeliydi:) Aslihan arabayi park eder etmez ananesine kostu, annem kapi kamerasindan onu gorup beni goremeyince, ben arabadan inip bina kapisina gelene kadar 3 kati inmisdi:)Arabayi park ettim dedim ama bina onunde gormeyince merak etti, garajin oraya park ettigimi soyledim rahatladi:)Cok tatliydi cok:)babamda oyle bir mutlu, bir mutlu:)ayyy cok guldum ya sanki arabayi yeniden icat ettim:)))Bugun sansima annemlerin umre donusu oldugundan komsulardan, akrabalardan gelenler oldu:) Uzun zamandir bir cok kimseyi gordum boylece:)