Friday, August 26, 2011

July

tatil57
tatil54

tatil62

tatil45

tatil43

tatil7

tatil6

tatil5

tatil4

tatil20

tatil16

tatil32

Valide&pederlerimiz Ramazan ayini memlekette gecirince, bizede tekrar memleket yollari gorundu:) Bugun yola cikacagiz nasipse...Buarada fotograflar gecen ay memleket ziyareti sirasinda cektiklerim. Bu yaz tatilimizi, memleketteki eve giderek kullandik:) Sansliyiz sahil seridinde koyumuz...Her gecen sene guzel mekanlarda eklenince, evde pisirmek derdide kalkiyor:) Neyse lafi fazla uzatmadan,guzel bir bayram diliyorum herkese:)

domates kanepe:)

domepey:) by azizarzu

Yengemin iftar masasinda iftariyeliklerin yaninda sunulan sirin domatesleri, bende evde yaptim:) Yanimda yazikki fotograf makinemi getirmedigimden elimde o guzel iftar masasindan iyi bir fotograf yok .. Yukaridaki sirin domatesler dun bizim iftar masamizdan, oyle acele yapip fotografladimki domateslerin uzerindeki su damlaciklari belirgin:)Ramazan sonrasinda, sabah kahvaltilari icinde harika olur diye dusunuyorum. Yapacaklara simdiden afiyet olsun..Sirada yine yengemin yaptigi yalanci mantiyi deneyip fotograflamak var:)

Sunday, August 21, 2011

Dun yine bayram alisverisindeydik caddeye gittik bu kez...caddeye hic ugramamis Ramazan ayi...Bende var bir tuhaflik biliyorum ama ben oruc tutmayan insanlari ozelliklede erkekleri gorunce cok uzuluyorum. Hanimlar icin hep var bir husnu zannim, muayen gunudur tutmuyordur, emziriyordur tutmuyordur diye...Bir gune denk 61 gun gibi bir cezayi gerektiren orucu dusunuyorum, namazla alakali yada baska hic bir yukumlulukle alakali boyle bir zorunluluk soz konusu degilken oruca mahsus var bir farklilik, bu ibadetin onemide burda zaten...Gerci inanc olmayan yerde ibadetten bahsetmek yersiz bellkide ama ne bileyim uzuluyorum hemde cok...Keske oruc tutsalar hic de zor birsey olmadigini gorebilseler diyorum, diyorum...

Neyse asil bahsetmek istedigim 5 saat (yollarda gecirdigimiz zaman da dahil) bayram alisverisi icin gezmemiz...Oglanin ustunde pek bir mahmurluk vardi, hatta arabadan inerken kendisi strollara binmek istedi ki uzun zamandir hasret kaldigimiz bir durum. Ama ya ablamiz bu duruma cok sIkIldi. Oncesinde cok uykusu geldiginden(kendisi uyku diye birsey olmasaydi keske gibi bir temmeniye sahip, uykuyla arasi cok da iyi olmayan bir kisidir) strollerda oturmak istediginden dem vurdu, en son "kardesimi strollerdan indirirmisiniz oynamak istiyorruuuum" diye haykirmalar esliginde magzadaki calisan ve musteri olan herkesin en azindan bir kere de olsun bize aciyarak bakmasina sebeb oldu...Surekli"annneee, anneee" dedi durdu. En son"kizim tamam bugun 100 bun kez anne dedin, birak bir sure anne deme"dedim, maga musterisi bir bayan"baba de kizim biraz da"diye takildi. "Baba da diyorum zaten"dedi:)))Kendim icin yaptigim alisveris en hizlisi oldu.Begendigim seyi hemen alip ciktik, bu kez"beeen acikkktiiimm"serzenislerine"evde yersin annecim"diye karsilik verdim"hayyiiiiir ben disardan yemek istiyoruuuum"dediysede duymadim. Eve gelince corba icirip, bir guzelde tatlisini yedi, saglikli mi saglikli beslendi...disaridan doner, lhamcun yada hamburger yemesinden bin kat daha iyidir dimi...Arada cocuklarlla yasadigim olumsuz seyleri burayada yazayim istedim, cunku disaradan bakildigi gibi cok gulluk gulistanlik degil hic birsey:))

Saturday, August 20, 2011

Bir yerlerde yalnis var!

Gecen 3 gun boyunca cocuklara bayramlik baktim. Ilk gun cokca eglendiler, ben tabi large, extra extra large oldum onlar eglenirken, stroller ellerinde birbirlerinin pesinde kosturdular magzada. Ikinci gun yine bayramlik bakmaya gidiyorum, arkadan kizim
-anneee bayramlik almamiza gerek yok bana
-neden? istemiyormusun bayramlik
-benim bir suru kiyafetim var zaten
-anlamadim, bayramda yeni kiyafetlerin olsun, daha suslu ol istemiyormusun?
-yani bilmiyorum, cok kiyafetim var, neyse sen karar ver bayramlik alip almayacagina istersen al!

Ne diyim bilemedim, bize bayramlik alinacan havalara ucardik, bayram gunune kadar zor beklerdik giymemek icin, ama ya simdiki nesil mi boyle, benim kizimda mi var bu durum, cok bir merak pek bir heves yok gibi...yada ne biliyim, cok mu fazla ogrettik tutumlu davranmayi:))

Tuesday, August 16, 2011

Guzel Iftar:)

Aslinda disarida bir yer ayarlamistik iftar icin...son anda evde hazirlik yapmaya karar verip iptal ettik, cocuklarla buyuk bir ihtimal ki rahat edemeyecektik,,,

Iftar menusunu olusturmak ve yapmak cok vaktimi almadi, 10 bucuk gibi girdigim mutfakdan 12 bucuk olmadan ciktim...2 saatten az surdu..Kendimi cok frenledim menuyu eklemeler yapmamak icin...2 saatin sonunda ortaya cikanlar; Patates corbasi, Zeytinyagli enginar, Barbunya Pilaki(icine bir onceki gunden kalma domates sosu ilave etmeseymisim harika pilakilerimden biri olacakmis),sade pilav, Dalyan Kofte(kofteyi o vakitte pisirmemistim pek tabi, dolaba koyup, iftara yakin pisirdim), Salata malzemelerini dograyip ayri kapllarda budolabina koydum..Iftara yakin papates puresi icin patates hasladim, birde corba"ya yetmezse"endisesiyle cora yaptim ki sonradan bosuna yaptigimi anladim:) Bir gun onceden kadayif tatlisi yapmistim, dondurma esliginde cayin yaninda servis ettim. Iftariyeliklerde ise; cekirdekleri cikarillip bademle doldurulmus hurma, cevizli uzum pestili sarmasi ve peynir cesitleri...Disaridan siparis ettigimiz, findik lahmacun ve cig kofte(abimler yurtdisinda yasadigi icin burdaki lezzette bulamayacaklarini dusundugumden menuye ekledim:)

Cok sukur her biri cok begenildi, salata ise tam bir saheserdi:)Domates kabuklarini zeytinyagi ve sarimsak ekleyip rondodan gecirmek ve bunu salatalarda kullanmakla ne iyi etmisim dedirtti:)ama ne varki iftar oncesinde muhabbet hazirlik asamasinda muhabbet derken, fotograf cekmek aklimin ucundan bile gecmedi..Sadece hafizamda cok cok guzel hatirlayacagim sohbetle esliginde iftar ve harika hediyeler kaldi...


Sunday, August 14, 2011

Domates Sos..

Gectigimiz kisin sonlarinda, eltime misafirdik...Yemekleri bir sahaneydi, hele domates kokusu...Annesinin her sene domates sos ve salca yaptigindan, salcasinin bittiginden yemeklerine domates sostan koydugundan bahsetti... O zamandan beri aklimda domates sos yapip kavonozlamak...Kisin domates alan ve domateslerin ne kokusunu nede rengini begenmeyen ben, hem organik olsun hem lezzetli olsun yemeklerim diye karar verdim domates soslar hatta hatta becerebilirsem salca yapmaya...Sansima salca yapiminin bir kismini TV'de bir sefden izledim baktim iki saat boyunca kopukler olustukca kopuklerini almak lazim, basinda durup beklemek lazim, uzun ve sIkIci geldi bana. Yine de belli olmaz deneyebilirimde...kopuklerinin alinma zorunlulugunu duydukdan sonra devamini izlemesemde programin eminim salca yapmaya karar verdigimde google amca yardimci olur bana:)

Hazirda kaynattigim domates sos tencerelerde sogumayi bekliyor...Vakumlayacagim posetlerin uzerine tarihler yazildi, iki tane kavanoz steril edildi. Iki tane daha kavanoz, ne olur ne olmaz belki sos posetlere kavonazlara fazla gelir diye alindi tarafimdan:)Sahurda netlesecek her birsey...

Buarada su, su ve su linkler rehberim oldular:)

Domateslerin arkasina centik atmak, soguk suya tutup, sonra kabuklarini soymak cok pratik bir yontem, domates kabuklarini firinlamakda harika bir oneri gibi gozukuyor, ben birde rondodan gecirip, oyle kavozlamak uzerine bir takim baharatlar eklemek sonra salatalarda ne gibi farklilik yaptigini gormek istiyorum...

Sirada patlican ve kirmizi biber kozlemek, kucuk domatesler alip kurutmak var:)

Saturday, August 13, 2011

Limonata


Ramazan'da cocuklarin cani sIk sIk limonata cekti, sanki oruc tutan onlar biz degiliz gibi:) Yapimi cok basit, bir limonun kabugunu rendenin ince kismindan gecir, bir kaba koy, icine istenilen miktarda seker koy, hep goz karari yapiyorum ben, ayni limonun suyunu sIk, uzerine 1 lt kadar su ekle, ta taaa taaam limonata hazir:)cocuklar bayiliyor, bende uzun suredir eve hazir meyve sularindan almiyorum sukur, ya limonata yapiyorum yada visne kompostosu, umarim umarim sIkIllmazlar ve bu durum boyle devam eder:)
Posted by Picasa

Friday, August 12, 2011

Sevgi

Benim ablasini sevdigimi goren oglum;"anneeeciiim, luffen banada yapaysssiiiin":)))Evde cok asina oldugumuz birsey bu, hangisini seviyorsam yada seviyorsak bir digerinden bunu duyuyoruz:))

Wednesday, August 10, 2011

Guzel Yemek:)

"arzu teyze, siz cok guzel yemekler yapiyorsunuz, sizin yemekleriniz cok lezzetli oluyor" kizimin arkdasi, etli biber dolmasindan yedikden sonra...

Dun de esim, cocukken guzel yemek yedigim yerleri unutmazdim, orda yine yemek isterdim, cocuklar guzel yemek olan evleri unutmaz demisti, ustune cup diye oturdu bu sozler...


Tuesday, August 09, 2011

Bugun markete gittim, oncesinde bana, benimde ona asina oldugum kasiyer, kasanin cikisa yakin kisminda duran ve bana"anne ben bunlari tasiyabilirmiyim"diye soran kizima bakip"aaa o da sizin miiii?"diye sordu...Kizimi mi buyuk gordu, benimi kucuk bilemedim:))

Sunday, July 31, 2011

Ramazan'a bir kala:))

-anneee kaka yapttim!!!! diye kosarak gelirken, lap diye kakasindan bir parca dokulldu yere bu sabah:)) nasil bir "Alllaaaah, duurrrr"dediysem, Aziz yatakdan firladi, kostu geldi yanimiza..Sabah sabah uykulu gozlerim fal tasina dondu. Aziz ise hic ona seslenmeme mahal kalmadan kendiliginden(!)uyandi. Yalniz Ihsan'in bezini degistirirken gulmekden yattik yerlere, nasi olduda kosarkan lap diye kaka yere dustu diye, ama sanirim aksamdan bezini aziz sIkI cirtcirtlamadi:)))


Aksam uzaeri disari cikicaz, bir gundur ortada duran utu masasi ve utulencekleri halletmeye calisiyorum, Ihsan'da surekli" thirtum var mi?"diye soruyor, bende surekli "evet utuluycem sepette tshirtlerin" dedim durdum, Cocuk iki dakikaligina sormayi birakti, tekrar yanima geldi yine ayni soru yine ayni cevap sonrasinda yine uzaklalsti yanimdan ve "fosuuuuurtttt"diye bir ses:))aptallastim bu da nesi diye, sonra koridora dogru kafami uzatmamla, Asaf Ihsan''in ardiye dolabindan kacisini gormem bir oldu:)))Meger aksamdan yikadigimi dusundugu,ama ben utuye baslamadan once aaa ben yumusatici koymamistim aksam, biraz yumusatici programidna calissin dedigim makineyi kapatip, kapagi acmak icin ustune iki dakikada bekleyip o cok sevdigi tshirtunu(aslinda shortunu, tshirt ve shorta ayni seyi diyor, bazen karisiyor ne istedigi, ogrenemedi gitti:)) cikarmak bana verip utuletmek istemis, ama makinenin aldigi butun su koridora yayildi, biz Aziz'le yine yerlerde, kahkahalar icinde tusanimi etkisindeki evi kurtarma pesinde, bizim oglan saskin, kiz tedirgin, bunlar mayadi, kesin bu kez siyirdilar bakislari alltinda, en son elimizde bir sofra bezi, birde bornozla su cektirdigimizi hatirliyorum:)))

Sunday, June 26, 2011

Su roportajdan sonra alinasilar listeme ekledim bu kitabi, calisan anne olmasamda kafa yoran anne olarak isime yarar diye dusunuyorum:)

Sunday, June 19, 2011




Okulun son gunu, kizimin sinif arkadaslarinin anneleriylel bir kafede oturup laflarken, yaz tatilindede gorusme planlari yaptik. Piknik falan duzenleyebilecegimizi konustuk. Bir tanesi Sakli Bahce'yi tavsiye etti. Bugun esimle napsak nereye gitsek, degisik, gitmedigimiz bir mekana gitsek diye konusrken, aklima geldi. Mangal basi keyfi yapmak isteyeneler icin ideal, ama ben pisiremem, baska seylerde olsun diyenler icinde bahcenin baska bir kosesi mevcut. Bizim gibi evde yiyip giden, ama cocuklari evden yemeden cikan aileler icinde alternatif cozumleri var:)Cocuklara yemek geldi, bizede termosda cay ve tatli...Tatli olarak pazar gunleri sadece sutlac servis ediyorlarmis ama bizi kirmayip kunefe yaptilar. Kunefe guzeldi, harika diyemiyorum, cunku kunefeyi harika yapiyor ve yiyorum dedigim tek bir yer var, ama burdakide simdiye dek Istanbul'da yediklerimin en iyisiydi..Giderseniz memnun kalacaginizdan emin oldugum bir yer..

Friday, June 17, 2011

bu ben olmamaliyim:)

P.tesi ev temizle-yemek yap, normal bir gun, alisveris yok zira bu ikiliyi yapabilirligim var)

Sali, oglen oglan icin elzem oldugunu dusundugum alisverise cikmak uzereyken cep telefonunu tam cantaya atmak uzereyken cevapsiz arama gordum, abim aramis duymamisim. Aksama caya gelmek istediklerini soyledi, ben yemek icin israr edip birde neler pisirmemi istedigini sordum, boylece kafamda menu olusturdum. Alisverisime ciktim, donusde tam da eve gelmek uzereyken bizim eve ve babaannesine giden iki yol ayriminda arka koltukdan"burdaaan, burdaan"diye isaret parmakli bir inleme isitince, hadi cocuk babaannesini gorsun diye istikamet degistirdim. Babaannemizde eltime gitmek icin yola cikmis, onu olda yakaladik. Bu kadar olur dedirtti bu durum bana, cunku annemin minibus icin yuruyecegi yol uzun ve tamda yolun basinda onu gorup eltime birakmam tatli bir supriz oldu ona:)iste Allah cok buyuk 3 yasinda bir oglanin sezilerimi soyletti burdan burdan gitcez diye bilinmez. Neyse bina onune kadar gelmisken bir cay icmeden donulmez diyip, cay keyfi yapip. Kostur kostur eve donup, yemekleri hazirladim, aksamada misfirlerimi agirladim.

Carsamba, evi toparlayip, komsumu daha sonra kizimin bir arkadasini alip, okuldan tanidigim bir veliye gittik. Ordada oglanin pesinde iki kat arasinda mekik dokudum, kosturdum durdum.Eve geldim bir gun onceden kalanlari yeni birseyle ekledik menuyu zenginlestirdim:)

Persembe gunu once oyuncakciya, sonra arkadasima gittim, eve gelip kostur kostur yemek yaptim, bir saat sonra, barbunya, pilav, corba, tavuk ve salata hazirdi:)

Cuma, evi temizledim, kahvaltiyi oglen yaptim, komsumu caya davet ettim, makinede yikananlari cikarirken, fosur fosur makineden sular akip her bir yana dagildi, evin icinde dort dondum. Camasirlari cikardim, astim, komsum evine gecti, oglani ona biraktim. Camasir makinesiyle biraz ugratim, sIkIldim, bir tarafdan dus almaliydim, dustan ciktim, telefonuma arkadasdan mesaj geldi, karneler alindi, bu mesajla kurulanip, giyinip, cantami ve fotograf makinemi koluma takip cikmam arasinda sanirim 3 dakika gibi bir zaman vardir. Okula gittim, bir kac fotograf cektim, velilerle bir cafede oturduk, oglan huysuzluk yapinca eve dondum, komsum cay hazirlamisti onunla alafladik, esim geldi, cocuklari ona biraktim, kizima karne hediyesi scooter almauya gittim, benzin aldim, arabayi yikattim, eve dondum, cocuklari hazirladim, kendim hazirlandim kayinvalideme gittim...Gun bitti, hafta bitmedi ama ben hala kendimdeki bu enerjiye sasiyorum. Oncesinde bir yere gitsem ikinci yere gidemezdim, ikinci yere gitsem yemek asla yapamazdim:), temizlik yapsam alisveris yapamazdim..Masaallah bana, Turkiye'nin havasimi suyumu anlayamadim:)

Friday, June 10, 2011

Biraz once e-okul dan kizimin ders notlarina baktik. Sayfanin hemen sol ust kosesine okulda cektirdikleri bir vesikalik fotograf ilistirilmis. Notlari cok iyi Elhamdulillah...Bize su gun bu kolayligi saglayan hukumetede minettariz...Biz cocukken karne alacagimizz gune kadar notlarimizi bilmezdik. Aldigimi sinav notlarini biz aklimizzda tutmaliydik, ortalamasini kendimiz bilmeliydik. Okudugumuz kitaplar sinifin kutuphane dolabinin defterinde kayit altina alinirdi... Ama ya simdi, bir donem boyuna cocugumuz hangi kitaplari okumus ona ozel sayfadan takip edebiliyoruz... Bunlarin yaninda taa donem basinda kitaplarin ucretsiz verilmesi, bizim cocuklugumuzda hayal bile edemeyecegimiz seylerdi...Cocuklar simdi bir guzel yazi defteri, bir matematik defteri, birde kalemkutulariyla gidiyorlar okula, kitaplari sinif kitapliginda duruyor..sadece hafta da bir gun resim defterlerini ektra tasimak zorundalar...Hayaldi gercek olduyu yasadik ya binlerce sukur...

Milli Egitim'den sagliga gecip bir iki seyde bununla alakali soylemek istiyorum. Orneklendirmeyle anlatayim...Dun esimin calistigi hastaneye Ingiliz vatandasi ama Alman uyruklu bir hanim gelmis. Cccugunun eksik asilarini yaptirmak icin.. Aile kucuk bebekleriyle kucuk capli Asya-Avrupa turu yapiyormus. Muhabbet esnasinda baslarina Fethiye'de gelen kucuk bir kazadan bahsetmisler, aslinda kaza sadece kucuk bebegin basina geliyor, ve on disleri yamuluyor. Yakininda bulunanlar 112'yi aramis, ambulans bir kac dakikada gelip, hastanenin acil bolumunden giris yapmislar. Bebegi, genel cerrah, beyin cerrahi ve cocuk doktoru gorup gereken tetkikleri yapmislar. Kadincagiz bu duruma sasirmis ve esime bu durumu anlatirken;"Sizin ulkenizdeki saglik hizmetleri Ingiltere'den cok daha ileride"demis. Esim sasirmis. Kadincagizz devamla"biz Ingilterede acilden 24 saat sonra anca cikardik ve tam anlamiyla islemlerimiz bitmezdi, ama Turkiye 1 saat icinde hersey halloldugu gibi acilden girdigimiz icin hic birseyde odemetik"demis. Hastane kuyruklarina asina, ssk'dan alinan ilaclarin blister tablet olarak verildigi gunleri goren bizler icin bile suan saglik sektorunde olan gelisme hayaldi gercek oldu nevinden!

Bir cok hizmetten bu ikisi disinda aklima gelen bir baska seyse, Bolu'ya yapilan tunel...Hatirliyorum biz o yoldan giderken tirlar yanimizdan gecer ve o daracik yolda bir tirin altinda kalicaz endisesiyle yol alirdik...Hani diyorlar ya yol yapti baska ne yapti diye, benimde boyle soyleyene yol isine gelmiyorsa kullanma git patikalardan diyesim geliyor!

Hasili kelam guzel kardesim, oyunu kullan ama dusunerek kullan, Turkiye dun neydi, bugun ne olduyu dusunerek kullan...

Tuesday, June 07, 2011

Kavala Kurabiyesi!!

Komsu Firin'da satilan bu kurabiyelere bayiliyorum. Bir yerde yedim, ama tarifini sordum oyle araya gitti..bir daha da sormadim, sevmiyorum bir kac kez sorup araya kaynatilinca tarifler...Simdide bu tarifi ariyorum, ama netten denediklerimin hic bir tutmadi, ilk yaptigim tad olarak biraz benzedi ama goruntu fenaydi, bir de cok kirintili oldu ...Bu kurabiyei bilen duyan bana tarifini yazarsa sevincden havalara ucucam:)

Thursday, June 02, 2011

Uc Aylar ve Kandil...

Kandiliz mubarek, uc aylarini bereketli olsun insaallah...

...Elbette açık: Ramazan’a komşu olmalarından.

Güzele komşu olan da güzelleşir. Gül ağacının dibindeki toprak gül kokar. Receb ve Şaban, gül ağacının dibinin toprağına benzerler. Rivayetlerin bütünüyle okunmasından şunu anlıyoruz: Receb’in başlangıcından itibaren Hz. Peygamber nafile oruç ve namazları artırıyordu. Ramazan’a 15 gün kala bu artırma zirveye çıkıyordu.

Tabii ki, Hz. Peygamber’in orucu, bedenin zapt u rabt altına alınıp ruhun daha fazla özgürleşmesini sağlama amacına yönelikti. Bu şekilde akıl, izan, tasavvur, muhayyile daha aktif ve almaya yatkın oluyordu. Çünkü oruç, beden atının sırtına akleden kalbi bindirmekti. Tersi mi? Tersi, akleden kalbin sırtına bedeni bindirmekti ki, bu süvariyi ata değil, atı süvariye bindirmek kadar ters bir işti.

Peki, akleden kalb beden atının süvarisi olursa ne olacaktı? Vahye, vahyin mesajına hazır olacaktı. Onu sözlerin sultanı olarak karşılayacak ve tahtına oturtacaktı. Yani kalbin tahtında vahiy oturacak, emirleri o verecekti. El ayak, dil dudak, göz kulak gibi beden ülkesinin taşrası da bu emirlere itaat edecek, uygulayacaktı. Böylece insanın Allah’a teslimiyeti tamamlanacaktı. İşte halkın “Üç Aylar” adını koyduğu günlerin sırrı buydu...*

*Tam metin

Wednesday, June 01, 2011

Saka gibi:)

Bugun e2'de bir program vardi, talk show tarzi, Ellen neydi iste o kadinin programi, konuguna sorusu;

-Sen hic dislerini fircalamiyormussun???
-evet evet sevmiyorum, cunku cok beyaz dislerim, cok parlak zaten, parlakligi sevmiyorum
-dis ipi ve gargara kullaniyorsun ama firca kullanmiyorsun
-evet dis ipi ve gargara kulaniyorum firca degil
-firca neden peki, beyaz diye dislerin oyle mi?
-evet firca kullaninca dislerimin ustu cok kaygan oluyor, dudaklarim sanki dislerimden kayiyor...

Saka gibi ya!ne diyim bilemedim...

Tuesday, May 31, 2011

Saglikli disler, mutlu gulusler bu kadar zor olmamali!!!

Irili ufakli hepi topu 5 dolguluk bir tedavim var. Lakin ben 4 defadir doktordayim ve hala bitmedi. Bugun sorduk ne kadar daha gelicez Pazar son mudur diye, demezmi 3-4 defa daha gelirsiniz... Her defasinda ilaclar ilaclar ilaclar, agzimda tuhaf tuhaf maddelerin sebeb oldugu camasiryu rahikasinin agzima yayilmis hali ve tamam gecti derken tekrar doktorun dolguyu cikarmasi baska birini yapmasi , iki haftadir mahvetti beni! Gercekden imreniyorum kalitsal olarak saglikli dislere sahip olanlari, hic duzgun fircalamadan bembeyaz dislere sahip olan biri var mesela onu gordukce kotu hissediyorum kendimi...Babamdan miras olan bu sagliksiz dis yapisi ailede sadece bende var, ne sansliyim degil mi! yinede agzimda hic dis olmayabilirdi, turlu dis ve dis eti hastaliklarina ducar olabilirdim diye sukrediyorum...

Monday, May 30, 2011

Tavsiye)

Bugun iki sey tavsiye edecegim birisi su;
Malum evlendikden 15 gun sonra yurtdisina gelin gidince ceyiz icin alinan kucuk ev aletleri grubundan olan seyleri 15 gun kadar kullanip oylece birakmistim. Aradan 6 yil gecip kullanmaya basladigimda ise sirasiyla; tost makinesi, izgara ve uclu set halinde satin aldigim mikser-blendar-rondom bozulmustu...Her birseyde yenilenmesi gerekince, mikser kisminda uzun uzun dusundum. Kichen aid stand mikser almayi cok isterdim, ama Turkiye'deki fiyatlar pek ucuk olunca bir kac ay ertelenecek bir sey olmayip acilde alinmasi gerekince, en uygun fiyatli, hatta blendar aparatli bu urunu almak harika oldu..Kek, pogca yapmasi bir tarafa, sabahlari pancake cirpmak icin cocuklarin birbirlerini yemesini onleyebildigim icin pek cok mutluyum:))

Digeride Melda'nin son iki postundaki iki harika lezzet kremsantili kurabiye ve taze otlu enginar:)Bugun yaptim, bayilarak yedim))